<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<itemContainer xmlns="http://omeka.org/schemas/omeka-xml/v5" xmlns:xsi="http://www.w3.org/2001/XMLSchema-instance" xsi:schemaLocation="http://omeka.org/schemas/omeka-xml/v5 http://omeka.org/schemas/omeka-xml/v5/omeka-xml-5-0.xsd" uri="https://omeka.ibu.edu.ba/items/browse?output=omeka-xml&amp;page=211" accessDate="2026-06-23T22:04:20+01:00">
  <miscellaneousContainer>
    <pagination>
      <pageNumber>211</pageNumber>
      <perPage>10</perPage>
      <totalResults>3494</totalResults>
    </pagination>
  </miscellaneousContainer>
  <item itemId="1501" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="2011">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/17080e7ce0303fef14b09358af5cf2fb.docx</src>
        <authentication>733c2c004bce8f6958965e0179167cf3</authentication>
      </file>
      <file fileId="2012">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/0aa27957772b33c9b23872835bc10a06.pdf</src>
        <authentication>d2d47c7fbc5a18578ae1fb351c7fe240</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="12070">
                    <text>1946 “YUGOSLAVYA’SINA” TÜRKİYE’DEN BAKIŞ
Seçil ÖZDEMİR
İstanbul Üniversitesi, İstanbul / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Bosna-Hersek, Hırvatistan, Sırbistan, Makedonya, Karadağ, Slovenya
Balkanlar, Yugoslavya, Türk Basını.
ÖZET
Balkanlar, genel olarak Türk Tarihi değerlendirilmek istendiğinde göz ardı edilmesi
mümkün olmayan bir coğrafya bir kültür sahasıdır. Yüzlerce yıl devam eden ortak bağların
izleri, bu gün siyasi çizgiler ile ayrılmış olsa da kültürel hatlar için bu durum söz konusu
olamamıştır. Siyasi çizgilerin oluştuğu dönemlerde de Türkiye Balkanlarda yaşanan olaylara
duyarsız kalmamış gerek Türkiye Büyük Millet Meclisinde resmi yollarla gerekse basın yayın
organları ile Balkan halkları ile Türk halkının iletişimi sürdürülmüştür. Bu noktada çalışmanın
amacı tüm dünya gibi Türkiye ve Balkanlar için önemli bir tarih olan 1946 senesi gelişmelerini,
özellikle Türkiye de çok partili hayata geçilirken Yugoslavya’da oluşturulan yeni anayasayı
Türkiye Büyük Millet Meclisi zabıtları ve dönemin Türk basınını göz önünde bulundurarak
değerlendirmektir.

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12062">
                <text>2022</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12063">
                <text>1946 “YUGOSLAVYA’SINA” TÜRKİYE’DEN BAKIŞ</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12064">
                <text>ÖZDEMİR, Seçil</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12065">
                <text>Anahtar Kelimeler: Bosna-Hersek, Hırvatistan, Sırbistan, Makedonya, Karadağ, Slovenya Balkanlar, Yugoslavya, Türk Basını.  ÖZET  Balkanlar, genel olarak Türk Tarihi değerlendirilmek istendiğinde göz ardı edilmesi mümkün olmayan bir coğrafya bir kültür sahasıdır. Yüzlerce yıl devam eden ortak bağların izleri, bu gün siyasi çizgiler ile ayrılmış olsa da kültürel hatlar için bu durum söz konusu olamamıştır. Siyasi çizgilerin oluştuğu dönemlerde de Türkiye Balkanlarda yaşanan olaylara duyarsız kalmamış gerek Türkiye Büyük Millet Meclisinde resmi yollarla gerekse basın yayın organları ile Balkan halkları ile Türk halkının iletişimi sürdürülmüştür. Bu noktada çalışmanın amacı tüm dünya gibi Türkiye ve Balkanlar için önemli bir tarih olan 1946 senesi gelişmelerini, özellikle Türkiye de çok partili hayata geçilirken Yugoslavya’da oluşturulan yeni anayasayı Türkiye Büyük Millet Meclisi zabıtları ve dönemin Türk basınını göz önünde bulundurarak değerlendirmektir.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12066">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12067">
                <text>2013-05-17</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12068">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12069">
                <text>ISSN 2203-4548     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
  </item>
  <item itemId="1500" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="2009">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/800ed675faa8b7020a24f4d33c759fd7.docx</src>
        <authentication>cddebc10f5634a4d79777f42805673f0</authentication>
      </file>
      <file fileId="2010">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/54cb21a006e61599a8e923ca3231ac93.pdf</src>
        <authentication>87bca419596152099f0af72dc63ff581</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="12061">
                    <text>TARİHE SIR OLAN SIRRİ BABA HAZRETLERİ
Hüseyin ÖZCAN - Sultan SUBAŞI
International Burch University, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Bölümü, Saraybosna /
Bosna Hersek
Anahtar Kelimeler: Bosna hersek, Abdurrahman Sırri Baba Hazretleri, Nakşibendi tarikatı,
Sırri Baba ilahileri, tasavvufi terimler.
ÖZET
Tarihler 1463’e geldiği zaman
Bosna-Hersek
büyük bir değişim evresine
hazırlanmaktaydı. Zemini hazırlanmış olan Bosna-Hersek 1463 yılında Fatih Sultan Mehmet
tarafından Bosna kısmı feth edildi. 1482 yılında ise fethin yarıda kalan Hersek kısmı, II. Sultan
Bayezid tarafından feth edilerek Bosna-Hersek’in fethi tamanlanmştır. Fakat bu fetihler diğer
fetihler den çok daha farklıdır. Çünkü bu topraklar 200 yıla aşkın tıpkı bir nazlı gelin edasıyla
alınmıştı. Fatih Sultan Mehmet’in Bosna fethi gerçekleşmeden, 200 yıl önce giden Tarikat
şeyhlerinin İslam anlayışıyla insanlara aşıladıkları karşılıksız hizmet ve hoşgörüleriyle halkın
büyük çoğunluğu bu fethe hazırdı. Sarı Saltuk, Ayvaz Dede gibi bir çok Tarikat ehlilerin
attıkları tohumların meyvelerinden biri de Sırri Baba Hazretleridir. Nakşibendi tarikat
şeyhlerinden biri olan Abdurrahman Sırri Baba Hazretleri ‘nin mürşidi ona Sırları bilen
anlamında ‘’Sırrı Baba’’ lakabını vermiştir. Bu lakabı ona veren Sırrı Baba’nın Mürşidi Şeyh
Hüseyin Zukıc’tir. Mürşidinden almış olduğu feyizle,Sırrı Baba Oglavak’ta Nakşi Tekke’si
kurar. Burada halkın dini boyutu dışında, fakirlere, yolculara ve yolda kalanlara tekkenin
kapılarını açarak halka gösterdiği cömert ve samimi davranışlarıyla kısa sürede halkın
gönüllerini fetheder. Aynı zamanda Osmanlı gelmeden tarikat şeyhlerimizin yapmış oldukları
geleneğin, canlı tutulmasına ve gönüller de İslam şuurunun her yönden temsil boyutunu
yaşayarak örnek olur. Sırri Baba Hazretleri, Oglavaktaki tekkesiyle sadece o bölgenin halkına
değil Bosna Valisi Mehmet Vecihi paşa gibi bir çok devlet büyüklerinin gönüllerini feth ederek
tekkeyi ziyarette bulunmuşlardır. Yazmış olduğu Arapça ve Osmanlıca ilahilerle insanların
Allaha olan yakınlığının artmasına ve o zaman da insanlar arasındaki kardeşlik bağlarının
kuvvetlenmesine vesile olur. Bu çalışmada, yöntem olarak Bosna Enstitüsü, Tarih Enstitüsü ve
Gazi Hüsrev kütüphaneler taranıp, alan ve Sırri Baba hakkında bilgisi olan kişilerin görüşlerine
başvuruldu. Bu çalışma da, Abdurrahman Sırrı Baba hazretlerin sırlarına ortak olmak, onu
tanımak ve basılan Arapça ilahilerinin yanı sıra farklı mecmualarda olan bugüne kadar
basılmamış, Osmalıca yazılan ilahilerini toplamak amaçlanmıştır. Sırrı Baba’nın İslam Tasavvuf
anlayışını, elde edilen Osmanlıca ilahileriyle tahlil edilmeye çalışılır.

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12053">
                <text>2175</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12054">
                <text>TARİHE SIR OLAN SIRRİ BABA HAZRETLERİ</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12055">
                <text>ÖZCAN , Hüseyin  
SUBAŞI, Sultan </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12056">
                <text>Anahtar Kelimeler: Bosna hersek, Abdurrahman Sırri Baba Hazretleri, Nakşibendi tarikatı, Sırri Baba ilahileri, tasavvufi terimler.  ÖZET  Tarihler 1463’e geldiği zaman Bosna-Hersek büyük bir değişim evresine hazırlanmaktaydı. Zemini hazırlanmış olan Bosna-Hersek 1463 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından Bosna kısmı feth edildi. 1482 yılında ise fethin yarıda kalan Hersek kısmı, II. Sultan Bayezid tarafından feth edilerek Bosna-Hersek’in fethi tamanlanmştır. Fakat bu fetihler diğer fetihler den çok daha farklıdır. Çünkü bu topraklar 200 yıla aşkın tıpkı bir nazlı gelin edasıyla alınmıştı. Fatih Sultan Mehmet’in Bosna fethi gerçekleşmeden, 200 yıl önce giden Tarikat şeyhlerinin İslam anlayışıyla insanlara aşıladıkları karşılıksız hizmet ve hoşgörüleriyle halkın büyük çoğunluğu bu fethe hazırdı. Sarı Saltuk, Ayvaz Dede gibi bir çok Tarikat ehlilerin attıkları tohumların meyvelerinden biri de Sırri Baba Hazretleridir. Nakşibendi tarikat şeyhlerinden biri olan Abdurrahman Sırri Baba Hazretleri ‘nin mürşidi ona Sırları bilen anlamında ‘’Sırrı Baba’’ lakabını vermiştir. Bu lakabı ona veren Sırrı Baba’nın Mürşidi Şeyh Hüseyin Zukıc’tir. Mürşidinden almış olduğu feyizle,Sırrı Baba Oglavak’ta Nakşi Tekke’si kurar. Burada halkın dini boyutu dışında, fakirlere, yolculara ve yolda kalanlara tekkenin kapılarını açarak halka gösterdiği cömert ve samimi davranışlarıyla kısa sürede halkın gönüllerini fetheder. Aynı zamanda Osmanlı gelmeden tarikat şeyhlerimizin yapmış oldukları geleneğin, canlı tutulmasına ve gönüller de İslam şuurunun her yönden temsil boyutunu yaşayarak örnek olur. Sırri Baba Hazretleri, Oglavaktaki tekkesiyle sadece o bölgenin halkına değil Bosna Valisi Mehmet Vecihi paşa gibi bir çok devlet büyüklerinin gönüllerini feth ederek tekkeyi ziyarette bulunmuşlardır. Yazmış olduğu Arapça ve Osmanlıca ilahilerle insanların Allaha olan yakınlığının artmasına ve o zaman da insanlar arasındaki kardeşlik bağlarının kuvvetlenmesine vesile olur. Bu çalışmada, yöntem olarak Bosna Enstitüsü, Tarih Enstitüsü ve Gazi Hüsrev kütüphaneler taranıp, alan ve Sırri Baba hakkında bilgisi olan kişilerin görüşlerine başvuruldu. Bu çalışma da, Abdurrahman Sırrı Baba hazretlerin sırlarına ortak olmak, onu tanımak ve basılan Arapça ilahilerinin yanı sıra farklı mecmualarda olan bugüne kadar basılmamış, Osmalıca yazılan ilahilerini toplamak amaçlanmıştır. Sırrı Baba’nın İslam Tasavvuf anlayışını, elde edilen Osmanlıca ilahileriyle tahlil edilmeye çalışılır.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12057">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12058">
                <text>2013-05-17</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12059">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12060">
                <text>ISSN 2203-4548     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
  </item>
  <item itemId="1499" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="2007">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/8422930bcab6dab1f79e71921155dd5d.docx</src>
        <authentication>c0a6163cbbbf5dc44c06b2f5f8ef2fcd</authentication>
      </file>
      <file fileId="2008">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/9735184b26fb9b97a5a38d2c78d81774.pdf</src>
        <authentication>7db67a276b9947831eec2f760e944e07</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="12052">
                    <text>MAHMUT RAGIP GAZİMİHAL’İN VARLIK DERGİSİNDE YAYINLADIĞI YAZILAR
ÜZERİNE
Metin ÖZARSLAN
Hacettepe Üniversitesi, Türk Halkbilimi Bölümü, Ankara / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Mahmut Ragıp, Varlık dergisi müzik, edebiyat, kültür, sanat.
ÖZET
Mahmut Ragıp Gazimihal 1921 yılında Berlin’de başladığı müzik çalışmalarını İsai
Barmas ve Walter Detlefz’le sürdürmüştür. Prof. C. Sachs ve Prof. Von Horn Boster gibi
müzikologlarla tanışmış, müzik çalışmalarına Paris’te devam ettiği yıllarda Le Monde Musical
Societe Française de Musicologie gibi yayın organlarında yayınlar yapmış ve 1932’den itibaren
Ankara Musiki Muallim Mektebi’nde ve başka eğitim kurumlarında 1961 yılına kadar kesintisiz
hoca olarak çalışmıştır. Bu bildiri Türkiye’nin ilk müzikologlarından sayılan ve yaklaşık 40
yıllık yazı hayatına malik olan müzik adamı, eğitimci ve araştırmacı Mahmut Ragıp
Gazimihal’in Varlık dergisinde muhtelif konularda yazdığı yazılarına hasredilmiştir.

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12044">
                <text>2294</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12045">
                <text>MAHMUT RAGIP GAZİMİHAL’İN VARLIK DERGİSİNDE YAYINLADIĞI YAZILAR ÜZERİNE</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12046">
                <text>ÖZARSLAN, Metin </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12047">
                <text>Anahtar Kelimeler: Mahmut Ragıp, Varlık dergisi müzik, edebiyat, kültür, sanat.  ÖZET  Mahmut Ragıp Gazimihal 1921 yılında Berlin’de başladığı müzik çalışmalarını İsai Barmas ve Walter Detlefz’le sürdürmüştür. Prof. C. Sachs ve Prof. Von Horn Boster gibi müzikologlarla tanışmış, müzik çalışmalarına Paris’te devam ettiği yıllarda Le Monde Musical Societe Française de Musicologie gibi yayın organlarında yayınlar yapmış ve 1932’den itibaren Ankara Musiki Muallim Mektebi’nde ve başka eğitim kurumlarında 1961 yılına kadar kesintisiz hoca olarak çalışmıştır. Bu bildiri Türkiye’nin ilk müzikologlarından sayılan ve yaklaşık 40 yıllık yazı hayatına malik olan müzik adamı, eğitimci ve araştırmacı Mahmut Ragıp Gazimihal’in Varlık dergisinde muhtelif konularda yazdığı yazılarına hasredilmiştir.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12048">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12049">
                <text>2013-05-17</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12050">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12051">
                <text>ISSN 2203-4548     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
  </item>
  <item itemId="1498" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="2005">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/3cf60f1b014732a4afa9ccb4272687a7.docx</src>
        <authentication>7e3d6b8388c03918fc90f83f59d0c8a2</authentication>
      </file>
      <file fileId="2006">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/0d35266967bbe3a27528c0eb8a9f5351.pdf</src>
        <authentication>e75f1efe41ca550e3852d7fa9a65b712</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="12043">
                    <text>ÂŞIK TARZI EDEBİYAT GELENEĞİ VE BOŞNAK GUSLARİ GELENEĞİ ARASINDA
BİR KARŞILATIRMA
Özkul ÇOBANOĞLU
Hacettepe Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Ankara / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Türk âşık tarzı edebiyatı, Boşnak guslari tarzı edebiyatı, benzerlik-farklılık.
ÖZET
Türk Âşık Tarzı Edebiyat geleneği ile Boşnak Guslari Tarzı Edebiyat gelenekleri arasında
pek çok müşterek unsurlar vardır. Çalışmamızın amacı iki edebiyat geleneği arasındaki müşterek
unsurları ortaya koymaktır. Bu amaca uygun olarak çalışmamızda Boşnak Guslari Tarzı Edebiyat
geleneği ile Âşık Tarzı Edebiyat geleneği arasında tematik, yapısal, işlevsel ve bağlamsal
bakımlarda karşılaştırmalar yapılarak benzer ve aynı olan unsurlar ortaya konulmuştur.

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12035">
                <text>2187</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12036">
                <text>ÂŞIK TARZI EDEBİYAT GELENEĞİ VE BOŞNAK GUSLARİ GELENEĞİ ARASINDA BİR KARŞILATIRMA</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12037">
                <text>ÇOBANOĞLU, Özkul </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12038">
                <text>Anahtar Kelimeler: Türk âşık tarzı edebiyatı, Boşnak guslari tarzı edebiyatı, benzerlik-farklılık.  ÖZET Türk Âşık Tarzı Edebiyat geleneği ile Boşnak Guslari Tarzı Edebiyat gelenekleri arasında pek çok müşterek unsurlar vardır. Çalışmamızın amacı iki edebiyat geleneği arasındaki müşterek unsurları ortaya koymaktır. Bu amaca uygun olarak çalışmamızda Boşnak Guslari Tarzı Edebiyat geleneği ile Âşık Tarzı Edebiyat geleneği arasında tematik, yapısal, işlevsel ve bağlamsal bakımlarda karşılaştırmalar yapılarak benzer ve aynı olan unsurlar ortaya konulmuştur.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12039">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12040">
                <text>2013-05-17</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12041">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12042">
                <text>ISSN 2203-4548     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
  </item>
  <item itemId="1497" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="2003">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/b99ae79989f1f9002516ecc41dc8f1fa.docx</src>
        <authentication>5d1838f92b7af628662620a5c405bfe9</authentication>
      </file>
      <file fileId="2004">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/608f15d1a14251f10263101dc99aec1e.pdf</src>
        <authentication>077a864feba717f35cfc5d480e09e9ec</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="12034">
                    <text>IRAK TÜRKMENLERİNİN HORYAT GELENEĞINDE SAZLAMALAR
Mustafa ÇETİN - Zeynel POLAT
International Burch University, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Bölümü, Saraybosna /
Bosna Hersek
Anahtar Kelimeler: Irak Türkmenleri, Türkmen halk kültürü, hoyrat, sazlamalar.
ÖZET
Irak’taki Türkmen halkı kuzeyden güneye doğru Telafer, Musul, Erbil, Altunköprü,
Kerkük, Tuzhurmatu, Tazehurmatu, Kifri gibi şehir ve kasabalarla, Bağdat’a kadar bunların
etrafındaki köylerde yaşamaktadır. Bağdat’ta da bulunan Türkmenler, daha güneyde hakim
nüfusa sahip değillerdir. Halk şiirlerinden sayılan hoyrat (horyat) türü, duygu ve düşüncelerin
kalbi etkilemesi ile dışa yansıyan türlerinden ölüm, acı olaylar, hastalık, hasret çekme, sel
felaketi, deprem felaketi, esir olma durumu, yangın gibi doğal veya sonradan insan kaynaklı
acıya sebep hadiseler beraberinde dilin, kalbe tercüman olmasını dile getirir. Bu da acı ve
etkileyici bir tondur. Her toplumda duygu yüklü hadiseler vardır. Grup halinde yaşayan
insanların tamamında ağıt görülmektedir. Edebiyat ilminde bu tür, şifahî ürünlerdendir. Ağıt
türüne, İslâmiyetten önceki Türklerde “Sagu” denirken; Divan edebiyatı zümresinde bu adın
karşılığı olarak, “Mersiye” kullanılmaktadır. Hoyratları, Türkmen kadınları mevlitlerde,
düğünlerde, kına gecelerinde söyledikleri gibi cenazelerde de söylenmektedirler. Horyatın ağıt
şeklini de genelde kadınlar terennüm etmektedir. Bildirimizde Erbil ve daha güneyde yerleşen
Türkmenlerin anonim ve söyleyeni belli örneklerinden derlediğimiz ağıt şeklindeki horyatları
gösterirken; horyat içerikli ağıtlarda görülen, anne ve baba için kız evlatların; kız kardeşlerin
hem erkek kardeşi, hem de kız kardeşi için; ananın kız ve erkek çocuğu için, koca için; öksüzlük
ve yetimlik kavramlarıyla bezetilerek ve çoğu zaman ölenin ağzından konuşarak oluşturulan
şekilleri üzerinde duracağız. Aynı zamanda ağıtların karakteristik özelliğinin horyat tarzına ve
ölçüsüne uydurulduğu üzerinde durulacaktır. Ağıt şeklindeki var olan bu türü araştırmamızdaki
amacımız, Türk Dünyasında ortak değer yargılarımızdan olan, şifahî ürünlerimizden saydığımız
ağıtların Oğuz boylarından gelip kendini nasıl muhafaza ettiği, Türk edebiyatında hoyrat olarak
bilinen horyatların adlandırmadaki hataları bertaraf ederek, horyatın edebî alanda zenginliğini
göstermektir. Yöntem olarak alan araştırması yapılmış, horyatın anonim ve söyleyeni belli
örnekleri dikkate alınmıştır.

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12026">
                <text>2164</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12027">
                <text>IRAK TÜRKMENLERİNİN HORYAT GELENEĞINDE SAZLAMALAR</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12028">
                <text>ÇETİN , Mustafa 
POLAT, Zeynel </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12029">
                <text>Anahtar Kelimeler: Irak Türkmenleri, Türkmen halk kültürü, hoyrat, sazlamalar.  ÖZET  Irak’taki Türkmen halkı kuzeyden güneye doğru Telafer, Musul, Erbil, Altunköprü, Kerkük, Tuzhurmatu, Tazehurmatu, Kifri gibi şehir ve kasabalarla, Bağdat’a kadar bunların etrafındaki köylerde yaşamaktadır. Bağdat’ta da bulunan Türkmenler, daha güneyde hakim nüfusa sahip değillerdir. Halk şiirlerinden sayılan hoyrat (horyat) türü, duygu ve düşüncelerin kalbi etkilemesi ile dışa yansıyan türlerinden ölüm, acı olaylar, hastalık, hasret çekme, sel felaketi, deprem felaketi, esir olma durumu, yangın gibi doğal veya sonradan insan kaynaklı acıya sebep hadiseler beraberinde dilin, kalbe tercüman olmasını dile getirir. Bu da acı ve etkileyici bir tondur. Her toplumda duygu yüklü hadiseler vardır. Grup halinde yaşayan insanların tamamında ağıt görülmektedir. Edebiyat ilminde bu tür, şifahî ürünlerdendir. Ağıt türüne, İslâmiyetten önceki Türklerde “Sagu” denirken; Divan edebiyatı zümresinde bu adın karşılığı olarak, “Mersiye” kullanılmaktadır. Hoyratları, Türkmen kadınları mevlitlerde, düğünlerde, kına gecelerinde söyledikleri gibi cenazelerde de söylenmektedirler. Horyatın ağıt şeklini de genelde kadınlar terennüm etmektedir. Bildirimizde Erbil ve daha güneyde yerleşen Türkmenlerin anonim ve söyleyeni belli örneklerinden derlediğimiz ağıt şeklindeki horyatları gösterirken; horyat içerikli ağıtlarda görülen, anne ve baba için kız evlatların; kız kardeşlerin hem erkek kardeşi, hem de kız kardeşi için; ananın kız ve erkek çocuğu için, koca için; öksüzlük ve yetimlik kavramlarıyla bezetilerek ve çoğu zaman ölenin ağzından konuşarak oluşturulan şekilleri üzerinde duracağız. Aynı zamanda ağıtların karakteristik özelliğinin horyat tarzına ve ölçüsüne uydurulduğu üzerinde durulacaktır. Ağıt şeklindeki var olan bu türü araştırmamızdaki amacımız, Türk Dünyasında ortak değer yargılarımızdan olan, şifahî ürünlerimizden saydığımız ağıtların Oğuz boylarından gelip kendini nasıl muhafaza ettiği, Türk edebiyatında hoyrat olarak bilinen horyatların adlandırmadaki hataları bertaraf ederek, horyatın edebî alanda zenginliğini göstermektir. Yöntem olarak alan araştırması yapılmış, horyatın anonim ve söyleyeni belli örnekleri dikkate alınmıştır</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12030">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12031">
                <text>2013-05-17</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12032">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12033">
                <text>ISSN 2203-4548     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
  </item>
  <item itemId="1496" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="2001">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/4d22afd557220308032a45f9f25e7fbf.docx</src>
        <authentication>bae1d7f1f074166720d13aca9e05b535</authentication>
      </file>
      <file fileId="2002">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/f365b7e5e406a19198af36d9afca74e6.pdf</src>
        <authentication>7dbf70d3be99f1f946cf9f6d5ec774c8</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="12025">
                    <text>ŞAİR TEZKİRELERİNDE BOSNA TASVİRLERİ
Kamile ÇETİN - Ahmet AKGÜL
Süleyman Demirel Üniversitesi, Türk Dili Bölümü, Isparta / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Klâsik Türk Edebiyatı, Şair Tezkireleri, Bosna.
ÖZET
Klâsik Türk edebiyatında şair biyografileri hakkında bilgi veren şuara tezkireleri,
içerdikleri biyografik bilgilerin yanında edebî açıdan da bazı malzemeler ihtiva eden eserler
durumundadır. Bunlardan biri de tezkire müelliflerinin şairleri tanıtırken onların doğdukları,
yaşadıkları veya herhangi bir vesileyle bulundukları mekânları da söz konusu etmeleridir.
Tezkireciler, bazen sadece bahsi geçen yerin adını vermekle yetinirlerken bazen de benzetme
unsurlarından yararlanmak suretiyle o mekânı tasvir ederler. Böylece şairlerin hayatlarına dair
bilgiler verirken aynı zamanda devrin edebî ve kültürel merkezleri durumundaki coğrafî
mekânları da kendi bakış açılarıyla tanıtmış olurlar. Bu tebliğde, Türk edebiyatında XVI. yüzyıl
ile XVIII. yüzyıl arasında kaleme alındığı ifade edilen şair tezkirelerinde, şairlerin hayatlarına
dair bilgi verilirken Bosna’nın hangi ifadelerle ele alınıp tasvir edildiği ortaya konmaya
çalışılmıştır. Böylelikle tezkire müelliflerinin Bosna’ya bakışları kronolojik olarak dikkatlere
sunulmuştur.

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12017">
                <text>2037</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12018">
                <text>ŞAİR TEZKİRELERİNDE BOSNA TASVİRLERİ</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12019">
                <text>ÇETİN, Kamile
AKGÜL, Ahmet</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12020">
                <text>Anahtar Kelimeler: Klâsik Türk Edebiyatı, Şair Tezkireleri, Bosna. ÖZET  Klâsik Türk edebiyatında şair biyografileri hakkında bilgi veren şuara tezkireleri, içerdikleri biyografik bilgilerin yanında edebî açıdan da bazı malzemeler ihtiva eden eserler durumundadır. Bunlardan biri de tezkire müelliflerinin şairleri tanıtırken onların doğdukları, yaşadıkları veya herhangi bir vesileyle bulundukları mekânları da söz konusu etmeleridir. Tezkireciler, bazen sadece bahsi geçen yerin adını vermekle yetinirlerken bazen de benzetme unsurlarından yararlanmak suretiyle o mekânı tasvir ederler. Böylece şairlerin hayatlarına dair bilgiler verirken aynı zamanda devrin edebî ve kültürel merkezleri durumundaki coğrafî mekânları da kendi bakış açılarıyla tanıtmış olurlar. Bu tebliğde, Türk edebiyatında XVI. yüzyıl ile XVIII. yüzyıl arasında kaleme alındığı ifade edilen şair tezkirelerinde, şairlerin hayatlarına dair bilgi verilirken Bosna’nın hangi ifadelerle ele alınıp tasvir edildiği ortaya konmaya çalışılmıştır. Böylelikle tezkire müelliflerinin Bosna’ya bakışları kronolojik olarak dikkatlere sunulmuştur.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12021">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12022">
                <text>2013-05-17</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12023">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12024">
                <text>ISSN 2203-4548     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
  </item>
  <item itemId="1495" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="1997">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/a77bcf7f093228148a46ca5b8af66998.docx</src>
        <authentication>24e587faa30d59270a7fac7303bab625</authentication>
      </file>
      <file fileId="1998">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/6a1fdce0e14389ddfffd6d0f0defe645.pdf</src>
        <authentication>23b3989b7ee4720a0c12db95ed75711b</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="12015">
                    <text>ELEŞTİREL DÜŞÜNME BECERİSİNİ KAZANDIRMADA BİR YOL GÜNLÜĞÜ:
BALKANLARA DÖNÜŞ
Gamze ÇELİK
Çanakkale On sekiz Mart Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi, Çanakkale /
Türkiye
Anahtar Kelimeler: Eleştirel düşünme, Balkanlara Dönüş, Nedim Gürsel.
ÖZET
Bu çalışmada literatür taraması yöntemiyle Balkanlara Dönüş adlı romanın eleştirel
düşünme becerisini geliştirmeye etkisi tespit edilmeye çalışılmıştır. Eleştirel düşünme; sanat ve
edebiyatla geliştirilmesi mümkün olan bir beceridir. Okullarda eleştirel düşünme becerisini
ezberci anlayışla öğretmeye çalışmak yerine, bu tür romanlarla kazandırmak çok daha etkili
olacaktır. Balkanlar doğasıyla, zengin tarihiyle ve kültürel çeşitliliğiyle insanlık için çok büyük
bir mirastır. Değeri yüksek olan diğer her toprak gibi, Balkan toprakları da yıllarca savaşların,
mücadelelerin ortasında kalmıştır. Saraybosna’da yaşanan acılar, savaşın soğuk yüzü aslında tüm
insanlık için bir yaradır. Nedim Gürsel Balkanlara Dönüş adlı romanında Saraybosna dramını
içten ve gerçekçi bir dille okura sunmaktadır. Yazar şiirsel üslûbuyla Makedonya’da geçirdiği
günleri anlatırken, Balkanlardaki Türk mirasının önemi hakkında da bilgi vermektedir. TürkYunan ilişkilerine farklı bir bakışla yaklaşmaktadır. Balkanlara Dönüş bir gezi kitabı, anı kitabı
hem de tarihe kaynaklık edecek bir güncedir. Romanı okuduğumuz zaman, savaşın geride
bıraktıklarını görürüz. Yaşananları sorgulamamızı, yeniden düşünmemizi ve farklı bakış açısıyla
olaylara bakmamızı sağlayan bir anlatım mevcuttur. Bilgi çağını yaşadığımız günümüzde
kazanmamız gereken eleştirel bakış açısının gelişmesi için, bu gezi izlenimleri iyi bir yol
gösterici olacaktır.

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
      <file fileId="1999">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/6d963b3bc822414a7852059a4fe3dceb.doc</src>
        <authentication>647c88f45f41910b1ca0c003f27fd984</authentication>
      </file>
      <file fileId="2000">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/fe0e1fd3cc994ec0fca268332f8ddca2.pdf</src>
        <authentication>30bc482be279f1106a5b2a1efc46d08f</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="12016">
                    <text>ELEġTĠREL DÜġÜNME BECERĠSĠNĠ KAZANMADA BĠR YOL GÜNLÜĞÜ:
BALKANLARA DÖNÜġ

Gamze ÇELĠK1
Özet
Balkanlar doğasıyla, zengin tarihiyle ve kültürel çeşitliliğiyle insanlık için çok büyük
bir mirastır. Değeri yüksek olan diğer her toprak gibi, Balkan toprakları da yıllarca savaşların,
mücadelelerin ortasında kalmıştır. Saraybosna‟da yaşanan acılar, savaşın soğuk yüzü aslında
tüm insanlık için bir yaradır. Nedim Gürsel Balkanlara Dönüş adlı romanında Saraybosna
dramını içten ve gerçekçi bir dille okura sunmaktadır. Yazar şiirsel üslûbuyla Makedonya‟da
geçirdiği günleri anlatırken, Balkanlardaki Türk mirasının önemi hakkında da bilgi
vermektedir. Türk Yunan ilişkilerine farklı bir bakışla yaklaşmaktadır.
Balkanlara Dönüş bir gezi kitabı, anı kitabı hem de tarihe kaynaklık edecek bir
güncedir. Romanı okuduğumuz zaman, savaşı değil belki ama savaşın geride bıraktıklarını
görürüz. Yaşananları sorgulamamızı, yeniden düşünmemizi ve farklı bakış açısıyla olaylara
bakmamızı sağlayan bir anlatım mevcuttur. Bilgi çağını yaşadığımız günümüzde kazanmamız
gereken eleştirel bakış açısının gelişmesi için, bu gezi izlenimleri iyi bir yol gösterici
olacaktır.
Bu çalışmada literatür taraması yöntemiyle Balkanlara Dönüş adlı romanın eleştirel
düşünme becerisini geliştirmeye etkisi tespit edilmeye çalışılmıştır. Eleştirel düşünme; sanat
ve edebiyatla geliştirilmesi mümkün olan bir beceridir. Okullarda eleştirel düşünmeyi ezberci
anlayışla öğretmeye çalışmak yerine, bu tür romanlarla kazandırmak çok daha etkili olacaktır.
Anahtar Kelimeler: Eleştirel düşünme, Balkanlara Dönüş, Nedim Gürsel.

1

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi, gamzecelik@comu.edu.tr

�A TRAVEL DIARY TO TEACH CRITICAL THINKING: BACK TO THE BALKANS
Abstract
The Balkans is a great heritage for human beings with its nature, great history and
cultural diversity. The land of Balkans as any other lands having high value was also in the
midst of wars and struggles for many years. The painful events happened in Sarajevo, the cold
side of the war is actually a wound for all of humanity. Nedim Gürsel presents to the reader
about the tragedy of sarajevo with a sincere and realistic language in his novel, Back to the
provides information about the importance of Turkish heritage in the Balkans. He has a
different view for Turkish-Greek relations.
Back to the Balkans is both a journey and memoir book and it is also diary wich can
be resource for history. When we read this book, we can not see the war, but we can see what
the war has left behind. The book has a narration which enables us to question what we lived,
rethink and consider the events from different perspectives. These journey impressions will be
a good guide for developing critical point of view that should be gained in today is
information age.
In this study, the novel of Back to the Balkans has been examined to determine its
effect on developing critical thinking skills via literature review. Critical thinking is a skill
which can be developed with art and literature. At schools, it would be much more effective
to have learners gain critical thinking skill via such novels rather than attemting to teach it
through rote-learning.
Key Words: Critical thinking, Back to the Balkans, Nedim Gürsel.
GiriĢ
Tabiat bin bir türde çiçekle süslüdür. Hepsinin rengi ayrı güzel, kokusu ayrı güzel,
görünüşü ise büyüleyici güzelliktedir. Farklı kültürde, başka dinde ve dilde olan insanlar da
tıpkı doğadaki çiçekler gibi ayrı güzelliğe sahiptir. Ayrı coğrafyalarda, başka hayatlar yaşasak
da ortak olan değerlerimiz ve ayrı güzellikte olan kültürel özelliklerimiz mevcuttur.
Nedim Gürsel‟in Balkanlara Dönüş adlı romanı, farklı toplumların birarada yıllarca
kardeşçe yaşadığı Balkanlar‟da yakın tarihimizde yaşanan olaylara tanıklık eden bir güncedir.
Yazar romanda Balkanlara yapmış olduğu gezinin notlarını okuyucusuyla samimi ve içten bir
üslûpla paylaşmıştır. Roman boyunca yapılan tasvirler bizi yaşadığımız yerlerden alıp,
Saraybosna‟nın, Sofya‟nın köprülerine, camilerine, kiliselerine dek götürür.

�Nedim Gürsel Makedonya göçmenidir. Galatasaray Lisesi‟nden mezun olan yazar, lise
dönemi boyunca da edebiyatla ilgilenmiştir. Fransız Filolojisi‟nde eğitimini sürdürmeye
başlayan yazarın, daha sonra Lenin ve Gorki üzerine yazdığı yazılardan dolayı yedi buçuk yıl
hapsi istenir. Bu olayların üzerine yazar Fransız Hükümeti‟nden kazanmış olduğu ve
reddettiği bursu kabul ederek Fransa‟ya gider ( Bal, 2008:1-2). Yazarın yolculuk serüveni bu
olayla başlar demek mümkündür. Yolculuk aslında yazarın kendisini bulmak yolunda
geçekleştirdiği bir serüvendir. Yazar bir ülkeden diğerine geçerken bu yolculuğu aslında
kendi içinde yapmaktadır. Yeni insanlarla tanışmak, yeni kültürleri tanımak yazarın içindeki
sırları ortaya dökmesine yardımcı olmaktadır ( Genç ve Tilbe, 2008:244).
Romanın adına baktığımızda; Balkanlardan göç eden bir ailenin üyesi olan Nedim
Gürsel‟in, yıllar sonra atalarının topraklarına geri dönüşünü anlatmak istediğini düşünmek
yanlış olmayacaktır. Balkanlar uzun yıllar Osmanlı İmparatorluğu‟na bağlı kalmış, çeşitli
toplumlar bu topraklarda beraberce barış ve huzur içinde yaşamışlardır.
Balkanların tarihine baktığımızda, huzurlu ve güzel günlerin bir süre sonra yerini
karışıklıklara ve isyanlara terk ettiğini görmekteyiz. 19 yüzyılda Osmanlı İmparatorluğunun
pek çok sorunla karşı karşıya kaldığı görülmektedir. Bu sorunların merkezini oluşturan
bölgelerden birisi de Balkan Yarımadasıdır. Yüzyılın başında Sırpların isyanı ile başlayan
çalkantılı dönem, yüzyılın sonunda Bosna Hersek sorununa da tanık olmuştur. “Makedonya
Sorunu” adıyla anılan bir dizi problem bu yaşananların etkisiyle ortaya çıkmıştır. Tüm bu
sıkıntılar 20. yüzyılın başında önce Balkan Savaşları‟nın ardından da Birinci Dünya
Savaşı‟nın nedeni olmuştur (Marttin, 2006:3).
1990‟lı yılların başında Yugoslavya bir dağılma sürecine girmiş; Slovenya ve
Hırvatistan‟dan sonra Bosna-Hersek de bağımsızlığını kazanmıştı. II. Dünya Savaşı‟nın
ardından Tito döneminde kurulmuş olan Yugoslavya‟nın çözülmesinin nedenleri arasında;
Mareşal Tito‟nun ölümünden sonra etnik grupların birbirine olan bağlılığının azalması ilk
sırada gösterilebilir. Diğer bir neden; Sırp milliyetçiliğinin artmasıdır. Bununla birlikte
Slovenya ve Hırvatistan‟ın ekonomik yönden daha gelişmiş olmalarının onları Almanya‟ya
yaklaştırmış olmasıdır. Bir diğer neden ise; komünizmin çökmesinin federal birlikte
çözülmeye neden olması, geçmişteki tarihsel, etnik ve dinsel çatışmaların otorite boşluğu
nedeniyle tekrar ortaya çıkmasıdır ( Selver 2003‟den akt: Yapıcı, 2007:2).
Nedim Gürsel romanında Bosna‟da yaşanan dramı tarafsız bir gözle okuyucuya
aktarmaya çalışmıştır. Yazar bir konferansa katılmak amacıyla savaşın ardından gittiği

�Bosna‟da gördüklerini tüm insanlık için değerlendirmeye çalışmıştır. Bunu yaparken
savaştaki tüm tarafların gözünden yaşananlara bakmaya çaba göstermiştir. Aslında savaşta
kaybeden ya da kazanan yoktur. Savaş tüm insanlık için yıkım ve hasar bırakır. Bu bakış
açısıyla anlatılan olayların, o bölgede yaşananlar hakkında en ufak bilgisi olmayan kişiler için
bir ayna görevi üstlendiği görülmektedir. Romanı okurken, kendimizi o acıları yaşayan
insanların yerinde hissetmemiz mümkündür. Nedim Gürsel‟in gezi kitabını tüm bu sebeplerle
eleştirel bakış açımızın gelişmesinde bize yol gösterici olabilecek bir kaynak olarak
göstermek yanlış olmayacaktır.
Eleştirel düşünme kavramı; felsefe ve psikoloji gibi iki ana disiplin temel alınarak
açıklanmaktadır. Felsefi yaklaşıma göre eleştirel düşünme; insan düşüncesi kavramı ve
gerçekçi, tarafsız bir dünya görüşü için gerekli olan zihinsel becerileri temel almaktadır.
Psikolojik yaklaşımlar ise; düşünce ve düşünmeyi esas alan deneysel çalışmalar, karmaşık
görüşlerin öğrenilmesindeki bireysel farklılıklar ve eleştirel düşünmenin bir parçası olan
problem çözme kavrmıyla ilgilidir ( Gibson 1995‟ten akt: Şahinel, 2002: 2).
Biz bu çalışmamızda Nedim Gürsel‟in Balkanlara Dönüş adlı romanında anlatılanların
eleştirel düşünme becerisini geliştirmede nasıl bir faydası olabileceğini incelemeye
çalışacağız. Bu amaçla çalışmamızda “Nedim Gürsel‟in Balkanlara Dönüş adlı eserinde,
eleştirel düşünme becerisine ilişkin hangi özellikler yer almaktadır?” sorusuna yanıt aranmaya
çalışılacaktır. Günümüzde eleştirel düşünmek, bireyin sorunlara çözüm üretmesini, olaylara
farklı yönlerden bakmayı öğrenerek çok boyutlu düşünmesini sağlamaktadır. Bu nedenle her
bireyin kendisini bu yönde yenilemesi ve geliştirmesi gerekmektedir. Yakın tarihimizdeki
gerçekleri samimi bir üslûpla değerlendiren bu gezi kitabının, eleştirel düşünme becerisini
kazandırmak için bir yol gösterici olabileceği düşünülmektedir.
Araştırmanın alt problemleri ise şöyledir:
1. Nedim Gürsel‟in Balkanlara Dönüş adlı kitabında “bağımsız düşünme” alt boyutuna
ilişkin hangi özellikler yer almaktadır?
2. Nedim Gürsel‟in Balkanlara Dönüş adlı kitabında “zihinsel cesareti geliştirme” alt
boyutuna ilişkin hangi özellikler yer almaktadır?
3. Nedim Gürsel‟in Balkanlara Dönüş adlı kitabında “duygudaşlık kurmayı hayata
geçirme” alt boyutuna ilişkin hangi özellikler yer almaktadır?

�4. Nedim Gürsel‟in Balkanlara Dönüş adlı kitabında “derinlemesine sorgulama” alt
boyutuna ilişkin hangi özellikler yer almaktadır?
5. Nedim Gürsel‟in Balkanlara Dönüş adlı kitabında “eleştirel yansıtıcı düşünme” alt
boyutuna ilişkin hangi özellikler yer almaktadır?
EleĢtirel DüĢünme Nedir?
Presseisen (1985) düşünme becerilerini “temel işlemler, problem çözme, karar verme,
eleştirel düşünme ve yaratıcı düşünme” olmak üzere aşamalı bir şekilde ele almaktadır. Temel
işlemler neden sonuç ilişkilerini belirleme, benzetmeleri belirleme, sınıflandırma ve nitelikleri
belirleme şeklinde ele alınmaktadır. Eleştirel düşünme becerileri kısaca; ifadeleri çözümleme,
ifade edilmemiş düşüncelerin farkına varma, önyargıların farkına varma, düşüncelerin farklı
ifade edilişlerini arama” olarak tanımlanmaktadır ( Presseisen 1985‟ten aktaran Seferoğlu ve
Akbıyık, 2006: 193-195).
Eleştirel düşünme; bir konunun birden fazla yönüyle ele alınıp, irdelenmesi olarak
tanımlanabilir (Özdemir 2008: 19). Bir başka tanıma göre ise; olguların ya da bulguların
eleştirilmesi sürekli yanlışlar bulmak demek değildir. Okunan, bulunan ya da söylenen bilgiler
üzerinde tek bir sonuç üretmek yerine, farklı açıklamalar olabileceğini de düşünebilmektir (
Kökdemir, 2003: 3-5).
Eleştirel düşünme kavramının ilk olarak olumsuz düşünceleri çağrıştırması nedensiz
değildir. Karşımızdaki kişiye, kendisi gibi düşünmediğimizi söylemek, elbette ki her zaman
anlayışla karşılanmamıştır. Düşünce tarihine baktığımız zaman, “Senin gibi düşünmüyorum.”
cümlesi, pek çok bedellerin ödenmesine neden olabilmiştir. Her çıkar grubu bir düşünüş
biçimine bağlanır. Örneğin; Ortaçağ‟da bu düşünüş biçiminin merkezinde feodal çıkarlarla
birleşmiş dinsel inançlar yer almaktadır. Bu inançlara aykırı görüş bildirmek, ölümü göze
almak demektir. Çıkar grupları, kendilerine kayıtsız şartsız itaat edilmesini istemişlerdir. Buna
karşı gelenler, tarihin her döneminde ölüm cezası da olmak üzere çeşitli cezalarla
karşılaşmışlardır. Sokrates‟ten Hallac-ı Mansur‟a, Galilei‟den Voltaire dek bu durum devam
etmiştir (Özdemir, 2003: 19-20).
Eleştirel düşünme becerilerinin ne olduğuyla ilgili araştırmaları bulunan Halpern‟e
göre eleştirel düşünmenin belirleyici özellikleri şöyle sıralanabilir:

�1. Sonuç çıkarma: Geçerli sonuçlar elde edebilmek için doğru kabul edilen
durumların, olayların ya da olguların incelenerek akıl süzgecinden
geçirilmesidir. Eğer elde edilen sonuç, mantıksal çıkarımları izliyorsa o
zaman geçerli kabul edilir.
2. Analiz etme: Sunulan nedenlere dayanarak ulaşılan sonuçların doğruluğunun
çözümlenmesi çabasıdır. Bunun için de, nedenlerin kabul edilebilir ve tutarlı
olması, sonuca destek sağlaması ve eksik bileşenlerin ( örn. varsayımlar,
tartışmalar, sınırlılıklar vb.) göz önüne alınması gereklidir.
3. Hipotezleri test etme: Düşüncelerimizin ya da inançlarımızın doğru olup
olmadığına ilişkin ortaya atılan hipotezlerin çeşitli gözlemlere dayanarak
doğruluğunun sınanmasıdır.
4. Olasılıkları görme: Olasılık, belli bir çıktının (ki bu başarı olarak kabul
edilebilir) oluşumunun olası çıktıların (bütün çıktılar benzer olduğunda)
sayısına bölünmesidir. Olasılıkları görme ise, herhangi bir sorunun
nedenlerine ve çözümüne ilişkin olası durumları tespit edebilmelidir.
5. Karar verme: Belli bir sorun karşısında oluşturulabilecek bir dizi seçenek ile
başlayan aktif bir süreçtir.
6. Sorun çözme: Bir sorunun tanımlanması başlayan ve çözüme doğru ulaşmayı
sağlayan tüm seçenekleri içine alan bir süreçtir.
7. Yaratıcı düşünme: Özgün ve kullanışlı olan bir şey üretme eylemidir
(Halpern 1996‟dan aktaran: Kürüm, 2002: 27-28).
Demirel (2005)‟e göre eleştirel düşünme eleştirel olmayan düşünmeyle
karşılaştırılarak çok daha iyi tanımlanabilecektir. Eleştirel olmayan düşünce anlaşılır,
kesin, mantıklı ve tutarlı olmayan düşüncedir. Belirsiz, yüzeysel ve önemsizdir. Bu
kusurları ortadan kaldırmak için çeşitli düşünce ögelerinin kullanılmasını gerektirir. Bu
düşünce ögeleri;
1. Problemi veya soruyu,
2. Düşünmenin amacını,
3. Görüşleri,

�4. Sayıltıları,
5. Temel kavramları,
6. İlke ve kuramları,
7. Kanıt, veri ve nedenleri,
8. Yorumları ve iddiaları,
9. Çıkarımları, usa vurmayı ve düzenlenen görüşün genel hatlarını,
10. Doğurguları ve izleyen sonuçları doğru ve eksiksiz bir biçimde
açıklayabilme, analiz edebilme ve sınayabilme becerisini ya da anlayışını
içerir.
Pascarella ve Terenzini ( 1991‟den aktaran: Gülveren, 2007: 33) eleştirel düşünmenin
farklı tanımlarını incelemişlerdir. Bu değerlendirmelerden yola çıkarak eleştirel düşünen
bireylerin

aşağıdaki

özelliklerin

tamamını

veya

bazılarını

yapabilmeleri

gerektiği

görülmüştür:
1. Tartışmalarda ana fikri ve varsayımları tanımlama,
2. Önemli ilişkilerin farkına varma,
3. Verilerden doğru çıkarımları yapabilme,
4. Eldeki verilerden veya bilgilerden sonuçları çıkarabilme,
5. Elde

edilen

sonuçların

çıkarılamayacağını

eldeki

yorumlama

ve

verilerden
otoriteyi

hareketle
(bilgi

çıkarılıp
kaynağını)

değerlendirebilme.
Munzur‟a (1999) göre; "Eleştirel düşünme eğitimi, çocuk ve gençleri mutlu, üretken,
özgür, çağdaş, sorunlarıyla baş edebilen bir yaşama hazırlamaktadır. Bu yaşam yeni kuşağın,
eski kuşağın eksik ve yanlışlarını gördüğü seçenek, üreterek aynen yaşamak zorunda
kalmadığı; koşulları zorladığı bir yaşamdır. Demokrasi, insan hakları, insan ilişkileri ve bilim
alanlarında daha ileri bir yaşamdır. İnsanların „insan‟ olarak beklentilerinin yanıtlandığı, aklın
ve düşüncenin egemen olduğu bir yaşamdır. Tüm bunlar, bir çırpıda ve salt eleştirel düşünme
eğitimi ile gerçekleşemeyecek de olsa, eleştirel düşünme eğitiminin ciddi katkıları olacağı
yadsınamaz”.
Yöntem
Araştırmada varolan bir durumu, hiçbir etkide bulunmaksızın ortaya koymak
amaçlandığı için betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Tarama modeli; “geçmişte ya da

�halen var olan bir durumu, var olduğu şekliyle betimlemeyi amaçlayan araştırma
yaklaşımıdır.” (Karasar, 2004: 77).
Verilerin Toplanması
Araştırmada eleştirel düşünme becerisi ile ilgili alanyazın taraması yapılmıştır.
Eleştirel düşünme becerisine sahip kişilerde bulunan özelliklerin bir listesi çıkarılmıştır.
Nedim Gürsel‟in Balkanlara Dönüş adlı kitabının okunması sırasında yukarıdaki maddelere
eklemeler ve çıkarmalar yapılarak oluşturulan forma son şekli verilmiştir. Eleştirel düşünme
becerisi inceleme formu, ikisi ölçme değerlendirme ve biri dil alanında olmak üzere üç
uzmana gösterilmiştir. Uzmanlar, boyutların adlandırılmasına, maddelerin boyutlara göre
sınıflandırmasındaki uygunluğa ve dilin anlaşılır olmasına yönelik düzeltmeler yapmışlar ve
eleştirilerde bulunmuşlardır. Gelen eleştireler doğrultusunda aşağıdaki eleştirel düşünme
becerisi inceleme formuna son şekli verilmiştir.
ELEġTĠREL DÜġÜNME BECERĠSĠ ĠNCELEME FORMU
1. Bağımsız düĢünme
1.1. Karar verirken bağımsızdır.
1.2. Sorunları kendi kendine analiz eder.
1.3. Kendisinin başkaları tarafından kullanılmasına izin vermez.
1.4. Başkalarının baskısı ile düşüncelerini değiştirmez.
2. Zihinsel cesareti geliĢtirme
2.1. Kendisi için neyin ne olduğuna karar verirken, öğrendiklerini önce yargılar.
2.2. Sosyal gruplardaki kuvvetle destek bulan bazı düşüncelerdeki çarpıtma ve sahteliğin
farkına varır.
2.3. Yaygın olmayan görüşler ve inançlar ile tarafsızca ilgilenmeye ve karşılaşmaya
gereksinim duyar.
2.4. Yargı ve düşüncelerini genel geçer düşünce yapıları içine sığdırmaya uğraşmaz.
3. DuygudaĢlık Kurmayı Hayata Geçirme
3.1. Sorunlar hakkında karşıt görüşlerin güçlü ve zayıf yönlerini düşünebilir.
3.2. Diğer bireyleri gerçekten anlamak için kendisini onların yerine koyabilir.
3.3. Farklı ulusların ve toplumların sahip olduğu çerçeve ve görüşleri anlamaya çalışır.
4. Derinlemesine Sorgulama

�4.1. Bir düşünme veya tartışma sürecinde ilişkili noktaları belirleyerek, sorunu derinliğine
irdeler.
4.2. Bir metni okurken ifade edilen savların temelini oluşturan sorunları ve kavramları
araştırır.
4.3. Konunun ve bireysel algılamaların geniş bir çerçevesini çizip sonuca ulaşır.
5. EleĢtirel Yansıtıcı DüĢünme
5.1. Karşılaştığı problemlere kendi çözüm önerilerini geliştirir.
5.2. Özgün düşünceler geliştirir.
5.3. Meydana gelen olayları daha derin anlamaya çalışır.

Bulgular ve Yorumlar
Araştırmada, Nedim Gürsel‟in Balkanlara Dönüş adlı kitabında yer alan eleştirel
düşünmeye ilişkin durumlar, eleştirel düşünme becerisi alanının özellikleri açısından
incelenmeye çalışılmıştır. Araştırmada; “Nedim Gürsel‟in Balkanlara Dönüş adlı eserinde,
eleştirel düşünme becerisine ilişkin hangi özellikler yer almaktadır?” sorusuna yanıt
aranmıştır. Bunun için oluşturulan formda yer alan maddeler, yazarın kitabında taranmış, elde
edilen veriler frekansa çevrilmiştir. Her bir boyutla ilgili tablolara yer verilmiştir.
Bağımsız Düşünme Alt Boyutuna İlişkin Bulgular ve Yorumlar
Araştırmanın ilk alt problemi; “Nedim Gürsel‟in Balkanlara Dönüş adlı kitabında
„bağımsız düşünme‟ alt boyutuna ilişkin hangi özellikler yer almaktadır?” olarak
belirlenmiştir. Bu problemle ilgili tespit edilen bulgular, Tablo 1‟de görülmektedir.
Tablo 1‟e bakıldığında; “1.2. Sorunları kendi kendine analiz eder.” (f=30) maddesinin
en yüksek tekrarlanma sıklığına sahip olduğu görülmektedir. Yazar; olayları tarihsel süreç
içerisinde değerlendirmekte ve daha sonra da derinlemesine analiz etmektedir. Ayrıca kendi
görüşlerine de yer vermektedir. İkinci sırada “1.1. Karar verirken bağımsızdır.” (f=8) maddesi
yer almaktadır. Bundan sonra ise “1.3. Kendisinin başkaları tarafından kullanılmasına izin
vermez.” (f=2) ve “1.4. Başkalarının baskısı ile düşüncelerini değiştirmez.” (F=2) maddeleri
gelmektedir.

�Tablo 1. EleĢtirel DüĢünme Becerisinin “Bağımsız DüĢünme” Boyutuna ĠliĢkin
Özelliklerin Kitaptaki Dağılımı

Md.

Örnek Cümleler

Tekrarlanma
Sıklığı (f)

1.1.

“İki yıldır orada olup bitenlere kayıtsız kalamam. Ama bu satırları 8
karalamaktan başka elimden gelen bir şey de yok ne yazık ki!
(s.19) .

1.2.

“Grand Hotel‟de, biraz boğucu sıcağın etkisiyle Üçüncü Balkan 30
Savaşı senaryoları kurmak iyimser bir tavır olmayabilir, ama
yüzyılın başında patlak veren Balkan Savaşlarının Osmanlı
İmparatorluğunu kısa sürede yıkımın eşiğine sürükledikleri de
tarihsel bir gerçek.” (s.64).

1.3.

“Diyeceğim, belli kurallar içinde yapılan bir savaştan çok, insanlık 2
dışı bir barbarlığı izliyoruz ekranlarda, elimiz kolumuz bağlı,
çaresiz. Oysa yapılacak bir şeyler olmalı, ama ne?” (s.19).

1.4.

“Orada insanlar aç, çocuklar süte ve ekmeğe hasret. Değil ölülerini 2
gömmeye, yaralılarını tedavi etmeye bile fırsatları yok.” (s.19).

Zihinsel Cesaret Alt Boyutuna İlişkin Bulgular ve Yorumlar
Araştırmanın ikinci alt problemi; “Nedim Gürsel‟in Balkanlara Dönüş adlı kitabında
„zihinsel cesaret‟ alt boyutuna ilişkin hangi özellikler yer almaktadır?” şeklindedir. Bu boyuta
ilişkin bulgular Tablo 2‟de görülmektedir.
Tablo 2‟ye bakıldığında; “2.2. Sosyal gruplardaki kuvvetle destek bulan bazı
düşüncelerdeki çarpıtma ve sahteliğin farkına varır.” (f=2) ve “2.3. Yaygın olmayan görüşler
ve inançlar ile tarafsızca ilgilenmeye ve karşılaşmaya gereksinim duyar.” (f=2) maddeleri
tekrarlanan maddeler olmuştur. “2.1. Kendisi için neyin ne olduğuna karar verirken,
öğrendiklerini önce yargılar.” maddesine yönelik düşünceye ise bir yerde rastlanmıştır.
“2.4.Yargı ve düşüncelerini genel geçer düşünce yapıları içine sığdırmaya uğraşmaz.”
maddesine yönelik bir görüşe örnek ise bulunmamaktadır.

�Tablo 2. EleĢtirel DüĢünme Becerisinin “Zihinsel Cesareti GeliĢtirme” Boyutuna ĠliĢkin
Özelliklerin Kitaptaki Dağılımı
Md.

Örnek Cümleler

Tekrarlanma
Sıklığı (f)

2.1.

“Ay-yıldızlı Türk pasaportumu mu göstersem acaba, yoksa „kapı 1
gibi‟ Fransız pasaportumu mu? Adım Nedim olduktan sonra ne
fark eder ki!” (s. 22).

2.2.

“Ve hiç kuşkusuz ülkenin içinde bulunduğu siyasal ortam gereği, 2
yani

Arnavut

ve

Sloven

ayrılıkçılarına

karşı,

devletin

bölünmezliğini Kosova simgesiyle vurgulamaya çalışıyorlar.”
(s.13).
2.3.

“O yaz Bosna‟da gördüğüm, beni hem şaşırtan hem hayran 2
bırakan güzelliklerden hiçbiri yok şimdi. Ne köprüler ayakta ne de
dostluklar.” (s.18).

Duygudaşlık Kurmayı Hayata Geçirme Alt Boyutuna İlişkin Bulgular ve Yorumlar
Araştırmanın üçüncü alt problemi; “Nedim Gürsel‟in Balkanlara Dönüş adlı kitabında
„duygudaşlık kurmayı hayata geçirme‟ alt boyutuna ilişkin hangi özellikler yer almaktadır?”
olarak tespit edilmiştir. Bu boyutla ilgili bulgulara Tablo 3‟te yer verilmiştir.
Tablo 3. EleĢtirel DüĢünme Becerisinin “DuygudaĢlık Kurmayı Hayata Geçirme”
Boyutuna ĠliĢkin Özelliklerin Kitaptaki Dağılımı

Md.

Örnek Cümleler

Tekrarlanma
Sıklığı (f)

3.1.

“Ve tüm dünyanın gözü önünde koskoca bir toplum tarihiyle, 1
coğrafyasıyla, kültürüyle yok edilmek isteniyor.” (s.65).

3.2.

“Doğup büyüdükleri topraklardan kopan insanlar hep geçmişe 18
özlem duyarlar, eskinin olağanüstü günlerini, ülkelerindeki
bolluğu anlatırlar birbirlerine, terk ettikleri evlerini –nedense hep
evlerini- özlerler.” (s.69-70).

3.3.

“O kentlerin de camileri, sinagogları, kiliseleri var.” (s.17).

5

�Tablo 3 incelendiğinde; “5.4. Diğer bireyleri gerçekten anlamak için kendisini onların
yerine koyabilir.” maddesi en çok tekrarlanan maddedir (f=18). Daha sonra ise “3.3. Farklı
ulusların ve toplumların sahip olduğu çerçeve ve görüşleri anlamaya çalışır.” maddesinin en
çok tekrarlandığı görülmektedir (f=5). “3.1.Sorunlar hakkında karşıt görüşlerin güçlü ve zayıf
yönlerini düşünebilir.” maddesiyle ilgili görüşe ise bir tek yerde rastlanmıştır.
Derinlemesine Sorgulama Alt Boyutuna İlişkin Bulgular ve Yorumlar
Araştırmanın dördüncü alt problemi; “Nedim Gürsel‟in Balkanlara Dönüş adlı
kitabında „derinlemesine sorgulama‟ alt boyutuna ilişkin hangi özellikler yer almaktadır?”
şeklinde belirlenmiştir. Bu alt probleme ilişkin sonuçlar Tablo 4‟te görülmektedir.
Tablo 4. EleĢtirel DüĢünme Becerisinin “Derinlemesine Sorgulama” Boyutuna ĠliĢkin
Özelliklerin Kitaptaki Dağılımı
Md.

Örnek Cümleler

Tekrarlanma
Sıklığı (f)

4.1.

“O zaman insanlar bir karış toprak için ya da kendi dinlerinden 2
değiller diye komşularını, kız alıp kız verdikleri akrabalarını böyle
boğazlamaya kalkışmamışlardı henüz.” (s. 14)

4.2.

“Ömer Seyfettin‟in neredeyse yüzyıl önce yazdıkları bugün gerçek 7
oldu.” (s. 60-61).

4.3.

“Oysa bugün durum ne kadar farklı. Üsküp bir Türk kenti değil 3
artık, bir zaman öyleymiş, ama artık değil; savaşlar, yangınlar,
depremlerden sonra dört yüz elli bin nüfuslu kentte yaşayan
Türklerin sayısı bir hayli azalmış.” (s. 75).
Tablo 4‟e göre en çok tekrarlanan madde; “4.2. Bir metni okurken ifade edilen savların

temelini oluşturan sorunları ve kavramları araştırır.” olarak görülmektedir (f=7). İkinci sırada
ise; “Konunun ve bireysel algılamaların geniş bir çerçevesini çizip sonuca ulaşır.” maddesi
gelmektedir (f=3). En az tekrarlanan madde; “4.1. Bir düşünme veya tartışma sürecinde
ilişkili noktaları belirleyerek, sorunu derinliğine irdeler.” maddesidir.
Çelik (2010)‟in yapmış olduğu bir araştırmanın sonucuna göre; Türk Dili ve Edebiyatı
öğretmenlerinin eleştirel düşünme yeterlilikleri ile eleştirel düşünme becerisiyle ilgili eğitim
almaları arasında anlamlı bir fark görülmüştür. Bu nedenle eleştirel düşünme becerisini

�kazanmada iyi bir eğitim almak önem taşımaktadır. Sorgulama becerisi kazanmada çeşitli
edebî eserlerden yardım almak da bu becerinin kazandırılması için faydalı olacaktır.
Eleştirel Yansıtıcı Düşünme Alt Boyutuna İlişkin Bulgular ve Yorumlar
Araştırmanın beşinci alt problemi; “Nedim Gürsel‟in Balkanlara Dönüş adlı kitabında
„eleştirel yansıtıcı düşünme‟ alt boyutuna ilişkin hangi özellikler yer almaktadır?” şeklindedir.
Bu alt probleme ilişkin bulgulara Tablo 5‟te yer verilmiştir.
Tablo 5. EleĢtirel DüĢünme Becerisinin “EleĢtirel Yansıtıcı DüĢünme” Boyutuna ĠliĢkin
Özelliklerin Kitaptaki Dağılımı
Md.

Örnek Cümleler

Tekrarlanma
Sıklığı (f)

“Kâğıt paraların çuvalla taşındığı, enflasyon oranının yüzde bin 1

5.2.

beş yüze ulaştığı, cumhuriyetler arasındaki siyasi dengelerin
giderek bozulduğu Yugoslavya‟da, Sırp ulusçuluğu açısından
Kosova yenilgisinin „anlam ve önemi‟ni kavramamak için ya tarih
bilgisinden yoksun olmak gerek, ya da siyasetten nasibini hiç
almamış olmak.” (s.13).
“Aynı dilin, aynı kentin çocuklarıydılar, anne-babalarının dinleri 7

5.3.

ayrı olsa da.” (s.18).
“Eleştirel Yansıtıcı Düşünme” alt boyutuna ilişkin bulgular Tablo 5‟te görülmektedir.
Buna göre; “5.3.Meydana gelen olayları daha derin anlamaya çalışır.” maddesi kitapta en çok
tekrarlanan madde özelliğini taşımaktadır (f=7). “5.2.Özgün düşünceler geliştirir.” maddesi
ise bir yerde görülmüştür. “5.1.Karşılaştığı problemlere kendi çözüm önerilerini geliştirir.”
maddesi yönelik bir görüşe ise eserde rastlanmamıştır.

Sonuç ve Öneriler
Çalışmada, Nedim Gürsel‟in Balkanlara Dönüş adlı kitabında eleştirel bakış açısına
yönelik düşüncelerin, eleştirel düşünme becerisiyle ilişkisi incelenmeye çalışılmıştır.
1. Nedim Gürsel‟in gezi kitabında, eleştirel düşünme becerisine yönelik belirlenen
özelliklerin çoğunluğu görülmüştür. Bu sonuca göre; kitabın eleştirel düşünme
açısından zengin olduğu şeklinde yorum yapılabilir.

�2. “Zihinsel Cesaret” alt boyutunda “Yargı ve düşüncelerini genel geçer düşünce yapıları
içine sığdırmaya uğraşmaz.” maddesine ilişkin bir düşünceye rastlanmamıştır.
“Eleştirel Yansıtıcı Düşünme” alt boyutunda “Karşılaştığı problemlere kendi çözüm
önerilerini geliştirir.” maddesine ilişkin de bir görüşe rastlanmamıştır.
3. Kitapta en çok “Bağımsız Düşünme” alt boyutunda, “Sorunları kendi kendine analiz
eder.” maddesine (f=30) yönelik düşüncelerin olduğu görülmüştür. Ayrıca yine aynı
alt boyutta “Karar verirken bağımsızdır.” (f=8) maddesinin de tekrarlanma sıklığı
yüksektir. “Duygudaşlık Kurmayı Hayata Geçirme” alt boyutunda “Diğer bireyleri
gerçekten anlamak için kendisini onların yerine koyabilir.” (f=18) maddesi de ön
plana çıkmaktadır. “Derinlemesine Sorgulama” alt boyutunda “Bir metni okurken
ifade edilen savların temelini oluşturan sorunları ve kavramları araştırır.” (f=7)
maddesiyle daha sık karşılaşılmıştır. Son olarak; “Eleştirel Yansıtıcı Düşünme” alt
boyutunda “Meydana gelen olayları daha derin anlamaya çalışır.” (f=7) maddesi
diğerlerine göre daha çok tekrarlanmıştır.
4. Boyutlar genel olarak değerlendirildiğinde en çok “Bağımsız Düşünme” boyutunun
tekrarlandığı, en az ise “Zihinsel Cesareti Geliştirme” boyutuna yönelik düşüncelerin
olduğu görülmektedir.
5. En çok tekrarlanan “Bağımsız Düşünme” boyutundaki görüşlerden dikkat çekenlere şu
örnekler verilebilir:
“Ne yazık ki Balkanlar‟da „katıksız uluslar‟ın oluşturulması, „Büyük Sırbistan‟,
„Büyük Arnavutluk‟, „Büyük Bulgaristan‟, başına ille de „büyük‟ sıfatı konulan
ülkelerin geleceği gündemde bugün. Oysa Saraybosna‟da halklar Müslümanı,
Katoliği, Ortodoksu ve Musevisiyle bir arada yaşıyorlardı.” (s.34).
“Günümüzde krallar herkesten daha demokrat, daha kültürlü ve elbette daha saygın
değil mi?” (s.59).
“Doğayla insanın, taşla ağacın birlikteliğini, bu dost ortamın başka ülkelerde de
sürüp gitmesini dilemekten başka bir şey gelmiyordu elimizden. Bu da az şey değil
elbet. Yeter ki sınırların içimizde kanayan yarası kapansın. Kan dökülmesin
Makedonya‟da.” (s.92).
İkinci sırada en çok tekrarlanan “Duygudaşlık Kurmayı Hayata Geçirme” alt
boyutuyla ilgili şu düşünceler örnek gösterilebilecektir:
“Başçarşı‟nın lonca düzeninden kalma eski dükkânları Habsburglar‟ın doğu
mimarisine özenerek yaptırdıkları vilayet binasıyla uyum içinde. Bu uyum halkların ve
dinlerin birlikte var oluşundan kaynaklanıyor, estetik düzenlemeden değil.” (s.17).

�“O kentlerin de camileri, sinagogları, kiliseleri var. O kentler de içlerinden geçen
ırmakları, ırmakların üzerindeki her biri ayrı bir efsane anlatan köprüleri, yalnızca iki
yakayı değil insanları da birbirine bağlayan köprüleriyle yer etmişler belleğimde.
Mostar, Goradje, Tuzla…” (s.17).
“İki yıldır süren kuşatma boyunca kentte açlığın salgın bir hastalık gibi kol gezdiğini,
insanî yardımın halka ulaşmak şöyle dursun büyük ölçüde mafyayı beslediğini,
savaşın tüm kent halkını açlığa mahkûm ederken kimilerini de zengin ettiğini
duymuştum. Doğruymuş demek.”(s.26).
Bu örneklerde de görüldüğü gibi, yazar farklı kültürlerin birlikte yaşayabilmesine
değinirken, bu birlikteliğin güzelliğinden bahsetmiştir. Ülkede bulunan mimarî eseler, o güne
kadar yaşananların izlerini taşır. Şehre değer katar. Zamanla farklı toplumlar arasında
çatışmaların başlaması, kardeşçe yaşayan halkların çıkar uğruna birbirine düşman edilmesi,
yazar tarafından keder ve endişeyle anlatılmıştır. Bosna‟yı değeli kılan camilerin,
sinagogların, kiliselerin birarada bulunması ve huzuru temsil etmesidir.
Araştırmanın sonuçlarına dayalı olarak şu önerilerde bulunmak mümkündür:
1. “Bağımsız Düşünme” alt boyutuna ilişkin pek çok görüş ve düşünce kitapta yer
almaktadır. Dolayısıyla kitap eleştirel düşünme becerisinin bu alt boyutunun
kazandırılması açısından kullanılabilir.
2. “Zihinsel Cesareti Geliştirme” alt boyutuna ilişkin kitapta daha az örneğe
rastlanmıştır. Zihinsel cesareti geliştirme alt boyutunda birey, bağımsız ve tarafsız
düşünebilmek için çevresinde yaygın olmayan görüşler ya da inançlar ile tarafsızca
ilgilenmelidir (Şahinel, 2002:11). Nedim Gürsel‟in tarafsız olduğunu söylemek
gerçekçi olmak gerekirse pek mümkün değildir. Ancak yazarın yaşananlara
duygudaşlık kurarak yaklaştığını söylemek yanlış olamayacaktır. Bu nedenle,
belirtilen alt boyuta ilişkin eserde daha az örneğe rastlandığını söylemek mümkündür.
Bu alt boyutun kazandırılmasında olmasa da, duygudaşlık kurabilme konusunda kitaba
başvurulabilir.
3. Farklı yazarlara ait romanların da eleştirel düşünme becerisini kazandırma açsından
incelenmesi gerektiği ifade edilebilir. Günümüzde olaylara eleştirel yönden bakmak
önem taşımaktadır. Bu becerinin eğitimle kazandırılmasında, edebî eserlerden
yararlanmak gençlerin ilgisini çekebilecektir. Ayrıca konuya kuramsal yaklaşmak
yerine, örneklerle aktarılmasını sağlamak daha faydalı olabilecektir.

�Kaynakça
Bal, M. (2008), Nedim Gürsel‟in Öykü ve Romanlarında Kent ve Kadın, Çukurova
Üniversitesi, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Adana.
Çelik, G. (2010), 9. Sınıf Türk Edebiyatı Öğretim Programının Eleştirel Düşünme Açısından
Öğretmen Görüşlerine Göre Değerlendirilmesi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi,
Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Çanakkale.
Demirel, Ö. (2005), Kuramdan Uygulamaya Eğitimde Program Geliştirme, Ankara, Pegema
Yayıncılık.
Genç, H.N. ve Tilbe A. (2008), “Postmodern Bir „Göçebe‟ Nedim Gürsel: İzler ve Gölgeler‟in
Işığında Anlatının Ötesine”, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 2008,
Sayı:19, s. 243-258.
Gülveren, H. (2007), Eğitim Fakültesi Öğrencilerinin Eleştirel Düşünme Becerileri ve Bu
Becerileri Etkileyen Eleştirel Düşünme Faktörleri, Dokuz Eylül Üniversitesi, Yayınlanmamış
Doktora Tezi, İzmir.
Karasar, N. (2004), Bilimsel Araştırma Yöntemi, Ankara, Nobel Yayın.
Kökdemir, D. (1999), Eleştirel Düşünme: Kapsamı ve Eğitimi, Başkent Üniversitesi-İİBF,
ELYADAL Araştırma Laboratuvarı, Ankara. http://www.elyadal.org İndirme Tarihi:
10.12.2008.
Kürüm, D. (2002), Öğretmen Adaylarının Eleştirel Düşünme Gücü, Eskişehir Anadolu
Üniversitesi, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Eskişehir.
Marttin, V. (2006), “Balkan Savaşına Gidilen Süreçte Makedonya Sorunu ve Bir Osmanlı
Diplomatının Faaliyetleri”, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi,2006,
7(2), s. 1-18.
Munzur, F. (1999), Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitaplarında Eleştirel Düşünme Eğitimi
Üzerine Bir Değerlendirme (Edebiyat 1 ve 2 Örnekleri), Ankara Üniversitesi, Yayınlanmamış
Yüksek Lisans Tezi, Ankara.
Özdemir, O. (2008), Eleştirel Düşünme, İstanbul, Kriter Yayınları.

�Seferoğlu, S.S. ve Akbıyık, C. (2006), “Eleştirel Düşünme ve Öğretimi”, Hacettepe
Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, Sayı:30, s. 193-200.
Şahinel, S. (2002), Eleştirel Düşünme, Ankara, Pegema Yayıncılık.
Yapıcı, M. İ. (2007), “Bosna Hersek‟te Gerçekleştirilen Askeri Müdahalenin Uluslararası
Hukuktaki Yeri”, Uluslararası Hukuk ve Politika, Cilt:2, No:8, s.1-24.

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12007">
                <text>2200</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12008">
                <text>ELEŞTİREL DÜŞÜNME BECERİSİNİ KAZANDIRMADA BİR YOL GÜNLÜĞÜ: BALKANLARA DÖNÜŞ</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12009">
                <text>ÇELİK, Gamze </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12010">
                <text>Anahtar Kelimeler: Eleştirel düşünme, Balkanlara Dönüş, Nedim Gürsel.  ÖZET  Bu çalışmada literatür taraması yöntemiyle Balkanlara Dönüş adlı romanın eleştirel düşünme becerisini geliştirmeye etkisi tespit edilmeye çalışılmıştır. Eleştirel düşünme; sanat ve edebiyatla geliştirilmesi mümkün olan bir beceridir. Okullarda eleştirel düşünme becerisini ezberci anlayışla öğretmeye çalışmak yerine, bu tür romanlarla kazandırmak çok daha etkili olacaktır. Balkanlar doğasıyla, zengin tarihiyle ve kültürel çeşitliliğiyle insanlık için çok büyük bir mirastır. Değeri yüksek olan diğer her toprak gibi, Balkan toprakları da yıllarca savaşların, mücadelelerin ortasında kalmıştır. Saraybosna’da yaşanan acılar, savaşın soğuk yüzü aslında tüm insanlık için bir yaradır. Nedim Gürsel Balkanlara Dönüş adlı romanında Saraybosna dramını içten ve gerçekçi bir dille okura sunmaktadır. Yazar şiirsel üslûbuyla Makedonya’da geçirdiği günleri anlatırken, Balkanlardaki Türk mirasının önemi hakkında da bilgi vermektedir. Türk-Yunan ilişkilerine farklı bir bakışla yaklaşmaktadır. Balkanlara Dönüş bir gezi kitabı, anı kitabı hem de tarihe kaynaklık edecek bir güncedir. Romanı okuduğumuz zaman, savaşın geride bıraktıklarını görürüz. Yaşananları sorgulamamızı, yeniden düşünmemizi ve farklı bakış açısıyla olaylara bakmamızı sağlayan bir anlatım mevcuttur. Bilgi çağını yaşadığımız günümüzde kazanmamız gereken eleştirel bakış açısının gelişmesi için, bu gezi izlenimleri iyi bir yol gösterici olacaktır.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12011">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12012">
                <text>2013-05-17</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12013">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12014">
                <text>ISSN 2203-4548     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
  </item>
  <item itemId="1494" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="1993">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/bb190068981f3fb1b683e10ff66d61fa.docx</src>
        <authentication>12a3a519f82695202158eec69f4ca9cf</authentication>
      </file>
      <file fileId="1994">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/c7f15c39da6caf981d3b6a1bb6a2fdb2.pdf</src>
        <authentication>792c6898c53505cf6acaf693f686b96b</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="12005">
                    <text>NAZİM DİVANINDA İSTEK ÜZERİNE YAZILAN GAZELLER
Bünyamin ÇAĞLAYAN – Adem BALABAN
Beder University, Türk Dili ve Edebiyatı, Tiran / Arnavutluk
Anahtar Kelimeler: ısmarlama şiir, şiir yazma sebebi, şiir başlığı.
ÖZET
Bir işin yapılmasına yol açan gizli veya açık bir sebep vardır. Şairleri de şiir yazmaya
sevk eden sebepler bulunması tabiidir. Her şiir için farklı bir durum veya olay o şiirin yazılması
için şairi harekete geçirir. Bu sebeplerin bilinmesi şiirde yer alan ifadelere şairin kastettiği yönde
mana verilmesinde yardımcı olur. Bazı şairler eserlerinin dibacelerinde şiir hakkındaki genel
görüşlerini açıklar. Mesnevilerin sebeb-i telif bölümlerinde şairi o eseri yazmaya teşvik eden
sebeplerin belirtildiği örnekler vardır. Şura tezkirelerinde şairlere ayrılan bölümlerde bazı
şiirlerinin yazılış sebepleri ile ilgili bilgilere de rastlayabiliyoruz. Nazım şekli veya türü bir şiirin
neden yazıldığı konusunda bir fikir vermesi bakımından yardımcı olur. Bazı şiirlerin daha
yakından incelenmesi net olmasa bile yazılış sebebi hakkında tahminde bulunmamıza
yarayabilir. Bazı şiirlerin başında neden yazıldıklarına dair açıklamalara nadir olarak yer verilir.
Yazılanların tamamı dikkate alındığında bu bilgilere ulaşılabilen şiir sayısı oldukça azdır. Divan
şairleri şahsi sayılabilecek bilgileri açıklamamayı tercih ederler. Var olan notlar da müellif hattı
olan nüshalar veya müsveddelerde bulunur. 18. yüzyıl divan şairi Nazim Divanı’nda birçok şiirin
başında yazılış sebeplerini açıklayan açıklamalar yer alır. Bunlardan bazıları uzun sayılacak
ölçüdedir. Şair dört gazelinin başında o şiirlerini arkadaşlarının isteği üzerine yazdığını belirten
açıklamalara yer verir. Ismarlama kabul edilen bu durumu şairin açıkça belirtmekden
çekinmemesi önemlidir. Çalışmamızda Nazim Divanında istek üzerine yazılan şiirlerin şairin
diğer şiirlerine kıyasla sanat değeri üzerinde durulmuş ve istenen hedeften sapmalar olup
olmadığı ortaya konulmaya çalışılmıştır.

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
      <file fileId="1995">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/4bd5ae71ffc04168811f95d990a0aad0.docx</src>
        <authentication>754c44de42157b13e6217c5e967238f8</authentication>
      </file>
      <file fileId="1996">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/82b4487b6394e1534c60a496b166b569.pdf</src>
        <authentication>0707314f59549256fbb578ae145a7716</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="12006">
                    <text>NAZİM DİVANINDA İSTEK ÜZERİNE YAZILAN ŞİİRLER
Bünyamin ÇAĞLAYAN1
Adem BALABAN 2
Özet
Bir iĢin yapılmasına yol açan gizli veya açık bir sebep vardır. ġairleri de Ģiir yazmaya
sevk eden sebepler bulunması tabiidir. Her Ģiir için farklı bir durum veya olay o Ģiirin
yazılması için Ģairi harekete geçirir. Bu sebeplerin bilinmesi Ģiirde yer alan ifadelere Ģairin
kastettiği yönde mana verilmesinde yardımcı olur.
Bazı Ģairler eserlerinin dibacelerinde Ģiir hakkındaki genel görüĢlerini açıklar.
Mesnevilerin sebeb-i telif bölümlerinde Ģairi o eseri yazmaya teĢvik eden sebeplerin
belirtildiği örnekler vardır. ġura tezkirelerinde Ģairlere ayrılan bölümlerde bazı Ģiirlerinin
yazılıĢ sebepleri ile ilgili bilgilere de rastlayabiliyoruz. Nazım Ģekli veya türü bir Ģiirin neden
yazıldığı konusunda bir fikir vermesi bakımından yardımcı olur. Bazı Ģiirlerin daha yakından
incelenmesi net olmasa bile yazılıĢ sebebi hakkında tahminde bulunmamıza yarayabilir.
Bazı Ģiirlerin baĢında neden yazıldıklarına dair açıklamalara nadir olarak yer verilir.
Yazılanların tamamı dikkate alındığında bu bilgilere ulaĢılabilen Ģiir sayısı oldukça azdır.
Divan Ģairleri Ģahsi sayılabilecek bilgileri açıklamamayı tercih ederler. Var olan notlar da
müellif hattı olan nüshalar veya müsveddelerde bulunur.
18. yüzyıl divan Ģairi Nazim Divanı‟nda birçok Ģiirin baĢında yazılıĢ sebeplerini açıklayan
açıklamalar yer alır. Bunlardan bazıları uzun sayılacak ölçüdedir. ġair dört gazelinin baĢında
o Ģiirlerini arkadaĢlarının isteği üzerine yazdığını belirten açıklamalara yer verir. Ismarlama
kabul edilen bu durumu Ģairin açıkça belirtmekden çekinmemesi önemlidir.
ÇalıĢmamızda Nazim Divanında istek üzerine yazılan Ģiirlerin Ģairin diğer Ģiirlerine kıyasla
sanat değeri üzerinde durulacak ve istenen hedeften sapmalar olup olmadığı ortaya konulmaya
çalıĢılacaktır.
Anahtar Kelimeler: ısmarlama Ģiir, Ģiir yazma sebebi, Ģiir baĢlığı

GAZELS UPON WRITTEN REQUEST IN NAZIM’S DIVAN
Abstract
Tehere is a secret or open reason to make a job. Of course tahere are some causes for
poet to write poetry. Different stuation or event for every poetry activates poet to write that
poetries. To be known theese reasons help to understand phrases in the poetry as poet wants
to mean.
1

Yrd.Doç.Dr., Beder University, Türkish Languge and Literature, bcaglayan@beder.edu.al
2 Yrd.Doç.Dr., Beder University, Türkish Languge and Literature

�Some poets explain their general argumenst in his books‟ introduction. Tehere are samples
giving that reason why poet wrote the book at part of sebeb-i telif in mesnevies. We can
encounter some knowledge about reason to be written some poetries at the part of poets in
Ģuara tezkires. Form or kind of poetry help us giving an opinion about reason to be written the
poetry. Researching of some poets can be useful to gues reason to be written of the poetries‟
even it is not completely.
Poets wrigt some explanations at the beginnig of his poetry sometimes. If we see all
peotries we understand wery few poetries have explanations at the top of them. Divan poets
prefer do not explain their individual information with their poetry. We can see some notes
with poets handwrigts in their notebooks.
Tere are explanations about reason why they are written on the top many peotries in Divan
of Nazim who lived 18. century. Some of that eplanations are long. At the request of his
friends he wrote poems of the poet at the beginning of the four gazels provides answers to
that. This situation is tailor-made be accepted and to be said clearly by the poet is important.
Ġn this study We wil compare poems written on request with the other poems and
invesigate their art values and try to figure out whether the deviations from the desired
targets.
Keywords: custom-made poetry, the reason to write poetry, poetry title

Giriş
Bir konu ile ilgili merak ettiklerimizi öğrenmek için nasıl, niçin, kim, ne zaman gibi
soruları kullanırız. Bu sorulara verilecek cevaplar bir iĢin yapılma veya olma Ģeklini, kim
tarafından yapıldığını, yapıldığı zamanı ve yapılıĢ sebebini açıklarlar.
Her iĢin yapılmasına sebep olan bir Ģey vardır. Sebepsiz olarak hiçbir Ģey ortaya çıkmaz.
Aynı durum yazılan Ģiirler için de sözkonusudur. Her Ģiirin yazılmasına sebep olan bir
gerekçe bulunur. Fakat bunların pek çoğu açıklanmadığı için konuyla ilgili sınırlı ölçüde bilgi
sahibi olabiliyoruz.
ġiirlerin yazılma sebbinin bilinmesi metnin anlaĢılması bakımından büyük öenem taĢır. O
yüzden bir metin üzerinde çalıĢanlar o metnin yazılıĢ sebebini bulmaya çalıĢırlar. ġairler her
zaman Ģiir yazma gerekçelerini açıklamadığı için bu bilgiye ulaĢmak zor hatta bazan imkansız
olabilir.
Divan Ģairlerinin Ģiir yazma sebeplerini birkaç yoldan öğrenebilmekteyiz:
Bunlardan birincisi Ģairin eserin baĢında yazmasına sebep olan Ģeylerle ilgili olarak
kendisini verdiği bilgilerdir. Bu açıklamalar bazı eserlerin baĢında müstakil bir bölüm olarak
sebeb-i telif veya dibace kısımlarında verilir. Divanlarda bu tür bilgilerin bazı Ģiirlerin baĢ
tarafında yer alan notlarla ifade edildiği görülür.

�ġiir yazma sebebi ile ilgili olarak bilgi bulunan ikinci kaynak ise Ģairlerin hayat
hikayelerinin yer aldığı tezkirelerdir. Anekdotlar halinde bazı Ģairlerin hangi hadise üzerine
hangi Ģiiri kaleme aldıkları hakkında bilgilere yer verilir.
Tevhid, münacat, na‟t, medhiye, fahriye, hicviye, mersiye gibi türlerde Ģairin ele alacağı
konular gelenekçe belirlenmiĢ (Turan:2008,374) olduğundan Ģiirin yazılıĢ sebebi zaten
bellidir. Tarih manzumeleri yazılıĢ sbepleri/gerekçeleri en belirgin örneklerdir.
(Turan:2008,375)
Bunlar dıĢında metin inceleyen kiĢi Ģiir içinde yer alan sözlerden hareketle yazılıĢ sebebi
ile ilgili tahminlerde bulunabilir.
ġiirlerin yazılma sebebi ile ilgili olarak bizzat Ģair tarafından ifade edilenler daha büyük
önem taĢır. Çünkü divanlarda Ģiir yazma sebebine dair kaydedilen çeĢitli notlar metne farklı
bir açıdan yaklaĢılmasına katkı sağlarlar. (Turan:2008,378) Ancak müellif hatlarında
bütününü görebildiğimiz bu notlar tebyiz edilen nüshalarda ya tamamen kaldırılmıĢ ya da
kısaltılmıĢ olarak karĢımıza çıkabilmektedir.
Divan edebiyatı geleneğinde genel olarak yazılma sebebinin her bir Ģiir için ayrı notlar
halinde verilmesi Ģeklinde bir uygulama yaygon olarak görülmez. Bununla beraber bazı
Ģairler divanlarında az da olsa Ģiir yazma gerekçelerini açıklayan notlara yer
vermiĢlerdir.Bunlardan biri de Nazîm‟dir.
Nazîm 1680-1760 yılları arasında yaĢamıĢ bir Arnavut divan Ģairidir. Medrese tahsilini
Ġstanbul‟da yapmıĢ ve uzun yıllar burada kalmıĢ olmasına rağmen Ģuara tezkirelerinde
kendisinden sözedilmez. Arnavut kaynaklarında Nezim Frakulla veya Nezim Berati olarak yer
alır. Türkçe Divan‟ı, Arnavutça Divan‟ı ve Farsça Divan‟ı vardır.
Diğer divan Ģairlerinden farklı olarak Nazîm, Türkçe Divan‟ında birçok Ģiirinin
yazılmasına vesile olan hadiseler hakkında ilgili Ģiirlerin baĢ taraflarında bilgiler verir. Bu
notlardan dört Ģiirin istek üzerine yazıldığı anlaĢılmaktadır.
Bir Ģairin istek üzerine Ģiir yazması Ģiir kalitesini düĢüren bir husus olarak kabul edilir. Bu
konuda hemen ilk akla gelen isim Zatî‟dir. Gerçekten de zarurete düĢtüğü zamanlarda geçim
kaygısı ile yazdığı Ģiirlerde seviye düĢüklüğü görülür. (ÇavuĢoğlu,1998:646) Sanatçılar
hayatın zorlukları karĢısında eser verirken sanat endiĢesinden uzaklaĢabilmektedir. Benzer
Ģekilde Peyami Safa‟nın da geçim kaygısı ile yazdığı polisiye romanlarında seviyeyi kendine
layık görmediği için Server Bedi müstear ismini kullanması bir baĢka örnek olarak
gösterilebilir. Zatî‟nin yakınlarının kendisini tahrik ederek haklarında bir nükte, bir beyit veya
kıta söyletmeleri ve bundan zevk almaları (ÇavuĢoğlu,1998:646) ile ortaya çıkan Ģiirler için
geçim kaygısıyla yazılanlar gibi bir seviye düĢüklüğü söz konusu değildir. Bu tür Ģiirlerde
yaĢanan durum, Ģairi sanatını icra etmekten alıkoyan bir engel olmaktan çok onu harekete
geçiren bir teĢvik özelliği gösterir.
Nazîm Divanı‟nda dostlarının isteği üzerine yazıldığı belirtilen dört gazel yer alır.
Divan‟da ve kendisinden bahseden kaynaklarda Nazîm‟in geçim sıkıntısı yaĢadığına dair bir

�bilgi yoktur. Dolayısıyle Ģiir yazması ile ilgili istekler onu sanat endiĢesinden uzaklaĢtıran
ısmarlama sözleri değil, teĢvik eder mahiyette arzulardır.
Nazim‟in istek üzerine yazdığı birinci gazelinin baĢında: Bu áazel-i Òoş-edÀ Bir
Çelebi-yi Muóibb-i Suòen-şinÀsıñ Emriyle İnşÀ Olunmuşdur
(Nazîm,1755:63/b)Ģeklinde bir açıklama yer alır. ġairin ifadelerinden bu Ģiiri yazmasını
isteyen kiĢinin söz erbabı bir çelebi olduğu anlaĢılır. Adı açıklanmaz. ġairin kendisine çok
değer verdiği, bir Ģiir yazması Ģeklindeki isteğini emir gibi telakki etmesinden anlayabiliriz.
Emir ile her Ģey yaptırılamaz. Bir iĢin mükemmel yapılmasının sağlamak için iĢ yapacak
kiĢinin o Ģeyi yapmaya ikna edilmesi gerekir. Hele hele içten gelen duyguların ifade edileceği
bir Ģiir için emir asla söz konusu olamaz. Açıklamada emir olarak düĢünülen Ģey Ģiir
yazılmasıyla ilgili istek veya rica olabilir. Açıklamada dikkat çeken bir baĢka husus Ģairin
gazelini „‟hoĢ-eda‟‟ olarak nitelemesidir. Böylece Ģair Ģiirini bu nitelikte bir Ģiir yazmıĢ olması
sebebiyle kendini övmektedir.
Benim úÀnÿn-ı sìnem seyr içün gel
Getür
zülfüñden
ey
meh-pÀre
tel(Nazîm,1755:63/b)

bir

Birinci beyitte Ģair, göğsünü bir müzik aleti olan kanuna benzetir. Bu kanunun teli ay
parçası gibi olan güzelin zülfünün telidir. Bu tasavvura göre söylenen Ģiir de kanundan yani
Ģairin sinesinden çıkan hoĢ edalı nağmelere benzetilir. ġair Ģiirini kanunla icra edilen bir
besteye benzeterek, ahenk bakımından üstün olduğunu söylemek suretiyle över. Sinenin
kanuna benzetilmesi ile Ģairin „‟Ģiirin kanununu ben tanzim ederim‟‟ diyerek de kendini
övdüğünü düĢünebiliriz. ġair beyitte kanunla icra ettiği musiki faslını dinlemesi için güzeli de
davet eder.
Siyeh cellÀd-ı bì-raómıdır anıñ
Degildir görünen çeşm-i mükemmel
GedÀdan hiç suéÀl itmez o ôÀlim
Fünÿn-ı cevrde şÀh olmuş ekmel (Nazîm,1755:64/a)
Sonraki iki beyitte Ģair güzelin özelliklerini dile getirir. Buna göre güzelin mükemmel
olarak görünen gözleri aslında onun merhametsiz siyah cellâdıdır. O zalim, gedanın halini hiç
sormaz ve cevretme fenninde en mükemmele ulaĢmıĢ bir Ģah olmuĢtur.
ġair sevgiliyi Ģah, kendisini de dilenci olarak tasavvur eder. ġahın merhametsiz bir celladı
vardır. Dilenciden soru sorulmaması, hem ona soru yöneltilmemesi hem de halinin hatırının
sorulmaması Ģekillerinde anlaĢılabilir. Aralarındaki sosyal statü farkı Ģahın dilenci ile
muhatap olmamasından kaynaklanır.
O melèÿn girmiş Àdem ãÿretine
Degildir görinen yanında engel (Nazîm,1755:64/a)

�Dördüncü beyitte Ģair, rakipten söz eder. Onu Adem suretine girmiĢ bir melun olarak
niteler. O sevgilinin yakınında görünür ama aĢkına engel olacak durumda değildir. Divan
Ģiirinde rakip aĢığın sevgisine engel olmaya çalıĢan kötü vasıflara sahip birisi olarak gösterilir.
ġair Arnavut olduğuna göre engel kelimesini Arnavutçadaki melek anlamını da düĢünerek
tercih etmiĢ olabilir. Melun lanetlenmiĢ anlamına gelir ve Adem ile kullanıldığına göre
Ģeytanı hatırlatır. Bu durumda beyit “senin yanında görünen melek değildir, Adem veya insan
Ģekline bürünmüĢ Ģeytandır” biçiminde de anlaĢılabilir.
Naôìmiñ naômını inkÀr iden şaòã
Ya
düşmÀndır
yaòud
bu
echel(Nazîm,1755:64/a)

fenden

BeĢinci beyitte Ģair, kendini över. Ġyi Ģiir yazdığını ve bazılarının bunu inkar ettiğini
belirtir. Onlar ya düĢmanca bir tavır sergileyerek böyle yapmaktadırlar veya Ģiir sanatından
hiç anlamamaktadırlar.
Gazelin baĢındaki açıklamada Ģairden bir Ģiir yazmasını isteyen Ģahsın niçin böyle bir
istekte bulunduğuna dair bilgi verilmez. Son beyitte söylenenlere bakarak Nazım‟ın Ģiirleri
hakkında olumsuz değerlendirmeler yapanlara karĢı bir Ģiir yazması yönünde istekte
bulunmuĢ olabilir. ġiirde sevgilinin özellikleri ve aĢık olarak Ģairin kendi durumu ve rakip
hakkında söylenenlerden sonra Ģair, kendisini över ve Ģiirini inkar edenleri cahillikle suçlar.
Genel olarak bu Ģiir Nazim‟in diğer gazelleri ile sanat yönünden bir farklılık göstermez.
Nazim‟in istek üzerine yazdığını belirttiği, ikinci gazelinin baĢında Bir Dost RicÀ
İdüp Dil-dÀrı Vaãfında İnşÀ Olunan áazeldir (Nazîm,1755:66/a) Ģeklinde
bir açıklama yer alır.
BeĢ beyitlik gazelin her beyitinde gazelin baĢında dil-dâr olarak
vasıfları söylenir.

bahsedilen kiĢinin

Óamdül’illÀh bahÀr u ùabè-ı selìm
Óayli
naôma
getürdi
dürr-i
(Nazîm,1755:66/a)

yetìm

Bahar ve ağır baĢlı yaradılıĢ özelliği iri incilerden oluĢturulan dizgelerin yapılmasına
imkan verilmiĢtir. ġair bunun için Allah‟a hamdeder. Beyitte Nazim Ģiirini iri incilerden
meydana gelen dizgilere benzeterek över.
Şöyle gÿş eyledim ki devrÀnda
Çıúdı
bir
nev-resìde
(Nazîm,1755:66/a)

àonce

şemìm

Ġkinci beyitte yeni açılan bir goncanın çıktığını duyduğunu belirtir. Daha sonraki üç beyitte
övülenin fiziki özellikleri ile ilgili benzetmeler yapılır.

�Şöyle gÿş eyledim ki devrÀnda
Çıúdı bir nev-resìde àonce şemìm
ÚÀmeti Ùubì-i Bihişt-i berìn
Lebi Kevåer ruòı delìl-i Raóìm
Ne güzel úÀmet-i òırÀmÀnsın
Ey cemÀliñ revÀn-ı èazm-i
semîm (Nazîm,1755:66/a)
Son beyitte Ģair övdüğü kiĢinin adının Ġbrahim olduğunu iĢittiğini söyler. Bu Ģiirin
Nazim‟in Ģiiri olduğunu ve aĢığının da Ali olduğunu belirtir.
İsm-i õÀtıñ işitdim İbrÀhim
èAlìdir èÀşıúıñ bu şièr-i
Naôìm (Nazîm,1755:66/b)
Nazim mahlası ile Ģiirler yazan Ģairin asıl adı Ġbrahim‟dir. ġair baĢka birini övüyormuĢ gibi
yaparak aslında kendini övmek suretiyde fahriye yapar. Bir kimsenin kendini övmesi pek hoĢ
karĢılanmaz. Belki de bu yüzden Ģair bir dostunun, sevdiği kiĢi vasfında bir Ģiir yazmasını rica
ettiğini söyleyerek kendini öven bir Ģiir yazmasına imkan hazırlamak için hayali bir Ģiir
yazma gerekçesi belirtme ihtiyacı duymuĢ olabilir. Gerçekten rica üzerine yazılmıĢ olsa da bu
istek Ģiir yazmaya teĢvik eden ve Ģiir kalitesini etkilemeyen olumlu bir istek olarak
değerlendirilebilir. Büyük ihtimalle Ģairin bu Ģiiri bir dostunun ricası üzerine yazdığını
belirtmesi bir gerçeği yansıtmaktan ziyade, kendini övmeye ve Ģiirdeki hünerini göstermeye
bir vesile olarak kullanmak içindir. Bu özelliklerine bakarak bu Ģiirin de Nazim‟in diğer
Ģiirlerinden farklı olmadığını söyleyebiliriz.
Üçüncü gazelin baĢında ilk ikisine göre biraz daha uzun bir açıklama yer alır. Gazelin üç
matla beyti olduğu belirtilir ve vefalı bir dostunun gönüldaĢının vefat etmesinden dolayı
kendisinden bir manzume yazmasını rica ettiği söylenir. ġiirin ciğer yakan ateĢli (ateĢ-nak) bir
gazel olarak niteler. Bu áazel-i Se Maùlaè Bir YÀr-ı VefÀ-dÀrıñ DildÀr-ı èÁlí-miúdÀrı Meróÿm Olup Ber Vech-i Tesliye MumÀileyh
Derd-mend-i Bì-çÀre Óaúìre Bir Manôÿmuñ ÌcÀdına RicÀ İdüp ÓÀli PerìşÀnı Óaúìúine VÀãıl Olduúdan äoñra İnşÀ Olunan áazel-i
Áteş- nÀk-i Ciger-sÿzdur (Nazîm,1755:67/b)
ġiir sekiz beyit olarak yazılmıĢ bir mersiyedir. ġiirin yazılmasını isteyen kiĢinin Sülayman
olduğu birinci beyitte belirtilir. Vefat eden kiĢinin ise Hüseyin olduğunu yedinci beyitten
anlamaktayız.
Diğer mersiyelerde görüldüğü gibi felekten Ģikayet, vefat olayı üzerine duyulan üzüntü, bu
üzüntü sebebi ile dünyaya karamsar bir bakıĢ, herkes için ölümün mukadder olduğunu
hatırlayarak teselli bulma gibi hususlar dile getirilir. Vefat eden kiĢinin özellikleri sıralanır.
ġiir üç matla beyti taĢıyan zülmetali bir gazel olmasının yanında müzeyyel gazel halinde
yazılmıĢtır. Son beyitte vefat eden kiĢi övülür.

�ġiirin baĢında yer alan açıklama bir gerçeği yansıtıyor olabilir. Belki de ortak dostları olan
bir kiĢinin vefatı dolayısıyla bir arkadaĢının onunla ilgili Ģiir yazmasını istemesi olabilecek bir
durumdur. Bu Ģiir nazım Ģekli ve mersiye türünün özelliklerini Ģairin diğer Ģiirleri ölçüsünde
taĢıyan özelliklere sahiptir. Hatta Ģair Ģekil özellikleri ile Ģiir yazma konusunda iddialı
olduğunu göstermeye çalıĢmaktadır.
Felek óayfÀ ayırdı èÀşıúıñ senden SüleymÀnım
Dem-À-dem
ùurmayup
úan
aàlıyor
bu
çeşm-i
giryÀnım
Taèaccüb eylerim úÀéim nice olur cism-i sÿzÀnım
Çıúup şÀhin gibi pervÀz úıldı rÿó-ı õi-şÀnım
ÓarÀm oldı baña bi’llÀh şimden ãoñra devrÀnım
Bu àamdan vechi vardır dÀéim aàlarsa dil
cÀnım

ü

Beni baòt-ı bedim bir rütbeye iòrÀc úıldı kim
äaúınmazdım eger úatlitmege gelseydi düşmÀnım
Dirìà el-óükm-i li’llÀh3 senden oldum óÀliyÀ
mehcÿr
Muúadder bu imiş ey èandelìb-i bÀà-ı rıêvÀnım
O mevzÿn úÀmetiñ dÀéim naôar-gÀhım iken şimdi
Bu çeşm-i òÿn-feşÀnımda òayÀliñ úaldı sulùÀnım
Óüseyn-i nÀ-tuvÀnıñ óÀline ancaú Naôìm aàlar
K’anıñ da rÿóı pervÀz eylemiş eyvÀh cÀnÀnım
Ne rÿó ol rÿó bir rÿó-ı mükerrem kim firÀúından
Ne deñlü aradım derdime dermÀn gitdi dermÀnım
(Nazîm,1755:67/b)
Dördüncü gazelin baĢında Nazim, bir dostunu gazel yazması için kendisine bir rica-name
gönderdiğini söyler. Bu gazeli yazmasına sebep olarak, gönderilen mektupta Ģiir yazmasının
rica edilmesini gösterir. Gazelin dostuna karĢı sevgisini gösteren bir iĢtiyak name olduğunu
belirterek onu çok özlediğini anlatmak ister.
EóibbÀ-yı bÀ-ãafÀmızdan birisi Muhliãì-i maèÀnì
bir şehrì
Müzellif çelebi ile ÀşinÀliú itdikde mumÀileyh muóibbim kendü
òallÀk-ı óamìdesi muúteôÀsınca óaúìri maèhÿduñ yanında 83/b
eõkÀr-ı óayriyye ile yÀd idüp çelebì-i mumÀileyh àÀéibÀne bir
3

El-buğzu fillâh, ve'l-hükmü lillâh Allah için buğzetmek, Allah için hüküm
vermek. Buharî, Îman: 1; Ebû Dâvud, Sünnet: 2; Müsned, 5:146.

�àazeliñ inşÀ vü ìcÀdına óaúìre ricÀ-nÀme irsÀl itdikden ãoñra
inşÀ olunup dest-i- muóabbet maèhÿd ile çelebiniñ úalbine ìãÀl
olunan iştiyÀú-nÀme-i muóabbet-nümÀdır
Dil-i Yaèúÿbum olmuş müstemend-i lüùf-ı YezdÀnı
Görür elbetde bir gün çeşm-i giryÀn mÀh-ı KenèÀnı
(Nazîm,1755:83/a)
Birinci beyitte Ģair, istiare yoluyla gönlünü Hazreti Yakup olarak tasavvur eder. Onun oğlu
Hazreti Yusuf‟a karĢı duyduğu hasret ve üzüntüye telmih yapar. Dostunu da bu anlayıĢ içinde
Kenan‟ın ayı (Hazreti Yusuf) olarak hayal eder. Ağlayan gözlerinin O‟nu bir gün göreceğini
söyler.
Ùulÿè itse n'ola bir gün miåÀl-i neyyir-i enver
Suòen-perver o yÀr meróametgüster kerem kÀnı (Nazîm,1755:83/a)
Ġkinci beyitte övülen kiĢiyi sözden hoĢlanan merhamet sahibi ve cömert bir kimse olarak
niteler ve bir gün en parlak güneĢ misali doğmasını ister. Gün kelimesini hem zaman dilimi
hem de güneĢ manasına gelecek Ģekilde kullanmak sureti ile kelime oyunu yapar.
RaúìbÀ lüùf idüp menè eyleme cÀnÀnı iósÀndan
Óaúìúì èÀşıúa vÀcib o şÀhıñ lüùf u iósÀnı
(Nazîm,1755:83/a)
Üçüncü beyitte rakib sevgiliyi ihsandan men etmek isteyen biri olarak gösterilir ve lütfedip
bu düĢüncesinden vazgeçmesi istenir. ġair kendisini de hakiki aĢık olarak niteler ve Ģahın
lütuf ve ihsanının vacip olduğunu söyler.
Perì-veş mÀh-rÿyÀn çarò-ı èÀlemde hezÀr ammÀ
Sever göñlüm melek-sìmÀ melek-òÿ bir suòendÀnı
(Nazîm,1755:83/a)
Dördüncü beyitte dünyada binlerce peri gibi ay yüzlü bulmasına rağmen melek yüzlü ve
melek huylu söz bilir birini sevdiğini belirtir. Dostunu hem görüntüsü hem de huyu
bakımından meleğe benzetir.
Olursın àam yime maùlÿbuña nÀéil Naôìm ammÀ
KemÀl-i cehd idüp elden úoma dÀmÀn-ı imèÀnı
(Nazîm,1755:83/a)
Son beyitte kendisine ümit vererek üzülmemesini söyler ve isteğine kavuĢacağını belirtir.
Fakat eniyi Ģekilde çalıĢıp tedbiri elden bırakmamalıdır.
Bu Ģiirde genel olarak ayrılık dile getirildikten sonra sevilenin özellikleri, kavuĢmaya dair
ümit, rakibin engelleme çabaları ve baĢarılı olamayacağı ve Nazim‟in istediğine kavuĢacağına
dair inancı, bu yolda gayret etmesi ve tedbiri elden bırakmaması gerektiği anlatılır.

�ġiir gazelin bütün Ģairlerce uygulanan genel çerçevesine uygun olarak yazılmıĢtır.
BaĢındaki açıklama bulunmasa da aynı Ģeyler anlaĢılabilir.

Sonuç
ġairler genellikle Ģiir yazma sebeplerini belirten açıklamalar yapmaktan kaçınırlar.
Fakat bunun istisnaları ile de karĢılaĢabiliyoruz.
ġiirlerin hangi sebeple yazıldıklarının bilinmesi metinlerin daha iyi anlaĢılabilmesine
yardımcı olacak bir özellik gösterir.
Türkçe divanı da bulunan 18. Yüzyıl Arnavut divan Ģairi Nazîm, Ģirlerinin yazılma
gerekçeleri hakkında bilgi veren Ģairlerdendir.Gazellerinin dört tanesini istek üzerine
yazdığını belirtir.
BaĢkasının isteği üzerine yazmak Ģiir kalitesini düĢüren bir husus olarak düĢünülür.Fakat
menfaat karĢılığı olmazsa böyle bir istek Ģairi teĢvik eden olumlu bir etki yapan bir durum
olarak değerlendirilebilir.
Nazîm‟in istek üzerine yazdığı Ģiirlerini incelediğimiz zaman bunların diğer Ģiirlerinden
farklı olmadıkları görürüz. ġair herhangi bir etki altında kaldığı hissini uyandırmadan
duygularını ifade eder ve kendini över. ġiirler muhteva bakımından menfaat sağlayacak bir
özellik taĢımaz.

Kaynaklar
Gönül AYAN, Anadolu Sahasında Yazılan Bazı “Yusuf ü Züleyha” Mesnevilerinde Sebebi Telifler, Turkish Studies International Periodical For the Languages, Literature and
History of Turkish or Turkic, Volume 4/3 Spring 2009, s.227-272
Hasan KAVRUK, Türkçe Mesnevilerde Sebeb-i Telif, Malatya, 2003
Lokman TURAN, Türk Edebiyatında ġiir Yazma Sebepleri ve Edirneli ÖrfÎ Ağa
Divanı‟ndaki Oniki Gazelin Yazılma Sebepleri Üzerine, Atatürk Üniversitesi Sosyal
Bilimler Enstitüsü Dergisi, Cilt 12, Sayı 2 (2008) s.367-395
Mehmet ÇAVUġOĞLU, Zati, Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi, Ġstanbul, 1998, cilt 8,
s. 646
Nezim Frakulla , Mexhmuai esär ve divan [dorëshkrim] 1160 Hixhri /1747, Dr.6.B.28,
Tiran/ARNAVUTLUK Milli Kütüphanesi
Sevda ÖNAL, Sebeb-i Teliflerdeki Ortak Ve Farklı Temalar, A. Ü. Türkiyat AraĢtırmaları
Enstitüsü Dergisi, Sayı 35, Erzurum, 2007, s.105-124

�ġeyma BÜYÜKKAVAS KURAN, Mesneviden Romana Uzanan Sebeb-Ġ Telif Yolu Üst
Kurmacaya Mı Çıkar? Turkish Studies /Türkoloji Dergisi 1 (2006), Sayı: 2, 158-181

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11997">
                <text>2032</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11998">
                <text>NAZİM DİVANINDA İSTEK ÜZERİNE YAZILAN GAZELLER</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11999">
                <text>ÇAĞLAYAN, Bünyamin
BALABAN, Adem</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12000">
                <text>Anahtar Kelimeler: ısmarlama şiir, şiir yazma sebebi, şiir başlığı. ÖZET  Bir işin yapılmasına yol açan gizli veya açık bir sebep vardır. Şairleri de şiir yazmaya sevk eden sebepler bulunması tabiidir. Her şiir için farklı bir durum veya olay o şiirin yazılması için şairi harekete geçirir. Bu sebeplerin bilinmesi şiirde yer alan ifadelere şairin kastettiği yönde mana verilmesinde yardımcı olur. Bazı şairler eserlerinin dibacelerinde şiir hakkındaki genel görüşlerini açıklar. Mesnevilerin sebeb-i telif bölümlerinde şairi o eseri yazmaya teşvik eden sebeplerin belirtildiği örnekler vardır. Şura tezkirelerinde şairlere ayrılan bölümlerde bazı şiirlerinin yazılış sebepleri ile ilgili bilgilere de rastlayabiliyoruz. Nazım şekli veya türü bir şiirin neden yazıldığı konusunda bir fikir vermesi bakımından yardımcı olur. Bazı şiirlerin daha yakından incelenmesi net olmasa bile yazılış sebebi hakkında tahminde bulunmamıza yarayabilir. Bazı şiirlerin başında neden yazıldıklarına dair açıklamalara nadir olarak yer verilir. Yazılanların tamamı dikkate alındığında bu bilgilere ulaşılabilen şiir sayısı oldukça azdır. Divan şairleri şahsi sayılabilecek bilgileri açıklamamayı tercih ederler. Var olan notlar da müellif hattı olan nüshalar veya müsveddelerde bulunur. 18. yüzyıl divan şairi Nazim Divanı’nda birçok şiirin başında yazılış sebeplerini açıklayan açıklamalar yer alır. Bunlardan bazıları uzun sayılacak ölçüdedir. Şair dört gazelinin başında o şiirlerini arkadaşlarının isteği üzerine yazdığını belirten açıklamalara yer verir. Ismarlama kabul edilen bu durumu şairin açıkça belirtmekden çekinmemesi önemlidir. Çalışmamızda Nazim Divanında istek üzerine yazılan şiirlerin şairin diğer şiirlerine kıyasla sanat değeri üzerinde durulmuş ve istenen hedeften sapmalar olup olmadığı ortaya konulmaya çalışılmıştır.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12001">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12002">
                <text>2013-05-17</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12003">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="12004">
                <text>ISSN 2203-4548     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
  </item>
  <item itemId="1493" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="1991">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/8d45867a485afdbf314917d48d776368.docx</src>
        <authentication>3bab424bb5708916698a2528736e9dfe</authentication>
      </file>
      <file fileId="1992">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/2509945edb2a9b9c5808bbed0cfc0b9f.pdf</src>
        <authentication>0e23972f6cc4964aae7d9dd83e00086a</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="11996">
                    <text>MEHMET AKİF’İN HERSEKLİ ARİF HİKMET İÇİN YAZDIĞI BİR MERSİYE
Ömer ÇAKIR
Çankırı Karatekin Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Çankırı / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Mehmet Akif, Hersekli Arif Hikmet, Mersiye.
ÖZET
Mehmet Akif Ersoy’un şiirlerini topladığı eserin adının Safahat olduğu malumdur. Akif bu esere
sağlığında bazı şiirleri almamıştır. İşte bunlardan biri (Bosna) Hersekli Arif Hikmet Bey için
yazdığı bir mersiyedir. Arif Hikmet Bey İslam edebiyatında Bosna Hersekli şairler arasında önde
gelen isimlerden biridir. Söz konusu mersiye, Akif’in vefatından sonra hazırlanmış olan bazı
Safahat baskılarında bulunmakla beraber çoğu Safahat’ta yer almamaktadır. O sebeple de pek
fazla bilinmemektedir. Akif, son derece sevdiği ve saydığı Arif Hikmet’i “Milletin oydu
hakikatte hele Sâdî’si” diye nitelendirmektedir. Mersiye, her ne kadar Herseklinin vefat ettiği
1903 yılında yazılmış olsa da ilk defa matbuatta Sırat-ı Müstakim mecmuasında 12 Şubat
1324(1908) tarihinde yayımlanmıştır. Şiir, 246 beyitlik uzunca bir metindir. Mersiyenin
Herseklinin hayatı, devri içindeki yeri ve önemi, Akif’in Arif Hikmet Bey ve yaşadığı dönemle
ilgili düşünceleri, onun vefatı münasebetiyle dile getirdiği sosyal eleştiriler bakımından önemi
büyüktür. Diğer yandan, söz konusu mersiye Türk edebiyatı tarihinde Divan edebiyatında önemli
yeri olan mersiye türünün Tanzimat sonrası yazılmış örneklerden bir olması bakımından da
dikkat çekicidir. Bildiride bu mersiye şekil, muhteva dil ve üslup açısından ele alınıp
değerlendirilecektir.

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11988">
                <text>2295</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11989">
                <text>MEHMET AKİF’İN HERSEKLİ ARİF HİKMET İÇİN YAZDIĞI BİR MERSİYE</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11990">
                <text>ÇAKIR, Ömer </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11991">
                <text>Anahtar Kelimeler: Mehmet Akif, Hersekli Arif Hikmet, Mersiye.  ÖZET  Mehmet Akif Ersoy’un şiirlerini topladığı eserin adının Safahat olduğu malumdur. Akif bu esere sağlığında bazı şiirleri almamıştır. İşte bunlardan biri (Bosna) Hersekli Arif Hikmet Bey için yazdığı bir mersiyedir. Arif Hikmet Bey İslam edebiyatında Bosna Hersekli şairler arasında önde gelen isimlerden biridir. Söz konusu mersiye, Akif’in vefatından sonra hazırlanmış olan bazı Safahat baskılarında bulunmakla beraber çoğu Safahat’ta yer almamaktadır. O sebeple de pek fazla bilinmemektedir. Akif, son derece sevdiği ve saydığı Arif Hikmet’i “Milletin oydu hakikatte hele Sâdî’si” diye nitelendirmektedir. Mersiye, her ne kadar Herseklinin vefat ettiği 1903 yılında yazılmış olsa da ilk defa matbuatta Sırat-ı Müstakim mecmuasında 12 Şubat 1324(1908) tarihinde yayımlanmıştır. Şiir, 246 beyitlik uzunca bir metindir. Mersiyenin Herseklinin hayatı, devri içindeki yeri ve önemi, Akif’in Arif Hikmet Bey ve yaşadığı dönemle ilgili düşünceleri, onun vefatı münasebetiyle dile getirdiği sosyal eleştiriler bakımından önemi büyüktür. Diğer yandan, söz konusu mersiye Türk edebiyatı tarihinde Divan edebiyatında önemli yeri olan mersiye türünün Tanzimat sonrası yazılmış örneklerden bir olması bakımından da dikkat çekicidir. Bildiride bu mersiye şekil, muhteva dil ve üslup açısından ele alınıp değerlendirilecektir.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11992">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11993">
                <text>2013-05-17</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11994">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11995">
                <text>ISSN 2203-4548     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
  </item>
  <item itemId="1492" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="1989">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/2abbc436341bfc1c3a79bd3d0c28e59f.docx</src>
        <authentication>9bf258bea90c62b855b65fe12f355f5e</authentication>
      </file>
      <file fileId="1990">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/8efb66153c601ca1978e9d1a962073c1.pdf</src>
        <authentication>6be7c5773db706a5cfce014b9fdb8dc2</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="11987">
                    <text>TÜRKİYE’DE SÖZLÜ KÜLTÜRÜN SANAL ORTAMA AKTARIM ÖRNEĞİ:
“FACEBOOK VE BOŞNAK KÜLTÜRÜ”
Emine ÇAKIR
Gazi Üniversitesi, Ankara / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Türkiye, Boşnaklar, Halkbilim, Kültür, Facebook
ÖZET
Halkbilimi araştırıcılarının yıllardır algıladıkları alan/sahası kavramı teknolojik gelişme
ve değişmelerle birlikte bağlamsal bir dönüşüm süreci içindedir. Teknolojik gelişmelerin başında
gelen ve küreseli bir tuşla yerelle, yereli ise evrenselle buluşturan internet, “ikinci sözlü kültür”
bağlamı olarak kültürün yaratıldığı ve yaşatıldığı, kuşaktan kuşağa aktarıldığı elektronik bağlam
olarak değerlendirilebilir. İnternet site/ köyler, çeşitli grup ve hemşehri dernekleri gibi
toplulukların elektronik ortama taşındığı göstermektedir. Sanal ortama taşınan grup ve dernekler
beraberinde kültürel öğelerini yeniden kurgulama fırsatı yakalamışlardır. Yeme-içme kültürü,
giyim-kuşam, gelenek görenekler, halk müziği ve dansları, sözlü kültür ürünleri gibi birçok
halkbilimi kadrosu bunlara dahil edilebilir. Çalışma, Türkiye’de daha çok Bosna kültürünü
yayma ve yaşatma odaklı grup ve derneklerin uzantısı olan sanal site ve gruplar üzerinden
Türkiye’de Bosna/Boşnak kültürünün elektronik bağlamdaki durumu incelenerek kültürel
aktarımın özellikle hangi halkbilim kadrolarında yoğunlaştığı tespit edilmiştir.

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11979">
                <text>2243</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11980">
                <text>TÜRKİYE’DE SÖZLÜ KÜLTÜRÜN SANAL ORTAMA AKTARIM ÖRNEĞİ: “FACEBOOK VE BOŞNAK KÜLTÜRÜ”</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11981">
                <text>ÇAKIR, Emine </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11982">
                <text>Anahtar Kelimeler: Türkiye, Boşnaklar, Halkbilim, Kültür, Facebook  ÖZET  Halkbilimi araştırıcılarının yıllardır algıladıkları alan/sahası kavramı teknolojik gelişme ve değişmelerle birlikte bağlamsal bir dönüşüm süreci içindedir. Teknolojik gelişmelerin başında gelen ve küreseli bir tuşla yerelle, yereli ise evrenselle buluşturan internet, “ikinci sözlü kültür” bağlamı olarak kültürün yaratıldığı ve yaşatıldığı, kuşaktan kuşağa aktarıldığı elektronik bağlam olarak değerlendirilebilir. İnternet site/ köyler, çeşitli grup ve hemşehri dernekleri gibi toplulukların elektronik ortama taşındığı göstermektedir. Sanal ortama taşınan grup ve dernekler beraberinde kültürel öğelerini yeniden kurgulama fırsatı yakalamışlardır. Yeme-içme kültürü, giyim-kuşam, gelenek görenekler, halk müziği ve dansları, sözlü kültür ürünleri gibi birçok halkbilimi kadrosu bunlara dahil edilebilir. Çalışma, Türkiye’de daha çok Bosna kültürünü yayma ve yaşatma odaklı grup ve derneklerin uzantısı olan sanal site ve gruplar üzerinden Türkiye’de Bosna/Boşnak kültürünün elektronik bağlamdaki durumu incelenerek kültürel aktarımın özellikle hangi halkbilim kadrolarında yoğunlaştığı tespit edilmiştir.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11983">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11984">
                <text>2013-05-17</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11985">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="11986">
                <text>ISSN 2203-4548     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
  </item>
</itemContainer>
