<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<itemContainer xmlns="http://omeka.org/schemas/omeka-xml/v5" xmlns:xsi="http://www.w3.org/2001/XMLSchema-instance" xsi:schemaLocation="http://omeka.org/schemas/omeka-xml/v5 http://omeka.org/schemas/omeka-xml/v5/omeka-xml-5-0.xsd" uri="https://omeka.ibu.edu.ba/items/browse?output=omeka-xml&amp;page=97&amp;sort_field=Dublin+Core%2CTitle" accessDate="2026-06-14T13:43:33+01:00">
  <miscellaneousContainer>
    <pagination>
      <pageNumber>97</pageNumber>
      <perPage>10</perPage>
      <totalResults>3494</totalResults>
    </pagination>
  </miscellaneousContainer>
  <item itemId="1401" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="1730">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/08b8183e6ae49948454bb7f942765f7c.docx</src>
        <authentication>b0823c122f5363f826c1b3504629a0b2</authentication>
      </file>
      <file fileId="1731">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/ec0523a2c946c8eb3cfda88b82d2b819.pdf</src>
        <authentication>c2b9199bae88ce31b4dd37b704ce1438</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="11129">
                    <text>EFKÂR TEPESİ’NDEN GÜNÜMÜZE TÜRKİYE’NİN KÖY SORUNLARI
Ertuğrul GÜREŞCİ
Ahi Evran Üniversitesi, Kırşehir / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Köy, Efkâr Tepesi, Fakir Baykurt.
ÖZET
Bu çalışmada, yazar Fakir Baykurt’un ‘Efkâr Tepesi’ adlı eserinde dile getirmiş olduğu
Türkiye’deki köy sorunları ile günümüz Türkiye’sindeki benzer sorunların karşılaştırılmalı
olarak ortaya konulması amaçlanmıştır. Çalışma, bir yazarın toplumsal sorunlara bakış açısını
vurgulaması ve özellikle köy sorunlar ile ilgili olarak Fakir Baykurt’un düşüncelerini yansıtması
bakımından önem arz etmektedir.

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
      <file fileId="1732">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/277b6a8fc6cfbf30f195c9f36d43383b.docx</src>
        <authentication>f57340f66b52be252f591f2c7b1d337a</authentication>
      </file>
      <file fileId="1733">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/6676c860f140ed46091cf991780d0c55.pdf</src>
        <authentication>1d96296f38b310b3b03ecaaddcc88eab</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="11130">
                    <text>‘EFKÂR TEPESİ’NDEN’ GÜNÜMÜZE TÜRKİYE’NİN KÖY SORUNLARI
Ertuğrul GÜREŞCİ1

Özet
Bu çalışmada, yazar Fakir Baykurt’un ‘Efkâr Tepesi’ adlı eserinde dile getirmiş olduğu,
Türkiye’deki köy sorunları ile günümüz Türkiye’sindeki benzer sorunların karşılaştırılmalı olarak
ortaya konulması amaçlanmıştır. Çalışma, bir yazarın toplumsal sorunlara bakış açısını vurgulaması ve
özellikle köy sorunlar ile ilgili olarak Fakir Baykurt’un düşüncelerini yansıtması bakımından önem arz
etmektedir.
Anahtar Kelimeler: Fakir Baykurt, Efkâr Tepesi, köy, köylü
THE VILLAGE PROBLEMS OF TURKEY TO PRESENT DAY FROM ‘EFKÂR TEPESİ’
Abstract
In this study is aimed to express as comparative of the village problems in Turkey with the
similar problems in the present day Turkey. The study is important in terms of to appropriate the
opinions of Fakir Baykurt as relation with especially the village problems and to highlight to view
point about the communal problems of an author.
Keywords: Fakir Baykurt, Efkâr Tepesi, village, villager

1. Giriş
Türkiye’de köy ve köylü sorunları ile ilgilenmek, birçok kişi tarafından sadece siyasilerin
ve kamu görevlilerinin işi ve sorumluluğuymuş gibi algılamaktadır. Bu algının, yasal mevzuat
ve kamu hizmetleri düşüncesi açısından doğru olduğu söylenilebilir. Ancak köy ve köylü
sorunları ile ilgilenmek sadece devlete veya siyasi kurumlara düşen bir görev değildir. Sivil
Toplum Kuruluşları (STK), basın mensupları, sanatçılar, köylü ve kentli vatandaşlar ve tatbikî
yazarçizer erbabı da bu sorunlarla ilgilenmekte ve çeşitli platformlarda bunları dile
getirmektedirler.

Köy ve köylü sorunları, elbette her kesimi ilgilendirebilir hatta bu ilgi sorunların çözümüne
katkı bile sağlayabilir. Sorunların ekonomik ve sosyal boyutu hatta hukuki boyutu da olabilir
ki bunların çözümünde mutlaka kamu gücü gereklidir. Bu güç anayasal çerçevede devletin
görev ve sorumlulukları başlığı altında toplanabilir. O zaman köy ve köylü sorunlarının
çözümünde devlet kurumlarının
1

dışındaki

diğer

kesimlerin

özelliklede

Yrd.Doç.Dr., Ahi Evran Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, ispir_ert@hotmail.com

yazanların

�düşünenlerinin katkısı pratikte yani uygulamada olmayabilir ancak teoride bu pek ala
mümkün olabilir. Yazarların veya sanatçıların köylü sorunlarının tespiti, dile getirilmesi ve
devlet kurumlarını bu yönde sevk etmesi veya yönlendirmesi oldukça olasıdır.

Türkiye’nin veya toplumun herhangi bir sorunuyla ilgilenmek birçok sanat dalının ilgisini
çekmektedir. Şarkıda, şiirde, resimde, sinemada, tiyatroda, romanda, hikâyede ve edebi diğer
metinlerde bu sorunlar ifade edilmektedir. Bu ifadelerde bazen güldüren, bazen ağlatan ve
bazen de düşündüren ama genelde eleştirisel bir tarz kullanılmaktadır. Buda sanatçının
doğasında olan bir yaklaşım olsa gerek. Bir yazarın dünyası bazen gördüklerini bazen
duyduklarını ve bazen de hissettikleri yazılarına aktarması ile oluşabilmektedir.

Türkiye’de köy ve köylülerin sorunlarıyla edebiyatçıların ilgilenmesi cumhuriyetin ilk
yıllarından beri süregelen bir olay olmuştur. Özellikle altyapısı tek parti döneminde atılan ve
1950’lerden sonra gelişen ‘Köy Edebiyatı’ kavramı bunu bir nebze olsun ortaya koymaktadır
(Karaömerlioğlu, 2013).

Türkiye’de köy ve köylü sorunlarının çeşitli ekonomik ve sosyal nedenleri bulunmaktadır
(Güreşci, 2006; Tezcan, 2013). Bu sorunları iktisatçılar, sosyologlar, psikologlar, tarım
ekonomistleri, coğrafyacılar ve diğer toplum bilimcileri farklı şekillerde aktarabilmektedir.

Ancak bir edebiyatçının gözüyle bu sorunların ifade edilmesi bambaşka bir şeydir. Çünkü
bu sorunların ifadesinde artık duygular, kızgınlıklar, sevinçler de olaylara karışmıştır. Böylece
her duygu sahibi insan bu sorunlarının artık bir parçası dolayısıyla da çözümünde bir parçası
olmaktadır.

2. 2Yazarın Kısaca Yaşam Öyküsü
Yazar Fakir Baykurt, 1929 yılında Burdur’un Yeşilova İlçesine bağlı Akçaköy’de dünyaya
gelmiştir. Asıl adı Tahir’dir. İlkokulu kendi köyü ve Balıkesir’de tamamlamıştır. Ardından
Isparta Gönen Köy Enstitüsü’nü 1947 yılında bitirmiştir. Uzun yıllar Anadolu'nun çeşitli

2

Bu bilgiler, http://tr.wikipedia.org/wiki/Fakir_Baykurt internet sitesinden özetlenerek alınmıştır.

�köylerinde öğretmenlik yapan yazar, bunun yanı sıra ilköğretim müfettişliği ve sendikacılıkta
yapmıştır. Fakir Baykurt, 1998 yılında Almanya’da vefat etmiştir.

Yazarın çeşitli konularda farklı edebi eserleri bulunmaktadır. Bunlardan bazıları aşağıdaki
gibidir:
1. Romanları: Yılanların Öcü (1954); Tırpan (1970); Kurbağalar (1980).
2. Öyküleri: Çilli (1955); Can Parası (1973); Dikenli Tel (1988).
3. Toplum ve Eğitim Yazıları: Efkâr Tepesi (1960); Kerem İle Aslı (1974).
4. Çocuk Kitapları: Dünya Güzeli (1985); Saka Kuşları (1985).
5. Şiir: Bir Uzun Yol; Dostluğa Akan Şiirler.

Aldığı bazı Ödüller: 1958 Yunus Nadi Roman Ödülü (Yılanların Öcü); 1997 Sedat Simavi
Edebiyat Ödülü (Yarım Ekmek); 1999 Pir Sultan Abdal Derneği Ödülü. Yazarın bunların yanı
sıra çeşitli gazete ve mecmualarda Türkiye’nin eğitim, köy, kalkınma, geri kalmışlık,
sendikacılık vs. konularda yayımlanmış yazıları da bulunmaktadır.

3. ‘3Efkâr Tepesi’ Hakkında Kısa Bilgiler
‘Efkâr Tepesi’ yazarın dördüncü kitabı olup, buradaki yazıların bir kısmı daha önceden
Cumhuriyet gazetesinde yayımlanmıştır. Fakir Baykurt Şavşat’ta bulunduğu sırada, oradaki
olayları çıkış noktası yaparak yazdığı yazılarda, memleketin adeta resmini çekmiştir.

Eser, 1960’da kitap haline getirilerek basılmıştır. Efkâr Tepesi, Yeşil Kurbağalar, Bir Eski
Kaval, Kör Bıçak, Konyalı Kız gibi 25 adet başlıkta yazılar (anılar) bulunmaktadır. Eserde
geçen olaylar gerçek hayattan alınmış ve anı şeklinde anlatılmıştır.

4. Fakir Baykurt’un Gözüyle Türkiye’de Köy Sorunları ve Günümüz Köy Sorunları
İle Karşılaştırılması

Türkiye’de köy ve köylü sorunları ile ilgilenmek bazen bu kesime uzak olan kişilerinde
ilgisini çekmektedir. Bu uzaklık gerek fiziksel gerekse düşünsel bir uzaklık olarak ta ifade
3

Bu bilgiler, yazarın ‘Efkâr Tepesi’ adlı eserinin 1969 yılı baskısın ön sayfasından derlenmiştir.

�edilebilir. Ancak Efkâr Tepesi, Fakir Baykurt’u köy ve köylü sorunları açısından ön plana
çıkartan temel gerçekler aşağıdaki gibi sıralanabilir:

1. Kendisi bir köylü çocuğu olup köyde doğup büyümüştür. Buda köy ve köylü sorunlarını
yaşayarak öğrendiğini göstermektedir.
2. Köylerde uzun yıllar öğretmenlik yapmıştır. Köylerin sorunlarını iyice hissetmiş, duygu
ve düşüncelerini ifade etmeye ve paylaşmaya başlamasına neden olmuştur. Özellikle köylerin
eğitim ile ilgili sorunlarını ön plana çıkartmıştır.
3. Yazardır, ülkenin sorunlarının bir parçası olan köy sorunlarına kendi duygularını da
katarak dile getirmiş ve paylaşmıştır.
Yazar, birçok eserinde toplumsal konulara değinmiş ve özellikle Efkâr Tepesi’nde
öğretmen olarak görev yaptığı Artvin İlinin Şavşat İlçesinin Efkâr Tepesi diye adlandırılan
yüksek bir yerinden dile getirdiği köy ve köylü sorunları ön plana çıkartmıştır.
Fakir Baykurt ‘Efkâr Tepesi’ adlı eserinde Türkiye’deki köy ve köylü sorunlarına
1958-1959 Türkiye’sinden bakmaktadır. Bu yıllarda Türkiye’de köylü nüfusu toplam nüfusun
yaklaşık %68’ini oluşturmaktaydı. Köylerde yoğun olan bu nüfus beraberinde tarıma bağlı
olan ekonomik ve sosyal sorunları da getirmektedir. Köylülerin sorunları gerek dünyada
gerekse Türkiye’de sürekli olarak yoksullukla birlikte anılmakta ve sorun yoksulluk ile
mücadele şeklinde süründürülmektedir (Güreşci, 2006; Gürses, 2007; Schneider and Gugerty,
2011).

Yazarın söz konusu eserinde Türkiye’deki köy sorunlarına bakış açısı aşağıdaki başlıklarda
ifade edilebilir:

1. Eleştirisel bir bakış açısı,
2. Politik bir bakış açısı,
3. Çözüm arayışı arayan bir bakış açısı,
4. Edebi bir dille ifade etme,
Yazarın Efkâr Tepesi’nde ifade ettiği Türkiye’deki köy ve köylü sorunları kendi diliyle
özetle aşağıdaki başlıklarda toplamıştır.

�1. Altyapı sorunları:
-Yollarının olmayışı veya çok kötü oluşu,
-İçme sularının olmayışı veya çok kötü olması,
-Kanalizasyon ve diğer altyapı sorunlarının oldukça fazla oluşu,
-Ev ve hayvan barınaklarının yetersiz oluşu,
-Elektrik olmayışı,
- İletişim olanaklarının olmayışı veya yetersiz oluşu
2. Sosyal altyapı sorunları:
- Yeniliklere temkinli olma,
- Tutucu aile yapısı,
- Ataerkil aile yapısı,

3. Ekonomik Sorunlar
-Fakir ve yoksul oluşları,
-Gurbetçiliğin yaygın oluşu,
-Ekonomik beklenti düzeylerinin yetersiz oluşu,
4. Tarımsal Sorunları
-Kısmen de olsa feodal yapının oluşu,
-Tarımsal arazilerin verimsiz oluşu,
-Tarımsal mekanizasyonun olmayışı,
-Tarım işletmelerin yoksul fakir ve küçük aile işletmelerinden oluşu,
-Tarımda sermaye kullanımının yok denecek kadar az oluşu,
5. Eğitim Sorunları
-Okur-yazar olanı düşük,
-Okul sayısı az,
-Mevcut okullar bakımsız ve araç gereç yönünden yetersiz,
-Aileler çocuk okutma konusunda isteksiz,
-Çocuklarını ileride okutabilecekleri imkânlardan çoğunlukla yoksun olmaları,

�Kısaca Fakir Baykurt’un Efkâr Tepesi’nde Türkiye’de köy ve köylülerin en temel
sorunları,
Yoksulluk, eğitimsiz, ihmal edilmişlik ana başlıklarda toplanabilir. Bu bilgiler ışığında
yazarın ‘Efkâr Tepesi’ adlı eserinde ifade ettiği köy sorunları ile günümüz Türkiye’sindeki
köy sorunları karşılaştırıldığında;
Aradan yaklaşık 55 yıl geçmiş ve bu süreç içerinde bilim, teknoloji ve anlayışların
değiştiği bir gerçektir. Bu durum Türkiye’deki köy ve köylülerinde yapısını, sorunlarını ve
beklentilerini de değiştirmiştir. En büyük değişim Türkiye’de köylü nüfusun toplam nüfus
içerindeki payı %20’lerin altına düşmüş ve ülke nüfusu giderek kentlerde toplanmaya
başlanmıştır. Köyden kente olan göçler köyleri ve köylüleri de değiştirmiştir. Evet, köylerde
yol-su-elektrik-altyapı hizmetleri büyük ölçüde sağlanmış ancak bu hizmetleri verebilecek
nüfusu giderek azalmıştır. Yazar belki günümüzde yaşasaydı ve Efkâr Tepesi’ni tekrar
yazmaya kalksaydı köylerdeki göç, terk edilmişlik ve geride bıraktıkları anıları yazmış
olacaktır. Aradan geçen zaman zarfında köprünün altından çok sular geçmiştir.
5. Sonuç
Çalışmanın sonuç bölümünde yazarın ‘Efkâr Tepesi’ adlı eserinin 1969 yılı baskısının arka
kapak sayfasında ifade edilen gerçeğin aktarılması yerinde olacaktır. Şöyle ki ‘ Türkiye’nin
uzak köşelerinden birinde ta Şavşat’ta, bir tepe vardır. Adı: ‘Efkâr Tepesi’dir. Bu tepeden
bakınca, sanki bütün Türkiye resim gibi insanın önüne serilir. Bu resimde her şeyi bir bir
okumak mümkündür. Baktıkça adamı bir efkâr basar. İnsan ne diyeceğini, ne söyleyeceğini
şaşırır. Bir yanda, göz alabildiğine güzel bir tabiat: yeşil, yeşil, yeşil ama ne yeşil!. Fakat öbür
yanda, olabileceği kadar sefillik, gerilik… Korkunç bir tanzimsizlik! Akıl almaz bir zıtlıktır
bu… Fakir Baykurt, Şavşat’ta bulunduğu sırada, orada gördüklerini çıkış noktası yaparak,
yurdun genel durumuna bakmıştır, bu kitabı yazmıştır. Orada, yapıldıktan üç gün sonra
yıkılan köprüler… Orada başları poçu bağlı gelin mezarları… Orada bir hiç yüzünden biri
birine giren emmioğulları… Susuz, arkasız köy öğretmenleri… Karların kışların ortası
sepetlenen kaymakamlar… Orada her daim bulanık akan seller… Orada kapalı yollar;
doktorsuz ebesiz, ilaçsız doğumlar; doğuramayıp ölen analar… Orada akıp giden zamanlar…
Yurdun halini birde Efkâr Tepesi’nden bakmanın, ayrı anlamı vardır’

�Türkiye’nin köy ve köylü sorunlarına bakıldığında aradan geçen yıllarda bir değişimin ve
gelişmenin yaşandığı bir gerçektir. Ancak bir yazarın bu sorunlara bakışı günümüzde dahi
yine azda olsa eleştirisel bir bakış olacaktır.

Kaynakça
1. Baykurt, F. (1960). Efkar Tepesi, Remzi Kitabevi, Yeni Türk yazarları Serisi: 14,
171s, İstanbul.
2. Güreşci, E. (2006). Türkiye’de Köy Sorunları İçin Çözüm Arayışları. Türktarım
Dergisi, Sayı: 171, 25–33.
3. Gürses, D. (2007). Türkiye’de Yoksulluk ve Yoksullukla Mücadele Politikaları.
Balıkesir Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 17(1), s59-74.
4. Karaömerlioğlu, M. A. (2013). Erken Dönem Türk Edebiyatında Köylüler.
http://www.ata.boun.edu.tr/faculty/Faculty/Asim%20Karaomerlioglu/dogubatisend.pd
f (Erişim tarihi: 13.06.2013).
5. Schneider, K. and Gugerty, M.K. (2011). Agricultural Productivity and Poverty
Reduction: Linkages and Pathways. The Evans School Review, 1(1), 56-74.
6. Tezcan, M. (2013). Memleketimizde Köy Yaşantısının Bazı Toplumsal Sorunları ve
Çözüm Yolları. (http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/40/483/5682.pdf, Erişim tarihi:
10.06.2013).
7. http://tr.wikipedia.org/wiki/Fakir_Baykurt (Erişim tarihi: 09.06.2013).

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11121">
                <text>2198</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11122">
                <text>EFKÂR TEPESİ’NDEN GÜNÜMÜZE TÜRKİYE’NİN KÖY SORUNLARI</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11123">
                <text>GÜREŞCİ, Ertuğrul </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11124">
                <text>Anahtar Kelimeler: Köy, Efkâr Tepesi, Fakir Baykurt.  ÖZET  Bu çalışmada, yazar Fakir Baykurt’un ‘Efkâr Tepesi’ adlı eserinde dile getirmiş olduğu Türkiye’deki köy sorunları ile günümüz Türkiye’sindeki benzer sorunların karşılaştırılmalı olarak ortaya konulması amaçlanmıştır. Çalışma, bir yazarın toplumsal sorunlara bakış açısını vurgulaması ve özellikle köy sorunlar ile ilgili olarak Fakir Baykurt’un düşüncelerini yansıtması bakımından önem arz etmektedir.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11125">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11126">
                <text>2013-05-17</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11127">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11128">
                <text>ISSN 2203-4548     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
  </item>
  <item itemId="470" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="490">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/216603d1a6e89934dab972ce9d8a70e8.pdf</src>
        <authentication>7b1055b5877b16c9be24875812a10c7e</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="3612">
                    <text>EFL ACADEMIC READING ISSUES: MANAGING READING RATE/SPEED
FRUSTRATION AND COMPREHENDING TEXTS

Igballe Miftari
State University of Tetovo, Macedonia
Article History:
Submitted: 08.06.2015
Accepted: 10.08.2015

Abstract: An issue that until recently has been “irrelevant” for me personally and for many other
English teachers, is the issue of reading rate/speed. I presumably believe that most teachers have
never thought of this issue because of limited time for classroom instruction or simply because as
teachers, the level of reading and preparation for classroom instruction is usually plenty. EFL
academic reading however, involves reading different materials in different subjects and courses
and being able to “interact” with them. The issue of interacting with books and texts depends a
great deal on the level of comprehension. At university studies, students are overloaded with
different materials and deadlines that are in fact frustrating. Students are obliged to read “thick
books” in different academic subjects and courses and are over-flooded with known and
unknown terminology, both scientific and professional in the specific field of study. They now
must get the most out of books and must perfectly understand course books in order to pass
exams and gain overall success. For such reasons, students either learn to read faster or don’t
read at all. According to Anderson (1999) “knowing how to read more efficiently and adjusting
reading speed to reading task are critical to this success. (1999:56). Therefore, “increasing
students’ reading rates makes them able to devote greater cognitive capacity to comprehension
skills” (1999:54). The study aims at testing students’ overall comprehension skills using timedreading activities and questionnaires over a period of 4 weeks (12 instruction hours). It will be
conducted with 3 and 4 year students of the English department during their English reading
instruction classes. Other matters of study will be students’ anxiety, frustration, previous
experience with reading, motivation etc.
Keywords: reading rate, frustration, cognitive capacity, comprehension etc.

�An introduction to EFL academic reading
Reading as a general term refers to the process of “decoding words and their meaning on paper,
in written text.” Moreover, it is the interaction of one’s eyes, brain and many other
accompanying factors such as previous experience with texts, imagination, creativity, vocabulary
etc. As Richardson, Morgan and Fleener (2006) put it: “the physical process of reading requires
the eyes to move in a jerky pattern, over the page, stopping to let the brain take in information,
and then moving again. These eye fixations constitute the physical process of reading.” (2006, p.
263) What is important is how readers manipulate the information taken in with a fixation, or
“what goes on between the eye and the brain” rather than from the page to the eye.” (Smith,
1988) According to Ruddell (2005), “reading is the act of constructing meaning while transacting
with text. Just as we use information stored in schemata to understand and interact with the
world around us, so do we use this knowledge to make sense of print.” (2005, p. 30) Rosenblatt
(1994) further states that “every reading is an event, or a transaction, involving a particular
reader and a particular pattern of signs, a text and occurring at a particular time in a particular
context. Instead of two fixed entities acting on one another, the reader and the text are two
aspects of a total dynamic situation. The “meaning” does not reside ready-made “in” the text or
“in” the reader, but happens or comes into being during the transaction between reader and text.
(1994, p. 1063). The major difference between reading and academic reading may be explained
accordingly to why one reads. Grellet (1981) defines two main reasons for reading: reading for
pleasure and reading for information (in order to find out something or in order to do something
with the information you get). (1981, p. 4) Pleasure reading, skimming through a newspaper, a
comic strip etc. may be defined as “ just reading” since the reader in this case is not asked to
reproduce the information afterwards, whereas academic reading is usually reading done in
academic subjects during studies, which requires retaining of information, comprehension etc.
Academic reading requires a depth analysis of the written work i.e. full comprehension and is
usually based upon certain deadlines, exam sessions etc. The extent of comprehension further
“marks” students overall success in both oral and written exams. Therefore, practicing the skill
of retrieving information, managing rate and speed and improving comprehension is the key to
overall success in FL or L2 reading. However, as a separate skill that is usually practiced along
with the other skills, reading is usually “neglected” by teachers. Grabe (2009, 2010) concludes
that: “generally, in a second language (L2) or foreign language (FL) learning context, reading
fluency has been ignored.” However, as Anderson (1999) states, “reading is one of the most
important language skills for ensuring students’ success at all educational levels…” (1999, p.56),
by which practicing reading in a foreign language is mandatory. Therefore, reading should be a
skill taught and practiced throughout the whole learning process, and its’ implementation in
language acquisition should be thought of as a primary source in effectively learning a foreign or
second language.

�Reading speed/rate
Apart from neglecting reading in general, most teachers forget to consider reading rate/speed
which are tied to comprehension and overall frustration. Reading rate refers to how much one
has actually read i.e. ones’ experience with written texts, whereas reading speed refers to how
fast one can skim, scan and retain information i.e. how many w.p.m. (words per minute),
“knowing how to read more efficiently and adjusting reading speed to reading task are critical to
this success (Anderson, 1999, p. 56). Therefore, “increasing students’ reading rates makes them
able to devote greater cognitive capacity to comprehension skills” (1999, p.54) and also “as
reading teachers reflect upon the vital role of increasing students’ reading rates, they will be in a
better position to assist students improve their reading skills.” (1999, p. 64) Failure in improving
this issue results in students’ failure to satisfy themselves and also in frustration when foreign
students must succeed in academic subjects: “when they move into content area reading tasks ,
ESL/EFL students benefit from a fluent reading rate, because they will have increased reading
demands”… and “increased reading fluency can also improve performance on standardized
tests.”(1999, p. 56). Nuttall (1996) describes frustration that may be part of slower reading in her
description of the “vicious cycle of the weak reader” (1996, p. 127) In such cases students lack
of reading rate and comprehension skills make reading a very difficult task, due to which
students’ motivation lacks because: “to many second language readers, reading is a suffocating,
slow, process.” (Jensen, 1986) The optimal reading rate-the process of reading is different for
every individual. According to my own personal philosophy and experience, I would divide
students into 3 categories: those that enjoy reading, those that are neutral and those that dislike
reading. For some (1st group), reading is an enjoyable daily activity, a preferable hobby that
amuses them, neutral reading individuals (2nd group) are those which have nothing against
reading , but which do not have a passion for reading either (this group of students when needed
to complete a term paper will actually read the book), and in the last (3rd group) are those that
simply dislike reading and might have never actually read a book (these students won’t read even
when assignments are due and usually fail the course) All these personal feelings are deeply
related to the whole reading process because rather we like or dislike reading, every subject in
schools and universities is “tied” to reading: there’s no difference in between history and
literature field of studies, since both have “readings”. What differs here is the “reading burden.”
While those that read daily need less time to read through a page, those that never read need
more time, and the reading goes slower: “readers who do not understand often slow down their
reading rate and then do not enjoy reading because it takes so much time.” (1999, p. 59). Dubin
&amp; Bycina (1991) state that: “a rate of 200 wpm (words per minute) would appear to be the
absolute minimum in order to read with full comprehension.” (1991, p. 198). On the other hand,
Jensen (1986) suggests that “300 w.p.m. is the optimal rate and recommends that second
language readers seek to “approximate” native speaker reading rates and comprehension levels in
order to keep up with the classmates.” (1986, p. 106). Whether it is 200 or 300 w.p.m. normally
depends on the text, upon familiarity with the vocabulary items and upon students’ interest. If
students are to read a long passage which contains known vocabulary items, it would normally

�take less time to go through, on the contrary, even if a passage was shorter in length, but
contained long, unfamiliar words, it would normally take longer time to go through. If students
lack interest in the reading, then presumably, both hypotheses fail. In short, reading
comprehension in a foreign or second language requires much more then knowing how to read. It
requires a certain interest, a certain speed and certain interaction with text.

Insufficient/inefficient reading rate causes frustration
The main aim of this article is to discuss issues that have a great impact on reading
comprehension, one of which is frustration caused by insufficient reading rate and speed. I
associate frustration caused during exams, during standardized tests etc. and suggest that reading
speed/rate should be relevant factors in the overall reading process. There are cases when our
students fail because we have not taught them how to extract information, how to focus on
relevant information and how to actually deal with written texts. I personally experienced
difficulty to an extent when passing TOEFL, not because I did not understand the texts, but
because they were too many in number and my time limit was too short. This experience made
me think of time-based tasks and activities that would help learners practice their reading skills
and made me aware of the frustration my students had with readings with limited amount of time
upon which the study was conducted. The study participants were 3rd year students of the English
department, a total of 55 of both genders and between the ages of 20-21. The study lasted over a
period of 4 weeks, during which participants were asked to read different passages and texts,
(Appendix 1) with different terminology and length as fast as possible and to answer
comprehension questions afterwards. The students were previously interviewed (Fig.1) as to
whether they believed that time-based reading caused frustration and if the actual meaning of the
text was lost. Students did not believe that timed-reading actually caused any frustration and
were very self-confident at the beginning however, the results obtained were quite different.
Study procedure
Part 1
Q1. Are
you
a
fast
reader?

Q2.
How
much do
you
read?

Q3. How
many
w.p.m.do
you think
you can
read?

Yes 44

Often
23

Don’t
know 23

Q4.
Do
you think
that timedreading
would
cause
frustration?
Yes 10

Q5. Would it
cause
insufficient
comprehension?

Q6.
Would Personal
your focus be assumption
on your speed,
the time or on
comprehending
the text?

Yes 12

Speed 6

�No 11

Rarely
15

Have
No 29
never
thought of
this issue
12
Never
Am
Don’t
17
curious to know 16
know 20
Fig. 1 Whole Class Interview Questions

No 43

Time 14

Comprehension
35

Study procedure part 2
The students were previously informed about the study, were interviewed and lastly tested, in
duration of 4 weeks. Week 1 proved to be a bit difficult in terms of students’ habit-formation
with the drills. The proceeding weeks were easier, enjoyable and proved to be more successful
once students’ clearly understood their role, the task and once I had pointed out time-consuming
factors that resulted in dissatisfaction (mouthing out words, stopping too long at unknown words,
movement of pens, and other distractions).
Students were seated individually and provided with texts. All students began at the same “start”
time and were to read as fast as they could. (Texts were adopted from “Reading power: reading
faster, thinking skills, reading for pleasure, comprehension skills” Mikulecky &amp; Jeffries, 1986,
Addison-Wesley Publishing Company. Longman, pgs.201/203, 205/206 etc.).
Instructions were clearly explained. Students had to write the start time and read the passage as
quickly as possible. They had to write down the finish time when they were done reading. Start
time minus finish time equaled students’ wpm time. Calculation of time served as a minor
distraction from text. Students were afterwards required to answer comprehension questions
without referring to the text for help. This served as an instrument to actually “measure” how
much students had understood relevant information and how many correct answers they could
provide.

Study hypothesis concluded
Study hypothesis were based upon previous experience while teaching reading comprehension
skills. The following hypotheses were concluded:
H.1. Practiced reading skills develop better comprehension.
My personal assumptions tied to reading were that the more students read, the better they
comprehended. This assumption stands not only for different texts, but even in content areas

�(imagine how little students know about a subject matter during week 1 of lectures, or even
during their whole first month). Even a whole semester can be frustrating. However, the more
students read, analyze and deepen their personal theory regarding the subject matter, the more
they comprehend and the better their results become. Similarly, practicing reading in e SL or FL
would normally enhance better comprehension and develop vocabulary acquisition. Regarding
my first hypothesis, even during timed-reading, practiced reading skills did develop better
comprehension. Even though texts provided always differed in topic, terminology and length,
students scored better results during week 3 and 4 than they did during week 1 or 2.
H.2. Time-based reading results in higher level of frustration.
During students’ interview, most students had self-confidence regarding their frustration level.
They believed that the matter of time would not at all bother them or their level of
comprehension and even denied focusing on their speed rather than on the text. Others believed
that they could manage both factors. Results obtained afterwards were quite different. Students
proved to be frustrated much more with timed-reading activities than during free reading. Their
focus on their speed de-concentrated them from the actual text, resulting in incorrect answers.
H3.Most students’ current optimal reading average is lower than 200 wpm.
My personal assumption regarding students’ optimal reading average was that they were lower
than 200 wpm was basically because students rarely read. Reading rate and speed depend on
students’ experience with written works, either on paper or on screen. Results provided below in
bold (Fig. 2) show that paper based comprehension scores were in their average, even though 20
out of the total were insufficient readers, 30 were average readers and only 5 were good readers
(the term good reader defines those individuals that can read 400 wpm and can comprehend 80%
of the text). Comprehending only 50% or 60% of the text is not efficient especially when
students’ want higher marks.
Screen

Paper

Comprehension

Reader profile

100 wpm

110 wpm

50% (20/55)

Insufficient

200 wpm

240 wpm

60% (30/55)

Average reader

300 wpm

400 wpm

80% (5/55)

Good reader

700 wpm

1000 wpm

85% (0/55)

Excellent, accomplished reader

Fig.2. A general idea of average reading scores
H4. Reading speed depends on terminology, on text length, and upon the fixation of the eyes and
their movement.
In cases when students lack previous knowledge, when they lack vocabulary and do not
understand terminology in texts, the reading normally becomes slower. Students’ stumble over

�unknown words and trying to comprehend texts the reading becomes frustrating and immensely
slow. When longer length texts are used, some things occur. For starters, students tend to focus
on all the information and usually remember only some; longer length texts might contain more
unknown words than shorter texts and normally have more information to remember. There are
some habits that can also slow down the reading for instance, trying to pronounce words while
reading, mouthing them out, and stopping for a longer period of time on the same word. Students
agreed that results during their second, third and fourth time were better after they had practiced
reading with their eyes and not involving other movements. Their reading speed had normally
undergone improvement to some extent.

Limitations of the study
Throughout the years of reading, research and teaching, I have concluded that our ideology,
point of view and personal theory change. We now think deeper and analyze issues that seemed
unnecessary then. Our personal theory has changed accordingly to our students and to their
expectations i.e. their overall success. I am aware of the fact that the instruments, number of
participants and elaboration might not be enough, though I have tried to be brief and to not over
exaggerate. The texts used, I agree could have been different and covered different topics,
however this was only a first attempt and the study is at its initial phase. Since academic reading
issues are part of my PhD dissertation, I aim at specifically designing other instruments and aim
at including a whole chapter on reading speed and rate and other issues. In spite of everything, I
believe that it will still inspire those that will read it and will provide a scope of information,
experience and contribution.

Conclusion and further recommendations
The focus of this paper was to address the issues of reading rate/ speed and reading
comprehension in a detailed description. It was addressed to learners’ needs and the
improvement of reading comprehension skills, with enhancing the practice of speed. The main
aim was to actually help learners develop the preciseness of reading habit and to make them
aware of certain issues that might affect either positively or negatively their overall scores and
marks. It was especially focused on time-based readings that might be found in national exams,
placement tests, TOEFL etc. and also on overall readings in English in different academic
subjects that were time consuming and frustrating for students. I advise further elaboration of the
issue wherever the English language is taught as an SL or FL.

�References
Anderson, N. (1999). Exploring second language reading: Issues and strategies. Heinle &amp; Heinle
Publishers, An international Thomson Publishing Company.
Dubin, F., and D. Bycina 1991. Academic reading and the ESL/EFL teacher. In M. Celce-Murcia
(ed.), Teaching English as a second or foreign language (2nd ed.). New York: Newbury House,
195-215.
Grabe, W. (2009). Reading in a second language: Moving from theory to practice. New York,
NY: Cambridge University Press.
Grabe, W. (2010). Fluency in reading—Thirty-five years later. Reading in a Foreign Language,
22, 71–83.
Grellet, F. 1981. Developing Reading Skills. Cambridge: Cambridge University Press.
Jensen, L. (1986). Advanced reading skills in a comprehensive course. In F. Dubin, D. E. Eskey,
and Grabe (eds.). Teaching second language reading for academic purposes. Reading, MA:
Addison-Wesley Publishing Company, 103-124.
Mikulecky, B. S., Jeffries, L. (1996). More reading power. Reading for pleasure, comprehension
skills thinking skills, reading faster. Addison- Wesley Publishing Company. Longman.
Nuttall, C. (1996). Teaching reading skills in a foreign language (new edition). Oxford:
Heinemann.
Richardson, J. S., Morgan, Ch. R., Fleener, Ch., (2006). “ Reading to learn in the content areas”.
Thomson Wadsworth, 6th edition.
Ruddell, M. R., (2005). Teaching content reading and writing. John Wiley &amp; Sons, Inc.
Rosenblatt, L. M. (1994). The transactional theory of reading and writing. In R.R. Rudell, M.R.
Ruddell, &amp; H. Singer (Eds.), Theoretical models and processes of reading (4th ed.) (pp.10571092). Newark, DE: International Reading Association.
Smith, F., (1988). Understanding reading: A psycholinguistic analysis of reading and learning to
read. (4th edition), Hillsdale NJ: Erlbaum.
Appendix
Note: The following text serves only as an example of similar texts that were used for the study.

���</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="3605">
                <text>2951</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="3606">
                <text>EFL ACADEMIC READING ISSUES: MANAGING READING RATE/SPEED FRUSTRATION AND COMPREHENDING TEXTS</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="3607">
                <text>Miftari, Igballe</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="3608">
                <text>An issue that until recently has been “irrelevant” for me personally and for many other English teachers, is the issue of reading rate/speed. I presumably believe that most teachers have never thought of this issue because of limited time for classroom instruction or simply because as teachers, the level of reading and preparation for classroom instruction is usually plenty. EFL academic reading however, involves reading different materials in different subjects and courses and being able to “interact” with them. The issue of interacting with books and texts depends a great deal on the level of comprehension. At university studies, students are overloaded with different materials and deadlines that are in fact frustrating. Students are obliged to read “thick books” in different academic subjects and courses and are over-flooded with known and unknown terminology, both scientific and professional in the specific field of study. They now must get the most out of books and must perfectly understand course books in order to pass exams and gain overall success. For such reasons, students either learn to read faster or don’t read at all. According to Anderson (1999) “knowing how to read more efficiently and adjusting reading speed to reading task are critical to this success. (1999:56). Therefore, “increasing students’ reading rates makes them able to devote greater cognitive capacity to comprehension skills” (1999:54). The study aims at testing students’ overall comprehension skills using timed-reading activities and questionnaires over a period of 4 weeks (12 instruction hours). It will be conducted with 3 and 4 year students of the English department during their English reading instruction classes. Other matters of study will be students’ anxiety, frustration, previous experience with reading, motivation etc.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="3609">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="3610">
                <text>2015</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="3611">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="16">
        <name>L Education (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="2067" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="3100">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/7b7f4f83dd5ef0c2cdc774b1085a227b.docx</src>
        <authentication>45e7d4c4a1dacbb4bd18314c6813a8d6</authentication>
      </file>
      <file fileId="3101">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/00b41cf24aa984c150a0776433954939.pdf</src>
        <authentication>ba2bdccfdc3a6a44954b2ded2fa66b39</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="16931">
                    <text>EFL LEARNERS PERCEPTIONS AND ATTITUDES TOWARDS
ENGLISH FOR THE SPECIFIC PURPOSES
Mahmut Uğur Arslan, Azamat Akbarov
Abstract. In the past, during a language teaching process, focus was on the teacher not
on students. Today the attention is given to students namely students’ needs. At every level
of teaching English, take it primary school education or tertiary education, the student is at
the center. However, when we talk about tertiary education, students’ needs become more
specific because they learn English for a specific purpose. Spending 5 years teaching English at a
tertiary education institution, I have witnessed cases in which students from faculties come to us
and complain that we have not taught them what they need at their faculty departments. They say
they mostly do not understand the terminology used in their lectures. They believe that they are
relatively good at using General English in both productive skills, but they have problems
understanding the English both written and spoken, being used during their lectures. What do the
students think? What is their expectation? Since we always say that teaching English can no
longer be teacher-centered but student-centered, we cannot neglect which English they need in
their faculty departments. The aim of this study is to determine the attitude of students towards
English for Specific Purposes and we want to learn their opinions about English for Specific
Purposes.
Key Words: General English, English for Specific Purposes, Approach, Language Acquisition

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="16924">
                <text>1402</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="16925">
                <text>EFL LEARNERS PERCEPTIONS AND ATTITUDES TOWARDS  ENGLISH FOR THE SPECIFIC PURPOSES</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="16926">
                <text>Azamat, Akbarov
UGUR ARSLAN, Mahmut</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="16927">
                <text>In the past, during a language teaching process, focus was on the teacher not  on students. Today the attention is given to students namely students’ needs. At every level  of teaching English, take it primary school education or tertiary education, the student is at  the center. However, when we talk about tertiary education, students’ needs become more  specific because they learn English for a specific purpose. Spending 5 years teaching English at a  tertiary education institution, I have witnessed cases in which students from faculties come to us  and complain that we have not taught them what they need at their faculty departments. They say  they mostly do not understand the terminology used in their lectures. They believe that they are  relatively good at using General English in both productive skills, but they have problems  understanding the English both written and spoken, being used during their lectures. What do the  students think? What is their expectation? Since we always say that teaching English can no  longer be teacher-centered but student-centered, we cannot neglect which English they need in  their faculty departments. The aim of this study is to determine the attitude of students towards  English for Specific Purposes and we want to learn their opinions about English for Specific  Purposes.  Key Words: General English, English for Specific Purposes, Approach, Language Acquisition</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="16928">
                <text>PedActa</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="16929">
                <text>2013</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="16930">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="22">
        <name>P Philology. Linguistics,PE English,PR English literature</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="2653" public="1" featured="0">
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="20769">
                <text>985</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="20770">
                <text>EFL Learners’ Attitudes towards Intercultural Communicative Competence</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="20771">
                <text>Guven, Seda </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="20772">
                <text>As a requirement of the rapid globalization and the increase in intercultural communication in many parts of our lives, English has gained a new status as the language of international communication. Following the change in the role of English, integrating culture into English Language Teaching (ELT) has gained in importance and teaching only the target language culture has been questioned with the idea of teaching world cultures which is a necessity for intercultural communicative competence (ICC). Although the attitudes of teachers towards teaching ICC have been studied in different countries, the research on the attitudes of learners towards learning ICC is limited in literature, especially in Turkey.     In this paper, I will present the attitudes of English as a Foreign Language (EFL) students towards learning ICC in EFL context. The purpose of the study is to determine whether a) EFL learners support the idea of learning world cultures, b) They are only in favor of learning target language culture, or c) They are opposed to learning values of any foreign culture.  The variables such as gender, age, English proficiency level, major and the medium of instruction at their departments will be taken into consideration to see if they affect students’ attitudes towards learning ICC. Approximately 420 EFL learners studying at the preparatory classes of seven different Turkish state universities located in various parts of the country will take part in the study.  A questionnaire assessing their attitudes towards learning ICC will be administered to those students. The data to be obtained from the questionnaires will be entered into SPSS and analyzed through quantitative methods by running descriptive statistics and ANOVA. The results of the study are expected to be of benefit to policy makers, course designers and text book writers.     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="20773">
                <text>2012</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="20774">
                <text>Conference or Workshop Item
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="32">
        <name>P Philology. Linguistics</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="2641" public="1" featured="0">
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="20696">
                <text>940</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="20697">
                <text>EFL Teacher Trainees' Perceptions of the Sufficiency of the Coursebooks in terms of Proverb Instruction</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="20698">
                <text>CAN, Nilufer 
Hatipoglu , Ciler</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="20699">
                <text>Proverbs are formulaic expressions that mirror the culture of a language (Hirsch et al. 2002) and it is said that every native speaker possesses ‘proverb competence’ (De Caro, 1978) which allows them to comprehend and employ those expressions where necessary. When proverbs are used, the speech can become more fluent, natural and colourful (Prodromou, 2003; Sinclair, 1992). For these reasons, proverbs can be influential in the development of communicative competence (CC) which is an essential attribute of a successful language teacher. The research also shows that coursebooks are the main sources in Turkish EFL classrooms where prospective language teachers are learning the language (Can 2011).   Therefore, in this study, EFL teacher-trainees were asked to evaluate the sufficiency of the English coursebooks they used in Anatolian Teacher Training High Schools (ATTHS) in Turkey in terms of proverb instruction. Teacher-trainees as language learners were chosen as a focus group in this study since as the prime users and the reasons why coursebooks are developed they can provide very useful feedback to other stakeholders in the educational system (Cunningsworth 1995; McGrath 2002).   The data for this study were collected using questionnaires and interviews specifically designed for this study. Both qualitative and quantitative analyses of the data were performed and the following results were obtained:  (1)	the bulk of the informants thought that many of their coursebooks did not include a sufficient number of proverbs;  (2)	some students stated that their books incorporated proverbs randomly without adequate instruction;  (3)	all of the informants wanted the coursebooks to include more proverbs and to emphasise the teaching of their various aspects.  The findings of the study highlight the importance of obtaining continuous student feedback for material selection, evaluation and revision; and show how there sometimes might be discrepancies between administrative decisions and users’ needs and perceptions.   </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="20700">
                <text>2012</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="20701">
                <text>Conference or Workshop Item
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="32">
        <name>P Philology. Linguistics</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="2594" public="1" featured="0">
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="20389">
                <text>898</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="20390">
                <text>EFL Vocabulary Learning and Vocabulary Learning Strategies</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="20391">
                <text>Sikmanovic, Ljiljana </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="20392">
                <text>Vocabulary acquisition was for long considered to be the easiest aspect of foreign language acquisition for which no particular formal instruction was necessary. However, due to the emergence and development of the communicative method and Krashen’s Natural Approach during ‘70s and ‘80s of the 20th century, such attitudes began to change, largely on the basis of the following and similar premises: a foreign language learner at the beginner’s level benefits more from vocabulary than from grammar, a learner that possesses a rich vocabulary can avoid grammar in an attempt to communicate meaning, appropriate vocabulary may sometimes be far more important than appropriate grammar, and so on. That finally meant giving vocabulary the attention it deserves.    The aim of this paper is to present some of the results of an experimental research based on different methodologies, including classroom observation, questionnaires, interviews, and testing, in order to provide insights into some of the ways that foreign language learners in Montenegro approach vocabulary learning and use vocabulary learning strategies. The paper will also focus on the similarities and differences across learners, as well as on the implications of the research findings for foreign language vocabulary teaching.  </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="20393">
                <text>2012-05</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="20394">
                <text>Conference or Workshop Item
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="32">
        <name>P Philology. Linguistics</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="1369" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="1652">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/eba1d6a8b6dd96f57b450db96cc8ea87.docx</src>
        <authentication>0e5b5d6da374983a364a09a5f7b7242a</authentication>
      </file>
      <file fileId="1653">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/37d61b39e21f29b3419a4f9ea9b396cf.pdf</src>
        <authentication>7e74ee0671917f8be7d96c2cf282ca80</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="10834">
                    <text>EĞİTİMDE PROBLEM ÇÖZME TEKNİKLERİ AÇISINDAN FUZÛLÎ'NİN LEYLÂ VE
MECNÛN MESNEVÎSİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Taşan DENİZ
Ishik Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Erbil / Irak
Anahtar Kelimeler: Problem Çözme Teknikleri, Leylâ Mecnûn Hikâyesi, Nasihat, Şark
Klasikleri.
ÖZET
Birçok Leylâ ve Mecnûn hikâyeleri içerisinde şüphesiz bambaşka bir değere sahip olan
Fuzûlî’nin Dastân-ı Leylî vü Mecnûn adını verdiği şarkın bu dillere destan hikâyesi pek çok
açıdan olduğu gibi eğitim açısından da irdelenmesi gereken bir eserdir. Bu çalışmamızda bir
problem olarak karasevdaya tutulmuş iki gencin(Leylâ – Mecnûn) yakın çevresi başta olmak
üzere horlanıp hakir görülmek, deli(mecnun) lakabıyla yaftalanmak, sosyal hayattan kopuk
yaşamak gibi içine düştükleri sıkıntılı durumlardan onları kurtarma adına ailesinin üretip tatbik
ettikleri çözümleri ve problem çözme adına ortaya koydukları bu tekniklerin neticelerinden
bahsedilmiştir. Konu sıralaması kısaca şöyle olacaktır: Kays ve Leyla’nın birbirlerine âşık
olması, Leyla’nın Mecnûn ile görüşmesinin yasaklanması, Leyla’nın okuldan alınması, Leylâ ile
Mecnûn’a ailelerinin nasihatleri, Mecnûn’un bu dertten kurtulması için dua etmesi maksadıyla
hacca götürülmesi gibi yöntemlerle eğitimde problem çözme teknikleri üzerinde durulmuştur.

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10826">
                <text>2260</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10827">
                <text>EĞİTİMDE PROBLEM ÇÖZME TEKNİKLERİ AÇISINDAN FUZÛLÎ'NİN LEYLÂ VE MECNÛN MESNEVÎSİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10828">
                <text>DENİZ, Taşan</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10829">
                <text>Anahtar Kelimeler: Problem Çözme Teknikleri, Leylâ Mecnûn Hikâyesi, Nasihat, Şark Klasikleri.  ÖZET  Birçok Leylâ ve Mecnûn hikâyeleri içerisinde şüphesiz bambaşka bir değere sahip olan Fuzûlî’nin Dastân-ı Leylî vü Mecnûn adını verdiği şarkın bu dillere destan hikâyesi pek çok açıdan olduğu gibi eğitim açısından da irdelenmesi gereken bir eserdir. Bu çalışmamızda bir problem olarak karasevdaya tutulmuş iki gencin(Leylâ – Mecnûn) yakın çevresi başta olmak üzere horlanıp hakir görülmek, deli(mecnun) lakabıyla yaftalanmak, sosyal hayattan kopuk yaşamak gibi içine düştükleri sıkıntılı durumlardan onları kurtarma adına ailesinin üretip tatbik ettikleri çözümleri ve problem çözme adına ortaya koydukları bu tekniklerin neticelerinden bahsedilmiştir. Konu sıralaması kısaca şöyle olacaktır: Kays ve Leyla’nın birbirlerine âşık olması, Leyla’nın Mecnûn ile görüşmesinin yasaklanması, Leyla’nın okuldan alınması, Leylâ ile Mecnûn’a ailelerinin nasihatleri, Mecnûn’un bu dertten kurtulması için dua etmesi maksadıyla hacca götürülmesi gibi yöntemlerle eğitimde problem çözme teknikleri üzerinde durulmuştur.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10830">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10831">
                <text>2013-05-17</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10832">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10833">
                <text>ISSN 2203-4548     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
  </item>
  <item itemId="3419" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="4211">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/0825fac41b835207ab2ea27060a2ea26.pdf</src>
        <authentication>90101cf1f1ed844b7da7a72b377cdf4f</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="26114">
                    <text>Eğitime Sanatın Katkıları ve Yansımaları

İlhan ÖZKEÇECI
Fatih Üniversitesi Öğretim Üyesi
Istanbul//Türkiye

Abstract: Sanat, tabiat ve çevre karşısında insan duygu ve düşüncelerinin renk, çizgi, biçim,
ses, söz ve ritm aracılığıyla şahsi bir biçimde yansıtılmasıdır. Sanat, duygu ve düşünce
arasında iç içe geçmiş bir bağlantı olduğu gibi öğrenme ve gelişim sürecinin de etkin bir
yardımcısıdır. Bilim ve sanatta amacın yaşama hizmet ve yeniyi keşif gibi önemli temellere
dayandığı söylenebilir. Bilimle uğraşan, eğitim alan veya meslek sahibi olan herkesin aynı
zamanda bir sanat dalıyla uğraşması kişinin aklen ve ruhen dengeli bir birey olmasına katkı
sağlayacaktır. Bu ona bir rahatlık sağlamaktan öte ayrıca farklı kazanımları elde etmesine ve
daha başarılı sonuçlara ulaşmasına vesile olacaktır. Her şeyde olduğu gibi sanat eğitiminde de
denge önemlidir. İnsan; aklı ve duyguları ile öznelliği ve nesnelliği ile gerçekliği ve hayal
dünyası ile bir bütündür. Sanat eğitiminde de bu bütünlüğün korunması ve geliştirilmesi
gerekir. Bu sebeple sanat eğitimi diğer bilimsel disiplinlerle desteklenmeli, başka alanlardan
beslenmelidir. Sanatçı bilime, siyasete, teknolojiye aşina olmalı ve işbirliği yapmalıdır. Bu
sayede hayatla bütünleşen, onu kolaylaştıran sadeleştiren tasarımlar yapabilir. Çoğu kimse o
yönleriyle tanımasa da tarihte meşhur bilim adamları bir yönden önemli sanat insanları
olmuşlardır. İbni Sina ve Farabi onlardan birkaçıdır. Batıda Leonardo da Vinci ise temelde
sanatçı kişiliği ile öne çıkmasına mukabil aynı zamanda bilim alanında önemli çalışmalarda
bulunmuştur. Sanat eseri aynı zamanda belgesel bir kimlik taşır, üretildiği çağın hayat tarzını
yansıtır, hatta yönlendirir ve sonraki dönemler için kalıcı bir belge olur. Sanatın estetik
olmanın ötesinde eğitici bir misyonu vardır. Bir şehrin peyzajı, bir mimari yapının
planlanması, bir mekânın dizaynı estetik birer tasarım olmakla birlikte o toplum içine doğan
bireyi şekillendiren bir eğitim unsurudur. Estetik kaygılardan uzak mekanlarda ve yapılarda
yaşayan toplumlarda kaos ve bunalımlar kaçınılmazdır. Kişiler farkında olmasa da toplumlar
eğitim seviyelerinin gelişmesine göre eserler verirler ve bu eserler toplumun yaşantısını
biçimlendirir, bu kaçınılmaz bir döngüdür. İki kanatlı, dolayısıyla dengeli bir eğitim için
gereken en önemli unsur madde ve mananın dengesi iyi kurabilmektir. Aynı değişme ve
süreklilik arasındaki denge gibi, aynı ruh ve beden arasındaki denge gibi. İnsanlar ve
toplumlar sürekli değişse de, temelde var olan en önemli yapı taşları hep aynı kalır. Seven
değişir sevgi değişmez, düşman değişir savaş değişmez, inanılan değişir inanç değişmez, eser
değişir sanat değişmez. Bu olgular birbiriyle mutlak bir etkileşim içinde her toplumda vardır.
Günümüz dünyasında mananın dengesinin madde lehine bozulması insanlık için olumsuz bir
hayat tarzını da beraberinde getirmiştir. Hâlbuki insanın bedeni gibi ruhunun da üç boyutu
vardır. İnsanı insan yapan bu boyutlar ilim, ahlak, estetiktir. Maddeye verilen önem ve
mananın neredeyse tamamen unutulması ile bozulan dengede her biri vazgeçilemez olan bu üç
temel unsur ile beslenemeyen insan ruhunu örselemekte, bunaltmakta ve yanlış mecralara
yönelmektedir. Teknolojik gelişmelerin öne çıktığı günümüz dünyasında sanat da bilim de
teknolojiye, daha doğrusu tüketime hizmet etmektedir. Çağımızın olumsuzluklarını aşmak,
yarınlara daha umutla bakabilmek için bilim bir değer sistemiyle kuşatılmalı ve bir estetik
kaygıyla bütünleşmelidir. Eğitimde bu üç unsurun dengesinin en mükemmel kurulması sonucu
parlak başarıları getirecektir.

Sanat Hakkında
Sanat, insanın tabiat ve çevre karşısında duygu ve düşüncelerini renk, çizgi, biçim, ses, söz ve ritm
aracılığıyla şahsi bir biçimde yansıtılmasıdır. Sanat, duygu ve düşünce arasında iç içe geçmiş bir bağlantı
olduğu gibi öğrenme ve gelişim sürecinin de etkin bir yardımcısıdır.
Sanat, bireyin sosyal ilişkilerini ayarlamasını, işbirliği ve yardımlaşmayı, doğruyu seçme ve ifade
edebilmeyi, bir işe başlayıp bitirme sevincini tatmayı, üretken olmayı sağladığı için gereklidir.
Sanat bir milleti başka milletlerden ayıran, bir milletin güzeli bulma tarzını ortaya koyan kültür
unsurudur. İnsanoğlu sosyal ve ruhi ihtiyaçlarını söz, ses, renk, ışık, şekil ve anlayış zevkinin toplamı olan
sanatla karşılar.

393

�-Sanat; önemli bir iletişim kurma aracıdır.
-Sanat faaliyetlerinde bulunmak hayatı güzelleştirir.
-Bu suretle sanat insanda var olan yetenekleri gün ışığına çıkartır, bunları harekete geçirerek
kendine güven duygusunu arttırır.
-Sanat insanın geçmişi, bugünü ve yarını arasında bağlantı kurmasını sağlar. Ona kendi kültürel geçmişini
tanıtarak, ondan önemli ölçüde yararlanmasına vesile olur.
-Sanat uğraşları ruhen tedavi edici özelliklere sahiptir.
İnsan hayatının bütün seyrinde, bir yaşam değeri olarak sanatın izleri görülür. Hayata gözlerini açtığı
andan itibaren gördüğü renkler, kavradığı biçimler, idrak ettiği formlar ve hacimler hep bu çizginin yansımaları
olmuştur. Giydiği kıyafetin, yaşadığı mekânın, dolaşıp gezdiği çevrenin ve daha birçok unsurun yansıttığı
duygular içerisinde insan, toplumda şekil alacak ve bir biçime girecektir. Bu biçimlenme temel manada bir algı
ve duygu içerisinde gerçekleşecektir.
Tarih öncesi çağların mağara duvarındaki resimleriyle birlikte insan hayatına giren, insanın acılarını,
umutlarını, korku ve daha pek çok duygularını ifade etmede yararlandığı bir ana tema olmuştur sanat. Bu
yönüyle insanların sözlü anlatımlarından çok daha önceleri dünyada yerini almış bir gerçek haline gelmiştir.
Güzel sanatlar kişisel gelişimde güçlü ve etkin bir eğitim aracıdır. İnsanlar arasında estetik duyarlılığın
kazanılması, ortak davranışların geliştirilmesi, ortak beğeni kazanımı, güzeli arama gibi değerlerin elde edilmesi
hep bu yolda gerçekleşebilecektir. Toplumda nitelikli insanların yetişmesi, çevreye ülkeye faydalı, verimli insan
profilinin oluşması, yaşadığı hayattan haz alma, duygularının gelişmesi yine güzel sanatların getirdiği olumlu
sonuçlardır.

Sanat ve Eğitim
Eğitim de sanat gibi insanla birlikte var olan ve toplumun kültür ve cemiyet hayatını şekillendiren, insan
hayatı için temel teşkil eden unsurlardan biridir. Eğitim, insana hayattaki iletişim süresince karşılaştığı farklı
ihtiyaçlara faydalı çözümler bulabilme yeteneğinin kazandırır, toplumun standartlarını, inançlarını ve hayatı
tanımasını öğreterek onun sosyalleşmesine katkıda bulunur. Eğitim genel anlamıyla insan hayatındaki farklı
disiplinleri düzene sokan kapsamlı ve işlevsel bir süreçtir. İnsanoğlu bu süreç içerisinde yaşamış olduğu
toplumun kültürel değerlerini, dünyaya bakış açısını ve bu bakış açısı etrafında şekillenen sanat anlayışını
kavramaya çalışan sosyal bir varlıktır.
Kuşaklar arasında sosyal devamlılık eğitim vasıtasıyla sağlanır. Eğitim yalnızca okullarla sınırlı olan bir
olgu değildir. Okullar, üniversiteler dışında, kişinin eğitiminde kurslar, kültür ve sanat dernekleri, gençlik
kuruluşları, kütüphaneler, müzeler, spor klüpleri, günümüz iletişim araçları (kitap, gazete, dergi, sinema, radyo
ve televizyon, bilgisayar ve internet) gibi bir dizi etkenin de katkısıyla oluşan önemli bir birikim olduğunu kabul
etmek gerekiyor. Ayrıca eğitim kurumlarının yanı sıra gelişen iletişim araçları sayesinde daha çok çevresel
faktörlerle biçimlenen eğitim sürecinde toplumlararası temas ve alışverişlerle toplumların birbirinden aldığı
etkiler kültür hayatına yansımaktadır.
Yaşamın her safhasında süren eğitim özellikle yeni nesillerin hayata hazırlanması, topluma
kazandırılması, çevreye ve ülkeye yararlı bireyler olması bakımından dün olduğu gibi bugün de önemlidir ve bu
ehemmiyet sebebiyle eğitimin başarısı konusu sürekli üzerinde durulan, devamlı tartışılan bir konu olmaktadır.

İlim Ahlak Estetik
Ülkemizde (Türkiye) eğitim sistemi uzun yıllardan beri daha verimli daha başarılı nesiller yetiştirebilmek
adına sürekli değişir ama beklenen ve istenen sonuçlar tam anlamıyla elde edilemediği görülebiliyor. Materyalist
bir temelle, ısrarla tek yönlü olarak sürdürülen bu eğitim sistemi maalesef çocuklarımızın acımasız bir yarışa
sürüklenip en verimli yıllarını bir meslek sahibi olabilmek adına harcamasına yol açıyor.
Bilimin gerçek temellere dayandırılması esas alındığında eğitimin daha başarılı olabilmesi için gerekli
bazı noktalara dikkat çekilmelidir. Günümüzde eğitim neredeyse bilimle özdeşleştirilmekte bilimse tamemen
teknolojiye bağımlı hale gelmiştir. Bireyi yalnızca bilim ve teknoloji açısından bilgilendiren eğitim eksiktir, ona
toplumdaki yerini hatırlatmak, ruhu incelten estetik kaygıları, hayata anlam katan insani değerleri öğretmek de
gereklidir.
Mekânlar (eğitim mekânlarının tertibi ve düzeni), konsantrasyonu sağlayacak bir ortam varlığı, eğitim
malzemeleri yeterliliği ve desteği, program uyum ve dengeleri eğitimde başarıya götüren unsurlar arasında
sayılabilir. Ancak, eğitimdeki asıl başarı bilim ve sanatın işbirliğinde aranmalıdır. Bu işbirliği olabildiğince
gelişmiş ve bireyi kuşatıcı bir konumda gerçekleştirilmelidir.

394

�Her şeyde olduğu gibi eğitimde de denge önemlidir. İnsan; aklı ve duyguları ile öznelliği ve nesnelliği ile
gerçekliği ve hayal dünyası ile bir bütündür. Dolayısıyla insanın eğitiminde de bu bütünlüğün korunması ve
geliştirilmesi gerekir. Bu sebeple sanat eğitimi diğer bilimsel disiplinlerle desteklenmeli, başka alanlardan
beslenmelidir. Sanatçı bilime, siyasete, teknolojiye aşina olmalı ve işbirliği yapmalıdır. Bu sayede hayatla
bütünleşen, onu kolaylaştıran sadeleştiren tasarımlar yapabilir.
Sanatla meşgul olmak, bilimle uğraşan kişiler için soluklanma payları olarak düşünülebilir. Büyük
insanların bir sanat faaliyeti ile meşgul olmaları veya ondan haz duymaları da bu hususu destekleyen önemli
noktalardandır.
Çoğu kimse o yönleriyle tanımasa da tarihte meşhur bilim adamları bir yönden önemli sanat insanları
olmuşlardır. İbni Sina ve Farabi onlardan birkaçıdır. Batıda Leonardo da Vinci ise temelde sanatçı kişiliği ile
öne çıkmasına mukabil aynı zamanda bilim alanında önemli çalışmalarda bulunmuştur.
Bilimle uğraşan, eğitim alan veya meslek sahibi olan herkesin aynı zamanda bir sanat dalıyla uğraşması
kişinin aklen ve ruhen dengeli bir birey olmasını sağlayacaktır.
Kişiye bir rahatlık ve huzur sağlamaktan öte farklı kazanımlar elde etmesine yol açan sanat eğitimi,
estetik kişiliğin gelişmesini sağlar. Bu sebeple her yaşta birey için sanat eğitimi almak gereklidir. Bu sayede
bireyin kişisel yetenek ve yaratıcı potansiyellerini eğitmek ve aynı zamanda da estetik düşünme bilinicini de belli
bir sisteme kavuşturmak mümkün olacaktır.
İki kanatlı, dolayısıyla dengeli bir eğitim için gereken en önemli unsur madde ve mananın dengesi iyi
kurabilmektir. Aynı değişme ve süreklilik arasındaki denge gibi, aynı ruh ve beden arasındaki denge gibi.
İnsanlar ve toplumlar sürekli değişse de, temelde var olan en önemli yapı taşları hep aynı kalır. Seven değişir
sevgi değişmez, düşman değişir savaş değişmez, inanılan değişir inanç değişmez, eser değişir sanat değişmez.
Bu olgular birbiriyle mutlak bir etkileşim içinde her toplumda vardır.
Yaşadığımız çağda, hem Türkiye’ye, hem de tüm dünyaya genelleyebileceğimiz bir biçimde sanatsal
üretimin etkinliğinden söz etmek zordur. Tüm dünyada teknolojik gelişmelerin öne çıktığı görülürken, estetik
boyutun aynı oranda geliştiği söylenemez. Rönesans’taki gibi veya İslam aydınlanmasındaki güçlü sanatsal
yükseliş, insanları sürükleyen sanat akımları yok bugün.
Günümüz dünyasında mananın dengesinin madde lehine bozulması insanlık için olumsuz bir hayat tarzını
da beraberinde getirmiştir. Hâlbuki insanın bedeni gibi ruhunun da üç boyutu vardır. İnsanı insan yapan bu
boyutlar ilim, ahlak, estetiktir. Maddeye verilen önem ve mananın neredeyse tamamen unutulması ile bozulan
dengede her biri vazgeçilemez olan bu üç temel unsur ile beslenemeyen insan ruhunu örselemekte, bunaltmakta
ve yanlış mecralara yönelmektedir.
Bilim ve sanatta amacın yaşama hizmet ve yeniyi keşif gibi önemli temellere dayandığı söylenebilir.
Ancak, teknolojik gelişmelerin öne çıktığı günümüz dünyasında sanat da bilim de teknolojiye hizmet ediyor.
Teknoloji üretmeye, özellikle de savaş ve silah teknolojisi üretmeye hizmet eden bir araç haline gelen bilim ile
metal grileri parlatarak, beton grileri yumuşatarak modern dünyaya estetik kılıflar uydurmaya hizmet eden
sanatın amacını da yeniden sorgulayabiliriz.
Teknolojinin ise, kime veya neye hizmet ettiğini tekrar düşünebiliriz. Hayatla, doğayla bütünleşmiş bir
teknoloji her toplumda vardır ve ona sahip olan toplumu, diğer toplumların yanında güçlü kılar. Fakat hayatı bir
savaş, tabiatı da hakim olunacak bir düşman olarak algılayan bir zihniyetle üretilen ve bir araç olması gereken
teknoloji, hayat için kullanılır olmaktan çıktı; neredeyse hayat teknoloji için yaşanır oldu.
Teknolojinin hızı, rahatlığı, hayatı kolaylaştırması, problemlerin çözümüne katkısı ile teknoloji ile bilim
bir anlamda giderek birleşti. Kendi başına buyruk teknoloji, görünürde kazandığı başarı ivmesiyle, sonucunu
baştan kestiremeyecek projeleri gerçekleştirerek sorumsuzca ve tüm hızıyla yoluna devam etmektedir.
Teknolojiyi üreten, yönlendiren, denetleyen ise sadece insan aklı. Tek bir mantık olduğunu sanma
gafletindeki, erdemi olmayan, hayatı olmayan, canı olmayan, ham bilgiyi bilim kabul eden buyurgan, kıskanç,
yeri geldiğinde zalim bir akıl.
Teknoloji-yoğun yaşamımızda ahlâki sorumluluğun ve manevi değerlerin yeri, estetik ve sanatsal
üretimin kıymeti bu noktada önem kazanıyor. Egemenliği ele geçirmiş olan bu akıl, insanın ve toplumun
selameti için ahlaki manevi ve estetik değerlerle ile bütünleşmek zorundadır. Teknoloji, kontrol altına alınıp
haddini bilecek insan hayatında kendine biçilen rolü oynayacaktır. Değerlerle beslenip estetik düzenlemelerle
insan ruhuyla insicamlı bir ahlâk ve sanatla birlikte tabiata, insani ve kültürel değerlere saygılı onları destekler
mahiyette bir araç olarak konumlanacaktır.
Çağımızın olumsuzluklarını aşmak, yarınlara daha umutla bakabilmek için bilim bir değer sistemiyle
kuşatılmalı ve bir estetik kaygıyla bütünleşmelidir. Eğitimde bu üç unsurun dengesinin en mükemmel kurulması
sonucu parlak başarıları getirecektir.
Sanat eseri aynı zamanda belgesel bir kimlik taşır, üretildiği çağın hayat tarzını yansıtır, hatta yönlendirir
ve sonraki dönemler için kalıcı bir belge olur. Sanatın estetik olmanın ötesinde eğitici bir misyonu vardır. Bir
şehrin peyzajı, bir mimari yapının planlanması, bir mekânın dizaynı estetik birer tasarım olmakla birlikte o
toplum içine doğan bireyi şekillendiren bir eğitim unsurudur. Estetik kaygılardan uzak mekanlarda ve yapılarda
yaşayan toplumlarda kaos ve bunalımlar kaçınılmazdır. Kişiler farkında olmasa da toplumlar eğitim seviyelerinin

395

�gelişmesine göre eserler verirler ve bu eserler toplumun yaşantısını yönlendirir, bu kaçınılmaz bir döngüdür.
Yani sanatçı toplum öğrettiği değerlerle, kültürle eser verir sonra onun tasarladığı eserler, yazdığı kitaplar,
şiirler, mimari yapılar, bestelediği şarkılar toplumun hafızasını, dünya görüşünü, geleceğini şekillendirir, kısaca
onu eğitir.
Sanat, insanlar tarafından yüzyıllarca önemli bir hayat unsuru olarak yaşatılmıştır. Bu çerçevede, iletişim,
tedavi ve rehabilitasyon maksatlarıyla yararlanılmış olup yalnızca bir eğlence vasıtası olarak düşünülmemiştir.
Günümüzde sanatın iyileştirici gücü yeniden keşfedilerek insan hayatına olumlu katkıları yolunda bilimsel
olarak sanattan yararlanma faaliyetleri de sürdürülmektedir. Profesyonel ya da amatör olarak sanatla ve müzikle
uğraşmanın insanların zihinsel gelişmelerini olumlu etkilediği ve çocukların matematik ve bilim derslerindeki
başarısını artırdığını, muhakeme gücünü geliştirdiğini belirlenmiştir.
Çocuk genç ve yetişkinlerde bireysel olarak veya aile ve grup olarak uygulanan psikolojik tedavilerde
sanat terapisi bir tedavi yöntemi olarak görülmektedir. Günlük stresten uzaklaşma, iç dünyamızı keşfetme,
motivasyonunu arttırma, iletişimi güçlendirme, ergenlik dönemindeki gençlerin sorunlarına çözüm bulma, aile
içi ilişkilerindeki sorunlara çözüm, öğrencinin derslere karşı ilgi ve başarısı vb. gibi çeşitli konularda sanat
terapisinden faydalanılmaktadır.

Sonuç
Sanatın yapısındaki gelişme önce bilgilenme ile başlar. Sanat eğitiminin meydana getirdiği süreçte belli
merhaleler söz konusudur. Algılama ile işe başlayan insan bilgilenerek etraftaki gerçeklerden haberdar olmaya
baºlar. Bunu düºünme ile destekleyerek tasarlamaya yönelir. Bunun sonucu ortaya yorumlanan projeler çıkar. Bu
tasarımların belli şekil ve tekniklerle ifade edilmesi bir iletişim aktivitesini doğurur. Aynı zamanda meydana
getirilen proje ifadenin yanında eleştirmeye de tabi tutulacaktır. Bu merhalelerden geçerek özümsenen sanat
eserleri ifadesi güçlü, etkileyici, duyguları harekete geçiren özelliklere de sahip olacaktır.
Sanat eğitimi; gözlem yapma, özgün buluş ve kişisel yaklaşımları destekler, pratik düşünceyi geliştirir.
Olayları, olmadan da beyinde gerçekleştirebilme gücünü arttırır. Bireyin becerilerini geliştirir ve sentez
yapmasına yardımcı olur.
Bu yönleriyle eğitim sistemine önemli katkılar sunar, çocukların eğitim almak adına hayatlarında hiç
lazım olmayacak sadece sınavlar için kuru bilgiyle yüklenip, ayaklı birer ansiklopediye dönüşmesini engeller.
Dolayısıyla çok değerli olan hayal gücünü geliştirmesini sağlar.
Kültürlerin ön plana çıktığı, küreselleşme süreci olarak adlandırılan yeni dönemde yerel kimliklerin önem
kazandığı, medeniyetler çatışması, uzlaşması vs. gibi kavramların tartışıldığı günümüz dünyasında, çok zengin
sanat, kültür ve medeniyet mirası olan Türkiye’nin eğitim alanında çalışmalara çok daha fazla ihtiyacı vardır.
Sanatla bilim işbirliği yapmalı, sanat eserine hem somut biçimler verip onu biçimlendirirken soyut
manalar da katmalı, bir değer sistemiyle beslemeli bir olgunluk, bir bilgelik süzülmeli her sanat eserinden aynı
zamanda da zekâ pırıltıları süzülmeli. Her dem taze kalan, her zaman yerini koruyan hiç modası geçmeyen her
beğeniye insan olanın herkesin kendine bir pay çıkardığı eserler gerçek sanat eseri böyle eserlerdir.
Sanatçı gezmeli, görmeli okumalı bilgisini görgüsünü artırmalı, insan çok yönlü eğitilmeli, bilmi, siyaseti
teknolojiyi aşina olmalı içinde yaşadığı toplumu ve dünyayı iyi tanımalı, hissetmeli hayatla bütünleşen, hayatı
kolaylaştıran sadeleştiren tasarımlarıyla ona güzellikler katmalı. Sanatçının en farklı yönü güçlü hisleri ve onları
farklı biçimlerde sunabilme becerisidir. Sanatçı topluma ne kadar değer verirse eseri de o kadar değerli olur. Bu
birbirini doğuran, geliştiren bir dinamizmdir.
Yapılmamış şey var mı dünyada, düşünülmemiş fikir, söylenmemiş söz, bestelenmemiş şarkı? Eğitim
dünyamızın üç boyutlu donanımını dengeleyerek bizler de yeni ve güzel şeyler söyleriz ümit ediyorum.
Yunus’un temennisi gibi:
“Bir toy toylamak gerek
Bir soy soylamak gerek
Bir söz söylemek gerek
Melekler de bilmez ola.”

396

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="26108">
                <text>428</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="26109">
                <text>Eğitime Sanatın Katkıları ve Yansımaları</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="26110">
                <text>ÖZKEÇECI, İlhan</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="26111">
                <text>Sanat, tabiat ve çevre karşısında insan duygu ve düşüncelerinin renk, çizgi, biçim,  ses, söz ve ritm aracılığıyla şahsi bir biçimde yansıtılmasıdır. Sanat, duygu ve düşünce  arasında iç içe geçmiş bir bağlantı olduğu gibi öğrenme ve gelişim sürecinin de etkin bir  yardımcısıdır. Bilim ve sanatta amacın yaşama hizmet ve yeniyi keşif gibi önemli temellere  dayandığı söylenebilir. Bilimle uğraşan, eğitim alan veya meslek sahibi olan herkesin aynı  zamanda bir sanat dalıyla uğraşması kişinin aklen ve ruhen dengeli bir birey olmasına katkı  sağlayacaktır. Bu ona bir rahatlık sağlamaktan öte ayrıca farklı kazanımları elde etmesine ve  daha başarılı sonuçlara ulaşmasına vesile olacaktır. Her şeyde olduğu gibi sanat eğitiminde de  denge önemlidir. İnsan; aklı ve duyguları ile öznelliği ve nesnelliği ile gerçekliği ve hayal  dünyası ile bir bütündür. Sanat eğitiminde de bu bütünlüğün korunması ve geliştirilmesi  gerekir. Bu sebeple sanat eğitimi diğer bilimsel disiplinlerle desteklenmeli, başka alanlardan  beslenmelidir. Sanatçı bilime, siyasete, teknolojiye aşina olmalı ve işbirliği yapmalıdır. Bu  sayede hayatla bütünleşen, onu kolaylaştıran sadeleştiren tasarımlar yapabilir. Çoğu kimse o  yönleriyle tanımasa da tarihte meşhur bilim adamları bir yönden önemli sanat insanları  olmuşlardır. İbni Sina ve Farabi onlardan birkaçıdır. Batıda Leonardo da Vinci ise temelde  sanatçı kişiliği ile öne çıkmasına mukabil aynı zamanda bilim alanında önemli çalışmalarda  bulunmuştur. Sanat eseri aynı zamanda belgesel bir kimlik taşır, üretildiği çağın hayat tarzını  yansıtır, hatta yönlendirir ve sonraki dönemler için kalıcı bir belge olur. Sanatın estetik  olmanın ötesinde eğitici bir misyonu vardır. Bir şehrin peyzajı, bir mimari yapının  planlanması, bir mekânın dizaynı estetik birer tasarım olmakla birlikte o toplum içine doğan  bireyi şekillendiren bir eğitim unsurudur. Estetik kaygılardan uzak mekanlarda ve yapılarda  yaşayan toplumlarda kaos ve bunalımlar kaçınılmazdır. Kişiler farkında olmasa da toplumlar  eğitim seviyelerinin gelişmesine göre eserler verirler ve bu eserler toplumun yaşantısını  biçimlendirir, bu kaçınılmaz bir döngüdür. İki kanatlı, dolayısıyla dengeli bir eğitim için  gereken en önemli unsur madde ve mananın dengesi iyi kurabilmektir. Aynı değişme ve  süreklilik arasındaki denge gibi, aynı ruh ve beden arasındaki denge gibi. İnsanlar ve  toplumlar sürekli değişse de, temelde var olan en önemli yapı taşları hep aynı kalır. Seven  değişir sevgi değişmez, düşman değişir savaş değişmez, inanılan değişir inanç değişmez, eser  değişir sanat değişmez. Bu olgular birbiriyle mutlak bir etkileşim içinde her toplumda vardır.  Günümüz dünyasında mananın dengesinin madde lehine bozulması insanlık için olumsuz bir  hayat tarzını da beraberinde getirmiştir. Hâlbuki insanın bedeni gibi ruhunun da üç boyutu  vardır. İnsanı insan yapan bu boyutlar ilim, ahlak, estetiktir. Maddeye verilen önem ve  mananın neredeyse tamamen unutulması ile bozulan dengede her biri vazgeçilemez olan bu üç  temel unsur ile beslenemeyen insan ruhunu örselemekte, bunaltmakta ve yanlış mecralara  yönelmektedir. Teknolojik gelişmelerin öne çıktığı günümüz dünyasında sanat da bilim de  teknolojiye, daha doğrusu tüketime hizmet etmektedir. Çağımızın olumsuzluklarını aşmak,  yarınlara daha umutla bakabilmek için bilim bir değer sistemiyle kuşatılmalı ve bir estetik  kaygıyla bütünleşmelidir. Eğitimde bu üç unsurun dengesinin en mükemmel kurulması sonucu  parlak başarıları getirecektir.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="26112">
                <text>2009-06</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="26113">
                <text>Conference or Workshop Item
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="16">
        <name>L Education (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="2763" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="3534">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/644b0d5f2434f53401843baabdaafa24.pdf</src>
        <authentication>d7262acf465779277576c2c24f2471c6</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="21520">
                    <text>1st International Conference on Foreign Language Teaching and Applied Linguistics
May 5-7 2011 Sarajevo

Eğitsel Oyunlar ve Etkinliklerle Yabancılara Türkçe Öğretim Yöntemi
Aynur GÜRSOY
International Burch University,
Tùrk Dili ve Edebiyat Öğretmenliği Bôlùmù Yùksek Lisans Öğrencisi,
aynurgursoy@hotmail.com
Mustafa ARSLAN
Yrd. Doç. Dr. Ġnternational Burch University,
Tùrk Dili ve Edebiyat Öğretmenliği Bôlùmù, Öğretim Üyesi,
marslan@ibu.edu.ba
Özet: Bu çalıĢma, yabancılara Tùrkçe ôğretiminde eğitsel oyun ve etkinliklerin
kullanım yôntemlerini açıklamaktadır. Yabancı dil ôğretiminde konuyla ilgili
materyal taranmıĢ ve yabancılara Tùrkçe ôğretiminde kullanılması dùĢùnùlen
yôntemlerin uygulama Ģekilleri belirlenmiĢtir. Eğitsel oyunların yabancılara
Tùrkçe ôğretiminde ôğrenci motivasyonunu sağlaması ùzerinde de durulmuĢtur.
Makalede elde edilen veriler değerlendirilmiĢ ve yabancılara Tùrkçe ôğretiminde
eğitsel oyun ve aktiviteler bir plan çerçevesinde sunulmuĢtur. Yabancılara
Tùrkçe ôğretirken ôğrenci dikkatini sağlamada problem yaĢayanlara bir fikir
vermesi bakımından bu araĢtırma ônemlidir.
Anahtar Kelimeler: Yabancılara Tùrkçe ôğretimi, Eğitsel oyunlar ve etkinlikler,
yôntem, motivasyon.

GiriĢ
Öğrenilen dilin kullanılabilir bir dil olması o dilin bùtùn dil becerileri ile yeterince ele alınmasına bağlıdır.
Yabancı dil ôğretiminde geçmiĢten bu yana sùrekli yeni kuramlar, yôntemler ve metodlar geliĢtirilerek dilin dôrt
temel becerisi dinleme, konuĢma, okuma, yazma paralel olarak yùrùtùlmelidir (Demirel, 2000). Dil ôğretenin
becerisi ve elinde yeterli yôntem ve materyallerin bulunması da bu verimliliği artırmaktadır (Tarcan, 2004). Oyunla
yabancı dil ôğretimi bu temel becerilerin hepsini içine almalıdır.
Oyunla yabancı dil ôğretimi gùnùmùzùn en isteklendirici metotlarından biridir. Yabancı dil ôğretimine
çocuk yaĢlarda baĢlanması gerekliliği oyunla yabancı dil ôğretiminin ônemini ortaya koymaktadır. Dùnyada en çok
konuĢulan Ġngilizcenin oyunla ôğretimine yônelik çok farklı etkinliklerden oluĢan geniĢ bir havuzu vardır.
Tùrkiye‘nin son yıllarda yurt dıĢında çok gùçlù kùltùrel, sosyal, ekonomik vb. iliĢkiler kurmaya baĢlaması
Tùrkçenin de yabancılar tarafından ôğrenilmesini sağlamıĢtır. Ancak Tùrkçenin ôzellikle çocuklara bakan yônùyle
yabancı dil olarak ôğretiminde oyun tarzı materyal ve yôntem problemleri olduğu bir gerçektir.
Yabancılara Tùrkçe ôğretiminde ôğrenci oyunun içinde olmalı ve deneme yanılma yoluyla yaparak,
yaĢayarak konuyu kavramalıdır. Bununla ilgili yapılan bir araĢtırmada bu sôzù doğrular niteliktedir. Yalın (2006,
21) kitabında, Dale‘ nin YaĢantı Konisi‘nde belirlediği modele gôre ele alınan araĢtırma sonuçlarından
bahsetmektedir. Teksas Üniversitesinde yapılan bu araĢtırma sonuçlarında; hem gôrùp hem iĢittiklerin % 50‘ sini,
sôylediklerin %70‘ini, yapıp sôylediklerinin % 90‘ını hatırlamaktadırlar. Bundan dolayı oyun etkinlikleri ile Tùrkçe
ôğrenen ôğrencinin ôğrenme sùrecine aktif olarak olarak katılımı sağlanacaktır.
Kùltùr, bir toplumu oluĢturan değerlerdir. ―…Dil, kùltùrùn aynasıdır ‖ (Aksan,1977). Bayyurt (2009)
ôğrencilere o dilin konuĢulduğu ùlkenin ve insanlarının kùltùrù ile ilgili bilgi vermek gerektiğini savunmaktadır.
Yabancı dil ôğretiminde ayrılıklar yerine kùltùrel benzerlikler ôn plana geçmeli diyen Demircan (2005), hiçbir ders
bir oyunun sağladığı doğru ve doğal diyaloğu ve ôteki etkinlikleri sağlayamaz, demektedir. Bu anlamda geleneksel
Tùrk çocuk oyunları materyal açısından YTÖ (Yabancılara dil olarak Tùrkçe Öğretimi) yapanlara kolaylık
sağlayacaktır.
YTÖ‘ nde oyunlar sınıf içi etkinlik ve sınıf dıĢı etkinlik olarak iki gruba ayrılabilir. Eğitsel oyunlar daha
çok sınıf içi etkinlikler Ģeklinde ele alınmalıdır. YTÖ‘ de iĢlenen konuların pekiĢtirilmesini sağlayan eğitsel oyunlar
her temel seviyede kullanılabilecek etkinlikler ve iletiĢim deneyimi olarak uygulanmalıdır. AĢağıda eğitsel oyunlar
alt baĢlıklarıyla sıralanmıĢ ve bu çalıĢmada açıklanmaya çalıĢılmıĢtır.

177

�1st International Conference on Foreign Language Teaching and Applied Linguistics
May 5-7 2011 Sarajevo
Eğitsel Oyunlar
1. ĠletiĢim Oyunları
2. Gramer Oyunları
3. Telaffuz Oyunları
4. Geleneksel Tùrk Oyunları
1.Eğitsel Oyunlar
Öğrencilerin birbirleriyle Tùrkçe iletiĢim kurmalarını sağlamak amacıyla eğitsel oyunlara baĢvurulmalıdır.
Eğitsel oyunlar, ôğrenilen bilgilerin pekiĢtirilmesi ve ôğrencilerin kendilerini rahat ifade edebilmeleri açısından
ônemlidir. Bu oyunlar eğlendirici olması sınıf içi etkinliklere canlılık getirmektedir. Eğitsel oyunları uygularken
dikkat edilmesi gereken konu, oyunların doğru olarak seçilmesi ve bir amaca yônelik olmasıdır.
Eğitsel oyunlarda ôğretmen sùrekli kontrol etmelidir. Kuralların tam anlaĢılması için gerekirse ana dilde
açıklamalar yapmalıdır. Bu oyunlara sınıftaki herkesin aktif olarak katılımı sağlanmalıdır. Öğretmen bu oyunlara
çok dikkatli bir hazırlık yapmalı ilginç, kolay ve cazip oyunları uygulatmalıdır. Herkesin seviyesine ve yeteneğine
gôre uygulanabilecek oyunlar araĢtırılmalıdır. Demirel (1993) eğitsel oyunlara ders saatinin beĢ ya da on
dakikasının ayrılmasını ve bu etkinliklere dersin ortasında veya sonunda yer verilmesini ônermektedir.
1.1 ĠletiĢim oyunları
Bu oyunlara sınıf içi etkinliklerde bùtùn ôğrencilerin katılımı sağlanmalıdır. TanıĢma, Nasılsınız? Alfabe,
Harflerini söyle vb. gibi iletiĢim oyunları temel seviye YDT ôğrenenlere, uygulanabilecek en ônemli etkinliklerdir.
1.1.1 TanıĢma
Öğrencilerden adlarını ve soyadlarını iki kùçùk kağıda yazmaları istenmelidir. Ġsimlerden birini sıralarına,
diğerini de bir kutuya koymalıdırlar. Daha sonra ilk sıradan baĢlayarak ôğrencileri ôğretmen masasına çağırıp isim
çektirmelidir. Öğrenci, çektiği ismin sahibini bulup kağıdı ona vermelidir.
Bulduğu kiĢinin aradığı kiĢi olup olmadığından emin olmak için:
Senin adın ne?
Benim adım...
Öğrenciler bu diyaloglarla ôğrenilen dilin ilk konularını pratikte uygulama fırsatı bulurlar (Kılıçaslan,
2008).
1.1.2 Nasılsınız?
Etkinliğin amacı nasılsınız? sorusunu ve cevabını ôğretmektir.
1-Nasılsınız? kelimesinin harfleri A-4 kağıdına tek tek yazılarak sınıftaki ôğrencilere dağıtılmalıdır. Otuz saniye
içerisinde ôğrencilerden nasılsınız? kelimesini tahtanın ônùnde sıraya geçerek oluĢturmaları sağlanır.
2-Sınıfa kùçùk bir top getirilmelidir. Top ôğrencilerden birine rastgele atılmalı ve o ôğrenciye nasılsın? diye
sorulmalıdır. Cevap alındıktan sonra, elinde top olan ôğrenci topu baĢka birisine atmalıdır. Topu yakalayan ôğrenci;
nasılsın? diye sorar ve oyun zincirleme olarak devam ettirilir. Öğrenciler bu aktivite ile eğlenerek hedef dildeki
sesleri daha iyi tanımıĢ olurlar ve konuĢma becerileri geliĢtirilir.

1.1.3 Alfabe
Temel seviyede alfabeyi pekiĢtirmek amacıyla kavratmak için bùtùn sınıfa uygulanması gerekli bir
aktivitedir. Harfler ve harflerle baĢlayan kelimeler verildikten sonra bir kutuya alfabenin harfleri yazılarak
konmalıdır. Öğrenci kutudan bir harfi rastgele çekmeli ve çıkan harfi okumalıdır. Hatırlayabilirse o harfle

178

�1st International Conference on Foreign Language Teaching and Applied Linguistics
May 5-7 2011 Sarajevo
baĢlayan yeni bir kelime sôylemelidir. Öğrencilerin Tùrkçedeki harfleri ve kelimeleri daha iyi tanımaları
bakımından bu etkinlik uygulanabilir (MEGEP, 2007a).
1.1.4 Harflerini Söyle
Alfabeyi kavratmak için 8-10 kiĢilik kùçùk gruplara uygulanabilecek bir oyundur. Oyuna baĢlamadan ônce
sınıfın ônceden ôğrendiği kelimelerin listesi çıkarılmalıdır. Liste tamamlandığında, 10 ôğrenci seçilmeli ve eĢit
sayıda iki takım oluĢturulmalıdır. Ġki takım sınıfın ônùnde ve karĢı karĢıya durmalıdır. Geri kalan ôğrenciler oyunu
takip ederler. Listeden seçilen ilk kelime birinci takımın ilk oyuncusuna sôylenmelidir. Öğrenci kendine sôylenen
kelimenin harflerini teker teker yùksek sesle sôylemelidir. Kelimenin harflerini doğru sôylemeyi baĢarırsa ayakta
durmaya devam edecektir. Sonra ikinci takımın ilk oyuncusuna farklı bir kelime sôylenmelidir. Öğrenci harfleri
teker teker doğru sôyleyebilirse, ayakta durmaya devam edecektir. Kelimelerin harflerini yanlıĢ sôyleyen ya da
yanlıĢ telaffuz eden ôğrenci yerine geçer. Öğrenilen dildeki seslerin doğru telaffuz edilmesi için bu aktivitelere
zaman zaman yer verilmelidir.
Örnek:
Öğretmen: Ayakkabı
Birinci ôğrenci: A-y-a-k-k-a-b-ı
Öğretmen: Ġnek
Ġkinci ôğrenci: Ġ-n-e-k
(Ġzgôren, 1999a)
1.1.5 Zaman Makinesi
Bu etkinlik ôğrencilerin hayal gùçlerini kullanarak konuĢmalarını sağlamaya yônelik bir oyundur.
Öğretmen ôğrencilere, bir zaman makinasının icat edildiğini, bu zaman makinası yardımıyla geçmiĢe ve geleceğe
gidilebilmelerinin mùmkùn olduğunu belirtmelidir. Öğrencilere, Ģimdi sizler de bu zaman makinası aracılığıyla
isterseniz geçmiĢe isterseniz geleceğe gidebilirsiniz, Ģeklinde onları oyuna motive etmelidir. Öğrencilere biraz sùre
vererek, zaman makinasıyla geçmiĢe ya da geleceğe gittiklerini hayal etmelerini sağlamalıdır. Sùre tamamlandıktan
sonra ôğrenciler, kurguladıkları hayallerini anlatmalıdırlar. Bu aĢamada ôğretmen aĢağıdaki benzer soruları
ôğrencilere yôneltmelidir.
Örnek:
Nereye gittiniz?
Hangi yıla gittiniz?
Kimlerle gôrùĢtùnùz?
Gittiğiniz yerin ôzellikleri nasıldı?
Hiç ùnlù birisine rastladınız mı?
Bu aktivitede soru-cevap yôntemiyle Tùrkçe pıratik yapmaları sağlanmıĢ olur (Ġzgôren, 1999b).
1.1.6 Rüya Adası Oyunu
Öğretmen sınıfta loĢ bir ortam oluĢturarak ôğrencileri uyumaya motive etmelidir. Öğrencilerin uykuya
dalıp hayalen rùya gôrmeleri sağlanmalıdır. Öğretmen ônceden kurguladığı bir olayı rùyanın baĢlangıcı olarak
ôğrencilerine anlatmalıdır.
Örnek :

179

�1st International Conference on Foreign Language Teaching and Applied Linguistics
May 5-7 2011 Sarajevo
ġu an bir deniz kenarında yürüyorsunuz. GüneĢ en güzel haliyle ıĢıklarını denize aksettirmekte. Yüzünüze
değip geçen serin bir rüzgarın hoĢluğu mutlu ediyor sizi. Suların Ģırıltısı, ağaçların hıĢırtısı, kuĢların cıvıltısı
muhteĢem bir melodiymiĢçesine kulağınıza çalınıyor. Ve uzaklardan birinin sesi geliyor, kimin sesi acaba? diyerek
ôğretmen, rùyanın devamını ôğrencilere anlattırmalıdır. Öğrencilerin, ôğrenilen dilde kendilerini bağımsızca ifade
edebilmeleri bakımından bu tùrlù uygulamalara yer verilmelidir (Susùzer, 2006).
1.1.7 EĢini Bul
Bu uygulamada sınıf ya da grup iki kısma ayrılmalıdır. Öğrencilere ùzerinde resimler olan kartlar
dağıtılmalı ve ôğrenciler ellerindeki kartlarda bulunan resimlere gôre sınıfa sorular yônelterek aynı kartı tutan eĢini
bulmaya çalıĢmalıdır. Bu resimler ôğrencilerin dil seviyelerine gôre basit veya karmaĢık olmalıdır. Örneğin, bir
ôğrenci hayvanat bahçesi resminde hayvanları anlatabilir. Resimdeki yapıları, Ģekilleri ve renkleri Tùrkçe kelime ve
Tùrkçe cùmlelerle tarif ederek kendi kartının benzerinin kimde olduğunu bulmaya çalıĢmalıdır. Öğrencilerin
gôrdùğùnù ifade etme ve anlama becerileri bu tùr aktivitelerle pekiĢtirilmelidir ( MEGEP, 2007b).
1.1.8 Hikaye Anlatma Veya Tamamlama
Resimli bir hikaye seçilmeli ve bu resimler ôğrencilere bôlùm bôlùm dağıtılmalıdır. Her ôğrenci kendi
resmindeki hikaye parçasını anlatmalı ve bôylece hikayenin tamamı ortaya çıkarılmıĢ olur. Öğrenciler hikayenin
sonunu merak edecekleri için sonuna kadar arkadaĢlarını dikkatle dinleyeceklerdir. Bu faaliyetle ôğrencilerin
gôrdùklerini kendi cùmleleriyle anlatma ve konuĢma becerileri geliĢtirilir (Ġzgôren, 1999c).
1.1.9 Kelime Oyunları
Yabancılara Tùrkçe ôğretiminin her aĢamasında yeni kelimelerle karĢılaĢılmaktadır. Yeni ôğrenilen
kelimelerin kalıcılığını sağlamak için belli bir çerçevede sôzcùkler ôğretilmelidir. Örneğin, oyunla kelime ôğretimi
ôğrencilerin dikkatlerini hedef kelime ùzerine çekecektir (Özbay ve Melanlıoğlu, 2008 ).
Örnek :
 Kelime Bulma: Sınıf gruplara ayrılmalı bu grupların sayısı en az iki olmak kaydıyla daha fazla da olabilir.
Kağıtlara yazılan bazı Tùrkçe kelimeler bir torbanın içerisine konmalıdır. Gruplardan birer temsilci ôğrenci
çağrılmalı ve her ôğrenci torbadan bir kağıt çekmelidir. Çektiği kağıtta yazan kelimeyi ôğrenci mimik,
jest ve beden dilini de kullanarak anlatmaya çalıĢmalıdır. Ġlk cevap verme hakkı ôğrencinin kendi
grubundadır. Sôzcùğù bilememeleri durumunda cevap verme hakkı diğer gruplara geçer. Bilen grubun
hanesine ônceden belirlenen puan yazılır. Bu etkinlikle ôğrencilerin konuĢma becerileri geliĢtirilmiĢ olur (
Karatay, 2007).
 Zıt Kelimeyi Bulma: Sınıf, gruplara ayrılmalıdır. Zıt anlamlı Tùrkçe kelimelerin yazıldığı kartlar masanın
ùzerine dizilmeli ve her gruptan bir ôğrenci seçilmelidir. Seçilen ôğrenci kartlardan herhangi birini
açmalıdır. Örneğin oyuncunun açtığı ilk kartta uzun yazıyorsa ikinci kartta zıt anlamlısı olan kısa
sôzcùğùnù bulmak zorundadır. Bu etkinlik ôğrencilerin sôzcùk dağarcığını zenginleĢtirir ( Özerk, 2009 ).
 Üç Harfli Kelime Oyunu: Öğretmen tarafından tahtaya kaldırılan ôğrenci ùç harfli bir kelime dùĢùnmeli
ve sınıftan istediği bir kiĢiye dùĢùndùğù bu kelimeyi sôylemelidir. Seçilen bu ôğrenci ùç harfli kelimenin
her harfiyle baĢlayan ayrı ayrı ùç yeni kelime tùretmeli ve belirlenen sùre içerisinde bu kelimeleri telaffuz
etmek zorundadır. Aksi halde tahtada ki ôğrencinin yerine geçmek durumundadır. Örneğin tahtaya kalkan
ôğrencinin dùĢùndùğù kelime muz olsun. Seçilen ôğrenci muz kelimesindeki harflerle baĢlayan yani masa,
uçak, zil gibi sôzcùkleri verilen sùre içerisinde sôylemeye çalıĢmalıdır. Bu etkinlikle ôğrencilerin
sôzcùkleri doğru telaffuz etme becerileri geliĢtirilir (Yalın, 2005).
1.2 Gramer Oyunları
Öğrenciler genellikle gramer konularını ôğrenirken isteksiz davranırlar. Bu uygulamalardaki amaç gramer
konularını ôğrencilerin sıkılmadan ôğrenmelerini sağlamaktır.

180

�1st International Conference on Foreign Language Teaching and Applied Linguistics
May 5-7 2011 Sarajevo

1.2.1 Nazlı‘nın Kedisi Oyunu
Sıfatların ôğretiminde ôğrencilerin ilgilerini çekebilecek uygulamalardan biridir. Öğretmen, ôğrencilerin
oyunu anlamaları bakımından bir ôrnekle etkinliği açıklamalıdır. Sôzgelimi ôğretmen ôğrencilerine; ġimdi size
Nazlı‘nın kedisiyle ilgili bir cümle söyleyeceğim. Size söylediğim bu cümlede Nazlı‘ nın kedisinin bir özelliği
belirtilmektedir. Sizler benim söylediğim özellikten haraket ederek aynı harfle baĢlayan Nazlı‘nın kedisiyle ilgili
baĢka özellikler söylemelisiniz Ģeklinde açıklamada bulunmalıdır. Öğrencilerin ôn bilgilerine dayanılarak kelime
hazinelerindeki sôzcùkleri aktif hale getirmek ve sôz dağarcığına yeni kelimeler eklemek suretiyle sôzlù anlatım
becerileri geliĢtirilir (Yılmaz ve Yaman, 2002).
Örnek :






Nazlı‘ nın kedisi çok zeki bir kedidir diyerek cùmlesini kurar. Öğrenciler de z harfiyle baĢlayan ôzellikle
Nazlı‘nın kedisini nitelendirirler. Sôzgelimi ôğrenciler:
Nazlı‘ nın kedisi çok zarif bir kedidir.
Nazlı‘ nın kedisi çok zalim bir kedidir.
Nazlı‘ nın kedisi oldukça zayıf bir kedidir.
Nazlı‘ nın kedisi züğürt bir kedidir.

1.2.2 KomĢuna Mesaj Gönder
Cùmle kurma becerisinin kazandırılmasına yardımcı olabilecek bir aktivitedir. Öğretmen, ôğrencilere
sayısı 6-10 arasında değiĢen harfler vermelidir. Öğrencilerden bu harfleri kullanarak cùmleler yazmasını
istemelidir. Öğrenciler, kendilerine verilen harfleri kullanarak bu harflerle baĢlayan kelimelerden cùmleler
oluĢturmalıdırlar. Yazdıkları bu cùmleleri yanlarındaki arkadaĢlarına vermelidirler. Kendilerine mesaj gelen
ôğrenciler, sırayla ayağa kalkarak mesajlarını okumalıdırlar. Bu oyunda amaç ôğrencilerin cùmle kurgusunu
kavramalarını sağlamak ve cùmle kurma becerilerini geliĢtirmektir (Ġzgôren, 1999d).

1.3 Telaffuz Oyunları
Yabancı dil ôğretiminde telaffuz uygulamaları ônemli yer tutmaktadır. Çùnkù o dili doğru konuĢabilme ve
sôylenenleri anlayabilme telaffuz ôğretimiyle ilgilidir. Öğrencilerin konuĢma becerileri geliĢtirilirken ùzerinde
ôzellikle durulmalıdır. Vurgulama ve tonlama olan telaffuz ôğretiminde ôzellikle temel seviyede gereken ônem
verilmelidir. Telaffuz ôğretiminde ôğrencilerin dikkatlerini çekebilmek için oyun kaynaklı uygulamalara yer
verilmelidir. Bu uygulamalarla ôğrenciler Tùrkçenin ses yapısını daha iyi kavrarlar.

1.3.1 Mini Bingo
Bu uygulamada ôğretmen ôğrencilerine renkli kartlara yazılmıĢ olan kelimeler dağıtmalıdır. Bu sôzcùkler
okunuĢları birbirine yakın Tùrkçe sôzcùklerden oluĢmalıdır. Öğretmen bu sôzcùkleri okumalı ve kartlarında bu
sôzcùkler bulunan ôğrenciler, o sôzcùğù kapatmalıdır. En çok bingo yapan ôğrenci baĢarılı sayılır. Bu etkinlikle
ôğrencilerin Tùrkçe kelimeleri daha iyi tanıma becerileri geliĢtirilir (MEB Talim ve Terbiye Kurulu BaĢkanlığı,
2006).
1.3.2 Kulaktan Kulağa Oyunu
Bu aktivitede ôğretmen, ilk sırada oturan ôğrenciye diğer ôğrencilerin duymayacağı Ģekilde bir kelime
fısıldamalıdır. Bu ôğrenci kendisinden sonra gelen ôğrenciye sôzcùğù duyduğu Ģekliyle doğru telaffuz ederek

181

�1st International Conference on Foreign Language Teaching and Applied Linguistics
May 5-7 2011 Sarajevo
sôylemelidir. Kelime bu Ģekilde kulaktan kulağa sınıftaki bùtùn ôğrenciler tarafından tekrarlanmalıdır. Sondan baĢa
doğru ôğrenciler duymuĢ oldukları kelimeyi sesli olarak sôylemelidirler. Bôylelikle kelimenin hangi ôğrenci
tarafından değiĢtirildiği ortaya çıkacaktır. Kelimeyi yanlıĢ aktaran ôğrenci sıranın en sonuna geçirilerek
cezalandırılır. Öğrencilerin Tùrkçe kelimeleri doğru telaffuz etmelerine bu tùr etkinlikler yardımcı olur (Fikret
Okulları, 2010).
1.3.3 Tekerlemeler
Öğrencilerin hızlı ve anlaĢılır konuĢmalarını sağlamak için tekerlemelerden faydalanılmalıdır. Bu sebeple
ôğrencilerin Tùrkçeyi doğru kullanmalarını sağlamak için onlara tekerlemeler ôğretilmelidir. Tekerleme aktiviteleri
ile Tùrkçe kelimelerin doğru ve anlaĢılır telaffuzu gerçekleĢtirilir. Öğretmen, sınıfın seviyesine ve ôğrencilerin dil
becerilerini geliĢtirmeye uygun ônceden belirlediği bir tekerlemeyi kendi sôylemelidir. Öğrencilerin, bu
tekerlemeyi doğru bir Ģekilde sôylemeleri için baĢta onlara yardımcı olmalıdır (Hisar, 2006).
Örnek:
-ġu kôĢe yaz kôĢesi, Ģu kôĢe kıĢ kôĢesi, ortada su ĢiĢesi.
-Bir berber bir berbere bre berber gel beraber berberistanda bir berber dùkkanı açalım diye bar bar bağırmıĢ.
-ġu yoğurdu sarımsaklasak da mı saklasak, sarımsaklamasak da mı saklasak?
-ĠbiĢle MemiĢ mahkemeye gitmiĢ, mahkemeleĢmiĢler mi, mahkemeleĢmemiĢler mi?
1.3.4 Bilmeceler
Bilmeceler, Tùrkçe sôzcùklerin çok anlamlılığını yansıtan dilsel oyunlardır. Bilmecelerde ki çarpıcı
benzetmeler ve buluĢlar onları ilginç hale getirmektedir. Bu dilsel ùrùnler Ģiirsel bir anlatımla ôğrencileri bir zeka
oyununa çağırır. Öğrencilerin bilgilerini yoklar, kelimeler arasında anlamsal iliĢki kurmalarını sağlar. Yabancılara
Tùrkçe ôğretiminde bilmece etkinliği orta ve ileri seviye ôğrencilerine uygulanmalıdır. Çùnkù bu seviyelerdeki
ôğrencilerin kelime hazineleri ve Tùrkçeyi kullanma becerileri geliĢmiĢtir (Gôçer, 2010).

Örnek:
Ġnim inim inler.
Bin kiĢi dinler.
(Davul)
Altı pınar içilir.
Üstù çayır biçilir.
(Koyun)
Arka arkaya ikizler.
Biri diğerini izler.
(Tren)
1.4 Geleneksel Türk Oyunları
Çocuk oyunları iletiĢim bağlamında oluĢturulan sosyo-kùltùrel gôsterimlerdir. Geleneksel Tùrk çocuk
oyunların oluĢturulmasında belli kalıp oyunlardan yararlanılabilir. Çocukların oyunlarla ilgili bilgileri kolayca
hatırladıkları ve oyunlarını oynadıkları gôzlenmiĢtir (Özdemir, 2006a).
Oyun oynayan YTÖ deki ôğrenci duygu, dùĢùnce ve hayallerini rahat bir Ģekilde açıklayabilmek ve
tecrùbelerini anlatabilmek, tahminde bulunabilmek, olayları ve durumları açıklayıp yorumlayabilmek,
problemlerin çôzùlmesinde ôneriler ùretebilmekte dilini etkin bir Ģekilde kullanabilmeyi ôğrenir. Geleneksel
Tùrk oyun tùrleri de çocukların ve yetiĢkinlerin dil geliĢmelerine yardımcı olmak amacıyla sôzlù gelenekte
oluĢturulmuĢtur. Ancak geleneksel oyun tùrlerinde içlerinde tekerleme, mani, Ģarkı sôzù, Ģiir gibi sôzlù oyunlar
olan oyunlar seçilip sınıflandırılıp YTÖ de kullanılmalıdır.

182

�1st International Conference on Foreign Language Teaching and Applied Linguistics
May 5-7 2011 Sarajevo
Zengin bir yelpazesi olan geleneksel Tùrk sôzlù oyunları, materyal açısından YTÖ yapan ôğretmenlere
bùyùk yardımı olacaktır. Bununla ilgili olarak ayrı bir sınıflandırma yapılabilir. Bunlardan bazıları Ģu Ģekilde ele
alınabilir.
1.4.1 ġöyleĢmeli Oyunlar
Örnek:
ÜĢüdüm üĢüdüm oyunu
Oyun, iki takım halinde oynanır. Takımın oyuncuları kol kola girerler ve aĢağıdaki Ģekilde sôyleĢerek
birbirlerine gidip gelirler. KonuĢmanın sonunda konuĢmayı baĢlatan takımın yôneticisi, beğendiği rakip
oyuncalarından birinin yanına gidip onun alnına eliyle dokunur. Bu çocuk, diğer takıma geçer. Aynı hareket
diğer takımın yôneticisi tarafından tekrarlanır. Bùtùn çocukların takım değiĢtirmesiyle oyun sona erer.
ÜĢùdùm ùĢùdùm, a benim canım ùĢùdùm.
Kùrkùnù giy, kùrkùnù giy, a benim canım kùrkùnù giy.
Kùrkùm yok, kùrkùm yok, a benim canım kùrkùm yok.
Alsana, alsana, a benim canım alsana.
Param yok, param yok, a benim canım, param yok.
Çalsana çalsana, a benim canım, çalsana.
Asallar, keseller, en gùzelini seçerler (Özyedekçi, 1947).
1.4.2 SayıĢmacalı Oyunlar

Örnek:
Çatlak Patlak Oyunu
Oyuna katılan çocuklar bir daire oluĢturup her iki ellerinide dairenin içine doğru uzatırlar. Çocuklardan
biri aĢağıdaki sayıĢmacayı sôyler. SayıĢmacanın her kelimesinde oyuncu yanındaki oyuncunun eline eliyle vurur.
SayıĢmacanın son kelimesini sôyleyen çocuk, yanındakinin elini vurduğu takdirde, eline vurulan çocuk, oyundan
çıkar. Oyunun sonuna kadar, vurulmayan çocuk oyunun birincisi kabul edilir.
Çatlak patlak
Yùsyuvarlak
Kremalı bôrek
Sùtlù çôrek
Çek yavrum çek
Amanın dostlar çek
Elini çekmeden çek
Çek çek amca
Burnu gonca
Benden sana
Bir tabanca (Oğuz, 1992a)
1.4.3 Ezgili Oyunlar
Örnek:
Yağ Satarım Bal Satarım
Oyun 10 ile 15 yaĢ arasındaki çocuklar tarafından oynanmaktadır. Ebe halka Ģeklinde oturmuĢ
çocukların çevresini sekerek dolaĢırken Ģu tekerlemeyi sôyler.
―Yağ satarım bal satarım.

183

�1st International Conference on Foreign Language Teaching and Applied Linguistics
May 5-7 2011 Sarajevo
Ustam ôlmùĢ ben satarım.
Ustamın kùrkù sarıdır.
Satsam 15 liradır.
Zambak zumbak dôn arkana iyi bak‖.
Ebe, tekerleme esnasında elindeki mendili çocukların birinin arkasına atar. Arkasındaki mendili eliyle
yoklayarak bulan çocuk, halkanın etrafında en az beĢ kez dolaĢarak ebeyi yakalamaya çalıĢır. Ebenin oyuncunun
kalktığı yere oturması gerekir. Aksi halde yeni ebe o olur. Oyun bôyle devam eder (Oğuz, 1992b).
1.4.4 Zeka Oyunları
Örnek:
Soru: Evin bahçesinde bir topal kaz otluyormuĢ. Bu sırada gôkte bir kaz sùrùsù geçiyormuĢ. Topal kaz
yukarıdakilere ―hey kazlar, kazlar, yùzler kazlar‖ diye seslenmiĢ. Havadaki kazlarda ―biz yùz kaz değiliz, bizim
kadar daha olsa, yarımız kadar daha olsa, yarımızın yarısı kadar daha olsa ve birde sen olsan, o zaman yùz kaz
oluruz. Havada kaç kaz varmıĢ?
Cevap: Havada otuzaltı kaz varmıĢ. Havadaki otuzaltı kaza, yarısı on sekiz, onun yarısı dokuz, bir de topal kaz,
toplam yùz kaz olur (Özdemir, 2006b).
Yabancılara Tùrkçe ôğretiminde bu tùr oyunlar yardımıyla Tùrk kùltùrù, Tùrk edebiyatı ôğretilmiĢ olur. Tùrk
dilinin zengin dil ùrùnleriyle yabancılar Tùrkçe ôğrenirken daha da iyi motive olacaklardır. Tùrk yazının
yabancılar tarafından bilinmesi bakımından da yabancılara Tùrkçe ôğretiminde bu kaynakların kullanılması
ônemlidir.

Sonuç
Öğrenme iĢlemine katılan duyu organlarının sayısı ne kadar fazla olursa ôğrenme daha doğru
gerçekleĢir ve ôğrenilenlerin unutulması engellenmiĢ olur. Bu sebeple tùm uyarıcıları harekete geçiren
etkinliklere, oyunlara yabancılara Tùrkçe ôğretiminde yeterince yer verilmelidir.
Yabancı dil ôğrenirken unutmayı engelleyen en ônemli unsur ôğrenilenlerin kullanılması ve ôzellikle
dil ôğrenen kiĢinin gùnlùk ihtiyaçlarına cevap veriyor olmasıdır. Öğrenilenlerin oyun içinde kullanılması
ôğrencilerin dikkatlerini çekecektir.
YTÖ‘nde temel seviyede eğitsel oyunlara daha fazla ağırlık verilmelidir. Eğitsel oyunlar kısa etkinlikler
olduğu için ôğrencileri bıktırmaz. Rol alma ve dramatizasyon etkinlikleri ise daha çok orta ve ileri seviyede
uygulanmalıdır.
Modern yabancı dil eğitim anlayıĢı katılımlı bir eğitim anlayıĢı olduğu için ôğretmen merkezli eğitim
anlayıĢını kabul etmez. Oyun etkinlikleri ile ôğrencinin katılımı aktif olarak sağlanır. Yabancılara Tùrkçe
ôğretenler oyun eksenli materyalleri doğru ve yerinde kullanarak ôğrencileri motive etmelidirler.
Yabancı dil olarak Tùrkçe ôğretiminde oyun aktivitelerini daha çok kullanmak için materyel
geliĢtirilmelidir. Oyunlar; YTÖ yapan ders kitaplarında yeterince yer verilmemektedir. Öğretmenin becerisine ve
ilgisine bağlı olarak oyun etkinlikleri YTÖ‘nde kullanılmaktadır. Her konu sonuna tasarlanması durumunda
drama ve eğitsel oyunlar eklenebilir.
Egitsel oyunlar olarak geleneksel Tùrk oyunların içinde ôzellikle 0-15 yaĢ grubu için zengin oyun
çeĢitleri mevcuttur. Ancak bu oyunlar YTÖ içinde tekrar ele alınmalıdır. Özellikle içinde tekerleme olan
saymaca, sôyleĢmece, ezgili ve zeka oyunlar uygulatılmalıdır. Bu Ģekilde eğlendirerek YTÖ de ôğrenciler daha
çok motive edilecektir.

184

�1st International Conference on Foreign Language Teaching and Applied Linguistics
May 5-7 2011 Sarajevo
References
Aksan, D. (1977). Her Yönüyle Dil: Ana Çizgileriyle Dilbilim, Tùrk Dili Kurumu Yayınları: 439, Ankara, Sayfa
55-65.
Bayyurt, Y., vd. (2009). Yabancılara Türkçe Öğretimi. Anı Yayıncılık, Ankara, Sayfa
33.
Demirel, Ö. (1993). Yabancı Dil Öğretimi Ġlkeler Yöntemler Teknikler, Usem Yayınları, Ankara, Sayfa 73.
Demirel , Ö. (2000). Türkçe Öğretimi, Pegem Yayınları, Ankara, Sayfa 8.
Demircan, Ö. (2005). Yabancı Dil Öğretim Yöntemleri, Der Yayınları, Ġstanbul, Sayfa 224.
Gôçer, A. (2010). Tùrkçe Öğretiminde Çok Uyaranlı Bir Öğrenme Ortamı OluĢturmak için Seçkin Edebi
Ürùnlerden Yararlanma. Türklük Bilimi AraĢtırmaları, Türkçe Öğretimi Özel Sayisi, Sayfa 354-355.
Hisar, ġ. G. (2006). 4 ve 5. Sınıf Ġngilizce Derslerinde Kullanılabilecek Etkili Öğretim Yöntemleri Üzerine
Deneysel Bir ÇalıĢma, Yùksek Lisans Tezi, Isparta, Sayfa 26.
Ġzgôren, M.K. (1999a).Oyunlarla Dil Öğretimi, Academyplus Yayınları, Ankara, Sayfa 69.
Ġzgôren, M.K. (1999b).Oyunlarla Dil Öğretimi, Academyplus Yayınları, Ankara, Sayfa 69.
Ġzgôren, M.K. (1999c).Oyunlarla Dil Öğretimi, Academyplus Yayınları, Ankara, Sayfa 69.
Ġzgôren, M.K. (1999d).Oyunlarla Dil Öğretimi, Academyplus Yayınları, Ankara, Sayfa 69.
Karatay, H. (2007). Kelime Öğretimi, G.Ü.Gazi Eğitim Fakültesi Dergisi, Cilt 27, Sayı 1, Sayfa 150.
Kılıçaslan, B. (2008). Ġlköğretim Derslerinde Yaratıcı Drama Uygulamaları, Çınar Yayınları, Ġstanbul, Sayfa 93.
MEB. Özel Tevfik Fikret Okulları, (2010). Ġlköğretim Fransızca Dersi 6-8.sınıflar öğretim programı, Ġzmir,
Sayfa 25.
MEB. Talim ve Terbiye Kurulu BaĢkanlığı, (2006). Ġmam Hatip Liseleri Arapça Dersi Öğretim Programı,
Ankara, Sayfa 19.
MEGEP, (2007a). Çocuk GeliĢimi ve Eğitimi, Oyun Albümü, Ankara, Sayfa 45.
MEGEP, (2007b). Çocuk GeliĢimi ve Eğitimi, Oyun Albümü, Ankara, Sayfa 28-32.
MEGEP, (2006). Çocuk GeliĢimi ve Eğitimi, Drama ÇalıĢmaları, Ankara, Sayfa 16-25.
Oğuz, M. Öcal. (1992a). Çocukların SayıĢmaca Dünyası. Milli Folklor, Sayfa 73
Oğuz, M. Öcal. (1992b). Çocukların SayıĢmaca Dünyası. Milli Folklor, Sayfa 411
Özbay. M., Melanoğlu, D., (2008). Tùrkçe Eğitiminde Kelime Hazinesinin Önemi, Yüzüncü Yıl Üniversitesi
Eğitim Fakültesi Dergisi, Cilt.5, Sayı 1, Sayfa 142.
Özdemir, N. (2006a). Türk Çocuk Oyunları, Akçağ Yayınları, Ankara, Cilt 2, Sayfa 439
Özdemir, N. (2006b). Türk Çocuk Oyunları, Akçağ Yayınları, Ankara, Cilt 2, Sayfa 435
Özerk, M. K. (2009). Türkçe Okuma Kitabım, Seviye 1, Öğretmen El Kitabı, Kolofon Yayınevi, Sayfa 7.
Özyedekçi, K. (1947). Kayseri Çocuklarının Mahalli Oyunları, Erciyes, Sayfa 17
Susùzer, K. (2006). Oyun Yoluyla Fransızca Öğretimi, GÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Fransız Dili Eğitimimi Ana
Bilim Dalı, Yùksek Lisans Tezi, Adana, Sayfa 49.
Tarcan, A. (2004). Yabancı Dil Öğretim Teknikleri, Nobel Yayın, Ankara, Sayfa 10.
Yalın, A. vd. (2005). Haydi Kızlar Okula. Öğretmen El Kitabı, Ankara, Sayfa 109.
Yalın, H. (2006). Öğretim Teknolojileri ve Materyal GeliĢtirme, Nobel Yayın Dağıtım, Sayfa 66.
Yılmaz, E., Yaman, H., (2002). Niteleme ĠĢlevli Sıfatların Sınıflandırılması ve Bunların Öğretimi Ġle Ġlgili Yeni
YaklaĢımlar, M.Ü, Atatürk Eğitim Fakültesi. Eğitim Bilimleri Dergisi, Sayı 16, Sayfa 19.

185

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="21514">
                <text>29</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="21515">
                <text>Eğitsel Oyunlar ve Etkinliklerle Yabancılara Türkçe Öğretim Yöntemi</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="21516">
                <text>GÜRSOY, Aynur
Arslan, Mustafa</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="21517">
                <text>Bu çalıĢma, yabancılara Tùrkçe ôğretiminde eğitsel oyun ve etkinliklerin  kullanım yôntemlerini açıklamaktadır. Yabancı dil ôğretiminde konuyla ilgili  materyal taranmıĢ ve yabancılara Tùrkçe ôğretiminde kullanılması dùĢùnùlen  yôntemlerin uygulama Ģekilleri belirlenmiĢtir. Eğitsel oyunların yabancılara  Tùrkçe ôğretiminde ôğrenci motivasyonunu sağlaması ùzerinde de durulmuĢtur.  Makalede elde edilen veriler değerlendirilmiĢ ve yabancılara Tùrkçe ôğretiminde  eğitsel oyun ve aktiviteler bir plan çerçevesinde sunulmuĢtur. Yabancılara  Tùrkçe ôğretirken ôğrenci dikkatini sağlamada problem yaĢayanlara bir fikir  vermesi bakımından bu araĢtırma ônemlidir.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="21518">
                <text>2011-05</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="21519">
                <text>Conference or Workshop Item
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="32">
        <name>P Philology. Linguistics</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="910" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="1057">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/db7207048f090303367af7255a2066e1.docx</src>
        <authentication>545e5374195bcaf202a92eb107939a42</authentication>
      </file>
      <file fileId="1058">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/713dd74507a7722179f126c314e521cf.pdf</src>
        <authentication>6522ec331be34e3b6bf07b4434747a2e</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="7342">
                    <text>��������




�









�










�





���</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="7335">
                <text>3133</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="7336">
                <text>Ekonomska kriza i unutrašnji neredi</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="7337">
                <text>DURAKOVIĆ, Adnan</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="7338">
                <text>Svjetska ekonomska kriza sa svim svojim posljedicama je izmjenila upravljanje u većem broju zemalja u svijetu, smanjila demokratičnost, a mjere za njeno rješavanje ostale su u domenu kratkoročnih što je dodatno otežalo situaciju u kojoj su se našli privatni poduzetnici i veći dio stanovništva.     Smanjenje prihoda po glavi stanovnika uzrokovano ekonomskom krizom i lošim upravljanjem povećalo je mogućnost političkog nasilja i smanjilo finansijsku mogućnost države odnosno institucija da brane poredak. Porast nereda znači i porast nesigurnosti za vlast. To znači da masovni protesti prethode promjenama režima. Kad jednom neredi počnu vrlo ih je teško suzbiti. Dvije su vrlo važne stvari koje se moraju uzeti u razmatranje kod nereda. Prvo, ustavni stav i zakonska ovlaštenja policije o pravu da djeluje prema demonstrantima i drugo, karakter državne vlasti. Oba ova elementa uticati će na vjerovatnost pobune, trajanje pobune i njenu ozbiljnost. Različiti oblici ekonomskog i političkog nasilja su samo mogući ishodi koji prate konflikte između različitih grupa koji se ne mogu riješiti unutar slabih državnih struktura.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="7339">
                <text>Pravni fakultet Univerziteta u Bihaću i Centar za društvena istraživanja Internacionalnog Burč univerziteta</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="7340">
                <text>2014</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="7341">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="19">
        <name>K Law (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
</itemContainer>
