<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<itemContainer xmlns="http://omeka.org/schemas/omeka-xml/v5" xmlns:xsi="http://www.w3.org/2001/XMLSchema-instance" xsi:schemaLocation="http://omeka.org/schemas/omeka-xml/v5 http://omeka.org/schemas/omeka-xml/v5/omeka-xml-5-0.xsd" uri="https://omeka.ibu.edu.ba/items/browse?output=omeka-xml&amp;page=43&amp;sort_field=Dublin+Core%2CTitle" accessDate="2026-06-06T09:28:06+01:00">
  <miscellaneousContainer>
    <pagination>
      <pageNumber>43</pageNumber>
      <perPage>10</perPage>
      <totalResults>3494</totalResults>
    </pagination>
  </miscellaneousContainer>
  <item itemId="1434" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="1822">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/4373adadb2400d0bc185363c3388c160.docx</src>
        <authentication>dd4c5a652446feeea13c1f1cfd0db258</authentication>
      </file>
      <file fileId="1823">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/e6319135d86f1db111c5ed0470d7b15c.pdf</src>
        <authentication>31cd02f7e36f61a54837206bdd5fbef8</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="11439">
                    <text>BAKİ’NİN ŞİİRLERİNDE İNSAN-TABİAT İLİŞKİSİ HAKKINDA BAZI
DEĞERLENDİRMELER
Sabahattin KÜÇÜK
Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü,
Lefkoşa / Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
Anahtar Kelimeler: Baki Divanı, Klasik Tarz, Modern İnceleme Yöntemleri.
ÖZET
Günümüzde, özellikle klasik Türk şiir metinlerini okuma, anlama ve yorumlama
sürecinde bazı müşküllerin varlığı bilinen bir gerçektir. Şair-metin-okur bağlamında karşılaşılan
bu zorluklar/açmazlar bir kısım bildiri ve makalelerimizde dile getirildi. Hâlihazırda, şiir
metinlerini anlama ve yorumlama konusunda “Klasik Tarz”ın dışına çıkılmadan, bir başka
ifadeyle söyleyecek olursak çağdaş Batılı yöntemlerden yararlanılmadan sürdürülmektedir.
Bunun sonucu olarak, metnin anlam tabakalarına yani çok anlamlılık yapısına ulaşmamız
zorlaşmaktadır. Elbette, klasik tarzdan feragat edilmemeli; ancak, sürekli gelişen, yenilenen
çağdaş edebiyat kuram ve yöntemleri de dikkate almak icap eder. İşte bu kısa açıklamanın
ışığında, Baki Divanı’ndaki insan-tabiat ilişkisini ihtiva eden beyitlerden bazıları
yorumlanacaktır. Baki insanda tabiatı ve aynı zamanda tabiatta insanı görmeye çalışan, bunda da
gayet başarılı olan bir usta şairdir. Bu hususta hem çağdaşı hem de daha sonraki yüzyıllarda
yaşayan şairler tarafından örnek alınmıştır. Elbette, Baki’de olduğu kadar, diğer Divan şairleri
için de insan-tabiat ilişkisi aynı özellikleri taşır; ancak, ele alınacak örnek metinlerin yorumları,
öteki sanatçıların metinlerini anlama ve açıklama hususunda katkı sağlayacaktır. Metinleri
anlama ve yorumlama sürecinde, temeli Klasik Tarz oluşturacaktır; aynı zamanda çağdaş
yöntemlerden de istifade edilecektir.

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11431">
                <text>2257</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11432">
                <text>BAKİ’NİN ŞİİRLERİNDE İNSAN-TABİAT İLİŞKİSİ HAKKINDA BAZI DEĞERLENDİRMELER</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11433">
                <text>KÜÇÜK, Sabahattin</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11434">
                <text>Anahtar Kelimeler: Baki Divanı, Klasik Tarz, Modern İnceleme Yöntemleri. ÖZET  Günümüzde, özellikle klasik Türk şiir metinlerini okuma, anlama ve yorumlama sürecinde bazı müşküllerin varlığı bilinen bir gerçektir. Şair-metin-okur bağlamında karşılaşılan bu zorluklar/açmazlar bir kısım bildiri ve makalelerimizde dile getirildi. Hâlihazırda, şiir metinlerini anlama ve yorumlama konusunda “Klasik Tarz”ın dışına çıkılmadan, bir başka ifadeyle söyleyecek olursak çağdaş Batılı yöntemlerden yararlanılmadan sürdürülmektedir. Bunun sonucu olarak, metnin anlam tabakalarına yani çok anlamlılık yapısına ulaşmamız zorlaşmaktadır. Elbette, klasik tarzdan feragat edilmemeli; ancak, sürekli gelişen, yenilenen çağdaş edebiyat kuram ve yöntemleri de dikkate almak icap eder. İşte bu kısa açıklamanın ışığında, Baki Divanı’ndaki insan-tabiat ilişkisini ihtiva eden beyitlerden bazıları yorumlanacaktır. Baki insanda tabiatı ve aynı zamanda tabiatta insanı görmeye çalışan, bunda da gayet başarılı olan bir usta şairdir. Bu hususta hem çağdaşı hem de daha sonraki yüzyıllarda yaşayan şairler tarafından örnek alınmıştır. Elbette, Baki’de olduğu kadar, diğer Divan şairleri için de insan-tabiat ilişkisi aynı özellikleri taşır; ancak, ele alınacak örnek metinlerin yorumları, öteki sanatçıların metinlerini anlama ve açıklama hususunda katkı sağlayacaktır. Metinleri anlama ve yorumlama sürecinde, temeli Klasik Tarz oluşturacaktır; aynı zamanda çağdaş yöntemlerden de istifade edilecektir.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11435">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11436">
                <text>2013-05-17</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11437">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11438">
                <text>ISSN 2203-4548     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
  </item>
  <item itemId="1296" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="1461">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/0b6e1d9a3a47378beac956c3f426dd56.docx</src>
        <authentication>04f95383cab58b3510836085be08839d</authentication>
      </file>
      <file fileId="1462">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/80877df2eeaeddf4b0ec42f8bfbaf679.pdf</src>
        <authentication>b100204bfc64d6a7b7a933c174dcc895</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="10154">
                    <text>BALKAN BASININDAN BİR ÖRNEK: YENİ MEKTEP DERGİSİ
Şaban BAYRAK / Ceyhun BAYINDIR
Niğde Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Niğde / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Balkanlar, Basın, Üsküp, Yeni Mektep Dergisi.
ÖZET
İkinci Meşrutiyetin ilanından sonra, Osmanlı coğrafyasında yaygın bir basın ve yayın
faaliyeti görülmektedir. Bu yayın faaliyetleri Balkanlarda daha da yoğundur. Selanik’te,
Üsküp’te, Manastır ve Bosna’da onlarca gazete ve dergi örneğine rastlamak mümkündür. Süreli
yayınlar genelde farklı konuları ihtiva ederken, tek bir tema etrafında faaliyette bulunanlarda
olmuştur. Bu araştırmanın konusunu teşkil eden “Yeni Mektep” dergisi sadece eğitim temalı
yayınlara bir örnektir. Bu çalışmada Üsküp Dar’ülmuallimin Rüştiyesi Heyet-i Talimiyesi
tarafından 1911-1912 yıllarında 14 sayı olarak yayınlanan “Yeni Mektep” dergisi incelenmiştir.
Derginin yayın politikası, yayın heyeti, Üsküp’ün eğitime dair problemleri, müfettiş raporları,
okutulan derslerin içeriği, pedegojik tavsiyeler, örnek ders planları ortaya konmuştur.

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10146">
                <text>2315</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10147">
                <text>BALKAN BASININDAN BİR ÖRNEK: YENİ MEKTEP DERGİSİ</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10148">
                <text>BAYRAK, Şaban 
BAYINDIR, Ceyhun </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10149">
                <text>Anahtar Kelimeler: Balkanlar, Basın, Üsküp, Yeni Mektep Dergisi.  ÖZET  İkinci Meşrutiyetin ilanından sonra, Osmanlı coğrafyasında yaygın bir basın ve yayın faaliyeti görülmektedir. Bu yayın faaliyetleri Balkanlarda daha da yoğundur. Selanik’te, Üsküp’te, Manastır ve Bosna’da onlarca gazete ve dergi örneğine rastlamak mümkündür. Süreli yayınlar genelde farklı konuları ihtiva ederken, tek bir tema etrafında faaliyette bulunanlarda olmuştur. Bu araştırmanın konusunu teşkil eden “Yeni Mektep” dergisi sadece eğitim temalı yayınlara bir örnektir. Bu çalışmada Üsküp Dar’ülmuallimin Rüştiyesi Heyet-i Talimiyesi tarafından 1911-1912 yıllarında 14 sayı olarak yayınlanan “Yeni Mektep” dergisi incelenmiştir. Derginin yayın politikası, yayın heyeti, Üsküp’ün eğitime dair problemleri, müfettiş raporları, okutulan derslerin içeriği, pedegojik tavsiyeler, örnek ders planları ortaya konmuştur.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10150">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10151">
                <text>2013-05-17</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10152">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10153">
                <text>ISSN 2203-4548     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
  </item>
  <item itemId="750" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="835">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/5f3e463de7974477ac944a23ed32868d.docx</src>
        <authentication>c5c1bc642729c3bc82285fa5f66e929c</authentication>
      </file>
      <file fileId="836">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/515a60d5442346a530d694892173e240.pdf</src>
        <authentication>59205f425d95895af31406b5575797ca</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="6049">
                    <text>Balkan Orphans
HavanurŞahin
ÇanakkaleOnsekiz Mart Üniversitesi
Turkey
akademi06@hotmail.com

Abstract: There are social consequences which changed of the structure of society as well as
political and economic consequences of 93 War, Balkan War and Great War when occurred
in the last period of the Ottoman Empire. Both refugee issue and accommodation of orphaned
children was on the agenda because of lost lands and over one million people were to be
martyr. Especially in Balkan War, the Empire lost %83 of land and %69 of population in
Europe and so important social events occurred. A wave of migration which could not control
by Ottoman Empire gave rise to the problem especially as accommodation of immigrants and
orphans. 75 thousand children orphaned at the end of the war only in Bulgaria. As a result of
this situation, it was established accommodation facilities called as Daruleytam in the last
period of Ottoman. The purpose of this institutions was accommodation, education and
crafting lessons to children of martyr’ and orphans.
Keywords:children orphans,Balkan War, education of orphans.

40

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="6041">
                <text>2472</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="6042">
                <text>Balkan Orphans</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="6043">
                <text>ŞAHIN, Havanur</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="6044">
                <text>There are social consequences which changed of the structure of society as well as political and economic consequences of 93 War, Balkan War and Great War when occurred in the last period of the Ottoman Empire. Both refugee issue and accommodation of orphaned children was on the agenda because of lost lands and over one million people were to be martyr. Especially in Balkan War, the Empire lost %83 of land and %69 of population in Europe and so important social events occurred. A wave of migration which could not control by Ottoman Empire gave rise to the problem especially as accommodation of immigrants and orphans. 75 thousand children orphaned at the end of the war only in Bulgaria. As a result of this situation, it was established accommodation facilities called as Daruleytam in the last period of Ottoman. The purpose of this institutions was accommodation, education and crafting lessons to children of martyr’ and orphans.    Keywords:children orphans,Balkan War, education of orphans.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="6045">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="6046">
                <text>2014-04-24</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="6047">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="6048">
                <text>ISSN 2303-4564     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="6">
        <name>H Social Sciences (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="3239" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="4031">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/29644d5fcdac64ccf6fbedee93f563c8.pdf</src>
        <authentication>c98ff7b2b7352c162ec100f45b393af2</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="24861">
                    <text>Balkan Savaşı Hikâyelerinden Yansıyan Çocuk ve Kadınlar
Şeyma BÜYÜKSAVAŞ KURAN
Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun.
bkavasseyma@hotmail.com.

Özet: Osmanlı hâkimiyetinde iken huzur içinde yaşamalarına rağmen Sırp, Bulgar, Rum,
Arnavut ve Karadağlılar, milliyetçilik akımının yayılması ve bazı büyük devletlerin
kışkırtmasıyla farklı zamanlarda Osmanlı’ya karşı ayaklanırlar, savaş açarlar. Bu süreçte
1877-1878 Osmanlı Rus Savaşı ve 1912-1913 Balkan Savaşları ile Balkanlar Osmanlı’dan
kopar. Bu kopuş sırasında yaşanan savaşlarda eli silah tutan Türk ve Müslüman erkekler
vatanlarını, namuslarını kurtarmak amacıyla cephelere koşarken arkalarında savunmasız
yaşlılar, analar, hamile taze gelinler ve her yaştan çocuk bırakmak zorunda kalmışlardır.
Erkekler savaşta bin türlü vahşetin içinde şehitliğe ererken arkada açlık, korku ve gözyaşıyla
bıraktıkları kişiler, asırların görmediği soykırımı ve sürgünü yaşarlar. Balkan Savaşları
sırasında yaşanan bu olaylar belli başlı yönleriyle tarihin kanlı ve tozlu sayfalarında yerlerini
alırken edebiyat da bu yaşananları fert düzeyinde bir taraftan ve daha çok da şiirle, diğer
taraftan da hikâye ve romanla dile getirmekte, bu insanlık dramını nesilden nesile anlatmaya
devam etmektedir. Bu çalışmada, Balkan Savaşı yıllarında kaleme alınmış hikâyeler, cephe
gerisinde kalan çocuk ve kadınların durumları açısından ele alınacaktır. Yüzyıllar boyunca
savaşın en çirkin yüzüne maruz kalan kadın ve çocukların Balkan Savaşındaki durumları, o
döneme ait hikâyeler yardımıyla resmedilecektir. 1908-1918 yılları arasında kaleme alınan
bu hikâyelerin bazılarında; babaları, eşleri ya da oğulları savaşa gittikten sonra yurtlarında
kalan kadın ve çocukların yaşadıkları binbir çeşit eziyet ve yok edilme konu edilmektedir.
Yine bu kadın ve çocuklardan yurtlarından kopup Anadolu’ya sığınmak üzere sürgün
yolculuğuna çıkan ya da Anadolu’ya ulaşmayı başarabilenlerin de ölüm, korku, açlık ve
kimsesizlik uçurumunda kayboldukları dile getirilmektedir. Annesini, kardeşlerini korumak
zorunda kalan on üç yaşında çocuk erkekler, Anadolu’ya geldiklerinde çeşitli sebeplerle
hayal kırıklıkları yaşayan göçmen hanımlara da yine bu sayfalarda tesadüf edilmektedir.
Anahtar kelimeler: Balkan Savaşı, hikâye, kadın, çocuk .

Balkan savaşı hikâyelerinden yansıyan Çocuk ve kadınlar
Osmanlı bilindiği gibi çok uluslu bir devletti. Milliyetçilik akımının ortaya çıkmasına kadar bu uluslar
Osmanlı Devleti’nde milli varlıklarını koruyarak memnun bir halde yaşamakta idiler. Milliyetçilik akımının
yayılmasıyla birlikte Balkanlarda yaşayan farklı uluslar ayaklanmaya başlamışlar Balkanlar’da ayrı bir politikası
olan Ruslar tarafından da kışkırtılmışlardır. Bu süreçte bağımsızlıklarını kazanan Bulgaristan, Yunanistan,
Karadağ ve Sırbistan birleşerek Türkler’i Avrupa’dan kovmak amacıyla Osmanlı’ya savaş açarlar. 1912-1913
tarihlerinde gerçekleşen bu savaşın sonunda Londra Barış Antlaşması’yla Osmanlı Devleti Trakya’daki
topraklarını kaybeder. Savaş sonunda çıkar kavgasına düşen Balkan Devletleri’nin arasındaki savaşı fırsat bilen
Osmanlı Devleti II. Balkan savaşına katılarak İstanbul Antlaşması’nı imzalar ve I. Balkan Savaşı’nda kaybettiği
bazı toprakları geri alır.
Görüldüğü gibi tarihi olaylar başlangıç, bitiş ve sonuç itibariyle özetlendiğinde bir iki paragrafa
sığabiliyor. Oysaki bu dönemde insan, fert düzeyinde yaşananların tahminlerimizden ve anlayışımızdan yazık ki
çok uzak olduğunu ve tam anlamıyla, gerçek boyutlarıyla dile getirilemediğini söylemek gerek. Günümüz
dünyasında yaşanan ve neredeyse naklen izleyebildiğimiz savaşların içler acısı görüntüleri bu hali bir parça
olsun yansıtabilmektedir.
93 Harbi olarak bilinen 1877-1878 Osmanlı Rus Savaşı’yla Balkanlar’da başlayan soykırım hiç aralık
vermeden Balkan Savaşları’yla devam etmiş “Osmanlı’nın, Balkanlar’daki altı yüzyıllık tarihinin evlatları olan
Balkan Türkleri, bu iki harpte insanlık tarihinin en kanlı etnik temizliğine ve sürgününe maruz kalmışlardır.”37
Erkeği, kadınıyla yaşlısı çocuğuyla binlerce insan vatanlarından sürülmüş, binlercesi insanlığı utandıracak
vahşetle, katliamla karşı karşıya kalmışlardır. Bugün tarihi belgelere dayandırılmadan, araştırma ve incelemeye
yanaşılmadan Türkler aleyhine ortaya iddialar atılırken Balkan Savaşı öncesinde ve sonrasında yaşananlar ne
sorgulanmakta ne de gündem işgal etmektedir. Tarihin tozlu sayfaları bu konuda derin bir suskunluk yaşarken bu

37

Nesîme Ceyhan, Balkan Savaşı Hikâyeleri, s. 18.

413

�katliamı yaşayan milletin fertleri de ateşten ateşe atıldığı, beladan belaya uğradığı için hangi bir derdine
yanacağını şaşırmış bir halde gözyaşları içinde kalmıştır.
Tarihin sustuğu noktada konuşmaya başlayan edebiyat, Balkan Savaşı yıllarında yaşanan acıyı, çekilen
çileyi, şiir ve hikâye gibi türlerle günümüze dek anlatmaya devam eder. Özellikle bu dönemde -az sayıda olsa
da- yazılmış hikâyelerde Balkan Savaşları’nın sıradan insana yansıyan yüzünü görebilmek mümkündür. Evini,
ocağını yaşlı anasını, eşini ve yeni doğmuş çocuğunu bırakıp giden nice Türk gencinin çilesi, kahramanlığı bu
hikâyelerde dile gelirken savaş cehenneminde kavrulan nice kadın ve çocuk da “enkaz-ı beşer” gibi bu
hikâyelerin sayfalarında savrulur. Bu çalışmada bahsi geçen hikâyelerdeki kadın ve çocuklar ele alınacaktır.
Oğlunu, kocasını, damadını, nişanlısını savaşa gönderen; namusunu, çocuklarını korumak amacıyla cephe
gerisinde ayrı bir savaş veren, kimsesizlikle, açlıkla, hastalıkla, bin bir çeşit korku ve tehlikeyle mücadele eden
kadınların ve yaşamak, güvende olmak, bir ana babaya sahip olmak, beslenmek, barınmak gibi temel
ihtiyaçlarından mahrum kalan çocukların savaş denilen canavarın dişleri arasından nasıl kayıp gittiği
hikâyelerden seçilen örneklerle gösterilecektir.

Savaşın Şahitleri ve Kurbanları: Çocuklar
Balkan hikâyelerine çocuk konusu çerçevesinde bakıldığında bu hikâyelerde yer alan çocukların dünya
yüzünde gördükleri ve yaşadıkları tek gerçeğin savaş ve onun sonuçları olduğunu söylemek gerekir. Neler olup
bittiğini pek anlamasalar da yaşananlardan en fazla etkilenen çocuklardır. Daha Balkan Savaşları başlamadan
önce Osmanlı’nın elinden çıkmış topraklarda yaşanan şu olayları korku dolu gözlerle izlerler: Göçe zorlanan
insanlar eşyalarını satılığa çıkarmışlardır. Bulgarlar kaleleri yıkmaya devam eder. Kimsesiz ve korumasız kalan
Türkler birbirlerine sığınırlar. Kahvelerde hicret edenlerden bahsedilir, gelen mektuplar okunur. Her akşam
birileri daha vedalaşır, helalleşir, gidenlerin ardından dualar edilir. Camilerde kalabalık cemaatle namazlar
kılınır, Allah’a yalvarılır, hazin sureler okunur, Fatiha’yla ruhlar teselli bulur. Bir gün kalelerdeki toplarını
almak için İstanbul’dan Türk askerleri gelir ve Vidin kalesi dibinde boru çalar. Çaldıkları borudan yükselen ses
ile Vidinliler, Osmanlı günleri geri geldi, Tuna tekrar Osmanlı Devleti’nin oldu sanıp bir dakikalığına sevinip,
heyecanlanır, çocuklar koşturur. Fakat bir anlık sevinçten sonra bunun gerçek olamayacağını, Vidin’de tekrar
Türk sancağının dalgalanamayacağını ve bu kale dibinde böyle bir borunun bir daha çalınamayacağını fark
ederek ümitsizlik ve matem içinde kalırlar. Tüm bu yaşananlara bir çocuk şahit olmakta ve onları dile
getirmektedir.
Balkan Savaşı hikâyelerinde babası savaşa gidince anneleriyle ve evin yaşlılarıyla kalan bebekler ve
çocukların fazlalığı dikkat çeker. Savaşı, toprağı, vatanı, idrak edemeyecek yaşta olan bu çocuklar ya annelerinin
kollarından zorla kopartılarak fırınlarda yakılır, süngü ya da dipçik darbeleriyle annelerinin gözleri önünde
öldürülür, ya da boğazları kesilir. Bunlar arasında daha dünyaya gelmeden annesinin karnında iken öldürülen ya
da yakılan çocuklar da vardır. Pek çok çocuk düşman askerleri tarafından çeşitli yollarla öldürüldükten sonra
şefkatli bir mezar toprağına dahi kavuşamaz ve cesetleri yırtıcı hayvanlar tarafından parçalanır. Yaşı biraz daha
büyük olan çocuklar; annelerini, köylerini savunmak için gayret ederler. Ama onlar da kardeşlerinin akıbetinden
kurtulamazlar ya samanlığın içinde yanarak ya da düşmanın çok çeşitli silahlarıyla vurularak şehit olurlar. Sekiz
yaşından küçük kızların çirkin ve zayıfları öldürülür, güzel ve kuvvetlileri vaftizlenerek Bulgaristan’a gönderilir.
Hikâyelerde çok sayıda çocuğun zehirlenerek öldürüldüğü Yunanlı bir askerin defterinde şöyle
anlatılır: “Bütün bakkallar Türk çocuklarına şeker satarken içine selimani pastilleri karıştırıyor. Çocuklar da bu
suretle derhal sancılanıyor, ölüyor. Ne yapalım, kolera!” (Kanlı Sahifeler, s.162) Görüldüğü gibi çocukların
biyolojik silah yöntemiyle öldürüldüğü bir Yunan askerinin ağzından alaycı bir biçimde anlatılmıştır.
Dul analarının tek ümidi ve neşesi olan, yıllar yılı tüm zorluklar göğüslenerek büyütülen ve gün gelip
anaları yaşlandığında onlara bakacak olan çocuklar, anaları ne kadar karşı çıksa da elleri silah tutunca
eğitimlerini, işlerini bırakıp cepheye koşarlar. Kimi gözlerinin önünde katledilen kardeşlerinin ve babasının
intikamını almak için, kimi vazife, kimi vatan, namus diyerek, kimi de sadece Müslüman ve Türk olduğu için
yok edildiklerini anlayarak eğitimlerini, işlerini bırakıp cepheye koşarlar. Bu çocukların durumunu bir şehidin
mezar taşına yazılmış şu mısralarda bulmak mümkündür:
Yetim idim, anam beni büyüttü
Evimizde kara baykuşlar öttü
Kulübemiz viran kaldı, inledik
Mezarcığın nerededir bilmedik
Türk oğlunun ölüm okşar başını
Akıtmadan babası için yaşını. (Bir Şehidin Kitabesi, s.68)
Ölüm saçan düşman askerinden evlerini ocaklarını bırakıp Edirne’ye, İstanbul’a, Bursa’ya kaçan Türk
ailelerinin çocukları bu sürgün yolculuğunda şöyle resmedilir: “Bindiğimiz vapur son derece kalabalıktı.
Muhacir aileleri, çocukları kundaklarında bütün güverteyi kaplamışlardı. O mini mini yavrucakların ihtimal
bakılamamaktan ihtimal sayısız dolduruldukları binaların havasızlığından yüzleri gözleri hep çıban içinde idi.

414

�(Edirne’den Bursa’ya s.192.) Küçük çocuklar deniz tutmasından sapsarı olmuş, soğuk rüzgârın tesiriyle
titreşiyorlardı ki, işte orada genç bir kadın on günlük yavrusunu yere bırakmış, onun açlık feryatlarını işitemiyor
bile, muttasıl başını koyacak bir yer arıyor ve soğuk bir rüzgâr bu sefillerin üstüne kim bilir o esnada hangi
hastalığın tohumlarını serperek geçiyordu. (Edirne’den Bursa’ya s.193.)
Sürgün yolculuğundan sonra ulaştıkları yerlerde de yine yokluk, açlık, kimsesizlik devam eder. Mezar
taşları arasında saklambaç oynayan çocuklar, evlere besleme alınmak üzere kendilerine göz dikilen küçük kızlar,
sığındıkları medreselerin loş ve isli odalarında ip beşikte avaz avaz ağlayan yolda doğmuş bebeklerle onları
susturmak için ellerini çırpan akraba çocukları hikâyelerde yer alır. Bu çocukların bir kısmı sürgünden sonra
geldikleri Edirne’de, Bursa’da, İstanbul’da hicret günlerini ve ondan öncesinde yaşananları bir dev masalı gibi
korka korka dinleyerek büyürler. Yine bu çocuklardan bazıları da soğuğa, kimsesizliğe, açlığa dayanamaz ve tek
dayanağı olan anasının da kör olmasıyla birlikte dilenciliğe başlar.
Çocuklar muhacir olarak geldikleri topraklarda vatan nedir, vatan hasreti nedir bu duyguları da son
haddinde yaşarlar. Sıla Hediyesi’nde anlatıcı konumunda olan çocuk, vatana duyulan özlemi babasının Tuna’dan
bir testi içinde gelen hediye suyu, zemzem gibi, şifalı bir şurup gibi içmesinden anlar ve Tuna’nın artık bizim
olmadığını öğrendiğinde boğazı düğümlenir.

Namusu Canından Önce Gelenler: Kadınlar
Balkan hikâyelerinde savaşın en çirkin yüzüne maruz kalan kişiler kadınlardır. Onlar öncelikle savaşa
asker gönderen ana ve eştirler. Oğullarını yetiştirmek, okutmak için her türlü çileye katlanan, gece gündüz dikiş
diken ve günü geldiğinde yine oğulları tarafından bakılacağını uman, evladının mürüvvetini görmeyi hayal eden
dul analar ne kadar karşı çıksalar da oğullarının savaşa katılmasına engel olamazlar. Tek ümidi ve yaşama sebebi
oğlu, şehit olunca da bir meczup gibi onun mezarı başında ağlayarak ömürlerini geçirirler. Bu kadınlardan
bazıları da açlıkla ve torunlarının bakımıyla savaşmak zorunda kalır.
Eşlerini askere, savaşa gönderen hanımlar da “Yavrum, babacığın vatanın hizmetine gitti. İnşallah şan
ve şerefle döner ve o zamana kadar senin sevgili varlığına kendi hayatımı siper koyarak ben seni muhafaza
ederim” diyerek kendilerini evlatlarını korumaya adarlar. (Edirne’den Bursa’ya, s. 189)
Analar da, gelinler de evlatlarını ve eşlerini savaşa göndermek istemezler. Ama onlardan biri yan çizer
ve gönüllü olarak askere gitmekten vazgeçerse “muharebeden firar eden bir kocaya, bir evlada malik olmanın
utanç verici olduğunu idrak edip, hakiki bir Türk kızı olduklarını ispat ederek” evlatlarına ve eşlerine kızarlar,
kin beslerler ve onları savaşa gitmeye zorlarlar. (Baba-Oğul, s. 259.)
Balkan hikâyelerinde oğulları ve eşleri askere gittikten sonra çocuklarla ve yaşlılarla kalan kadınların
karşılaştıkları felaketler korkunçtur. Kimi kılıçtan geçirilir, kimi fırınlarda yakılır, kiminin çocuğu gözü önünde
katledilir. “Bir genç kadını öldürmek on beş düşmanı öldürmektir” (Beyaz Lâle, s. 221) diyen düşman askerleri
“İslam unsuruna evlat, Türk ordusuna asker yetiştiren” (Kanlı Sahifeler, s. 165) Türk kadınlarına büyük bir öfke
ve düşmanlık beslerler. Barış zamanlarında kendilerine yüz vermeyen nazlı ve vakur şehirli hanımların
intikamını gittikleri köylerdeki hanımlardan çıkarırlar. İslam hanelerindeki kadınların muayene bahanesiyle
çarşaflarını, peçelerini yırtarlar. Onları döverek, sırtlarında beş altı sopa kırarak soyarlar. Türk subaylarının
İstanbullu hanımlarını ve kızlarını da kendilerine iğrenç bir eğlence vasıtası yaptıktan sonra süngülerler.
Geldikleri yerlerdeki kadınları, renklerine göre gruplara ayırır ve askere dağıtırlar, sekiz yaşından kırk beş yaşına
kadar olan kadınları kesip cesetlerini şehrin dışındaki hendeklere gömerler, çok ihtiyar kadınları Hıristiyan
olmaya zorlarlar. Düşman askerinin en büyük eğlencelerinden biri de Türk ve Müslüman dolu camileri yaktıktan
sonra caminin içinde saçları tutuşan kadınların pervane gibi dönüşünü izlemektir. Kadınlar karşılaştıkları bu tür
vahşet, gördükleri hunharca eziyetlerden sonra korkudan, acıdan, utançtan ağlarlar, yüzlerini kapatırlar,
akıllarını, dillerini kaybederler. Vücutları paramparça olur, kan ve saç yığınında, yanık kokusu içinde o çok geç
gelen kurtuluşa, ölüme kavuşurlar. Ölüm, namusu canından önce gelen bu kadınlar için en büyük kurtuluştur.
Bu kadınlardan bazıları “Öldürün beni… Allah’ın, Peygamberin huzuruna bakire ve mazlum olarak çıkıp sizi
şikâyet edeceğim” (Kanlı Sahifeler, s. 165) diyerek inancına sarılır ve onurunu koruyarak, dik durmaya çalışır.
Bütün bu zulümlerden kaçmayı başarıp sürgün yolculuğuna çıkan kadınlardan bir kısmı yolculuk
sırasında düşman askeri tarafından yakalanırlar. Zorlukla bulabildikleri arabaları yaylım ateşine tutulur.
Çocukları gözleri önünde öldürülür. Bazıları kemerlerle boğulur, bilezikleri kolları kesilerek alınır, yüzükleri
parmaklarının derisi soyularak çıkartılır; çorapları, ayakkabıları bile alınır. Kendilerini zorlukla bir gemiye
atabilmiş kadınlar da öncelikle hastalıkla sonra da daha vapurda iken başlayan çevrenin baskısıyla ve kötü
muamelesiyle karşılaşırlar. Edirne’den Bursa’ya adlı hikâyede hastalıktan titreyen, ter içinde kalan ve biraz nefes
alabilmek için peçesini kaldıran bir göçmen hanım hem polis hem de diğer insanlar tarafından “Hanım yüzünü
kapa, edebini takın, burası İstanbul değil, Anadolu” gibi sözlerle uyarılır. Bu yolculuğun sonunda İstanbul’a,
Edirne’ye ya da Bursa’ya gelebilmiş olan kadınları da buralarda ayrı zorluklar bekler. Geldikleri bu topraklarda
yeterli ilgiyi bulamazlar, medreselerin köhne odalarında açlıkla, hastalıkla, soğukla, çocuklarının ya da
torunlarının bakımıyla savaşırlar. Kendilerine yardım eli uzatılmaz ama kız çocuklarına hizmetçi alınmak üzere

415

�göz dikilir. Halkın gereken ilgiyi göstermemesi ve içinde bulundukları imkânsızlıklar sonucunda sağlıklarını
kaybederler. “Samatya’da Bir Gece” adlı hikâyede böyle bir kadının sonunda kör olduğu ve çocuğuyla beraber
dilenmeye başladığı görülür.
Rumeli’den İstanbul’a ya da Anadolu’ya sığınabilmiş kadınlar, buralardaki Türk ve Müslüman
soydaşlarının Balkanlarda yaşanan vahşetten habersizmiş gibi davranmaları karşısında büyük hayal kırıklığı
yaşarlar. Bu hayal kırıklığı yaşayanlardan biri, babası Makedonya çetelerinin eliyle vahşice öldürülen, kocası ve
çocukları da düşman ayakları altında inleye inleye ölen Selanikli Ayşe Hanımdır. Selanik’in teslimi sırasında bir
zamanlar müşterisi olduğu mağazanın Rum sahibi tarafından saldırıya uğrar ama namusunu kurtarmayı
başararak İstanbul’a canını atar. İstanbul’a geldiğinde Rumeli’de mahvedilen yüz binlerce Müslüman’ın,
Türk’ün haberinin sanki buraya gelmemiş gibi İstanbul bey ve hanımlarının zevk ve eğlencelerine devam
etmesine şaşırır. Yine Müslüman ve Türk hanımlarının Rum mağazalarından alışveriş etmesine dayanamaz ve
şöyle haykırır: “İşte kardeşçiklerim siz böyle kanlı katil bir herifin kardeşinden mal alıyorsunuz. Bu paraların
nereye gittiğini bilmiyorsunuz. Hep işte benim ve sizin gibi Müslüman ve Türk hanımların alın teri döken
kocalarınızdan alıp bu hınzır heriflere döktüğümüz paralarla Averoflar, toplar, tüfekler alındı. Analarımız,
babalarımız, evlatlarımız hep bizim paralarımızla alınan toplarla, tüfeklerle şehid edildi. Averof zırhlısını
Yanyalı bir Rum’un verdiği para ile aldılar. O ölenler…şehid edilenler sizin kardeşleriniz değil mi? Yüreğiniz bu
heriflerle alışverişe nasıl razı oluyor? Sizde Müslüman kalbi, Türk yüreği yok mu?” (Selanikli Ayşe Hanım,
s.206)
Rumeli’den gelen hanımlar, muhacirlerin yaşadığı sıkıntılar ve onlara ilgi gösterilmemesi, Türk
mahallelerinin çamurdan, tahtadan evleri, taşları bozuk kaldırımları, kirli fakir dükkânları, kahvelerdeki işsiz
güçsüz insanları karşısında da hayal kırıklığına uğrarlar. Buna karşın Ermeni mahallelerindeki temizliğe, düzene
ve kahvehanelerin azlığına şaşırırlar. Bu zıtlık karşısında
“Niçin her şey Türklüğün küçüldüğünü böyle
gösteriyor?” diye dertlenen muhacir hanımlardan biri güneşin altında gösterişi, inceliği ve güzelliği ile parlayan
Yeşil Türbe ile karşılaşır. Muhitinin sefaleti arasından sıyrılan bu yüksek ve ulvi güzelliğe sahip türbeden içeri
girer. Çinilerin latif renkleri, hatların güzel şekilleri karşısında içi iftiharla dolar. Böyle bir eseri meydana getiren
Türk dehasına hayran olur, biraz önce Türk mahallelerinde gördüğü sefaleti, küçüklüğü unutur. “Bu nefis eseri
vücuda getiren âlî zevkli millet asla ölmez” diyerek, milletinin bir gün eski ulviyetini, eski büyüklüğünü
hatırlayacağına emin olur. Bütün olumsuzluklara rağmen Yeşil Türbe sayesinde gelecek günler için ümitlenir.
(Edirne’den Bursa’ya, s. 199)

Sonuç
1908-1918 yılları arasında yazılan Balkan hikâyeleri çocuk ve kadın bağlamında incelendiğinde,
Balkanlar’da yaşanan savaşın, soykırımın ve sürgünün en çirkin yüzüne çocuk ve kadınların maruz kaldığı
görülür. Masum ve çaresiz anne karnındaki bebekler, küçük çocuklar yakılarak, süngülenerek, kesilerek, dini ve
geçmişi unutturularak yok edilir. Çok sayıda çocuk, yetim, öksüz kalır. Bir kısmı da sürgün yolcuğunda
öldürülür. Hicret ettikleri topraklarda da açlık, kimsesizlik, perişanlık içinde kalırlar. Bütün bu yaşananlar
sırasında hikâyelerin arka planında hiç dinmeyen bir çocuk ağlaması duyulur ve mini mini ellerini semaya
kaldırarak dua eden çocuk silueti gözler önünden gitmez.
Balkan Savaşı’nı konu eden hikâyelerde kadınların karşılaştığı durumlar hikâyeleri okuyanları insan
olmaktan utandıracak özelliktedir. Ömer Seyfettin’in çok bilinen Beyaz Lâle adlı hikâyesi bu durumların
derecesini ve korkunçluğunu gözler önüne serer. Kadınlar Türk ve Müslüman halkın bekasının temeli oldukları
için ayrı bir düşmanlıkla karşı karşıya kalırlar. Sadece canları değil canlarından çok daha fazla değer verdikleri
namusları, evlatları, eşleri, vatanları ellerinden alınır. Bu kadınlar için ölüm bir şanstır, en temiz ve kolay bir
kurtuluştur. Fakat onlar özellikle namusları paramparça edilmeden, gözleri önünde evlatları süngülenmeden bu
kurtuluşa eremezler. Hicret ettikleri topraklarda da yalnızlık, açlık, hastalık ve kimsesizlik içinde kalırlar.
Balkan Savaşı yıllarında toplumsal gerçekçilikle kaleme alınan bu hikâyeler baştan sona okunduğunda
hepsinin de aynı tarihi gerçekleri yansıttığı görülür. Yazarların aynı gerçekleri ya da hayali üstelik birbirini
tamamlayacak şekilde dile getirmeleri dikkat çekicidir. Bahsi geçen hikâyeleri Balkan savaşı yıllarında Türk ve
Müslüman halkın yaşadığı soykırımın bir aynası kabul etmek ve özellikle tarih öğretiminde kullanmak yerinde
olacaktır.

416

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="24855">
                <text>432</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="24856">
                <text>Balkan Savaşı Hikâyelerinden Yansıyan Çocuk ve Kadınlar</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="24857">
                <text>BÜYÜKSAVAŞ KURAN, Şeyma</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="24858">
                <text>Osmanlı hâkimiyetinde iken huzur içinde yaşamalarına rağmen Sırp, Bulgar, Rum,  Arnavut ve Karadağlılar, milliyetçilik akımının yayılması ve bazı büyük devletlerin  kışkırtmasıyla farklı zamanlarda Osmanlı’ya karşı ayaklanırlar, savaş açarlar. Bu süreçte  1877-1878 Osmanlı Rus Savaşı ve 1912-1913 Balkan Savaşları ile Balkanlar Osmanlı’dan  kopar. Bu kopuş sırasında yaşanan savaşlarda eli silah tutan Türk ve Müslüman erkekler  vatanlarını, namuslarını kurtarmak amacıyla cephelere koşarken arkalarında savunmasız  yaşlılar, analar, hamile taze gelinler ve her yaştan çocuk bırakmak zorunda kalmışlardır.  Erkekler savaşta bin türlü vahşetin içinde şehitliğe ererken arkada açlık, korku ve gözyaşıyla  bıraktıkları kişiler, asırların görmediği soykırımı ve sürgünü yaşarlar. Balkan Savaşları  sırasında yaşanan bu olaylar belli başlı yönleriyle tarihin kanlı ve tozlu sayfalarında yerlerini  alırken edebiyat da bu yaşananları fert düzeyinde bir taraftan ve daha çok da şiirle, diğer  taraftan da hikâye ve romanla dile getirmekte, bu insanlık dramını nesilden nesile anlatmaya  devam etmektedir. Bu çalışmada, Balkan Savaşı yıllarında kaleme alınmış hikâyeler, cephe  gerisinde kalan çocuk ve kadınların durumları açısından ele alınacaktır. Yüzyıllar boyunca  savaşın en çirkin yüzüne maruz kalan kadın ve çocukların Balkan Savaşındaki durumları, o  döneme ait hikâyeler yardımıyla resmedilecektir. 1908-1918 yılları arasında kaleme alınan  bu hikâyelerin bazılarında; babaları, eşleri ya da oğulları savaşa gittikten sonra yurtlarında  kalan kadın ve çocukların yaşadıkları binbir çeşit eziyet ve yok edilme konu edilmektedir.  Yine bu kadın ve çocuklardan yurtlarından kopup Anadolu’ya sığınmak üzere sürgün  yolculuğuna çıkan ya da Anadolu’ya ulaşmayı başarabilenlerin de ölüm, korku, açlık ve  kimsesizlik uçurumunda kayboldukları dile getirilmektedir. Annesini, kardeşlerini korumak  zorunda kalan on üç yaşında çocuk erkekler, Anadolu’ya geldiklerinde çeşitli sebeplerle  hayal kırıklıkları yaşayan göçmen hanımlara da yine bu sayfalarda tesadüf edilmektedir.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="24859">
                <text>2009-06</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="24860">
                <text>Conference or Workshop Item
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="16">
        <name>L Education (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="2486" public="1" featured="0">
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="19741">
                <text>789</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="19742">
                <text>Balkan Toplumlarına Türkçe Öğretiminde Turkizm (Turcızmı, Turkicam) Kelimelerin Katkısı  </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="19743">
                <text>Fatih, Iyiyol</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="19744">
                <text>Türkçe özellikle Osmanlı fetihleriyle birlikte Balkan dillerini etkilemiş ve Balkan dillerine binlerce kelime girmiştir. Balkan dillerine girmiş Türkçe kelimelere genel olarak “Turcizmi/Turcizam” denilmektedir. Bu kelimelerin sayıları Boşnakça-Sırpça-Hırvatça gibi Balkan dillerinde on bine yaklaşmaktadır. Balkan dillerinde Türkçe kelimeler bu toplumların kültüründe önemli bir yapıya sahiptirler. Türk dilinin fotenik, morfoloji ve sentaks etkisi Balkan dillerinde açıkça görülmektedir. Türkçedeki isimler, fiiler, edat diğer kelime çeşitleri, kalıp sözlerin de etkisiyle Türkçe cümleler Balkan dillerinde günümüzde varlıkların sürdürmektedirler. Günümüzde Balkan toplumlarında Türkçeye ilgi artmıştır. Bu ilgi, Makedonya, Arnavutluk, Bosna-Hersek örneğinde Yunus Emre Türkçe Öğretim Merkezleri’nde Türkçe öğrenenlerin niceliklerinde ortaya çıkmaktadır. Gerek Yunus Emre Türkçe öğretim merkezleri gerek Türkçe öğretilen diğer eğitim kurumlarında Türk dili öğretilirken dikkat edilecek önemli bir husus bulunmaktadır. Balkan toplumlarının dillerinde günümüzde de mevcudiyetini koruyan Türkçe kelimeler bulunmaktadır. Bu kelimelerin bir bölümü modern hayatın tesiriyle unutulmaya yüz tutmuş, diğer bölümü ise fonksiyonelliğini devam etmektedir. Balkan dillerinde Türkçe öğretilirken o toplumların dillerinde var olan kelimelerin kullanılması ve o kelimeler ağırlık vermesinin çeşitli açılardan faydası olacaktır. Birincisi, Türkçe bu topluluklara öğretilirken bilinen kelimelerle hareket edilmesi Türkçenin öğretilmesini kolaylaştıracaktır. İkinci, bu kelimelere ağırlık verilmesi Balkan halklarının dillerinde ilgili kelimelerin canlı kalmasını sağlayacaktır. Üçüncüsü,  Türkizmlerin kullanılması dilin öğretildiği toplumun fertleriyle Türk dili arasında ortak bir paydanın oluşmasını sağlayacaktır. Bu çalışmanın amacı, Balkan dillerindeki Türkçe kelimelerin Türkçe Öğretim Merkezleri’nde kullanılmasına vurgu yapmak bunun kültürel faydasını ifade etmektir.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="19745">
                <text>2012-05</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="19746">
                <text>Conference or Workshop Item
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="32">
        <name>P Philology. Linguistics</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="3627" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="4469">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/f2c71d5544ca1ee20d9c3afb87e3b747.pdf</src>
        <authentication>64d6855fb7c3a7d707d4dedf40f9d1ab</authentication>
      </file>
    </fileContainer>
    <collection collectionId="6">
      <elementSetContainer>
        <elementSet elementSetId="1">
          <name>Dublin Core</name>
          <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
          <elementContainer>
            <element elementId="50">
              <name>Title</name>
              <description>A name given to the resource</description>
              <elementTextContainer>
                <elementText elementTextId="26877">
                  <text>IT Senior Design Projects</text>
                </elementText>
              </elementTextContainer>
            </element>
            <element elementId="41">
              <name>Description</name>
              <description>An account of the resource</description>
              <elementTextContainer>
                <elementText elementTextId="26878">
                  <text>The IT Senior Design Projects (SDPs) category showcases innovative and practical final-year capstone projects developed by undergraduate and graduate students in the field of Information Technology. These projects represent the culmination of students' academic and technical expertise, demonstrating their ability to solve real-world problems through software and hardware solutions.</text>
                </elementText>
              </elementTextContainer>
            </element>
          </elementContainer>
        </elementSet>
      </elementSetContainer>
    </collection>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="27192">
                <text>BalkanFreelance - The Freelancing Web Platform</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="27193">
                <text>Džanan Habibija</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="27194">
                <text>This research presents BalkanFreelance, a specialized freelancing web platform designed specifically for the Balkan (EX-YU) region. The platform addresses the gap between global freelancing marketplaces and the unique economic needs of the Balkan area by creating a localized digital hub that enables regional talent to showcase their skills and secure employment opportunities.&#13;
The problem addressed is the overloaded global freelance market, and the lack of opportunities for local freelancers and young talents to showcase their skills and knowledge.&#13;
Two important features set BalkanFreelance apart: a strong role-based authentication system guaranteeing platform security and trust, and a hybrid payment system enabling both conventional ways (PayPal) and blockchain-based transactions.&#13;
The platform's core functionality includes comprehensive gig management, so the users are able to create their own gigs as well as search for opportunities that match their skills.&#13;
While acknowledging challenges such as market competition and trust-building, BalkanFreelance aims to empower local professionals, create new income streams, and foster a digital community that supports self-employment.&#13;
This project shows how locally focused digital solutions could boost entrepreneurship and generate economic growth within the Balkan region's growing gig economy.&#13;
</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="27195">
                <text>freelancing platform, EX-YU, blockchain payment, gig management, self-employment, hybrid transactions&#13;
</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="190">
        <name>blockchain payment</name>
      </tag>
      <tag tagId="191">
        <name>freelancing platform</name>
      </tag>
      <tag tagId="103">
        <name>sdp</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="977" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="1115">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/1654e1d4295ebdfec6949389fd2cdf78.docx</src>
        <authentication>053b1f32914585fbba4b512467d2f37c</authentication>
      </file>
      <file fileId="1116">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/d07ec8ff51d992a94e45bcfb486d2c87.pdf</src>
        <authentication>aa5f14b444bd09c9de8b665e62d92d51</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="7802">
                    <text>����МиланБудимир Сабалканскихисточника Београд
КњигаоБалкану

Београд

ГуљелмоФереро РимскаимперијаиБалкан Из КњигаоБалкану
Београд
СусретилисукобцивилизацијанаБалкану Зборникрадова Београд
М Будимир Сабалканскихисточника
Т Желински Антика ЕвропаиБалкан Изкњиге КњигаоБалкану Београд

�



Т Желински
ШпироСолдо Културничиниоцибалканскогјединства Изкњиге КњигаоБалкану
Београд
НиколаВулић НајстаријекултуреуЈугославији Изкњиге КњигаоБалкану Београд
М Будимир Сабалканскихисточника
Н Вулић НајстаријекултуреуЈугославији

������ΠαύλοςΑργσριάδης

��Иван

тудиозабалканскатакнижевнапроцесво

и

век Скопје

�МиланБудимир Сабалканскихисточника Београд

�Иван

тудиозабалканскатакнижевнапроцесво

и

век Скопје

�ъ
ю

ъ

я

й

я

я

ШпироСолдо Културничиниоцибалканскогјединства
КњигаоБалкану Београд

СусретилисукобцивилизацијанаБалкану

Изкњиге

Зборникрадова Београд

НиколаВулић НајстаријекултуреуЈугославији Изкњиге КњигаоБалкану
Београд
Т Желински Антика ЕвропаиБалкан Изкњиге КњигаоБалкану
Београд

��</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="7795">
                <text>3158</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="7796">
                <text>Balkanski identiteti u kontekstu integracija i konintegracija</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="7797">
                <text>JALIMAM, Salih</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="7798">
                <text>U procesima evroatlanskih integracija vrlo često koristi se sintagma zapadni Balkan kao politička kategorija i označava uglavnom sve države jugoistočne Evrope, koje  su   ili nisu članice  Evropske Unije ili su u pristupnim pregovorima. Određene kontraverze, nerazumijevanja ili ideološka instrumentalizacija i kontaminiranost, te i zbog straha da Evropska Unija u procesu približavanja i ulaska u članstvo ne bi tretirala sve države jugoistočne Evrope-zapadnog Balkana podjednako, na temelju napretka svake pojedine države, nastavkom takve politike prema   balkanskim   identitetima   u kontekstu integracija i konintegracija zahtijeva seriozna istraživanja.      U referatu: Balkanski  identiteti u kontekstu integracija i konintegracija, riječ je o procesu konstituiranja i transformacije   identiteta na balkanskom  prostoru. Nepoznavanje ili često nerazumijevanje ideja zapadnog Balkana  izazvano je  nedostatkom sistematski  istraživanja u koja bi se uključile i mnoge humanističke i  društvene znanosti. Promatrajući taj problem sa šireg aspekta, unutar društvenih znanosti u svijetu, uza sve mnogobrojne radove o tome, lako je uočiti da nigdje nije bilo tako teško postići pouzdano objašnjenje kao u slučaju slijedećih fenomena i procesa: konstituiranje, transformacije i funkcije balkanskog identiteta u javnosti svih nivoa i/ili svih stepena razvijenosti identiteta u kontrekstu integracija   ili konintegracija: svih etnija i subetnija, njihovih identiteta i subidentiteta, a napose naroda i narodnih zajednica, modernih nacija i nacionalne zajednice i nacija-država, koje povezuje sintagma zapadni Balkan.       Referat: Balkanski identiteti u kontekstu integracija i konintegracija, dvokomponentnim istraživačkim i interpretacijskim historisjko-pravnim metodama pojmovno treba ukazati na integracijske procese, koji su obilježili historiju Balkana (slovinstvo, panslavizam, ilirski pokret, austroslavizam, neopanslavizam, ideja jugoslavenstva, slavenski integralizam, balkanizacija) ali i najnovije, konintegracijske procese (ideja zapadnog Balkana)  i odrediti  veze i relacije sa načelima balkanskog identiteta kao pretpostavke budućeg evroatlanskog razvoja.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="7799">
                <text>Pravni fakultet Univerziteta u Bihaću i Centar za društvena istraživanja Internacionalnog Burč univerziteta</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="7800">
                <text>2014</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="7801">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="19">
        <name>K Law (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="235" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="236">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/82c0451846e2c7dedd6c8431cc04c60a.pdf</src>
        <authentication>658258298f235c605052827470cdf491</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="1788">
                    <text>BANA HİKAYENİ ANLAT

Ufuk Güvenç
Özet
Modern psikoloji ve pedagoji verilerine göre hazırlanan yeni dönem dil öğretim sistemleri,
çocukların dil öğrenme ilke ve yöntemlerine göre hazırlanmaktadır LEGO, son yirmi yıldır
yaptığı çalışmalar sonucunda farklı bir dil öğrenim sistemini piyasaya sürdü. LEGO-StoryStarter
(Bana Hikayeni Anlat) ismini verdiği ve LESS diye kısaltılan sistemde dilin farklı alanları için
belirlenmiş kazanımlar, etkinlik materyallerinin başlangıç noktasını oluşturur. LESS, ilkokul 2-5
sınıf öğrencileri için konuşma, dinleme, okuma, yazma, teknoloji ve sayısal öğrenim
alanlarındaki becerilerini geliştirmek için tasarlanmıştır. Öğrencilerin doğalarına uygun
yöntemlerle hikaye oluşturma ve anlatma deneyimi kazandıran özgün bir öğrenim aracıdır.
Dil için belirlenmiş kazanım modeli bütün etkinlik materyalinin başlangıç noktasını oluşturur.
Öğrenciler etkin olarak keşfederken, oluştururken, inşa ederken, hikaye anlatırken, sorgularken
ve iletişim kurarken bir çok alanda beceriler geliştirirler. StoryStarter, öğrencilerin aşağıdaki
kazanım modelinde de gösterildiği gibi konuşma ve dinleme, okuma ve yazma alanlarında beceri,
bilgi, ve anlayışlarını geliştirmelerine yardımcı olur.
Anahtar Kelimeler: Dil Öğretimi, Etkinlik, Materyal

GİRİŞ
Modern psikoloji ve pedagoji verilerine göre hazırlanan yeni dönem dil öğretim sistemleri,
çocukların dil öğrenme ilke ve yöntemlerine göre hazırlanmaktadır. Dil öğrenimi sürecinde
duygular, hayaller, grup çalışması, oyun ve iletişim temel alanlardır. Hazırlanan materyaller ve
etkinlikler bu alanlarda becerileri geliştirmektedir.
Uzun yıllardır fen bilimleri derslerinde kullanılmak üzere farklı etkinlik materyalleri geliştiren
LEGO, son yirmi yıldır yaptığı çalışmalar sonucunda farklı bir dil öğrenim sistemini piyasaya
sürdü. LEGO-StoryStarter (Bana Hikayeni Anlat) ismini verdiği ve LESS diye kısaltılan sistemde

�dilin farklı alanları için belirlenmiş kazanımlar, etkinlik materyallerinin başlangıç noktasını
oluşturur.
LESS, ilkokul 2-5 sınıf öğrencileri için konuşma, dinleme, okuma, yazma, teknoloji ve sayısal
öğrenim alanlarındaki becerilerini geliştirmek için tasarlanmıştır. Öğrencilerin doğalarına uygun
yöntemlerle hikaye oluşturma ve anlatma deneyimi kazandıran özgün bir öğrenim aracıdır.
Çeşitli karakterler, hayvanlar, aksesuarlar, klasik masal parçaları, temel tuğla, hikaye sahnesi
oluşturabilecek lego tuğlalarından ve parçalarından oluşur. Hikaye oluşturma ve anlatımının
öğretmen tarafından desteklendiği bir süreç içinde öğrencilerin okur yazarlığı gelişir; hikaye,
masal, ve günlük olayları rahatça dile getirebilirler ve özgüven duygusuyla iletişim kurabilirler.
LESS, olayları doğal bir sırayla sıralama becerisi, hayal gücünü canlandırıp, anlama becerisini
geliştirip, hikaye karakteri, replik, diyalog ve hikaye yapısı geliştirip, sürece katılımını ve
öğrencilerin yepyeni fikirler üretebilmesine destek olur.
Öğrencilerin öğrenim seviyesine uygun olarak seçilebilen etkinlikler, öğrenciler arası farklı
becerilerin ortaya çıkabildiği tamamlayıcılığı besleyip, işbirlikçi çalışmayı, fikir, kavram ve
deneyim paylaşımını teşvik eder. Ayrıca eğitim setinin bir parçası olan yazılımı kullanarak,
öğrencilerin hikaye anlatırken, yalnızca kelimeleri kullanarak çözemeyecekleri konuları, kelime
ve görselleri birlikte kullanıp, çözmelerine yardımcı olur. Öğrencilerin akademik düzeylerine
uygun olarak hikaye yazmayı, basmayı, yayınlamayı ve diğer öğrencilerle paylaşmayı
kolaylaştırır.

BANA HİKAYENİ ANLAT
‘’Herkesin üretebileceği, inşa edebileceği, yazabileceği ve anlatabileceği bir hikayesi vardır.’’
LEGO, uzun yıllardır özellikle fen bilimleri dersleri için LEGO Mindstorms gibi öğretim
sistemleri ve materyallerinden sonra 2010 yılından beri fen bilimleri derslerinde kazanılan bu
tecrübeler yardımıyla dil becerilerinin gelişmesi adına yapılandırılmış LEGO- StoryStarter
(LESS) isimli yeni bir sistem ve set hazırladı. Firmanın eğitim, öğretim materyalleri geliştirme
bölümünün uzun yıllar süren araştırmaları sonucunda piyasaya sürdükleri ‘’Bana Hikayeni
Anlat’’ seti özellikle son yıllarda ABD’de özelliklerinden dolayı ödüllendirilmiştir. Ayrıca uzun

�yıllardır Danimarka’da test edilmiş ve olumlu sonuçlar alınmıştır.1
LESS uluslararası bir dil öğretim seti olarak kabul edilir. Hikayeler üretme ve anlatma yoluyla
üretken olma ile ilgili öğrencilere ilham veren ve motive eden bir sistemdir. Farklı öğrenme
yaklaşımlarından ilham alması ile birlikte asıl olarak yapısal yaklaşımlar üzerine bina edilmiştir.2
Öğrencilerde okuma, yazma, konuşma ve ifade etme gibi temel dil becerilerini geliştirmeyi
amaçlar. İlk uygulamalarda LESS eğitim bakanlığının koyduğu hedeflere uygun olarak anadil
becerilerini kazandırma ve geliştirme alanında kullanılırken son dönemde alınan olumlu geri
bildirimler sebebiyle ikinci dil ve yabancı öğretiminde de kullanılmaya başlanmıştır.
‘’ Legolarla hikaye üretme ve anlatma çalışması yoluyla öğrencilere ilham vereceğini ve çalışma
isteklerini arttıracağını tespit ettik’’3 diyor Lisbeth Hattens. Lisbeth asıl olarak öğretmenlik
mezunu olmasına rağmen 23 yıldır LEGO’nun eğitim takımında öğretim sistemleri ve pedagojik
yaklaşımlar konusunda uzman olarak görev yapmaktadır. Eğitim takımı farklı yaklaşımları
incelerken aynı zamanda da yenilikçi programları da üretiyorlar. LESS için üç yıldan daha fazla,
farklı öğrenme metotları, sistemleri konusunda Danimarkalı ve uluslararası uzmanlar ile
çalışılmıştır. Bir dizi uluslararası araştırmanın sonuçları gelişim süreci konusunda aydınlanmaya
sebep olmuştur. Araştırma sonuçlarına göre; kaliteli ve verimli bir öğrenmenin gerçekleşebilmesi
için öğrencilerin motivasyonu ve konuların uyumu çok önemlidiri.4 Lisbeth Hattens: ‘’Hepimizin
bildiği gibi,

Legolar oyun için üretilmiştir fakat oyun malzemesi olmasının yanı sıra ders

materyalleri olarak da kullanılırlar. Çocukların fantezi, üretkenlik yönlerini uyarmasının yanında
ayrıca birlikte çalışma ve problem çözme becerilerini de geliştirir’’5 diye önemli bir noktaya
temas ediyor.
2013 yılında Amerika’da ve Rusya’da öğretim materyali olarak pazara sürülmeden önce LESS’in
test edildi ve farklı okullarda ve farklı seviyelerdeki sınıflarda pilot uygulamaları yapıldı. 6
Amerika’da ilk-orta öğretim seviyesinde yayınlar yapan ‘’District Administration Magasine’’ adlı

1

AAES, Jette, LEGO som læringsværktøj, s. 53, AARHUS UNIVERSITETSFORLAG, 2014
GLENBERG, A., Language and Action, OXFORD UNIVERSITY PRESS, 2007
3 AAES, Jette, LEGO som læringsværktøj, s. 52, AARHUS UNIVERSITETSFORLAG, 2014
2

4

MARTINEZ, S. &amp; STAGER, G., Invent to Learn, Constructing Modern Knowledge Press, 2013

5 AAES, Jette, LEGO som læringsværktøj, s. 53, AARHUS UNIVERSITETSFORLAG, 2014
6 GLENBERG, A., Language and Action, s. 361-367, OXFORD UNIVERSITY PRESS, 2007

�dergide, okuyucuların seçtiği en iyi yüz ürün listesinde ödül kazandı. Sadece Amerika’da değil
Avrupa’nın önemli üniversitelerinde de araştırma konu oldu. İngiltere’de Cambridge Üniversitesi
Eğitim Fakültesi’nden David Whitebread: ‘’Araştırmamız öğrencilerin nasıl verimli bir okuyucu
olması ile ilgilidir. Araştırma sonuçları bize: çocukların hayallerini sergileyebildikleri ve ifade
ettikleri oyunların, öğrenciler arasındaki birlikte çalışma ve problemleri çözme konusunda aktif
bir oynamaktadır. LESS bu bağlamda oyun tuğlaları aracılığıyla amacına ulaşan bir
materyaldir’’7 demiştir.
Merete Vester, dördüncü sınıfların danimarkaca, fen bilimleri ve matematik öğretmenidir. Fen
bilimleri derslerinde LEGO Mindstorms setini kullanmaya aşina olduğu için LESS’i danimarkaca
dersinde kullanmanın verimli olacağını düşünmüş. ‘’Uzun yıllar danimarkaca dersinde kullanmak
için kullanışlı materyaller araştırdım. Danimarkaca dersi farklı alanlarda zorluklar yaşanabilen bir
ders. Öğrencilerden bir bölümü sıralı bir şekilde bir hikayeyi oluşturma konusunda çok başarılı
olamıyorlar. Bir öğretmen olarak çoğu zaman özellikle erkek öğrencileri hayal dünyalarını,
fantezilerini kullanmak için motive etmek zor oluyor. Bu yüzden yazı ile ilgili herhangi bir
çalışmaya başlamadan önce sınırları belirlenmiş konularla uğraşma fikri çok doğru geldi.’’8
Vester sınıf için materyalleri 2013 yılında kullanmaya başlar. O günden beri kısa süreli derslerde
de ve uzun süreli projelerde de LESS’i kullanmaktadır. Örneğin; ‘’Çirkin Ördek’’ hikayesinin
proje olarak değerlendirildiği sürecin bir parçası olan ‘’Hırsız, herkesi çalar sanarmış’’ teması
legolarla işlenmeye başlanır. ”Grup çalışmalarında verimli olmak genellikle akademik yönden
başarılı olan kız öğrencilerden beklenen bir tutumdur. Legolarla çalışma esnasında erkek
öğrencilerin daha uzun süre ilgili olduklar ve aktif rol aldıklarına şahit oldum’’9.
Vestre Okulu’nda dördüncü sınıfların danimarkaca öğretmeni olan Heidi Helsinger, olumlu
sonuçları ve tecrübelerini şöyle ifade ediyor: ‘’Derslerde ilgi ve dikkat süresini arttırabilme
konusunda çok çaba sarf ettim. Sınıflarda dikkatin dağılmasının yanı sıra yaşanan iletişim
sıkıntıları, problemleri gibi çaresiz kalınan konular da var. Ayrıca bu öğrenciler okuma ve yazma
alanlarında başarılı değiller. Okulda LESS için kurulan LEGO laboratuvarında grup çalışmaları
ile bahar sezonu geçirilir. Seçilen bir hikayenin –Küçük Deniz Kızı- sahneleri lego parçaları ile
7

AAES, Jette, LEGO som læringsværktøj, s. 55, AARHUS UNIVERSITETSFORLAG, 2014

8 AAES, Jette, LEGO som læringsværktøj, s. 56, AARHUS UNIVERSITETSFORLAG, 2014
9 AAES, Jette, LEGO som læringsværktøj, s. 56, AARHUS UNIVERSITETSFORLAG, 2014

�inşa edilir. Öğrencilerin derse, ödevlere olan ilgisinin artışını görmek oldukça önemli bir
motivasyon oluyor. Çoğu zaman öğrenciler yaptıkları işin içinde kayboluyorlar. Tek bir
öğrencide değil sınıfın genelinde ders aralarında bile inşa etme ile ilgilenme arzusu
görülmektedir. Özellikle sunumlar esnasında çocukların bir çoğunda tomurcukların çiçek açması
gibi gelişimler mevcuttur’’10 diyor Heisinger. Öğrenciler tuğlalardan hikayenin sahnelerini
kendilerine göre inşa ederken, yaptıklarının resimlerini çekip sisteme yerleştiriyorlar. Daha sonra
resimlerin üzerine eklenen konuşma baloncuklarını dolduruyorlar.
Heisinger, sınıfındaki Down Sendromlu öğrencinin LESS ile çalışmasını şöyle aktarıyor: ‘’
Sınıftaki arkadaşlarından biraz farklı olarak daha büyük tuğlalar -Duplo- ile çalıştı. Çalışma
esnasında motor yönünü geliştiren aktiviteler daha ağırlıktaydı. Daha sonra kendi hikayesini
anlatırken kaydettim. Cümleler üç dört kelimeden oluşmaktaydı. Hikayeden yola çıkarak hayal
etme ile ilgili rahatlık kendini göstermekteydi. Yapmış olduğu kısa canlı performansı
kaydettiğimiz filmi sınıfa gösterdik. Bu onun için sınıfın önündeki ilk ‘’canlı’’ sunum tecrübesi
gibi oldu. Onun, bir öğretmen olarak benim ve sınıf için pozitif ve unutulmaz bir tecrübe
olmuştu’’.11
Derslerde çok başarılı olmayan öğrenciler için LESS yeni fırsatlar oluşturmaktadır. ‘’Her şeyden
önce sınıf içinde sessizliğin sağlanması muhteşemdi. Öğrenciler ilk başlarda planlanan yapıyı
benzer ve kusursuz şekilde inşa etme ile ilgili çok zaman harcadılar. Daha sonra yapacakları
sunuma hazırlanmaları uzun zaman aldı. Çoğu başarılı öğrenciler de elektronik bir sunum
hazırlama konusunda başarılı değillerdi. Sınıf arkadaşlarından yardım almak suretiyle
tamamlayabildiler. Bu yardımlaşma öğrenciler arasında verimli bir çalışma ortamı oluşmasına
destek oldu. Gruplar diğerlerinin yaptıklarında karşı da merak içindeydiler. Bu pek alışık
olmadığımız bir durumdu’’12 diye devam ediyor.

LEGO-StoryStarter (LESS)
‘’BANA HİKAYENİ ANLAT’’

10 AAES, Jette, LEGO som læringsværktøj, s. 57, AARHUS UNIVERSITETSFORLAG, 2014
11 AAES, Jette, LEGO som læringsværktøj, s. 57, AARHUS UNIVERSITETSFORLAG, 2014
12 AAES, Jette, LEGO som læringsværktøj, s. 55, AARHUS UNIVERSITETSFORLAG, 2014

�LESS, ilkokul 2-5 sınıf öğrencileri için konuşma, dinleme, okuma, yazma, teknoloji ve sayısal
öğrenim alanlarındaki becerilerini geliştirmek için tasarlanmıştır. Öğrencilerin doğalarına uygun
yöntemlerle hikaye oluşturma ve anlatma deneyimi kazandıran özgün bir öğrenim aracıdır. Dil ve
anlama becerilerini geliştirir. LESS, sayesinde, öğrenciler, daha ilk adımdan itibaren, hayal
güçlerini kolayca kullanıp, hikaye karakteri, replik, diyalog ve hikaye yapısı geliştirip, üretim
sürecine katılırlar.
Hikaye oluşturma ve anlatımının öğretmen tarafından desteklendiği bir süreç içinde öğrencilerin
okur yazarlığı gelişir; hikaye, masal ve günlük olayları rahatça dile getirebilirler ve özgüven
duygusuyla iletişim kurabilirler. Olayları doğal bir sırayla sıralama becerisi, hayal gücünü
canlandırıp, anlama becerisini geliştirip, öğrencilerin yepyeni fikirler üretebilmesine destek olur.
Bir taraftan öğrenciler, hikaye, sahne, nesne, varlık, karakter gelişimi, replik, diyalog, eylem,
eylem sonrası heyecanlı beklenti, önceden kararlaştırılmış başlangıç ve sonlar, zaman içinde akış
ve gelişim, ardışık olayları anlatan sahneleri tek tek kendi elleriyle inşa ederken, diğer taraftan dil
ve kritik düşünme alanlarında beceriler geliştirirler. Öğrencilerin öğrenim seviyesine uygun
olarak seçilebilen etkinlikler, öğrenciler arası farklı becerilerin ortaya çıkabildiği tamamlayıcılığı
besleyip, işbirlikçi çalışmayı, fikir, kavram ve deneyim paylaşımını teşvik eder.

LESS;
• Bir çok farklı konuda kendilerine güven duyarak konuşmalarına,
• Hikaye kurgulayıp, sıralayıp, tekrarlayabilmelerine,
• Konuşma, dinleme, anlama becerilerini güçlendirmelerine,
• Okuma ve yazma becerilerini geliştirmelerine,
• Hikaye, karakter, ve olay zincirlerini ayrıştırabilmelerine,
• Yazı türlerini fark edip, anlamalarına,
• Teknoloji ve sayısal öğrenimi doğal bir şekilde birlikte kullanmalarına yardımcı olacaktır.

�LESS Temel Set :
Çeşitli karakterler, hayvanlar, aksesuarlar, klasik masal parçaları, temel tuğla, 5 adet hikaye
sahnesi oluşturabilecek inşa plakası ve hikayeler için çark kurmak için bir adet ekstra plaka
bulunan dikkatlice seçilmiş toplam 1.144 parçadan oluşur. Hikayeleri oluşturubilmek için sahne,
olay yeri, zaman, duygu durumlarını belirleyen materyaller de sette mevcuttur. Her bir LESS
paketi, hikaye oluşturmak için işbirliği içinde çalışan 5 öğrencinin ihtiyacını karşılar. Bu etkinlik
paketi 24 ayrı etkinlik ve etkinlikleri dijital olarak sunabilmeyi mümkün kılan StoryVisualizer
yazılımını da içerir. Bu materyal aynı zamanda daha geniş kapsamlı çapraz-müfredat
uygulamalarının kullanımı için de uygundur.
LESS Etkinlik türleri: Dört farklı türde etkinlik bulunur:
1. Başlıyoruz
2. Gündelik hikayelerimiz
3. Hikaye oluşturalım ve anlatalım
4. Hikayeleri tekrar anlatıp, tahlil edelim
Yukarıda sözü geçen etkinlikler müfredatın odaklandığı alan, öğretmen tercihi ve öğrencilerin
sınıf düzeyi doğrultusunda seçilebilecek bir kaynak kütüphanesi olarak görülebilir. Ancak
“Başlıyoruz” etkinlikleri ile başlayıp, “Gündelik hikayelerimiz” ve “Hikaye oluşturalım ve
anlatalım” etkinliklerinden seçme etkinlikler ile devam etmenizi öneririz. Bu, hikaye oluşturma
becerilerini edinme yolunda doğal bir gelişim sağlar. “Hikayeleri tekrar anlatıp, tahlil edelim”
etkinlikleri sürecin herhangi bir basamağında öğrencilerle tanıştırılabilir.
1. Başlıyoruz : Öğrencilerin malzeme ve parçalar ile aşina olmaları çok önemlidir. Aksi
taktirde, hikaye oluşturma sürecinde, bunları yapıcı bir şekilde kullanma konusunda
zorlanabilirler. Başlıyoruz etkinlikleri bu konu üzerine odaklanır ve daha ileri seviyelere
geçişi hızlandırmak için tasarlanmıştır.
2. Gündelik hikayelerimiz: Bu etkinlikler öğretmenlere, öğrencilerine, doğum günü partisi,
okul gezisi, TV belgeseli, toplumla ilgili günlük olay ve deneyimler, kitap veya makale
eleştirileri hakkında konuşmalarını sağlayan fırsat sunar. “Ön hazırlık yapalım”
bölümünde bulunan örneklerde öğrenciler senaryoyu içeren birer sahne oluştururlar.

�3. Hikaye oluşturalım ve anlatalım: Bu etkinlikler sırasında öğrenciler hikaye yapısının
temel unsurlarını keşfederler. “Hikaye çizgisi” diye adlandırılan genel hikaye yapısı,
değişik sahnelerden oluşur. Her bir sahne, hikayenin ardarda sıralanan bölümleri içindeki
bağımsız bir bölümü temsil eder.
Öğrencilerin sınıf ve yeterlik düzeyine bağlı olarak bir hikaye giriş (hazırlık), gelişme
(olay) ve sonuç (çözüm) olmak üzere üç sahne, veya giriş, kurgu, dönüm noktası, çözüm,
ve sonuç olmak üzere beş sahneden oluşabilir. Bir hikaye beş kişiye kadar öğrenci
tarafından oluşturulabilir. Hikayenin gidişatına beraber karar verdikten sonra öğrencilerin
her biri bir sahne yapısını oluşturur.
4. Hikayeleri tekrar anlatıp, tahlil edelim: Bu etkinlikler tanınmış hikayelerin öğrencilerin
yeterlilik düzeylerine uyarlanmasını, değişik yazı türleriye çalışmasını ve bunları tahlil
etmesini sağlar. Öğrencilere bir hikaye okuyun ve onlardan hikayeyi tekrar
oluşturmalarını ve anlatmalarını isteyin. Bu süreci yazı türü özelliklerini ve karakterleri
tahlil etmek için kullanın. Öğrenciler kendi sıralı eylemlerini ve hikaye sonlarını da
ekleyebilirler. Tanınmış bir hikayeye kendi başlangıçlarını ekleyebilirler veya
karakterlerin duygu durumunda veya hikayenin geçtiği olay yerinde değişiklik
yapabilirler. Daha sonra da bu değişikliklerin olaylar zinciri ve hikaye akışı üzerindeki
etkisini keşfedebilirler.
5N1K modeli bütün etkinliklere uygulanabilir. Hikayeye bir yapı sağlar ve öğrencilerin başlıca
hikaye oluşturma unsurlarına odaklanmalarına yardımcı olur. Hikaye oluşturma sürecinde bu altı
unsurun göz önünde bulundurulması gerekir. Kim hakkında, nerede geçiyor, ne zaman oluyor, ne
oluyor, neden oluyor ve nasıl oluyor soruları hikaye oluşturmada odaklanmayı sağlar.
Hikayeni Canlandır Yazılımını Kullanmak (StoryVisualizer)
Öğrenciler, gerçek ve hayali deneyimleri ve olayları tasvir etmek, fikirlerini ifade etmek ve
desteklemek ve işledikleri konuları anladıklarını göstermek için yazı becerilerini geliştirirler.
Yazı yazmanın önemli amaçlarından birinin, bazen hiç aşina olmadıkları dinleyicilere, basit ve
kolayca anlaşılır bir yolla, bilgi aktarmak olduğunu öğrenirler. Zamanla, yazılarının stil ve
içeriklerini okuyucuya göre değiştirmeyi de öğrenirler. Aynı zamanda, hem araştırma yoluyla
bilgi edinme kapasitelerini, hem de edebi ve bilgi içeren kaynaklara analitik yaklaşabilme
kapasitelerini geliştirirler. Bu düzeyde bir yeterliliğe ulaşabilmek, ancak yazı yazmaya ve bu

�konuda farklı alıştırmalara zaman ayırarak gerçekleşir.
Bir çok öğrenci akıcı bir şekilde okur, ancak yazı yazmakta zorlanır. Fikir sahibi olsalar bile,
yazının başlangıç paragrafını oluşturup, bir dizi fikri peş peşe dizip yazıyı geliştirme, ve sonunda
yazıyı mantıklı, anlamlı bir sonuca ulaştırabilme, ancak yoğun çalışmalar sayesinde olur. Bazı
öğrenciler yazılarını desteklemek, görselleştirmek, ve fikirlerini daha sağlıklı aktarabilmek için
resim çizerler.
StoryVisualizer yazılımı, öğrencilerin hikaye anlatırken, yalnızca kelimeleri kullanarak
çözemeyecekleri konuları, kelime ve görselleri birlikte kullanıp, çözmelerine yardımcı olur.
Öğretmenler, yazılımı öğrenim ve kullanım sürecinde gereken desteği sağlayarak öğrenciye
rehberlik ederler. Yazılım, öğrencilerin akademik düzeylerine uygun çeşitli düzen şablonları
içerir. Örneğin, “çizgi roman” şablonu, öğrencilerin hikaye anlatmaları için yazı ile desteklenmiş
farklı görsel kullanımlarına olanak tanır. Bu şablonu kullanarak öğrenciler, aynı zamanda belirli
unsurları doğrudan sadece yazı içeren belgelerin içine aktarmayı da öğrenirler. Örneğin, bir
konuşma balonu içerisinde yer alan yazı, tırnak işareti içerisinde de kullanılabilir. Şablonları
kullanıcı tercih ve yetenekleri doğrultusunda isteğe göre uyarlamak da mümkündür.
StoryVisualizer yazılımı, öğrenciler için yeni bir yayın aracı olur. Yazılımın kullanılması, hikaye
yazmayı, basmayı, yayınlamayı, ve diğer öğrencilerle paylaşmayı kolaylaştırır. Hazırlanan
belgeler, ebeveynlere e-posta yoluyla gönderilebilir veya internet sitelerinde yayımlanabilir.
StoryVisualizer yazılımı aşağıdaki yararları sağlar:
• Bilginin görsel temsili
• Önemli bilginin kolay hatırlanabilir grafik olarak temsili
• Öğrencileri düşünmeye, oluşturmaya, ve yazmaya teşvik eder
• Diyalog yazmak için mükemmel bir zemin olur
• Yazı yazmaya ilgilisi düşük olan öğrencileri teşvik eder.
• Hikaye yazarken ve resimli taslak oluştururken fikirlerin düzenlenmesine destek olur
• Görsellerin, bir hikaye ya da konuya anlam vermesini sağlar

�• Üst düzey düşünme becerileri geliştirir
• Görsel-sözel bağlantılar ile öğrencinin kompozisyon becerilerini güçlendirir
• Okuma, yazma ve düşünme becerilerini geliştirir
• Bir ölçüm ve değerlendirme aracı olur
StoryVisualizer yazılımı, StoryStarter hikayelerinizi belgelemenizi sağlar. Basit ve kullanımı
kolay grafik kullanıcı arayüzü, yazdırmak veya başkalarıyla paylaşmak için yüksek kalitede
hikayeler oluşturmayı kolaylaştırır.
StoryVisualizer yazılımı, aktarılmış resim, internet kamerası fotoğrafı, arka plan, kırpıntı çizim,
ve kolay kullanımlı yazı aracı özellikleri sayesinde, öğrencilerin hikayelerini daha da
geliştirmelerine olanak sağlar. Yazılım, kullanıcının yaratıcılığını güçlendirir ve yaratıcı yazı
becerilerini fark etmesine yardımcı olur.
LESS’in kazanımları
Dil için belirlenmiş kazanım modeli bütün etkinlik materyalinin başlangıç noktasını oluşturur.
Öğrenciler etkin olarak keşfederken, oluştururken, inşa ederken, hikaye anlatırken, sorgularken
ve iletişim kurarken bir çok alanda beceriler geliştirirler. StoryStarter, öğrencilerin aşağıdaki
kazanım modelinde de gösterildiği gibi konuşma ve dinleme, okuma ve yazma alanlarında beceri,
bilgi, ve anlayışlarını geliştirmelerine yardımcı olur.
Etkinlik Paketi Kazanım Kılavuzu
Etkinlik Adı

Etkinlik Türü

Çevir ve Başla

Başlıyoruz

Duygu durumunu Seç

Başlıyoruz

Ne Büyük Bir Deneyim

Gündelik hikayelerimiz

Ağacı Özgür Bırak

Gündelik hikayelerimiz

Çatla Volkanı Patladı

Gündelik hikayelerimiz

Yaşlı Adamın Hediyesi

Gündelik hikayelerimiz

Kaçak Kedi

Gündelik hikayelerimiz

Konuşma ve Dinleme

Okuma

Yazma

�Gezginodun Adası

Gündelik hikayelerimiz

Kış Eğlencemiz

Gündelik hikayelerimiz

Muhteşem Bir Stadyum

Gündelik hikayelerimiz

Bekle Kamp Ateşi,
Geliyoruz

Gündelik hikayelerimiz

Son Dakika Haberi

Gündelik hikayelerimiz

Sirkte Heyecan

Gündelik hikayelerimiz

Yapış Yapış Durumlar

Hikaye oluşturalım ve anlatalım

Utangaç Can Parkta
Kayıyor

Hikaye oluşturalım ve anlatalım

Veli’nin Hayali

Hikaye oluşturalım ve anlatalım

Çok Gizli Bir Harita

Hikaye oluşturalım ve anlatalım

Beni Seç, Beni Seç!

Hikaye oluşturalım ve anlatalım

Müzede Bir Gece

Hikaye oluşturalım ve anlatalım

Küçük Deniz Kızı

Hikayeleri tekrar anlatıp, tahlil
edelim

Keder ve Korku

Hikayeleri tekrar anlatıp, tahlil
edelim

Kendi Kısa Şiirim

Hikayeleri tekrar anlatıp, tahlil
edelim

Bitmeyen Efsane

Hikayeleri tekrar anlatıp, tahlil
edelim

KAYNAKÇA
AAES, Jette, LEGO som læringsværktøj, Aarhus Universitetsforlag, 2014,
GLENBERG, A., Language and Action, s. 361-367, Oxford University Press, 2007
MARTINEZ, S. &amp; STAGER, G., Invent to Learn, Constructing Modern Knowledge Press, 2013

��</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="1782">
                <text>3603</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="1783">
                <text>BANA HİKAYENİ ANLAT</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="1784">
                <text>Guvenc, Ufuk</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="1785">
                <text>Özet  Modern psikoloji ve pedagoji verilerine göre hazırlanan yeni dönem dil öğretim sistemleri, çocukların dil öğrenme ilke ve yöntemlerine göre hazırlanmaktadır LEGO, son yirmi yıldır yaptığı çalışmalar sonucunda farklı bir dil öğrenim sistemini piyasaya sürdü. LEGO-StoryStarter (Bana Hikayeni Anlat) ismini verdiği ve LESS diye kısaltılan sistemde dilin farklı alanları için belirlenmiş kazanımlar, etkinlik materyallerinin başlangıç noktasını oluşturur. LESS, ilkokul 2-5 sınıf öğrencileri için konuşma, dinleme, okuma, yazma, teknoloji ve sayısal öğrenim alanlarındaki becerilerini geliştirmek için tasarlanmıştır. Öğrencilerin doğalarına uygun yöntemlerle hikaye oluşturma ve anlatma deneyimi kazandıran özgün bir öğrenim aracıdır.  Dil için belirlenmiş kazanım modeli bütün etkinlik materyalinin başlangıç noktasını oluşturur. Öğrenciler etkin olarak keşfederken, oluştururken, inşa ederken, hikaye anlatırken, sorgularken ve iletişim kurarken bir çok alanda beceriler geliştirirler. StoryStarter, öğrencilerin aşağıdaki kazanım modelinde de gösterildiği gibi konuşma ve dinleme, okuma ve yazma alanlarında beceri, bilgi, ve anlayışlarını geliştirmelerine yardımcı olur.   Anahtar Kelimeler: Dil Öğretimi, Etkinlik, Materyal</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="1786">
                <text>2016</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="1787">
                <text>Conference or Workshop Item
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="21">
        <name>PI Oriental languages and literatures</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="3041" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="3809">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/6999d93aecdf6e464871b61ed26f291f.pdf</src>
        <authentication>8b5b54eccc65bcbb245d80b5de57d167</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="23476">
                    <text>Banana - A Very Profitable Crop for Subtropical Conditions
Hamide Gübbük
Akdeniz University
Faculty of Agriculture
Department of Horticulture
07059 Antalya/TURKEY
gubbuk@akdeniz.edu.tr

Abstract: Bananas have been cultivated economically for a long time in subtropical regions of Turkey where
production and productivity per hectare have significantly increased due to the adoption of protected
cultivation. Protected cultivation of banana began in the 1980’s in Anamur and Bozyazi, Mersin. In the 1990s
this system became more popular. Today, a similar trend is underway in Mediterranean costal strip.
Approximately 4300 ha of banana are grown in Turkey, of which over 2500 ha is grown under protected
cultivation. The average yield per ha is about 20-30 tonnes under open-field and 60-70 tones under protected
cultivation. In 2008, the total banana production of Turkey was 210.115 tones but domestic consumption of
bananas in Turkey exceeds supply and hence bananas are imported. Local importers pay very high custom
duties (over 100%) for imported bananas and because of that, banana retail prices remain high which makes
local banana production a very profitable enterprise.

Introduction
Banana growing areas of the world are mainly situated between the Equator and latitudes 20 oN and 20
S. Climatic conditions in these areas are mainly tropical, with relatively small temperature fluctuations from day
to night and from summer to winter (Robinson, 1996). On the other hand, banana can also be grown in
subtropical areas. We may show that Western Australia, South Queensland, South Africa, Israel, Taiwan, Spain
(The Canary Islands), Egypt, Morocco and parts of Brazil and Turkey for subtropical condition (Galan Sauco et
al., 2004). Banana plantations are situated between the latitudes 20o and 30o many of subtropical area. But in
Turkey, banana plantations are situated at 36o latitude. Nevertheless banana has been grown economically in
Turkey for over a century. At present, the total banana growing area of Turkey has reached up 4300 ha
(Anonymous, 2009) of which more than 2500 ha are under protected cultivation. In 2008, the total banana
production of Turkey was 210.115 tons (Anonymous, 2009). As local demand (domestic consumption) for
bananas are nearly 400.000 tons. Therefore, Turkey has to import nearly 200.000 tonnes bananas from overseas.
Local importers pay very high custom duties (over 100%) for imported bananas, as such banana retail prices
remain high, which makes local banana production a very profitable enterprise.
The main climatic constrain in Turkey like other subtropical regions are wide temperature fluctuations
between day and night, low and high temperature extremes in winter and summer respectively and also rainfall is
not sufficient in some months. Due to the low temperature, protected (greenhouse) cultivation has gained
popularity in recent years in Turkey. In Turkey, protected cultivation of banana began in the 1980’s in Anamur
and Bozyazi, Mersin and in the 1990s this cultivation type gained popularity. Presently a similar trend is
underway in Erdemli, Mersin; Alanya, Gazipasa (flat region), Finike, Kumluca, Antalya and Iskenderun, Hatay.
The objective of this study was to evaluate the cultivation and constrain constrains of banana in Turkey.
o

Banana Growing under Open-Field and Protected Conditions
Banana growing areas in Turkey are located in the Mediterranean costal strip. Planting occurs in the
North part of the mountain to protect from wind damage. Bananas have been grown in Turkey in both open-field
and protected cultivation (plastic greenhouse). Anamur and Bozyazi in Mersin are the main protected cultivation
areas. On the other hand, banana has grown in Alanya and Gazipasa, Antalya both open-field and protected
cultivation. Average mean yearly minimum/maximum temperatures in the open-field cultivation and under the
protected cultivation are 10/30 °C and 11/35 °C, respectively. Yearly average relative humidity for both
conditions is over 60%. Shading powder was applied during the summer season to protect plants and fruits from
sunburn damage under protected cultivation.

474

�Growing Conditions and Cultural Practices
In Turkey, the greenhouse structure is made of round iron poles and 6.5 – 7 meters high at the top and
5-6 meters below the gutter and covered with plastic. Generally, the greenhouse is not heated in all locations.
The greenhouse cost approximately 10-15 Euros/m2 (without a plastic cover). However, banana plants bear fruits
the same year after planting and the production costs outlays are recovered within a few years.
‘Dwarf Cavendish’ is the most common cultivar for open-field. But ‘Grande Nain’ and ‘Azman’ (local
cultivar) are the most widely planted cultivars for greenhouse conditions. Plants are planted in March for openfiled condition. However, there are two planting time for protected cultivation (February and September). When
the plants are planted under open-field, the first ratoon crop is not so productive. But the plants produce very
good bunch in the first ratoon crop under protected cultivation. While suckers are used for open-field cultivation,
tissue culture plants are used for protected cultivation. Plant spacing is 2.5 x 2m (2000 plant per ha) in open-field
conditions, and 3 x 1.8 m (1850 plant per ha) in protected cultivation (Gubbuk and Pekmezci, 2004). Single line
is preferred than double line. But after the second ratoon crop, the plants are increased 2100 or 2200 plant per ha
both cultivation systems. The soil pH was slightly alkaline, lime content was medium, texture was loam, and
organic matter content was between low and medium (Köseoğlu et al., 1985). Organic manure is applied at about
50 to 60 kg per plant. Fertilizers are applied either by hand around the plant or via irrigation. The main fertilizers
are NPK, which are applied at rate of 300, 400, and 1000 g/plant per cycle. Drip irrigation system are used in
both cultivation system. Nematodes are the most important pests of banana. There is no Sigatoka and common
virus disease in Turkey. Postharvest Technologies including handling and ripening are improve day by day.

Differences between Cultivation Systems
The main differences between both cultivation systems is days from shooting to harvest and yield. Only
one crop is produced per year in field conditions, but sometimes two crops are obtained per year under protected
cultivation. Days from shooting to harvest were shorter (between 90-120 days) in protected cultivation. Bunch
was harvested earlier in protected cultivation than in open-field cultivation. The shorter interval is a great
advantage in the subtropical region, especially in the case of frost damage. After mid November, the temperature
begins to drop in the cool subtropical climate. Frost damage occurs not only in plants, but also in the fruit. Frost
damage can rarely be seen in sucker and fruit in protected cultivation, but not in open-field cultivation.
Average yield per ha is between 25-30 tons in open-field and 50-70 tons under protected cultivation.
The harvest time for protected cultivation is between October and January and between December and March for
open-field condition. The farmer and retail prices are different in Turkey. The farmer price is between 0.7 and
0.8 Euro per kg. However, the retail price is about 1.5 Euro per kg. Therefore, the income is higher in protected
cultivation.

Advantages of Protected Cultivation
There are many advantages in protected cultivation compared to open-field cultivation in subtropical
conditions e.g. (a) Reduction of life cycle from planting to harvest (b) Reduction in water consumption (c)
Extended duration of temperatures above 20oC (d) Higher rate of photosynthesis (e) Protection against wind and
other weather conditions (e.g. sunburn and hail) (f) Increased bunch and finger weight (Galan Sauco et al.,
1998). Furthermore, in protected cultivation, chilling injury and low temperature differences do not negatively
affect the plants and fruits, as compared to open-field cultivation.

Disadvantages of Open-Field Cultivation
The main constrain of banana growing in Turkey like the cooler subtropics are the greater diurnal
temperature fluctuations, and lower night temperatures, insufficient rainfall and wind damage. Furthermore,
winter leaf sunburn, underpeel discolouration and growth cessations are typical physiological problems
associated with banana production in the subtropics (Robinson, 1996).

475

�Conclusion
The advantage of growing banana under protected cultivation under cool subtropical conditions is that
the yield and the quality are higher, compared with open-field cultivation. Therefore, higher yields increase the
economic prospects of banana cultivation in the subtropical regions.

References
Anonymous, (2009). https://www.fao.org
Galan Sauco, V., Ait Oubahou, A. and Abdelhaq, H. 2004. Greenhouse cultivation of bananas. Chronica
Horticulturae, 44:2, 35–37.
Galan Sauco, V., Cabrera Cabrera, J., Hernandez Delgado, P.M. and Rodriguez Pastor, M.C. (1998).
Comparison of Protected and Open-Air Cultivation of Grande Naine and Dwarf Cavendish Bananas. Acta
Horticulturae, 490: 247–259.
Gubbuk, H. and M. Pekmezci (2004). Comparison of Open-field and Protected Cultivation of Banana (Musa
spp. AAA) in the Coastal Area of Turkey. New Zealand Journal of Crop and Horticultural Science, 32, 375-378.
Köseoğlu, A.T., Onur, C., Arı, N. and Göncüoğlu, G. (1985). Muzlarda organik ve ticari gübrelerin gelişmeye ve
yaprakların bitki besin maddeleri miktarlarına etkileri. Derim, 2(4): 3-6.
Robinson, J.C. (1996). Bananas and Plantains. CAB International, 238 pp.

476

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="23470">
                <text>550</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="23471">
                <text>Banana - A Very Profitable Crop for Subtropical Conditions</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="23472">
                <text>Gübbük, Hamide</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="23473">
                <text>Bananas have been cultivated economically for a long time in subtropical regions of Turkey where  production and productivity per hectare have significantly increased due to the adoption of protected  cultivation. Protected cultivation of banana began in the 1980’s in Anamur and Bozyazi, Mersin. In the 1990s  this system became more popular. Today, a similar trend is underway in Mediterranean costal strip.  Approximately 4300 ha of banana are grown in Turkey, of which over 2500 ha is grown under protected  cultivation. The average yield per ha is about 20-30 tonnes under open-field and 60-70 tones under protected  cultivation. In 2008, the total banana production of Turkey was 210.115 tones but domestic consumption of  bananas in Turkey exceeds supply and hence bananas are imported. Local importers pay very high custom  duties (over 100%) for imported bananas and because of that, banana retail prices remain high which makes  local banana production a very profitable enterprise.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="23474">
                <text>2010-06</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="23475">
                <text>Conference or Workshop Item
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="15">
        <name>Q Science (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="432" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="442">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/f85b9349c17da802dd9ad9748ab2d2cd.pdf</src>
        <authentication>20d6160dd1f2ed84956577c69e4187da</authentication>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="3302">
                <text>2929</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="3303">
                <text>Banking Crises of the 1990s and 2000s in Developed Countries: How Similar are they?</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="3304">
                <text>Boudebbous, Thouraya</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="3305">
                <text>Abstract: The objective of this study is, on one hand, to determine whether the banking crises occurring in advanced economies in the 1990s and 2000s share the same roots, and on the other hand, whether aggregated accounting indicators are good predictors of crises in these economies. By means of the multivariate logit model, we have identified banking crises indicators for a set of 16 developed countries for the periods 1990-2006 and 2007-2012. Our results show the existence of certain similarities between the crises of the 1990s and 2000s, namely: a private credit boom and a deterioration of banks' balance sheets. In addition, we have tested the robustness of our results through the use of Bayesian averaging models. Our results have allowed us to confirm, in general, the robustness of the estimation results derived from the multivariate logit approach.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="3306">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="3307">
                <text>2015</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="3308">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="7">
        <name>HB Economic Theory</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
</itemContainer>
