<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<itemContainer xmlns="http://omeka.org/schemas/omeka-xml/v5" xmlns:xsi="http://www.w3.org/2001/XMLSchema-instance" xsi:schemaLocation="http://omeka.org/schemas/omeka-xml/v5 http://omeka.org/schemas/omeka-xml/v5/omeka-xml-5-0.xsd" uri="https://omeka.ibu.edu.ba/items/browse?output=omeka-xml&amp;page=46&amp;sort_field=added" accessDate="2026-06-06T14:53:22+01:00">
  <miscellaneousContainer>
    <pagination>
      <pageNumber>46</pageNumber>
      <perPage>10</perPage>
      <totalResults>3494</totalResults>
    </pagination>
  </miscellaneousContainer>
  <item itemId="555" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="549">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/b2cb16eeea1904ce36980c82ee743425.pdf</src>
        <authentication>5f6e4435a1758a26488b19096bef688a</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="4298">
                    <text>BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

TÜRKÇEDEKI EDİLGEN CÜMLENİN ÖZELLİKLERİ VE BU TÜR
CÜMLELERİN BOŞNAKÇA KARŞILIKLARI
Mirza BASİC
Tüzla Üniversitesi / Bosna Hersek
Anahtar Kelimeler: edilgen çatı, Türkçe, Boşnakça, tercüme olanakları.
ÖZET
Türkçe ile Boşnakça arasındaki farklılıklar dil bilgisinin tüm dallarında
görülür. Bunun için bu iki dilin edilgen çatıları arasında pek çok farklılık da
vardır. Üç bölümden oluşmakta olan bu çalışmada Türkçede ve Boşnakçada
kullanılan edilgen çatının morfolojik, sentaktik ve semantik özellikleri ele
alınır. Türk ve Boşnak dillerindeki edilgen çatının morfolojik yapısını konu
alan birinci bölümde bu iki dilin edilgen çatıları arasındaki farklılıklar ve
benzerlikler incelenir. İkinci bölümde edilgen cümleler sentaktik ve semantik
açısından tahlil edilir. Bunun yanısıra, bir cümlede gösterilen iş, oluş veya
hareketi yapan ve ''agent'' denilen unsurun açık bir şekilde yer aldığı edilgen
cümlenin Boşnakçaya nasıl çevrilmesi gerektiği tespit edilmeye çalışılır.
Bununla birlikte, agentin dolaylı olarak belirtildiği veya yapısında hiç yer
almadığı edilgen cümlelerin tercüme çeşitleri de incelenir. Cümlede yapılan
işten etkilenen ve ''patient'' olarak adlandırılan unsur, var, yok sözcükler ile
kurulan bazı isim cümlelerinde özne görevini alabilir. Üçüncü bölümde ise bu
tür isim cümlelerinin nasıl çevrilmesi gerektiği ele alınır. Bu çalışmanın ana
amacı Türkçede ve Boşnakçada kullanılan edilgen çatılarının benzer ve farklı
yönlerinin tespit edilmesiyle edilgen cümlelerin tercüme olanaklarının
araştırılmasıdır. Çalışmada iki metod izlenmiştir. Giriş kısmı için analitiktanımlayıcı, diğer bölümler için ise karşılaştırmalı metot kullanılmıştır.

THE PASSIVE SENTENCE IN THE TURKISH LANGUAGE AND ITS
EXPRESSION IN TRANSLATION INTO BOSNIAN LANGUAGE
Key words: passive construction, translational equivalent, the Turkish
language, the Bosnian language.

50

�BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

ABSTRACT
The difference between Turkish and Bosnian language is obvious at all
linguistic levels, and the category of passive voice is not an exception. This
paper deals with morphological and syntactical-semantic characteristics,
differences and similarities within the passive category in Turkish and
Bosnian language. The paper consists of three parts, and the first unit involve
the morphological structure of passive voice in Turkish and Bosnian language.
In this part of the research, the characteristics, differences and similarities
within the passive constructions in these two languages are analyzed. The
second part analyzes passive sentences, and the manner of translating passive
in Turkish with explicitly defined general agent, as well as examples of
passive where general agent is implicitly pointed to, but is completely
anonymized. The third part of research deals with Turkish noun sentences
with predicates var and yok, which open up space for grammatical subject
with the role of patient, and their translational equivalents in Bosnian language
are analyzed. It will also attempt to offer translational equivalents of passive
constructions in Turkish. Two methods were employed in the research:
analytical-descriptive method in the introductory part and contrastive method
in elaboration.
“GEBERMEK” FİİLİ NEREDEN GELİYOR
Serkan ŞEN
Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Gebermek, gebe, köken bilgisi, Eski Türkçe, Türkiye
Türkçesi.
ÖZET
Türkiye Türkçesinde, sevilmeyen insanlar ile değer verilmeyen hayvanların
ölümünü anlatan gebermek fiilinin oluşumu hakkında değişik görüşler öne
sürülmüştür. Bu görüşler iki noktada yoğunlaşmaktadır. İlki, geber-’in “şişkin,
kabarık; hamile” manasındaki kébe / kebe ~ gebe sözünden geldiğidir. İkinci
görüş ise sözcüğün kabar- fiilinin ikili biçimi olduğudur. Bildirimizde
sözcüğün türeyişi üzerinde duran araştırmacıların yaklaşımları zikredildikten
51

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4290">
                <text>2716</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4291">
                <text>TÜRKÇEDEKI EDİLGEN CÜMLENİN ÖZELLİKLERİ VE BU TÜR  CÜMLELERİN BOŞNAKÇA KARŞILIKLARI</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4292">
                <text>BASİC, Mirza</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4293">
                <text>Türkçe ile Boşnakça arasındaki farklılıklar dil bilgisinin tüm dallarında  görülür. Bunun için bu iki dilin edilgen çatıları arasında pek çok farklılık da  vardır. Üç bölümden oluşmakta olan bu çalışmada Türkçede ve Boşnakçada  kullanılan edilgen çatının morfolojik, sentaktik ve semantik özellikleri ele  alınır. Türk ve Boşnak dillerindeki edilgen çatının morfolojik yapısını konu  alan birinci bölümde bu iki dilin edilgen çatıları arasındaki farklılıklar ve  benzerlikler incelenir. İkinci bölümde edilgen cümleler sentaktik ve semantik  açısından tahlil edilir. Bunun yanısıra, bir cümlede gösterilen iş, oluş veya  hareketi yapan ve ''agent'' denilen unsurun açık bir şekilde yer aldığı edilgen  cümlenin Boşnakçaya nasıl çevrilmesi gerektiği tespit edilmeye çalışılır.  Bununla birlikte, agentin dolaylı olarak belirtildiği veya yapısında hiç yer  almadığı edilgen cümlelerin tercüme çeşitleri de incelenir. Cümlede yapılan  işten etkilenen ve ''patient'' olarak adlandırılan unsur, var, yok sözcükler ile  kurulan bazı isim cümlelerinde özne görevini alabilir. Üçüncü bölümde ise bu  tür isim cümlelerinin nasıl çevrilmesi gerektiği ele alınır. Bu çalışmanın ana  amacı Türkçede ve Boşnakçada kullanılan edilgen çatılarının benzer ve farklı  yönlerinin tespit edilmesiyle edilgen cümlelerin tercüme olanaklarının  araştırılmasıdır. Çalışmada iki metod izlenmiştir. Giriş kısmı için analitiktanımlayıcı,  diğer bölümler için ise karşılaştırmalı metot kullanılmıştır. ABSTRACT  The difference between Turkish and Bosnian language is obvious at all  linguistic levels, and the category of passive voice is not an exception. This  paper deals with morphological and syntactical-semantic characteristics,  differences and similarities within the passive category in Turkish and  Bosnian language. The paper consists of three parts, and the first unit involve  the morphological structure of passive voice in Turkish and Bosnian language.  In this part of the research, the characteristics, differences and similarities  within the passive constructions in these two languages are analyzed. The  second part analyzes passive sentences, and the manner of translating passive  in Turkish with explicitly defined general agent, as well as examples of  passive where general agent is implicitly pointed to, but is completely  anonymized. The third part of research deals with Turkish noun sentences  with predicates var and yok, which open up space for grammatical subject  with the role of patient, and their translational equivalents in Bosnian language  are analyzed. It will also attempt to offer translational equivalents of passive  constructions in Turkish. Two methods were employed in the research:  analytical-descriptive method in the introductory part and contrastive method  in elaboration.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4294">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4295">
                <text>2014-05-23</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4296">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4297">
                <text>ISSN 2303-582X     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="75">
        <name>P Philology. Linguistics,PA Classical philology,PI Oriental languages and literatures,PN Literature (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="556" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="550">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/3f6f8e3a1dd783dcdb32b1e320821329.pdf</src>
        <authentication>6b73fac813a1143e401bbe83ac6ba212</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="4307">
                    <text>BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

BOSNA HERSEK’TE BAĞIMSIZLIK SONRASI MİLLİ KİMLİĞİN
İNŞASINDA FOLKLORUN İŞLEVİ VE ÖNEMİ ÜZERİNE
Zülfikar BAYRAKTAR
Gediz Üniversitesi, İzmir / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Folklor,Milli Kimlik, Bosna Hersek
ÖZET
Kültürel tarzlar, kalıplar ve yapıların oluşturduğu ve oluşturmaya devam ettiği
bilgi olarak tanımlanması mümkün olan folklor kavramının başta eğlendirme
ve hoşça vakit geçirme, toplumsal kurumlara ve törelere destek verme, eğitim
ve kültürün genç kuşaklara aktarılması, toplumsal ve kişisel baskılardan
kurtulma ve de başkaldırı gibi temel işlevlere sahip olduğu söylenebilir.
Bunun yanında, folklorun en önemli işlevlerinden birinin de kimlik
tanımlamasında önemli bir gösterge olduğu gerçeğidir.
Folklorun bu yönü, özellikle yeni kurulan devletlerin milli kimliklerini
yapılandırmalarında önemli bir işleve sahiptir. Folklor, bağımsızlığına yakın
zamanda kavuşan Bosna Hersek devletinin kendi milli kimliğini
tanımlamasında ve bu kimlik üzerinden kendini tanıtmasında önemli bir işlevi
yerine getirmektedir. Dolayısıyla, Bosna Hersek’te bağımsızlık sonrası milli
kimliğin inşasında folklorun önemli bir işleve sahip olduğunu söylemek
mümkündür. Makalede bu bağlamda, Bosna Hersek’te bağımsızlık sonrası
milli kimliğin inşasında folklorun işlevi ve önemi meselesi üzerinde
durulacaktır.

19

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4299">
                <text>2633</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4300">
                <text>XVII YÜZYIL AZERBAYCAN ŞAİRİ VBOSNA HERSEK’TE BAĞIMSIZLIK SONRASI MİLLİ KİMLİĞİN  İNŞASINDA FOLKLORUN İŞLEVİ VE ÖNEMİ ÜZERİNEAHİD GAZVİNİ</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4301">
                <text>BAYRAKTAR, Zülfikar</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4302">
                <text>Kültürel tarzlar, kalıplar ve yapıların oluşturduğu ve oluşturmaya devam ettiği  bilgi olarak tanımlanması mümkün olan folklor kavramının başta eğlendirme  ve hoşça vakit geçirme, toplumsal kurumlara ve törelere destek verme, eğitim  ve kültürün genç kuşaklara aktarılması, toplumsal ve kişisel baskılardan  kurtulma ve de başkaldırı gibi temel işlevlere sahip olduğu söylenebilir.  Bunun yanında, folklorun en önemli işlevlerinden birinin de kimlik  tanımlamasında önemli bir gösterge olduğu gerçeğidir.  Folklorun bu yönü, özellikle yeni kurulan devletlerin milli kimliklerini  yapılandırmalarında önemli bir işleve sahiptir. Folklor, bağımsızlığına yakın  zamanda kavuşan Bosna Hersek devletinin kendi milli kimliğini  tanımlamasında ve bu kimlik üzerinden kendini tanıtmasında önemli bir işlevi  yerine getirmektedir. Dolayısıyla, Bosna Hersek’te bağımsızlık sonrası milli  kimliğin inşasında folklorun önemli bir işleve sahip olduğunu söylemek  mümkündür. Makalede bu bağlamda, Bosna Hersek’te bağımsızlık sonrası  milli kimliğin inşasında folklorun işlevi ve önemi meselesi üzerinde  durulacaktır.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4303">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4304">
                <text>2014-05-23</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4305">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4306">
                <text>ISSN 2303-582X     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="75">
        <name>P Philology. Linguistics,PA Classical philology,PI Oriental languages and literatures,PN Literature (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="557" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="551">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/3d769fe53543c3a6b2118b0d12dd8250.pdf</src>
        <authentication>b3b4bdaf5dedc63f429a20b2eb07bd73</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="4316">
                    <text>BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

and read aloud plays and perform them with his penpal Hüsamettin Tambay,
as a level of id, ego and superego.

XX ƏSR AZERBAYCAN MUHACİRET EDEBİYYATI
Nezaket İSMAYİLOVA
Naxcivan Dövlət Universiteti / Azerbaycan
Anahtar Kelimeler: Vətən, mühacirət, həsrət, yaradıcılıq, ədəbiyyat.
ÖZET
1920-1950 yılları arasında manevi-ahlaki deyerlerimiz total rejmin kazabına
uğrar oldu. Bu nedenlerden vatandaşlarımızın bir kısmı Azerbaycan’a yakın
olsun diye Türkiyeye göç etmiş kendi yaratıcılık faaliyyetleri ile çalışmalar
yapmışlar. Bunlardan tanınmış bilim adamı Ehmed Ceferoğlu, Ehmed Cavad,
Emin Abid, Mirze Bala Memmedzade, Alazan Baycan, Mirze Albay Dağlı,
Elibey Hüseynzade, Ehmedbey Ağayev ve daha nicelerinin isimlerinide
söylene biliriz. Bu şekilde göç hayatı yaşayan ünlü alimlerin zengin
yaratıcılğının yalnız bir kısmı konfrans konusuna uykun olan bilgilere bağlı
araşdırmalar yapmışlardır. Türk dünyasında tanınmış alim Ehmed
Ceferoğlunun eserleri çok önemlidir. Onun bir kısım eserleri 1942 yılında neşr
ettirdiyi “Şimal ellerimiz Azerbaycan’dan toplamalar “Adlı kitabında Karsta
yaşayan azeri ve terekeme folklorundan örnekler onların geçmiş yaşam tarzları
ve gelişmiş konuşma dilinden karşılıklı bir şekilde yeterli olunmuşdur.
Türkiyenin Kars, ığdır, Sivas, Tokat, Amasya ve Van vilayetlerinde yaşayan
azeri ve terekemelerden alınan metinler 350-400 yıl önce Afyonun
Emirdağında
konuşulmaktadır.
Özellikle
E.Ceferoğlu
Türkiye
Türkologiyasına özenle yanaşmış deyerli eserlerini ortaya koymuştur Onun
esas amaçı Türkü Türke tanıtdırmak ve Türk dünyasını dünyaya beyan
etmekdir. Bu şairlerden biri de Ehmed Cavaddır. Azerbaycan ve Türkiye
edebiyatşünaslığın da şairin yaratıcılığı ile meşkul olan bir çok tedqiqatçılar
var. Şair kuzey Qafqaz, Dağıstan, Kars, Ardahan ve siyerlerde olmuş türk
halkına olan muhaebbet hissini 1914-te ekimde meşhur “Kara deniz”
şirinde bu şekilde tercüme etmişdir.
23

�BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

Çırpınırdı Karadeniz
Bakıp Türkün bayrağına
“Ah...” deyerdim hiç ölmezdim,
Düşe bilsem ayağına!
Bu şiir az bir zaman içersinde şöhret kazandı daha sonra şarkıya çevrilerek
her iki halkın sınırlarından kenara çıkarak sevilerek söylenildi. 1915-yılında
Kars ve Ardahan arazilerinde şavaş zamanında “Ne gördümse”, “Yeni iqbal”
, “Şehid esir,” “Mays”, “Oyun”, “Yazık” ve s. şeirleri de bunlardan biridir.
Azerbaycan edebiyyatının ünlü öreneklerinden biri de Emin Abiddir.O,
büyük alim edebiyyatşünas-koruyucusu ve eleştiricisi çoklu elyazmaların
monoqrafiyaların müelifidir M.F.Köprülülüzadenin tesis etdiyi “Türkologiya
cemiyyeti” nde faal iştirak etmiş, “Serveti Fünun”, “Türk yurdu” jurnallarında
elmi makaleleleri basılmışdırır.
Emin Abid eserlerinin eleştirisi, aşkara çıkarılması ve hüsusile “Azerbaycan
türklerinin edebiyyatı tarihi” kitabı ona büyük uğurlar kazandırmıştır. Türk
halkları edebiyatında “Mani” nevi ve Azerbaycan “bayatı” larının hüsusiyyeti
adlı eserinde topladığı beş bin bayatı-mani Türkiye edebi-musiki hayatında
geniş yayılmış kadınlar tarafindan söylenilir. (Tahir Üzger) Karadeniz
manilerinden mühtelif örnekler getirmişdir.Sonralar bu kitab 1889 da ikinci
neşri 1925-te çap olmuştur. Her erazinin kendine has manileri genelleşerek
farklı ve benzer yönleriyle karşılıklı şekilde ele alınmıştır. Dramatik, yazıçı,
siyasi-eski devlet adamı, publisist, eleştirici ve tarihci Mirze Bala
Memmedzade “Türk ensiklopediyası” ve “İslam ensiklopediyası”, “
Azerbaycan türk matbuatı”, “28 Mays”, “İstiklal beyannamesinin tehlili” ve
başqa eserleri ile türk dünyasının mübahiseli
meselelerine aydınlık
getirmişdir. “Onlarda türkdür” eserinin yazarı Mirze Abay Dağlı Türkiyede
Azerbaycan gönüllü birlikleri yazmıştır. O, poeziya nesr, dramaturgiya ve
edebiyyatşünaslıq alanında kaleminini sınamış,fedakar sanatkardır. Edib
mühaciret illerinde dramaturgiyaya daha cok müracat etmiş, yazdığı tarihi
piyeslerinde Azerbaycan ve Türk halklarının yaşadığı tarihin şanlı sehifelerini
küdretli şahıslarını piyesleri için örnek seçmişdir. Onun Atatürk adlı piyesi
Türkiye Cümhuriyyetinin kurucusu, istiklal uğrunda mücadilenin kahramanı
Mustafa Kemal Atatürk’e yazılmışdır. Sakarya karargahı adlı piyes de aynı
şekildedir. Alazan Baycan da Azerbaycan’da da dünyaya göz açsa da
24

�BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

ömrünün bir çok bölümünü Türkiye’de yaşamış buradada vefat etmişdir.
Türkiye ve Azerbaycan edebiyyatşünaslığı alanında kendine has yaratıcılık
hizmetleri olmuşdur. Yaratıcılıklarından kısa örneklerler getirdiyimiz bu usta
yazarların Karadeniz tarihi edebiyatı ve kültürü sahasındeki mevzular açığa
cıkarılmış ve araştırmalar üzerinde çalışmıştır.

ESKİ TÜRKÇE FİLLERİN HAKAS TÜRKÇESİNDEKİ GÖRÜNÜMÜ
Ertan BESLİ
Bitlis Eren Üniversitesi, Bitlis / Türkiye

Anahtar Kelimeler: Eski Türkçe, Hakas Türkçesi, Köken Bilgisi, Dil Bilim.
ÖZET
Bu bildiride Eski Türk Yazıtları döneminde yazılmış olan Tonyukuk, Kül
Tegin ve Bilge Kağan yazıtlarında yer alan fiillerden Hakas Türkçesine
ulaşanlar tespit edilmiştir. Söz konusu Eski Türkçe fiillerin ses ve yapı bilgisi
yönünden günümüz Hakas Türkçesindeki mirasçıları ile arasında olan
benzerlik ve ayrılıkları da art zamanlı tarihî ayrımsal-karşılaştırmalı dil bilim
yöntemine göre incelenip belirlenmiştir. Bu çalışmada gerektiğinde incelenen
şekillerin köken bilgisi açıklamalarına da yer verilmiştir. Bu araştırmada
kullandığımız yöntem şu şekilde özetlenebilir: Öncelikle sahanın temel
eserlerinden olan Eski Türk Yazıtlarında üç yazıtın fiil varlığı taranarak
belirlenmiştir. Belirlenmiş fiil köklerinden Hakas Türkçesine ulaşanların
günümüzdeki görünümleri, anlamları ve örnekleri verilerek sıralandı. Böylece
Eski Türkçe ve Hakas Türkçesi arasında fiillerde meydana gelmiş bazı ses,
yapı ve anlam değişmeleri tespit edilmiştir. Fiillerin yansıttığı leksikolojik
gelişmeler art zamanlı ayrımsal-karşılaştırmalı yöntem ile aydınlatılmaya
çalışılmıştır. Sonra sahanın diğer temel eserleri ile (Orhun Abideleri, Orhon
Yazıtları ve Orhon Yazıtları Araştırmaları) belirlenmiş fiiller okuma farkı ve
anlam yönünden karşılaştırılmıştır. Çeviri yazı ve anlamlandırma yönünden
fark tespit edilmiş şekiller sahanın temel ve güncel etimoloji sözlüklerinde
taranmıştır. Elde edilen bulgular verildikten sonra fiillerin günümüzde sahip
oldukları anlamlar belirtilmiştir. İncelenen fiillerden ses ve yapı olarak
25

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4308">
                <text>2638</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4309">
                <text>ESKİ TÜRKÇE FİLLERİN HAKAS TÜRKÇESİNDEKİ GÖRÜNÜMÜ</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4310">
                <text>BESLİ, Ertan</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4311">
                <text>Bu bildiride Eski Türk Yazıtları döneminde yazılmış olan Tonyukuk, Kül  Tegin ve Bilge Kağan yazıtlarında yer alan fiillerden Hakas Türkçesine  ulaşanlar tespit edilmiştir. Söz konusu Eski Türkçe fiillerin ses ve yapı bilgisi  yönünden günümüz Hakas Türkçesindeki mirasçıları ile arasında olan  benzerlik ve ayrılıkları da art zamanlı tarihî ayrımsal-karşılaştırmalı dil bilim  yöntemine göre incelenip belirlenmiştir. Bu çalışmada gerektiğinde incelenen  şekillerin köken bilgisi açıklamalarına da yer verilmiştir. Bu araştırmada  kullandığımız yöntem şu şekilde özetlenebilir: Öncelikle sahanın temel  eserlerinden olan Eski Türk Yazıtlarında üç yazıtın fiil varlığı taranarak  belirlenmiştir. Belirlenmiş fiil köklerinden Hakas Türkçesine ulaşanların  günümüzdeki görünümleri, anlamları ve örnekleri verilerek sıralandı. Böylece  Eski Türkçe ve Hakas Türkçesi arasında fiillerde meydana gelmiş bazı ses,  yapı ve anlam değişmeleri tespit edilmiştir. Fiillerin yansıttığı leksikolojik  gelişmeler art zamanlı ayrımsal-karşılaştırmalı yöntem ile aydınlatılmaya  çalışılmıştır. Sonra sahanın diğer temel eserleri ile (Orhun Abideleri, Orhon  Yazıtları ve Orhon Yazıtları Araştırmaları) belirlenmiş fiiller okuma farkı ve  anlam yönünden karşılaştırılmıştır. Çeviri yazı ve anlamlandırma yönünden  fark tespit edilmiş şekiller sahanın temel ve güncel etimoloji sözlüklerinde  taranmıştır. Elde edilen bulgular verildikten sonra fiillerin günümüzde sahip  oldukları anlamlar belirtilmiştir. İncelenen fiillerden ses ve yapı olarak günümüz Hakas Türkçesine aynı şekilde ulaşanlar çalışmamızda verilmiştir.  Ayrıca bu fiillerden anlamsal yönden farklılaşanlar da belirtilmiştir. Daha  sonra ise araştırmamıza konu olan üç eski Türk yazıtındaki fiil kök veya  gövdelerinden Hakas Türkçesine bazı ses ve yapı değişiklikleriyle ulaşmış  şekiller verilmiştir. Bu şekillerde tespit edilmiş farklar ses ve yapı açısından  incelenmiştir. Bu bölümde yine anlamsal yönden oluşmuş bir fark varsa  açıklanmıştır.  THE VIEW OF OLD TURKISH VERBS IN KHAKAS TURKISH  Key words: Old Turkish, Khakas Turkish, etymology, linguistics.  In this work, the old Turkish verbs having reached today’s Khakas Turkish  have been identified. In terms of phonology, morphology and meaning, the old  Turkish verbs have been compared to today’s Khakas Turkish according to the  comparative method. Some etymological explanations have also been taken  place when they are in need . In this study, the method we use can be  summarized as follows: The verbs of three inscriptions in the Old Turkish  Inscriptions have been determined by checking the fundamental works in the  field. Some of the determined Turkish verbs and their roots have reached  Khakas Turkish. Their current appearance, meanings and examples were  listed. Thus, some differences occurred in some sound, structure and meaning  between Old Turkish and Khakas Turkish have been identified. Some lexical  developments have also been identified through diachronic comparative  method. Some verbs having some differences in terms of transcription and  meaning have been scanned in the fundamental and current etymological  dictionaries. After giving the findings of scanning, the contemporary meanings  of these verbs have been indicated. Some verbs which have reached  contemporary Khakas Turkish in the same form in terms of phonems and  structure have also been listed in our work.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4312">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4313">
                <text>2014-05-23</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4314">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4315">
                <text>ISSN 2303-582X     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="75">
        <name>P Philology. Linguistics,PA Classical philology,PI Oriental languages and literatures,PN Literature (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="558" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="552">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/09905162a4626079894c10975b91ffe8.pdf</src>
        <authentication>7e7d78fab1051cf761dfc383098dec3a</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="4325">
                    <text>BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

ESKİ TÜRKÇE KELİMELERİN ATABEY AĞZINDAKİ GÖRÜNÜMÜ
Ertan BESLİ
Bitlis Eren Üniversitesi, Bitlis / Türkiye
Ali Osman YALKIN
Bitlis Eren Üniversitesi, Bitlis / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Eski Türkçe, Atabey Ağzı, Köken Bilgisi, Dil Bilim.
ÖZET
Bu bildiride Eski Türk Yazıtları döneminde yazılmış olan Tonyukuk, Kül
Tegin ve Bilge Kağan yazıtlarında yer alan kelimelerden Atabey ağzına
ulaşanlar tespit edilmiştir. Söz konusu Eski Türkçe kelimelerin ses ve yapı
bilgisi yönünden Atabey ağzındaki mirasçıları ile arasında olan benzerlik ve
ayrılıkları da art zamanlı tarihî ayrımsal-karşılaştırmalı dil bilim yöntemine
göre incelenip belirlenmiştir. Bu çalışmada gerektiğinde incelenen şekillerin
köken bilgisi açıklamalarına da yer verilmiştir. Bu araştırmada kullandığımız
yöntem şu şekilde özetlenebilir: Öncelikle sahanın temel eserlerinden olan
Eski Türk Yazıtlarında üç yazıtın söz varlığı taranarak belirlenmiştir.
Belirlenmiş kelimelerden Atabey ağzına ulaşanların günümüzdeki
görünümleri, anlamları ve örnekleri verilerek sıralandı. Böylece Eski Türkçe
ve Atabey ağzı arasında kelimelerde meydana gelmiş bazı ses, yapı ve anlam
değişmeleri tespit edilmiştir. Kelimelerin yansıttığı leksikolojik gelişmeler art
zamanlı ayrımsal-karşılaştırmalı yöntem ile aydınlatılmaya çalışılmıştır. Sonra
sahanın diğer temel eserleri ile (Orhun Abideleri, Orhon Yazıtları ve Orhon
Yazıtları Araştırmaları) belirlenmiş kelimeler okuma farkı ve anlam yönünden
karşılaştırılmıştır. Çeviri yazı ve anlamlandırma yönünden fark tespit edilmiş
şekiller sahanın temel ve güncel etimoloji sözlüklerinde taranmıştır. Elde
edilen bulgular verildikten sonra kelimelerin günümüzde sahip oldukları
anlamlar belirtilmiştir. İncelenen kelimelerden ses ve yapı olarak Atabey
ağzına aynı şekilde ulaşanlar çalışmamızda verilmiştir. Ayrıca bu fiillerden
anlamsal yönden farklılaşanlar da belirtilmiştir. Daha sonra ise araştırmamıza
konu olan üç eski Türk yazıtındaki kelimelerden Atabey ağzına bazı ses ve
yapı değişiklikleriyle ulaşmış şekiller verilmiştir. Bu şekillerde tespit edilmiş
farklar ses ve yapı açısından incelenmiştir. Bu bölümde yine anlamsal yönden
oluşmuş bir fark varsa açıklanmıştır.
136

�BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

THE VIEW OF OLD TURKISH WORDS IN ATABEY DIALECT
Key words: Old Turkish, Atabey dialect, etymology, linguistics
ABSTRACT
In this work, the old Turkish words having reached Atabey dialect have been
identified. In terms of phonology, morphology and meaning, the old Turkish
words have been compared to Atabey dialect according to the comparative
method. Some etymological explanations have also been taken place when
they are in need . In this study, the method we use can be summarized as
follows: The vocabulary of three inscriptions in the Old Turkish Inscriptions
have been determined by checking the fundamental works in the field. Some
of the determined Turkish words and their roots have reached Atabey dialect.
Their current appearance, meanings and examples were listed. Thus, some
differences occurred in some sound, structure and meaning between Old
Turkish and Atabey dialect have been identified. Some lexical developments
have also been identified through diachronic comparative method. Some
words having some differences in terms of transcription and meaning have
been scanned in the fundamental and current etymological dictionaries. After
giving the findings of scanning, the contemporary meanings of these words
have been indicated. Some words which have reached contemporary Atabey
dialect in the same form in terms of phonems and structure have also been
listed in our work.

137

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4317">
                <text>2730</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4318">
                <text>ESKİ TÜRKÇE KELİMELERİN ATABEY AĞZINDAKİ GÖRÜNÜMÜ</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4319">
                <text>BESLİ, Ertan
YALKIN, Ali Osman</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4320">
                <text>Bu bildiride Eski Türk Yazıtları döneminde yazılmış olan Tonyukuk, Kül  Tegin ve Bilge Kağan yazıtlarında yer alan kelimelerden Atabey ağzına  ulaşanlar tespit edilmiştir. Söz konusu Eski Türkçe kelimelerin ses ve yapı  bilgisi yönünden Atabey ağzındaki mirasçıları ile arasında olan benzerlik ve  ayrılıkları da art zamanlı tarihî ayrımsal-karşılaştırmalı dil bilim yöntemine  göre incelenip belirlenmiştir. Bu çalışmada gerektiğinde incelenen şekillerin  köken bilgisi açıklamalarına da yer verilmiştir. Bu araştırmada kullandığımız  yöntem şu şekilde özetlenebilir: Öncelikle sahanın temel eserlerinden olan  Eski Türk Yazıtlarında üç yazıtın söz varlığı taranarak belirlenmiştir.  Belirlenmiş kelimelerden Atabey ağzına ulaşanların günümüzdeki  görünümleri, anlamları ve örnekleri verilerek sıralandı. Böylece Eski Türkçe  ve Atabey ağzı arasında kelimelerde meydana gelmiş bazı ses, yapı ve anlam  değişmeleri tespit edilmiştir. Kelimelerin yansıttığı leksikolojik gelişmeler art  zamanlı ayrımsal-karşılaştırmalı yöntem ile aydınlatılmaya çalışılmıştır. Sonra  sahanın diğer temel eserleri ile (Orhun Abideleri, Orhon Yazıtları ve Orhon  Yazıtları Araştırmaları) belirlenmiş kelimeler okuma farkı ve anlam yönünden  karşılaştırılmıştır. Çeviri yazı ve anlamlandırma yönünden fark tespit edilmiş  şekiller sahanın temel ve güncel etimoloji sözlüklerinde taranmıştır. Elde  edilen bulgular verildikten sonra kelimelerin günümüzde sahip oldukları  anlamlar belirtilmiştir. İncelenen kelimelerden ses ve yapı olarak Atabey  ağzına aynı şekilde ulaşanlar çalışmamızda verilmiştir. Ayrıca bu fiillerden  anlamsal yönden farklılaşanlar da belirtilmiştir. Daha sonra ise araştırmamıza  konu olan üç eski Türk yazıtındaki kelimelerden Atabey ağzına bazı ses ve  yapı değişiklikleriyle ulaşmış şekiller verilmiştir. Bu şekillerde tespit edilmiş  farklar ses ve yapı açısından incelenmiştir. Bu bölümde yine anlamsal yönden  oluşmuş bir fark varsa açıklanmıştır.    THE VIEW OF OLD TURKISH WORDS IN ATABEY DIALECT  Key words: Old Turkish, Atabey dialect, etymology, linguistics  ABSTRACT  In this work, the old Turkish words having reached Atabey dialect have been  identified. In terms of phonology, morphology and meaning, the old Turkish  words have been compared to Atabey dialect according to the comparative  method. Some etymological explanations have also been taken place when  they are in need . In this study, the method we use can be summarized as  follows: The vocabulary of three inscriptions in the Old Turkish Inscriptions  have been determined by checking the fundamental works in the field. Some  of the determined Turkish words and their roots have reached Atabey dialect.  Their current appearance, meanings and examples were listed. Thus, some  differences occurred in some sound, structure and meaning between Old  Turkish and Atabey dialect have been identified. Some lexical developments  have also been identified through diachronic comparative method. Some  words having some differences in terms of transcription and meaning have  been scanned in the fundamental and current etymological dictionaries. After  giving the findings of scanning, the contemporary meanings of these words  have been indicated. Some words which have reached contemporary Atabey  dialect in the same form in terms of phonems and structure have also been  listed in our work.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4321">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4322">
                <text>2014-05-23</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4323">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4324">
                <text>ISSN 2303-582X     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="75">
        <name>P Philology. Linguistics,PA Classical philology,PI Oriental languages and literatures,PN Literature (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="559" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="553">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/06e4b404540704f2c640b80669a5ad5e.pdf</src>
        <authentication>df623d0b1ed316e7c8c03f8ebe9e85c3</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="4334">
                    <text>BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

HAMİ YAVUZ'UN ŞİİRİNDE SÖZÜN BÜYÜSÜ
Kibar AYAYDIN
Niğde Fatih Anadolu Lisesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni, Araştırmacıyazar / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Kültür Şiiri, söz, dilbilim, ritim, imge.
ÖZET
Hilmi Yavuz, farklı şiir geleneklerinde yararlanarak dili dönüştüren oradan bir
kültür şiiri inşa eden bir şairdir. Yahya Kemal’in “hissin tâ kendisi olan
mısrayı yazma/söyleme edimini, “bireysel bir söz” inşa ederek ortaya koyan
Hilmi Yavuz mısrayı esas alır. Semantikten çok dilin estetik yanıyla ilgilenen
Yavuz, Doğu ve Batı şiirini temellük etmiş; şiirini görsel ve işitsel bir zemin
üzerinde terennüm etmiştir. Yavuz’un şiiri, teksif edilmiş bir dikkati, organize
olmuş bir bilinci taşır. Onun şiiri, zihnî bir yoğunlaşmayı üzerinde taşır. Hilmi
Yavuz, kendi şiirini kelimelerle yapılabilen, zanaatkârlık isteyen bir şiir olarak
tanımlar. Şiirimizde “Hilmi Yavuz Şiiri”, imgelerle, alışılmamış
bağdaştırmalarla, biçim ve semantik özellikleriyle; Asaf Halet Çelebiden
sonra, şifreli yeni bir şiiridir. Okuyucudan belli bir kültür donanımı isteyen bu
şiir sağlam olduğu kadar, Hilmi Yavuz’un “Söz”e verdiği önemin, poetik bir
göstergesidir.

TEH MAGIC OF “WORD” IN HILMI YAVUZ’S POEM
Key Words: Culture Poem, Word, Semantic, Rhythm, Image
ABSTRACT
Hilmi Yavuz is a poet that transforms the language by employing different
poem traditions and builds a culture poem through it. Hilmi Yavuz, who
presents “Yahya Kemal’s acquisition of writing/telling of the verse which is
the very sense by building “an individual word” bases on verse. Hilmi Yavuz,
who interests in the aesthetic of the language rather than semantic, has taken
East and West poem in possession and created his poem on visual and
37

�BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

auditory background. His poem bears an organized conscious and
concentrated care. His poem carries a mental concentration on it. He describes
his poem as the one that can be written with words and needs craftsmanship.
In our poem, “Hilmi Yavuz Poem” is an encoded one with its semantic and
style, unusual harmonisation, images following Asaf Halet Çelebi. The poem
which requires readers to have a certain cultural equipment is a strong one and
shows the importance given to “word” by Hilmi Yavuz.
7. SINIF TÜRKÇE DERS VE ÇALIŞMA KİTAPLARINDA YER ALAN
MİLLİ DEĞERLER
Nahide İrem AZİZOĞLU
Sakarya Üniversitesi, Sakarya / Türkiye

Anahtar Kelimeler: milli değerler, Türkçe ders kitapları, Türkçe çalışma
kitapları.
ÖZET
Türkçe dersinin amaçlarından biri bireylere milli ve evrensel değerleri
kazandırmaktır. Bu nedenle Türkçe dersinde en çok yararlanılan kaynaklar
olan ders kitaplarında milli ve evrensel değerlere yeterince yer verilmelidir.
Ulusal değerler millet, devlet, vatan, ordu, cumhuriyet, ulusal simgeler( ulusal
marş, ulusal anıtlar, ulusal bayram, bayrak), kahramanlık, dil, gelenek ve
görenekler olarak belirlenmiştir. Bu çalışmanın amacı 7. Sınıf Türkçe ders ve
çalışma kitaplarında milli değerlere nasıl ve ne ölçüde yer verildiğini
belirlemektir. Araştırmada betimsel yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın
evrenini 2013-2014 öğretim yılında okutulmakta olan MEB ve özel
yayınevleri tarafından basılan 7. Sınıf Türkçe ders ve çalışma kitapları
oluşturmaktadır. Doküman analizi yaklaşımıyla Türkçe ders ve çalışma
kitaplarındaki metinler ve etkinlikler, milli değerleri taşıma bakımından
değerlendirilmiştir. Araştırma sonuçları ilgili literatür ışığında tartışılmış ve
öneriler dile getirilmiştir.

38

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4326">
                <text>2706</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4327">
                <text>HAMİ YAVUZ'UN ŞİİRİNDE SÖZÜN BÜYÜSÜ</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4328">
                <text>BEĆİROVİĆ, Maida</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4329">
                <text>Hilmi Yavuz, farklı şiir geleneklerinde yararlanarak dili dönüştüren oradan bir  kültür şiiri inşa eden bir şairdir. Yahya Kemal’in “hissin tâ kendisi olan  mısrayı yazma/söyleme edimini, “bireysel bir söz” inşa ederek ortaya koyan  Hilmi Yavuz mısrayı esas alır. Semantikten çok dilin estetik yanıyla ilgilenen  Yavuz, Doğu ve Batı şiirini temellük etmiş; şiirini görsel ve işitsel bir zemin  üzerinde terennüm etmiştir. Yavuz’un şiiri, teksif edilmiş bir dikkati, organize  olmuş bir bilinci taşır. Onun şiiri, zihnî bir yoğunlaşmayı üzerinde taşır. Hilmi  Yavuz, kendi şiirini kelimelerle yapılabilen, zanaatkârlık isteyen bir şiir olarak  tanımlar. Şiirimizde “Hilmi Yavuz Şiiri”, imgelerle, alışılmamış  bağdaştırmalarla, biçim ve semantik özellikleriyle; Asaf Halet Çelebiden  sonra, şifreli yeni bir şiiridir. Okuyucudan belli bir kültür donanımı isteyen bu  şiir sağlam olduğu kadar, Hilmi Yavuz’un “Söz”e verdiği önemin, poetik bir  göstergesidir.  TEH MAGIC OF “WORD” IN HILMI YAVUZ’S POEM  Key Words: Culture Poem, Word, Semantic, Rhythm, Image  ABSTRACT  Hilmi Yavuz is a poet that transforms the language by employing different  poem traditions and builds a culture poem through it. Hilmi Yavuz, who  presents “Yahya Kemal’s acquisition of writing/telling of the verse which is  the very sense by building “an individual word” bases on verse. Hilmi Yavuz,  who interests in the aesthetic of the language rather than semantic, has taken  East and West poem in possession and created his poem on visual and auditory background. His poem bears an organized conscious and  concentrated care. His poem carries a mental concentration on it. He describes  his poem as the one that can be written with words and needs craftsmanship.  In our poem, “Hilmi Yavuz Poem” is an encoded one with its semantic and  style, unusual harmonisation, images following Asaf Halet Çelebi. The poem  which requires readers to have a certain cultural equipment is a strong one and  shows the importance given to “word” by Hilmi Yavuz.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4330">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4331">
                <text>2014-05-23</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4332">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4333">
                <text>ISSN 2303-582X     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="75">
        <name>P Philology. Linguistics,PA Classical philology,PI Oriental languages and literatures,PN Literature (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="560" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="554">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/6578ea1add5912c14cf7c4893076fe6d.pdf</src>
        <authentication>d79cfbd07f23644f4b9d66c5fc89b0f4</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="4343">
                    <text>BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

TÜRK DİLİNDE İYİ DİLEK VE NEZAKET İFADELERİ
Maida BEĆİROVİĆ
Tuzla Üniversitesi Felsefe Fakültesi / Bosna Hersek
Anahtar kelimeler: Edimbilim, nezaket, olumlu nezaket teorisi, iyi dilek ve
nezaket ifadeleri, çevirme sıkıntıları.
ÖZET
Bu çalışmada dilin iletişimde nasıl kullanılması gerektiğini araştıran
edimbilim ile ilgili kısaca bilgi verilmektedir. Türk dilinde iyi dilek ve nezaket
ifadeleri içeren olumlu nezaket teorisinden de bahsedilmektedir. Hayatın her
hangi durumlarında iyi dilek ve nezaket ifadelerini sık sık kullanan Türkler
olumlu nezaket teorisine düşkün bir toplum olarak nitelendirilebilir.
Karşımızdaki kişiye saygı göstermek için bu tür ifadeleri kullanırız. Türk
dizileri, Türk filmleri ve Türkçeyi ana dili olarak kullananlar ile internet
vasıtasıyla yazışmalar üzerinden yapılmış olan bu çalışmanın yöntemleri
hakkında kısaca bilgi verilmektedir. İyi dilek ve nezaket ifade eden örnekler
şu şekilde sıralanır: düğün, doğum, doğum günü kutlama ve bayramlar
sırasında söylenen iyi dilek ve nezaket ifadeleri, iş hayatında başarı dileğiyle
ve teşekkür etmek amacıyla söylenen iyi dilek ve nezaket ifadeleri, yeni
eşyaları alanlara, Allah kelimesi kullanılarak söylenen iyi dilek ve nezaket
ifadeleri, ölüm sonrası, kaza geçirenlere ya da hasta olanlara, bir işte başarılı
olanlara, yemek ile ilgili, şaşırtıcı olaylar ile ilgili söylenen iyi dilek ve
nezaket ifadeleri, bir işin başarılı bitirilebilmesi için, teşekkür ve tebrik için
söylenen iyi dilek ve nezaket ifadeleri, duş alan, tıraş olan ve saç kestirenlere,
hapşıranlara, gelecek ile ilgili söylenen iyi dilek ve nezaket ifadeleri, nazardan
korunmak, mutluluk ve başarı, güzel muhabbet ve övgü için söylenen iyi dilek
ve nezaket ifadeleri ve hayatın farklı durumlarında söylenen iyi dilek ve
nezaket ifadeleri. İyi dilek ve nezaket ifadelerini Türkçeden Boşnakçaya
çevirirken karşılaşabileceğimiz sıkıntılardan bahsedilmektedir. Çalışmanın son
bölümünde ise Türk ve Boşnak dili ve kültürü arasındaki farklılıklardan
bahsedilmektedir.

35

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4335">
                <text>2705</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4336">
                <text>TÜRK DİLİNDE İYİ DİLEK VE NEZAKET İFADELERİ</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4337">
                <text>BEĆİROVİĆ, Maida</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4338">
                <text>Bu çalışmada dilin iletişimde nasıl kullanılması gerektiğini araştıran  edimbilim ile ilgili kısaca bilgi verilmektedir. Türk dilinde iyi dilek ve nezaket  ifadeleri içeren olumlu nezaket teorisinden de bahsedilmektedir. Hayatın her  hangi durumlarında iyi dilek ve nezaket ifadelerini sık sık kullanan Türkler  olumlu nezaket teorisine düşkün bir toplum olarak nitelendirilebilir.  Karşımızdaki kişiye saygı göstermek için bu tür ifadeleri kullanırız. Türk  dizileri, Türk filmleri ve Türkçeyi ana dili olarak kullananlar ile internet  vasıtasıyla yazışmalar üzerinden yapılmış olan bu çalışmanın yöntemleri  hakkında kısaca bilgi verilmektedir. İyi dilek ve nezaket ifade eden örnekler  şu şekilde sıralanır: düğün, doğum, doğum günü kutlama ve bayramlar  sırasında söylenen iyi dilek ve nezaket ifadeleri, iş hayatında başarı dileğiyle  ve teşekkür etmek amacıyla söylenen iyi dilek ve nezaket ifadeleri, yeni  eşyaları alanlara, Allah kelimesi kullanılarak söylenen iyi dilek ve nezaket  ifadeleri, ölüm sonrası, kaza geçirenlere ya da hasta olanlara, bir işte başarılı  olanlara, yemek ile ilgili, şaşırtıcı olaylar ile ilgili söylenen iyi dilek ve  nezaket ifadeleri, bir işin başarılı bitirilebilmesi için, teşekkür ve tebrik için  söylenen iyi dilek ve nezaket ifadeleri, duş alan, tıraş olan ve saç kestirenlere,  hapşıranlara, gelecek ile ilgili söylenen iyi dilek ve nezaket ifadeleri, nazardan  korunmak, mutluluk ve başarı, güzel muhabbet ve övgü için söylenen iyi dilek  ve nezaket ifadeleri ve hayatın farklı durumlarında söylenen iyi dilek ve  nezaket ifadeleri. İyi dilek ve nezaket ifadelerini Türkçeden Boşnakçaya  çevirirken karşılaşabileceğimiz sıkıntılardan bahsedilmektedir. Çalışmanın son  bölümünde ise Türk ve Boşnak dili ve kültürü arasındaki farklılıklardan  bahsedilmektedir.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4339">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4340">
                <text>2014-05-23</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4341">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4342">
                <text>ISSN 2303-582X     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="75">
        <name>P Philology. Linguistics,PA Classical philology,PI Oriental languages and literatures,PN Literature (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="561" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="555">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/69ef1ec406b1bc524f7be289b4c63d0a.pdf</src>
        <authentication>b65f8f471fd08d019247e1e52a847ca7</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="4352">
                    <text>BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

OSMANLI DEVLETİNDE İSTIMÂLET SİYASETİ VE BOSNA
Sedad BEŠLİJA
Saraybosna Tarih Enstitüsü, Sarajevo / Bosna Hersek
ÖZET
İstimâlet Osmanlılar’ın uyguladığı meylettirici ve uzlaştırıcı fetih siyaseti için
kullanılan tabir. Osmanlı kroniklerinde “halkı ve özellikle gayri müslim
tebaayı gözetme, onlara karşı hoşgörülü davranma, raiyyetperverlik”
mânasında kullanılmıştır. Fethedilen yerlerin halkına iyi davranma, onları
himaye etme, dış düşmanlara karşı can ve mal güvenliğini sağlama, dinî
konularda serbestiyet verme, vergi hususunda kolaylık gösterme Osmanlı
istimâletinin başlıca unsurlarıdır.
Osmanlı istimâlet siyasetinin asıl dikkat çekici neticeleri Trakya ve Balkan
fetihlerinde ortaya çıkar. Edirne’nin alınmasından sonra gelişen Balkan
fütuhatının sadece kılıçla değil yerli hıristiyan halkın himayesi, haklarının
iadesi, kendilerine dinî serbestiyet verilmesi, vergi muafiyeti tanınması gibi
ısındırıcı bir politika sonucunda gerçekleştiği bilinmektedir. Osmanlılar’ın
asırlarca Balkanlar’da ve Orta Avrupa’da tutunabilme sebeplerinden biri de bu
uygulamadır. Osmanlılar, istimâlet siyasetini sadece fetihler sırasında değil
yeni idarî yapı kurulduktan sonra da devam ettirmişlerdir. Bu hususta resmî
uygulamayı gösteren birçok belgenin bulunduğu bilinmektedir.
Zaman zaman tüccardan fazla gümrük vergisi alındığına dair şikâyetler veya
cizye tahsili hakkındaki arzlar üzerine çıkan fermanlar bu konuda dikkat
çekici birer örnektir. Devlet bu şikâyetler üzerine müfettişler tayin ederek
takibat başlatır, varsa zulmü önlerdi. XIX. yüzyılda Doğu Anadolu’dan
Rusya’ya göç ettirilen Ermeniler’le Bulgaristan’dan zorla Rusya’ya göçürülen
Bulgarlar’ın perişan durumları üzerine II. Mahmud’un istimâletnâme
yayımlaması son dönemlere ait dikkat çekici bir örnektir. Tarih yazımı
açısından bakıldığında anılan mevzuların çoğu istimâlet siyaseti kavramı
altında incelenebileceğini göstermiştir. En kısa ifade ile istimâlet siyaseti çok
yönlü olarak farklı metot, taktik, araç, yöntem ve tedbirden oluşan ve
kullanılan bir gönül alma ve yönlendirme siyâsetidir. Bu sürecin temel unsuru
Osmanlı merkezi iktidarının devlet idarecilerine, askeri teşkilatına ve halka
karşı göstermiş olduğu ilişkilerden ibarettir. Osmanlı istimâlet siyasetinin
11

�BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

izleri devletin hemen hemen her köşesine dayanmakla birlikte Bosna'ya kadar
da uzandığını (yaptığımız araştırmalar 16. asrın sonralarına kadar) tespit
edebilmekteyiz. Nasıl ki herhangi bir siyaset toplumun en önemli kısımlarını
ihtiva eder, aynı şekilde Osmanlı istimâlet siyaseti de Bosna toplumunun
politik, askerî, iktisadî, kültür ve dinî bölümlerine de yansımıştır. Diğer
taraftan Bosna ile ilgili arşiv kaynaklarda somut olarak istimâlet kavramının
bulunması nadir görülen bir hadisedir. Ancak bazılarını tespit edebildik. Buna
dair Bosna sancağının 1488/89. Mufassal Tahrir Defterinde, 1099-1116\16881704. Osmanlı Tarihi başlığında bir anonim kroniğinde, Viyana Bozgunudan
sonraki Saray Bosna Şer'iye Sicillerindeki örnekleri zikredebiliriz. “İnsanı
yaşat ki devlet yaşasın” düsturuyla hareket eden Osmanlı hâkimiyeti bu
durumu çok iyi kavramış ve istimâlet siyâseti ile de bunu genel manada
başarmıştır. Hiç de homojen olmayan bir yapıya sahip olan Osmanlı hâkimiyet
alanı ve toplumlar (Balkanlar gibi) Osmanlı'nın uyguladığı istimâlet siyâseti
sayesinde asırlar boyunca barış ve huzur içinde beraberce yaşamayı
başarmıştır. 15. ve 16. yüzyıl Bosna'sı da bu tarihi bağlamda yer alan bir
bölgeyi temsil etmektedir.

BOSNA HERSEK SİNEMASININ SİNEMATOGRAFİSİNDE TÜRK
KÜLTÜRÜNÜN ETKİLERİ
Yasemin KILINÇARSLAN
Uşak Üniversitesi, Uşak / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Sinema, kent, Osmanlı kültürü, drama, senaryo.
ÖZET
1992 öncesinde Yugoslavya sineması olarak adlandırılan Bosna Hersek
sineması bu tarihten sonra kendi özgün film dilini yaratma arayışlarına girmiş
ve ulusal bir sinema olarak uluslararası festivallerde boy göstermeye
başlamıştır. Küçük bütçeli ve gelişmekte olan Bosna Hersek sineması,
filmlerde savaşın bireyler üzerinde yarattığı travmaları aktarmakta ve bunlara
ilişkin çözüm arayışlarına girmektedir. Ülke sineması bu anlamda Filistin
sinemasında olduğu gibi yaşananları dünyaya duyurma ve görünür olma
12

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4344">
                <text>2625</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4345">
                <text>OSMANLI DEVLETİNDE İSTIMÂLET SİYASETİ VE BOSNA</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4346">
                <text>BEŠLİJA, Sedad</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4347">
                <text>İstimâlet Osmanlılar’ın uyguladığı meylettirici ve uzlaştırıcı fetih siyaseti için  kullanılan tabir. Osmanlı kroniklerinde “halkı ve özellikle gayri müslim  tebaayı gözetme, onlara karşı hoşgörülü davranma, raiyyetperverlik”  mânasında kullanılmıştır. Fethedilen yerlerin halkına iyi davranma, onları  himaye etme, dış düşmanlara karşı can ve mal güvenliğini sağlama, dinî  konularda serbestiyet verme, vergi hususunda kolaylık gösterme Osmanlı  istimâletinin başlıca unsurlarıdır.  Osmanlı istimâlet siyasetinin asıl dikkat çekici neticeleri Trakya ve Balkan  fetihlerinde ortaya çıkar. Edirne’nin alınmasından sonra gelişen Balkan  fütuhatının sadece kılıçla değil yerli hıristiyan halkın himayesi, haklarının  iadesi, kendilerine dinî serbestiyet verilmesi, vergi muafiyeti tanınması gibi  ısındırıcı bir politika sonucunda gerçekleştiği bilinmektedir. Osmanlılar’ın  asırlarca Balkanlar’da ve Orta Avrupa’da tutunabilme sebeplerinden biri de bu  uygulamadır. Osmanlılar, istimâlet siyasetini sadece fetihler sırasında değil  yeni idarî yapı kurulduktan sonra da devam ettirmişlerdir. Bu hususta resmî  uygulamayı gösteren birçok belgenin bulunduğu bilinmektedir.  Zaman zaman tüccardan fazla gümrük vergisi alındığına dair şikâyetler veya  cizye tahsili hakkındaki arzlar üzerine çıkan fermanlar bu konuda dikkat  çekici birer örnektir. Devlet bu şikâyetler üzerine müfettişler tayin ederek  takibat başlatır, varsa zulmü önlerdi. XIX. yüzyılda Doğu Anadolu’dan  Rusya’ya göç ettirilen Ermeniler’le Bulgaristan’dan zorla Rusya’ya göçürülen  Bulgarlar’ın perişan durumları üzerine II. Mahmud’un istimâletnâme  yayımlaması son dönemlere ait dikkat çekici bir örnektir. Tarih yazımı  açısından bakıldığında anılan mevzuların çoğu istimâlet siyaseti kavramı  altında incelenebileceğini göstermiştir. En kısa ifade ile istimâlet siyaseti çok  yönlü olarak farklı metot, taktik, araç, yöntem ve tedbirden oluşan ve  kullanılan bir gönül alma ve yönlendirme siyâsetidir. Bu sürecin temel unsuru  Osmanlı merkezi iktidarının devlet idarecilerine, askeri teşkilatına ve halka  karşı göstermiş olduğu ilişkilerden ibarettir. Osmanlı istimâlet siyasetinin izleri devletin hemen hemen her köşesine dayanmakla birlikte Bosna'ya kadar  da uzandığını (yaptığımız araştırmalar 16. asrın sonralarına kadar) tespit  edebilmekteyiz. Nasıl ki herhangi bir siyaset toplumun en önemli kısımlarını  ihtiva eder, aynı şekilde Osmanlı istimâlet siyaseti de Bosna toplumunun  politik, askerî, iktisadî, kültür ve dinî bölümlerine de yansımıştır. Diğer  taraftan Bosna ile ilgili arşiv kaynaklarda somut olarak istimâlet kavramının  bulunması nadir görülen bir hadisedir. Ancak bazılarını tespit edebildik. Buna  dair Bosna sancağının 1488/89. Mufassal Tahrir Defterinde, 1099-1116\1688-  1704. Osmanlı Tarihi başlığında bir anonim kroniğinde, Viyana Bozgunudan  sonraki Saray Bosna Şer'iye Sicillerindeki örnekleri zikredebiliriz. “İnsanı  yaşat ki devlet yaşasın” düsturuyla hareket eden Osmanlı hâkimiyeti bu  durumu çok iyi kavramış ve istimâlet siyâseti ile de bunu genel manada  başarmıştır. Hiç de homojen olmayan bir yapıya sahip olan Osmanlı hâkimiyet  alanı ve toplumlar (Balkanlar gibi) Osmanlı'nın uyguladığı istimâlet siyâseti  sayesinde asırlar boyunca barış ve huzur içinde beraberce yaşamayı  başarmıştır. 15. ve 16. yüzyıl Bosna'sı da bu tarihi bağlamda yer alan bir  bölgeyi temsil etmektedir.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4348">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4349">
                <text>2014-05-23</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4350">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4351">
                <text>ISSN 2303-582X     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="75">
        <name>P Philology. Linguistics,PA Classical philology,PI Oriental languages and literatures,PN Literature (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="562" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="556">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/7bfb791bf8211ede5196937eb2414c37.pdf</src>
        <authentication>5da804eee406ccf658ed2675a993d08a</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="4361">
                    <text>BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

ÇEVİRMENİN KİMLİĞİ VE ÇEVİRİ POLİTİKASI ÜZERİNE BİR
İNCELEME: HASAN BEDREDDİN’İN POLİSİYE ROMAN
ÇEVİRİLERİ

Eshabil BOZKURT
Kırklareli Üniversitesi, Kırklareli / Türkiye
Nilüfer ALİMEN
Yıldız Teknik Üniversitesi, İstanbul / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Hasan Bedreddin, çeviri roman, çoğuldizge kuramı.
ÖZET
1913-1926 yılları arasında Almanca ve Fransızca gibi Batı Dillerinden
Osmanlı Türkçesine otuz üç roman çevirisi yapan Hasan Bedreddin, dönemin
önde gelen çevirmenlerinden birisi olarak anılmaktadır. Bu bildiride Hasan
Bedreddin’in yaptığı polisiye roman çevirileri, ön söz ve son sözlerin
tanıklığında ve de İsrailli Çeviribilim kuramcısı Itamaar Even-Zohar’ın
çoğuldizge kuramı çerçevesinde ele alınacaktır. Bahsi geçen dönemde çeviri
eylemi edebiyat dizgesini şekillendirmede önemli bir rol oynamış, polisiye
roman türünde bir çok eser Osmanlı Türkçesine tercüme edilmiştir. Bildirinin
temel inceleme nesnesini oluşturmak üzere Hasan Bedreddin’in polisiye
roman çevirilerine yazdığı ön söz ve son sözlerin çeviriyazıları yapılarak
yaşadığı dönemin çeviri politikasına ve de çevirmenin kimliğinin okuyucu
üzerindeki etkisine ışık tutulmaya çalışılacaktır. Hasan Bedreddin
çevirmenliğin yanı sıra, gazeteci ve yazar olarak da karşımıza çıkmaktadır.
İrdelemeye temel olan sorunsal Hasan Bedreddin ve roman çevirileri üzerine
çeviribilim bağlamında ön söz ve son söz odaklı bir çalışmanın yapılmamış
olmasıdır. Çevirmen, tarihi romanlar ve Türkler ile ilgili romanların yanında
dönemin hâkim roman türü olan polisiye roman türünde de çeviriler yapmıştır.
Bu çevirilerinin bazılarında “Hasan Merzuk” takma adını kullanan çevirmenin
hangi romanların veya yazarların çevirilerinde bu takma adı hangi nedenle
kullandığı hatıratlarda ve ön söz/son söz tanıklıklarında araştırılmaya
çalışılacaktır. Sonuç olarak Hasan Bedreddin’in yazar, gazeteci ve çevirmen
kimlikleri doğrultusunda çeviri politikasını ve hedef okuyucuyu kitlesini nasıl
belirlediğini ortaya koymak amaçlanmaktadır.
162

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4353">
                <text>2684</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4354">
                <text>ÇEVİRMENİN KİMLİĞİ VE ÇEVİRİ POLİTİKASI ÜZERİNE BİR  İNCELEME: HASAN BEDREDDİN’İN POLİSİYE ROMAN  ÇEVİRİLERİ</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4355">
                <text>BOZKURT, Eshabil
ALİMEN, Nilüfer </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4356">
                <text>1913-1926 yılları arasında Almanca ve Fransızca gibi Batı Dillerinden  Osmanlı Türkçesine otuz üç roman çevirisi yapan Hasan Bedreddin, dönemin  önde gelen çevirmenlerinden birisi olarak anılmaktadır. Bu bildiride Hasan  Bedreddin’in yaptığı polisiye roman çevirileri, ön söz ve son sözlerin  tanıklığında ve de İsrailli Çeviribilim kuramcısı Itamaar Even-Zohar’ın  çoğuldizge kuramı çerçevesinde ele alınacaktır. Bahsi geçen dönemde çeviri  eylemi edebiyat dizgesini şekillendirmede önemli bir rol oynamış, polisiye  roman türünde bir çok eser Osmanlı Türkçesine tercüme edilmiştir. Bildirinin  temel inceleme nesnesini oluşturmak üzere Hasan Bedreddin’in polisiye  roman çevirilerine yazdığı ön söz ve son sözlerin çeviriyazıları yapılarak  yaşadığı dönemin çeviri politikasına ve de çevirmenin kimliğinin okuyucu  üzerindeki etkisine ışık tutulmaya çalışılacaktır. Hasan Bedreddin  çevirmenliğin yanı sıra, gazeteci ve yazar olarak da karşımıza çıkmaktadır.  İrdelemeye temel olan sorunsal Hasan Bedreddin ve roman çevirileri üzerine  çeviribilim bağlamında ön söz ve son söz odaklı bir çalışmanın yapılmamış  olmasıdır. Çevirmen, tarihi romanlar ve Türkler ile ilgili romanların yanında  dönemin hâkim roman türü olan polisiye roman türünde de çeviriler yapmıştır.  Bu çevirilerinin bazılarında “Hasan Merzuk” takma adını kullanan çevirmenin  hangi romanların veya yazarların çevirilerinde bu takma adı hangi nedenle  kullandığı hatıratlarda ve ön söz/son söz tanıklıklarında araştırılmaya  çalışılacaktır. Sonuç olarak Hasan Bedreddin’in yazar, gazeteci ve çevirmen  kimlikleri doğrultusunda çeviri politikasını ve hedef okuyucuyu kitlesini nasıl  belirlediğini ortaya koymak amaçlanmaktadır.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4357">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4358">
                <text>2014-05-23</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4359">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4360">
                <text>ISSN 2303-582X     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="75">
        <name>P Philology. Linguistics,PA Classical philology,PI Oriental languages and literatures,PN Literature (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="563" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="557">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/25e2d4d048f60ab8f98b84070fa989f0.pdf</src>
        <authentication>63cdcbb19063db15dd82bb2e9351dbaa</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="4370">
                    <text>BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

KLASİK TÜRK ŞİİRİNDE HAYÂL
İhsan BULUT
Ishik Üniversitesi / Irak
Anahtar Kelimeler: Hayâl, imge, imaj, mazmun, hayal-i dakîk.
ÖZET
Klasik Türk Şiirine yapılan eleştirilerin önde gelenlerinden biri de “hayâl
mahsûlü bir şiir” olmasıdır. Oysaki Türk şiirinde üslubu meydana getiren
unsurların başta gelenlerinden biri de şüphesiz ki hayaldir. Ve mısraların arka
planında yatan bu hayalin anlaşılması klasik şiirimizi anlamada hayâtî bir
öneme sahiptir. Bu kavram aynı zamanda pek çok şaire “Hayâlî” mahlasını
verdirecek kadar büyük bir önemi haizdir. Hayal kavramı gerek edebî,
tasavvufî ve gösteri sanatlarına ait bir terim olarak gerekse gerçek anlamıyla
divan şiirinde sıkça kullanılan bir kelime olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu
arada hayâle dayanan birçok edebî sanatın varlığını da ifade etmek
gerekmektedir. Bununla birlikte hayâl kelimesinin imaj (imge) kavramıyla
aynı manada kullanılması bu kavramların içinde bulunduğu bir anlam
kargaşasını da beraberinde getirmektedir. Bu durum da ister istemez Klasik
Türk Edebiyatı için de bir sorun teşkil etmektedir.

YABANCILARA TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDE FİİLİMSİLERİN
ÖĞRETİMİ VE HALK EDEBİYATI ÜRÜNLERİNDEN
FAYDALANMA
Hüseyin YILMAZ
Anahtar kelimeler: Fiilimsiler, halk edebiyatı unsurları, yabancılara Türkçe
öğretimi.
ÖZET
Türkçe artık dünyanın dört bir tarafında binlerce insana öğretilen bir dildir.
Özellikle son yirmi - yirmi beş yıl içinde dünyada birçok insan Türkçe
öğrendi. Türkoloji bölümleri, kültür merkezlerinin yanısıra Anadolu insanının
gayretleri neticesinde dünyanın dört bir bucağında açılan ‘Türk okulları’nda
Türkçe öğretilmektedir.
173

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4362">
                <text>2692</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4363">
                <text>KLASİK TÜRK ŞİİRİNDE HAYÂL</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4364">
                <text>BULUT, İhsan </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4365">
                <text>Klasik Türk Şiirine yapılan eleştirilerin önde gelenlerinden biri de “hayâl  mahsûlü bir şiir” olmasıdır. Oysaki Türk şiirinde üslubu meydana getiren  unsurların başta gelenlerinden biri de şüphesiz ki hayaldir. Ve mısraların arka  planında yatan bu hayalin anlaşılması klasik şiirimizi anlamada hayâtî bir  öneme sahiptir. Bu kavram aynı zamanda pek çok şaire “Hayâlî” mahlasını  verdirecek kadar büyük bir önemi haizdir. Hayal kavramı gerek edebî,  tasavvufî ve gösteri sanatlarına ait bir terim olarak gerekse gerçek anlamıyla  divan şiirinde sıkça kullanılan bir kelime olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu  arada hayâle dayanan birçok edebî sanatın varlığını da ifade etmek  gerekmektedir. Bununla birlikte hayâl kelimesinin imaj (imge) kavramıyla  aynı manada kullanılması bu kavramların içinde bulunduğu bir anlam  kargaşasını da beraberinde getirmektedir. Bu durum da ister istemez Klasik  Türk Edebiyatı için de bir sorun teşkil etmektedir.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4366">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4367">
                <text>2014-05-23</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4368">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4369">
                <text>ISSN 2303-582X     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="75">
        <name>P Philology. Linguistics,PA Classical philology,PI Oriental languages and literatures,PN Literature (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="564" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="558">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/63b6ee8df96426aa08d1d51e75319692.pdf</src>
        <authentication>9c02bb3d84b834692810a1a7417c04f0</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="4379">
                    <text>BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

'KADIN VE SANAT' BAĞLAMINDA FATMA ALİYE'NİN UDÎ VE
ANNE BRONTË'UN ŞATODAKİ KADIN ROMANLARINA BAKIŞ
Zübeyde BİLDİRİCİ
International Burch University / Bosna Hersek
Ramazan GÜLENDAM
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Çanakkale / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Kadın, Sanat, Feminizm, Karşılaştırmalı Edebiyat,
Fatma Aliye, Anne Brontë.

ÖZET
Fatma Aliye’nin Udî ve Anne Brontë’un Şatodaki Kadın romanlarına
baktığımızda ataerkil yapılanma içerisinde kadına düşen roller çerçevesinde
sanat da kadını bezeyen bir süs uğraşısıolarak yerini alır. Fakat romanların
kadın kahramanları açısından bu durum, zorunluluk gereği biraz değişikliğe
uğrar. Bu çalışmamızda sanatın, kadın için hangi anlamlara geldiğinin, bahsi
geçen romanlar üzerinden, bir değerlendirmesini yapacağız.

135

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4371">
                <text>2729</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4372">
                <text>'KADIN VE SANAT' BAĞLAMINDA FATMA ALİYE'NİN UDÎ VE  ANNE BRONTË'UN ŞATODAKİ KADIN ROMANLARINA BAKIŞ</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4373">
                <text>BİLDİRİCİ, Zübeyde </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4374">
                <text>Fatma Aliye’nin Udî ve Anne Brontë’un Şatodaki Kadın romanlarına  baktığımızda ataerkil yapılanma içerisinde kadına düşen roller çerçevesinde  sanat da kadını bezeyen bir süs uğraşısıolarak yerini alır. Fakat romanların  kadın kahramanları açısından bu durum, zorunluluk gereği biraz değişikliğe  uğrar. Bu çalışmamızda sanatın, kadın için hangi anlamlara geldiğinin, bahsi  geçen romanlar üzerinden, bir değerlendirmesini yapacağız.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4375">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4376">
                <text>2014-05-23</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4377">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4378">
                <text>ISSN 2303-582X     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="75">
        <name>P Philology. Linguistics,PA Classical philology,PI Oriental languages and literatures,PN Literature (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
</itemContainer>
