<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<itemContainer xmlns="http://omeka.org/schemas/omeka-xml/v5" xmlns:xsi="http://www.w3.org/2001/XMLSchema-instance" xsi:schemaLocation="http://omeka.org/schemas/omeka-xml/v5 http://omeka.org/schemas/omeka-xml/v5/omeka-xml-5-0.xsd" uri="https://omeka.ibu.edu.ba/items/browse?output=omeka-xml&amp;page=322&amp;sort_field=Dublin+Core%2CTitle" accessDate="2026-06-28T17:54:42+01:00">
  <miscellaneousContainer>
    <pagination>
      <pageNumber>322</pageNumber>
      <perPage>10</perPage>
      <totalResults>3494</totalResults>
    </pagination>
  </miscellaneousContainer>
  <item itemId="560" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="554">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/6578ea1add5912c14cf7c4893076fe6d.pdf</src>
        <authentication>d79cfbd07f23644f4b9d66c5fc89b0f4</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="4343">
                    <text>BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

TÜRK DİLİNDE İYİ DİLEK VE NEZAKET İFADELERİ
Maida BEĆİROVİĆ
Tuzla Üniversitesi Felsefe Fakültesi / Bosna Hersek
Anahtar kelimeler: Edimbilim, nezaket, olumlu nezaket teorisi, iyi dilek ve
nezaket ifadeleri, çevirme sıkıntıları.
ÖZET
Bu çalışmada dilin iletişimde nasıl kullanılması gerektiğini araştıran
edimbilim ile ilgili kısaca bilgi verilmektedir. Türk dilinde iyi dilek ve nezaket
ifadeleri içeren olumlu nezaket teorisinden de bahsedilmektedir. Hayatın her
hangi durumlarında iyi dilek ve nezaket ifadelerini sık sık kullanan Türkler
olumlu nezaket teorisine düşkün bir toplum olarak nitelendirilebilir.
Karşımızdaki kişiye saygı göstermek için bu tür ifadeleri kullanırız. Türk
dizileri, Türk filmleri ve Türkçeyi ana dili olarak kullananlar ile internet
vasıtasıyla yazışmalar üzerinden yapılmış olan bu çalışmanın yöntemleri
hakkında kısaca bilgi verilmektedir. İyi dilek ve nezaket ifade eden örnekler
şu şekilde sıralanır: düğün, doğum, doğum günü kutlama ve bayramlar
sırasında söylenen iyi dilek ve nezaket ifadeleri, iş hayatında başarı dileğiyle
ve teşekkür etmek amacıyla söylenen iyi dilek ve nezaket ifadeleri, yeni
eşyaları alanlara, Allah kelimesi kullanılarak söylenen iyi dilek ve nezaket
ifadeleri, ölüm sonrası, kaza geçirenlere ya da hasta olanlara, bir işte başarılı
olanlara, yemek ile ilgili, şaşırtıcı olaylar ile ilgili söylenen iyi dilek ve
nezaket ifadeleri, bir işin başarılı bitirilebilmesi için, teşekkür ve tebrik için
söylenen iyi dilek ve nezaket ifadeleri, duş alan, tıraş olan ve saç kestirenlere,
hapşıranlara, gelecek ile ilgili söylenen iyi dilek ve nezaket ifadeleri, nazardan
korunmak, mutluluk ve başarı, güzel muhabbet ve övgü için söylenen iyi dilek
ve nezaket ifadeleri ve hayatın farklı durumlarında söylenen iyi dilek ve
nezaket ifadeleri. İyi dilek ve nezaket ifadelerini Türkçeden Boşnakçaya
çevirirken karşılaşabileceğimiz sıkıntılardan bahsedilmektedir. Çalışmanın son
bölümünde ise Türk ve Boşnak dili ve kültürü arasındaki farklılıklardan
bahsedilmektedir.

35

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4335">
                <text>2705</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4336">
                <text>TÜRK DİLİNDE İYİ DİLEK VE NEZAKET İFADELERİ</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4337">
                <text>BEĆİROVİĆ, Maida</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4338">
                <text>Bu çalışmada dilin iletişimde nasıl kullanılması gerektiğini araştıran  edimbilim ile ilgili kısaca bilgi verilmektedir. Türk dilinde iyi dilek ve nezaket  ifadeleri içeren olumlu nezaket teorisinden de bahsedilmektedir. Hayatın her  hangi durumlarında iyi dilek ve nezaket ifadelerini sık sık kullanan Türkler  olumlu nezaket teorisine düşkün bir toplum olarak nitelendirilebilir.  Karşımızdaki kişiye saygı göstermek için bu tür ifadeleri kullanırız. Türk  dizileri, Türk filmleri ve Türkçeyi ana dili olarak kullananlar ile internet  vasıtasıyla yazışmalar üzerinden yapılmış olan bu çalışmanın yöntemleri  hakkında kısaca bilgi verilmektedir. İyi dilek ve nezaket ifade eden örnekler  şu şekilde sıralanır: düğün, doğum, doğum günü kutlama ve bayramlar  sırasında söylenen iyi dilek ve nezaket ifadeleri, iş hayatında başarı dileğiyle  ve teşekkür etmek amacıyla söylenen iyi dilek ve nezaket ifadeleri, yeni  eşyaları alanlara, Allah kelimesi kullanılarak söylenen iyi dilek ve nezaket  ifadeleri, ölüm sonrası, kaza geçirenlere ya da hasta olanlara, bir işte başarılı  olanlara, yemek ile ilgili, şaşırtıcı olaylar ile ilgili söylenen iyi dilek ve  nezaket ifadeleri, bir işin başarılı bitirilebilmesi için, teşekkür ve tebrik için  söylenen iyi dilek ve nezaket ifadeleri, duş alan, tıraş olan ve saç kestirenlere,  hapşıranlara, gelecek ile ilgili söylenen iyi dilek ve nezaket ifadeleri, nazardan  korunmak, mutluluk ve başarı, güzel muhabbet ve övgü için söylenen iyi dilek  ve nezaket ifadeleri ve hayatın farklı durumlarında söylenen iyi dilek ve  nezaket ifadeleri. İyi dilek ve nezaket ifadelerini Türkçeden Boşnakçaya  çevirirken karşılaşabileceğimiz sıkıntılardan bahsedilmektedir. Çalışmanın son  bölümünde ise Türk ve Boşnak dili ve kültürü arasındaki farklılıklardan  bahsedilmektedir.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4339">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4340">
                <text>2014-05-23</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4341">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4342">
                <text>ISSN 2303-582X     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="75">
        <name>P Philology. Linguistics,PA Classical philology,PI Oriental languages and literatures,PN Literature (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="3359" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="4151">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/929a5882b1f4f372726ce749270450b5.pdf</src>
        <authentication>1e99ad1fece8e89b856c3192504c196f</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="25699">
                    <text>Türk Dilindeki Yabancı Kelimelerin
Türkçe Öğretimine Etkileri
Tarkan Tekten
Uluslararası Tolerans Eğitim Vakfı,
Rusya Devlet Sosyal Bilimler Üniversitesi
Türkçe Öğretmeni, Akademisyen
dunyadili@gmail.com

Özet : Bugün dünya üzerinde konuşulan dillerin hepsi az ya da çok başka bir dil ya da
dillerle ilişki içindedir. Hele Türkçe gibi, zaman bakımından çok eskilere dayanan, zemin
bakımından da çok geniş bir coğrafyaya dağılmış olan bir dilin, başka dillerden etkilenmesi ve
başka dilleri etkilemesi kaçınılmazdır. Türkçe farklı zamanlarda farklı dillerden yabancı
kelimeleri bünyesine katmış ve neredeyse bunlar Türk dilinin bir parçası haline gelmiştir.
Bunların bazıları yüzyıllar süren bir yolculuktan sonra dile yerleşmiş ve Türk dili ile
özdeşleşmiştir (Sarı, 2008). Bu kelimelerin bazıları dil bilgisi yapısına uyarken bazıları da bu
yapıya uymamış ve beraberinde istisnaları da dile sokmuştur. Bu da Türkçenin yabancılara
öğretilmesi hususunda açıklanması güç bazı kurallar şeklinde karşımıza çıkmaktadır.
Türkçe yapı itibariyle dünya dilleri arasında en az istisnaya sahip “matematiksel” dillerden
birisidir. Anlatılması, açıklanması, öğretilmesi, kelime türetilmesi ve yeni kelimeler
oluşturmaya müsait olması sebebiyle örnek gösterilen bir dildir. Ancak karşımıza çıkan yabancı
kökenli kelimeler dilin anlatılması konusunda sıkıntıları da beraberinde getirmektedir.
Aslında Türk dilinde çok fazla yabancı kelime olmasına rağmen bir o kadar da kelimenin
karşılığı Türkçede yer almaktadır. Çözüm yabancı dillerin dil bilgisi yapısını öğrenip istisnai
kuralları yabancı dildeki yapıyla açıklama yerine Türkçedeki karşılıklarını kullanarak bu
sıkıntıyı bir ölçüde azaltma yoluna gidilmelidir.

Anahtar sözcükler, Türk dili, Turkish Language
Bugün dünya üzerinde konuşulan dillerin hepsi az ya da çok başka bir dil ya da dillerle ilişki içindedir. Hele
Türkçe gibi, zaman bakımından çok eskilere dayanan, zemin bakımından da çok geniş bir coğrafyaya dağılmış
olan bir dilin, başka dillerden etkilenmesi ve başka dilleri etkilemesi kaçınılmazdır (Sarı, 2008).. Türkçe farklı
zamanlarda farklı dillerden yabancı kelimeleri bünyesine katmış ve neredeyse bunlar Türk dilinin bir parçası
haline gelmiştir. Bunların bazıları yüzyıllar süren bir yolculuktan sonra dile yerleşmiş ve Türk dili ile
özdeşleşmiştir (Sarı, 2008). Bu kelimelerin bazıları dil bilgisi yapısına uyarken bazıları da bu yapıya uymamış ve
beraberinde istisnaları da dile sokmuştur. Bu da Türkçenin yabancılara öğretilmesi hususunda açıklanması güç
bazı kurallar şeklinde karşımıza çıkmaktadır.
Türkçe yapı itibariyle dünya dilleri arasında en az istisnaya sahip “matematiksel” dillerden birisidir.
Anlatılması, açıklanması, öğretilmesi, kelime türetilmesi ve yeni kelimeler oluşturmaya müsait olması sebebiyle
örnek gösterilen bir dildir. Ancak karşımıza çıkan yabancı kökenli kelimeler dilin anlatılması konusunda
sıkıntıları da beraberinde getirmektedir.
Yabancı dillerin Türkçeyi etkilemesi yalnızca sözcük ve terim girişiyle sınırlı kalmamış, diğer dillerden
alıntıların Türkçenin ses yapısına uydurulmasında da yabancı dillerin ses bilgisi özellikleri baskın olmuştur.
Buna en iyi örnek Türkçeye İngilizceden giren innovation “yenileşim” sözünün inovasyon biçiminde
kullanılmasıdır (Yabancı Sözlere Karşılıklar Kılavuzu, 2008).
Son yıllarda yabancı dilden alıntıların Türkçede özgün yazım ve söyleniş özellikleriyle kullanılması çok
büyük olumsuzluklara yol açmaktadır. Eklemeli bir dil olan Türkçede yabancı kökenli sözlere ekler Türkçe
söylenişe göre getirildiğinde mortgag’a, on-line’ım, hacker’lara gibi tuhaf ve gülünç yazım biçimleri ortaya
çıkmaktadır. Bu da dilimizin kuralsız ve istisnalarla dolu bir dil olduğu görüntüsünü vermektedir (Yabancı
Sözlere Karşılıklar Kılavuzu, 2008). Bu türden sözlerin yer aldığı cümleleri okuyup anlayabilmek için Türkçe
bilmek yeterli olmamakta, o yabancı dilleri bilmek gerekmektedir.
Yabancılara Türkçe öğretiminde kelimenin Türkçe karşılığı kullanılmadığında çeşitli sorunlar ortaya
çıkmaktadır. Bunları genel hatlarıyla şu şekilde sıralayabiliriz.

119

�1-Türkçe veya yabancı kökenli kelimelere yabancı eklerin getirilmesi.
Bunların kök, gövde veya ek olarak açıklanabilmesi mümkün değildir.
Kraliyet
Hürriyet
Serbestiyet
Dostane
Acizane
İlmi
İktisadi
Taraftar
Kafadar
Liberalizm
Turizm
Turist
Realist
2-Yabancı kelimelerin Türkçedeki ünlü uyumuna göre ek almaması.
Kontrolü
Folklore
Refakatçi
Kabulü
Hâller
Kalbim
3-Yazılış ve okunuşlarının farklı olması.
Türk dilinde kelimeler yazıldığı gibi okunur. Bu da dil öğretimini kolaylaştıran önemli bir unsurdur.
Show-Şov
Şarj-Şarz
Blander-Blendır
Cafe-Kafe
Blue Jean- Blucin
Video-Vidyo
Chat- Çet
Check up-Çekap
Solarium-Solaryum
Digiturk-Dijitürk
W.C.-Ve ce
USB-Yu es bi
AİDS-Eydis
4-Yabancı dillerdeki ortak kelimelerin yazılması ve söylenmesindeki hatalar.
Aynı kelimenin bir benzeri öğrencinin kendi dilinde varsa ve okunuşu Türkçeye yakınsa bu kelimeyi kendi
dilindeki şekliyle kabul etmekte ve daha sonra bu hatayı düzeltmesi zor olmaktadır.
Biftek-Bifşteks
Üniversite-Üniversitet
Koridor- Karidor
Enstitü-İnstitüt
Profesör-Profesır
Fakülte-Fakültet
Diploma-Diplom
Sertifika-Sertifikat
Banka-Bank
Radyo-Radio
Televizyon-Televizion
Doktor-Doctor

120

�5-Kalınlık-incelik uyumu.
Yabancı kelimeler Türkçe büyük ünlü uyumuna uymazlar.
Sermaye
Emanet
Adalet
Tatil
Kalem
Kitap
Kontör
Beyaz
6-Tamlamalar.
Türkçede olmayan ve Türkçe açıklaması mümkün olmayan tamlamalar vardır. Bu tamlamaların aldıkları ekler
ve eki alış biçimleri dil bilgisine uyum göstermemektedir.
Sahra-yı Cedit
Kuva-yı Millî
Selman-ı Pak Caddesi
Divan-ı Lugati’t-Türk
Ab-ı hayat
Ruh-ı mücerred
7-Dişilik-erkeklik.
Türkçede yapı itibariyle kelimelerde dişilik ve erkeklik yoktur.
Aktör-Aktris
Host-Hostes
Müdür-Müdire
Masör-Masöz
Muallim-Muallime
Memur-Memure
Prens-Prenses
Kral-Kraliçe
Çar-Çariçe
Patron-Patroniçe
Bakir-Bakire
Rahip-Rahibe
8-Ön ekler.
Türk dilinde pekiştirme sıfatları dışında ön ek görülmez (Ergin,1997). Ancak Türkçenin ek ve kök sırasına
uygun olmayan bazı ön ekler Türkçeye girmiştir.
Bihaber
Biçare
Nahoş
Namalum
Namağlup
Namert
Otokontrol
Antitez
Antidepresyon
Alaturka
Ametal
Asosyal

121

�9- Hece bölmede kuralı zorlayan kelimeler vardır.
Poliklinik
Belgrad
Elektrik
Elektron
Telgraf
Kontrgerilla
Eksper
Ekstra
10- Türkçede iki ünlü yanyana gelmez.
Fuar
Saat
Düet
Aile
Kuaför
İnşaat
Düello
Şefaat
İddia
Faaliyet
11-Türkçede kelimeler iki sessiz harfle başlamaz.
Kral
Tren
Skandal
Standart
Flaş
Protokol
Stüdyo
Stil
Tribün
Grup
Plan
Statü
Slogan
12-Çoğul kelimeler.
Anlam itibariyle çokluk ifade eden kelimeler tekrar çoğul eki alabilmektedir.
Evliya-evliyalar- ermişler
Evlat –evlatlar- çocuklar
Tamirat –tamiratlar- onarımlar
Meşrubat –meşrubatlar- içecekler
Beyanat -beyanatlar -açıklamalar
Gidişat – gidişatlar- durumlar
Yukarıdaki örneklerde de görüldüğü gibi Türkçenin yazımını ve söyleyişini temelinden sarsan bu
olumsuzlukların önüne geçmek için yabancı dillerin dil bilgisi yapısını öğrenip istisnai kuralları yabancı dildeki
yapılarıyla açıklama yerine Türkçedeki karşılıkları kullanılanarak bu sıkıntı bir ölçüde azaltılmalıdır.
Hürriyet kelimesi yerine özgürlük
Dostane kelimesi yerine arkadaşça
Realizm kelimesi yerine gerçekçilik
Haller kelimesi yerine durumlar
Kalbim kelimesi yerine yüreğim
Kontrolü kelimesi yerine denetlemeyi

122

�Show kelimesi yerine gösteri
Şarj kelimesi yerine dolum
Blander kelimesi yerine karıştırıcı kullanılabilir.
Aslında Türk dilinde çok fazla yabancı kelime olmasına rağmen bu kelimelerin birçoğunun Türkçe karşılığı
vardır. Türk dilinin bir parçası haline gelmiş ve henüz Türkçede karşılığı olmayan bazı kelimeler için ise
şimdilik yapacak bir şey yoktur. Dilin kurallarına uygun yeni kelimeler oluşturulup halk tarafından kabul
edilinceye kadar eksi ve artılarıyla bu kelimeler dilimizde misafir olarak kalacaklardır.
Bununla birlikte Türkçeleşmiş bazı yabancı kelimelerin dilimizden çıkarılıp atılması mümkün değildir. Çünkü
Türk dili ve edebiyatı tarihi boyunca söz konusu bu kelimeler -Türkçe karşılıklarıyla- beraber asırlarca seyahat
etmişlerdir.

Kaynaklar:
Ergin, Muharrem (1997) Üniversiteler İçin Türk Dili,Bayrak Yayınları İstanbul s. 159
Sarı, Mustafa (2008) Türkçenin Batı Dilleriyle İlişkisi, TDK yayınları Ankara s. 3, 13, 14
Yabancı Sözlere Karşılıklar Kılavuzu (2008) TDK yayınları Ankara 2008 s. 6, 7, 9

123

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="25693">
                <text>661</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="25694">
                <text>Türk Dilindeki Yabancı Kelimelerin Türkçe Öğretimine Etkileri</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="25695">
                <text>Tekten, Tarkan</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="25696">
                <text>Bugün dünya üzerinde konuşulan dillerin hepsi az ya da çok başka bir dil ya da  dillerle ilişki içindedir. Hele Türkçe gibi, zaman bakımından çok eskilere dayanan, zemin  bakımından da çok geniş bir coğrafyaya dağılmış olan bir dilin, başka dillerden etkilenmesi ve  başka dilleri etkilemesi kaçınılmazdır. Türkçe farklı zamanlarda farklı dillerden yabancı  kelimeleri bünyesine katmış ve neredeyse bunlar Türk dilinin bir parçası haline gelmiştir.  Bunların bazıları yüzyıllar süren bir yolculuktan sonra dile yerleşmiş ve Türk dili ile  özdeşleşmiştir (Sarı, 2008). Bu kelimelerin bazıları dil bilgisi yapısına uyarken bazıları da bu  yapıya uymamış ve beraberinde istisnaları da dile sokmuştur. Bu da Türkçenin yabancılara  öğretilmesi hususunda açıklanması güç bazı kurallar şeklinde karşımıza çıkmaktadır.       Türkçe yapı itibariyle dünya dilleri arasında en az istisnaya sahip “matematiksel” dillerden  birisidir. Anlatılması, açıklanması, öğretilmesi, kelime türetilmesi ve yeni kelimeler  oluşturmaya müsait olması sebebiyle örnek gösterilen bir dildir. Ancak karşımıza çıkan yabancı  kökenli kelimeler dilin anlatılması konusunda sıkıntıları da beraberinde getirmektedir.      Aslında Türk dilinde çok fazla yabancı kelime olmasına rağmen bir o kadar da kelimenin  karşılığı Türkçede yer almaktadır. Çözüm yabancı dillerin dil bilgisi yapısını öğrenip istisnai  kuralları yabancı dildeki yapıyla açıklama yerine Türkçedeki karşılıklarını kullanarak bu  sıkıntıyı bir ölçüde azaltma yoluna gidilmelidir.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="25697">
                <text>2009-06</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="25698">
                <text>Conference or Workshop Item
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="16">
        <name>L Education (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="1503" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="2017">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/eca1618f5525f0b3d01ea4961319989e.docx</src>
        <authentication>dd3fc76ca5367b45c531326a56997ad8</authentication>
      </file>
      <file fileId="2018">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/2011e4a003d17745232d42af9a9e689c.pdf</src>
        <authentication>740c417598486b3e9ec6915274e3f8df</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="12089">
                    <text>TÜRK EDEBİYATI VE FOLKLORUNDA DEĞİRMEN
Şeyda ÖZKAN
Dicle Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, Diyarbakır / Türkiye
Anahtar Kelimeler: inanma, hikâye, değirmen, edebiyat, motif.
ÖZET
Tarihin ilk dönemlerinden bu yana insanoğlu, etrafındaki canlı- cansız varlıkları
anlamlandırmaya çalışmıştır. Bu varlıkları kendisiyle ilişkilendirerek, zararlarından korunmaya
çalışmış ya da onlardan fayda beklemiştir. Bu ilişkilerin sonucunda, çeşitli inanmalar, efsaneler,
uygulamalar ortaya çıkmıştır. Geçmiş dönemlerde iktisadi yaşamın gereği olarak hayatımızda
yer alan değirmenler; edebiyatın masal, hikâye, mani, ninni, türkü, bilmece, atasözü gibi
türlerinde sıklıkla işlenmiş, hakkında çeşitli inanışlar ortaya çıkmıştır. Değirmenler, günümüzde
teknolojinin gelişmesiyle önemini kaybetse de, kültürümüzün zengin miraslarından biridir. Bu
bildiride Türk edebiyatının nazım ve nesir türlerinde farklı şekillerde işlenen değirmen motifi
örneklerle değerlendirilmiştir.

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12081">
                <text>2177</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12082">
                <text>TÜRK EDEBİYATI VE FOLKLORUNDA DEĞİRMEN</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12083">
                <text>ÖZKAN, Şeyda </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12084">
                <text>Anahtar Kelimeler: inanma, hikâye, değirmen, edebiyat, motif.  ÖZET  Tarihin ilk dönemlerinden bu yana insanoğlu, etrafındaki canlı- cansız varlıkları anlamlandırmaya çalışmıştır. Bu varlıkları kendisiyle ilişkilendirerek, zararlarından korunmaya çalışmış ya da onlardan fayda beklemiştir. Bu ilişkilerin sonucunda, çeşitli inanmalar, efsaneler, uygulamalar ortaya çıkmıştır. Geçmiş dönemlerde iktisadi yaşamın gereği olarak hayatımızda yer alan değirmenler; edebiyatın masal, hikâye, mani, ninni, türkü, bilmece, atasözü gibi türlerinde sıklıkla işlenmiş, hakkında çeşitli inanışlar ortaya çıkmıştır. Değirmenler, günümüzde teknolojinin gelişmesiyle önemini kaybetse de, kültürümüzün zengin miraslarından biridir. Bu bildiride Türk edebiyatının nazım ve nesir türlerinde farklı şekillerde işlenen değirmen motifi örneklerle değerlendirilmiştir</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12085">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12086">
                <text>2013-05-17</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12087">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12088">
                <text>ISSN 2203-4548     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
  </item>
  <item itemId="1376" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="1668">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/0ba3979a93e20419ee51062bf8904ea4.docx</src>
        <authentication>90bfbe6afb527e9e564b715ef7624301</authentication>
      </file>
      <file fileId="1669">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/eb5c84203ce03b7a15cb02b96d82c439.pdf</src>
        <authentication>ae975ad72a1c9bcd8b75f736940a8030</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="10898">
                    <text>TÜRK EDEBİYATI’NDA BALKANLAR
Zeynep DUYMAZ
Onsekiz Mart Üniversitesi, İngilizce Bölümü, Çanakkale / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Balkan, edebiyat, on dokuzuncu yüzyıl, hikâye, roman.
ÖZET
Türkler Balkanlara 1354 yılında geçtiler ve Batı’ya doğru ilerlemeye devam ettiler. Bu
ilerleme yüzyıllarca devam etti, fakat on dokuzuncu yüzyılda tersine döndü. Bu yüzyıldan
itibaren Türkler, bu sefer beş yüzyıldan fazla süre boyunca yaşadıkları Balkanlardan Anadolu’ya
doğru göç etmeye başladılar. Bu uzun dönemde yaptıkları savaşları, barışları, bazen mutlu bazen
hüzünlü olayları edebiyatlarına yansıttılar. Türk hikâye, roman, tiyatro ve şiirlerinin büyük bir
bölümünde Türklerin Bulgar, Yunan ve Sırplarla ilişkileri anlatılır. Ömer Seyfettin, eserlerinde
Balkan halkının sosyal yaşamını konu edinen bir Türk hikâyecisidir. Hikâyelerini 20. yüzyılın
başlarında yazmıştır. Eserlerinde Türk hikâye kahramanların yanı sıra Bulgar, Yunan ve Sırp
hikâye kahramanlar da vardır. Bundan dolayı eserleri, Balkanların yirminci yüzyılın başlarındaki
sosyal hayatını doğrulukla yansıtan bir ayna gibidir.

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10890">
                <text>1853</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10891">
                <text>TÜRK EDEBİYATI’NDA BALKANLAR</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10892">
                <text>DUYMAZ, Zeynep</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10893">
                <text>Anahtar Kelimeler: Balkan, edebiyat, on dokuzuncu yüzyıl, hikâye, roman.  ÖZET  Türkler Balkanlara 1354 yılında geçtiler ve Batı’ya doğru ilerlemeye devam ettiler. Bu ilerleme yüzyıllarca devam etti, fakat on dokuzuncu yüzyılda tersine döndü. Bu yüzyıldan itibaren Türkler, bu sefer beş yüzyıldan fazla süre boyunca yaşadıkları Balkanlardan Anadolu’ya doğru göç etmeye başladılar. Bu uzun dönemde yaptıkları savaşları, barışları, bazen mutlu bazen hüzünlü olayları edebiyatlarına yansıttılar. Türk hikâye, roman, tiyatro ve şiirlerinin büyük bir bölümünde Türklerin Bulgar, Yunan ve Sırplarla ilişkileri anlatılır. Ömer Seyfettin, eserlerinde Balkan halkının sosyal yaşamını konu edinen bir Türk hikâyecisidir. Hikâyelerini 20. yüzyılın başlarında yazmıştır. Eserlerinde Türk hikâye kahramanların yanı sıra Bulgar, Yunan ve Sırp hikâye kahramanlar da vardır. Bundan dolayı eserleri, Balkanların yirminci yüzyılın başlarındaki sosyal hayatını doğrulukla yansıtan bir ayna gibidir.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10894">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10895">
                <text>2013-05-17</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10896">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10897">
                <text>ISSN 2203-4548     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
  </item>
  <item itemId="1387" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="1696">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/1731b392b8274c7c52ff6acef059a9a0.docx</src>
        <authentication>8c600f7484b908f5aec0769773f75ac9</authentication>
      </file>
      <file fileId="1697">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/d7af1fec0c4b7ebff3ed0f02f502b4cf.pdf</src>
        <authentication>f1d0d9bea902e4f00d51f4648af07bb5</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="11000">
                    <text>TÜRK EDEBİYATINDA KENT KÜLTÜRÜ ÖGELERİ
A.Serap FIRAT - Müjdat KAYAYERLİ - Müjgan ERDEM
Ahi Evran Üniversitesi, Kırşehir / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Kent Kültürü, Türk Edebiyatı, Kültürel Miras, Sosyal Bellek, Kentleşme.
ÖZET
Kültürel gelenekler ve yaşam biçimleri, makro düzeyde ulusların, mikro düzeyde ise
bireylerin, dünya uluslar birliği içindeki yapıda, kendilerini kimlik olarak temsil etmesini
sağlayan başat etmen olarak görülmektedir. Ancak dünyanın giderek küçülerek bütünleştiği ve
adeta tek kültür haline geldiği küreselleşme çağı ile birlikte, geleneklerimiz ve yaşam
biçimlerimiz hızla değişmektedir. Örneğin kentler, bu değişimin en çok hissedildiği yerlerin
başında gelmektedir. Çünkü kentler, sürekli değişen, büyüyen, nefes alan ve yaşayan
organizmalardır. Üstelik genellikle insan yaşadığı kente benzer, yaşamı süresince o kentin
kimliğini edinir. Bu anlamda kompleks bir kent ortamı içerisinde yaşayan semt sakinlerinin,
fiziksel ve toplumsal çevre algısı önem kazanmaktadır. Özellikle, bilgi toplumunun değerlerinin
ve demokrasinin şekillenerek gelişmesinde etkin olan kent ve kentli kimliği, sosyal bilimciler
açısından 1980’li yıllardan itibaren yeni bir yaklaşımla irdelenmektedir. Ancak ne yazık ki
günümüz kentlerinde, kentin kültürünün taşıyıcısı olan ve günlük yasamın temelini oluşturan
birçok yapı ve düzenleme, kentin dönüşüm sürecinde yok olma tehlikesi ile karsı karsıya
bulunmaktadır. Bu süreci belki durduramayız ama en azından onları gelecek kuşaklara iletmek
üzere kayıt altına alabiliriz. Kentsel kimliğin kaybolmaması, toplumsal belleğin, kültürel mirasın
sürekliliğinin sağlanması için bu yapı ve düzenlemelerin korunması, yaşatılması gerekmektedir.
Bu çalışmanın amacı, kent kimliği kavramının Türk edebiyatı çalışmalarında izini sürmektir.
Kentlerin kimliğinin şekillenmesinde sosyal, ekonomik ve kültürel değişimlerin edebi
metinlerdeki yansımaları irdelenecektir.

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10992">
                <text>1863</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10993">
                <text>TÜRK EDEBİYATINDA KENT KÜLTÜRÜ ÖGELERİ</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10994">
                <text>FIRAT, A.Serap
KAYAYERLI, Mujdat
ERDEM, Mujgan</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10995">
                <text>Anahtar Kelimeler: Kent Kültürü, Türk Edebiyatı, Kültürel Miras, Sosyal Bellek, Kentleşme.  ÖZET  Kültürel gelenekler ve yaşam biçimleri, makro düzeyde ulusların, mikro düzeyde ise bireylerin, dünya uluslar birliği içindeki yapıda, kendilerini kimlik olarak temsil etmesini sağlayan başat etmen olarak görülmektedir. Ancak dünyanın giderek küçülerek bütünleştiği ve adeta tek kültür haline geldiği küreselleşme çağı ile birlikte, geleneklerimiz ve yaşam biçimlerimiz hızla değişmektedir. Örneğin kentler, bu değişimin en çok hissedildiği yerlerin başında gelmektedir. Çünkü kentler, sürekli değişen, büyüyen, nefes alan ve yaşayan organizmalardır. Üstelik genellikle insan yaşadığı kente benzer, yaşamı süresince o kentin kimliğini edinir. Bu anlamda kompleks bir kent ortamı içerisinde yaşayan semt sakinlerinin, fiziksel ve toplumsal çevre algısı önem kazanmaktadır. Özellikle, bilgi toplumunun değerlerinin ve demokrasinin şekillenerek gelişmesinde etkin olan kent ve kentli kimliği, sosyal bilimciler açısından 1980’li yıllardan itibaren yeni bir yaklaşımla irdelenmektedir. Ancak ne yazık ki günümüz kentlerinde, kentin kültürünün taşıyıcısı olan ve günlük yasamın temelini oluşturan birçok yapı ve düzenleme, kentin dönüşüm sürecinde yok olma tehlikesi ile karsı karsıya bulunmaktadır. Bu süreci belki durduramayız ama en azından onları gelecek kuşaklara iletmek üzere kayıt altına alabiliriz. Kentsel kimliğin kaybolmaması, toplumsal belleğin, kültürel mirasın sürekliliğinin sağlanması için bu yapı ve düzenlemelerin korunması, yaşatılması gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı, kent kimliği kavramının Türk edebiyatı çalışmalarında izini sürmektir. Kentlerin kimliğinin şekillenmesinde sosyal, ekonomik ve kültürel değişimlerin edebi metinlerdeki yansımaları irdelenecektir.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10996">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10997">
                <text>2013-05-17</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10998">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10999">
                <text>ISSN 2203-4548     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
  </item>
  <item itemId="1386" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="1694">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/85f8cceadcd6e508952b3bb7ecd5cf25.docx</src>
        <authentication>cc97ffe90220e716be8c450e49492fc7</authentication>
      </file>
      <file fileId="1695">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/f38e2a27ad5ee663fc711bb64de64e3a.pdf</src>
        <authentication>2a4671e58f64ba245c5cff12a09a60bb</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="10991">
                    <text>TÜRK EDEBİYATINDAKİ BİÇİM VE TÜRLERİN TEMEL BECERİ ALANLARIYLA
İLİŞKİSİ
Selim EMİROĞLU
Mevlana Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı, Konya / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Türk edebiyatı, biçim, tür, dilin beceri alanları.
ÖZET
Türk edebiyatı, ilk sözlü ürünlerinden bu yana pek çok edebi tür ve biçimi bünyesinde
barındırmıştır. Bu biçim ve türlerden bazıları doğrudan milli özellikler gösterir. Bazıları ise
çeşitli edebi dönemlerde, akımların, kültürel etkileşimlerin sonucu olarak başka edebiyatlardan
alınmıştır. Sanatçı ürünlerini oluştururken üslubuna bağlı olarak, aktaracağı malzemeyi uygun bir
şekilde ifade edecek kalıplar arar. Bu kalıplar, edebiyattaki biçimleri oluştururken, sanatçının
konu tercihleri ise türleri meydana getirir. Her tür veya biçim, bir beceri alanıyla ilişkilidir. Dilin
dört temel beceri alanı vardır. Bunlar: Dinleme, konuşma, okuma ve yazmadır. Bu beceri alanları
birbiriyle ilişkili olup bireyin gelişim süreciyle paralel olarak kazanılır. Bu çalışmada Türk
edebiyatındaki edebi biçim ve türler beceri alanlarıyla ilişkilendirilmiştir. Türk edebiyatında yer
alan ve başlangıçtan bugüne kadar ulaşan bütün edebi biçim ve türler tespit edilmiş ve bunlar
dilin dört temel beceri alanıyla ilişkilendirilmiştir. Sözlü edebiyata ve yazılı edebiyata ait bu
biçim ve türlerin manzum ve mensur olmaları bakımından ayrımı yapılmış ve bunların tek tek
hangi beceri alanına ait olduğu belirlenmeye çalışılmıştır. Bunun için sadece ilişkilendirme
düzeyinde kalınmamış, öğretmen görüşlerine de başvurulmuştur. Konya’da bulunan ilkokul,
ortaokul ve lise düzeyindeki okullarda görev yapan 35 öğretmene bu türlerin hangi beceri
alanlarıyla ilişkili olduğuna dair görüş belirtmeleri için bir ölçek sunulmuştur. İlgili ölçeğin
yorumlanması ve alan taraması sonucunda oluşan görüşler doğrultusunda Türk edebiyatındaki
biçim ve türlerin hangi beceri alanlarıyla ilişkili olduğu açıklanmıştır.

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10983">
                <text>1855</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10984">
                <text>TÜRK EDEBİYATINDAKİ BİÇİM VE TÜRLERİN TEMEL BECERİ ALANLARIYLA İLİŞKİSİ</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10985">
                <text>Emiroğlu, Selim</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10986">
                <text>Anahtar Kelimeler: Türk edebiyatı, biçim, tür, dilin beceri alanları.  ÖZET  Türk edebiyatı, ilk sözlü ürünlerinden bu yana pek çok edebi tür ve biçimi bünyesinde barındırmıştır. Bu biçim ve türlerden bazıları doğrudan milli özellikler gösterir. Bazıları ise çeşitli edebi dönemlerde, akımların, kültürel etkileşimlerin sonucu olarak başka edebiyatlardan alınmıştır. Sanatçı ürünlerini oluştururken üslubuna bağlı olarak, aktaracağı malzemeyi uygun bir şekilde ifade edecek kalıplar arar. Bu kalıplar, edebiyattaki biçimleri oluştururken, sanatçının konu tercihleri ise türleri meydana getirir. Her tür veya biçim, bir beceri alanıyla ilişkilidir. Dilin dört temel beceri alanı vardır. Bunlar: Dinleme, konuşma, okuma ve yazmadır. Bu beceri alanları birbiriyle ilişkili olup bireyin gelişim süreciyle paralel olarak kazanılır. Bu çalışmada Türk edebiyatındaki edebi biçim ve türler beceri alanlarıyla ilişkilendirilmiştir. Türk edebiyatında yer alan ve başlangıçtan bugüne kadar ulaşan bütün edebi biçim ve türler tespit edilmiş ve bunlar dilin dört temel beceri alanıyla ilişkilendirilmiştir. Sözlü edebiyata ve yazılı edebiyata ait bu biçim ve türlerin manzum ve mensur olmaları bakımından ayrımı yapılmış ve bunların tek tek hangi beceri alanına ait olduğu belirlenmeye çalışılmıştır. Bunun için sadece ilişkilendirme düzeyinde kalınmamış, öğretmen görüşlerine de başvurulmuştur. Konya’da bulunan ilkokul, ortaokul ve lise düzeyindeki okullarda görev yapan 35 öğretmene bu türlerin hangi beceri alanlarıyla ilişkili olduğuna dair görüş belirtmeleri için bir ölçek sunulmuştur. İlgili ölçeğin yorumlanması ve alan taraması sonucunda oluşan görüşler doğrultusunda Türk edebiyatındaki biçim ve türlerin hangi beceri alanlarıyla ilişkili olduğu açıklanmıştır.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10987">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10988">
                <text>2013-05-17</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10989">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10990">
                <text>ISSN 2203-4548     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
  </item>
  <item itemId="1392" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="1710">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/0d4f44043dfc589095b4ca7f209f036d.docx</src>
        <authentication>fd781d3c2610752b17fbe093a15024fa</authentication>
      </file>
      <file fileId="1711">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/7baeda0677623ed3e100c424ae6bc20e.pdf</src>
        <authentication>a5c639c5e9e640427147158385b0012f</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="11047">
                    <text>TÜRK FİLMLERİNDE EDEBİYAT ÖĞRETMENİ VE EDEBİYAT DERSLERİ
Meltem GÖNDEN
Akdeniz Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Radyo TV ve Sinema, Antalya / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Türk sineması, edebiyat öğretmeni, edebiyat eğitimi, film incelemesi.
ÖZET
Gerek okul hayatı gerekse öğretmenlik mesleği sinemacıların her dönem ilgisini çeken
konular arasında yer almıştır. Nitekim hem dünya hem de Türk film tarihi, öğretmenlerden
öğrencilere, sınıf ortamlarından okul koridorlarına kadar okul ve eğitim hayatının çeşitli
boyutlarıyla beyazperdeye taşındığı yüzlerce örnekle doludur. Öyle ki günümüzde “okul
filmleri”, sinemada özel bir alt tür olarak adından söz ettirmeye başlamıştır. Eğitime ilişkin
konuların sinema açısından elverişli bir kaynak oluşu, filmleri bu konular ekseninde ve tarihseltoplumsal bakış açısıyla incelemeyi de önemli kılar. Bu yaklaşım çerçevesinde bu nitel
çalışmada Türk filmlerinde edebiyat öğretmeni tipolojisi ve edebiyat eğitimi konusu mercek
altına alınacaktır. Yapılan ön araştırma, tamamına yakını “okul filmi” olarak nitelenebilecek olan
filmlerde edebiyat öğretmeni figürünün az sayıda filmde ve genelde geri planda yer almakla
birlikte gerek kişisel özellikler gerekse mesleki tutum ve davranışlar açısından belirgin hatlarla
çizildiğini göstermiştir. Bu anlamda niteliğin gözetildiği, dolayısıyla da bu az ama belirgin
temsiliyetin değişen dönem ve koşullar çerçevesinde irdelendiği çalışmanın Türkiye’de edebiyat
eğitimi konusuna farklı bir pencereden bakılmasına katkı sağlayacağı öngörülmektedir.
Çalışmanın giriş bölümünde, Türk ve dünya sinemasında okul ve eğitim hayatının ön plana
çıktığı filmlere ilişkin kısa bir bilgilendirmenin ardından dünya sinemasındaki edebiyat eğitmeni
profillerinden örnekler verilmiştir. İkinci bölümde çalışmanın bulguları, Türk filmlerinin
edebiyat öğretmeni ve edebiyat dersine ilişkin içeriği ortaya konmuş, üçüncü ve son bölümde de
Türkiye’de edebiyat eğitimi konusu bulgular ve Türk ve dünya sineması karşılaştırması ışığında
değerlendirilmeye çalışılmıştır.

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11039">
                <text>1857</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11040">
                <text>TÜRK FİLMLERİNDE EDEBİYAT ÖĞRETMENİ VE EDEBİYAT DERSLERİ</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11041">
                <text>GONDEN, Meltem</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11042">
                <text>Anahtar Kelimeler: Türk sineması, edebiyat öğretmeni, edebiyat eğitimi, film incelemesi.  ÖZET  Gerek okul hayatı gerekse öğretmenlik mesleği sinemacıların her dönem ilgisini çeken konular arasında yer almıştır. Nitekim hem dünya hem de Türk film tarihi, öğretmenlerden öğrencilere, sınıf ortamlarından okul koridorlarına kadar okul ve eğitim hayatının çeşitli boyutlarıyla beyazperdeye taşındığı yüzlerce örnekle doludur. Öyle ki günümüzde “okul filmleri”, sinemada özel bir alt tür olarak adından söz ettirmeye başlamıştır. Eğitime ilişkin konuların sinema açısından elverişli bir kaynak oluşu, filmleri bu konular ekseninde ve tarihsel-toplumsal bakış açısıyla incelemeyi de önemli kılar. Bu yaklaşım çerçevesinde bu nitel çalışmada Türk filmlerinde edebiyat öğretmeni tipolojisi ve edebiyat eğitimi konusu mercek altına alınacaktır. Yapılan ön araştırma, tamamına yakını “okul filmi” olarak nitelenebilecek olan filmlerde edebiyat öğretmeni figürünün az sayıda filmde ve genelde geri planda yer almakla birlikte gerek kişisel özellikler gerekse mesleki tutum ve davranışlar açısından belirgin hatlarla çizildiğini göstermiştir. Bu anlamda niteliğin gözetildiği, dolayısıyla da bu az ama belirgin temsiliyetin değişen dönem ve koşullar çerçevesinde irdelendiği çalışmanın Türkiye’de edebiyat eğitimi konusuna farklı bir pencereden bakılmasına katkı sağlayacağı öngörülmektedir. Çalışmanın giriş bölümünde, Türk ve dünya sinemasında okul ve eğitim hayatının ön plana çıktığı filmlere ilişkin kısa bir bilgilendirmenin ardından dünya sinemasındaki edebiyat eğitmeni profillerinden örnekler verilmiştir. İkinci bölümde çalışmanın bulguları, Türk filmlerinin edebiyat öğretmeni ve edebiyat dersine ilişkin içeriği ortaya konmuş, üçüncü ve son bölümde de Türkiye’de edebiyat eğitimi konusu bulgular ve Türk ve dünya sineması karşılaştırması ışığında değerlendirilmeye çalışılmıştır.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11043">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11044">
                <text>2013-05-17</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11045">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11046">
                <text>ISSN 2203-4548     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
  </item>
  <item itemId="553" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="547">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/0c7f20320e494d2d1ba5d6cbd66b592b.pdf</src>
        <authentication>9ab50d9ca2d485dd5b04b7a286dd8cd1</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="4280">
                    <text>BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

TÜRK KÜLTÜRÜNÜN SEVDALİNKA OLUŞUMUNDA ETKİSİ
Maja BAJRAMOVIĆ
International Burch University / Bosna Hersek
Mustafa ÇETİN
International Burch Unıversity / Bosna Hersek

Anahtar Kelimeler: Türk kültürü, Sevdalinka, Halk edebiyatı.
ÖZET
Sevdalinka bosnalı müslümanların halk şarkısı olarak bu toprakların en büyük
zenginliğidir. Bir lirik türü olarak birçok şeyde diğer türlerden değişiyor. Bu
konuda sevdalinkanin doğuşunu ve onu diğer türlere göre benzersiz yapılan
şartlari göreceğiz. İlk ve en büyük sebep Osmanlı İmparatorluğ'unun bu
topraklara gelmesi, Türk kültürünün ve din olarak İslam dininin gelmesidir.
Osmanlının gelişiyle ve onun kültürüyle Bosna halkının yaşama şekli de
değişmektedir. Halkın islama bakişi ve erkeğin kadından uzak durması özlem
yaratıyor ve bunun yanında sevgilisine karşı aşkı gösterecek özel bir aşk
türünü yaratmış. Türk kültürüne bağlı olan savaşlar da bu şarkının oluşumunda
etkisi vardi. Mesela sevilen iki kişinin beraber olmaması, memleket özlemi ve
annenin oğlu özlemi. Dil konusunda da Türk kültürünün etkisi görünmektedir.
Böylece Bosna diline bir sürü Türkçe kelime giriyor ve bugünlerde de halen
sevdalinka'da kullanılır.

148

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4272">
                <text>2671</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4273">
                <text>TÜRK KÜLTÜRÜNÜN SEVDALİNKA OLUŞUMUNDA ETKİSİ</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4274">
                <text>BAJRAMOVIĆ, Maja
ÇETİN, Mustafa</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4275">
                <text>Sevdalinka bosnalı müslümanların halk şarkısı olarak bu toprakların en büyük  zenginliğidir. Bir lirik türü olarak birçok şeyde diğer türlerden değişiyor. Bu  konuda sevdalinkanin doğuşunu ve onu diğer türlere göre benzersiz yapılan  şartlari göreceğiz. İlk ve en büyük sebep Osmanlı İmparatorluğ'unun bu  topraklara gelmesi, Türk kültürünün ve din olarak İslam dininin gelmesidir.  Osmanlının gelişiyle ve onun kültürüyle Bosna halkının yaşama şekli de  değişmektedir. Halkın islama bakişi ve erkeğin kadından uzak durması özlem  yaratıyor ve bunun yanında sevgilisine karşı aşkı gösterecek özel bir aşk  türünü yaratmış. Türk kültürüne bağlı olan savaşlar da bu şarkının oluşumunda  etkisi vardi. Mesela sevilen iki kişinin beraber olmaması, memleket özlemi ve  annenin oğlu özlemi. Dil konusunda da Türk kültürünün etkisi görünmektedir.  Böylece Bosna diline bir sürü Türkçe kelime giriyor ve bugünlerde de halen  sevdalinka'da kullanılır.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4276">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4277">
                <text>2014-05-23</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4278">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4279">
                <text>ISSN 2303-582X     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="75">
        <name>P Philology. Linguistics,PA Classical philology,PI Oriental languages and literatures,PN Literature (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="1395" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="1718">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/19fda9d2be1c2be1105bf6256bc7eea0.docx</src>
        <authentication>49d899cb4ee8b44293ebbc1e83079ce2</authentication>
      </file>
      <file fileId="1719">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/2ae582786cd861afdd6f45ffd0a93672.pdf</src>
        <authentication>aced7d6a152e62eb062a3d113c0a20de</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="11075">
                    <text>TÜRK MESNEVİ EDEBİYATINDA HENÜZ TANINMAYAN BİR ŞAİR: YUSUF CAN
VE YUSUF U ZÜLEYHA MESNEVİSİ
Melike GÖKCAN TÜRKDOĞAN
Erzurum Teknik Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Erzurum / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Yusuf Can, mesnevi, Yusuf u Züleyha.
ÖZET
Dünyada tespit edilebilen tek nüshası Almanya Milli Kütüphanesinde (Ms.or.oct.3691)
kayıtlı olan “Yusuf u Züleyha” adlı mesnevinin şairi olan “Yusuf Can” henüz bilim dünyasında
tanınmamaktadır. Tezkirelerde bu isimde bir şair hakkında bilgiye rastlanmadığı gibi Türkiye
yazmaları kataloglarında da “Yusuf Can” ismine kayıtlı herhangi bir eser bulunmamaktadır.
Ancak, Kültür Bakanlığı’nın elyazmaları veritabanında Almanya Milli Kütüphanesinde yazara
ait bir Yusuf u Züleyha mesnevisi olduğu bilgisi yer alır. Müstensih ismi olabileceğini
düşündüren kayıttaki bilgi, mesnevinin giriş bölümlerinde şairin kendi dilinden tam üç yerde
zikredilince şair adı olarak doğrulanmış olmaktadır. Yusuf u Züleyha, konunun işlenişi ve temel
epizotları açısından Camî’nin eseriyle büyük ölçüde benzerlik içindedir. Buna rağmen şair, ne
mesnevinin Camî’nin eseriyle olan bu serbest tercüme/nazire ilişkisine ne de kendisiyle aynı
konuda eser veren herhangi bir şaire atıfta bulunmaksızın, doğrudan Kur’an kıssasına gönderme
yapmaktadır. Mesnevilerin “sebeb-i te’lif” bölümlerinde, şairlerin kendi poetik görüşlerine ve
mesnevi edebiatının neresinde durduklarına dair neredeyse ritüele dönüşmüş, klişeleşmiş
söylemleri yer alır. Bu kısımlarda genellikle mesnevi şairinin kendi eserini mevcut “mesnevi
kanonu” ile ilişkilendirdiği görülür. Şair, mesnevi kanonu içinde kendi yolunu orijinal, eserini
emsalsiz görebilir; ama bunu yine mevcut eserlerle karşılaştırma yoluyla açıklar. Bu kalıplar,
şairin edebi ufkunu çizen, yol haritasını gösteren ve eserinin mesnevi edebiyatına hangi katkıyı
sağladığını ifade eden edebi beyanlardır. Yusuf Can’ın, mesnevisinde herhangi bir şairi
anmaması mevcut mesnevi yazıcılığı geleneğine pek uygun değildir. Ayrıca, eserde görülen bazı
şekilsel özellikler de şairin, XVI. yüzyılda yerleşmiş bazı edebi tarz ve teamüllerin uzağında
olduğunu göstermektedir. Bu çalışmada, XVI. yüzyılın yetiştirdiği rindâne, âşıkâne edalı
söylemiyle mesnevi edebiyatına bir renk katan şair Yusuf Can’ın kimliği ve edebi şahsiyeti
hakkında değerlendirmeler yer almaktadır. Yusuf u Züleyha mesnevisi kurgu, üslup yönünden
incelenirken eserden hareketle şairin karanlıkta kalan bazı yönlerine ışık tutmak ve bu şekilde
edebiyat tarihine ve mesnevi edebiyatı birikimine katkı sağlamak hedeflenmektedir.

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11067">
                <text>2252</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11068">
                <text>TÜRK MESNEVİ EDEBİYATINDA HENÜZ TANINMAYAN BİR ŞAİR: YUSUF CAN VE YUSUF U ZÜLEYHA MESNEVİSİ</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11069">
                <text>GÖKCAN TÜRKDOĞAN, Melike</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11070">
                <text>Anahtar Kelimeler: Yusuf Can, mesnevi, Yusuf u Züleyha.  ÖZET  Dünyada tespit edilebilen tek nüshası Almanya Milli Kütüphanesinde (Ms.or.oct.3691) kayıtlı olan “Yusuf u Züleyha” adlı mesnevinin şairi olan “Yusuf Can” henüz bilim dünyasında tanınmamaktadır. Tezkirelerde bu isimde bir şair hakkında bilgiye rastlanmadığı gibi Türkiye yazmaları kataloglarında da “Yusuf Can” ismine kayıtlı herhangi bir eser bulunmamaktadır. Ancak, Kültür Bakanlığı’nın elyazmaları veritabanında Almanya Milli Kütüphanesinde yazara ait bir Yusuf u Züleyha mesnevisi olduğu bilgisi yer alır. Müstensih ismi olabileceğini düşündüren kayıttaki bilgi, mesnevinin giriş bölümlerinde şairin kendi dilinden tam üç yerde zikredilince şair adı olarak doğrulanmış olmaktadır. Yusuf u Züleyha, konunun işlenişi ve temel epizotları açısından Camî’nin eseriyle büyük ölçüde benzerlik içindedir. Buna rağmen şair, ne mesnevinin Camî’nin eseriyle olan bu serbest tercüme/nazire ilişkisine ne de kendisiyle aynı konuda eser veren herhangi bir şaire atıfta bulunmaksızın, doğrudan Kur’an kıssasına gönderme yapmaktadır. Mesnevilerin “sebeb-i te’lif” bölümlerinde, şairlerin kendi poetik görüşlerine ve mesnevi edebiatının neresinde durduklarına dair neredeyse ritüele dönüşmüş, klişeleşmiş söylemleri yer alır. Bu kısımlarda genellikle mesnevi şairinin kendi eserini mevcut “mesnevi kanonu” ile ilişkilendirdiği görülür. Şair, mesnevi kanonu içinde kendi yolunu orijinal, eserini emsalsiz görebilir; ama bunu yine mevcut eserlerle karşılaştırma yoluyla açıklar. Bu kalıplar, şairin edebi ufkunu çizen, yol haritasını gösteren ve eserinin mesnevi edebiyatına hangi katkıyı sağladığını ifade eden edebi beyanlardır. Yusuf Can’ın, mesnevisinde herhangi bir şairi anmaması mevcut mesnevi yazıcılığı geleneğine pek uygun değildir. Ayrıca, eserde görülen bazı şekilsel özellikler de şairin, XVI. yüzyılda yerleşmiş bazı edebi tarz ve teamüllerin uzağında olduğunu göstermektedir. Bu çalışmada, XVI. yüzyılın yetiştirdiği rindâne, âşıkâne edalı söylemiyle mesnevi edebiyatına bir renk katan şair Yusuf Can’ın kimliği ve edebi şahsiyeti hakkında değerlendirmeler yer almaktadır. Yusuf u Züleyha mesnevisi kurgu, üslup yönünden incelenirken eserden hareketle şairin karanlıkta kalan bazı yönlerine ışık tutmak ve bu şekilde edebiyat tarihine ve mesnevi edebiyatı birikimine katkı sağlamak hedeflenmektedir.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11071">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11072">
                <text>2013-05-17</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11073">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11074">
                <text>ISSN 2203-4548     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
  </item>
  <item itemId="1420" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="1786">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/edc500d3bff88fcd79b8208c998708de.docx</src>
        <authentication>3476d910b426a1c4008d0092f5cf691d</authentication>
      </file>
      <file fileId="1787">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/a576b6a68ef752200c904677ade17f1d.pdf</src>
        <authentication>383de75ee9986657fa298e8298508e39</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="11309">
                    <text>TÜRK ROMANININ İLK DÖNEMLERİNE YANSIYAN KANUNSUZLUK
Elif KAYA
Artvin Çoruh Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, Artvin / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Türk Romanı, eşkıyalık, başkaldırı, kırsal yaşam.
ÖZET
Hayatın aynası olarak görülen roman, düşünsel ve toplumsal değişmelerin birçoğunu
bünyesinde barındırır. Modern edebiyatın en iyi temsilcilerinden olan edebi tür, önceki
devirlerde devam eden sözel anlatı türlerinin de devamı gibidir. Bu bağlamda sözlü geleneğin ön
plana çıkan özelliklerinden eşkıyalık, çağdaş bir tür olan romanda yer alır. Resmi tarihin ötesinde
edebiyata da sosyal bir olgu olarak yansıyan ve Eric J. Hobsbawm geliştirdiği “soylu eşkıyalık”
terimi, sanayileşme süreci Türk romanında Yaşar Kemal başta olmak üzere birçok eserde
yankısını bulacaktır. Fakat Türk romanın ilk dönemlerinde yaşanan toplumsal değişimlerin
yansıması olarak Eric J. Hobsbawm tanımladığı “soylu eşkıyalık” teriminin farklı bir durumu
gözlemlenir. Sosyal olaylarla ilintili olan bu durum soylu eşkıyalığın aksine soysuz bir başkaldırı
olarak romanda yer alır. Dönemin siyasal şartları düşünüldüğünde bu durum kolaylıkla
açıklanabilir. Osmanlı Devletinin yıkılış süreciyle başlayan yenileşme süreci İstanbul dışında
kalan bölgelerde özellikle Anadolu’da gelir dağılımında eşitsizliğe neden olur. Ekonomik
sıkıntıların yanı sıra halkın savaşlar karşısında yenilgisi/korkusu da kanunsuz yapılanmayı ortaya
çıkaracaktır. Romanlara yansıyan bu süreç “eşkıya-devlet-köylü” üçgeni içinde, çatışmalar
doğuracak şekilde ilerler. Bu çalışmada kanunun zayıfladığı bu dönemi eserlerine
taşıyan/değerlendiren sanatçıların romanları incelenmiştir.

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11301">
                <text>2238</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11302">
                <text>TÜRK ROMANININ İLK DÖNEMLERİNE YANSIYAN KANUNSUZLUK</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11303">
                <text>KAYA, Elif </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11304">
                <text>Anahtar Kelimeler: Türk Romanı, eşkıyalık, başkaldırı, kırsal yaşam.  ÖZET  Hayatın aynası olarak görülen roman, düşünsel ve toplumsal değişmelerin birçoğunu bünyesinde barındırır. Modern edebiyatın en iyi temsilcilerinden olan edebi tür, önceki devirlerde devam eden sözel anlatı türlerinin de devamı gibidir. Bu bağlamda sözlü geleneğin ön plana çıkan özelliklerinden eşkıyalık, çağdaş bir tür olan romanda yer alır. Resmi tarihin ötesinde edebiyata da sosyal bir olgu olarak yansıyan ve Eric J. Hobsbawm geliştirdiği “soylu eşkıyalık” terimi, sanayileşme süreci Türk romanında Yaşar Kemal başta olmak üzere birçok eserde yankısını bulacaktır. Fakat Türk romanın ilk dönemlerinde yaşanan toplumsal değişimlerin yansıması olarak Eric J. Hobsbawm tanımladığı “soylu eşkıyalık” teriminin farklı bir durumu gözlemlenir. Sosyal olaylarla ilintili olan bu durum soylu eşkıyalığın aksine soysuz bir başkaldırı olarak romanda yer alır. Dönemin siyasal şartları düşünüldüğünde bu durum kolaylıkla açıklanabilir. Osmanlı Devletinin yıkılış süreciyle başlayan yenileşme süreci İstanbul dışında kalan bölgelerde özellikle Anadolu’da gelir dağılımında eşitsizliğe neden olur. Ekonomik sıkıntıların yanı sıra halkın savaşlar karşısında yenilgisi/korkusu da kanunsuz yapılanmayı ortaya çıkaracaktır. Romanlara yansıyan bu süreç “eşkıya-devlet-köylü” üçgeni içinde, çatışmalar doğuracak şekilde ilerler. Bu çalışmada kanunun zayıfladığı bu dönemi eserlerine taşıyan/değerlendiren sanatçıların romanları incelenmiştir.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11305">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11306">
                <text>2013-05-17</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11307">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11308">
                <text>ISSN 2203-4548     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
  </item>
</itemContainer>
