<rdf:RDF xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dcterms="http://purl.org/dc/terms/">
<rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1367">
    <dcterms:title><![CDATA[MURATHAN MUNGAN’DAN AVANGART BİR POETİK-ROMAN: ŞAİRİN ROMANI]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Poetika, Şairin Romanı, Murathan Mungan, Poetik-roman.  ÖZET  Edebiyat teorisi üzerine yapılan çalışmaların tarihi, neredeyse yazılı edebiyatın tarihi kadar eskidir. Şairler, yazarlar ve edebiyatçılar bir taraftan sanatsal bir üretim içersinde olurken; öte taraftan sanat eserinin içeriğini, yapısını, tekniğini ve oluşumunu açıklamaya çalışan teorik çalışmalar üretirler. Bu teorik çalışmaların en önemlisi de tarih boyunca farklı anlamlar kazanan poetikadır. Önceleri Aristoteles’in -aynı zamanda türün ilk örneği olan- Poetika’sından hareketle trajedi ve destan türlerinin temel özelliklerinin ve bileşenlerinin ortaya konmasına dayanan poetik çalışmaların çerçevesi; sonraları, daha çok şiirle sınırlandırılır. Özellikle 19. yüzyıldan sonra bu yönü daha da belirginleşen poetika kavramı, şiiri genel anlamda kavrayan, onun biçimini, muhteviyatını, üslubunu, estetiğini kapsayan konuları belli bir örneğe bağlı kalmaksızın irdeleyen bir bilgi dalına dönüşür. Bu bağlamda birçok şair, şiire dair fikirlerini, şiir anlayışlarını yansıtan poetikalar kaleme alır. Bu poetikalar, kimi zaman şairin poetik fikirlerini yazdığı şiirler aracılığıyla dile getirmek istemesi sebebiyle manzum; kimi zaman da teorik bir çerçeve oluşturma gayesiyle mensur bir karakter taşıyabilir. İşte bu teorik bağlam içerisinde Çağdaş Türk Edebiyatının önemli kalemlerinden Murathan Mungan, Şairin Romanı adlı eseriyle poetik metinlere farklı bir boyut kazandırır. Çünkü sadece Türk Edebiyatında değil; belki de Dünya Edebiyatı içerisinde ilk kez bir şair, poetikasını yazdığı bir roman üzerinden açıklar, okurla paylaşır. Neticede fantastik, ütopik ve polisiye roman havası taşıyan Şairin Romanı, aynı zamanda şiir sanatını merkezine alan, şiirin yapısal, varoluşsal ve teknik meselelerine çeşitli vesilelerle değinen avangart bir poetik-roman olarak okunabilir.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2215]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1491">
    <dcterms:title><![CDATA[MUSAHİPZADE CELAL’İN “ESKİ İSTANBUL YAŞAYIŞI” ADLI ESERİNDE GÜNDELİK YAŞAM]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Musahipzade Celal, İstanbul, kültür, gelenek, gündelik yaşam.  ÖZET  İstanbul, çok eski devirlerden günümüze kadar doğal güzellikleri, tarihî yapıları ve zengin kültürel birikimiyle yerli/ yabancı pek çok sanatkârın ilgisini çekmiş ve takdirini kazanmıştır. Bu bağlamda ciltler dolusu eser kaleme alınmıştır. Söz konusu zengin kültürel mirasa ilgi duyanlardan biri de Musahipzade Celal’dir. Türk edebiyatında tiyatro türünün önemli temsilcilerinden biri olan Musahipzade, bizzat gözlemlediği ya da büyüklerinden dinlediği son iki yüz yıllık Osmanlı yaşama biçimini çeşitli görünüşleriyle eserlerine yansıtır. Bu eserlerden bir tanesi de “Eski İstanbul Yaşayışı”dır. Yazar tiyatrolarında Osmanlıya karşı ironik bir tavır sergiler. 1946’da kaleme alınan bu eserde ise, daha nesnel, daha sevecen bir tavır takınır. Bu eser daha çok anı niteliğindedir. Eserde, Osmanlı gelenek ve göreneklerine etraflıca yer verilir. Bu zengin kültürel birikim içerisinde aile yaşamı, meslek grupları, eğlence kültürü, giyim-kuşam geniş bir şekilde yer alır. Yazarın diğer eserlerindeki dil ve üslup özensizliği bu eserde de göze çarpmaktadır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2269]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/3126">
    <dcterms:title><![CDATA[Music and Language]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[The argument for using music in educational context has been debated for years.  The literature in this field is mostly based on anecdotal stories and the researchers mostly base  their studies using the other disciplines such as psychology and philosophy. Under the  umbrella term “Music and Language”, this paper discusses the relationship between music and  language in a broader context even including its use in curing speech deficits in braindamaged  people. More specifically, it addresses how both affect each other, the significance of  music in teaching and learning languages as well. The paper is likely to suggest certain  pedagogic implications to be utilized not only in language teaching but also in education in  general.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:date><![CDATA[2010-06]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[459]]></dcterms:extent>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1397">
    <dcterms:title><![CDATA[MUSTAFA KUTLU ANLATISINDA SİNEMA DİLİ VE GÖRSEL ARKA PLAN]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Mustafa Kutlu, Hikâye, Sinema, Gelenek  ÖZET  Bu çalışmada Mustafa Kutlu’nun, ‘’Uzun Hikâye’’ anlatısı bağlamında, eserlerindeki sinema dili ve görsel arka plan ele alınmıştır. Çalışmamızda sinemanın kendine özgü anlatım dili üzerinde durulmuş ve bu dilin, Kutlu’nun eserlerindeki izdüşümleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Edebiyat ile sinema’nın anlatım imkânları ve dili farklıdır. Ancak bize göre doğu anlatı gelenekleri, sinema dilinin görsel kodlarını da içinde barındırmakta ve sinema sanatı için bir kaynak teşkil etmektedir. Hem biçim hem de içerik olarak Mustafa Kutlu anlatısının, yazı dili ile görsel dil arasındaki geçişkenliğinin ve birbirine dönüştürülebilirliğinin arkasında, doğu anlatı geleneklerinin görsel anlatım diline ve dolayısıyla sinema sanatına yakınlığı ve yatkınlığı vardır. Eserlerinde geleneksel anlatı biçimlerinden faydalanan ve ‘’hikâyesini’’ doğu anlatı üslubu üzerine kuran Kutlu’nun anlatısının, özgün bir biçim/biçem arayışı içinde olan ‘’Türk Sineması’’ için de özel bir örnek teşkil edeceği düşünülmektedir.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2297]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1447">
    <dcterms:title><![CDATA[MUSTAFA KUTLU’NUN “UZUN HİKÂYE” ADLI ESERİNDE TÜRKÇENİN SÖZ VARLIĞI]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Söz varlığı, Türkçe, Uzun Hikâye, Mustafa Kutlu.  ÖZET  Mustafa Kutlu, son dönem Türk edebiyatının hikâyecilik alanında dikkat çeken isimlerinden biridir. 2000 yılında yayımlanan “Uzun Hikâye” adlı eseri, yazarın yaşamından izler taşıyan, otobiyografik bir eserdir. Yeryüzünün eski ve köklü dilleri arasında bulunan Türkçe, son derece kıvrak ve zengin bir dildir. Bu kıvraklık ve zenginlik, dolayısıyla anlatım olanağına yansımış, yüzyılların imbiğinden damıtılarak günümüze dek ulaşmıştır. Şairlerin ve sanatçıların kılavuzluğunda gelişen Türkçe, onların katkılarıyla daha güçlü bir nitelik kazanmıştır. Söz varlığı, bir dilin sadece sesleri, sözcükleri ve kalıp sözlerinin donmuş şekillerinden ibaret olmayıp aynı zamanda bir toplumun maddi ve manevi yaşamını bütün gerçekliğiyle ortaya koyan, canlı bir sistemdir. Bir dilin söz varlığı, Aksan’ın belirttiği gibi, sözcüklerin yanı sıra deyim, ikileme, terim, atasözü, kalıp söz, çeviri söz gibi yapıları içeren bütünün adıdır. Bu bağlamda söz varlığı, dilin tarihini ve kavram dünyasını aydınlatmakta; yüzyıllar boyunca ortaya çıkan ses, biçim, söz dizimi ve anlam değişikliklerini yansıtmakta, hangi diller arasında ne tür değişimlerin gerçekleştiğini göstermektedir. Bu çalışmada, Mustafa Kutlu’nun “Uzun Hikâye” adlı eserinde Türkçenin söz varlığının nasıl kullanıldığı sorusunun cevabı aranmıştır. Bu nedenle çalışma, betimsel niteliklidir. Nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi ile gerçekleştirilmiştir.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2217]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1481">
    <dcterms:title><![CDATA[MUSTAFA KUTLU’NUN HİKÂYELERİNDE ZAMAN İFADELERİ VE BU İFADELERE YANSIYAN ZİHNİYET ÜZERİNE BAZI DİKKATLER]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Mustafa Kutlu, Modern Türk Hikâyesi, Zaman, Zihniyet.  ÖZET  Bütün hikâye ve roman yazarlarının yaptığı iş esasında bir “öykü/hikâye” anlatmaktır. Bir anlatıcı/yazar, “anlatıcı, öykü, yer, zaman, kişiler” vb. unsurlar etrafında hikâyeyi anlatır. Bu hikâye anlatmanın doğasında vardır. Bir yazarı özgün yapan hikâyedeki bu unsurlar değil, bu unsurları düzenleme tarzıdır. Düzenlenen bu unsurlar dil ile anlatılır, hayat kazanırlar. Her anlatımda bir bakış açısı vardır. Bakış açısı bir zihniyeti de gösterir. Edebi metinde okura verilmek istenen mesajlara giderken bakış açısını göz ardı edemeyiz. Hikâye/romanın unsurlarından birisi olan “zaman” değişik zaman ifadeleriyle anlatılır. Metindeki zaman ifadelerine de bir zihniyet yansıyabilir. Modern Türk hikâyeciliğinin en önemli isimlerinden birisi olan Mustafa Kutlu’nun hikâyeleri bu açıdan zengin zaman ifadeleri ile doludur. Bu bildiride, Mustafa Kutlu’nun hikâyelerindeki zaman ifadelerine yansıyan “zihniyet” konusu üzerinde durulmuştur.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2219]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/602">
    <dcterms:title><![CDATA[MUSTAFA KUTLU’NUN ZAFER YAHUT HİÇ HİKÂYESİNDE  ANLATIM TEKNİKLERİ VE TEMATİK UNSURLAR AÇISINDAN  BİR BAKIŞ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Yazı hayatına 1970’li yılların başında katılan Mustafa Kutlu, Türk  hikâyeciliğinde kendine özgü bir yere sahiptir. Kutlu, anlatımda geleneğe  yönelmiş, böylece de gelenekle modern hikâye tarzının sentezine ulaşarak,  yeni ve farklı bir hikâye tarzı geliştirmiştir. Bugün “yaşayan mektep” olarak  bilinen Kutlu’nun şimdiye kadar yirmi hikâye kitabı çıkmıştır. Bu hikâyeler  anlatım tarzı, şekil, muhteva bakımından gösterdikleri değişiklikler dikkate  alınarak araştırmacılar tarafından çeşitli biçimde dönemlere ayrılarak  incelenmiştir. Çalışmada bahsettiğimiz Zafer yahut Hiç hikâyesi, 2000  yılından itibaren Uzun Hikâye kitabıyla başlatılan son döneme girer. Dönemin  genel hususiyetlerini yansıtan hikâye, burada olay örgüsü, konular, kişiler,  zaman, mekân, bakış açısı ve anlatıcı bakımından incelemeye tabi tutulmuştur. ABSTRACT  Mustafa Kutlu, who has begun his creative activity in 1970 has got special  place in the Turkish story writing. He created new and different method of  narration in his story writing combining modern and traditional methods  altogether. Kutlu who has been known with his “Live School” published 20  story books. The stories had been studied by different researchers on the basis  of the method of narration, style and plot in different periods. Moreover the  classifications of his stories haven’t been differed greatly. The story of “Zafer  yahut Hiç” (“Victory or Nothing”) belongs to the book of “The Long Stories”  beginning from 2000 years. The story which reflected general feature of the  century has been analyzed from the view point of theme, character, time,  setting, view point.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2711]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/3604">
    <dcterms:title><![CDATA[MY WALLET - AI-BASED PERSONAL FINANCE MANAGER<br />
]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[In the contemporary financial landscape, many individuals face significant challenges in effectively managing their personal finances. The proliferation of digital transactions often leads to difficulties in comprehensively tracking expenditures, accurately categorizing spending, establishing realistic saving goals, and gaining a clear, consolidated financial overview. This lack of intelligent and streamlined solutions can result in financial oversight, missed opportunities for savings, and increased personal financial stress. <br />
<br />
The main intention of &quot;My Wallet - AI-Based Personal Finance Manager&quot; is to make personal finance management simpler, less time-consuming, and more insightful for every user.<br />
&quot;My Wallet&quot; is a web-based system designed to empower users with an intuitive and intelligent platform for financial control. This system enables individuals to efficiently manage their transactions, track income and expenses, set and monitor saving goals, and maintain a clear overview of their financial health. Key functionalities include secure user authentication, comprehensive transaction management (both manual entry and automated parsing from uploaded bank statements), and dedicated sections for incomes, expenses, upcoming bills, and saving goals. A distinctive feature of this application is its integration of Artificial Intelligence, which intelligently categorizes transactions, detects beneficiaries from bank statement data, and generates personalized saving plans based on user-defined objectives. While designed for ease of use and intuitive navigation, the application<br />
incorporates relatively complex AI algorithms and data processing logic beneath its user-friendly interface.<br />
]]></dcterms:abstract>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/945">
    <dcterms:title><![CDATA[MYTHS AND IMAGINATION AS THE CORE OF SOCIAL AND INDIVIDUAL EXISTENCE IN CERVANTES’ D ON QU I X O T E AND YAŞAR KEMAL’S TRILOGY T H E O T H ER F A C E O F T H E M O U N T A I N]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Myths can play the role of liberator to free individuals from the repression and the feelings of helplessness in the face of strict social rules, customs, and mores. It may not be possible to lead a satisfying life under the overwhelming burden of social facts and realities. As individuals want to be alienated or distanced from the painful effects of social experiences and realities, they resort to the hypnotizing influence of myths that alleviatestheir individual and social problems. In Cervantes’ Don Quixote andYaşar Kemal’sIron Earth, Copper Sky and The Undying Grass it is possible to witness how imagination shapes human behaviors and subverts social taboos. The creation of another imaginary world reflects a desire to escape from the delayed confrontation with unwanted social facts. Individuals console themselves and reinforce their hopes by myths, folk tales, and false stories. In all three novels, social and individual freedom and responsibility outweigh restrictive conventional rules and boundaries in society by transcending time and space. Imagination seems to be the only way of liberation from social and personal depression.Both Yaşar Kemal and Cervantes bear the moral discipline to expose their societies through extravagantly insane characters. Don Quixote is trapped in society and its institutions. He fights against institutionalized society through his imagination, just as Kemal’s villagers desperately create stories and believe in themto avoid their oppressive living conditions under the control of domineering people such as Adil and Sefer in The Undying Grass and Iron Earth, Copper Sky.Therefore the aim of this paper is to explore the effects of myths and imagination upon human behaviors in Cervantes’Don Quixote and Kemal’sIron Earth, Copper Sky and The Undying Grass, which are existentialist works centered on individual and social freedom.    Keywords: myths, imagination, dreams, freedom, reality, existentialist, institutionalized, life, death]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:date><![CDATA[2014]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[3514]]></dcterms:extent>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1441">
    <dcterms:title><![CDATA[NÂ’İLÎ’NİN “ANDELÎB” REDİFLİ GAZELİNİN ŞERHİ VE TEMATİK AÇIDAN İNCELENMESİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Nâ’ilî, Gazel, Andelîb, Şerh, Tema. ÖZET  Bu çalışmanın amacını, 17. yüzyıl divan şairlerinden Nâ’ilî’nin “andelîb” adlı gazelinin tematik açıdan incelenmesi oluşturmaktadır. Gazel, öncelikle klasik şerh metodu ile şerh edilecek, ardından da aynı temanın şaire özgün yanları ele alınacaktır. Divan şiirini anlamak için şiirde kullanılan mazmunlar, temalar hakkında az çok fikir sahibi olmak gerekmektedir. Tabi bunun yanında şairin hayatını, ruh dünyasını bilmek de faydalı olacaktır. Bu yüzden şairin edebi kişiliği ve sanatı hakkında da bilgi verilecektir.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2239]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description></rdf:RDF>
