<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<itemContainer xmlns="http://omeka.org/schemas/omeka-xml/v5" xmlns:xsi="http://www.w3.org/2001/XMLSchema-instance" xsi:schemaLocation="http://omeka.org/schemas/omeka-xml/v5 http://omeka.org/schemas/omeka-xml/v5/omeka-xml-5-0.xsd" uri="https://omeka.ibu.edu.ba/items?output=omeka-xml&amp;page=304" accessDate="2026-06-29T04:26:07+01:00">
  <miscellaneousContainer>
    <pagination>
      <pageNumber>304</pageNumber>
      <perPage>10</perPage>
      <totalResults>3494</totalResults>
    </pagination>
  </miscellaneousContainer>
  <item itemId="568" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="562">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/a5f0a88ccd0f7b7f852b4561d6368f5e.pdf</src>
        <authentication>1dfea5148e21e62a2a77f335a08437b7</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="4415">
                    <text>BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

ZȂTI’NIN “HAZER ET” REDİFLİ GAZELİNİN YAPISALCILIK
AÇISINDAN İNCELENMESİ
Murat DURMAZ
Yunus Emre Türk Kültür Merkezi / Bosna Hersek
Ali Riza ÖZUYGUN
Burch Üniversitesi / Bosna Hersek
Anahtar Kelimeler: Zati, gazel, şerh, yapısalcılık.
ÖZET
Bu çalışmada, 16. yüzyıl Klâsik Türk şairlerinden Zȃti’nin “hazer et” redifli
gazelinin yapısalcılık yöntem ile incelenmesi oluşturacaktır.Çalışmada
öncelikle yapısalcılık hakkında bilgi verilecek, sonrasında ise gazel klasik
yöntemle çözümlenecektir.Gazelin biçim ve özünde gizli kalan başka yönleri
de ortaya konularak şairin dünyası, günümüzde gazellerinin yeri ve
popülaritesi sunulacak, bu hedef doğrultusunda Zati’nin gazeli şekil, anlam ve
yapısal açıdan ortaya konulacaktır.

YABANCILARA TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDE KULLANILAN YÖNTEM
VE MATERYALLERE GENEL BİR BAKIŞ
Muhammed Ensar ERENSAYIN
Türkiye
Anahtar Kelimeler: Türkçe, öğretim,yabancılara Türkçe öğretimi.
ÖZET
Dünyada yaşayan en köklü dillerden biri olan Türkçe, özellikle son yıllardaki
siyasi gelişmelerin paralelinde öğrenilmek için oldukça talep edilen bir dil
halini almıştır. Bu talep doğrultusunda, dünyanın çeşitli ülkelerinde Türkçe
öğretim merkezleri yaygınlaşmıştır. Türkçe özellikle Hint Avrupa dil ailesine
mensup dillerden oldukça farklı bir gramer yapısına sahiptir. Bu farklılık
Türkçe'nin öğrenilmesini ve öğretilmesini zorlaştırmaktadır. Bu çalışmada biz
20

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4407">
                <text>2634</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4408">
                <text>ZȂTI’NIN “HAZER ET” REDİFLİ GAZELİNİN YAPISALCILIK  AÇISINDAN İNCELENMESİ</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4409">
                <text>DURMAZ, Murat
ÖZUYGUN, Ali Rıza</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4410">
                <text>Bu çalışmada, 16. yüzyıl Klâsik Türk şairlerinden Zȃti’nin “hazer et” redifli  gazelinin yapısalcılık yöntem ile incelenmesi oluşturacaktır.Çalışmada  öncelikle yapısalcılık hakkında bilgi verilecek, sonrasında ise gazel klasik  yöntemle çözümlenecektir.Gazelin biçim ve özünde gizli kalan başka yönleri  de ortaya konularak şairin dünyası, günümüzde gazellerinin yeri ve  popülaritesi sunulacak, bu hedef doğrultusunda Zati’nin gazeli şekil, anlam ve  yapısal açıdan ortaya konulacaktır.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4411">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4412">
                <text>2014-05-23</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4413">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4414">
                <text>ISSN 2303-582X     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="75">
        <name>P Philology. Linguistics,PA Classical philology,PI Oriental languages and literatures,PN Literature (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="567" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="561">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/943655215c745f36c35f16762e972041.pdf</src>
        <authentication>3e10f4f420d948d3981817fa57d93d20</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="4406">
                    <text>BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

CHARACTERS IN DİLÂVER CEBECİ’S STORIES
Key Words: Dilâver Cebeci, story, characters.
ABSTRACT
Dilâver Cebeci (1943-2008), who is known with his poems reflecting the
national and spiritual values of Turkish nation and the problems encountered,
had not become estranged to his society, and had mentioned these values in
his other works apart from his poems. In his stories, gathered in “Mavi
Türkü”, his worldview is apparent as it is in his poems. Cebeci turns into the
history of his nations, and glorifies the civilization which arose from this
history, and frequently mentions the distresses his nation has fought. Apart
from taking their themes from both pre-Islamic and post-Islamic eras of
Turkish history, they also have rich and diverse sets of characters. It can be
seen that the characters in his texts are ideal characters who do not abstain
from struggling to the end for the values they have faith in, with strong
spirituality; who are intrepid and courageous. Dilâver Cebeci pursued to
convey the themes in his stories to the readers more efficiently via this ideal
protagonist character model. This study aims at analysing the protagonists in
the aforementioned stories, with reference to the themes of the stories.

YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU'NUN YABAN ADLI
ROMANINDAKİ ULUS İNŞA ETME AMACI
Faruk DUNDAR
University of Glasgow / Birleşik Krallık
Anahtar Kelimeler: Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Yaban, ulus inşa etme,
ulusal bilinç.
ÖZET
Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerine ve
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarına şahitlik etmiş bir Türk aydınıdır.
Karaosmanoğlu, Yaban adlı eserinde Türk Kurtuluş Savaşı ile ilgili
65

�BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

gözlemlerini yazmıştır. Yazar bu eserinde, toplumun aksak yönlerini
göstererek, bir ulus inşa etme amacı gütmektedir. Ona göre, toplumdaki aydın
insanlar ulus inşa etmede önemli bir role sahiptir ve aydınlar ulus bilincinden
yoksun insanlara öncülük etmelidir. Karaosmanoğlu Yaban’da, Ahmet Celal
isimli Türk aydını ile Anadolu köylüleri arasında yaşanan kültür ve fikir
çatışmasını anlatır. Ahmet Celal, bir yandan Türk Kurtuluş Savaşı ile ilgili
haberleri takip ederken, diğer yandan yaşadığı köyde, ulusal bilinç
oluşturmaya çalışır. Fakat bu amacına ulaşamaz. Romanın sonunda, köy
düşmanlar tarafından işgal edilir ve köylüler acı bir felaketle karşı karşıya
kalırlar. Bu çalışmada, Yaban’da toplumun aksak yönleri anlatılarak
yapılmaya çalışılan ulus inşa etme amacı irdelenecektir. Ulus inşa etme süreci,
köylülerin yaşam şekillerini, düşmana verdikleri desteği ve Türk askerleri
hakkındaki düşüncelerini eleştirilerek, onları eğitmekten ibarettir.

THE AIM OF NATION-BUILDING IN YAKUP KADRI
KARAOSMANOĞLU’S NOVEL “YABAN”
Keywords:Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Yaban, nation-building, national
consciousness.
ABSTRACT
Yakup Kadri Karaosmanoğlu who witnessed late Ottoman period and
foundation of the Republic of Turkey was a Turkish intellectual.
Karaosmanoğlu wrote a novel whose name was Yaban and he told about his
observation in the Turkish Independence War. In this novel, he intends nationbuilding by showing the disadvantages of the society. He thinks that
intellectuals have an important role for nation-building and they should lead to
the people who have no national consciousness. Karaosmanoglu tells about the
conflict of cultures and ideas between Ahmet Celal who is a Turkish
intellectual and peasants in Anatolia in Yaban. On the one hand, Ahmet Celal
follows the news about the Turkish Independent War. On the other hand, he
wants to build national consciousness of the peasants. However, he cannot
achieve the purpose. At the end of the novel, the village is occupied by enemy
soldiers and this becomes a disaster for the peasants. This study will examine
the depiction of nation-building in Yaban by showing disadvantages of the
society. The nation-building process consists of education of the peasants by
66

�BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

criticizing their lifestyle, supports of the enemy soldiers and thoughts about
Turkish army.
MEHMET AKİF VE TEVFİK FİKRET’İN ŞİİRLERİNDE MAZİNİN
KİMLİK İNŞASINDAKİ YERİ ÜZERİNE MUKAYESELİ BİR
DEĞERLENDİRME
Sümeyye Dinler KÖKSAL
İnönü Üniversitesi, Malatya / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Mehmet Akif, Tevfik Fikret, kimlik, kimlik inşası.
ÖZET
Osmanlı’nın çöküşüyle ortaya çıkan medeniyet karmaşası sorunu dönemin
aydınlarınca üzerinde çokça durulan bir konudur. Aidiyet probleminin
yaşandığı bu dönemde Türk milletine diriliş ruhunu aşılayacak ve Batı ile
uyum sağlayacak kurtarıcı reçetelere ihtiyaç vardır. Kimliksel bir bunalımın
yaşandığı yeni Türkiye’nin oluşumu döneminde Mehmet Akif ve Tevfik
Fikret kimlik inşasını sorun edinmiş şairlerdir. Değişen dünya düzeninde
oluşacak kimlik adına titiz birer fikir işçisi gibi çalışan bu iki şahsiyet
şiirlerine ele aldıkları temalar vasıtasıyla görüşlerini yansıtma gayreti içinde
olmuşlardır. Dünya görüşleri farklı olan Mehmet Akif ve Tevfik Fikret
toplumda sağlanacak ideal birliğe dikkat çekmiş, şiirleriyle ideal dünya ve
gelecek tasarımı sunmuşlardır. Çalışmanın amacı farklı ideolojiye sahip bu iki
şairi yeni bir ülke düzeni kurma noktasında birleştiren ve ayrıştıran noktaları
ortaya çıkarmaktır.

67

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4398">
                <text>2726</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4399">
                <text>YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU'NUN YABAN ADLI  ROMANINDAKİ ULUS İNŞA ETME AMACI</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4400">
                <text>DUNDAR, Faruk</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4401">
                <text>Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerine ve  Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarına şahitlik etmiş bir Türk aydınıdır.  Karaosmanoğlu, Yaban adlı eserinde Türk Kurtuluş Savaşı ile ilgili gözlemlerini yazmıştır. Yazar bu eserinde, toplumun aksak yönlerini  göstererek, bir ulus inşa etme amacı gütmektedir. Ona göre, toplumdaki aydın  insanlar ulus inşa etmede önemli bir role sahiptir ve aydınlar ulus bilincinden  yoksun insanlara öncülük etmelidir. Karaosmanoğlu Yaban’da, Ahmet Celal  isimli Türk aydını ile Anadolu köylüleri arasında yaşanan kültür ve fikir  çatışmasını anlatır. Ahmet Celal, bir yandan Türk Kurtuluş Savaşı ile ilgili  haberleri takip ederken, diğer yandan yaşadığı köyde, ulusal bilinç  oluşturmaya çalışır. Fakat bu amacına ulaşamaz. Romanın sonunda, köy  düşmanlar tarafından işgal edilir ve köylüler acı bir felaketle karşı karşıya  kalırlar. Bu çalışmada, Yaban’da toplumun aksak yönleri anlatılarak  yapılmaya çalışılan ulus inşa etme amacı irdelenecektir. Ulus inşa etme süreci,  köylülerin yaşam şekillerini, düşmana verdikleri desteği ve Türk askerleri  hakkındaki düşüncelerini eleştirilerek, onları eğitmekten ibarettir.  THE AIM OF NATION-BUILDING IN YAKUP KADRI  KARAOSMANOĞLU’S NOVEL “YABAN”  Keywords:Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Yaban, nation-building, national  consciousness.  ABSTRACT  Yakup Kadri Karaosmanoğlu who witnessed late Ottoman period and  foundation of the Republic of Turkey was a Turkish intellectual.  Karaosmanoğlu wrote a novel whose name was Yaban and he told about his  observation in the Turkish Independence War. In this novel, he intends nationbuilding  by showing the disadvantages of the society. He thinks that  intellectuals have an important role for nation-building and they should lead to  the people who have no national consciousness. Karaosmanoglu tells about the  conflict of cultures and ideas between Ahmet Celal who is a Turkish  intellectual and peasants in Anatolia in Yaban. On the one hand, Ahmet Celal  follows the news about the Turkish Independent War. On the other hand, he  wants to build national consciousness of the peasants. However, he cannot  achieve the purpose. At the end of the novel, the village is occupied by enemy  soldiers and this becomes a disaster for the peasants. This study will examine  the depiction of nation-building in Yaban by showing disadvantages of the  society. The nation-building process consists of education of the peasants by criticizing their lifestyle, supports of the enemy soldiers and thoughts about  Turkish army.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4402">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4403">
                <text>2014-05-23</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4404">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4405">
                <text>ISSN 2303-582X     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="75">
        <name>P Philology. Linguistics,PA Classical philology,PI Oriental languages and literatures,PN Literature (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="566" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="560">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/a0adbaadd53f17cdb70dd57f5c36cb3a.pdf</src>
        <authentication>0b2fa4eb04123cedbfb636fe13d29c1e</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="4397">
                    <text>BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

SEVİM BURAK VE MİNÖR EDEBİYAT
Ömer DELİKGÖZ
Fatih Üniversitesi, İstanbul / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Sevim Burak, Minör Edebiyat, Öteki.
ÖZET
Cumhuriyet ile inşa edilen Türkiye ulus devletinde özellikle farklı etnik ve
dini kimliğe sahip olmak ve bu kimlikleri ifade edebilmek her zaman sorunlu
olmuştur. Bu bildiride ele alacağımız Sevim Burak, Türk bir baba ile Yahudi
bir annenin kızı olarak bu ülkede yaşamış, yazdıklarıyla döneminde ses
getirmiş, bir o kadar da görmezden gelinmiş bir yazardır. Bu farklılığı
nedeniyle onu, yazdıklarının yanında önemli kılan bir unsur da ‘’öteki olarak
yazması’’dır. Şüphesiz onu öteki kılan sadece taşıdığı etnik unsurlar değildi, o
aynı zamanda bir ‘’kadın yazar’’ olarak da edebiyat dünyasında tutunmaya
çalışmış, yani bir anlamda ‘’çifte ötekilik’’ yaşamıştır. Bununla beraber
annesinden gelen bu Yahudi kimliğini tam olarak ne kadar benimseyebildiğini
bilemediğimiz Sevim Burak’ın, eserlerinde kurduğu kadın karakterleri
yansıtma biçimi annesine duyduğu nefret veya tam tersi acıma olabilir miydi?
İşte bu bildirinin amacı hikâye, roman, oyun metni gibi kurgu olan eserlerinin
yanında mektuplar ve röportajlarını da ele alarak Sevim Burak’ın hayatını
annesi ve anne-kız ilişkisi üzerinden okumak, eserlerinde annesi üzerinden
kurguladığı hayatın kendi hayatındaki izlerine bakmak, bunları yaparken de
bir öteki olarak majör dilin içinde kurduğu minör dile tanıklık edebilmektir.
Key Word: Sevim Burak, Minor Literature, The Other and Minor Literature.
ABSTRACT
It has always been notably problematic to have a different ethnic and religious
identity, and to be able to express it in the nation state of Turkey, which was
built with Republic. Sevim Burak, whom we are going to analyze in this
proceeding, is a writer who lived as the daughter of a Turkish father and a
Jewish mother in this country, did good work in her time with her writings,
but was ignored as well. Due to this difference of her, besides her writings,
one factor that makes her remarkable is her “writing as the other”. Certainly
what makes her “the other” was not only her ethnic features; she struggled to
46

�BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

survive in the literary world as a “female writer” at the same time, due to
which she experienced “a double otherness”. In addition, it is not possible to
know exactly whether Sevim Burak, who had a Jewish identity coming from
her mother, was able to adopt this Jewish identity or to what extent, or was her
reflecting the female characters in her literary works influenced by her hatred
towards her mother or her pity for her? Briefly, the purpose of this proceeding
is to read Sevim Burak’s biography with the help of her fictions such as her
stories, novels, and plays as well as her letters and interviews, and her life and
relationship with her mother, and to look at the traces of the lives that she
constructed in her works keeping her mother in mind on her real life, and,
while doing all these, to witness the minor language that she created in the
major language as “the other”.

GAZAVÂTNÂMELERDE DİL VE ÜSLUP
Kürşat Şamil ŞAHIN
Bartın Üniversitesi, Bartın / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Gazavâtnâme, dil, üslup.
ÖZET
Manzum, mensur veya karışık olarak yazılan ve düşmanla yapılan savaşları
konu alan gazavâtnâmeler Türk edebiyatında XV. yüzyıldan sonra gittikçe
artan bir gelişme göstermiştir. Osmanlı devletinin gerilemeye başlayıp
akınların durmasıyla gazavâtnâmeler azalmış, gazâ geleneğinin ortadan
kalkmasıyla da bu türün devamlılığı sona ermiştir. Ele alınan savaşlar zaferle
veya yapılan bir sefer fetihle sonuçlanmışsa müellif çoğu zaman eserini
zafernâme, fetihnâme diye isimlendirmiştir. Bir padişahı merkeze alarak onun
gazâlarını ele alanlar ise padişahın adından mülhem eserlerine Selimnâme,
Süleymannâme gibi isimler vermişlerdir. Genel görünüş itibariyle bu eserler
padişahlardan birinin hayatını merkez alarak onun zamanındaki belli başlı
olayları tasvir edenler, önemli kumandan ve devlet adamlarından birinin
gazâlarını tasvir edenler ve sadece belli bir sefer ya da kalenin alınmasını
tasvir edenler olmak üzere üç kısımda gruplandırılabilir. Genelde gazâyı
gerçekleştiren şahıs ön plana çıkarılır ve olaylar bu şahıs etrafında gelişir. Bu
47

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4389">
                <text>2713</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4390">
                <text>SEVİM BURAK VE MİNÖR EDEBİYAT</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4391">
                <text>DELİKGÖZ, Ömer</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4392">
                <text>Cumhuriyet ile inşa edilen Türkiye ulus devletinde özellikle farklı etnik ve  dini kimliğe sahip olmak ve bu kimlikleri ifade edebilmek her zaman sorunlu  olmuştur. Bu bildiride ele alacağımız Sevim Burak, Türk bir baba ile Yahudi  bir annenin kızı olarak bu ülkede yaşamış, yazdıklarıyla döneminde ses  getirmiş, bir o kadar da görmezden gelinmiş bir yazardır. Bu farklılığı  nedeniyle onu, yazdıklarının yanında önemli kılan bir unsur da ‘’öteki olarak  yazması’’dır. Şüphesiz onu öteki kılan sadece taşıdığı etnik unsurlar değildi, o  aynı zamanda bir ‘’kadın yazar’’ olarak da edebiyat dünyasında tutunmaya  çalışmış, yani bir anlamda ‘’çifte ötekilik’’ yaşamıştır. Bununla beraber  annesinden gelen bu Yahudi kimliğini tam olarak ne kadar benimseyebildiğini  bilemediğimiz Sevim Burak’ın, eserlerinde kurduğu kadın karakterleri  yansıtma biçimi annesine duyduğu nefret veya tam tersi acıma olabilir miydi?  İşte bu bildirinin amacı hikâye, roman, oyun metni gibi kurgu olan eserlerinin  yanında mektuplar ve röportajlarını da ele alarak Sevim Burak’ın hayatını  annesi ve anne-kız ilişkisi üzerinden okumak, eserlerinde annesi üzerinden  kurguladığı hayatın kendi hayatındaki izlerine bakmak, bunları yaparken de  bir öteki olarak majör dilin içinde kurduğu minör dile tanıklık edebilmektir.  Key Word: Sevim Burak, Minor Literature, The Other and Minor Literature.  ABSTRACT  It has always been notably problematic to have a different ethnic and religious  identity, and to be able to express it in the nation state of Turkey, which was  built with Republic. Sevim Burak, whom we are going to analyze in this  proceeding, is a writer who lived as the daughter of a Turkish father and a  Jewish mother in this country, did good work in her time with her writings,  but was ignored as well. Due to this difference of her, besides her writings,  one factor that makes her remarkable is her “writing as the other”. Certainly  what makes her “the other” was not only her ethnic features; she struggled to survive in the literary world as a “female writer” at the same time, due to  which she experienced “a double otherness”. In addition, it is not possible to  know exactly whether Sevim Burak, who had a Jewish identity coming from  her mother, was able to adopt this Jewish identity or to what extent, or was her  reflecting the female characters in her literary works influenced by her hatred  towards her mother or her pity for her? Briefly, the purpose of this proceeding  is to read Sevim Burak’s biography with the help of her fictions such as her  stories, novels, and plays as well as her letters and interviews, and her life and  relationship with her mother, and to look at the traces of the lives that she  constructed in her works keeping her mother in mind on her real life, and,  while doing all these, to witness the minor language that she created in the  major language as “the other”.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4393">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4394">
                <text>2014-05-23</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4395">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4396">
                <text>ISSN 2303-582X     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="75">
        <name>P Philology. Linguistics,PA Classical philology,PI Oriental languages and literatures,PN Literature (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="565" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="559">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/12209bb7215bfb4b77257c3681e6e98f.pdf</src>
        <authentication>2353f6fd4aa17436e7d3d2badd06bd44</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="4388">
                    <text>BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

TÜRK DİLİ VE EDEBİYATININ ÖĞRETİMİ ÜZERİNE ÖNERİLER
Ali Fuat BİLKAN
İpek Üniversitesi, Ankara/Türkiye
ÖZET
Bu bildiride, Türkiye’deki yirmi beş üniversitenin Türk Dili ve Edebiyatı
Bölümleri örneklemiyle, Türk dili ve edebiyatı öğretim programlarını
değerlendirmeye ve bu çerçevede bazı önerilerde bulunmaya çalışacağım. Bu
üniversitelerden on dördü devlet ve on biri vakıf üniversitesi statüsündedir.
Örneklem olarak ele aldığım üniversiteleri, şu ölçütlere göre seçtim :
1.
2.
3.
4.
5.

Türk Dili ve Edebiyatı bölümüne yüksek puanla öğrenci alan üniversiteler,
Köklü geçmişe sahip tanınmış üniversiteler,
Yeni kurulan bazı Vakıf Üniversitelerindeki bölümler,
Bölgesel temsil özelliğine sahip üniversiteler,
Eğitim Fakülteleri dışındaki Fen-Edebiyat, Edebiyat ve İnsan Toplum
Bilimleri gibi fakülteler bünyesindeki bölümler.
Konu bütünlüğü bakımından önce sözkonusu örnek bölümlerin mevcut
programlarındaki ana dersleri gruplandırmaya çalışınca, karşımıza şu iki tip
program çıkmaktadır :

1. Gazi, Marmara, Hacettepe, Atatürk, İstanbul, Ege, Çukurova, Selçuk,
Ondokuzmayıs, İnönü, Dicle, Uludağ, Dokuz Eylül, Fatih, Başkent, Erciyes,
Aydın, Kültür üniversiteleri.
2. Boğaziçi, Şehir, TOBB ETÜ, Süleyman Şah, Beykent, Fatih Sultan Mehmet
üniversiteler..

7

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4380">
                <text>2621</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4381">
                <text>TÜRK DİLİ VE EDEBİYATININ ÖĞRETİMİ ÜZERİNE ÖNERİLER</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4382">
                <text>BİLKAN, Ali Fuat</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4383">
                <text>Bu bildiride, Türkiye’deki yirmi beş üniversitenin Türk Dili ve Edebiyatı  Bölümleri örneklemiyle, Türk dili ve edebiyatı öğretim programlarını  değerlendirmeye ve bu çerçevede bazı önerilerde bulunmaya çalışacağım. Bu  üniversitelerden on dördü devlet ve on biri vakıf üniversitesi statüsündedir.  Örneklem olarak ele aldığım üniversiteleri, şu ölçütlere göre seçtim :  1. Türk Dili ve Edebiyatı bölümüne yüksek puanla öğrenci alan üniversiteler,  2. Köklü geçmişe sahip tanınmış üniversiteler,  3. Yeni kurulan bazı Vakıf Üniversitelerindeki bölümler,  4. Bölgesel temsil özelliğine sahip üniversiteler,  5. Eğitim Fakülteleri dışındaki Fen-Edebiyat, Edebiyat ve İnsan Toplum  Bilimleri gibi fakülteler bünyesindeki bölümler.  Konu bütünlüğü bakımından önce sözkonusu örnek bölümlerin mevcut  programlarındaki ana dersleri gruplandırmaya çalışınca, karşımıza şu iki tip  program çıkmaktadır :  1. Gazi, Marmara, Hacettepe, Atatürk, İstanbul, Ege, Çukurova, Selçuk,  Ondokuzmayıs, İnönü, Dicle, Uludağ, Dokuz Eylül, Fatih, Başkent, Erciyes,  Aydın, Kültür üniversiteleri.  2. Boğaziçi, Şehir, TOBB ETÜ, Süleyman Şah, Beykent, Fatih Sultan Mehmet  üniversiteler..</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4384">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4385">
                <text>2014-05-23</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4386">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4387">
                <text>ISSN 2303-582X     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="75">
        <name>P Philology. Linguistics,PA Classical philology,PI Oriental languages and literatures,PN Literature (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="564" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="558">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/63b6ee8df96426aa08d1d51e75319692.pdf</src>
        <authentication>9c02bb3d84b834692810a1a7417c04f0</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="4379">
                    <text>BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

'KADIN VE SANAT' BAĞLAMINDA FATMA ALİYE'NİN UDÎ VE
ANNE BRONTË'UN ŞATODAKİ KADIN ROMANLARINA BAKIŞ
Zübeyde BİLDİRİCİ
International Burch University / Bosna Hersek
Ramazan GÜLENDAM
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Çanakkale / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Kadın, Sanat, Feminizm, Karşılaştırmalı Edebiyat,
Fatma Aliye, Anne Brontë.

ÖZET
Fatma Aliye’nin Udî ve Anne Brontë’un Şatodaki Kadın romanlarına
baktığımızda ataerkil yapılanma içerisinde kadına düşen roller çerçevesinde
sanat da kadını bezeyen bir süs uğraşısıolarak yerini alır. Fakat romanların
kadın kahramanları açısından bu durum, zorunluluk gereği biraz değişikliğe
uğrar. Bu çalışmamızda sanatın, kadın için hangi anlamlara geldiğinin, bahsi
geçen romanlar üzerinden, bir değerlendirmesini yapacağız.

135

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4371">
                <text>2729</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4372">
                <text>'KADIN VE SANAT' BAĞLAMINDA FATMA ALİYE'NİN UDÎ VE  ANNE BRONTË'UN ŞATODAKİ KADIN ROMANLARINA BAKIŞ</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4373">
                <text>BİLDİRİCİ, Zübeyde </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4374">
                <text>Fatma Aliye’nin Udî ve Anne Brontë’un Şatodaki Kadın romanlarına  baktığımızda ataerkil yapılanma içerisinde kadına düşen roller çerçevesinde  sanat da kadını bezeyen bir süs uğraşısıolarak yerini alır. Fakat romanların  kadın kahramanları açısından bu durum, zorunluluk gereği biraz değişikliğe  uğrar. Bu çalışmamızda sanatın, kadın için hangi anlamlara geldiğinin, bahsi  geçen romanlar üzerinden, bir değerlendirmesini yapacağız.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4375">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4376">
                <text>2014-05-23</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4377">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4378">
                <text>ISSN 2303-582X     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="75">
        <name>P Philology. Linguistics,PA Classical philology,PI Oriental languages and literatures,PN Literature (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="563" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="557">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/25e2d4d048f60ab8f98b84070fa989f0.pdf</src>
        <authentication>63cdcbb19063db15dd82bb2e9351dbaa</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="4370">
                    <text>BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

KLASİK TÜRK ŞİİRİNDE HAYÂL
İhsan BULUT
Ishik Üniversitesi / Irak
Anahtar Kelimeler: Hayâl, imge, imaj, mazmun, hayal-i dakîk.
ÖZET
Klasik Türk Şiirine yapılan eleştirilerin önde gelenlerinden biri de “hayâl
mahsûlü bir şiir” olmasıdır. Oysaki Türk şiirinde üslubu meydana getiren
unsurların başta gelenlerinden biri de şüphesiz ki hayaldir. Ve mısraların arka
planında yatan bu hayalin anlaşılması klasik şiirimizi anlamada hayâtî bir
öneme sahiptir. Bu kavram aynı zamanda pek çok şaire “Hayâlî” mahlasını
verdirecek kadar büyük bir önemi haizdir. Hayal kavramı gerek edebî,
tasavvufî ve gösteri sanatlarına ait bir terim olarak gerekse gerçek anlamıyla
divan şiirinde sıkça kullanılan bir kelime olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu
arada hayâle dayanan birçok edebî sanatın varlığını da ifade etmek
gerekmektedir. Bununla birlikte hayâl kelimesinin imaj (imge) kavramıyla
aynı manada kullanılması bu kavramların içinde bulunduğu bir anlam
kargaşasını da beraberinde getirmektedir. Bu durum da ister istemez Klasik
Türk Edebiyatı için de bir sorun teşkil etmektedir.

YABANCILARA TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDE FİİLİMSİLERİN
ÖĞRETİMİ VE HALK EDEBİYATI ÜRÜNLERİNDEN
FAYDALANMA
Hüseyin YILMAZ
Anahtar kelimeler: Fiilimsiler, halk edebiyatı unsurları, yabancılara Türkçe
öğretimi.
ÖZET
Türkçe artık dünyanın dört bir tarafında binlerce insana öğretilen bir dildir.
Özellikle son yirmi - yirmi beş yıl içinde dünyada birçok insan Türkçe
öğrendi. Türkoloji bölümleri, kültür merkezlerinin yanısıra Anadolu insanının
gayretleri neticesinde dünyanın dört bir bucağında açılan ‘Türk okulları’nda
Türkçe öğretilmektedir.
173

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4362">
                <text>2692</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4363">
                <text>KLASİK TÜRK ŞİİRİNDE HAYÂL</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4364">
                <text>BULUT, İhsan </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4365">
                <text>Klasik Türk Şiirine yapılan eleştirilerin önde gelenlerinden biri de “hayâl  mahsûlü bir şiir” olmasıdır. Oysaki Türk şiirinde üslubu meydana getiren  unsurların başta gelenlerinden biri de şüphesiz ki hayaldir. Ve mısraların arka  planında yatan bu hayalin anlaşılması klasik şiirimizi anlamada hayâtî bir  öneme sahiptir. Bu kavram aynı zamanda pek çok şaire “Hayâlî” mahlasını  verdirecek kadar büyük bir önemi haizdir. Hayal kavramı gerek edebî,  tasavvufî ve gösteri sanatlarına ait bir terim olarak gerekse gerçek anlamıyla  divan şiirinde sıkça kullanılan bir kelime olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu  arada hayâle dayanan birçok edebî sanatın varlığını da ifade etmek  gerekmektedir. Bununla birlikte hayâl kelimesinin imaj (imge) kavramıyla  aynı manada kullanılması bu kavramların içinde bulunduğu bir anlam  kargaşasını da beraberinde getirmektedir. Bu durum da ister istemez Klasik  Türk Edebiyatı için de bir sorun teşkil etmektedir.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4366">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4367">
                <text>2014-05-23</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4368">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4369">
                <text>ISSN 2303-582X     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="75">
        <name>P Philology. Linguistics,PA Classical philology,PI Oriental languages and literatures,PN Literature (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="562" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="556">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/7bfb791bf8211ede5196937eb2414c37.pdf</src>
        <authentication>5da804eee406ccf658ed2675a993d08a</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="4361">
                    <text>BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

ÇEVİRMENİN KİMLİĞİ VE ÇEVİRİ POLİTİKASI ÜZERİNE BİR
İNCELEME: HASAN BEDREDDİN’İN POLİSİYE ROMAN
ÇEVİRİLERİ

Eshabil BOZKURT
Kırklareli Üniversitesi, Kırklareli / Türkiye
Nilüfer ALİMEN
Yıldız Teknik Üniversitesi, İstanbul / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Hasan Bedreddin, çeviri roman, çoğuldizge kuramı.
ÖZET
1913-1926 yılları arasında Almanca ve Fransızca gibi Batı Dillerinden
Osmanlı Türkçesine otuz üç roman çevirisi yapan Hasan Bedreddin, dönemin
önde gelen çevirmenlerinden birisi olarak anılmaktadır. Bu bildiride Hasan
Bedreddin’in yaptığı polisiye roman çevirileri, ön söz ve son sözlerin
tanıklığında ve de İsrailli Çeviribilim kuramcısı Itamaar Even-Zohar’ın
çoğuldizge kuramı çerçevesinde ele alınacaktır. Bahsi geçen dönemde çeviri
eylemi edebiyat dizgesini şekillendirmede önemli bir rol oynamış, polisiye
roman türünde bir çok eser Osmanlı Türkçesine tercüme edilmiştir. Bildirinin
temel inceleme nesnesini oluşturmak üzere Hasan Bedreddin’in polisiye
roman çevirilerine yazdığı ön söz ve son sözlerin çeviriyazıları yapılarak
yaşadığı dönemin çeviri politikasına ve de çevirmenin kimliğinin okuyucu
üzerindeki etkisine ışık tutulmaya çalışılacaktır. Hasan Bedreddin
çevirmenliğin yanı sıra, gazeteci ve yazar olarak da karşımıza çıkmaktadır.
İrdelemeye temel olan sorunsal Hasan Bedreddin ve roman çevirileri üzerine
çeviribilim bağlamında ön söz ve son söz odaklı bir çalışmanın yapılmamış
olmasıdır. Çevirmen, tarihi romanlar ve Türkler ile ilgili romanların yanında
dönemin hâkim roman türü olan polisiye roman türünde de çeviriler yapmıştır.
Bu çevirilerinin bazılarında “Hasan Merzuk” takma adını kullanan çevirmenin
hangi romanların veya yazarların çevirilerinde bu takma adı hangi nedenle
kullandığı hatıratlarda ve ön söz/son söz tanıklıklarında araştırılmaya
çalışılacaktır. Sonuç olarak Hasan Bedreddin’in yazar, gazeteci ve çevirmen
kimlikleri doğrultusunda çeviri politikasını ve hedef okuyucuyu kitlesini nasıl
belirlediğini ortaya koymak amaçlanmaktadır.
162

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4353">
                <text>2684</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4354">
                <text>ÇEVİRMENİN KİMLİĞİ VE ÇEVİRİ POLİTİKASI ÜZERİNE BİR  İNCELEME: HASAN BEDREDDİN’İN POLİSİYE ROMAN  ÇEVİRİLERİ</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4355">
                <text>BOZKURT, Eshabil
ALİMEN, Nilüfer </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4356">
                <text>1913-1926 yılları arasında Almanca ve Fransızca gibi Batı Dillerinden  Osmanlı Türkçesine otuz üç roman çevirisi yapan Hasan Bedreddin, dönemin  önde gelen çevirmenlerinden birisi olarak anılmaktadır. Bu bildiride Hasan  Bedreddin’in yaptığı polisiye roman çevirileri, ön söz ve son sözlerin  tanıklığında ve de İsrailli Çeviribilim kuramcısı Itamaar Even-Zohar’ın  çoğuldizge kuramı çerçevesinde ele alınacaktır. Bahsi geçen dönemde çeviri  eylemi edebiyat dizgesini şekillendirmede önemli bir rol oynamış, polisiye  roman türünde bir çok eser Osmanlı Türkçesine tercüme edilmiştir. Bildirinin  temel inceleme nesnesini oluşturmak üzere Hasan Bedreddin’in polisiye  roman çevirilerine yazdığı ön söz ve son sözlerin çeviriyazıları yapılarak  yaşadığı dönemin çeviri politikasına ve de çevirmenin kimliğinin okuyucu  üzerindeki etkisine ışık tutulmaya çalışılacaktır. Hasan Bedreddin  çevirmenliğin yanı sıra, gazeteci ve yazar olarak da karşımıza çıkmaktadır.  İrdelemeye temel olan sorunsal Hasan Bedreddin ve roman çevirileri üzerine  çeviribilim bağlamında ön söz ve son söz odaklı bir çalışmanın yapılmamış  olmasıdır. Çevirmen, tarihi romanlar ve Türkler ile ilgili romanların yanında  dönemin hâkim roman türü olan polisiye roman türünde de çeviriler yapmıştır.  Bu çevirilerinin bazılarında “Hasan Merzuk” takma adını kullanan çevirmenin  hangi romanların veya yazarların çevirilerinde bu takma adı hangi nedenle  kullandığı hatıratlarda ve ön söz/son söz tanıklıklarında araştırılmaya  çalışılacaktır. Sonuç olarak Hasan Bedreddin’in yazar, gazeteci ve çevirmen  kimlikleri doğrultusunda çeviri politikasını ve hedef okuyucuyu kitlesini nasıl  belirlediğini ortaya koymak amaçlanmaktadır.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4357">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4358">
                <text>2014-05-23</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4359">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4360">
                <text>ISSN 2303-582X     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="75">
        <name>P Philology. Linguistics,PA Classical philology,PI Oriental languages and literatures,PN Literature (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="561" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="555">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/69ef1ec406b1bc524f7be289b4c63d0a.pdf</src>
        <authentication>b65f8f471fd08d019247e1e52a847ca7</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="4352">
                    <text>BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

OSMANLI DEVLETİNDE İSTIMÂLET SİYASETİ VE BOSNA
Sedad BEŠLİJA
Saraybosna Tarih Enstitüsü, Sarajevo / Bosna Hersek
ÖZET
İstimâlet Osmanlılar’ın uyguladığı meylettirici ve uzlaştırıcı fetih siyaseti için
kullanılan tabir. Osmanlı kroniklerinde “halkı ve özellikle gayri müslim
tebaayı gözetme, onlara karşı hoşgörülü davranma, raiyyetperverlik”
mânasında kullanılmıştır. Fethedilen yerlerin halkına iyi davranma, onları
himaye etme, dış düşmanlara karşı can ve mal güvenliğini sağlama, dinî
konularda serbestiyet verme, vergi hususunda kolaylık gösterme Osmanlı
istimâletinin başlıca unsurlarıdır.
Osmanlı istimâlet siyasetinin asıl dikkat çekici neticeleri Trakya ve Balkan
fetihlerinde ortaya çıkar. Edirne’nin alınmasından sonra gelişen Balkan
fütuhatının sadece kılıçla değil yerli hıristiyan halkın himayesi, haklarının
iadesi, kendilerine dinî serbestiyet verilmesi, vergi muafiyeti tanınması gibi
ısındırıcı bir politika sonucunda gerçekleştiği bilinmektedir. Osmanlılar’ın
asırlarca Balkanlar’da ve Orta Avrupa’da tutunabilme sebeplerinden biri de bu
uygulamadır. Osmanlılar, istimâlet siyasetini sadece fetihler sırasında değil
yeni idarî yapı kurulduktan sonra da devam ettirmişlerdir. Bu hususta resmî
uygulamayı gösteren birçok belgenin bulunduğu bilinmektedir.
Zaman zaman tüccardan fazla gümrük vergisi alındığına dair şikâyetler veya
cizye tahsili hakkındaki arzlar üzerine çıkan fermanlar bu konuda dikkat
çekici birer örnektir. Devlet bu şikâyetler üzerine müfettişler tayin ederek
takibat başlatır, varsa zulmü önlerdi. XIX. yüzyılda Doğu Anadolu’dan
Rusya’ya göç ettirilen Ermeniler’le Bulgaristan’dan zorla Rusya’ya göçürülen
Bulgarlar’ın perişan durumları üzerine II. Mahmud’un istimâletnâme
yayımlaması son dönemlere ait dikkat çekici bir örnektir. Tarih yazımı
açısından bakıldığında anılan mevzuların çoğu istimâlet siyaseti kavramı
altında incelenebileceğini göstermiştir. En kısa ifade ile istimâlet siyaseti çok
yönlü olarak farklı metot, taktik, araç, yöntem ve tedbirden oluşan ve
kullanılan bir gönül alma ve yönlendirme siyâsetidir. Bu sürecin temel unsuru
Osmanlı merkezi iktidarının devlet idarecilerine, askeri teşkilatına ve halka
karşı göstermiş olduğu ilişkilerden ibarettir. Osmanlı istimâlet siyasetinin
11

�BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

izleri devletin hemen hemen her köşesine dayanmakla birlikte Bosna'ya kadar
da uzandığını (yaptığımız araştırmalar 16. asrın sonralarına kadar) tespit
edebilmekteyiz. Nasıl ki herhangi bir siyaset toplumun en önemli kısımlarını
ihtiva eder, aynı şekilde Osmanlı istimâlet siyaseti de Bosna toplumunun
politik, askerî, iktisadî, kültür ve dinî bölümlerine de yansımıştır. Diğer
taraftan Bosna ile ilgili arşiv kaynaklarda somut olarak istimâlet kavramının
bulunması nadir görülen bir hadisedir. Ancak bazılarını tespit edebildik. Buna
dair Bosna sancağının 1488/89. Mufassal Tahrir Defterinde, 1099-1116\16881704. Osmanlı Tarihi başlığında bir anonim kroniğinde, Viyana Bozgunudan
sonraki Saray Bosna Şer'iye Sicillerindeki örnekleri zikredebiliriz. “İnsanı
yaşat ki devlet yaşasın” düsturuyla hareket eden Osmanlı hâkimiyeti bu
durumu çok iyi kavramış ve istimâlet siyâseti ile de bunu genel manada
başarmıştır. Hiç de homojen olmayan bir yapıya sahip olan Osmanlı hâkimiyet
alanı ve toplumlar (Balkanlar gibi) Osmanlı'nın uyguladığı istimâlet siyâseti
sayesinde asırlar boyunca barış ve huzur içinde beraberce yaşamayı
başarmıştır. 15. ve 16. yüzyıl Bosna'sı da bu tarihi bağlamda yer alan bir
bölgeyi temsil etmektedir.

BOSNA HERSEK SİNEMASININ SİNEMATOGRAFİSİNDE TÜRK
KÜLTÜRÜNÜN ETKİLERİ
Yasemin KILINÇARSLAN
Uşak Üniversitesi, Uşak / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Sinema, kent, Osmanlı kültürü, drama, senaryo.
ÖZET
1992 öncesinde Yugoslavya sineması olarak adlandırılan Bosna Hersek
sineması bu tarihten sonra kendi özgün film dilini yaratma arayışlarına girmiş
ve ulusal bir sinema olarak uluslararası festivallerde boy göstermeye
başlamıştır. Küçük bütçeli ve gelişmekte olan Bosna Hersek sineması,
filmlerde savaşın bireyler üzerinde yarattığı travmaları aktarmakta ve bunlara
ilişkin çözüm arayışlarına girmektedir. Ülke sineması bu anlamda Filistin
sinemasında olduğu gibi yaşananları dünyaya duyurma ve görünür olma
12

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4344">
                <text>2625</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4345">
                <text>OSMANLI DEVLETİNDE İSTIMÂLET SİYASETİ VE BOSNA</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4346">
                <text>BEŠLİJA, Sedad</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4347">
                <text>İstimâlet Osmanlılar’ın uyguladığı meylettirici ve uzlaştırıcı fetih siyaseti için  kullanılan tabir. Osmanlı kroniklerinde “halkı ve özellikle gayri müslim  tebaayı gözetme, onlara karşı hoşgörülü davranma, raiyyetperverlik”  mânasında kullanılmıştır. Fethedilen yerlerin halkına iyi davranma, onları  himaye etme, dış düşmanlara karşı can ve mal güvenliğini sağlama, dinî  konularda serbestiyet verme, vergi hususunda kolaylık gösterme Osmanlı  istimâletinin başlıca unsurlarıdır.  Osmanlı istimâlet siyasetinin asıl dikkat çekici neticeleri Trakya ve Balkan  fetihlerinde ortaya çıkar. Edirne’nin alınmasından sonra gelişen Balkan  fütuhatının sadece kılıçla değil yerli hıristiyan halkın himayesi, haklarının  iadesi, kendilerine dinî serbestiyet verilmesi, vergi muafiyeti tanınması gibi  ısındırıcı bir politika sonucunda gerçekleştiği bilinmektedir. Osmanlılar’ın  asırlarca Balkanlar’da ve Orta Avrupa’da tutunabilme sebeplerinden biri de bu  uygulamadır. Osmanlılar, istimâlet siyasetini sadece fetihler sırasında değil  yeni idarî yapı kurulduktan sonra da devam ettirmişlerdir. Bu hususta resmî  uygulamayı gösteren birçok belgenin bulunduğu bilinmektedir.  Zaman zaman tüccardan fazla gümrük vergisi alındığına dair şikâyetler veya  cizye tahsili hakkındaki arzlar üzerine çıkan fermanlar bu konuda dikkat  çekici birer örnektir. Devlet bu şikâyetler üzerine müfettişler tayin ederek  takibat başlatır, varsa zulmü önlerdi. XIX. yüzyılda Doğu Anadolu’dan  Rusya’ya göç ettirilen Ermeniler’le Bulgaristan’dan zorla Rusya’ya göçürülen  Bulgarlar’ın perişan durumları üzerine II. Mahmud’un istimâletnâme  yayımlaması son dönemlere ait dikkat çekici bir örnektir. Tarih yazımı  açısından bakıldığında anılan mevzuların çoğu istimâlet siyaseti kavramı  altında incelenebileceğini göstermiştir. En kısa ifade ile istimâlet siyaseti çok  yönlü olarak farklı metot, taktik, araç, yöntem ve tedbirden oluşan ve  kullanılan bir gönül alma ve yönlendirme siyâsetidir. Bu sürecin temel unsuru  Osmanlı merkezi iktidarının devlet idarecilerine, askeri teşkilatına ve halka  karşı göstermiş olduğu ilişkilerden ibarettir. Osmanlı istimâlet siyasetinin izleri devletin hemen hemen her köşesine dayanmakla birlikte Bosna'ya kadar  da uzandığını (yaptığımız araştırmalar 16. asrın sonralarına kadar) tespit  edebilmekteyiz. Nasıl ki herhangi bir siyaset toplumun en önemli kısımlarını  ihtiva eder, aynı şekilde Osmanlı istimâlet siyaseti de Bosna toplumunun  politik, askerî, iktisadî, kültür ve dinî bölümlerine de yansımıştır. Diğer  taraftan Bosna ile ilgili arşiv kaynaklarda somut olarak istimâlet kavramının  bulunması nadir görülen bir hadisedir. Ancak bazılarını tespit edebildik. Buna  dair Bosna sancağının 1488/89. Mufassal Tahrir Defterinde, 1099-1116\1688-  1704. Osmanlı Tarihi başlığında bir anonim kroniğinde, Viyana Bozgunudan  sonraki Saray Bosna Şer'iye Sicillerindeki örnekleri zikredebiliriz. “İnsanı  yaşat ki devlet yaşasın” düsturuyla hareket eden Osmanlı hâkimiyeti bu  durumu çok iyi kavramış ve istimâlet siyâseti ile de bunu genel manada  başarmıştır. Hiç de homojen olmayan bir yapıya sahip olan Osmanlı hâkimiyet  alanı ve toplumlar (Balkanlar gibi) Osmanlı'nın uyguladığı istimâlet siyâseti  sayesinde asırlar boyunca barış ve huzur içinde beraberce yaşamayı  başarmıştır. 15. ve 16. yüzyıl Bosna'sı da bu tarihi bağlamda yer alan bir  bölgeyi temsil etmektedir.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4348">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4349">
                <text>2014-05-23</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4350">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4351">
                <text>ISSN 2303-582X     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="75">
        <name>P Philology. Linguistics,PA Classical philology,PI Oriental languages and literatures,PN Literature (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="560" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="554">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/6578ea1add5912c14cf7c4893076fe6d.pdf</src>
        <authentication>d79cfbd07f23644f4b9d66c5fc89b0f4</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="4343">
                    <text>BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

TÜRK DİLİNDE İYİ DİLEK VE NEZAKET İFADELERİ
Maida BEĆİROVİĆ
Tuzla Üniversitesi Felsefe Fakültesi / Bosna Hersek
Anahtar kelimeler: Edimbilim, nezaket, olumlu nezaket teorisi, iyi dilek ve
nezaket ifadeleri, çevirme sıkıntıları.
ÖZET
Bu çalışmada dilin iletişimde nasıl kullanılması gerektiğini araştıran
edimbilim ile ilgili kısaca bilgi verilmektedir. Türk dilinde iyi dilek ve nezaket
ifadeleri içeren olumlu nezaket teorisinden de bahsedilmektedir. Hayatın her
hangi durumlarında iyi dilek ve nezaket ifadelerini sık sık kullanan Türkler
olumlu nezaket teorisine düşkün bir toplum olarak nitelendirilebilir.
Karşımızdaki kişiye saygı göstermek için bu tür ifadeleri kullanırız. Türk
dizileri, Türk filmleri ve Türkçeyi ana dili olarak kullananlar ile internet
vasıtasıyla yazışmalar üzerinden yapılmış olan bu çalışmanın yöntemleri
hakkında kısaca bilgi verilmektedir. İyi dilek ve nezaket ifade eden örnekler
şu şekilde sıralanır: düğün, doğum, doğum günü kutlama ve bayramlar
sırasında söylenen iyi dilek ve nezaket ifadeleri, iş hayatında başarı dileğiyle
ve teşekkür etmek amacıyla söylenen iyi dilek ve nezaket ifadeleri, yeni
eşyaları alanlara, Allah kelimesi kullanılarak söylenen iyi dilek ve nezaket
ifadeleri, ölüm sonrası, kaza geçirenlere ya da hasta olanlara, bir işte başarılı
olanlara, yemek ile ilgili, şaşırtıcı olaylar ile ilgili söylenen iyi dilek ve
nezaket ifadeleri, bir işin başarılı bitirilebilmesi için, teşekkür ve tebrik için
söylenen iyi dilek ve nezaket ifadeleri, duş alan, tıraş olan ve saç kestirenlere,
hapşıranlara, gelecek ile ilgili söylenen iyi dilek ve nezaket ifadeleri, nazardan
korunmak, mutluluk ve başarı, güzel muhabbet ve övgü için söylenen iyi dilek
ve nezaket ifadeleri ve hayatın farklı durumlarında söylenen iyi dilek ve
nezaket ifadeleri. İyi dilek ve nezaket ifadelerini Türkçeden Boşnakçaya
çevirirken karşılaşabileceğimiz sıkıntılardan bahsedilmektedir. Çalışmanın son
bölümünde ise Türk ve Boşnak dili ve kültürü arasındaki farklılıklardan
bahsedilmektedir.

35

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4335">
                <text>2705</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4336">
                <text>TÜRK DİLİNDE İYİ DİLEK VE NEZAKET İFADELERİ</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4337">
                <text>BEĆİROVİĆ, Maida</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4338">
                <text>Bu çalışmada dilin iletişimde nasıl kullanılması gerektiğini araştıran  edimbilim ile ilgili kısaca bilgi verilmektedir. Türk dilinde iyi dilek ve nezaket  ifadeleri içeren olumlu nezaket teorisinden de bahsedilmektedir. Hayatın her  hangi durumlarında iyi dilek ve nezaket ifadelerini sık sık kullanan Türkler  olumlu nezaket teorisine düşkün bir toplum olarak nitelendirilebilir.  Karşımızdaki kişiye saygı göstermek için bu tür ifadeleri kullanırız. Türk  dizileri, Türk filmleri ve Türkçeyi ana dili olarak kullananlar ile internet  vasıtasıyla yazışmalar üzerinden yapılmış olan bu çalışmanın yöntemleri  hakkında kısaca bilgi verilmektedir. İyi dilek ve nezaket ifade eden örnekler  şu şekilde sıralanır: düğün, doğum, doğum günü kutlama ve bayramlar  sırasında söylenen iyi dilek ve nezaket ifadeleri, iş hayatında başarı dileğiyle  ve teşekkür etmek amacıyla söylenen iyi dilek ve nezaket ifadeleri, yeni  eşyaları alanlara, Allah kelimesi kullanılarak söylenen iyi dilek ve nezaket  ifadeleri, ölüm sonrası, kaza geçirenlere ya da hasta olanlara, bir işte başarılı  olanlara, yemek ile ilgili, şaşırtıcı olaylar ile ilgili söylenen iyi dilek ve  nezaket ifadeleri, bir işin başarılı bitirilebilmesi için, teşekkür ve tebrik için  söylenen iyi dilek ve nezaket ifadeleri, duş alan, tıraş olan ve saç kestirenlere,  hapşıranlara, gelecek ile ilgili söylenen iyi dilek ve nezaket ifadeleri, nazardan  korunmak, mutluluk ve başarı, güzel muhabbet ve övgü için söylenen iyi dilek  ve nezaket ifadeleri ve hayatın farklı durumlarında söylenen iyi dilek ve  nezaket ifadeleri. İyi dilek ve nezaket ifadelerini Türkçeden Boşnakçaya  çevirirken karşılaşabileceğimiz sıkıntılardan bahsedilmektedir. Çalışmanın son  bölümünde ise Türk ve Boşnak dili ve kültürü arasındaki farklılıklardan  bahsedilmektedir.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4339">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4340">
                <text>2014-05-23</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4341">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4342">
                <text>ISSN 2303-582X     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="75">
        <name>P Philology. Linguistics,PA Classical philology,PI Oriental languages and literatures,PN Literature (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="559" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="553">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/06e4b404540704f2c640b80669a5ad5e.pdf</src>
        <authentication>df623d0b1ed316e7c8c03f8ebe9e85c3</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="4334">
                    <text>BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

HAMİ YAVUZ'UN ŞİİRİNDE SÖZÜN BÜYÜSÜ
Kibar AYAYDIN
Niğde Fatih Anadolu Lisesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni, Araştırmacıyazar / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Kültür Şiiri, söz, dilbilim, ritim, imge.
ÖZET
Hilmi Yavuz, farklı şiir geleneklerinde yararlanarak dili dönüştüren oradan bir
kültür şiiri inşa eden bir şairdir. Yahya Kemal’in “hissin tâ kendisi olan
mısrayı yazma/söyleme edimini, “bireysel bir söz” inşa ederek ortaya koyan
Hilmi Yavuz mısrayı esas alır. Semantikten çok dilin estetik yanıyla ilgilenen
Yavuz, Doğu ve Batı şiirini temellük etmiş; şiirini görsel ve işitsel bir zemin
üzerinde terennüm etmiştir. Yavuz’un şiiri, teksif edilmiş bir dikkati, organize
olmuş bir bilinci taşır. Onun şiiri, zihnî bir yoğunlaşmayı üzerinde taşır. Hilmi
Yavuz, kendi şiirini kelimelerle yapılabilen, zanaatkârlık isteyen bir şiir olarak
tanımlar. Şiirimizde “Hilmi Yavuz Şiiri”, imgelerle, alışılmamış
bağdaştırmalarla, biçim ve semantik özellikleriyle; Asaf Halet Çelebiden
sonra, şifreli yeni bir şiiridir. Okuyucudan belli bir kültür donanımı isteyen bu
şiir sağlam olduğu kadar, Hilmi Yavuz’un “Söz”e verdiği önemin, poetik bir
göstergesidir.

TEH MAGIC OF “WORD” IN HILMI YAVUZ’S POEM
Key Words: Culture Poem, Word, Semantic, Rhythm, Image
ABSTRACT
Hilmi Yavuz is a poet that transforms the language by employing different
poem traditions and builds a culture poem through it. Hilmi Yavuz, who
presents “Yahya Kemal’s acquisition of writing/telling of the verse which is
the very sense by building “an individual word” bases on verse. Hilmi Yavuz,
who interests in the aesthetic of the language rather than semantic, has taken
East and West poem in possession and created his poem on visual and
37

�BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

auditory background. His poem bears an organized conscious and
concentrated care. His poem carries a mental concentration on it. He describes
his poem as the one that can be written with words and needs craftsmanship.
In our poem, “Hilmi Yavuz Poem” is an encoded one with its semantic and
style, unusual harmonisation, images following Asaf Halet Çelebi. The poem
which requires readers to have a certain cultural equipment is a strong one and
shows the importance given to “word” by Hilmi Yavuz.
7. SINIF TÜRKÇE DERS VE ÇALIŞMA KİTAPLARINDA YER ALAN
MİLLİ DEĞERLER
Nahide İrem AZİZOĞLU
Sakarya Üniversitesi, Sakarya / Türkiye

Anahtar Kelimeler: milli değerler, Türkçe ders kitapları, Türkçe çalışma
kitapları.
ÖZET
Türkçe dersinin amaçlarından biri bireylere milli ve evrensel değerleri
kazandırmaktır. Bu nedenle Türkçe dersinde en çok yararlanılan kaynaklar
olan ders kitaplarında milli ve evrensel değerlere yeterince yer verilmelidir.
Ulusal değerler millet, devlet, vatan, ordu, cumhuriyet, ulusal simgeler( ulusal
marş, ulusal anıtlar, ulusal bayram, bayrak), kahramanlık, dil, gelenek ve
görenekler olarak belirlenmiştir. Bu çalışmanın amacı 7. Sınıf Türkçe ders ve
çalışma kitaplarında milli değerlere nasıl ve ne ölçüde yer verildiğini
belirlemektir. Araştırmada betimsel yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın
evrenini 2013-2014 öğretim yılında okutulmakta olan MEB ve özel
yayınevleri tarafından basılan 7. Sınıf Türkçe ders ve çalışma kitapları
oluşturmaktadır. Doküman analizi yaklaşımıyla Türkçe ders ve çalışma
kitaplarındaki metinler ve etkinlikler, milli değerleri taşıma bakımından
değerlendirilmiştir. Araştırma sonuçları ilgili literatür ışığında tartışılmış ve
öneriler dile getirilmiştir.

38

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4326">
                <text>2706</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4327">
                <text>HAMİ YAVUZ'UN ŞİİRİNDE SÖZÜN BÜYÜSÜ</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4328">
                <text>BEĆİROVİĆ, Maida</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4329">
                <text>Hilmi Yavuz, farklı şiir geleneklerinde yararlanarak dili dönüştüren oradan bir  kültür şiiri inşa eden bir şairdir. Yahya Kemal’in “hissin tâ kendisi olan  mısrayı yazma/söyleme edimini, “bireysel bir söz” inşa ederek ortaya koyan  Hilmi Yavuz mısrayı esas alır. Semantikten çok dilin estetik yanıyla ilgilenen  Yavuz, Doğu ve Batı şiirini temellük etmiş; şiirini görsel ve işitsel bir zemin  üzerinde terennüm etmiştir. Yavuz’un şiiri, teksif edilmiş bir dikkati, organize  olmuş bir bilinci taşır. Onun şiiri, zihnî bir yoğunlaşmayı üzerinde taşır. Hilmi  Yavuz, kendi şiirini kelimelerle yapılabilen, zanaatkârlık isteyen bir şiir olarak  tanımlar. Şiirimizde “Hilmi Yavuz Şiiri”, imgelerle, alışılmamış  bağdaştırmalarla, biçim ve semantik özellikleriyle; Asaf Halet Çelebiden  sonra, şifreli yeni bir şiiridir. Okuyucudan belli bir kültür donanımı isteyen bu  şiir sağlam olduğu kadar, Hilmi Yavuz’un “Söz”e verdiği önemin, poetik bir  göstergesidir.  TEH MAGIC OF “WORD” IN HILMI YAVUZ’S POEM  Key Words: Culture Poem, Word, Semantic, Rhythm, Image  ABSTRACT  Hilmi Yavuz is a poet that transforms the language by employing different  poem traditions and builds a culture poem through it. Hilmi Yavuz, who  presents “Yahya Kemal’s acquisition of writing/telling of the verse which is  the very sense by building “an individual word” bases on verse. Hilmi Yavuz,  who interests in the aesthetic of the language rather than semantic, has taken  East and West poem in possession and created his poem on visual and auditory background. His poem bears an organized conscious and  concentrated care. His poem carries a mental concentration on it. He describes  his poem as the one that can be written with words and needs craftsmanship.  In our poem, “Hilmi Yavuz Poem” is an encoded one with its semantic and  style, unusual harmonisation, images following Asaf Halet Çelebi. The poem  which requires readers to have a certain cultural equipment is a strong one and  shows the importance given to “word” by Hilmi Yavuz.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4330">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4331">
                <text>2014-05-23</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4332">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4333">
                <text>ISSN 2303-582X     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="75">
        <name>P Philology. Linguistics,PA Classical philology,PI Oriental languages and literatures,PN Literature (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
</itemContainer>
