<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<itemContainer xmlns="http://omeka.org/schemas/omeka-xml/v5" xmlns:xsi="http://www.w3.org/2001/XMLSchema-instance" xsi:schemaLocation="http://omeka.org/schemas/omeka-xml/v5 http://omeka.org/schemas/omeka-xml/v5/omeka-xml-5-0.xsd" uri="https://omeka.ibu.edu.ba/items/browse?output=omeka-xml&amp;page=323&amp;sort_field=Dublin+Core%2CTitle" accessDate="2026-06-28T19:25:57+01:00">
  <miscellaneousContainer>
    <pagination>
      <pageNumber>323</pageNumber>
      <perPage>10</perPage>
      <totalResults>3494</totalResults>
    </pagination>
  </miscellaneousContainer>
  <item itemId="598" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="592">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/dfa5059fe7935cfe7a6a0f18df45655e.pdf</src>
        <authentication>fb10986af6a06955fc8d932ff0df80a2</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="4685">
                    <text>BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

İbrişimoviç’s historical novel Karabey and Mizancı Mehmet Murat’s novel,
firstly one by one, and than comparing with each other. In this way, it is aimed
to contribute the researches of literature and also aimed to find points of
common between two cultures.

TÜRK SAĞININ İDEOLOJİK BAGAJI: NİHAL ATSIZ
ROMANLARINDA MİTLER VE MİLLET
Güldeniz KİBRIS
Leiden University / Hollanda
Anahtar Kelimeler: Milli kimlik, Türk milliyetçiliği, Nihal Atsız.
ÖZET
Milliyetçi elit, milli kimliğin yaratılması sürecinde, var olan tarihsel ve siyasi
koşulların da etkisiyle bazı mitler, efsaneler, semboller kullanır. Buradaki esas
amaç milli kimliği kimliğe meşruiyet kazandırarak devamlılığını
sağlayabilmektir. Edebiyat kitleleri etkileyebilme gücü açısından bu ideolojik
bagajın yaratılmasında önemli rol oynar. Bu doğrultuda bakıldığında;
Türkiye’de sağ düşüncenin şekillenmesinde Nihal Atsız’ın yarattığı birikimin
önemli katkıları bulunduğu görülebilir. Atsız’ın sunduğu ya da yeniden
ürettiği mitler, semboller, düşman imgeleri sağın milliyetçi ideolojik bagajını
tamamlamıştır. İşte, bu çalışmada yazarın Bozkurtlar Diriliyor, Bozkurtların
Ölümü ve Deli Kurt romanlarında Türklük imgesi, düşman, ve devlet
kavramlarına bakış açısı anlatılmaya çalışılacaktır.
THE IDEOLOGICAL BAGGAGE OF THE TURKISH RIGHT: MYTHS
AND NATIONHOOD IN NIHAL ATSIZ NOVELS
Keywords:National identity, Turkish nationalism, Nihal Atsız.
ABSTRACT
National identities are constructed by the nationalist elite through shared
symbols, myths and legends depending on the existing historical and political
conditions. The actual aim here is to provide the continuity of the nation by
152

�BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

justifying its existence. Literature plays an important role because of its ability
to influence a large number of people in the creation of the ideological
baggage. Nihal Atsız’ ideas; the myths and symbols he presented or created
have shaped and completed the Turkish rightist nationalist ideology. This
paper focuses on the image of the Turk, the concepts of enemy, and state in
Atsız’ novels of Bozkurtlar Diriliyor, Bozkurtların Ölümü and Deli Kurt.

KİLİSLİ ZİHNÎ DİVANI’NDAKİ KERBELA MESİYELERİ
Hasan ŞENER
Fırat Üniversitesi, Elazığ / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Kilisli Zihnî, Kerbelâ, Mersiye.
ÖZET
Kilisli Zihni, 19. Yüzyılda Kilis’te yaşamış son dönem klasik Türk edebiyatı
şairlerindendir. Asıl adı, Mehmet’tir. Babası Çermik müftüsü Abdullah
Efendi’dir. Vasfi Mahir Kocatürk, Türk Edebiyatı Tarihinde onun 19.yy.da
Tanzimat’tan sonra, İstanbul dışında yetişmiş en güçlü şahsiyetlerden birisi
olduğunu söyler. Bir Nakşibendi tekkesi olan Kilis’teki Baytazoğlu tekkesine
bağlı olup, Abdullah Sermest Efendi’ye intisap etmiştir. Abdullah Sermest
Efendi ve Hacı Abdünnafi Efendi, onun çok sevdiği ve saydığı
kimselerdendir. Abdullah Sermest Efendi’nin ölümü üzerine Zihni Efendi,
büyük bir boşluğa düşmüş ve 1889 Birecik’e göçmüş ve 1893 yılında vefat
etmiştir. Zihni Efendi, edebi üslubu itibariyle güçlü bir şairdir. Üslubu; sade,
fikirleri açıktır. Rint- Meşrep bir kişiliği vardır. İslam tarihinin en hazîn
olaylarından biri Kerbelâ hadisesidir. Kerbelâ’da Hz. Peygamber’in torunu
Hz. Hüseyin’in ve ailesinin elîm bir şekilde şehit edilmesi, İslam âlemini
derinden etkilemiştir. Türk edebiyatında birçok şair bu olay karşısındaki
hislerini dile getirmek için mersiyeler kaleme almıştır. Hz. Hüseyin’in
Kerbela’da şehit edilmesine duyduğu derin üzüntüyü mersiye yazarak dile
getiren şairlerden biri de, yukarıda hakkında kısaca bilgi verdiğimiz, XIX.
yüzyıl divan şairlerinden Kilisli Zihnî’dir. Bildirimizde, Kilisli Zihnî
153

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4677">
                <text>2675</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4678">
                <text>TÜRK SAĞININ İDEOLOJİK BAGAJI: NİHAL ATSIZ  ROMANLARINDA MİTLER VE MİLLET</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4679">
                <text>KİBRIS, Güldeniz</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4680">
                <text>Milliyetçi elit, milli kimliğin yaratılması sürecinde, var olan tarihsel ve siyasi  koşulların da etkisiyle bazı mitler, efsaneler, semboller kullanır. Buradaki esas  amaç milli kimliği kimliğe meşruiyet kazandırarak devamlılığını  sağlayabilmektir. Edebiyat kitleleri etkileyebilme gücü açısından bu ideolojik  bagajın yaratılmasında önemli rol oynar. Bu doğrultuda bakıldığında;  Türkiye’de sağ düşüncenin şekillenmesinde Nihal Atsız’ın yarattığı birikimin  önemli katkıları bulunduğu görülebilir. Atsız’ın sunduğu ya da yeniden  ürettiği mitler, semboller, düşman imgeleri sağın milliyetçi ideolojik bagajını  tamamlamıştır. İşte, bu çalışmada yazarın Bozkurtlar Diriliyor, Bozkurtların  Ölümü ve Deli Kurt romanlarında Türklük imgesi, düşman, ve devlet  kavramlarına bakış açısı anlatılmaya çalışılacaktır.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4681">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4682">
                <text>2014-05-23</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4683">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4684">
                <text>ISSN 2303-582X     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="75">
        <name>P Philology. Linguistics,PA Classical philology,PI Oriental languages and literatures,PN Literature (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="1519" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="2061">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/d26b08bfaed637202e65709b23dc6326.docx</src>
        <authentication>fd2a07c096a37150cbdd3d61212aade7</authentication>
      </file>
      <file fileId="2062">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/13709dd5f63f50ead7867243474efe18.pdf</src>
        <authentication>f21ca4a394f797ebd1f02baab3ddaebf</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="12239">
                    <text>TÜRK ŞİİRİNDE SPOR VE SULTAN 3. SELİM’İN BİR GAZELİ
Serhan Alkan İSPİRLİ
Atatürk Üniversitesi, Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi, Orta Öğretim Sosyal Alanlar Eğitimi
Bölümü, Türk Dili ve Edebiyatı, Erzurum / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Sultan 3.Selim, divan, spor, şiir, futbol, edebiyat, Osmanlı.
ÖZET
Günümüzde spor insan yaşamının önemli bir parçası olarak önem arz etmektedir. Futbol
ise sporun en çok ilgi duyulan dalıdır. Toplumla bütünlesmiş yapısı itibariyle siyasi, sosyal,
kültürel ve ekonomik gelişmeleri etkileyip yönlendirebilen sporun özellikle de futbolun
edebiyata da konu olması kaçınılmazdır. Bu çalışmada Türk şiirinde spor, özellikle de futbol ele
alınacak, konu ile ilgili olarak da Sultan 3. Selim’in İlhami mahlası ile yazdığı Divan’ında
bulunan bir gazeli dikkatlere sunulmuştur.

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12231">
                <text>2277</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12232">
                <text>TÜRK ŞİİRİNDE SPOR VE SULTAN 3. SELİM’İN BİR GAZELİ</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12233">
                <text>İSPİRLİ, Serhan Alkan</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12234">
                <text>Anahtar Kelimeler: Sultan 3.Selim, divan, spor, şiir, futbol, edebiyat, Osmanlı. ÖZET  Günümüzde spor insan yaşamının önemli bir parçası olarak önem arz etmektedir. Futbol ise sporun en çok ilgi duyulan dalıdır. Toplumla bütünlesmiş yapısı itibariyle siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik gelişmeleri etkileyip yönlendirebilen sporun özellikle de futbolun edebiyata da konu olması kaçınılmazdır. Bu çalışmada Türk şiirinde spor, özellikle de futbol ele alınacak, konu ile ilgili olarak da Sultan 3. Selim’in İlhami mahlası ile yazdığı Divan’ında bulunan bir gazeli dikkatlere sunulmuştur.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12235">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12236">
                <text>2013-05-17</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12237">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12238">
                <text>ISSN 2203-4548     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
  </item>
  <item itemId="1409" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="1756">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/a0db1679bd7c2dccd0cd94669869e083.docx</src>
        <authentication>02d537db63ecce29ccfd87b1760eca13</authentication>
      </file>
      <file fileId="1757">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/962a356d36abcafb2dfab05684fde99d.pdf</src>
        <authentication>d740963126907e5b18b5b508d2d2fa2d</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="11206">
                    <text>TÜRK TARİHİNDE Q. BİRHANEDDİN YARADICILIGINDAN ARAŞDIRMALAR
Nezaket İSMAYİLOVA
Nahcivan Devlet Üniversitesi, Nahcivan / Azerbaycan
Anahtar Kelimeler: Türk dili , Burhaneddin, Dogu, Batı Türkiye.
ÖZET
Türk elleri dünyanın en eski ellerinden olarak, dört bin yıla yakın geçmişlerinde Asya,
Afrika ve Avrupa kıtalarına yayılmışlar ve oralarda büyük millet ve devletler kurmuşlar. Bu gün
kabul edilen fikre göre Türklerin ana yurdu Orta Asyada Altay-Ural dağları arasındaki bozkırlar
olup ve etrafa yayılmışlar. Bu gün Türkdilli eller Balkanlardan Büyük Okyanus’a kadar
(yakutlar), Kuzeyde Buz denizinden güneyde Tibete kadar geniş bir arazide yaşıyorlar. Halkın
ekseriyetini teşkil eden Türkler Türkiye, Doğu ve Batı Türküstan, Azerbeycan Türkmenistandan
başka Tataristan, Çuvaşistan, Yakutistan ve Altay dağları Baykal gölü arasındaki Altay, Hakas
ve Tuba eyaletlerinden ve halkın daha azını teşkil etmek üzre Yugoslaviyada (Makedoniya ve
Üsküb’de), Lehistanda, Romanya’da
(Dobruça ve Bessarabiya), Bulgaristan’da (Batı
Trakya’da), Irakda (Kerkükde), Suriye’de, Afganistan’da, Kıbrıs’ta ve İranın bazı eyaletlerinde
toplu halde yaşıyorlar. Bazı Türk ellerinin en mühimi Oğuz Türkleridir. Bu gün onlar İran,
Türkiye, Azerbeycan, Türkmenistan, Irak ve Balkan Türkleri de Oğuz Türklerinden ibaretdir.
Oğuzlar müslüman oladuktan sonra İran ve Anadoluya hicret edip, Selcuklar ve Osmanlılar gibi
büyük bir İslam devleti kurmuşlar. Oğuz elleri çoklu kabilelerinden ibaretdir. Mahmud
Qaşqariye göre kıpcak, yemek, peçenek ve bulgar lehceleri de oğuz grupuna dahildir. Soyca
oğuzların Salur boyundan çıkmış, Kadı Burhaneddin Qeyseriyyede anadan olmuşdur. Anadilli
şerimizin ilk büyük nümayendesi hesab olunur. M. Quluzade demiştir ki, onun şiirleri
Azerbeycan halkının bedii medeniyyetini öğrenmek açısından kıymetlidir. O, ana dilinde ilk defa
tuyug yaratmışdır. K. Burhaneddin Azerbeycan şifahi ve yazılı edebiyat ananelerinden Türk
halklarının poetik uğurlarından behrelenerek kamala çatmışdır. O, Balasagunlu Yusuf, Yunus
İmire, Ahmed Yasevi, Ali, Hasanoğlu şairlerinden ilham almışdır. Onun divanı ana dilinde
yazılmış, günümüze kadar gelmiştir. İlk şiir divanıdır. K. Burhaneddin’in şahsiyeti, yaratıcılığı
Doğu-Batı ve Avrupa alimleri tarafından araştırılmış, hakkında hayli kitaplar yazılmış ve
yazılmaktadır.

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11198">
                <text>1869</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11199">
                <text>TÜRK TARİHİNDE Q. BİRHANEDDİN YARADICILIGINDAN ARAŞDIRMALAR</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11200">
                <text>ISMAYILOVA, Nezaket</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11201">
                <text>Anahtar Kelimeler: Türk dili , Burhaneddin, Dogu, Batı Türkiye.  ÖZET  Türk elleri dünyanın en eski ellerinden olarak, dört bin yıla yakın geçmişlerinde Asya, Afrika ve Avrupa kıtalarına yayılmışlar ve oralarda büyük millet ve devletler kurmuşlar. Bu gün kabul edilen fikre göre Türklerin ana yurdu Orta Asyada Altay-Ural dağları arasındaki bozkırlar olup ve etrafa yayılmışlar. Bu gün Türkdilli eller Balkanlardan Büyük Okyanus’a kadar (yakutlar), Kuzeyde Buz denizinden güneyde Tibete kadar geniş bir arazide yaşıyorlar. Halkın ekseriyetini teşkil eden Türkler Türkiye, Doğu ve Batı Türküstan, Azerbeycan Türkmenistandan başka Tataristan, Çuvaşistan, Yakutistan ve Altay dağları Baykal gölü arasındaki Altay, Hakas ve Tuba eyaletlerinden ve halkın daha azını teşkil etmek üzre Yugoslaviyada (Makedoniya ve Üsküb’de), Lehistanda, Romanya’da (Dobruça ve Bessarabiya), Bulgaristan’da (Batı Trakya’da), Irakda (Kerkükde), Suriye’de, Afganistan’da, Kıbrıs’ta ve İranın bazı eyaletlerinde toplu halde yaşıyorlar. Bazı Türk ellerinin en mühimi Oğuz Türkleridir. Bu gün onlar İran, Türkiye, Azerbeycan, Türkmenistan, Irak ve Balkan Türkleri de Oğuz Türklerinden ibaretdir. Oğuzlar müslüman oladuktan sonra İran ve Anadoluya hicret edip, Selcuklar ve Osmanlılar gibi büyük bir İslam devleti kurmuşlar. Oğuz elleri çoklu kabilelerinden ibaretdir. Mahmud Qaşqariye göre kıpcak, yemek, peçenek ve bulgar lehceleri de oğuz grupuna dahildir. Soyca oğuzların Salur boyundan çıkmış, Kadı Burhaneddin Qeyseriyyede anadan olmuşdur. Anadilli şerimizin ilk büyük nümayendesi hesab olunur. M. Quluzade demiştir ki, onun şiirleri Azerbeycan halkının bedii medeniyyetini öğrenmek açısından kıymetlidir. O, ana dilinde ilk defa tuyug yaratmışdır. K. Burhaneddin Azerbeycan şifahi ve yazılı edebiyat ananelerinden Türk halklarının poetik uğurlarından behrelenerek kamala çatmışdır. O, Balasagunlu Yusuf, Yunus İmire, Ahmed Yasevi, Ali, Hasanoğlu şairlerinden ilham almışdır. Onun divanı ana dilinde yazılmış, günümüze kadar gelmiştir. İlk şiir divanıdır. K. Burhaneddin’in şahsiyeti, yaratıcılığı Doğu-Batı ve Avrupa alimleri tarafından araştırılmış, hakkında hayli kitaplar yazılmış ve yazılmaktadır.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11202">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11203">
                <text>2013-05-17</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11204">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11205">
                <text>ISSN 2203-4548     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
  </item>
  <item itemId="1360" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="1628">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/5b7929af9f83b27208a5214bf053dc43.docx</src>
        <authentication>627b111186959014d5f4be20d641b537</authentication>
      </file>
      <file fileId="1629">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/fad1af55c04ba316577439f2bed514b4.pdf</src>
        <authentication>06ef33452fd60d51eb89556f1e718ec6</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="10750">
                    <text>TÜRK TOPLUMUNDA NASREDDİN HOCA VE FIKRALARI
Melek COŞGUN SOLAK - Yusuf SOLAK
Bozok Üniversitesi, Sosyoloji Alanı, Yozgat / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Türk kültürü, ortak akıl, tarihi şahsiyet, sembol.
ÖZET
Nasreddin Hoca bir halk klasiğidir ki, o Türk soylu halkların hepsinde aynı karakterde
ama farklı isimlerle yer alır. İnsanların kendi davranışlarını kontrol etmelerini, ne yaptıklarının
bilincinde olmalarını sağlayarak; pervasız davranışlar sergileyenlere göndermelerde bulunur. Bu
yönüyle aslında toplumda bir kontrol mekanizmasıdır. Toplumsal sorunlara vurgu yapar, o
sorunun kaynağına dikkat çeker; sorunları ince bir zekâ ve büyük bir ustalıkla fıkralarına taşır ve
aynı ustalıkla kolay çözümler üretir. Güldürmece yönünden o Türk toplumunun ortak aklıdır.
Toplumun bireysel olarak dile getiremediği düşünceleri dile getirir, dini, sosyal, siyasi konuların
hassas ve tehlikeli noktalarına ustaca değinir; onda kırma ve kırılma yoktur. Nasreddin Hoca
Türk toplumunun adeta özetlenmiş sembolüdür. Önce tarihi bir şahsiyet iken daha sonra sembol
olmuştur. Nasreddin Hoca akıllı mı deli mi, kurnaz mı saf mı, ahlaklı mı değil mi, evli mi bekar
mı, çocuğu var mı yok mu…? Nasreddin hoca deyince birçok insan tipini bir arada buluruz.
Nasreddin Hoca her yerde, her yüzyılda yaşayan bir tiptir. O Türk toplumunun, Türk kültürünün
özelliklerini bünyesinde taşıyan bir fıkra tipidir; aklıyla, ahlakıyla, cahilliğiyle, kurnazlığıyla, vs.
bütün yönleri doğrudur. Nasreddin Hoca Türk insanının ahlaki yönünü yansıtır ve insanları
ahlaki yönden eğitir. Söylenmek ve ya anlatılmak istenen, onun dilinde ince ve derin bir ifade ile
bulur. Gayr-ı ahlaki davranış sergileyen; zulmedenler, bağnazlar, kendini bilgili zanneden
cahiller vs. ondan nasibini alır. Nasreddin Hoca toplumdaki beğenilmeyen davranışlara bir
tepkidir ve onun fıkraları bu olumsuz davranışların kontrol altına alınmasında kullanılır.
Bildirinin amacı bir Türk bilgesi olan Nasreddin Hoca’yı bir kültür koruyucusu, eğitimci ve din
adamı olarak, toplumun değer yargılarıyla ilgili tavırlarını (uyuşmayan dini, ahlaki, vs.
toplumdaki her türlü davranış bozukluklarını hesaba çekmesi gibi) ortaya koymaktır. Aynı
zamanda fıkralarıyla insanları güldürürken düşündüren, düşündürürken ise sorumluluğunu
hatırlatan yönlerine dikkat çekmektir. Bunu yaparken fıkralarından yola çıkılacak, konuyla ilgili
Nasreddin hoca fıkraları incelenmiştir.

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10742">
                <text>2278</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10743">
                <text>TÜRK TOPLUMUNDA NASREDDİN HOCA VE FIKRALARI</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10744">
                <text>COŞGUN SOLAK, Melek
SOLAK, Yusuf</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10745">
                <text>Anahtar Kelimeler: Türk kültürü, ortak akıl, tarihi şahsiyet, sembol. ÖZET  Nasreddin Hoca bir halk klasiğidir ki, o Türk soylu halkların hepsinde aynı karakterde ama farklı isimlerle yer alır. İnsanların kendi davranışlarını kontrol etmelerini, ne yaptıklarının bilincinde olmalarını sağlayarak; pervasız davranışlar sergileyenlere göndermelerde bulunur. Bu yönüyle aslında toplumda bir kontrol mekanizmasıdır. Toplumsal sorunlara vurgu yapar, o sorunun kaynağına dikkat çeker; sorunları ince bir zekâ ve büyük bir ustalıkla fıkralarına taşır ve aynı ustalıkla kolay çözümler üretir. Güldürmece yönünden o Türk toplumunun ortak aklıdır. Toplumun bireysel olarak dile getiremediği düşünceleri dile getirir, dini, sosyal, siyasi konuların hassas ve tehlikeli noktalarına ustaca değinir; onda kırma ve kırılma yoktur. Nasreddin Hoca Türk toplumunun adeta özetlenmiş sembolüdür. Önce tarihi bir şahsiyet iken daha sonra sembol olmuştur. Nasreddin Hoca akıllı mı deli mi, kurnaz mı saf mı, ahlaklı mı değil mi, evli mi bekar mı, çocuğu var mı yok mu...? Nasreddin hoca deyince birçok insan tipini bir arada buluruz. Nasreddin Hoca her yerde, her yüzyılda yaşayan bir tiptir. O Türk toplumunun, Türk kültürünün özelliklerini bünyesinde taşıyan bir fıkra tipidir; aklıyla, ahlakıyla, cahilliğiyle, kurnazlığıyla, vs. bütün yönleri doğrudur. Nasreddin Hoca Türk insanının ahlaki yönünü yansıtır ve insanları ahlaki yönden eğitir. Söylenmek ve ya anlatılmak istenen, onun dilinde ince ve derin bir ifade ile bulur. Gayr-ı ahlaki davranış sergileyen; zulmedenler, bağnazlar, kendini bilgili zanneden cahiller vs. ondan nasibini alır. Nasreddin Hoca toplumdaki beğenilmeyen davranışlara bir tepkidir ve onun fıkraları bu olumsuz davranışların kontrol altına alınmasında kullanılır. Bildirinin amacı bir Türk bilgesi olan Nasreddin Hoca’yı bir kültür koruyucusu, eğitimci ve din adamı olarak, toplumun değer yargılarıyla ilgili tavırlarını (uyuşmayan dini, ahlaki, vs. toplumdaki her türlü davranış bozukluklarını hesaba çekmesi gibi) ortaya koymaktır. Aynı zamanda fıkralarıyla insanları güldürürken düşündüren, düşündürürken ise sorumluluğunu hatırlatan yönlerine dikkat çekmektir. Bunu yaparken fıkralarından yola çıkılacak, konuyla ilgili Nasreddin hoca fıkraları incelenmiştir.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10746">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10747">
                <text>2013-05-17</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10748">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10749">
                <text>ISSN 2203-4548     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
  </item>
  <item itemId="1428" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="1806">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/e810e11e8b4c41bcb40e0714be0219e1.docx</src>
        <authentication>698fe6eb06bb9d3bbbc2ddae099a8ef6</authentication>
      </file>
      <file fileId="1807">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/541f07d6276a414d2a793be2db654677.pdf</src>
        <authentication>7094069a989bfc51e0daedd5137ee9dc</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="11383">
                    <text>TÜRK YAZI ESERLERİNDEKİ ATASÖZLER
Bakytgul KULZHANOVA
El- Farabi Kazak Milli Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Fakültesi, Almatı / Kazakistan
Anahtar Kelimeler: Kazakistan Cumhuriyeti, N.A. Nazarbayev, Müslümanlar, atasözleri, Orta
Asya, Türk edebiyatı.
ÖZET
XI-XII yüzyıllar tarihte müslümanların geliştiği devir olarak bilinmektedir. Bu devirde Orta
Asya’da Karahanlılarla başlayan edebiyat, kültür ve sanat gelişimi tarihte görülmemiş zirvesine
ulaştı. Türki milletlerin manevi, medeni ve tarihi hayatında özellikle bu devirde yaşamış olan
büyük düşünürlerin, ilim adamlarının, edebiyat ustadları ile dilci ulemanın Türki dillerinin güzel
edebiyatının gelişimine oldukça büyük katkıları olmuş ve onlar sonraki nesiller için zengin edebi
ve medeni miras bırakmış bulunmaktadır. Kökü ta derinlere kadar gitmekte olan halkımızın paha
biçilmez mirasına değinen Kazakistan Cumhuriyeti cumhurbaşkanı N.A. Nazarbayev bir
konuşmasında: “Bu uçsuz bucaksız bozkırı öteden beri mekan tutmuş olan halkımızın tarihi
kökleri çok derinlere kadar ulaşmaktadır. Onun kendine özgü dünya görüşü, kökleşmiş milli
gelenekleri, gelişmiş büyük kültür ve medeniyeti vardır. Eskilere gömülmüş kadim devirleri
karıştırmasak da yakın dönemlik tarihi bulunan Türk hakanlıkları devrinden bugüne kadar
ulaşmış olan tarihi ve kültürel eserleri bile Türk uygarlığının seviyesini göstermesi bakımından
yeterlidir. Jusip Balasağuni’nin “Kutadgu Bilig’i”, Mahmut Kaşgari’nin “Türk Sözlüğü”, Hoca
Ahmet Yesevi’nin “Divan’ı Hikmet’i”, Ahmet Yügineki’nin “Hakikat hediyesi” gibi eşiz
eserleri, ayrıca dünyanın ikinci hocası diye bilinen Ebu Nasır El-Farabi’nin bugüne kadar
araştırılmış olan muhteşem mirasları büyük bir tarihin, yüce bir medeniyetin ve tükenmez
bilginin ebedi meyveleridir” diyerek bu mirasın gelecek nesil için ne kadar önemli olduğuna
dikkat çekmektedir. Halkımız hep «sözdin körki - makal», yani “sözün özü atasözlerdir” diye
bilmektedir. Asırlar derinliğine ibret nazarıyla baktığımızda atalarımızın hayat tecrübesinden çok
anlamlı ibretler çıkarttıkları ve bunu hikmetler dolu sayısız çok atasözlerle nasıl bize aktarmaya
çalıştıklarını görürüz. Her dilin en ince ve inci sözleri babalarından miras olarak aldıkları bu nevi
hikmetli sözleri olduğu kuşkusuzdur. Bunlar halkla bir bütündür ve ayrılmaz bir parçasıdır.
Kazaklarda buna makal-metel derken, Türk halklarında buna genelde atalar sözü denilmektedir.
Bu makalede Türk halkları medeniyetinde ve hayatında kendine özgü özel bir yeri bulunan eşsiz
babalar mirasından biri olan nakiller, hikmetler ve atasözleri üzerinde durulup, onları ihtiva ettiği
anlamı ve içeriği açısından Kazak halkının makal-metelleriyle karşılaştırılması yapılmıştır.
Böylece güzel edebiyatımızın ne kadar yüksek bir medeniyetin parçası olduğuna ve kökünün ne
kadar derinlere kadar gittiğine şahit olunmuştur.

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11375">
                <text>2240</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11376">
                <text>TÜRK YAZI ESERLERİNDEKİ ATASÖZLER</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11377">
                <text>KULZHANOVA, Bakytgul </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11378">
                <text>Anahtar Kelimeler: Kazakistan Cumhuriyeti, N.A. Nazarbayev, Müslümanlar, atasözleri, Orta Asya, Türk edebiyatı.  ÖZET  XI-XII yüzyıllar tarihte müslümanların geliştiği devir olarak bilinmektedir. Bu devirde Orta Asya’da Karahanlılarla başlayan edebiyat, kültür ve sanat gelişimi tarihte görülmemiş zirvesine ulaştı. Türki milletlerin manevi, medeni ve tarihi hayatında özellikle bu devirde yaşamış olan büyük düşünürlerin, ilim adamlarının, edebiyat ustadları ile dilci ulemanın Türki dillerinin güzel edebiyatının gelişimine oldukça büyük katkıları olmuş ve onlar sonraki nesiller için zengin edebi ve medeni miras bırakmış bulunmaktadır. Kökü ta derinlere kadar gitmekte olan halkımızın paha biçilmez mirasına değinen Kazakistan Cumhuriyeti cumhurbaşkanı N.A. Nazarbayev bir konuşmasında: “Bu uçsuz bucaksız bozkırı öteden beri mekan tutmuş olan halkımızın tarihi kökleri çok derinlere kadar ulaşmaktadır. Onun kendine özgü dünya görüşü, kökleşmiş milli gelenekleri, gelişmiş büyük kültür ve medeniyeti vardır. Eskilere gömülmüş kadim devirleri karıştırmasak da yakın dönemlik tarihi bulunan Türk hakanlıkları devrinden bugüne kadar ulaşmış olan tarihi ve kültürel eserleri bile Türk uygarlığının seviyesini göstermesi bakımından yeterlidir. Jusip Balasağuni’nin “Kutadgu Bilig’i”, Mahmut Kaşgari’nin “Türk Sözlüğü”, Hoca Ahmet Yesevi’nin “Divan’ı Hikmet’i”, Ahmet Yügineki’nin “Hakikat hediyesi” gibi eşiz eserleri, ayrıca dünyanın ikinci hocası diye bilinen Ebu Nasır El-Farabi’nin bugüne kadar araştırılmış olan muhteşem mirasları büyük bir tarihin, yüce bir medeniyetin ve tükenmez bilginin ebedi meyveleridir” diyerek bu mirasın gelecek nesil için ne kadar önemli olduğuna dikkat çekmektedir. Halkımız hep «sözdin körki - makal», yani “sözün özü atasözlerdir” diye bilmektedir. Asırlar derinliğine ibret nazarıyla baktığımızda atalarımızın hayat tecrübesinden çok anlamlı ibretler çıkarttıkları ve bunu hikmetler dolu sayısız çok atasözlerle nasıl bize aktarmaya çalıştıklarını görürüz. Her dilin en ince ve inci sözleri babalarından miras olarak aldıkları bu nevi hikmetli sözleri olduğu kuşkusuzdur. Bunlar halkla bir bütündür ve ayrılmaz bir parçasıdır. Kazaklarda buna makal-metel derken, Türk halklarında buna genelde atalar sözü denilmektedir. Bu makalede Türk halkları medeniyetinde ve hayatında kendine özgü özel bir yeri bulunan eşsiz babalar mirasından biri olan nakiller, hikmetler ve atasözleri üzerinde durulup, onları ihtiva ettiği anlamı ve içeriği açısından Kazak halkının makal-metelleriyle karşılaştırılması yapılmıştır. Böylece güzel edebiyatımızın ne kadar yüksek bir medeniyetin parçası olduğuna ve kökünün ne kadar derinlere kadar gittiğine şahit olunmuştur.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11379">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11380">
                <text>2013-05-17</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11381">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11382">
                <text>ISSN 2203-4548     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
  </item>
  <item itemId="576" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="570">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/bdd81cc998d50dde7effc804a6122358.pdf</src>
        <authentication>83d38f207cc03d9ff60692c8aa70453d</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="4487">
                    <text>BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

TÜRKÇE DEYİMLEŞMİŞ BİRLEŞİK FİİLLERLE BOŞNAKÇA
DEYİMLEŞMİŞ BİRLEŞİK FİİLLER ARASINDA BENZER
OLANLAR
Kerima FİLAN
Saraybosna Devlet Üniversitesi, Sarajevo / Bosna Hersek
ÖZET
Bu sunumda geçmiş yüzyıllarda Bosna'da kullanılmış olan Türkçenin söz
varlığı ile ilgili bazı özellikler üzerinde durulacaktır. Tarihî Bosna
Türkçesinde tespit edilen birleşik fiillerin bir kısmı öğe ve anlam bakımından
günümüz Boşnak dilinde var olan kelime öbekleriyle benzerlikler
göstermektedir. Bir dilin sözvarlığının, o dili konuşan toplumun maddî ve
manevî kültürün yansıtıcısı, kavramlar dünyası olduğu düşüncesinden
hareketle, uzun süre içerisinde temasta bulunmuş olan Türkçe ile Boşnakçanın
kültür akrabalığı açısından birbirne yaklaştığı, önemli ilişkiler kurduğu
sonucuna varılmaktadır. Bu iki dili konuşmuş olan insanların, bazı durumları
dile yansıtmada birbirine eş anlatım yollarına baş vurdukları doğal gibi
görünmektedir.
Bu sunumda, Türkçe ile Boşnakça arasında gelişmiş olan etkileşim konusuna
fazla giremeden, her iki dilde benzerlik gösteren ve deyim niteliğinde olan
birleşik fiillere dikkat çekmekle yetinilecektir. Ele alınacak örnekler her iki
dilde gerek anlam, gerekse söz dizimi bakımından benzerlik göstermekte ve
anlamca aynı ögelerden oluşmaktadır. Boşnakça anlatımların bazıları halen
edebî dilde varlığını sürdürmektedir. Buna karşın, sunumda gösterilecek bazı
Boşnakça örnekler sadece halk dilinde duyulmaktadır.

10

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4479">
                <text>2624</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4480">
                <text>TÜRKÇE DEYİMLEŞMİŞ BİRLEŞİK FİİLLERLE BOŞNAKÇA  DEYİMLEŞMİŞ BİRLEŞİK FİİLLER ARASINDA BENZER  OLANLAR</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4481">
                <text>FİLAN, Kerima</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4482">
                <text>Bu sunumda geçmiş yüzyıllarda Bosna'da kullanılmış olan Türkçenin söz  varlığı ile ilgili bazı özellikler üzerinde durulacaktır. Tarihî Bosna  Türkçesinde tespit edilen birleşik fiillerin bir kısmı öğe ve anlam bakımından  günümüz Boşnak dilinde var olan kelime öbekleriyle benzerlikler  göstermektedir. Bir dilin sözvarlığının, o dili konuşan toplumun maddî ve  manevî kültürün yansıtıcısı, kavramlar dünyası olduğu düşüncesinden  hareketle, uzun süre içerisinde temasta bulunmuş olan Türkçe ile Boşnakçanın  kültür akrabalığı açısından birbirne yaklaştığı, önemli ilişkiler kurduğu  sonucuna varılmaktadır. Bu iki dili konuşmuş olan insanların, bazı durumları  dile yansıtmada birbirine eş anlatım yollarına baş vurdukları doğal gibi  görünmektedir.  Bu sunumda, Türkçe ile Boşnakça arasında gelişmiş olan etkileşim konusuna  fazla giremeden, her iki dilde benzerlik gösteren ve deyim niteliğinde olan  birleşik fiillere dikkat çekmekle yetinilecektir. Ele alınacak örnekler her iki  dilde gerek anlam, gerekse söz dizimi bakımından benzerlik göstermekte ve  anlamca aynı ögelerden oluşmaktadır. Boşnakça anlatımların bazıları halen  edebî dilde varlığını sürdürmektedir. Buna karşın, sunumda gösterilecek bazı  Boşnakça örnekler sadece halk dilinde duyulmaktadır.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4483">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4484">
                <text>2014-05-23</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4485">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4486">
                <text>ISSN 2303-582X     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="75">
        <name>P Philology. Linguistics,PA Classical philology,PI Oriental languages and literatures,PN Literature (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="1487" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="1971">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/867f5808dba0352e3cb6e147961d0f03.docx</src>
        <authentication>4568d81ecb433651ce9a2fd42ae3c16b</authentication>
      </file>
      <file fileId="1972">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/785c7facde1bbb4633f9db19ec5a4ee2.pdf</src>
        <authentication>522cbf702a23f1964ae2b20ee2e9c3f8</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="11938">
                    <text>TÜRKÇE İLE İLİŞKİSİ
Muammer YÜCAL
Ardahan Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı, Ardahan / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Saha (Yakut) Türkçesi, kök, ses değişikleri.
ÖZET
Saha (Yakut) Türkçesi, Kuzey Sibirya Türk Lehçeleri içerisinde değerlendirilmektedir.
Bu lehçe ana Türkçeden erken bir tarihte ayrıldığı ve coğrafya olarak da uzakta kaldığı için,
genel Türkçeden çok uzaklaşmıştır. Bu nedenle birçok bilim insanı Saha (Yakut) Türkçesi’ni
ayrı ve bağımsız bir dil olarak ele almaktadır. Saha (Yakut) Türkçesi, lehçe olarak “z”li ve “ş”li
(Zetasizm) sesleri kullanmaktadır. Kullanılan bu sesler sözcüklerin kök ve ek yapılarını
etkilemiştir. Bunun sonucu olarak, sözcüklerin köklerindeki seslerin özelliklerine göre (Sedalı,
Sedasız); ekler değişik biçimde görülür. Bir sözcüğün kökündeki son sesin özelliğine bağlı
olarak ekler; 8, 16 bazen de 20 değişik biçimde bu köke eklenir. Bu çalışmada sözcüklerin
köklerindeki son sesin özelliği dikkate alınarak, eklerin ses değişmeleri ele alınmıştır. Böylelikle
Eski Türkçenin sözcük köklerindeki seslerinin özellikleri de düşünülerek; bu seslerin nasıl
korunduğu ve kökteki son sese göre sözcüğün aldığı ekin nasıl bir değişime uğradığı tespit
edilmeye çalışılmıştır.

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
      <file fileId="1973">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/cc16018d660a3ba7e861bb8dd732a441.docx</src>
        <authentication>0c0ff70c378bc12b3586ce90685edc45</authentication>
      </file>
      <file fileId="1974">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/21dfae537a85bdee9a1298d9ddf58637.pdf</src>
        <authentication>8765242d93d66a2255d59070a64dd87e</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="11939">
                    <text>SAHA (YAKUT) TÜRKÇESİ’NDEKİ EK VARYANTLAŞMALARININ ESKİ
TÜRKÇE İLE İLİŞKİSİ
Muammer YÜCAL
Özet
Saha
(Yakut)
Türkçesi,
Kuzey
Sibirya
Türk
Lehçeleri
içerisinde
değerlendirilmektedir. Bu lehçe ana Türkçeden erken bir tarihte ayrıldığı ve coğrafya olarak
da uzakta kaldığı için, genel Türkçeden çok uzaklaĢmıĢtır. Bu nedenle birçok bilim insanı
Saha (Yakut) Türkçesi’ni ayrı ve bağımsız bir dil olarak ele almaktadır.
Saha (Yakut) Türkçesi, lehçe olarak “z”li ve “Ģ”li (Zetasizm) sesleri kullanmaktadır.
Kullanılan bu sesler sözcüklerin kök ve ek yapılarını etkilemiĢtir. Bunun sonucu olarak,
sözcüklerin köklerindeki seslerin özelliklerine göre (Sedalı, Sedasız); ekler değiĢik biçimde
görülür. Bir sözcüğün kökündeki son sesin özelliğine bağlı olarak ekler; 8, 16 bazen de 20
değiĢik biçimde bu köke eklenir.
Bu çalıĢmada sözcüklerin köklerindeki son sesin özelliği dikkate alınarak, eklerin ses
değiĢmeleri ele alınmıĢtır. Böylelikle Eski Türkçenin sözcük köklerindeki seslerinin
özellikleri de düĢünülerek; bu seslerin nasıl korunduğu ve kökteki son sese göre sözcüğün
aldığı ekin nasıl bir değiĢime uğradığı tespit edilmeye çalıĢılacaktır.
Anahtar Kelimeler: Saha (Yakut) Türkçesi, kök, ses değiĢikleri.

THE RELATIONSHİP OF ADDITIONAL VARYANTS IN SAHA (YAKUT)
TURKISH WITH OLD TURKISH

Abstract
As it separeted from the main Turkish at early date and also kept far away as
geography, it went very far away from the general Turkish.For this reason,many scientists
have dealt with Sakha (Yakutia) Turkish as a separete and independent language.
Sakha (Yakutia) Turkish uses tone of “z’’ and “Ģ’’ as dialect.These tones used have
affected structure of theme and affix of words. As a result of this, affixes are seen in different
way according to feature of speeches in the themes of words (sonorous, without sonorous). As
related with feature of last tone in the theme of a word, affixesare added to this theme;8,16
and sometimes 20 different way.



Ardahan Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı Yüksek Lisans
Programı Öğrencisi, myucal@hotmail.com.

�In this study, taking into account the feature of last tone in the themes of words,sound
changings of affixes are considered. Thus, also thinking of features of tones in the themes of
word of old Turkish, how to these tones are protected and how affix of word is changed
according to last tone in the theme are going to be determined.
Key Words: Sakha (Yakutia), Turkish, stem, sound changes

Giriş
Saha (Yakut) Türkçesi, söz hazinesinde barındırdığı Moğolca ve Tunguzca sözcükler
ile Türk lehçeleri içerisinde önemli bir yer teĢkil etmektedir. Türk dilinin en uzak
lehçelerinden biridir. ReĢit Rahmeti Arat Saha Türkçesinin Türk dilinin ana Türkçe
döneminde ÇuvaĢ Türkçesi ile birlikte ayrıldığını belirtir. N.Poppe ise, Saha Türkçesinin Türk
dili ailesinin Kuzey grubuna dâhil olduğunu belirtir. 14. Yüzyılda Türk dillerinin bir
grubundan ayrıldığını söyler. Ayrıca bu grubun Ģimdiki Tuva Türkçesinin bir kolu olduğunu
da ekler.
Poppe’ye göre; Saha (Yakut) Türkçesi bir “z” dilidir. Altay dillerinin, ÇuvaĢ
Türkçesinin ve Moğolcanın “r” ve “l” diline sahip olduğu sözcüklerde, Saha (Yakut) Türkçesi
“z” ve “s” seslerini kullanmıĢtır. Eski T. “tokuz” Saha T. “toğus”, ÇuvaĢ T. “tıhhır”
Ģeklindedir.
Saha (Yakut) Türkçesi’ndeki bu ses değiĢikliği sözcüklerin kök ve ek yapılarını
etkilemiĢtir. Sözcüklerin köklerindeki seslerin özelliklerine göre ekler değiĢik biçimlerde
görülmüĢtür. Bir ekin, sözcük tabanındaki son sesinin özelliğine bağlı olarak 8,16 bazen de 20
değiĢik biçimde eklenir.

Ek Varyantlaşmaları
1. Yapım Ekleri
Saha Türkçesinde addan ad, addan fiil, fiilden ad ve fiilden fiil yapma ekleri olmak
üzere dört çeĢit yapım eki vardır:

1.1. Addan Ad Türeten Yapım Ekleri (Aat Tıl Aat Tıltan Üöskeehine)
Eski Türkçedeki {+lIg} ekinin Saha Türkçesindeki ses değiĢiklikleri (fonetik
varyantları):
+laax- +loox- +lööx- +taax- +teex- +toox- +tööx-;
+daax- +deex- +doox- +dööx- +naax- +neex- +noox- +nööx-

�Ünlülerden sonra ya da yan yana gelen iki ünlüden ve –l’den sonra; +laax, +leex,
+loox, +lööx; -p,-t,-k,-s ve –x’den sonra; +taax, teex, +toox, +tööx; -r ve –y’den sonra; +daax,
+deex, +doox, +dööx; -m,-n,-ñ’den sonra; +maax, +meex, +naax, +neex,+noox, +nööx
biçiminde eklenir.
 baar+daax-: “zengin”, bıtıx+taax-: “sakallı”, calın+maax-: “coĢkun,
heyecanlı”, cal+laax-: “mutlu”, doğor+doox-: “arkadaĢı olan, arkadaĢlı”,
öy+dööx-: “akıllı”, im+neex-: “damgalı, iĢaretli”, meñ+neex-: “benli”,
con+noox-: “insanlı”.
Kalınlık- incelik uyumu: baar+daax-; bıtıh+taax-; calın+maax-.
Düzlük-yuvarlaklık uyumu: doğor+doox-; öy+dööx-; con+noox-.
DamaksıllaĢma: im+neex-; meñ+neex-.

Türkiye Türkçesi’nde –lı/-li ekini karĢılayan bu ekin olumsuz Ģekli (-sız, -siz) yoktur.
Bu olumsuz Ģekil ada gelen 3. Tekil Ģahıs iyelik eki ve “suox” “yok, değil” edatı ile karĢılanır.
 bıtığasuox-: “bıyığı yok” (bıyıksız), baarasuox-: “zengin değil” (fakir).
Eski Türkçedeki {+çI} ekinin Saha Türkçesindeki ses değiĢiklikleri (fonetik
varyantları):
+hıt- +hit- +hut- +hüt-; +sıt- +sit- +sut- +süt-; +cıt- +cit- +cut- +cüt-; +çıt- +çit+çut- +çüt-; +nıt- +nit-, +nut-, +nüt-

Meslek isimleri üreten bu ek, ünlü ve ikiz ünlülerden sonra; +hıt,+hit,+hut,+hüt; -k
ve –x’dan sonra; +sıt, +sit, +sut, +süt; -p,-t ve –s’den sonra; +çıt,+çit, +çut, +çüt; -l,-r ve y’den sonra; +cıt, +cit, +cut, +cüt; -m,-n,-ñ’den sonra; +nıt, +nit, +nut, +nüt biçiminde
görülür.
 saa+hıt-: “tüfekli”, oğo+hut-: “hemĢire”, ınax+sıt-: “çoban”, ütülük+süt-:
“eldiven yapımcısı”, abırah+çıt-: “tamirci”, kömür+cüt-: “kömürcü”,
bul+çut-: “avcı”, timir+cit-: “demirci” ilim+ñit-: “yalnızca ağla avlanan
balıkçı”, altan+ñıt-: “bakırcı” tiiñ+ñit-: “sincap avcısı”.
Kalınlık-incelik uyumu: saa+hıt-; ınax+sıt-; abırah+çıt-; timir+cit; ilim+ñit-;
altan+ñıt-; tiiñ+ñit-.
Düzlük-yuvarlaklık uyumu: oğo+hut-; ütülük+süt-; kömür+cüt-; bul+cut-.
DamaksıllaĢma: altan+ñıt-; tiiñ+ñit-.

�Eski Türkçedeki {+lIk} ekinin Saha Türkçesindeki ses değiĢiklikleri (fonetik
varyantları):
+tık- +tik-+tuk- +tük-; +dık- +dik- +duk- +dük-; +lık- +lik- +luk- +lük-; +nık+nik- +nuk- +nükĠsimlere “zarf, alet, mekân” iĢlevi kazandırır. Ek, ünlü, ikiz ünlü, -p,-t,-s ve-x’dan
sonra; +tık,+tik,+tuk,+tük; -r ve –y’den sonra; +dık, +dik, +duk,+dük; -l’den sonra;
+lık,+lik,+luk,+lük; -m,-n,ñ’den sonra; +nık,+nik,+nuk,+nük biçiminde eklenir.
 itii+tik-: “sıcakça”, kıra+tık-: “azıcık”, kihi+tik-: “adam gibi”, ot+tuk-:
“otlak”, teñ+nik-: “eĢitçe”, kün+nük-: “bir günlük alınan mesafe, yol”
tün+nük-: “pencere”.
Kalınlık-incelik uyumu: itii+tik-; kıra+tık-; kihi+tik-: teñ+nik-.
Düzlük-yuvarlaklık uyumu: kün+nük-; tün+nük-; ot+tuk-.
DamaksıllaĢma: teñ+nik-; tün+nük-; kün+nük-.

1.2. Addan Eylem Türeten Yapım Ekleri (Tuoxtuur Aat Tıltan Üöskeehine)
Eski Türkçedeki {+A-} ekinin Saha Türkçesindeki ses değiĢiklikleri (fonetik
varyantları):
+aa- /+ee, +oo-/öö-; ıa-/+ie-, +uo-/üöÜnsüz ile isimlere gelerek, onları geçiĢli ve geçiĢsiz fiil yapar. Eklendiği ismin son
ünsüzünü tonlulaĢtırarak –s-&gt;-h-; -k-&gt;-g-; -p-&gt;-b-; -t-&gt;-d-; değiĢikliğine neden olur.
 alğah+aa-: “yanılmak”, (geçiĢsiz); öh+öö-: “öç almak, intikam almak”,
(geçiĢli); ıar+aa-: “ağırlaĢmak”, (geçiĢsiz); diriñ+ee- “derinleĢmek”,
(geçiĢsiz).
 xabıgır+aa- “çene çalmak”, bıtırgır+aa-“küçük sürgünler vermek” (yansıma
ve mecaz anlamdaki sözcüklerden geçiĢsiz eylemler türetir.)
Kalınlık-incelik uyumu: alğah+aa-; ıar+aa-; xabırgır+aa-; bıtırgır+aa-; diriñ+ee-.
Düzlük- yuvarlaklık uyumu: öh+öö-.
Eski Türkçedeki {+lA-} ekinin Saha Türkçesindeki ses değiĢiklikleri (fonetik
varyantları):
+laa-/+lee, +loo-/+löö- ; +taa-/+tee- , +too-/+töö- ; +daa-/+dee- ; +doo-/+döö- ;
+naa-/+nee- ; +noo-/+nöö-

�Bütün isimlere gelerek onlardan yapma(kılıĢ) ve olma ifade eden fiiller türetir. Ek,
ünlü, ikiz ünlü ve –l’den sonra; +laa- ,+lee- , +loo-, +löö-; -p, -t, -k, -s ve –x’den sonra +naa,+nee- , +noo-, +nöö-, biçiminde eklenir.
 aççık+taa-: “açlık duymak, acıkmak”, muñ+naa-: “üzmek”, öy+döö-:
“hatırlamak”, uu+laa-: “içmek, eritmek, sulandırmak”, tüört+tee-: “bir Ģeyi
dört kez yapmak” ohox+too-: “(evde) soba kurmak”, xaar+daa-: “kar
temizlemek”, oton+noo-: “yemiĢ toplamak”.
Kalınlık-incelik uyumu: aççık+taa-; xaar+daaDüzlük-yuvarlaklık uyumu: öy+döö-; ohox+too-; oton+noo-; uu+laa-.
DamaksıllaĢma: muñ+naa-.
Eski Türkçedeki {+rA-} ekinin Saha Türkçesindeki ses değiĢiklikleri (fonetik
varyantları):
+rğaa-/+rğee- ; +rğoo-/+rğöö-

Ek, anlamlı duygu ve heyecan fiilleri meydana getirmektedir. Yansıma seslerden
taklit fiilleri yaparak; ünsüz ile biten isim tabanlarına –ı,-i,-u,-ü bağlayıcı ünlülerini alarak
eklenir.
 ağa+rğaa-: “birisini öz baba saymak”, oğo+rğoo-: “çocuklara sevgi
beslemek”, sıtı+rğaa-: “koklamak”
Kalınlık-incelik uyumu: ağa+rğaa-; sıtı+rğaa-.
Düzlük-yuvarlaklık uyumu: oğo+rğoo-.

1.3. Fiilden Fiil Yapım Ekleri (Tuoxtuur Tuoxtuurtan Üöskeehine)
Eski Türkçedeki {+Ur-, +gUr-, +tUr-} eklerinin Saha Türkçesindeki ses
değiĢiklikleri (fonetik varyantları):
-tar-/-ter ; -tor-/-tör- ; -dar-/-der ; -dor-/-dör ; -nar-/-ner ; -nor/-nör ; -lar-/-ler ; lor-/-lörEttirgenlik çatısı eklerinin en çok kullanılanıdır. Sonu –r ile biten çok heceli fiiller
ve –y, -t, -p, -s, -x ve –k’den sonra; –tar-/-ter- ; -tor/-tör; sonu –r ile biten tek heceli fiillerden
sonra; -dar-/-der-, -dor-/-dör- ; damaksıl seslerden sonra; -nar-/-ner- ; -nor-/-nör; -l’den sonra
–lar-/ler-; -lor-/-lör; Ģeklinde değiĢim göstererek eklenir.

� bil+ler-: “birisine bir Ģeyi bildirmek, hissettirmek,”, kön+mör-: düzeltmek,
ütülemek, oñor+tor-:” hazırlatmak”, üün+ner-: “yetiĢtirmek”
Ekin özellikle sonu –s ve –t ile biten iki veya daha çok heceli fiil gövdelerinden
sonra –nar/-ner Ģeklinde eklendiği görülmektedir.
 oxsulum+nar-: “döğüĢtürmek”, östölüm+ner-: “düĢman etmek”, utatım+nar:
“içirtmek”.
Ek, ayrıca diğer ettirgenlik eklerinden sonra katmerli ettirgenlik meydana getirir.
 kördör+dör-: “göstermek”, ölör+tör-: “öldürtmek”, siter+ter-: “bitirtmek”,
tüher+ter-: “düĢürtmek”.
Kalınlık-incelik uyumu: bil+ler-; siter+ter-.
Düzlük-yuvarlaklık uyumu: kön+mör-; üün+ner-; oñor+tor-;
östölüm+ner-; utatım+nar-; kördör+dör-; ölör+tör-;
DamaksıllaĢma: üün+ner-; oxsolum+nar-; östölüm+ner-.

oxsulum+nar-;

Eski Türkçedeki –mak,-mek eklerinin Saha Türkçesindeki ses değiĢiklikleri(fonetik
varyantları):
-baxtaa-/-bextee- ; -boxtoo-/-böxtöö-; -maxtaa-/-mextee- ; -moxtoo-/-möxtöö- ;
-paxtaa-/-pextee- ;- poxtoo-/-pöxtöö
Ek, sonu –n,-ñ ve m ile biten fiillerden sonra –maxtaa-/-mextee- ; -moxtoo-/-möxtöö
Ģeklinde; sonu –l,-r ve –y ile biten fiillerden sonra –baxtaa-/-bextee- ; -boxtoo-/-böxtööbiçiminde; sonu –s ve –t ile biten fiillerden –paxtaa-/-pextee ; -poxtoo-/-pöxtöö Ģeklinde
görülür. Sonu –t ile biten fiillerden sonra –tp-&gt;-pp- biçiminde gerileyici ünsüz benzeĢmesi
olur. Ayrıca ek, hızlılık ve çabukluk ifade etmesinin yanı sıra istemeden telaĢla, aceleyle
yapılan bir hareketi iĢaret eder.
 ahaa+baxtaa-: “acele ile çabuk çabuk yemek”, kel+bextee-: “çabukça
gelmek, çabucak gelmek.”
Kalınlık incelik uyumu: axaa+baxtaa-; kel+bextee-.

2. İsim (Aat tıl)
2.1. Çokluk Ekleri
Saha Türkçesinde çokluk ekleri -ler, -lar ekleri ile karĢılanır. Ama bu ek eklendiği
sözcüğün son ünlü ve ünsüzüne göre 16 değiĢik biçime girer.

�Ünlü, ikiz ünlü(diftong) ve –l’den sonra –ler, -lar, -lor, -lör biçiminde görülür:
 ağa-lar “babalar”, kinige-ler “kitaplar”, oğo-lor “çocuklar”, börö-lör
“kurtlar”
Kalınlık-incelik uyumu: ağa-lar, kinige-ler.
Düzlük-yuvarlaklık uyumu: oğo-lor, börö-lör.

-p, -t, -k, -s, -x ünsüzlerden sonra -tar, -ter, -tor, -tör biçiminde görülür:
 at-tar “atlar”, tiis-ter “diĢler”, ohox-tor “ocaklar”
Kalınlık-incelik uyumu: at-tar, tiis-ter.
Düzlük-yuvarlaklık uyumu: ohox-tor.
Ünsüz benzeĢmesi: at-tar, tiis-ter.
-y ve –r’den sonra –dar, -der, -dor, -dör Ģeklinde görülür:
 atıır-dar “aygırlar”, öy-dör “akıllar”, tomtor-dor “topuzlar”
Damaksıl seslerinden sonra –nar, -ner, -nor, -nör biçiminde görülür:
 suorgoñ-nar “yorganlar”, çleñ-ner “üyeler”, bödöñ-nör “kuvvetler”
Kalınlık-incelik uyumu: atıır-dar, çleñ-ner.
Düzlük-yuvarlaklık uyumu: tomtor-dor, bödöñ-nör
2.2. İyelik Ekleri

1.tk. Ģh
2.tk. Ģh
3.tk. Ģh
1.çk.Ģh
2.çk.Ģh
3.çk.Ģh

Saha Türkçesi
-m
-ñ
-A, -TA
-BIT
-ĞIT
-LARA

Eski Türkçe
-m
-ñ
-ı,-i,-sı,-si
-mız,-miz, -muz, müz
-ñız, -ñiz, ñuz, ñüz
-ları, leri

Ġyelik ekleri kurallı eklendiklerinde teklik ve çokluk biçimleri değiĢik Ģekillerde
görülür.
1.ve 2.tk. Ģh iyelik eklerinde ünlü ile biten sözcüklere doğrudan, ünsüz ile biten
sözcüklere ise tüm bağlayıcı ünsüzleri alarak gelirler.

� aatım, aatıñ “adım, adın”, ütüm, üütüñ “sütüm, sütün”
3.tk.Ģh iyelik eklerinde ünlülerden sonra –ta, -te, -to, tö; ünsüzlerden sonra –a, -e, -o,
-ö biçiminde eklenmektedir.
 ağata “babası”, iyete “annesi”, ete “eti”, töbötö “tepesi”
1.çk.Ģh iyelik eklerinde ünlü,ikiz ünlü ve –l, -r, -y’den sonra –bıt,-bit, -but, -büt; -p,t,-k,-s,-x’den sonra –pıt, pit, -put, -püt; damaksıl seslerden sonra –mıt, -mit,-mut,-müt
biçiminde eklenir.
 uolbut “ oğlumuz”, iyebit “annemiz”, kılaaspıt “sınıfımız”
2.çk.Ģh iyelik eklerinde geniĢ ünlü ve ikiz ünlüden sonra –ğıt,-ğit, -ğut, ğüt; -k –p –s
–t’den sonra –kıt, -kit,- kut, -küt; dar ünlü, -l, -r, ve –y seslerinden sonra –gıt, -git ,-gut, -güt; x’den sonra –xıt, -xit, xut, xüt; nazal seslerden sonra –ñıt, ñit,-ñut,-ñüt biçiminde eklenir.
 iyeğit “anneniz”, ubayıt “abiniz”, sürexxit “yüreğiniz”, aaññıt “kapınız”
3.çk.Ģh iyelik eklerinde ünlü, ikiz ünlü ve –l’den sonra –lara,-lere,-loro, -lörö; -x, -k,
-p, -s, -t’den sonra –tara, -tere ,-toro, -törö; -r ve -y’den sonra –dara,- dere, -doro, -dörö; nazal
seslerden sonra –nara, -nere, -noro, -nörö biçiminde eklenir.
 cielere “ evleri”, tünnüktere “pencereleri” tölönnörö “alevleri”

2.3. Durum Ekleri
Durum eklerinde genel olarak ünlü, ikiz ünlü –l,-r-y; -k,-p,-s,-x ve damaksıl
seslerden sonra gelen ek değiĢimleri korunmuĢtur. Farklı olarak yükleme durumunda ek
değiĢikliği görülür.
2.3.1 Yükleme Durumu (Tuoxtuu Padej)
Yükleme durumu 8 biçimdedir. Ünsüzlerden sonra –ı,-i,-u,-ü Ģeklindedir.
 xatıñı “kayını”, tiihi “diĢi”, ohoğu “ocağı”, tünnügü “pencereyi”
Ünlü ve ikiz ünlülerden sonra -nı,-ni,-nu,-nü biçimindedir.

 ağanı “babayı”, börönü” kurdu”, oğunu” çocuğu”

�3. Fiil (Tuoxtuur)
3.1.Şahıs Ekleri (Tuoxtuur Sireydere)
3.1.1. Zamir Kökenli Şahıs Ekleri
Teklik

1.Ģahıs

2.Ģahıs

3.Ģahıs
Çokluk

1.Ģahıs

2.Ģahıs

3.Ģahıs

-bın,-bin, -bun,-bün
-pın,-pin,-pun,-pün
-mın,-min,-mun,-mün
-ğın,-ğin,-ğun,-ğün
-kın,-kin,-kun,-kün
-gın,-gin,-gun,-gün
-xın,-xin,xun,-xün
ñın,-ñin,-ñun,ñün
Ø
-bıt,-bit,-but,-büt
-pıt,-pit,-put,-püt
-mıt,-mit,-mut,-müt
-ğıt,-ğit,-ğut,-ğüt
-kıt,-kit,-kut,küt
-gıt,-git,-gut,güt
-xıt,xit,xut,xüt
ñıt,-ñit,ñut,ñüt
-lar,ler,-lor,-lör
-tar,-ter,-tor,-tör
-dar,-der,-dor,-dör,
-nar,-ner,-nor,-nör

Bu ekler Ģahıs zamiri kökenlidir. ġimdiki zaman, kesin geçmiĢ zaman, ara sıra olan
geçmiĢ zaman, gereklilik, Ģart, endiĢe, olumluluk ve alıĢılmıĢlık kiplerine gelmektedir. Ünlü
veya ünsüz ile biten fiillere değiĢik biçimlerde eklenirler.

�Sonuç
Genel olarak Ünlü, ikiz ünlü ve –l,-r,-y; -p,-k,-s,-x,-t ve nazal seslerden sonra değiĢik
biçimlerde görülen ekler, olumsuz Ģekillerde ise, -suox(değil) kalıbı ile ifade edilir. Emir kipi
1. teklik Ģahıslarda ünlü, ikiz ünlü ile biten fiillerde –ıı,-ii, -uu, -üü biçiminde uzama görülür.
Ayrıca Saha Türkçesinde, eski Türkçenin eklerinin ses değerlerini koruyarak, çeĢitli ağız
özellikleri ve söyleyiĢ değiĢiklikleri nedeni ile fonetik varyantlaĢmaların kalınlık-incelik,
düzlük-yuvarlaklık, benzeĢme ve diğer ses olayları aracılığı ile oluĢtuğu tespit edildi.

Kaynakça
KĠRĠġÇĠOĞLU Fatih, (1999) Saha (Yakut) Türkçesi Grameri, Türk Dil Kurumu Yay.,
Ankara.
ERCĠLASUN Ahmet, (2007) Türk Lehçeleri Grameri, Akçağ Yay., Ankara.
YILDIZ Hülya, (2007) Orhon Türkçesi ile Yakutçanın Söz Varlığı ve Söz Yapımı
Bakımından KarĢılaĢtırılması, Yüksek Lisans Tezi, EskiĢehir.
KarĢılaĢtırılmalı Türk Lehçeleri Grameri 1 (Fiil- Basit Çekim), (2010) TDK Yay
Gramer Dizisi, Ankara.
www.sahaeli.com

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11930">
                <text>2036</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11931">
                <text>TÜRKÇE İLE İLİŞKİSİ</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11932">
                <text>YÜCAL, Muammer</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11933">
                <text>Anahtar Kelimeler: Saha (Yakut) Türkçesi, kök, ses değişikleri.  ÖZET  Saha (Yakut) Türkçesi, Kuzey Sibirya Türk Lehçeleri içerisinde değerlendirilmektedir. Bu lehçe ana Türkçeden erken bir tarihte ayrıldığı ve coğrafya olarak da uzakta kaldığı için, genel Türkçeden çok uzaklaşmıştır. Bu nedenle birçok bilim insanı Saha (Yakut) Türkçesi’ni ayrı ve bağımsız bir dil olarak ele almaktadır. Saha (Yakut) Türkçesi, lehçe olarak “z”li ve “ş”li (Zetasizm) sesleri kullanmaktadır. Kullanılan bu sesler sözcüklerin kök ve ek yapılarını etkilemiştir. Bunun sonucu olarak, sözcüklerin köklerindeki seslerin özelliklerine göre (Sedalı, Sedasız); ekler değişik biçimde görülür. Bir sözcüğün kökündeki son sesin özelliğine bağlı olarak ekler; 8, 16 bazen de 20 değişik biçimde bu köke eklenir. Bu çalışmada sözcüklerin köklerindeki son sesin özelliği dikkate alınarak, eklerin ses değişmeleri ele alınmıştır. Böylelikle Eski Türkçenin sözcük köklerindeki seslerinin özellikleri de düşünülerek; bu seslerin nasıl korunduğu ve kökteki son sese göre sözcüğün aldığı ekin nasıl bir değişime uğradığı tespit edilmeye çalışılmıştır.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11934">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11935">
                <text>2013-05-17</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11936">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11937">
                <text>ISSN 2203-4548     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
  </item>
  <item itemId="2047" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="3074">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/5a7ce8964d08db85a4e8ed90fa347aad.docx</src>
        <authentication>4568d81ecb433651ce9a2fd42ae3c16b</authentication>
      </file>
      <file fileId="3075">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/d6f93d1935c69c81cdf5103529bef5de.pdf</src>
        <authentication>522cbf702a23f1964ae2b20ee2e9c3f8</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="16780">
                    <text>TÜRKÇE İLE İLİŞKİSİ
Muammer YÜCAL
Ardahan Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı, Ardahan / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Saha (Yakut) Türkçesi, kök, ses değişikleri.
ÖZET
Saha (Yakut) Türkçesi, Kuzey Sibirya Türk Lehçeleri içerisinde değerlendirilmektedir.
Bu lehçe ana Türkçeden erken bir tarihte ayrıldığı ve coğrafya olarak da uzakta kaldığı için,
genel Türkçeden çok uzaklaşmıştır. Bu nedenle birçok bilim insanı Saha (Yakut) Türkçesi’ni
ayrı ve bağımsız bir dil olarak ele almaktadır. Saha (Yakut) Türkçesi, lehçe olarak “z”li ve “ş”li
(Zetasizm) sesleri kullanmaktadır. Kullanılan bu sesler sözcüklerin kök ve ek yapılarını
etkilemiştir. Bunun sonucu olarak, sözcüklerin köklerindeki seslerin özelliklerine göre (Sedalı,
Sedasız); ekler değişik biçimde görülür. Bir sözcüğün kökündeki son sesin özelliğine bağlı
olarak ekler; 8, 16 bazen de 20 değişik biçimde bu köke eklenir. Bu çalışmada sözcüklerin
köklerindeki son sesin özelliği dikkate alınarak, eklerin ses değişmeleri ele alınmıştır. Böylelikle
Eski Türkçenin sözcük köklerindeki seslerinin özellikleri de düşünülerek; bu seslerin nasıl
korunduğu ve kökteki son sese göre sözcüğün aldığı ekin nasıl bir değişime uğradığı tespit
edilmeye çalışılmıştır.

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="16773">
                <text>1959</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="16774">
                <text>TÜRKÇE İLE İLİŞKİSİ</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="16775">
                <text>YUCAL, Mammer</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="16776">
                <text>Anahtar Kelimeler: Saha (Yakut) Türkçesi, kök, ses değişikleri.  ÖZET  Saha (Yakut) Türkçesi, Kuzey Sibirya Türk Lehçeleri içerisinde değerlendirilmektedir. Bu lehçe ana Türkçeden erken bir tarihte ayrıldığı ve coğrafya olarak da uzakta kaldığı için, genel Türkçeden çok uzaklaşmıştır. Bu nedenle birçok bilim insanı Saha (Yakut) Türkçesi’ni ayrı ve bağımsız bir dil olarak ele almaktadır. Saha (Yakut) Türkçesi, lehçe olarak “z”li ve “ş”li (Zetasizm) sesleri kullanmaktadır. Kullanılan bu sesler sözcüklerin kök ve ek yapılarını etkilemiştir. Bunun sonucu olarak, sözcüklerin köklerindeki seslerin özelliklerine göre (Sedalı, Sedasız); ekler değişik biçimde görülür. Bir sözcüğün kökündeki son sesin özelliğine bağlı olarak ekler; 8, 16 bazen de 20 değişik biçimde bu köke eklenir. Bu çalışmada sözcüklerin köklerindeki son sesin özelliği dikkate alınarak, eklerin ses değişmeleri ele alınmıştır. Böylelikle Eski Türkçenin sözcük köklerindeki seslerinin özellikleri de düşünülerek; bu seslerin nasıl korunduğu ve kökteki son sese göre sözcüğün aldığı ekin nasıl bir değişime uğradığı tespit edilmeye çalışılmıştır.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="16777">
                <text>IBU Publishing</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="16778">
                <text>2013-05-03</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="16779">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
  </item>
  <item itemId="1299" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="1469">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/d68366fec98ff8097bc5069ce8c3a5c8.docx</src>
        <authentication>e8b21d4ee560a7bbafb42afcd3204d8b</authentication>
      </file>
      <file fileId="1470">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/c20c23301006a8746124943b736e78e5.pdf</src>
        <authentication>da9052ee1b3a226af6fe808487b3d3b3</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="10182">
                    <text>TÜRKÇE KISA ÖYKÜLERDE EĞRETİLEME KULLANIMI
Gülsüm Songül ERCAN - Özge CAN
Dokuz Eylül Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, İzmir / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Eğretileme, Yapısal Eğretileme, Yönelimsel Eğretilme, Varlıkbilimsel
Eğretileme, Kısa Öykü Metin Türü.
ÖZET
Eğretileme, iki şey arasında bağlantı kurmak veya bir benzerliği belirtmek için sözcüğün
düz anlamından başka bir anlamda kullanılmasıdır. Düşünce ve eylemlerimizin bir parçası olan
eğretilemeler kültürel bir olgudur. Bu çalışmada, eğretileme farklı yazarlar tarafından yazılmış
dört farklı kısa öyküde incelenmektedir: Karanfiller ve Domates Suyu (Sait Faik Abasıyanık),
Keçi (Yaşar Kemal), Bir Orman Hikayesi (Sabahattin Ali), ve Harika Çocuk (Orhan Kemal).
Veri tabanımızda yer alan kısa öykü yazarları Türk edebiyatında önemli bir yeri olan yazarlardır.
Seçilen yazarlardan Sait Faik Abasıyanık ve Yaşar Kemal şiirsel anlatımları ve gerçeği
kurgulama biçimleriyle yine veri tabanımızda yer alan diğer yazarlar Sabahattin Ali ve Orhan
Kemal’den farklılaşmaktadır. S. Ali ve O. Kemal ise yalın ve gerçekçi anlatımlarıyla dikkati
çekmektedir. Bu çalışmada, söz konusu yazarların öykülerindeki eğretileme kullanımı Lakoff ve
Johnson’ın (1980) ‘Kavramsal Eğretileme Kuramı’ kapsamında sınıflandırdığı yapısal,
yönelimsel ve varlıkbilimsel eğretileme bağlamında incelenmektedir. Çalışmamızın bulgularının
yazarlar arasındaki yalın/şiirsel/gerçekçi biçemsel farklılıkların eğretileme kullanımına sıklığı ve
türüne yansıdığı önvarsayılmaktadır.

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10174">
                <text>2309</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10175">
                <text>TÜRKÇE KISA ÖYKÜLERDE EĞRETİLEME KULLANIMI</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10176">
                <text>ERCAN , Gülsüm Songül 
CAN, Özge </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10177">
                <text>Anahtar Kelimeler: Eğretileme, Yapısal Eğretileme, Yönelimsel Eğretilme, Varlıkbilimsel Eğretileme, Kısa Öykü Metin Türü.  ÖZET  Eğretileme, iki şey arasında bağlantı kurmak veya bir benzerliği belirtmek için sözcüğün düz anlamından başka bir anlamda kullanılmasıdır. Düşünce ve eylemlerimizin bir parçası olan eğretilemeler kültürel bir olgudur. Bu çalışmada, eğretileme farklı yazarlar tarafından yazılmış dört farklı kısa öyküde incelenmektedir: Karanfiller ve Domates Suyu (Sait Faik Abasıyanık), Keçi (Yaşar Kemal), Bir Orman Hikayesi (Sabahattin Ali), ve Harika Çocuk (Orhan Kemal). Veri tabanımızda yer alan kısa öykü yazarları Türk edebiyatında önemli bir yeri olan yazarlardır. Seçilen yazarlardan Sait Faik Abasıyanık ve Yaşar Kemal şiirsel anlatımları ve gerçeği kurgulama biçimleriyle yine veri tabanımızda yer alan diğer yazarlar Sabahattin Ali ve Orhan Kemal’den farklılaşmaktadır. S. Ali ve O. Kemal ise yalın ve gerçekçi anlatımlarıyla dikkati çekmektedir. Bu çalışmada, söz konusu yazarların öykülerindeki eğretileme kullanımı Lakoff ve Johnson’ın (1980) ‘Kavramsal Eğretileme Kuramı’ kapsamında sınıflandırdığı yapısal, yönelimsel ve varlıkbilimsel eğretileme bağlamında incelenmektedir. Çalışmamızın bulgularının yazarlar arasındaki yalın/şiirsel/gerçekçi biçemsel farklılıkların eğretileme kullanımına sıklığı ve türüne yansıdığı önvarsayılmaktadır.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10178">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10179">
                <text>2013-05-17</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10180">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10181">
                <text>ISSN 2203-4548     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
  </item>
  <item itemId="1889" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="2753">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/09ceab659e340f6bffbfcd27f5311bb5.docx</src>
        <authentication>50a67614578f5c8b6f5da388bd50134f</authentication>
      </file>
      <file fileId="2754">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/c852326991160f3233ac203aa81f5752.pdf</src>
        <authentication>d456d294ff60589194e7e8159111fe7a</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="15513">
                    <text>Türkçe Öğrenen Yabancıların Konuşma Becerilerinde Sosyolinguistik Etkenler
Bekir İnce
Sakarya University/ Sakarya, Turkey
Key words: Sociolinguistics, foreign language teaching, Turkish education, cohesion, conjunction
ABSTRACT
Dilbilimsel yaklaşımlar, bir metnin anlamlı ve sağlıklı bir şekilde oluşabilmesi için "bağlılık" özelliğine sahip olması
gerektiğini söylemektedir. Bağlılık ile ilgili çalışmalara baktığımızda bağlılığın metnin yüzeyindeki ilişkileri
düzenleyen temel bir yapı olduğu görülmektedir (Halliday ve Hasan, 1976). Erdağı’na göre bir metnin yüzey
yapısındaki dilsel birimler birbirlerine dilbilgisel kurallar çerçevesinde ardıl bir biçimde bağlıdırlar ve bu ise,
metindeki dilsel, dilbilgisel uyum, yani bütünlüktür (Erdağı, 2008:14). Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin sözlü
performansla oluşturdukları metinlerin iletişim amacına hizmet edebilmesi ve tutarlı olabilmesi, oluşturdukları
metinlerin bağlılık özelliğine sahip olmasına bağlıdır. Halliday ve Matthiessen (2004) bağlılık yaratan dört büyük
grup önermişlerdir. Bunlar metin içi göndergeler, eksiltiler, bağlaçlar ve sözcüksel bağlılıktır (akt. Akıncı, 2007).
Yabancılara Türkçe dersi bağlamında öğrencilerin metin bağlılığı ile ilgili sorunlar yaşandığı bilinmektedir
(Çotuksöken, 1983) Bu çalışma, yabancı dil olarak Türkçe öğrenen ve farklı coğrafyalardan gelen öğrencilerin
sözcükleri, cümleleri bir araya getirerek metni oluştururken sıralama ve yan tümce bağlaçlarını ne sıklıkta ve hangi
tercihle kullanma eğiliminde olduklarını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Zira bağlaçlar, bağlama işlevleriden gelen
özellik dolayısıyla, cümleler arasında konu ve anlatım bütünlüğünü sağlayan temel unsurlardır. Bu bağlamda
Sakarya Üniversitesi bünyesindeki TÖMER’de A2/B1 seviyesinde eğitim gören Bosna-Hersek, Makedonya,
Sırbistan ve Bulgaristan gibi Balkan ülkelerinden gelen öğrencilerin sözlü metinlerindeki bağlılık özelliği ile eşdeğer
seviyedeki Türkmenistan, Azerbaycan gibi Türkî Cumhuriyetlerden gelen öğrencilerin sözlü metinlerindeki bağlılık
özellikleri karşılaştırmalı bir bakış açısı ile incelenmiştir. Çalışma nitel araştırma olup alan araştırması yöntemine
dayanmaktadır. Araştırma kapsamında öğrencilere yabancılara Türkçe öğretiminde kullanılan bir kısa film
izlettirilmiş akabinde ise öğrencilerle film hakkında 4 dakikalık bir mülakat yapılarak öğrenci görüşleri ses kayıt
cihazı ile kaydedilmiştir. Daha sonra çözümlenen ses kayıtları üzerinden elde edilen verilerin analizi yapılmıştır.
Çalışma sonuçları değişik coğrafyalardan gelen öğrencilerin, metin bağlılığını oluşturan unsurlardan “sıralama” ve
“yan tümce” bağlaçlarını farklı sıklıkta kullandıklarını ortaya koymuştur. Çalışmanın sonuçlarına göre yabancılara
Türkçe öğretiminde öğrencilerin ürettikleri metinlerde bağlılık oluşturma işlevi taşıyan unsurların öğretimine ilişkin
etkin stratejiler belirlenmesi gerektiği ve değişik dilsel yapıların öğretilmesinde sosyolinguistik özelliklerin de göz
önünde tutulması gerektiği söylenebilir.

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="15506">
                <text>1736</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="15507">
                <text>Türkçe Öğrenen Yabancıların Konuşma Becerilerinde Sosyolinguistik Etkenler  Bekir İnce</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="15508">
                <text>INCE, Bekir</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="15509">
                <text>Key words: Sociolinguistics, foreign language teaching, Turkish education, cohesion, conjunction  ABSTRACT  Dilbilimsel yaklaşımlar, bir metnin anlamlı ve sağlıklı bir şekilde oluşabilmesi için "bağlılık" özelliğine sahip olması gerektiğini söylemektedir. Bağlılık ile ilgili çalışmalara baktığımızda bağlılığın metnin yüzeyindeki ilişkileri düzenleyen temel bir yapı olduğu görülmektedir (Halliday ve Hasan, 1976). Erdağı’na göre bir metnin yüzey yapısındaki dilsel birimler birbirlerine dilbilgisel kurallar çerçevesinde ardıl bir biçimde bağlıdırlar ve bu ise, metindeki dilsel, dilbilgisel uyum, yani bütünlüktür (Erdağı, 2008:14). Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin sözlü performansla oluşturdukları metinlerin iletişim amacına hizmet edebilmesi ve tutarlı olabilmesi, oluşturdukları metinlerin bağlılık özelliğine sahip olmasına bağlıdır. Halliday ve Matthiessen (2004) bağlılık yaratan dört büyük grup önermişlerdir. Bunlar metin içi göndergeler, eksiltiler, bağlaçlar ve sözcüksel bağlılıktır (akt. Akıncı, 2007). Yabancılara Türkçe dersi bağlamında öğrencilerin metin bağlılığı ile ilgili sorunlar yaşandığı bilinmektedir (Çotuksöken, 1983) Bu çalışma, yabancı dil olarak Türkçe öğrenen ve farklı coğrafyalardan gelen öğrencilerin sözcükleri, cümleleri bir araya getirerek metni oluştururken sıralama ve yan tümce bağlaçlarını ne sıklıkta ve hangi tercihle kullanma eğiliminde olduklarını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Zira bağlaçlar, bağlama işlevleriden gelen özellik dolayısıyla, cümleler arasında konu ve anlatım bütünlüğünü sağlayan temel unsurlardır. Bu bağlamda Sakarya Üniversitesi bünyesindeki TÖMER’de A2/B1 seviyesinde eğitim gören Bosna-Hersek, Makedonya, Sırbistan ve Bulgaristan gibi Balkan ülkelerinden gelen öğrencilerin sözlü metinlerindeki bağlılık özelliği ile eşdeğer seviyedeki Türkmenistan, Azerbaycan gibi Türkî Cumhuriyetlerden gelen öğrencilerin sözlü metinlerindeki bağlılık özellikleri karşılaştırmalı bir bakış açısı ile incelenmiştir. Çalışma nitel araştırma olup alan araştırması yöntemine dayanmaktadır. Araştırma kapsamında öğrencilere yabancılara Türkçe öğretiminde kullanılan bir kısa film izlettirilmiş akabinde ise öğrencilerle film hakkında 4 dakikalık bir mülakat yapılarak öğrenci görüşleri ses kayıt cihazı ile kaydedilmiştir. Daha sonra çözümlenen ses kayıtları üzerinden elde edilen verilerin analizi yapılmıştır. Çalışma sonuçları değişik coğrafyalardan gelen öğrencilerin, metin bağlılığını oluşturan unsurlardan “sıralama” ve “yan tümce” bağlaçlarını farklı sıklıkta kullandıklarını ortaya koymuştur. Çalışmanın sonuçlarına göre yabancılara Türkçe öğretiminde öğrencilerin ürettikleri metinlerde bağlılık oluşturma işlevi taşıyan unsurların öğretimine ilişkin etkin stratejiler belirlenmesi gerektiği ve değişik dilsel yapıların öğretilmesinde sosyolinguistik özelliklerin de göz önünde tutulması gerektiği söylenebilir.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="15510">
                <text>IBU Publishing</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="15511">
                <text>2013-05-03</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="15512">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
  </item>
</itemContainer>
