<rdf:RDF xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dcterms="http://purl.org/dc/terms/">
<rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1471">
    <dcterms:title><![CDATA[METİN DİL BİLİMİ AÇISINDAN HACI BAYRAM-I VELÎ&#039;NİN ŞİİRLERİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Metin Bilim, Hacı Bayram-ı Veli, Çağdaş Yöntemler. ÖZET Metin dil bilim; bir metni yapısal ve anlamsal bütünlükleri açısından değerlendirerek ve bu değerlendirmeler sonucunda metni oluşturan temel unsurları anlamaya yönelen yeni bir yöntemdir. Metin dil bilim metni meydana getiren her bir unsuru ayrı ayrı ele alarak değerlendirir ve aralarındaki bağlantıları ortaya koyar. Metin dil bilim metne yaklaşım gerekçeleri birden fazla unsur içermektedir. Metnin görünen ve görünmeyen yapılarının tespit edilerek değerlendirilmesi metin dil biliminin alanına girer. Ayrıca toplumun ritüelleri, gelenekleri, kültürü, sosyal psikolojinin etkileri gibi metnin arka planını oluşturan görünmez güç unsurları ile metin arasındaki bağın ortaya çıkarılarak incelenmesi de metin dil biliminin konusudur. Metin dil bilim açısından metne yaklaşımda, metni meydana getiren kelime ve cümlelerin ele alınmasından çok, metne bütünsel yaklaşım esas alınmaktadır. Metni oluşturan bağlantılar ve bunların birbirleriyle olan ilişkileri üzerinde durulmaktadır. Metin dil bilim, metnin işlevsel yapısından yola çıkarak birbirleriyle olan işlevsel bağlantılarını da irdeler. Bu bağlantılar en çok şiirin yapısında ortaya çıkmaktadır. Şiir kendine özgü yapısıyla diğer edebi metinlerden ayrı bir niteliğe sahiptir. Bu nedenle şiir değerlendirmelerde eski şerh yöntemleriyle beraber metin dil bilimi bir araya geldiği zaman Türk şiirinin zengin anlam çeşitliliği ve derinliğinin daha net bir biçimde ortaya çıkacağı ve Türkçenin söyleyiş gücünün bir kere daha örnekleriyle vurgulanacağı görülecektir. Bu çalışmada Anadolu coğrafyasında Türkçe ile şiirler yazan Hacı Bayram-ı Veli’nin şiirleri, şerh yöntemi ve metin dil bilimi yöntemi bir araya getirilerek incelenmeye çalışılmıştır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[1872]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1470">
    <dcterms:title><![CDATA[GÉRARD DE NERVAL’İN GÖZLEMLEDİĞİ DOĞU’DA TÜRK / OSMANLI İMGESİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Gérard de Nerval, Doğu&#039;da Seyahat, Türk / Osmanlı İmgesi, Oryantalizm, Öteki.  ÖZET  Çalışmada, Fransız şair, yazar ve romantik gezginlerinden Gérard de Nerval&#039;in Doğu&#039;da Seyahat adlı romanında gün ışığına çıkan Türk / Osmanlı imgesi, metne bağlı inceleme yöntemi ışığında çözümlenmeye çalışılacaktır. XIX. yüzyılın ortalarında uzun zamandır düşlediği İstanbul&#039;a gelen ve Osmanlı kültürüne derin bir sevgi ile bağlanması sonucunda gündemde kalmayı başarmış romantik bir gezgindir Nerval. Düşler ve gündelik yaşam arasında sıkışan yazar, giderek artan bir biçimde benliğindeki gelgitlerle boğuşurken, gecesini aydınlatacak olan ışığı Doğu&#039;da görür. Antik dönemden beri &quot;romantiğin yeri&quot;, &quot;egzotik varlığın mekânı&quot;, &quot;sahiplenici veya tahakküm altına alıcı anıların ve deneyimlerin ülkesi&quot; olan bu uzamda kendi söylencesini oluşturur. Okur, Batı izlenimleriyle açılıp Mısır ve Suriye&#039;den sonra İstanbul&#039;a dek uzanan yapıtın odak noktasında Türk / Osmanlı imgesine yakından tanıklık eder. Nerval, gezdiği bu uzamların, efsanelerini, fantastik öykülerini, geleneklerini, göreneklerini, tarihini, toplumsal ve siyasal düzenine ilişkin saptamalarını bazen bir tarihçinin bazen de bir sosyologun bakışıyla titizlikle aktarır. Düşle gerçeklik arasında gidip gelen Nerval, hep merak konusu olan ve çoğunlukla mistik bir ruhla bağlandığı Doğu&#039;da, geçmişini ve kendi tinsel dünyasını ararken, ötekini / başkasını nesnel olarak algılamaya yönelir. İstanbul ve özellikle Pera&#039;daki izlenimleri, harem yaşantısına olan ilgisi, Türklerin Müslüman olmayanlara karşı gösterdikleri hoşgörüdeki başarısı, derviş tekkeleri, mezarlıkların güzellikleri, pazarlar, Ramazan geceleri, bayramlar gibi konularda yazarın aktardığı bilgiler, yapıtın kültürel artalanını oluşturur. Öznel bir bakış açısından aktarılan ve her satırında yazarın soluğunun duyumsandığı Doğu&#039;da Seyahat yapıtından yola çıkarak Türk / Osmanlı imgesi irdelenmeye çalışılmıştır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2021]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1469">
    <dcterms:title><![CDATA[MİZAH AKTARIMINDA KÜLTÜREL BELLEĞİN KULLANIMI: FERHAT İLE ŞİRİN]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Ferhat ile Şirin, karikatür, hikâye, mizah, kültürel bellek.  ÖZET  Mizahın bir iletişim aracı olarak kullanımı, halk kültüründe önemli bir yere sahiptir. Geleneğin taşıyıcısı olan kodlar günümüzde karikatüristler tarafından sıkça kullanılmaktadır. Yani, fıkralar, hikâyeler, destanlar, efsaneler, mitler karikatür sektörü için önemli bir malzeme teşkil eder. Karikatüristler, karikatürlere referans olan ana metinlere sürekli gönderimde bulunurlar. Bu çalışmada, nesilden nesile sözlü ve yazılı kültür yoluyla aktarılan, Anadolu ve İran coğrafyasında önemli bir yere sahip olan, zaman içinde varyantlaşan Ferhat ile Şirin hikâyesinin, karikatürlerle nasıl dönüşüme uğradığı/yeniden yazıldığı üzerinde durulmuştur.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2167]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1468">
    <dcterms:title><![CDATA[KERİM GURBANNEPESOV&#039;UN “MUGALLİMİN SÖZİ“ ADLI ŞİİRİNDEN HAREKETLE TÜRKMEN ÇOCUK EDEBİYATI ŰZERİNE BİR DEĞERLENDİRME]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Türkmen Çocuk Edebiyatı, Kerim Gurbannepesov, Türk Dünyası Edebiyatı.  ÖZET  Bildiride son dönem Türkmen edebiyatının önemli şahsiyetlerinden olan Kerim Gurbannepesov&#039;un “Mugallımın Sözi“ adlı şiirinden yola çıkılarak Türkmen Çocuk Edebiyatı üzerine birtakım değerlendirmelerde bulunulmuştur. Şiirde işlenen değerler millî, kültürel ve toplumsal açıdan ele alınmış ve üzerinde çeşitli değerlendirilmeler yapılmıştır. Türk Dünyası edebiyatları içinde önemli bir yere sahip olan Türkmen Çocuk Edebiyatı 1920&#039;li yıllardan sonra büyük bir atılım içine girmiş ve önemli şahsiyetler yetiştirmiştir. Bu şahsiyetlerden biri de döneminin “Mahtumgulu“su olarak anılan Kerim Gurbannepesov&#039;dur. Gurbannepesov, hem büyükler için, hem de çocuklar için verdiği eserlerle haklı bir üne kavuşmuş şairdir. Onun “Mugallımın Sözi“ adlı şiiri de bu özellikleri ve içeriği ile çocuk edebiyatı açısından dikkatleri çeker.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[1858]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1467">
    <dcterms:title><![CDATA[ADNÎ RECEB DEDE DİVÂNI’NDA MEVLÂNA]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Mevlânâ, Divân şiiri, Adnî. ÖZET  Türk İslam medeniyetinin yetiştirdiği en önemli isimlerden biri olan Mevlânâ, derin fikirleri, dehâsı, eşsiz sevgi ve hoşgörüsüyle gerek yaşamı gerekse ölümünden sonra pek çok topluluğu etkilemiş büyük bir mutasavvıf, âlim ve şairdir. Birçok divan şairi Mevlânâ’nın düşünceleri çevresinde kurulan Mevlevîlik tarikatına intisap etmiş, Mevlevîliğe sevgi duymuş ve Mevlânâ’ya duydukları sevgiyi şiirlerinde sıkça dile getirmiştir. Zamanla Mevlevîlik adeta şair yetiştiren bir ocak haline gelmiştir. Bu ocakta yetişen şairlerden biri de 17.yüzyıl Mevlevî şairlerinden Adnî Receb Dede’dir. Adnî’nin Divânı tarandığında 7’si Mevlânâ’ya, 1’i Şems-i Tebrîzî’ye, 1’i de Mesnevî’ye yazılmış 9 na’t ve Mevlâna’ya ait birçok unsur görülmektedir. Bu çalışmada tespit edilen unsurlardan hareketle Mevlevî bir divan şairi olan Adnî’nin gözünden Mevlânâ’ya bakmaya çalışılmıştır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[1994]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1466">
    <dcterms:title><![CDATA[AYVAZ DEDE’NİN İSLAMİ YÖNDEN BOŞNAKLARA ETKİSİ VE AYVAZ DEDE ŞENLİKLERİNE GENEL BAKIŞ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Boşnak Halk Edebiyatı, Ayvaz Dede, Ayvaz Dede Şenlikleri.  ÖZET  Yüzyıllar boyu Osmanlı Devleti’nin hâkimiyetinde kalmış olan, Balkanların içinde bize en yakın olanı Bosna’da Türk kültürünün tesiri çok fazla olmuştur. Yüzyıllar boyu bu etkileşimde İslamiyet’in önemli bir rolü vardır. İslamiyet Boşnaklarla aramızda gönül bağı kurmuştur. Bu bağlamda Bosna-Hersek’in Yunus Emre’si sayılan Horasan erenlerinden Ayvaz Dede’nin de Bogomilizm dini’ni yaşayan Boşnaklarla gönül bağı vardır. Bu çalışmada Bogomilizm dinini yaşayan Boşnaklara Ayvaz Dede’nin İslami yaşamının etkisi araştırılmıştır. Bununla birlikte Boşnak halkının gönlünde taht kuran, Yugoslavya Devleti’nin varlık gösterdiği zamanda kutlanmayan veya kutlanamayan lakin unutulmayan kendi devletlerini kurduklarında anılan Ayvaz Dede Şenliklerine genel bir bakışıda ele almaktadır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2188]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1465">
    <dcterms:title><![CDATA[GAZETELERE YANSI(MA)YAN KÜLTÜR, SANAT VE EDEBİYAT]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Kültür, sanat, haber, gazete.  ÖZET  Gazeteler, siyasetten ekonomiye, spordan magazine kadar çok çeşitli haberlerle okurlarını aydınlatmaya çalışmaktadır. Türk basınının anılan alanlara ilişkin zengin bir içerik sunduğu gözlenmektedir. Gazetelerin kültür, sanat ve edebiyata ilişkin haber, yazı ve yorumlarının yeterli, tatmin edici ve bilgilendirici olduğunu söylemek ise mümkün değildir. Gazetelerin kültür, sanat ve edebiyatla ilgili haber, yazı ve yorumlar için ayırdığı alan çok sınırlı ve içerik açısından çok yetersiz kalmaktadır; bu durum ekonomi, siyaset, spor gibi alanlarla karşılaştırınca daha belirgin bir hal almaktadır. Üstelik bazı gazetelerin “kültür-sanat” sayfalarının bulunmadığı ya da bazı günler diğer alanlarla ilgili haberlerin fazlalığı durumunda bu sayfaların iptal edildiği de bilinmektedir. Bu durum, kültür, sanat ve edebiyat ile ilgisi “yüzeysel” olan ortalama gazete okuru için ciddi bir sorundur; bu alanlara ilişkin haber, bilgi ve tartışmaları gazeteler aracılığıyla takip edenler bu imkândan da mahrum kalmaktadır. Bu çalışmada Türk basınını temsilen gazetelerin kültür, sanat ve edebiyatla ilgili sayfaları/haberleri içerik çözümlemesi ve söylem analizi ile tahkik edilmiş ve yukarıda dile getirilen varsayımın doğruluğu sınanmıştır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2205]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1464">
    <dcterms:title><![CDATA[YUNUS EMRE ÜZERİNE YENİ DİKKATLER]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Yunus Emre ve Kaynakları, Türk Kültür Tarihi, Tasavvuf, Hallac-ı Mansur.  ÖZET  Yunus Emre; Türkçenin varlığını koruması, yaşaması, bir edebiyat ve kültür dili olup gelişmesi yolunda çaba sarf etmiş büyük şairlerin başında gelir. Birden çok şairin katkılarıyla oluştuğu anlaşılan Yunus külliyatının tefrik edilmesini sağlamak, Yunus’un hayatı hakkında yanlış bilinen ve karanlıkta kalan noktaları aydınlatmak ve Yunus’un beslendiği kaynakları değerlendirerek bugünle bağlantısını kurmak, bu çalışmanın amaçları arasındadır. Bununla birlikte temel amaç; mevcut ve yeni belgeler ışığında Yunus’la ilgili düşünce dağarcığımızı geliştirmek ve yanlış anlamaları düzelterek Yunus külliyatına yeni katkılar yapmaktır. Yapılan çalışmalarda “Yunus Emre”, “Kadirî”, “Nakşî” ve “Alevî Bektaşi” olmak üzere dört farklı Yunus ile karşılaşılmaktadır. Yunus Emre ile diğer Yunuslar arasındaki en büyük farklılık; şairlerin eğitim düzeyi, dünya görüşleri, hayat standartları, çevreleri gibi faktörlerin ortaya koyduğu üsluplarından anlaşılmaktadır. Ayrıca mezarının Orta Anadolu, Konya, Kırşehir ve Eskişehir civarında olduğuna ilişkin bilgiler verilmektedir. Bu durum, Yunus’un düşünce ve gönül dünyasının genişliği ile açıklanabilir. Ne var ki yeni bilgiler, Yunus’un mezarının Aksaray’da olduğunu göstermektedir. Yunus Emre’nin şiirlerine bakıldığında şairin, İslam tasavvufu, mahallî unsurlar, dinler tarihi, hadisler gibi çeşitli kaynaklardan beslendiği görülmektedir.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2181]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1463">
    <dcterms:title><![CDATA[ANADOLU TIBBİ FOLKLORÜNDE TELKİNLE TEDAVİ VE BU ÇERÇEVEDE ŞEKİLLENEN EDEBİ VERİMLER]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Tedavi, telkin, tıbbi folklor, gelenek, alternatif tıp.  ÖZET  Geleneksel tıbbi uygulamalar, yüzyıllarca insanlığa hizmet etmiştir. Modern tıpla birlikte gelişen tedavi imkânlarının çokluğu, geleneksel tedavileri yok edememiştir. Bu uygulamalar Anadolu coğrafyasında varlığını hala devam ettirmektedir. İyi ve kötü telkinin hastalık üzerine tesiri modern tıbbın da kabul ettiği bir gerçektir. Folklorumuzda telkinle tedavi, kuralları kısmen çizilmiş bir gelenek aktarımı sayesinde belirli kişiler tarafından yapılmaktadır. İlk dönem Türkçe el yazması tıp kitaplarında da bahsi geçen bu uygulamalar dikkat çekicidir. Bu bildiride, bağlam merkezli halkbilimi kuramlarından performans teori yardımıyla son bir yıl içinde Anadolu coğrafyasından Ordu, Bilecik, Samsun, Hatay, Elazığ illerinden derleme örnekleri ve yazılı kaynaklar ışığında telkinle tedavi uygulamaları hakkında bilgiler verilmiştir. Amaç, Türk kültürünün izlerini taşıyan halkbiliminin bu alanının tanınmasına katkı sağlamaktır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2116]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1462">
    <dcterms:title><![CDATA[FATİH SULTAN MEHMET’İN DİVANİNDA GÖNÜL]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Gönül, Dil, Ask.  ÖZET  Gönül edebiyatımızın varoluşundan beri ele alınan en önemli konulardan biridir. Özellikle klasik edebiyatımız açısından çok önemli bir mazmundur. Gönül Arapça; kalp, hatır farsça; dil, derûn Türkçe’ de ise yürek kelimesi anlamına gelir.  teşbih ve mecaza konu olmuştur. Bazen sevgilinin evi, ibadethanesi hükmünde olur. Bazense aşk ateşinde harap olmuş bir viranedir. Bazen padişahın bir ülkesi, tacı, tahtı bazense hiç değer vermediği bir mefhumdur. Gönül bazen sevgilinin aynası bazense aşkın ateşiyle eriyen bir mumdur. Bu teşbihlerin benzetmelerin edebiyatımızda sonu yoktur. Bilhassa divan edebiyatımız açısından gönül mefhumu çok önemlidir. Bu mefhuma değinmemiş bir şairimiz yoktur. İnsan bu önemli mazmunu anlatmadan hislerini duygularını nasıl anlatabilir ki. Özellikle divan şiiri dünyasında gönül birçok farklı yönleriyle ele alınmıştır. 15. Yüzyıl edebiyatımızda gönül mefhumunu en güzel işleyen şairlerimizden biriside Fatih Sultan Mehmet’tir. Bu bildirimizde Fatih Sultan Mehmet’in kısaca hayatından bahsedilmiş ve divanında gönül mefhumunu nasıl işlediği ele alınmıştır. Klasik Edebiyatımızda ‘Avnî’ mahlasıyla tanınan Sultanımızın devlet  Edebiyatımızda gönül birçok  yönetiminde çok güçlü olduğu gibi divanı da oldukça başarılı ve güçlüdür.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2003]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description></rdf:RDF>
