<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<itemContainer xmlns="http://omeka.org/schemas/omeka-xml/v5" xmlns:xsi="http://www.w3.org/2001/XMLSchema-instance" xsi:schemaLocation="http://omeka.org/schemas/omeka-xml/v5 http://omeka.org/schemas/omeka-xml/v5/omeka-xml-5-0.xsd" uri="https://omeka.ibu.edu.ba/items/browse?output=omeka-xml&amp;page=300" accessDate="2026-06-28T19:30:08+01:00">
  <miscellaneousContainer>
    <pagination>
      <pageNumber>300</pageNumber>
      <perPage>10</perPage>
      <totalResults>3494</totalResults>
    </pagination>
  </miscellaneousContainer>
  <item itemId="608" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="602">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/f1403e634f6b475fca6235ae95e1a630.pdf</src>
        <authentication>9645d2f7039d988e405a86d7ff1acd4b</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="4775">
                    <text>BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

MEHMED REŞİD BOSNEVÎ VE DİVANI ÜZERİNE BİR İNCELEME
İsmail YAPICI
Burç Üniversitesi / Bosna Hersek
Ali Rıza ÖZUYGUN
Burç Üniversitesi / Bosna Hersek
Anahtar Kelimeler: Bosna, Bosna edebiyatı, Reşid Bosnevi, Divan.
ÖZET
Bosnalı bir şair olan Mehmed Reşid Bosnevi 17. yüzyılın sonları ile 18.
yüzyılın başlarında yaşamış mutasavvıf şairdir. Öğrenimine Bosna'da başlayıp
ve daha sonra İstanbul'da tamamlayan Mehmed Reşid Bosnevi’nin en önemli
eseri Divan’ıdır. Şiirlerini çoğunlukla Türkçe bir kısmını ise Farsça yazmıştır.
Bu çalışmamızda Bosna ve Bosna edebiyatı hakkında kısaca bilgi verildikten
sonra Reşid Bosnevi’nin hayatı ve Divan’ı tanıtılacaktır.

NECAD İBRİŞİMOVİÇ’İN “KARABEY” VE MİZANCI MEHMET
MURAT’IN “TURFANDA MI YOKSA TURFA MI” ADLI
ROMANLARINDA “İNANÇ” TEMİ ÜZERİNE KARŞILAŞTIRMALI
BİR İNCELEME
Ayşe Sümeyye TURAN
Trakya Üniversitesi, Edirne / Türkiye
Anahtar Kelimeler: XIX. yüzyılda Osmanlı Devleti, Roman, Tarihî Roman,
İnanç, İslâmiyet, Kültür.
ÖZET
Doğu ve Batı dünyası arasında köprü vazifesi gören Saraybosna ve İstanbul
birçok farklı dinin birbirine temas ettiği iki nokta; kültürel zenginliklerle dolu,
ortak geçmişleri olan iki şehirdir. Aralarındaki ortaklığın tarihsel bir süreci
150

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4767">
                <text>2673</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4768">
                <text>MEHMED REŞİD BOSNEVÎ VE DİVANI ÜZERİNE BİR İNCELEME</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4769">
                <text>YAPICI, İsmail
ÖZUYGUN, Ali Rıza</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4770">
                <text>Bosnalı bir şair olan Mehmed Reşid Bosnevi 17. yüzyılın sonları ile 18.  yüzyılın başlarında yaşamış mutasavvıf şairdir. Öğrenimine Bosna'da başlayıp  ve daha sonra İstanbul'da tamamlayan Mehmed Reşid Bosnevi’nin en önemli  eseri Divan’ıdır. Şiirlerini çoğunlukla Türkçe bir kısmını ise Farsça yazmıştır.  Bu çalışmamızda Bosna ve Bosna edebiyatı hakkında kısaca bilgi verildikten  sonra Reşid Bosnevi’nin hayatı ve Divan’ı tanıtılacaktır.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4771">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4772">
                <text>2014-05-23</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4773">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4774">
                <text>ISSN 2303-582X     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="75">
        <name>P Philology. Linguistics,PA Classical philology,PI Oriental languages and literatures,PN Literature (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="607" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="601">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/d104cbc29c248fecc7717c125abcba73.pdf</src>
        <authentication>210ee050ce8b70d77e0931479a4b68ca</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="4766">
                    <text>BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

terms of language and style regarding these works which have important
information of Turkish language and the history. It will be generally evaluated
in this study through language and style in the ghazavatnamahs which are
written in 15th and 16th centuries. It will be tried to explain how these works
stand out and what similarities and differences they have.)

DOBRUCA TATAR TÜRKÇESİNDE HAYVAN ADLARIYLA
KURULMUŞ ATASÖZLERİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME
Sinan UYĞUR
Artvin Çoruh Üniversitesi, Artvin /Türkiye
Anahtar Kelimeler: Dobruca Tatar Türkleri, Dobruca Tatar Türkçesi,
Atasözleri.
ÖZET
Asya’nın ortalarından gelip Dobruca’yı yurt tutan Tatar Türkleri,
beraberlerinde kültürlerini ve kültürlerinin yansıması dillerini de bu
coğrafyaya getirmiş ve kültürlerini ve dillerini burada geliştirip yaşatmaya
devam etmişlerdir. Tatar Türklerinin sözlüklerindeki her bir kelime onların
geçmişini aydınlatacak bir fener hükmünde olduğu gibi, onların çeşitli
mevzularda anlamı güçlendirmek, ifadeyi canlandırmak için kullandıkları
deyimler ve özellikle de atasözleri milletin geçirmiş olduğu safahatı gözler
önüne sermede yararlanılacak öncelikli kaynaklardan biridir. Bunlardan
hayvan isimleri ile kurulmuş atasözleri ise mazide milletin hayvanlar ile olan
münasebetini, milletin yaşantısını bunanla birlikte müşahede becerisini
yansıtması bakımından önemlidir. Daha da önemlisi bunların Tatar
Türklerinin çeşitli kavramlara karşılık bulmada soyutlama becerilerinin ne
denli olduğunu ortaya koymasıdır. Bu bildiride Dobruca Tatar Türklerinin
atasözleri taranarak elde edilen hayvan isimleriyle kurulmuş atasözleri ve
hayvan isimleri çeşitli açılardan değerlendirilecektir.

49

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4758">
                <text>2715</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4759">
                <text>DOBRUCA TATAR TÜRKÇESİNDE HAYVAN ADLARIYLA  KURULMUŞ ATASÖZLERİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4760">
                <text>UYĞUR, Sinan</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4761">
                <text>Asya’nın ortalarından gelip Dobruca’yı yurt tutan Tatar Türkleri,  beraberlerinde kültürlerini ve kültürlerinin yansıması dillerini de bu  coğrafyaya getirmiş ve kültürlerini ve dillerini burada geliştirip yaşatmaya  devam etmişlerdir. Tatar Türklerinin sözlüklerindeki her bir kelime onların  geçmişini aydınlatacak bir fener hükmünde olduğu gibi, onların çeşitli  mevzularda anlamı güçlendirmek, ifadeyi canlandırmak için kullandıkları  deyimler ve özellikle de atasözleri milletin geçirmiş olduğu safahatı gözler  önüne sermede yararlanılacak öncelikli kaynaklardan biridir. Bunlardan  hayvan isimleri ile kurulmuş atasözleri ise mazide milletin hayvanlar ile olan  münasebetini, milletin yaşantısını bunanla birlikte müşahede becerisini  yansıtması bakımından önemlidir. Daha da önemlisi bunların Tatar  Türklerinin çeşitli kavramlara karşılık bulmada soyutlama becerilerinin ne  denli olduğunu ortaya koymasıdır. Bu bildiride Dobruca Tatar Türklerinin  atasözleri taranarak elde edilen hayvan isimleriyle kurulmuş atasözleri ve  hayvan isimleri çeşitli açılardan değerlendirilecektir.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4762">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4763">
                <text>2014-05-23</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4764">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4765">
                <text>ISSN 2303-582X     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="75">
        <name>P Philology. Linguistics,PA Classical philology,PI Oriental languages and literatures,PN Literature (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="606" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="600">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/a37a6ede96ac4a79aee9ea3e6402597b.pdf</src>
        <authentication>a8965b7708bdefb0b506315794bc2349</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="4757">
                    <text>BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

şekilleri diğer ağız bölgeleriyle karşılaştırmalı olarak ortaya konulmaya
çalışılacaktır.

DİVAN ŞAİRİ KAZAK-ZÂDE İBRAHİM TÂ'IB'IN KOŞMALARI
EROL GÜNDÜZ
Inönü Üniversitesi, Malatya / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Kazak-zâde İbrahim Tâ’ib, divan şiiri, halk şiiri, hece
ölçüsü, koşma
ÖZET
Kazak-zâde İbrahim Tâ’ib, 1794’te Malatya’da doğmuş, iki Türkçe divanı
olan Klasik Türk Edebiyatının son şairlerinden biridir. İbrahim Tâ’ib, divan
şiiri geleneğini benimsemiş, her iki divanında da ağırlıklı olarak bu tarzda
eserler vermiş; aynı zamanda halk şiirine de ilgi duymuş bir şairdir.
Divanlarında heceyle gazel örnekleri vermiş, ayrıca bilinen tek nüshası
Almanya-Berlin Millî Kütüphane Ms.or.oct.2171 numarada kayıtlı birinci
divanında sekiz tane koşma yazmıştır.Bu sempozyumda, halk şiiri-divan şiiri
etkileşiminin güzel örneklerinden olan ve henüz üzerinde çalışma yapılmamış
bu divanda geçen koşmaları tanıtacağız.

BORROWING AS A LINGUISTIC OUTCOME OF LANGUAGE
CONTACT ETYMOLOGY OF COLOUR TERMS IN TURKISH
Lola TÜRKER
International Burch University / Bosna Hersek
Anahtar Kelimeler: Borrowing, Language Contact, Colour Terms in Turkish.
ABSTRACT
There are universals in semantics of color in (probably) all languages (Berlin
and Kay 1969). However, semantics of color may show varieties from one
160

�BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

culture to another depending on factors such as, life-style, climate, history, and
socio-political circumstances. Languages in their turn carry traces of all
historical changes and socio-cultural development, resulted as a contact with
other cultures and languages. Semantics of color terms in Turkish, which this
paper explores, presents a wide variety of etymological development which
parallels the socio-cultural developments of that period, together with political
and demographic factors have led to the linguistic change. The radical changes
in the Turkish language mainly emerge after Turks come into contact with
other cultures and religions, the most significant among which, their
converting to Islam in 7th century. By 10th century, Turks have mainly
accepted Islamic culture and shaped their social lives according to Islamic
criteria. This significant change in its turn influenced the language, the main
source of literature. Taken into account the structural changes in Ottoman
Turkish, it can be observed that they appear as a result of contact with Islamic
culture and therefore with Arabic and Persian. This exploratory work
addresses only basic color terms in which the case of phonological changes
and borrowings in color etymology are traced from Proto-Turkic to Modern
Turkish period, paying special attention to language contact phenomenon and
its linguistic outcomes. In order to carry out this study, online edition of
Nişanyan Etymological Dictionary of Turkish Language has been used. Data
has been retrieved from online web site of the dictionary
(http://www.nisanyansozluk.com). By tracing the etymology of basic color
terms in Turkish: black, white, red, yellow, green and blue, it is attested that
four, out of six basic color words used in Modern Turkish today, have been
borrowed from Arabic or Persian. This can be explained as a case of cultural
diffusion and language contact of Turkish with those languages. Although
Turkish has been in the spin of change all throughout its history, most of the
changes took place starting from Middle Turkic period, and the highest
number of borrowings are incorporated during the Ottoman Turkish period.
Not only lexical features and vocabulary, but also structural and
morphological elements of other languages are adopted into Ottoman Turkish.

161

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4749">
                <text>2683</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4750">
                <text>BORROWING AS A LINGUISTIC OUTCOME OF LANGUAGE  CONTACT ETYMOLOGY OF COLOUR TERMS IN TURKISH</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4751">
                <text>TÜRKER, Lola </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4752">
                <text>There are universals in semantics of color in (probably) all languages (Berlin  and Kay 1969). However, semantics of color may show varieties from oneculture to another depending on factors such as, life-style, climate, history, and  socio-political circumstances. Languages in their turn carry traces of all  historical changes and socio-cultural development, resulted as a contact with  other cultures and languages. Semantics of color terms in Turkish, which this  paper explores, presents a wide variety of etymological development which  parallels the socio-cultural developments of that period, together with political  and demographic factors have led to the linguistic change. The radical changes  in the Turkish language mainly emerge after Turks come into contact with  other cultures and religions, the most significant among which, their  converting to Islam in 7th century. By 10th century, Turks have mainly  accepted Islamic culture and shaped their social lives according to Islamic  criteria. This significant change in its turn influenced the language, the main  source of literature. Taken into account the structural changes in Ottoman  Turkish, it can be observed that they appear as a result of contact with Islamic  culture and therefore with Arabic and Persian. This exploratory work  addresses only basic color terms in which the case of phonological changes  and borrowings in color etymology are traced from Proto-Turkic to Modern  Turkish period, paying special attention to language contact phenomenon and  its linguistic outcomes. In order to carry out this study, online edition of  Nişanyan Etymological Dictionary of Turkish Language has been used. Data  has been retrieved from online web site of the dictionary  (http://www.nisanyansozluk.com). By tracing the etymology of basic color  terms in Turkish: black, white, red, yellow, green and blue, it is attested that  four, out of six basic color words used in Modern Turkish today, have been  borrowed from Arabic or Persian. This can be explained as a case of cultural  diffusion and language contact of Turkish with those languages. Although  Turkish has been in the spin of change all throughout its history, most of the  changes took place starting from Middle Turkic period, and the highest  number of borrowings are incorporated during the Ottoman Turkish period.  Not only lexical features and vocabulary, but also structural and  morphological elements of other languages are adopted into Ottoman Turkish.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4753">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4754">
                <text>2014-05-23</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4755">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4756">
                <text>ISSN 2303-582X     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="75">
        <name>P Philology. Linguistics,PA Classical philology,PI Oriental languages and literatures,PN Literature (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="605" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="599">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/6ed49167a020f38dd94789b69971623b.pdf</src>
        <authentication>02db3bec73c67f51b1df27a468ace50f</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="4748">
                    <text>BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

MEHMED REŞİD BOSNEVÎ VE DİVANI ÜZERİNE BİR İNCELEME
İsmail YAPICI
Burç Üniversitesi / Bosna Hersek
Ali Rıza ÖZUYGUN
Burç Üniversitesi / Bosna Hersek
Anahtar Kelimeler: Bosna, Bosna edebiyatı, Reşid Bosnevi, Divan.
ÖZET
Bosnalı bir şair olan Mehmed Reşid Bosnevi 17. yüzyılın sonları ile 18.
yüzyılın başlarında yaşamış mutasavvıf şairdir. Öğrenimine Bosna'da başlayıp
ve daha sonra İstanbul'da tamamlayan Mehmed Reşid Bosnevi’nin en önemli
eseri Divan’ıdır. Şiirlerini çoğunlukla Türkçe bir kısmını ise Farsça yazmıştır.
Bu çalışmamızda Bosna ve Bosna edebiyatı hakkında kısaca bilgi verildikten
sonra Reşid Bosnevi’nin hayatı ve Divan’ı tanıtılacaktır.

NECAD İBRİŞİMOVİÇ’İN “KARABEY” VE MİZANCI MEHMET
MURAT’IN “TURFANDA MI YOKSA TURFA MI” ADLI
ROMANLARINDA “İNANÇ” TEMİ ÜZERİNE KARŞILAŞTIRMALI
BİR İNCELEME
Ayşe Sümeyye TURAN
Trakya Üniversitesi, Edirne / Türkiye
Anahtar Kelimeler: XIX. yüzyılda Osmanlı Devleti, Roman, Tarihî Roman,
İnanç, İslâmiyet, Kültür.
ÖZET
Doğu ve Batı dünyası arasında köprü vazifesi gören Saraybosna ve İstanbul
birçok farklı dinin birbirine temas ettiği iki nokta; kültürel zenginliklerle dolu,
ortak geçmişleri olan iki şehirdir. Aralarındaki ortaklığın tarihsel bir süreci
150

�BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

paylaşmaktan başka cepheleri de vardır. İslâm inancı; bir zamanlar tek bir
devletin bayrağı altında bulunan; fakat artık ayrı sınırlar içerisindeki bu iki
şehrin yakınlığını artıran manevî bir güçtür. XIX. yüzyılın sonlarında yaşanan
ayrılığa karşı insanların birleştirici güç olarak daha sıkı tutunduğu İslâm
inancı, edebiyata da etki etmiş, Boşnak ve Türk edebiyatlarının o dönem
yazılmış ya da o dönemi işleyen tarihî romanlarında ortak bir tema olarak
yerini almıştır diyebiliriz. Bu çalışmada Boşnak edebiyatının ünlü
yazarlarından Necad İbrişimoviç’in XIX. yüzyıl sonlarındaki Saraybosna’yı
gözler önüne taşıdığı tarihî romanı Karabey ile Mizancı Mehmet Murat’ın
Turfanda Mı Yoksa Turfa Mı adlı, Osmanlı Devleti’nin son demlerinde
toplum yapısındaki değişme ve gelişmeleri İslâmî düzen etrafında takip ettiği
romanı, önce müstakil bir şekilde ele alınacak, daha sonra ise inanç teması
bağlamında karşılaştırılarak incelenecektir. İnceleme esnasında toplumbilim,
felsefe ve tarih alanlarından daha isabetli sonuçlar elde etmek adına
yararlanılacaktır. Edebî eserler hakkında yapılan her çalışma, mevcut eseri
daha iyi anlamak adına gerçekleştirilen bir çabadır. Bu çabaya ilave olarak
eserler vasıtasıyla Boşnak edebiyatı ile Türk edebiyatı arasında ayniyet teşkil
eden unsurları ortaya çıkarmak ve Saraybosna ile İstanbul şehirlerinin dinî,
kültürel zeminde buluşan yönlerine işaret edebilmek; böylelikle edebiyat
araştırmalarına katkı sağlamak ve kültürel temasları canlandırmak
amaçlanmıştır.
A COMPARATIVE INVESTIGATION OF “İNANÇ” THEME IN NECAD
İBRİŞİMOVİÇ’S NOVEL “KARABEY” AND MİZANCI MEHMET
MURAT’S NOVEL “TURFANDA MI YOKSA TURFA MI”
Key words: Ottoman Empire in nineteenth century, Novel, Historical Novel,
Belief, Islam, Culture.
ABSTRACT
Saraybosna and Istanbul cities are bridge between world of East and West.
They are a point of contact for a lot of religions. They also have a common
past. This cities not only share a period of historical, but also peoples in there
mostly believe in Islam. Religion of Islam has an important role in the lands
because of brings people together. They relied on Islam as separated from
each other in past. And this situation have influenced on their literature. It is
possible to say that religion of Islam have occurred in novels of Bosnian and
Turkish literature as a common theme.In this study, it is investigated Necad
151

�BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

İbrişimoviç’s historical novel Karabey and Mizancı Mehmet Murat’s novel,
firstly one by one, and than comparing with each other. In this way, it is aimed
to contribute the researches of literature and also aimed to find points of
common between two cultures.

TÜRK SAĞININ İDEOLOJİK BAGAJI: NİHAL ATSIZ
ROMANLARINDA MİTLER VE MİLLET
Güldeniz KİBRIS
Leiden University / Hollanda
Anahtar Kelimeler: Milli kimlik, Türk milliyetçiliği, Nihal Atsız.
ÖZET
Milliyetçi elit, milli kimliğin yaratılması sürecinde, var olan tarihsel ve siyasi
koşulların da etkisiyle bazı mitler, efsaneler, semboller kullanır. Buradaki esas
amaç milli kimliği kimliğe meşruiyet kazandırarak devamlılığını
sağlayabilmektir. Edebiyat kitleleri etkileyebilme gücü açısından bu ideolojik
bagajın yaratılmasında önemli rol oynar. Bu doğrultuda bakıldığında;
Türkiye’de sağ düşüncenin şekillenmesinde Nihal Atsız’ın yarattığı birikimin
önemli katkıları bulunduğu görülebilir. Atsız’ın sunduğu ya da yeniden
ürettiği mitler, semboller, düşman imgeleri sağın milliyetçi ideolojik bagajını
tamamlamıştır. İşte, bu çalışmada yazarın Bozkurtlar Diriliyor, Bozkurtların
Ölümü ve Deli Kurt romanlarında Türklük imgesi, düşman, ve devlet
kavramlarına bakış açısı anlatılmaya çalışılacaktır.
THE IDEOLOGICAL BAGGAGE OF THE TURKISH RIGHT: MYTHS
AND NATIONHOOD IN NIHAL ATSIZ NOVELS
Keywords:National identity, Turkish nationalism, Nihal Atsız.
ABSTRACT
National identities are constructed by the nationalist elite through shared
symbols, myths and legends depending on the existing historical and political
conditions. The actual aim here is to provide the continuity of the nation by
152

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4740">
                <text>2674</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4741">
                <text>NECAD İBRİŞİMOVİÇ’İN “KARABEY” VE MİZANCI MEHMET  MURAT’IN “TURFANDA MI YOKSA TURFA MI” ADLI  ROMANLARINDA “İNANÇ” TEMİ ÜZERİNE KARŞILAŞTIRMALI  BİR İNCELEME</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4742">
                <text>TURAN, Ayşe Sümeyye</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4743">
                <text>Doğu ve Batı dünyası arasında köprü vazifesi gören Saraybosna ve İstanbul  birçok farklı dinin birbirine temas ettiği iki nokta; kültürel zenginliklerle dolu,  ortak geçmişleri olan iki şehirdir. Aralarındaki ortaklığın tarihsel bir süreci paylaşmaktan başka cepheleri de vardır. İslâm inancı; bir zamanlar tek bir  devletin bayrağı altında bulunan; fakat artık ayrı sınırlar içerisindeki bu iki  şehrin yakınlığını artıran manevî bir güçtür. XIX. yüzyılın sonlarında yaşanan  ayrılığa karşı insanların birleştirici güç olarak daha sıkı tutunduğu İslâm  inancı, edebiyata da etki etmiş, Boşnak ve Türk edebiyatlarının o dönem  yazılmış ya da o dönemi işleyen tarihî romanlarında ortak bir tema olarak  yerini almıştır diyebiliriz. Bu çalışmada Boşnak edebiyatının ünlü  yazarlarından Necad İbrişimoviç’in XIX. yüzyıl sonlarındaki Saraybosna’yı  gözler önüne taşıdığı tarihî romanı Karabey ile Mizancı Mehmet Murat’ın  Turfanda Mı Yoksa Turfa Mı adlı, Osmanlı Devleti’nin son demlerinde  toplum yapısındaki değişme ve gelişmeleri İslâmî düzen etrafında takip ettiği  romanı, önce müstakil bir şekilde ele alınacak, daha sonra ise inanç teması  bağlamında karşılaştırılarak incelenecektir. İnceleme esnasında toplumbilim,  felsefe ve tarih alanlarından daha isabetli sonuçlar elde etmek adına  yararlanılacaktır. Edebî eserler hakkında yapılan her çalışma, mevcut eseri  daha iyi anlamak adına gerçekleştirilen bir çabadır. Bu çabaya ilave olarak  eserler vasıtasıyla Boşnak edebiyatı ile Türk edebiyatı arasında ayniyet teşkil  eden unsurları ortaya çıkarmak ve Saraybosna ile İstanbul şehirlerinin dinî,  kültürel zeminde buluşan yönlerine işaret edebilmek; böylelikle edebiyat  araştırmalarına katkı sağlamak ve kültürel temasları canlandırmak  amaçlanmıştır.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4744">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4745">
                <text>2014-05-23</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4746">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4747">
                <text>ISSN 2303-582X     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="75">
        <name>P Philology. Linguistics,PA Classical philology,PI Oriental languages and literatures,PN Literature (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="604" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="598">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/8a1fd39029bad6d82ffe1f26316a2f29.pdf</src>
        <authentication>2a28f75b9eb48b031e71f28cec02cece</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="4739">
                    <text>BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

BABUR-NÂME’DE KADINLA İLGİLİ SÖZ VARLIĞI
Münevver TEKCAN
Kocaeli Üniversitesi, Kocaeli / Türkiye
Serpil Yazıcı ŞAHİN
Kocaeli Üniversitesi, Kocaeli / Türkiye
Anahtar Sözcükler: Baburn-nâme, Kadın, Söz Varlığı.
ÖZET
Türk dilinin tarihî söz varlığı içerisinde “kadın” kavramı, kadının tarihî
görünümü ve dil kültür değişim sürecini göstermesi açısından oldukça
adlandırmalar,
benzetmeler-ilişkilendirmeler
ve
önemlidir.
Çeşitli
ekleşmelerle oluşan "kadın"la ilgili söz varlığı Türk dilinin kavram
zenginliğini vurgulamasının yanı sıra sosyal bir statü göstergesi olarak kadının
o toplumdaki yerini, temsilini ve yaşantısını yansıtması açısından da ayrıca
önem taşımaktadır.
Bu bağlamda, Türk ve dünya tarihindeki hatırat türünün öncü ve en önemli
örneğini veren Babur’un (1483-1530) 16. yüzyılda kaleme aldığı Babur-nâme
adlı eserinde, “kadın”la ilgili söz varlığı tespit edilecektir. “Kadın”la ilgili
belirlenen kavramlar, tarihî süreç içerisinde kazandıkları anlamlarına göre
incelenerek sınfılandırılacaktır. Söz konusu kavramların -tespit edebildiğimiz
ölçüde- tarihî metinlerdeki kullanılışı ve çağdaş Türk dillerindeki uzantıları
ortaya konulacaktır.
Key Words: Babur-nama, Women, Vocabulary.
The concept of woman in historical Turkic vocabulary is important to indicate
the process as an evolving language and culture of women. Women related
vocabulary is rich, constituted by various naming conventions, compounding,
overarching, and evolving. It is also important to emphasise the Turkish
concept of variety together with representation. The life of women in the
society was an indication of status. In this context, women related vocabulary
will be determined in the work named as Babur-name written in 16th century
by Babur who wrote the most important and the pioneer memoirs sample in
Turkish and world history. The concepts will be analized and clasified
according to what is expressed with additional meaning in the historical
170

�BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

process by categorizing under the topics of the Corresponding Vocabulary of
“Women”. Usage of these mentioned concepts in historical texts is expressed
by the vocabulary and gained meanings. They are discussed as possible
corresponding forms in modern Turkic Languages.

BALKANLARDA YAŞAYAN ULAHLARIN (KARAKAÇANLAR)
DİLLERİNDE TÜRKÇE UNSURLAR
ABİDİN KARASU
Türkiye
Anahtar Kelimeler: Balkanlar, Dil İlişkileri, Ulahlar, Karakaçanlar,
Makedonya.
ÖZET
Balkan yarımadası etnik, dilbilim, dinsel açıdan dünyanın en karmaşık
bölgelerindendir. Bu coğrafyadaki ilginç etnik gruplardan biri de Ulah
(Karakaçan)’ lardır. 1950 ‘li yıllara kadar yarı göçebe halinde yaşayan
Ulahların geçim kaynağını hayvancılık oluşturmuştur. Balkanlara komünist
rejimin gelmesiyle hayvanlarına el konulan ve yerleşik hayata geçen
Ulahlar,bugün ağırlıklı olarak Bulgaristan, Yunanistan, Makedonya ve
Romanya sınırları içinde yaşamaktadır. Ulahların kökeni tam olarak
bilinmemekle birlikte Romalılaştırılmış kolonilerin soyundan geldiklerine
inanılmaktadır. Dilbilimcilerin yaptıkları araştırmalara göre Ulah ve Rumen
dillerinin aynı Latince temelli dilden türediği tespit edilmiştir. Türkçenin
tarihsel süreç içinde en fazla etkilediği diller Balkan coğrafyasında yer
almaktadır. Türkçenin, Balkan dillerine etkisiyle alakalı birçok incelenme
yapılmasına rağmen küçük etnik gruplar üzerindeki etkisi yeterli
araştırılmamıştır. Balkan coğrafyasında özel bir öneme sahip olan Ulahlar
(Karakaçanlar) ve dilleri Türkçenin etkisine maruz kalmış ve binlerce Türkçe
kelimenin yanında atasözü, deyim, Türkçe ekler ve fiiller almıştır.
bılıgica&lt;bilezik, binae&lt; bina, cacac&lt;kaçak, cacamac&lt;kaçamak, direc&lt;direk,
dirvis&lt;derviş, elbete&lt;elbette, filan&lt;filan, elbete&lt;elbette, yera&lt;yara,
yama&lt;yama, gule&lt;gülle, halva&lt;helva, ıbric&lt;ibrik, ikindie&lt;ikindi kelimeleri;
“ala bin bereket versin”, “ala kerim”, “cacir keif”, “dur bakalım” gibi deyim
171

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4731">
                <text>2689</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4732">
                <text>BABUR-NÂME’DE KADINLA İLGİLİ SÖZ VARLIĞI</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4733">
                <text>TEKCAN, Münevver 
ŞAHİN, Serpil Yazıcı </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4734">
                <text>Türk dilinin tarihî söz varlığı içerisinde “kadın” kavramı, kadının tarihî  görünümü ve dil kültür değişim sürecini göstermesi açısından oldukça  önemlidir. Çeşitli adlandırmalar, benzetmeler-ilişkilendirmeler ve  ekleşmelerle oluşan "kadın"la ilgili söz varlığı Türk dilinin kavram  zenginliğini vurgulamasının yanı sıra sosyal bir statü göstergesi olarak kadının  o toplumdaki yerini, temsilini ve yaşantısını yansıtması açısından da ayrıca  önem taşımaktadır.  Bu bağlamda, Türk ve dünya tarihindeki hatırat türünün öncü ve en önemli  örneğini veren Babur’un (1483-1530) 16. yüzyılda kaleme aldığı Babur-nâme  adlı eserinde, “kadın”la ilgili söz varlığı tespit edilecektir. “Kadın”la ilgili  belirlenen kavramlar, tarihî süreç içerisinde kazandıkları anlamlarına göre  incelenerek sınfılandırılacaktır. Söz konusu kavramların -tespit edebildiğimiz  ölçüde- tarihî metinlerdeki kullanılışı ve çağdaş Türk dillerindeki uzantıları  ortaya konulacaktır.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4735">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4736">
                <text>2014-05-23</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4737">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4738">
                <text>ISSN 2303-582X     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="75">
        <name>P Philology. Linguistics,PA Classical philology,PI Oriental languages and literatures,PN Literature (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="603" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="597">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/f92d77e4c92427a16e8ca1499291723c.pdf</src>
        <authentication>dd4e14140fca3eb94185af0261397e7e</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="4730">
                    <text>BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

SAİT FAİK ABASIYANIK’IN KÜÇÜREK (KISA) ÖYKÜSÜ “BEN VE
ONLAR”IN ROLAND BARTHES’İN S/Z ADLI ESERİNDE YER ALAN
“SEMANTİK KOD” BAKIMINDAN YENİDEN OKUMA DENEMESİ
Elif SAYAR
Ondokuz Mayis Üniversitesi, Samsun / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Semantik Kod, Roland Barthes, Sait Faik Abasıyanık,
Küçürek Öykü.
ÖZET
Öykü, kendine ait özellikleriyle, yeni yorumlara açık ve derin boşluklar
taşıyan bir anlatı türüdür. Bu çalışma, öykünün bu derin boşluklarında,
imgesel ve semantik unsurlarla satır aralarını yeniden okuma denemesidir. Bu
çalışmada Sait Faik Abasıyanık’ın “Ben ve Onlar” adlı kısa öyküsünün
taşıdığı anlam yükü, Roland Barthes’in S/Z adlı eserindeki beş koddan ( 1.
Deneyin Sesi ( Özgür seçim edimleri)EYL.2. Kişinin Sesi
(Anlambirimcikler)ANL. 3. Bilimin Sesi (Ekinsel düzgüler)GÖN. 4. Gerçeğin
Sesi (yorumlar)YOR. 5. Simgenin Sesi (Karşısav) SİM.), birisi olan “Kişinin
Sesi /Semantik Kod” bakımından yeniden okunmuştur. Değerlendirmede, Sait
Faik Abasıyanık’ın kısa öykülerinden biri olan “Ben ve Onlar”ı seçilmesinin
nedeni, dünya edebiyatında “short short story” veya “flash fiction” gibi
adlandırmalarla bilinen, Küçürek (kısa) öykü tarzında olmasıdır. Ramazan
Kaplan’a göre yüz sözcüğü geçmeyen bu anlatılar beş yüz sayfalık bir
romanda, anlatılmak isteneni birkaç tümceyle anlatır. Hızlı iletişim çağında,
her şeyin parçalanıp küçüldüğü, dost sohbetleriyle saatlerce süren sofraların
yerini, kısa sürede tüketilen Fast- Food’un alması, özlem sözcüklerinin
sayfalarca sürdüğü mektupların yerini ise birkaç harfe sıkıştırılarak yazılan
kısa mesajların aldığı, tüketim çağında yaşayan insanın, günün yirmi dört
saatinin bir dakikasına sığdırabileceği bu öyküler, çağın bir aynası gibidir.
Yoruma açık ve yananlam öğelerinin fazlasıyla bulunduğu bu öyküler,
“Semantik Kod” bakımından incelemeye değerdir. Metni temel olarak
yazınsal yapıttan ayıran, onu estetik bir ürün değil, anlam aktarıcı bir kılgı,
olarak gören Barthes, S/Z adlı eserinde, metni anlambirimlere ayırarak
incelemiştir. Bu çalışmada, Anlambilimin gönderme yaptığı yananlam veya
anlambirimcikler, Roland Barthes’in izlediği yöntem dâhilinde bir sözcük
138

�BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

veya sözcükler dizisi ile belirtilip, ANL. kısaltmasıyla gösterilmiştir. Seçilen
öykü metninin çoğulluğu ise anlambirimciklerin çeşitli şekillerde
yorumlanmasına olanak sağlamıştır. Anlam derinliği olan bu öykülerde,
herkesin kendinden bir şeyler bulması mümkündür. Bu makalede, yaşam
mücadelesi içinde, ait olmadığı bir ortamdan çıkmaya çalışan bir aydının, içsel
mücadelesi açıklanmaya çalışılmıştır. Toplum yaşamından aile yaşamına
doğru perspektif bir yapıda aktarılan bu öykü çalışması, toplumsallıktan
bireyselliğe uzanan bir yolculuk niteliğindedir.

GÖSTERGEBİLİMSEL YÖNTEMLE BİR MASAL ÇÖZÜMLEMESİ:
"ALTIN ARABA" MASALI ÖRNEĞİ
Esra KÜLAH
Mersin Üniversitesi, Mersin / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Göstergebilimsel Çözümleme, Eyleyenler Modeli,
Masal, Anlam.
ÖZET
Dil ve edebiyat alanında olduğu kadar resimden sinemaya, mimariden
antropolojiye kadar birçok farklı alanda da uygulama alanı genişleyen
göstergebilim, kuramsal yaklaşımlar ve dilbilimin yöntemleriyle metin
çözümlemelerinde farklı bakış açıları ortaya koyar. Yazın eleştirisi ve metin
incelemelerine işlevsel açıdan yaklaşan göstergebilim, anlamın metin içinde
nasıl oluştuğu ve nasıl iletildiği ile ilgilenir. Göstergebilimsel yaklaşımla ele
alınan metin çözümlemelerinde birtakım araçlardan yararlanılır. Algirdas
Julien Greimas tarafından geliştirilen Eyleyenler Modeli de bunlardan biridir.
Bu çözümleme yönteminde, metindeki anlam evreninin oluşumunu ortaya
koymak amacıyla aşamalı bir süreç izlenir. Bu yazıda Greimas’ın geliştirdiği
Eyleyenler Modeli’nden yararlanılarak Naki Tezel’in Türk Masalları adlı
eserindeki “Altın Araba” adlı masalı çözümlenmiştir. Çözümleme sürecinde
öncelikle metin belirli ölçütlerle kesitlere ayrılmış; sonrasında bu kesitler
söylemsel, anlatısal ve mantıksal-anlamsal düzeylerde çözümlenerek metnin
derin yapısına ulaşmak amaçlanmıştır.
139

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4722">
                <text>2731</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4723">
                <text>SAİT FAİK ABASIYANIK’IN KÜÇÜREK (KISA) ÖYKÜSÜ “BEN VE  ONLAR”IN ROLAND BARTHES’İN S/Z ADLI ESERİNDE YER ALAN  “SEMANTİK KOD” BAKIMINDAN YENİDEN OKUMA DENEMESİ</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4724">
                <text>SAYAR, Elif</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4725">
                <text>Öykü, kendine ait özellikleriyle, yeni yorumlara açık ve derin boşluklar  taşıyan bir anlatı türüdür. Bu çalışma, öykünün bu derin boşluklarında,  imgesel ve semantik unsurlarla satır aralarını yeniden okuma denemesidir. Bu  çalışmada Sait Faik Abasıyanık’ın “Ben ve Onlar” adlı kısa öyküsünün  taşıdığı anlam yükü, Roland Barthes’in S/Z adlı eserindeki beş koddan ( 1.  Deneyin Sesi ( Özgür seçim edimleri)EYL.2. Kişinin Sesi  (Anlambirimcikler)ANL. 3. Bilimin Sesi (Ekinsel düzgüler)GÖN. 4. Gerçeğin  Sesi (yorumlar)YOR. 5. Simgenin Sesi (Karşısav) SİM.), birisi olan “Kişinin  Sesi /Semantik Kod” bakımından yeniden okunmuştur. Değerlendirmede, Sait  Faik Abasıyanık’ın kısa öykülerinden biri olan “Ben ve Onlar”ı seçilmesinin  nedeni, dünya edebiyatında “short short story” veya “flash fiction” gibi  adlandırmalarla bilinen, Küçürek (kısa) öykü tarzında olmasıdır. Ramazan  Kaplan’a göre yüz sözcüğü geçmeyen bu anlatılar beş yüz sayfalık bir  romanda, anlatılmak isteneni birkaç tümceyle anlatır. Hızlı iletişim çağında,  her şeyin parçalanıp küçüldüğü, dost sohbetleriyle saatlerce süren sofraların  yerini, kısa sürede tüketilen Fast- Food’un alması, özlem sözcüklerinin  sayfalarca sürdüğü mektupların yerini ise birkaç harfe sıkıştırılarak yazılan  kısa mesajların aldığı, tüketim çağında yaşayan insanın, günün yirmi dört  saatinin bir dakikasına sığdırabileceği bu öyküler, çağın bir aynası gibidir.  Yoruma açık ve yananlam öğelerinin fazlasıyla bulunduğu bu öyküler,  “Semantik Kod” bakımından incelemeye değerdir. Metni temel olarak  yazınsal yapıttan ayıran, onu estetik bir ürün değil, anlam aktarıcı bir kılgı,  olarak gören Barthes, S/Z adlı eserinde, metni anlambirimlere ayırarak  incelemiştir. Bu çalışmada, Anlambilimin gönderme yaptığı yananlam veya  anlambirimcikler, Roland Barthes’in izlediği yöntem dâhilinde bir sözcük veya sözcükler dizisi ile belirtilip, ANL. kısaltmasıyla gösterilmiştir. Seçilen  öykü metninin çoğulluğu ise anlambirimciklerin çeşitli şekillerde  yorumlanmasına olanak sağlamıştır. Anlam derinliği olan bu öykülerde,  herkesin kendinden bir şeyler bulması mümkündür. Bu makalede, yaşam  mücadelesi içinde, ait olmadığı bir ortamdan çıkmaya çalışan bir aydının, içsel  mücadelesi açıklanmaya çalışılmıştır. Toplum yaşamından aile yaşamına  doğru perspektif bir yapıda aktarılan bu öykü çalışması, toplumsallıktan  bireyselliğe uzanan bir yolculuk niteliğindedir.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4726">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4727">
                <text>2014-05-23</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4728">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4729">
                <text>ISSN 2303-582X     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="75">
        <name>P Philology. Linguistics,PA Classical philology,PI Oriental languages and literatures,PN Literature (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="602" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="596">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/bac98ba7709ea5a4c54c3e4de89d18d8.pdf</src>
        <authentication>3827546decff09871992215214be19f9</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="4721">
                    <text>BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

and partly with full of didactic features were written generally in an artistic
style because they narrated miracle of mi’râc. Kerkükî Abdüssettâr Efendi
(1858-1932) also wrote a Mi’râciyye in poetry form of tercî-i bend. It’s chorus
verse is below: Rûz u şeb zikr-i lisânımdır salât ile selâm Ol mübârek rûhuna
ey Hazret-i fahrü’l-enâm In this mi’râciyye, the poet expressed his deep love
and affection to the Prophet Muhammad in a sincere, enthusiastic and lyric
way. In this paper, some information about mi’râciyye as a genre, the place of
mi’râciyye in Turkish Literature, its historical development and some major
mi’râciyye in Turkish literature will be given. After that, author’s life will be
mentioned, his Mi’râciyye, which hasn’t been emphasized before, will be
examined in terms of form and content and its transcript and translation into
modern-day Turkish will be provided.

MUSTAFA KUTLU’NUN ZAFER YAHUT HİÇ HİKÂYESİNDE
ANLATIM TEKNİKLERİ VE TEMATİK UNSURLAR AÇISINDAN
BİR BAKIŞ
Lale QASIMOVA
Qafqaz Üniversitesi / Azerbaycan
Anahtar Kelimeler: Mustafa Kutlu, Zafer yahut Hiç, hikâye.
ÖZET
Yazı hayatına 1970’li yılların başında katılan Mustafa Kutlu, Türk
hikâyeciliğinde kendine özgü bir yere sahiptir. Kutlu, anlatımda geleneğe
yönelmiş, böylece de gelenekle modern hikâye tarzının sentezine ulaşarak,
yeni ve farklı bir hikâye tarzı geliştirmiştir. Bugün “yaşayan mektep” olarak
bilinen Kutlu’nun şimdiye kadar yirmi hikâye kitabı çıkmıştır. Bu hikâyeler
anlatım tarzı, şekil, muhteva bakımından gösterdikleri değişiklikler dikkate
alınarak araştırmacılar tarafından çeşitli biçimde dönemlere ayrılarak
incelenmiştir. Çalışmada bahsettiğimiz Zafer yahut Hiç hikâyesi, 2000
yılından itibaren Uzun Hikâye kitabıyla başlatılan son döneme girer. Dönemin
genel hususiyetlerini yansıtan hikâye, burada olay örgüsü, konular, kişiler,
zaman, mekân, bakış açısı ve anlatıcı bakımından incelemeye tabi tutulmuştur.

43

�BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

ABSTRACT
Mustafa Kutlu, who has begun his creative activity in 1970 has got special
place in the Turkish story writing. He created new and different method of
narration in his story writing combining modern and traditional methods
altogether. Kutlu who has been known with his “Live School” published 20
story books. The stories had been studied by different researchers on the basis
of the method of narration, style and plot in different periods. Moreover the
classifications of his stories haven’t been differed greatly. The story of “Zafer
yahut Hiç” (“Victory or Nothing”) belongs to the book of “The Long Stories”
beginning from 2000 years. The story which reflected general feature of the
century has been analyzed from the view point of theme, character, time,
setting, view point.

GAZÂYÎ-İ BOSNAVÎ’NİN MAKSAD-I AKSÂ ADLI ESERİ
Muhittin ELIAÇIK
Kırıkkale Üniversitesi, Kırıkkale / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Bosna, Yayçe, Gazâyî, Maksad-ı Aksâ.
ÖZET
Gazâyî-i Bosnavî’nin künyesi “İbni Hasan Dede Şa’bân Gazâyî el-Bosnavî elYayçevî olup, şair kimliğiyle Gazâyî olarak şöhret bulmuştur. Mensup olduğu
yer Bosna, oturduğu yer ise Yayçe (Jajce)’dir. Yayçe, bugün Bosna-Hersek
merkezinde Vrbas nehrinin kenarında, Banya Luka, Mrkonjiç Grad ve Donji
Vakuf yollarının kesişim noktasında bir yerleşim yeridir. Gazâyî-i Bosnavî,
1022/1613 tarihinde Kanice ve çevresine kadı olmuş ve buranın gazilerini
ibadete düşkün dindar insanlar görerek bir ilmihal ve va’z u nasihat kitabı
yazmak istemiştir. Ancak, içine bir şeyhe bağlanmanın gerekliliği doğmuş ve
o sırada tarikat halifesi olarak Leskofça’dan Peçuy’a gelip yerleşmiş bulunan
Halvetî şeyhlerinden Şeyh Hasan Efendi’nin manevi terbiyesine girmiştir.
Arkadaşlarıyla birlikte bu şeyhe bağlanan Gazâyî insanlara faydalı olmak için
Maveraünnehrli ünlü velîlerden Aziz bin Muhammed Nesefî (ö.1300)‘nin
44

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4713">
                <text>2711</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4714">
                <text>MUSTAFA KUTLU’NUN ZAFER YAHUT HİÇ HİKÂYESİNDE  ANLATIM TEKNİKLERİ VE TEMATİK UNSURLAR AÇISINDAN  BİR BAKIŞ</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4715">
                <text>QASIMOVA, Lale</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4716">
                <text>Yazı hayatına 1970’li yılların başında katılan Mustafa Kutlu, Türk  hikâyeciliğinde kendine özgü bir yere sahiptir. Kutlu, anlatımda geleneğe  yönelmiş, böylece de gelenekle modern hikâye tarzının sentezine ulaşarak,  yeni ve farklı bir hikâye tarzı geliştirmiştir. Bugün “yaşayan mektep” olarak  bilinen Kutlu’nun şimdiye kadar yirmi hikâye kitabı çıkmıştır. Bu hikâyeler  anlatım tarzı, şekil, muhteva bakımından gösterdikleri değişiklikler dikkate  alınarak araştırmacılar tarafından çeşitli biçimde dönemlere ayrılarak  incelenmiştir. Çalışmada bahsettiğimiz Zafer yahut Hiç hikâyesi, 2000  yılından itibaren Uzun Hikâye kitabıyla başlatılan son döneme girer. Dönemin  genel hususiyetlerini yansıtan hikâye, burada olay örgüsü, konular, kişiler,  zaman, mekân, bakış açısı ve anlatıcı bakımından incelemeye tabi tutulmuştur. ABSTRACT  Mustafa Kutlu, who has begun his creative activity in 1970 has got special  place in the Turkish story writing. He created new and different method of  narration in his story writing combining modern and traditional methods  altogether. Kutlu who has been known with his “Live School” published 20  story books. The stories had been studied by different researchers on the basis  of the method of narration, style and plot in different periods. Moreover the  classifications of his stories haven’t been differed greatly. The story of “Zafer  yahut Hiç” (“Victory or Nothing”) belongs to the book of “The Long Stories”  beginning from 2000 years. The story which reflected general feature of the  century has been analyzed from the view point of theme, character, time,  setting, view point.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4717">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4718">
                <text>2014-05-23</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4719">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4720">
                <text>ISSN 2303-582X     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="75">
        <name>P Philology. Linguistics,PA Classical philology,PI Oriental languages and literatures,PN Literature (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="601" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="595">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/db94c45eadcd912d3f0ff0f632540e3a.pdf</src>
        <authentication>94b14875bef30b1005ae9f4671a25ad2</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="4712">
                    <text>BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

yabancı kaldıkları yaşadıkları ortamın kültürünün etkisinde kaldıkları
gözlemlenmiştir.
IRAK TUZHURMATU TÜRKMENLERİNDE TOY (DÜĞÜN) İLE
İLGİLİ ÖRF VE ADETLER
Zeynel POLAT
Ishik Üniversitesi / Irak
Anahtar Kelimeler: Horyat, Irımlar, Kültürel Göçüşme, Toy, Tuzhurmatu
Kültürü.
ÖZET
Oğuzlardan devraldıkları örf, adet ve geleneklerini yaşatma gayreti içinde olan
Irak Türkleri, teknolojinin gelişmesi ile son çeyrek asırdır ister istemez şehir
ve kasabalarda kendi kültürlerini yaşatmada gözle görülür şekilde
yavaşlamışlardır. Araştırmalarımızda birçok hadisenin artık şehir ve
kasabalarda değil de köylerde yaşatılmaya gayret edildiğini tesbit ettik. Başta
Kerkük şehri olmak üzere, Tuzhurmatu, Tellafer, Altunköprü gibi şehirlerde
de az da olsa kültürel gevşeme kendini göstermektedir. Buna rağmen
kültürlerine saygıda kusur etmemiş, yaşatma azimlerini sürdürme çabası içine
girmişlerdir. Kültürü hayata tatbik etmede, birlikte yaşama mecburiyetinde
olan milletlerde kültür transferi de olmaktadır. Bunun en açık örneği Erbil
şehridir. Erbil’de nüfusun çoğunluğunu Kürtler teşkil ettiğinden dil, kültür
alışverişi çok yaşanmaktadır. Etkilenmenin daha az olduğu bazı şehir, kasaba
ve köyler de zamandan nasibini almıştır. Bu bağlamda bildirimizin kültürel
sıcaklığını koruma azmi içinde olan Tuzhurmatu kasabasının folklorik açıdan
ele aldığımız bu kısmını günümüzden yaklaşık 35 – 40 yıl gerisinde halkın
yaşadığı, uyguladığı şekliyle yansıtma gayreti içine girdik. Kız isteme, ev
kurma, evlenme, sünnet, çocuk isteme, hamilelik, çocuğa ad koyma, ölüm vs.
hayatın içinde ve hayata yön veren bunlar gibi dönüm noktalarını bu şehir baz
alınarak Irak Türkmenleri halk şiirleri örnekleriyle vermeye çalıştık.

134

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4704">
                <text>2728</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4705">
                <text>IRAK TUZHURMATU TÜRKMENLERİNDE TOY (DÜĞÜN) İLE  İLGİLİ ÖRF VE ADETLER</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4706">
                <text>POLAT, Zeynel</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4707">
                <text>Oğuzlardan devraldıkları örf, adet ve geleneklerini yaşatma gayreti içinde olan  Irak Türkleri, teknolojinin gelişmesi ile son çeyrek asırdır ister istemez şehir  ve kasabalarda kendi kültürlerini yaşatmada gözle görülür şekilde  yavaşlamışlardır. Araştırmalarımızda birçok hadisenin artık şehir ve  kasabalarda değil de köylerde yaşatılmaya gayret edildiğini tesbit ettik. Başta  Kerkük şehri olmak üzere, Tuzhurmatu, Tellafer, Altunköprü gibi şehirlerde  de az da olsa kültürel gevşeme kendini göstermektedir. Buna rağmen  kültürlerine saygıda kusur etmemiş, yaşatma azimlerini sürdürme çabası içine  girmişlerdir. Kültürü hayata tatbik etmede, birlikte yaşama mecburiyetinde  olan milletlerde kültür transferi de olmaktadır. Bunun en açık örneği Erbil  şehridir. Erbil’de nüfusun çoğunluğunu Kürtler teşkil ettiğinden dil, kültür  alışverişi çok yaşanmaktadır. Etkilenmenin daha az olduğu bazı şehir, kasaba  ve köyler de zamandan nasibini almıştır. Bu bağlamda bildirimizin kültürel  sıcaklığını koruma azmi içinde olan Tuzhurmatu kasabasının folklorik açıdan  ele aldığımız bu kısmını günümüzden yaklaşık 35 – 40 yıl gerisinde halkın  yaşadığı, uyguladığı şekliyle yansıtma gayreti içine girdik. Kız isteme, ev  kurma, evlenme, sünnet, çocuk isteme, hamilelik, çocuğa ad koyma, ölüm vs.  hayatın içinde ve hayata yön veren bunlar gibi dönüm noktalarını bu şehir baz  alınarak Irak Türkmenleri halk şiirleri örnekleriyle vermeye çalıştık.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4708">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4709">
                <text>2014-05-23</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4710">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4711">
                <text>ISSN 2303-582X     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="75">
        <name>P Philology. Linguistics,PA Classical philology,PI Oriental languages and literatures,PN Literature (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="600" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="594">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/eb8b6a67c92b900639d19d61e72a6e99.pdf</src>
        <authentication>9ebdba44a40bde7ba0c25eb4a6a87f6c</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="4703">
                    <text>BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

yüzyılın ilk yıllarında Fuzuli geleneklerinin takipçisi olarak tanınmış
kendisiyle hemfikir olan Aliağa Vahid, Ali Nazmi, Salman Mümtaz gibi
şahsiyetlerle defalarca görüşmüştür. Novberi Füzuli yaratıcılığına o kadar
hayran olmuş ki, şiirlerinden birinde kendisiyle aynı dönemde yaşamak, hatta
onun kalemi, mürekkebi olmak istediğini belirtmiştir. Fuzuli şiirlerine yazılan
tahmisler şairin yaratıcılığında önemli yer tutmaktadır. Onun Fuzuli'nin “Ya
Rab”, “Gül”, “Beni”, “Aşk”, “Bak”, “Çare”, “Sabah” ve başka redifli
gazellerine yazdığı tahmisleri özellikle dikkat çekicidir Azerbaycan Milli
Bilimler Akademisi Elyazmaları Enstitüsü'nde S-464 ve S-465 şifresile
Növberinin avtografı olan 2 ciltten oluşan tahmisler toplusu korunmaktadır.
AZERBAYCANIN GEDEBEY YÖRESİNİN TÜRK MENŞELİ
ETNOTOPONİMLERİ
Mehebbet PAŞAYEVA
Azebaycan Devlet İktisat Universitesi / Azerbaycan
Anahtar Kelimeler: Etnotoponim, kabile, halk, tarih, söykökü.
ÖZET
Malumdur ki, etnotoponimler halkın tarihini, etnogenezini, onun yayılma
önem kesb edir.
areallarını öğrenmek açısından son derece büyük
Etnotoponimlerin müeyyen qrupu halqın teşekkülünde hansı kabile, tayfaların
iştirak etdiyini, bu prosesin özünün ne zaman baş verdiyini
müeyyenleşdirmeye imkan verir ve halkın tarih boyu yaşadığı ve yayıldığı
arazini müeyyenleşdirmek için tutarlı kaynakdır. Her bir yer adı ait olduğu
halkın dili, tarihi, etnoqrafiyası, dünya görüşleri, teşeklülû, etnogenetik yapısı,
medeniyeti gibi özellikier hakkında çokyönlü bilgi verir. Yer adları sadece
belirli bir yerin adını bildirmekle yanısıra, o yerlerde yaşayan halkın etnik
yapısı gibi çeşitli özellikleri de bildirmektedir. Türk dünyasının ayrılmaz bir
parçasi olan Azerbeycan insanların yerlesmiş olduklan en eski yerlerden
biridir. Azerbaycan'ın tarihi geçmişi, cografi konumu ve halkların etnik
menşeyi hakkrnda bilgi veren yer adları (toponimler) zaman zaman
parçalanarak bir birinden ayrı kalmış Türk dünyasının büyük geçmisinin
ögrenilmesi için degerli bir kaynaktır. Azerbaycanda tarihin eski devirlerinden
14

�BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

baslamış günümüze kadar korunmuş Türk menşeli yer adları mevcuttur. Tarihi
milattan öncelere ait bu yer adları eski yazılı kaynaklar ve folktor
arastrmalarında açık bir sekide ifade olunmuşdur.Azerbaycan türklerinin
etnogenezinde bir çok kadim türk kavimleri iştirak etmişler. Bu kavimlerin her
biri Azerbaycann arazisindeki toponimlerde adlarını koruya bilmişlerdir.
Azebaycanın Gedebey yöresi tarih boyunca birçok türk kavimlerinin göç
etdiyi arazilrden olmuştur. Bu kavimlerden Hun, Katak, Qarqar, Kıpçak ve b.
bölgenin etnotoponimlerinin formalaşmasında mühüm rolu olmuşdur.
Sunulan çalışmada Azerbaycan'nın zengin tarihe malik olan arazilerinden
Gedebey yöresindeki yer adları incelenmiştir. Gedebey yöresi Azerbaycan
Türk köklerinin daha derin katlarını, ümumtürk tarihinin eski çağlarını
öyrenmek üçün misilsiz hazinedir. Makalede Azerbaycan'nın Gedebey
yöresindeki mevcut olan bazı yer adları ve bu yerlere adlarını vermiş eski
Türk menşeli tayfalarla bağlı bilgiler verilmiş, türk halklarının soy kökünde
bulunan etnik tayfa ve kabile birlesmeleri ile bağlı tahliller aparılmıştır. Yer
adları ile ilgili yöre halkı arasında dolaşan efsane ve rivayetlerde eski türk
kültürünün izleri araştırılmış, zaman-zaman bu topraklara göç eden eski türk
tayfalarından söz edilmis, bazı yer adlarının menseyi hakkında bilgi
verilmiştir.

ETHNO TOPONYMS OF THE TURKISH ORIGIN OF GEDEBEY
REGION OF AZERBAIJAN
One of the oldest places where people settled is the Azerbaijan is an integral
part of the Turkish community. In Azerbaijan names of Turkish origin from
the ancient times of history has been preserved until today. Toponyms which
give information about Azerbaijani history, geographial position and origin of
people. It is known that the ethno toponyms assume extremely important for
studing history, ethnogenesis of nation. Some turkish communities took part in
the formation of the ethnogenesis of Azerbaijani turks They kept their names
in the toponyms of Azerbaijani ground. Gedebey region of Azerbaijan
throughout the history of Azerbaijan has been one of regions of the migration
of Turkish tribes. These tribes Huns, Kataks, Qarqars and etc. played an
important role in the formation of the ethnonymis of the region. In present
work investigated the land names of Gedebey region of Azerbaijan. Gedebey
region is the unique treasure for studing the ancient history of Azerbaijani. In
15

�BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

the present article were given information about place names of Gedebey
region of Azerbaijan.

OZAN-AŞIK SANATININ KÜLTÜRÜMÜZDE YERİ
Maarife HACIYEVA
Azebaycan Devlet İktisat Universiteti / Azerbaycan
Anahtar Kelimeler: Saz, söz, kültür, kimlik, milli, sanat.
ÖZET
Türk kültürünün kadim bir sahasını ifade eden saz-söz sanatının, milli
kültürün kökünde dayandığını musiki ve folklor araştırıcıları ispatlamışlar.
Türk dünyasının zengin kültürü ile bağlı olan saz-söz sanatı yüzyıllar boyu
türklerin güclü sanat tribunu olmuş, onların milli-manevi değerlerinin bir
kısmı da daha çok saz-söz sanatında korunup yaşamışdır. Çağdaş sazın ibtidai
forması olan kopuz, çağdaş aşıkların ulu dedesi, selefi olan türk dünyasının
milli kimliğinin bir belgesidir. Saz-söz türklerin manevi varlığının optimal
kültürel kimliğini ifade etmektedir. Tarihi eskilere dayanan “kopuz” ,
“bağlama” adlanan saz tekmilleşerek “cüre” sazdan “tavar” saza, “tavar”
sazdan daha iri saz olan “ustad saza”, daha doğruau üçtelliden on iki telliye
kadar saz çeşidine dönüçmüşdür. Saz hem de türklerin musiki kültüründen
haber veriyor. Bu kültürel aletde 200 civarında aşık havasının çalınıb
günümüze kadar geldiyi tespit edilmişdir. Aşık havaları yeni aşık tarzı, şiir
türlerinin de yaranmasına vesile olmuştur. Sazın aşık ifaçılık sanatına verdiyi
töhfeler, aşığın ifaçılığında yaranan musiki regarengliyi, sazın aşık
terminolojisine mahsus isimleri, saz-söz sanatında yeni-yeni havaların yaranıb
zenginleşmesi, saz-söz sanatında kendine has geyim-kuşam halkın kadim
kültüründen etnoğrafisinden haber verir ve türkülerin milli kimliyinde
müstüsna rol oynamıştır. Sazın eşliyinde ortaya çıkan aşık sanatında musiki,
şiiriyyat, dans, aktörlük ve ifaçılığı ihata etmesi aşık sanatının kendine has
özelliyini ifade ediyor. Saz-söz sanatının bu özelliğini ilk defa Azerbaycan
müziğinin klassiki Üzeyir Hacıbeyli “Koroğlu” operasında tatbik etmişdir.
Kara Karayevin ve diger bestekarların da eserlerinde, opera, bale, simfonik ve
kamera müziginde aşık havalarının intonasya özellikleri vardır. YUNESKOnun Keyri Maddi Medeni İrsinin Korunması üzre Komitesi 2009-cu il
16

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4695">
                <text>2630</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4696">
                <text>AZERBAYCANIN GEDEBEY YÖRESİNİN TÜRK MENŞELİ  ETNOTOPONİMLERİ</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4697">
                <text>PAŞAYEVA, Mehebbet</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4698">
                <text>Malumdur ki, etnotoponimler halkın tarihini, etnogenezini, onun yayılma  areallarını öğrenmek açısından son derece büyük önem kesb edir.  Etnotoponimlerin müeyyen qrupu halqın teşekkülünde hansı kabile, tayfaların  iştirak etdiyini, bu prosesin özünün ne zaman baş verdiyini  müeyyenleşdirmeye imkan verir ve halkın tarih boyu yaşadığı ve yayıldığı  arazini müeyyenleşdirmek için tutarlı kaynakdır. Her bir yer adı ait olduğu  halkın dili, tarihi, etnoqrafiyası, dünya görüşleri, teşeklülû, etnogenetik yapısı,  medeniyeti gibi özellikier hakkında çokyönlü bilgi verir. Yer adları sadece  belirli bir yerin adını bildirmekle yanısıra, o yerlerde yaşayan halkın etnik  yapısı gibi çeşitli özellikleri de bildirmektedir. Türk dünyasının ayrılmaz bir  parçasi olan Azerbeycan insanların yerlesmiş olduklan en eski yerlerden  biridir. Azerbaycan'ın tarihi geçmişi, cografi konumu ve halkların etnik  menşeyi hakkrnda bilgi veren yer adları (toponimler) zaman zaman  parçalanarak bir birinden ayrı kalmış Türk dünyasının büyük geçmisinin  ögrenilmesi için degerli bir kaynaktır. Azerbaycanda tarihin eski devirlerinden baslamış günümüze kadar korunmuş Türk menşeli yer adları mevcuttur. Tarihi  milattan öncelere ait bu yer adları eski yazılı kaynaklar ve folktor  arastrmalarında açık bir sekide ifade olunmuşdur.Azerbaycan türklerinin  etnogenezinde bir çok kadim türk kavimleri iştirak etmişler. Bu kavimlerin her  biri Azerbaycann arazisindeki toponimlerde adlarını koruya bilmişlerdir.  Azebaycanın Gedebey yöresi tarih boyunca birçok türk kavimlerinin göç  etdiyi arazilrden olmuştur. Bu kavimlerden Hun, Katak, Qarqar, Kıpçak ve b.  bölgenin etnotoponimlerinin formalaşmasında mühüm rolu olmuşdur.  Sunulan çalışmada Azerbaycan'nın zengin tarihe malik olan arazilerinden  Gedebey yöresindeki yer adları incelenmiştir. Gedebey yöresi Azerbaycan  Türk köklerinin daha derin katlarını, ümumtürk tarihinin eski çağlarını  öyrenmek üçün misilsiz hazinedir. Makalede Azerbaycan'nın Gedebey  yöresindeki mevcut olan bazı yer adları ve bu yerlere adlarını vermiş eski  Türk menşeli tayfalarla bağlı bilgiler verilmiş, türk halklarının soy kökünde  bulunan etnik tayfa ve kabile birlesmeleri ile bağlı tahliller aparılmıştır. Yer  adları ile ilgili yöre halkı arasında dolaşan efsane ve rivayetlerde eski türk  kültürünün izleri araştırılmış, zaman-zaman bu topraklara göç eden eski türk  tayfalarından söz edilmis, bazı yer adlarının menseyi hakkında bilgi  verilmiştir.    ETHNO TOPONYMS OF THE TURKISH ORIGIN OF GEDEBEY  REGION OF AZERBAIJAN  One of the oldest places where people settled is the Azerbaijan is an integral  part of the Turkish community. In Azerbaijan names of Turkish origin from  the ancient times of history has been preserved until today. Toponyms which  give information about Azerbaijani history, geographial position and origin of  people. It is known that the ethno toponyms assume extremely important for  studing history, ethnogenesis of nation. Some turkish communities took part in  the formation of the ethnogenesis of Azerbaijani turks They kept their names  in the toponyms of Azerbaijani ground. Gedebey region of Azerbaijan  throughout the history of Azerbaijan has been one of regions of the migration  of Turkish tribes. These tribes Huns, Kataks, Qarqars and etc. played an  important role in the formation of the ethnonymis of the region. In present  work investigated the land names of Gedebey region of Azerbaijan. Gedebey  region is the unique treasure for studing the ancient history of Azerbaijani. In the present article were given information about place names of Gedebey  region of Azerbaijan.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4699">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4700">
                <text>2014-05-23</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4701">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4702">
                <text>ISSN 2303-582X     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="75">
        <name>P Philology. Linguistics,PA Classical philology,PI Oriental languages and literatures,PN Literature (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
  <item itemId="599" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="593">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/f5ff7233b5b75346446402e97023705e.pdf</src>
        <authentication>7f3867d72b725939ee49043bd86bba29</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="4694">
                    <text>BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

arzusunun görsel dille dönüşümünü temsil etmektedir. Filmsel mekanlarda
Bosna Hersek vatandaşları, şehirlerine yönelik olarak sivil toplumun kentsel
aidiyet ve bütünleşme çabalarını sergilemektedir. Öte yandan, filmlerin
senaryoları yazınsal bir ürün olarak drama olgusundan yola çıkmakta,
böylelikle Bosna Hersek sinemasının dili dramatik-trajik anlatılara
dayanmaktadır. Bu anlatıların temellerinden birisi ise Türk kültürüyle ve inanç
sistemiyle olan bağlantılardır. Özellikle Osmanlı’nın dörtyüzelli yıllık izlerini
taşıyan Saraybosna’nın sinemasal mekan olarak kullanımı, bu sinemanın
görsel dilinin Türk kültüründen ayrışık olamayacağını göstermekte ve bu
bölgedeki Osmanlı izleri sinema diline önemli ölçüde katkı sağlamaktadır. Bu
anlamda Bosna Hersek sineması hem dramanın aktarılış biçimi hem de
mekanın yansıtılması anlamında Türk kültürün derin izlerini taşımaktadır.
Tüm bu olguların ışığında bu çalışmada Bosna’lı farklı yönetmenlerin filmleri
anlatısal ve görsel unsurlar bağlamında ele alınarak sinemasal dilleri kültürel
bir çözümlemeye tabi tutulacaktır.

XX YÜZYIL AZERBAYCAN EDEBİYATINDA TAHMİS TARZININ
ÜSTADI NOVBERİ
Naile MUSTAFAYEVA
Azerbaycan Milli Bilimler Akademisi M.Fuzuli Adlı
Elyazmalar Enstitüsü
Anahtar Kelimeler: Toplu, tahmis, klasik, Novberi, Fuzuli.
ÖZET
Yirminci yüzyılda, özellikle de eski Sovyetler döneminde Azerbaycan
edebiyatı yeni görevler üstlenmiş, şiire yeni konular gelmiş, birtakım klasik
şiir türlerinden vazgeçilmiştir. “Novberi” mahlasıyla şiirler yazan Kerbelayi
Gara Meşedi Suleyman oğlu Garayev böyle bir dönemde yaşayarak klasik
edebi geleneği yaşatmaya çalışan, Nevai ve Fuzuli şiirlerine tahmisler yazan
şairlerden olmuştur. O, 1885 yılında Şuşa'da, tüccar ailesinde doğmuş,
eğitimini de burada almış, Arap, Fars ve Rus dillerini öğrenmiştir. 1920
yılında Azerbaycan'da Sovyet hakimiyeti kuruluncaya kadar şair ticaretle
uğraşmış, İran, Suriye, İrak ve Suudi Arabistan'a seyahat etmiştir. Novberi XX
13

�BİLDİRİ ÖZETLERİ - UTEK 2014

yüzyılın ilk yıllarında Fuzuli geleneklerinin takipçisi olarak tanınmış
kendisiyle hemfikir olan Aliağa Vahid, Ali Nazmi, Salman Mümtaz gibi
şahsiyetlerle defalarca görüşmüştür. Novberi Füzuli yaratıcılığına o kadar
hayran olmuş ki, şiirlerinden birinde kendisiyle aynı dönemde yaşamak, hatta
onun kalemi, mürekkebi olmak istediğini belirtmiştir. Fuzuli şiirlerine yazılan
tahmisler şairin yaratıcılığında önemli yer tutmaktadır. Onun Fuzuli'nin “Ya
Rab”, “Gül”, “Beni”, “Aşk”, “Bak”, “Çare”, “Sabah” ve başka redifli
gazellerine yazdığı tahmisleri özellikle dikkat çekicidir Azerbaycan Milli
Bilimler Akademisi Elyazmaları Enstitüsü'nde S-464 ve S-465 şifresile
Növberinin avtografı olan 2 ciltten oluşan tahmisler toplusu korunmaktadır.
AZERBAYCANIN GEDEBEY YÖRESİNİN TÜRK MENŞELİ
ETNOTOPONİMLERİ
Mehebbet PAŞAYEVA
Azebaycan Devlet İktisat Universitesi / Azerbaycan
Anahtar Kelimeler: Etnotoponim, kabile, halk, tarih, söykökü.
ÖZET
Malumdur ki, etnotoponimler halkın tarihini, etnogenezini, onun yayılma
önem kesb edir.
areallarını öğrenmek açısından son derece büyük
Etnotoponimlerin müeyyen qrupu halqın teşekkülünde hansı kabile, tayfaların
iştirak etdiyini, bu prosesin özünün ne zaman baş verdiyini
müeyyenleşdirmeye imkan verir ve halkın tarih boyu yaşadığı ve yayıldığı
arazini müeyyenleşdirmek için tutarlı kaynakdır. Her bir yer adı ait olduğu
halkın dili, tarihi, etnoqrafiyası, dünya görüşleri, teşeklülû, etnogenetik yapısı,
medeniyeti gibi özellikier hakkında çokyönlü bilgi verir. Yer adları sadece
belirli bir yerin adını bildirmekle yanısıra, o yerlerde yaşayan halkın etnik
yapısı gibi çeşitli özellikleri de bildirmektedir. Türk dünyasının ayrılmaz bir
parçasi olan Azerbeycan insanların yerlesmiş olduklan en eski yerlerden
biridir. Azerbaycan'ın tarihi geçmişi, cografi konumu ve halkların etnik
menşeyi hakkrnda bilgi veren yer adları (toponimler) zaman zaman
parçalanarak bir birinden ayrı kalmış Türk dünyasının büyük geçmisinin
ögrenilmesi için degerli bir kaynaktır. Azerbaycanda tarihin eski devirlerinden
14

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4686">
                <text>2628</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4687">
                <text>XX YÜZYIL AZERBAYCAN EDEBİYATINDA TAHMİS TARZININ  ÜSTADI NOVBERİ</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4688">
                <text>MUSTAFAYEVA, Naile</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4689">
                <text>Yirminci yüzyılda, özellikle de eski Sovyetler döneminde Azerbaycan  edebiyatı yeni görevler üstlenmiş, şiire yeni konular gelmiş, birtakım klasik  şiir türlerinden vazgeçilmiştir. “Novberi” mahlasıyla şiirler yazan Kerbelayi  Gara Meşedi Suleyman oğlu Garayev böyle bir dönemde yaşayarak klasik  edebi geleneği yaşatmaya çalışan, Nevai ve Fuzuli şiirlerine tahmisler yazan  şairlerden olmuştur. O, 1885 yılında Şuşa'da, tüccar ailesinde doğmuş,  eğitimini de burada almış, Arap, Fars ve Rus dillerini öğrenmiştir. 1920  yılında Azerbaycan'da Sovyet hakimiyeti kuruluncaya kadar şair ticaretle  uğraşmış, İran, Suriye, İrak ve Suudi Arabistan'a seyahat etmiştir. Novberi XX yüzyılın ilk yıllarında Fuzuli geleneklerinin takipçisi olarak tanınmış  kendisiyle hemfikir olan Aliağa Vahid, Ali Nazmi, Salman Mümtaz gibi  şahsiyetlerle defalarca görüşmüştür. Novberi Füzuli yaratıcılığına o kadar  hayran olmuş ki, şiirlerinden birinde kendisiyle aynı dönemde yaşamak, hatta  onun kalemi, mürekkebi olmak istediğini belirtmiştir. Fuzuli şiirlerine yazılan  tahmisler şairin yaratıcılığında önemli yer tutmaktadır. Onun Fuzuli'nin “Ya  Rab”, “Gül”, “Beni”, “Aşk”, “Bak”, “Çare”, “Sabah” ve başka redifli  gazellerine yazdığı tahmisleri özellikle dikkat çekicidir Azerbaycan Milli  Bilimler Akademisi Elyazmaları Enstitüsü'nde S-464 ve S-465 şifresile  Növberinin avtografı olan 2 ciltten oluşan tahmisler toplusu korunmaktadır.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4690">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4691">
                <text>2014-05-23</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4692">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="4693">
                <text>ISSN 2303-582X     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
    <tagContainer>
      <tag tagId="75">
        <name>P Philology. Linguistics,PA Classical philology,PI Oriental languages and literatures,PN Literature (General)</name>
      </tag>
    </tagContainer>
  </item>
</itemContainer>
