<rdf:RDF xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dcterms="http://purl.org/dc/terms/">
<rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/558">
    <dcterms:title><![CDATA[ESKİ TÜRKÇE KELİMELERİN ATABEY AĞZINDAKİ GÖRÜNÜMÜ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Bu bildiride Eski Türk Yazıtları döneminde yazılmış olan Tonyukuk, Kül  Tegin ve Bilge Kağan yazıtlarında yer alan kelimelerden Atabey ağzına  ulaşanlar tespit edilmiştir. Söz konusu Eski Türkçe kelimelerin ses ve yapı  bilgisi yönünden Atabey ağzındaki mirasçıları ile arasında olan benzerlik ve  ayrılıkları da art zamanlı tarihî ayrımsal-karşılaştırmalı dil bilim yöntemine  göre incelenip belirlenmiştir. Bu çalışmada gerektiğinde incelenen şekillerin  köken bilgisi açıklamalarına da yer verilmiştir. Bu araştırmada kullandığımız  yöntem şu şekilde özetlenebilir: Öncelikle sahanın temel eserlerinden olan  Eski Türk Yazıtlarında üç yazıtın söz varlığı taranarak belirlenmiştir.  Belirlenmiş kelimelerden Atabey ağzına ulaşanların günümüzdeki  görünümleri, anlamları ve örnekleri verilerek sıralandı. Böylece Eski Türkçe  ve Atabey ağzı arasında kelimelerde meydana gelmiş bazı ses, yapı ve anlam  değişmeleri tespit edilmiştir. Kelimelerin yansıttığı leksikolojik gelişmeler art  zamanlı ayrımsal-karşılaştırmalı yöntem ile aydınlatılmaya çalışılmıştır. Sonra  sahanın diğer temel eserleri ile (Orhun Abideleri, Orhon Yazıtları ve Orhon  Yazıtları Araştırmaları) belirlenmiş kelimeler okuma farkı ve anlam yönünden  karşılaştırılmıştır. Çeviri yazı ve anlamlandırma yönünden fark tespit edilmiş  şekiller sahanın temel ve güncel etimoloji sözlüklerinde taranmıştır. Elde  edilen bulgular verildikten sonra kelimelerin günümüzde sahip oldukları  anlamlar belirtilmiştir. İncelenen kelimelerden ses ve yapı olarak Atabey  ağzına aynı şekilde ulaşanlar çalışmamızda verilmiştir. Ayrıca bu fiillerden  anlamsal yönden farklılaşanlar da belirtilmiştir. Daha sonra ise araştırmamıza  konu olan üç eski Türk yazıtındaki kelimelerden Atabey ağzına bazı ses ve  yapı değişiklikleriyle ulaşmış şekiller verilmiştir. Bu şekillerde tespit edilmiş  farklar ses ve yapı açısından incelenmiştir. Bu bölümde yine anlamsal yönden  oluşmuş bir fark varsa açıklanmıştır.    THE VIEW OF OLD TURKISH WORDS IN ATABEY DIALECT  Key words: Old Turkish, Atabey dialect, etymology, linguistics  ABSTRACT  In this work, the old Turkish words having reached Atabey dialect have been  identified. In terms of phonology, morphology and meaning, the old Turkish  words have been compared to Atabey dialect according to the comparative  method. Some etymological explanations have also been taken place when  they are in need . In this study, the method we use can be summarized as  follows: The vocabulary of three inscriptions in the Old Turkish Inscriptions  have been determined by checking the fundamental works in the field. Some  of the determined Turkish words and their roots have reached Atabey dialect.  Their current appearance, meanings and examples were listed. Thus, some  differences occurred in some sound, structure and meaning between Old  Turkish and Atabey dialect have been identified. Some lexical developments  have also been identified through diachronic comparative method. Some  words having some differences in terms of transcription and meaning have  been scanned in the fundamental and current etymological dictionaries. After  giving the findings of scanning, the contemporary meanings of these words  have been indicated. Some words which have reached contemporary Atabey  dialect in the same form in terms of phonems and structure have also been  listed in our work.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2730]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/557">
    <dcterms:title><![CDATA[ESKİ TÜRKÇE FİLLERİN HAKAS TÜRKÇESİNDEKİ GÖRÜNÜMÜ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Bu bildiride Eski Türk Yazıtları döneminde yazılmış olan Tonyukuk, Kül  Tegin ve Bilge Kağan yazıtlarında yer alan fiillerden Hakas Türkçesine  ulaşanlar tespit edilmiştir. Söz konusu Eski Türkçe fiillerin ses ve yapı bilgisi  yönünden günümüz Hakas Türkçesindeki mirasçıları ile arasında olan  benzerlik ve ayrılıkları da art zamanlı tarihî ayrımsal-karşılaştırmalı dil bilim  yöntemine göre incelenip belirlenmiştir. Bu çalışmada gerektiğinde incelenen  şekillerin köken bilgisi açıklamalarına da yer verilmiştir. Bu araştırmada  kullandığımız yöntem şu şekilde özetlenebilir: Öncelikle sahanın temel  eserlerinden olan Eski Türk Yazıtlarında üç yazıtın fiil varlığı taranarak  belirlenmiştir. Belirlenmiş fiil köklerinden Hakas Türkçesine ulaşanların  günümüzdeki görünümleri, anlamları ve örnekleri verilerek sıralandı. Böylece  Eski Türkçe ve Hakas Türkçesi arasında fiillerde meydana gelmiş bazı ses,  yapı ve anlam değişmeleri tespit edilmiştir. Fiillerin yansıttığı leksikolojik  gelişmeler art zamanlı ayrımsal-karşılaştırmalı yöntem ile aydınlatılmaya  çalışılmıştır. Sonra sahanın diğer temel eserleri ile (Orhun Abideleri, Orhon  Yazıtları ve Orhon Yazıtları Araştırmaları) belirlenmiş fiiller okuma farkı ve  anlam yönünden karşılaştırılmıştır. Çeviri yazı ve anlamlandırma yönünden  fark tespit edilmiş şekiller sahanın temel ve güncel etimoloji sözlüklerinde  taranmıştır. Elde edilen bulgular verildikten sonra fiillerin günümüzde sahip  oldukları anlamlar belirtilmiştir. İncelenen fiillerden ses ve yapı olarak günümüz Hakas Türkçesine aynı şekilde ulaşanlar çalışmamızda verilmiştir.  Ayrıca bu fiillerden anlamsal yönden farklılaşanlar da belirtilmiştir. Daha  sonra ise araştırmamıza konu olan üç eski Türk yazıtındaki fiil kök veya  gövdelerinden Hakas Türkçesine bazı ses ve yapı değişiklikleriyle ulaşmış  şekiller verilmiştir. Bu şekillerde tespit edilmiş farklar ses ve yapı açısından  incelenmiştir. Bu bölümde yine anlamsal yönden oluşmuş bir fark varsa  açıklanmıştır.  THE VIEW OF OLD TURKISH VERBS IN KHAKAS TURKISH  Key words: Old Turkish, Khakas Turkish, etymology, linguistics.  In this work, the old Turkish verbs having reached today’s Khakas Turkish  have been identified. In terms of phonology, morphology and meaning, the old  Turkish verbs have been compared to today’s Khakas Turkish according to the  comparative method. Some etymological explanations have also been taken  place when they are in need . In this study, the method we use can be  summarized as follows: The verbs of three inscriptions in the Old Turkish  Inscriptions have been determined by checking the fundamental works in the  field. Some of the determined Turkish verbs and their roots have reached  Khakas Turkish. Their current appearance, meanings and examples were  listed. Thus, some differences occurred in some sound, structure and meaning  between Old Turkish and Khakas Turkish have been identified. Some lexical  developments have also been identified through diachronic comparative  method. Some verbs having some differences in terms of transcription and  meaning have been scanned in the fundamental and current etymological  dictionaries. After giving the findings of scanning, the contemporary meanings  of these verbs have been indicated. Some verbs which have reached  contemporary Khakas Turkish in the same form in terms of phonems and  structure have also been listed in our work.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2638]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/556">
    <dcterms:title><![CDATA[XVII YÜZYIL AZERBAYCAN ŞAİRİ VBOSNA HERSEK’TE BAĞIMSIZLIK SONRASI MİLLİ KİMLİĞİN  İNŞASINDA FOLKLORUN İŞLEVİ VE ÖNEMİ ÜZERİNEAHİD GAZVİNİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Kültürel tarzlar, kalıplar ve yapıların oluşturduğu ve oluşturmaya devam ettiği  bilgi olarak tanımlanması mümkün olan folklor kavramının başta eğlendirme  ve hoşça vakit geçirme, toplumsal kurumlara ve törelere destek verme, eğitim  ve kültürün genç kuşaklara aktarılması, toplumsal ve kişisel baskılardan  kurtulma ve de başkaldırı gibi temel işlevlere sahip olduğu söylenebilir.  Bunun yanında, folklorun en önemli işlevlerinden birinin de kimlik  tanımlamasında önemli bir gösterge olduğu gerçeğidir.  Folklorun bu yönü, özellikle yeni kurulan devletlerin milli kimliklerini  yapılandırmalarında önemli bir işleve sahiptir. Folklor, bağımsızlığına yakın  zamanda kavuşan Bosna Hersek devletinin kendi milli kimliğini  tanımlamasında ve bu kimlik üzerinden kendini tanıtmasında önemli bir işlevi  yerine getirmektedir. Dolayısıyla, Bosna Hersek’te bağımsızlık sonrası milli  kimliğin inşasında folklorun önemli bir işleve sahip olduğunu söylemek  mümkündür. Makalede bu bağlamda, Bosna Hersek’te bağımsızlık sonrası  milli kimliğin inşasında folklorun işlevi ve önemi meselesi üzerinde  durulacaktır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2633]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/555">
    <dcterms:title><![CDATA[TÜRKÇEDEKI EDİLGEN CÜMLENİN ÖZELLİKLERİ VE BU TÜR  CÜMLELERİN BOŞNAKÇA KARŞILIKLARI]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Türkçe ile Boşnakça arasındaki farklılıklar dil bilgisinin tüm dallarında  görülür. Bunun için bu iki dilin edilgen çatıları arasında pek çok farklılık da  vardır. Üç bölümden oluşmakta olan bu çalışmada Türkçede ve Boşnakçada  kullanılan edilgen çatının morfolojik, sentaktik ve semantik özellikleri ele  alınır. Türk ve Boşnak dillerindeki edilgen çatının morfolojik yapısını konu  alan birinci bölümde bu iki dilin edilgen çatıları arasındaki farklılıklar ve  benzerlikler incelenir. İkinci bölümde edilgen cümleler sentaktik ve semantik  açısından tahlil edilir. Bunun yanısıra, bir cümlede gösterilen iş, oluş veya  hareketi yapan ve &#039;&#039;agent&#039;&#039; denilen unsurun açık bir şekilde yer aldığı edilgen  cümlenin Boşnakçaya nasıl çevrilmesi gerektiği tespit edilmeye çalışılır.  Bununla birlikte, agentin dolaylı olarak belirtildiği veya yapısında hiç yer  almadığı edilgen cümlelerin tercüme çeşitleri de incelenir. Cümlede yapılan  işten etkilenen ve &#039;&#039;patient&#039;&#039; olarak adlandırılan unsur, var, yok sözcükler ile  kurulan bazı isim cümlelerinde özne görevini alabilir. Üçüncü bölümde ise bu  tür isim cümlelerinin nasıl çevrilmesi gerektiği ele alınır. Bu çalışmanın ana  amacı Türkçede ve Boşnakçada kullanılan edilgen çatılarının benzer ve farklı  yönlerinin tespit edilmesiyle edilgen cümlelerin tercüme olanaklarının  araştırılmasıdır. Çalışmada iki metod izlenmiştir. Giriş kısmı için analitiktanımlayıcı,  diğer bölümler için ise karşılaştırmalı metot kullanılmıştır. ABSTRACT  The difference between Turkish and Bosnian language is obvious at all  linguistic levels, and the category of passive voice is not an exception. This  paper deals with morphological and syntactical-semantic characteristics,  differences and similarities within the passive category in Turkish and  Bosnian language. The paper consists of three parts, and the first unit involve  the morphological structure of passive voice in Turkish and Bosnian language.  In this part of the research, the characteristics, differences and similarities  within the passive constructions in these two languages are analyzed. The  second part analyzes passive sentences, and the manner of translating passive  in Turkish with explicitly defined general agent, as well as examples of  passive where general agent is implicitly pointed to, but is completely  anonymized. The third part of research deals with Turkish noun sentences  with predicates var and yok, which open up space for grammatical subject  with the role of patient, and their translational equivalents in Bosnian language  are analyzed. It will also attempt to offer translational equivalents of passive  constructions in Turkish. Two methods were employed in the research:  analytical-descriptive method in the introductory part and contrastive method  in elaboration.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2716]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/554">
    <dcterms:title><![CDATA[SOFRACI DİVANI VE NÜSHA TANITIMI]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Dil, kültür ve tarihimizin hazineleri olan Türkçe yazma eserler, yurt içi ve  dışında birçok kütüphane bulunmaktadır. Bunlardan birçoğu incelenmiş olsa  bile bazıları hala bilinmemekte ve gün ışığına çıkmayı beklemektedir. Bu  eserlerden biri de Arnavutluk Milli Kütüphanesi Dr. 7. D. 19 numarada kayıtlı  olan Sofracı Divanı’dır. Eserin Uşşaki tarikatına bağlı Sofracı mahlaslı biri  tarafından yazıldığı anlaşılmakla beraber, Sofracı’nın kim olduğu hakkında  herhangi bir bilgi yoktur. İçindeki şiirlerden Sofracı’nın Uşşaki olduğu ve  Uşşaki şeyhi Cemâleddin Uşşâkî (ö. 1750) döneminde ya da ondan sonra  yaşadığı anlaşılmaktadır. Şiirlerinde sade bir dil kullanan şair dini tasavvufi  şiirler yazmıştır. Bu çalışmamızda Sofracı Divanı’nın nüsha tanıtımı ve  içindeki şiirler hakkında bilgi verilecektir. Kaynaklarda adı veya mahlası  zikredilmeyen Sofracı’nın bu çalışmamız ile edebiyat dünyasında bir  değerlendirmeye tabi tutulacağına inanıyoruz.  SOFRACI’S DİVAN AND ITS DESCRIPTION  Keywords: Sofracı’s Divan, Uşşakî, manuscripts, copy.  ABSTRACT  Turkish manuscripts are treasures of our language, culture and history. These  works are found at many libraries in Turkey and abroad. Many of them have  been studied even though some of them still wait to be known. One of these  works is Sofracı’s Divan. This book was registered at Dr. 7. D. 19 number at  the National Library of Albania. Sofracı who is a member of Uşşaki Cult  wrote this work. There is no information about him in his book or in any other  sources. According to his poems, Sofracı lived during sheikh JamaluddinUşşâkî (d. 1750) period or after him. He used plain language in his poems and  wrote religious mystical poems. In this study, we will present Sofracı’s Divan  and will give information about the content of the book. We belive that our  study will contribute to the literary by introducing Sofracı’s Divan to the  world.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2723]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/553">
    <dcterms:title><![CDATA[TÜRK KÜLTÜRÜNÜN SEVDALİNKA OLUŞUMUNDA ETKİSİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Sevdalinka bosnalı müslümanların halk şarkısı olarak bu toprakların en büyük  zenginliğidir. Bir lirik türü olarak birçok şeyde diğer türlerden değişiyor. Bu  konuda sevdalinkanin doğuşunu ve onu diğer türlere göre benzersiz yapılan  şartlari göreceğiz. İlk ve en büyük sebep Osmanlı İmparatorluğ&#039;unun bu  topraklara gelmesi, Türk kültürünün ve din olarak İslam dininin gelmesidir.  Osmanlının gelişiyle ve onun kültürüyle Bosna halkının yaşama şekli de  değişmektedir. Halkın islama bakişi ve erkeğin kadından uzak durması özlem  yaratıyor ve bunun yanında sevgilisine karşı aşkı gösterecek özel bir aşk  türünü yaratmış. Türk kültürüne bağlı olan savaşlar da bu şarkının oluşumunda  etkisi vardi. Mesela sevilen iki kişinin beraber olmaması, memleket özlemi ve  annenin oğlu özlemi. Dil konusunda da Türk kültürünün etkisi görünmektedir.  Böylece Bosna diline bir sürü Türkçe kelime giriyor ve bugünlerde de halen  sevdalinka&#039;da kullanılır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2671]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/552">
    <dcterms:title><![CDATA[ÖMER HALİS VE BÜYÜK İRAN TARİHİ ADLI ESERİN ÇEVİRİSİ  ÜZERİNE TARİH VE ÇEVİRİ BİLİM ODAKLI BİR İNCELEME]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[İslam’dan sonra Selçuklu Devleti adı altında uzun yıllar aynı topraklarda İran  ve Türkiye Türkleri yaşamışlardır; ancak Osmanlı Devletinin tarih sahnesine  çıkmasıyla beraber İran’da da farklı bir devlet yönetimi yaşanmıştır. En son  Safevi Devletinin oluşması ve iki kardeş devlet ve milletin nedensiz karşı  durmaları ayrışmaya neden olmuştur. Özellikle Safevi devrini İran sınırları  içinde ilk bağımsız Türk ve Şii devleti olarak mercek altına alan Avrupa ve  Türk tarihçileri tam tersine İran’da özellikle Pehlevi devrinden sonra İranlı  devlet olarak kaleme alan yazarlar, çoğu zaman onların Türk olduklarını bile  bilerek göz ardı etmişlerdir. Bu konuya ilişkin tarih kitaplarından biri  Mohammed Ali Furugi’nin Büyük İran Tarihi olarak kaleme alınmış; ancak  aynı politika yazar tarafından yürütülmüştür. Kitap 1926 yılında çevirmen  Ömer Halis tarafından Türkçeye aktarılmış ve tabi ki o dönemin düşünce  normlarına uygun olarak, çeviride haklı olarak birçok değişiklikler  yaşanmıştır. Bu değişiklikler çevirmen tarafından vurgulanarak kitabın ön  sözünde de verilmiştir. Bu çalışmada Gideon Toury’nin normlar kuramı  ışığında kitabın çevirisine ve çeviride gerçekleşen manipülasyonlara bir  okuma yapılacaktır ve çevirmenin tarih düşüncesi, dönemin tarih algısına  dayanarak çeviribilim ışığında irdelenecektir. Çevirmenin ön sözde  vurguladığı değişiklikler de eserin tamamında incelenecek ve çevirmenin  kendi kurallarına ne kadar sadık kaldığı da mercek altına alınacaktır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2687]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/551">
    <dcterms:title><![CDATA[SINIF TÜRKÇE DERS VE ÇALIŞMA KİTAPLARINDA YER ALAN  MİLLİ DEĞERLER]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Türkçe dersinin amaçlarından biri bireylere milli ve evrensel değerleri  kazandırmaktır. Bu nedenle Türkçe dersinde en çok yararlanılan kaynaklar  olan ders kitaplarında milli ve evrensel değerlere yeterince yer verilmelidir.  Ulusal değerler millet, devlet, vatan, ordu, cumhuriyet, ulusal simgeler( ulusal  marş, ulusal anıtlar, ulusal bayram, bayrak), kahramanlık, dil, gelenek ve  görenekler olarak belirlenmiştir. Bu çalışmanın amacı 7. Sınıf Türkçe ders ve  çalışma kitaplarında milli değerlere nasıl ve ne ölçüde yer verildiğini  belirlemektir. Araştırmada betimsel yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın  evrenini 2013-2014 öğretim yılında okutulmakta olan MEB ve özel  yayınevleri tarafından basılan 7. Sınıf Türkçe ders ve çalışma kitapları  oluşturmaktadır. Doküman analizi yaklaşımıyla Türkçe ders ve çalışma  kitaplarındaki metinler ve etkinlikler, milli değerleri taşıma bakımından  değerlendirilmiştir. Araştırma sonuçları ilgili literatür ışığında tartışılmış ve  öneriler dile getirilmiştir. EXAMINATION OF NATIONAL VALUES IN TURKISH TEXT AND  WORKBOOKS OF 7TH GRADE  Key words: national values, Turkish textbooks, Turkish workbooks.  ABSTRACT  One of the aims of Turkish lessons for individuals is to gain national and  universal values. Therefore, the mostly utilized source in Turkish lessons in  textbooks should be given sufficient importance to national and universal  values. National values are defined as nation, government, territory, army,  republic, national symbols (natioanl anthem, national monuments, national  holidays, flag), heroism, language, traditions. The aim of this study is to  determine how and to what extent the national values are given place in the7th  grade textbooks and workbooks. Descriptive method is used in the study. The  7th grade Turkish text and workbooks published by MEB and private  publishers and being taught in 2013-2014 academic year, are the universe of  this study. Texts and activities in Turkish textbooks and workbooks are  evaluated in terms of existence of national values with the approach of  document analysis. Research results have been discussed in the light of  literature and recommendations has been expressed.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2707]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/550">
    <dcterms:title><![CDATA[MEVLANA&#039;NIN MESNEVİ&#039;SİNDE XIII. YÜZYIL HAYATINA DAİR  BAZI FOLKLORİK UNSURLAR]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Mevlana Celaleddin Rumi, yaşamı ve eserleriyle XIII. yüzyılda Anadolu’da  insanlara ümit kaynağı olmuş büyük bir İslam âlimi ve şairdir. Mevlana,  karanlık ve vahşetin hâkim olduğu bir asır olan XIII. yüzyılda Hacı Bektaş-ı  Veli ve Yunus Emre ile birlikte Anadolu’da yeni bir ışık yakmış ve halka  rehberlik yapmıştır. Bu üç veli şahsiyet Anadolu’yu manevi olarak tekrardan  inşa etmişlerdir. Mevlana, âlim ve mutasavvıf vasfının yanında tıpkı Hacı  Bektaş-ı Veli ve Yunus Emre gibi şairlik yönüyle de temayüz eder. Hayatına  sığdırdığı, Mesnevi-i Manevi, Divan-ı Kebir, Fihi Mafih, Mecalis-i Seba ve  Mektubat adlı eserleri edebi birer telif olmalarının yanında din ve tasavvuf  muhtevalı mürşit kitaplardır. Şüphesiz bu eserler arasında dünyaca en maruf  olanı Mesnevi’dir. Bu çalışmada aynı zamanda hissi bir tarih belgesi  niteliğinde bulunan Mesnevi-i Manevi adlı eserde XIII. yüzyılda Anadolu’nun  içtimai hayatına dair bir takım folklorik unsurlar tespit edilerek; Çocuk,  Mektep ve Oyun, Hamam ve Resim, Bayrak, Türkmen ve Köpek, Av, Yas ve  Ağlayıcılar başlıkları altında incelenmeye çalışılmıştır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2640]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/549">
    <dcterms:title><![CDATA[PEND-NÂME-İ ATTÂR’IN TÜRKÇE ŞERHLERİNİN DİL VE ÜSLUP  AÇISINDAN KARŞILAŞTIRILMASI]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[İslamî edebiyata ait bir metni yorumlama temayülü İslamiyet’in ilk  devirlerinden beri bu alanda çeşitli faaliyetlerin gerçekleşmesine, İslamî  edebiyatlara alem olmuş bazı meşhur eserlerin yorumlanmasına zemin  hazırlamıştır. Türklerin İslamiyet’i kabulüyle birlikte Arapça ve Farsçadan  başta dini eserler olmak üzere birçok eser Türkçeye tercüme edilip  yorumlanmıştır. Klasik edebi metinlerin şerhi şarihler için kendi birikimlerini  ortaya koydukları bir düzlemdir. Klasik şerh dediğimiz yorumlama faaliyetine  giren şarihlerin dil üzerindeki tasarrufları; şerhin genelinde sıkça kullanılan  ibareler ve kullanılış amaçları, muhtevalarına göre cümle kuruluşları, atasözü  ve deyim kullanımındaki tutumları, söyleyişle ilgili sanatlara temayülleri, şerh  ettikleri esere müdahale biçimleri de şerhin keyfiyeti hakkında incelenmeye  değer unsurlardandır. Feridüddîn Attâr’ın Pend-nâme’si de Osmanlı  coğrafyasında yüzyıllar boyu çok yaygın olarak okunan ve şöhreti dolayısıyla  birçok tercüme ve şerhi yapılan eserlerden biridir. Biz bu çalışmamızda Pendnâme’nin  Türkçe şerhlerinden birkaçı olan Sa’âdet-nâme (Şem’î), Müfîd  (Abdurrahman Abdî Paşa), Şerh-i Pend-i Attâr (İsmail Hakkı Bursevî), Berg-i  Dervîşân (Mustafa Refî’a) Rûhu’ş-Şurûh (Kilisli Mustafa Rûhî) ve Mâ-hazar  (Mehmed Murad Nakşibendî) adlı eserlerde şarihlerin dil üzerindeki söz  konusu tasarruflarını incelemeye çalışacağız.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2704]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description></rdf:RDF>
