<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<itemContainer xmlns="http://omeka.org/schemas/omeka-xml/v5" xmlns:xsi="http://www.w3.org/2001/XMLSchema-instance" xsi:schemaLocation="http://omeka.org/schemas/omeka-xml/v5 http://omeka.org/schemas/omeka-xml/v5/omeka-xml-5-0.xsd" uri="https://omeka.ibu.edu.ba/items/browse?output=omeka-xml&amp;page=120&amp;sort_field=Dublin+Core%2CCreator" accessDate="2026-06-15T23:40:36+01:00">
  <miscellaneousContainer>
    <pagination>
      <pageNumber>120</pageNumber>
      <perPage>10</perPage>
      <totalResults>3494</totalResults>
    </pagination>
  </miscellaneousContainer>
  <item itemId="1298" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="1467">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/2bc5b6c390d514838dd09a01720c1321.docx</src>
        <authentication>98feeafd9bdd200f3c411752668840b6</authentication>
      </file>
      <file fileId="1468">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/ca7c8d64211919cbdf63081cbfda97f2.pdf</src>
        <authentication>1add86301834ec547737866198a0d73c</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="10173">
                    <text>“HAYAT, YOLCULUKTUR” ALGISINDAN DİLE YANSIYANLAR
Aslıhan DİNÇER
Gediz Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, İzmir / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Hayat, yol, yolculuk, metafor.
ÖZET
Bir dilsel metaforun hangi kavramsal metafora dayandığını bulmak, onu anlamak için
çoğunlukla daha dolaysız bir yoldur. Çünkü dildeki metaforlar, soyut fikirlerin dönüşümleri
olarak bir zihinsel süreçten, bir algılama biçiminden geçerek ortaya çıkarlar. Bu bakımdan dilin
ardındaki düşünceye ulaşmak, konuşurun ve ait olduğu toplumun dünyayı nasıl algıladığı,
olgular karşısında nasıl tavırlar aldığı hakkında da çok şey anlatır. Ancak tersten okumalar
yapmak da mümkündür. Yani metaforik bir kavramın nasıl ve ne tür metaforik ifadelere
dönüştüğünün de izi sürülebilir. Nitekim bu bildiride de aynı noktadan yola çıkılmış ve hayat
kavramının yolculuk kavramı ile birleştirilmesinden doğan hayat yolculuktur fikrinin dile nasıl
yansıdığı üzerinde durulmuştur. Hayat, yolun başına gelmekle başlar, yolda yürümekle devam
eder, yolu tamamlamakla sona erer. Yol biterse hayat da biter. Yolun da hayatın da uzunluğu
değişkendir. Dümdüz, inişli çıkışlı, dolambaçlı olması veya engeller içerip içermemesinin
beraberinde getirdiği dil malzemesi de çeşitlidir. “Dünyaya geldiğim anda / Yürüdüm aynı
zamanda / İki kapılı bir handa / Gidiyorum gündüz gece” sözlerinde özet ifadesini bulan bu
algılama biçiminin geçmişten bugüne Türk dili tarihi içinde dikkati çeken başka hangi örnekleri
bulunmaktadır? Bu bildiri bunun üzerine kuruludur.

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10165">
                <text>2313</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10166">
                <text>“HAYAT, YOLCULUKTUR” ALGISINDAN DİLE YANSIYANLAR</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10167">
                <text>DİNÇER, Aslıhan </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10168">
                <text>Anahtar Kelimeler: Hayat, yol, yolculuk, metafor.  ÖZET  Bir dilsel metaforun hangi kavramsal metafora dayandığını bulmak, onu anlamak için çoğunlukla daha dolaysız bir yoldur. Çünkü dildeki metaforlar, soyut fikirlerin dönüşümleri olarak bir zihinsel süreçten, bir algılama biçiminden geçerek ortaya çıkarlar. Bu bakımdan dilin ardındaki düşünceye ulaşmak, konuşurun ve ait olduğu toplumun dünyayı nasıl algıladığı, olgular karşısında nasıl tavırlar aldığı hakkında da çok şey anlatır. Ancak tersten okumalar yapmak da mümkündür. Yani metaforik bir kavramın nasıl ve ne tür metaforik ifadelere dönüştüğünün de izi sürülebilir. Nitekim bu bildiride de aynı noktadan yola çıkılmış ve hayat kavramının yolculuk kavramı ile birleştirilmesinden doğan hayat yolculuktur fikrinin dile nasıl yansıdığı üzerinde durulmuştur. Hayat, yolun başına gelmekle başlar, yolda yürümekle devam eder, yolu tamamlamakla sona erer. Yol biterse hayat da biter. Yolun da hayatın da uzunluğu değişkendir. Dümdüz, inişli çıkışlı, dolambaçlı olması veya engeller içerip içermemesinin beraberinde getirdiği dil malzemesi de çeşitlidir. “Dünyaya geldiğim anda / Yürüdüm aynı zamanda / İki kapılı bir handa / Gidiyorum gündüz gece” sözlerinde özet ifadesini bulan bu algılama biçiminin geçmişten bugüne Türk dili tarihi içinde dikkati çeken başka hangi örnekleri bulunmaktadır? Bu bildiri bunun üzerine kuruludur.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10169">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10170">
                <text>2013-05-17</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10171">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10172">
                <text>ISSN 2203-4548     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
  </item>
  <item itemId="1299" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="1469">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/d68366fec98ff8097bc5069ce8c3a5c8.docx</src>
        <authentication>e8b21d4ee560a7bbafb42afcd3204d8b</authentication>
      </file>
      <file fileId="1470">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/c20c23301006a8746124943b736e78e5.pdf</src>
        <authentication>da9052ee1b3a226af6fe808487b3d3b3</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="10182">
                    <text>TÜRKÇE KISA ÖYKÜLERDE EĞRETİLEME KULLANIMI
Gülsüm Songül ERCAN - Özge CAN
Dokuz Eylül Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, İzmir / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Eğretileme, Yapısal Eğretileme, Yönelimsel Eğretilme, Varlıkbilimsel
Eğretileme, Kısa Öykü Metin Türü.
ÖZET
Eğretileme, iki şey arasında bağlantı kurmak veya bir benzerliği belirtmek için sözcüğün
düz anlamından başka bir anlamda kullanılmasıdır. Düşünce ve eylemlerimizin bir parçası olan
eğretilemeler kültürel bir olgudur. Bu çalışmada, eğretileme farklı yazarlar tarafından yazılmış
dört farklı kısa öyküde incelenmektedir: Karanfiller ve Domates Suyu (Sait Faik Abasıyanık),
Keçi (Yaşar Kemal), Bir Orman Hikayesi (Sabahattin Ali), ve Harika Çocuk (Orhan Kemal).
Veri tabanımızda yer alan kısa öykü yazarları Türk edebiyatında önemli bir yeri olan yazarlardır.
Seçilen yazarlardan Sait Faik Abasıyanık ve Yaşar Kemal şiirsel anlatımları ve gerçeği
kurgulama biçimleriyle yine veri tabanımızda yer alan diğer yazarlar Sabahattin Ali ve Orhan
Kemal’den farklılaşmaktadır. S. Ali ve O. Kemal ise yalın ve gerçekçi anlatımlarıyla dikkati
çekmektedir. Bu çalışmada, söz konusu yazarların öykülerindeki eğretileme kullanımı Lakoff ve
Johnson’ın (1980) ‘Kavramsal Eğretileme Kuramı’ kapsamında sınıflandırdığı yapısal,
yönelimsel ve varlıkbilimsel eğretileme bağlamında incelenmektedir. Çalışmamızın bulgularının
yazarlar arasındaki yalın/şiirsel/gerçekçi biçemsel farklılıkların eğretileme kullanımına sıklığı ve
türüne yansıdığı önvarsayılmaktadır.

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10174">
                <text>2309</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10175">
                <text>TÜRKÇE KISA ÖYKÜLERDE EĞRETİLEME KULLANIMI</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10176">
                <text>ERCAN , Gülsüm Songül 
CAN, Özge </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10177">
                <text>Anahtar Kelimeler: Eğretileme, Yapısal Eğretileme, Yönelimsel Eğretilme, Varlıkbilimsel Eğretileme, Kısa Öykü Metin Türü.  ÖZET  Eğretileme, iki şey arasında bağlantı kurmak veya bir benzerliği belirtmek için sözcüğün düz anlamından başka bir anlamda kullanılmasıdır. Düşünce ve eylemlerimizin bir parçası olan eğretilemeler kültürel bir olgudur. Bu çalışmada, eğretileme farklı yazarlar tarafından yazılmış dört farklı kısa öyküde incelenmektedir: Karanfiller ve Domates Suyu (Sait Faik Abasıyanık), Keçi (Yaşar Kemal), Bir Orman Hikayesi (Sabahattin Ali), ve Harika Çocuk (Orhan Kemal). Veri tabanımızda yer alan kısa öykü yazarları Türk edebiyatında önemli bir yeri olan yazarlardır. Seçilen yazarlardan Sait Faik Abasıyanık ve Yaşar Kemal şiirsel anlatımları ve gerçeği kurgulama biçimleriyle yine veri tabanımızda yer alan diğer yazarlar Sabahattin Ali ve Orhan Kemal’den farklılaşmaktadır. S. Ali ve O. Kemal ise yalın ve gerçekçi anlatımlarıyla dikkati çekmektedir. Bu çalışmada, söz konusu yazarların öykülerindeki eğretileme kullanımı Lakoff ve Johnson’ın (1980) ‘Kavramsal Eğretileme Kuramı’ kapsamında sınıflandırdığı yapısal, yönelimsel ve varlıkbilimsel eğretileme bağlamında incelenmektedir. Çalışmamızın bulgularının yazarlar arasındaki yalın/şiirsel/gerçekçi biçemsel farklılıkların eğretileme kullanımına sıklığı ve türüne yansıdığı önvarsayılmaktadır.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10178">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10179">
                <text>2013-05-17</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10180">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10181">
                <text>ISSN 2203-4548     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
  </item>
  <item itemId="1300" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="1471">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/d6e7a7396ba3fd95dfac3e1cbc056775.docx</src>
        <authentication>052c929936e57df1178e7e23f7aa7dcf</authentication>
      </file>
      <file fileId="1472">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/09c374cd89251fcaa6a6b68c1e7d2c8d.pdf</src>
        <authentication>fb52b1dac2c0e7b297338e4afd4db09a</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="10191">
                    <text>AFGANİSTAN’DA TÜRKOLOJİ VE TÜRKÇE ÇALIŞMALARI HAKKINDA BİR
ARAŞTIRMA
Firuz FEVZİ / Hasan CANKURT
Kabil Üniversitesi, Türkoloji Bölümü, Kabil / Afganistan - Celal Bayar Üniversitesi, Edebiyat
Fakültesi, Manisa / Türkiye
Anahtar kelimeler: Türkiye, Türkçe, Özbekçe Afganistan, Kabil, Türkoloji.
ÖZET
Türkiye ile Afganistan dostluğu Mustafa Kemal Atatürk döneminde en iyi dönem olarak
bilinir. Atatürk Afganistan’ın modern eğitim sistemine ulaşması için askeri, mülki, alanlarında
birçok öğretim üyesini göndermiştir. Kabil Üniversitesi’nde ilk Tıp, Hukuk ve Siyasal Bilgiler
Fakültelerini kuranlar Türkiye’den gönüllü olarak giden Türk subaylar ve mülki erkânlar
olmuştur. Bu Fakültelerde Eğitim ve öğretim yıllarca Türk akademisyenleri tarafından
verilmiştir. Türkiye’nin Afganistan’a eğitim ve sağlık alanındaki çalışmaları 1960’lı yıllara kadar
devam etmiş, fakat bu yıllardan sonra Afganistan Sovyetler Birliği’ne yönelince Türk
akademisyenleri Türkiye’ye geri dönmüştür. Bildiride Kabil Üniversitesi Türkoloji bölümün ve
Afgan-Türk okullarının Afgan halkına Türkçe eğitim ve öğretimi hakkında, bu güne kadar
yapmış oldukları kültürel çalışmaları hakkında bilgi verilmiş, ayrıca Afganistan ordusunun askeri
liselerinde Türkçe dersleri üzerine durulmuştur.

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10183">
                <text>2314</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10184">
                <text>AFGANİSTAN’DA TÜRKOLOJİ VE TÜRKÇE ÇALIŞMALARI HAKKINDA BİR ARAŞTIRMA</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10185">
                <text>FEVZİ, Firuz
CANKURT, Hasan </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10186">
                <text>Anahtar kelimeler: Türkiye, Türkçe, Özbekçe Afganistan, Kabil, Türkoloji.  ÖZET  Türkiye ile Afganistan dostluğu Mustafa Kemal Atatürk döneminde en iyi dönem olarak bilinir. Atatürk Afganistan’ın modern eğitim sistemine ulaşması için askeri, mülki, alanlarında birçok öğretim üyesini göndermiştir. Kabil Üniversitesi’nde ilk Tıp, Hukuk ve Siyasal Bilgiler Fakültelerini kuranlar Türkiye’den gönüllü olarak giden Türk subaylar ve mülki erkânlar olmuştur. Bu Fakültelerde Eğitim ve öğretim yıllarca Türk akademisyenleri tarafından verilmiştir. Türkiye’nin Afganistan’a eğitim ve sağlık alanındaki çalışmaları 1960’lı yıllara kadar devam etmiş, fakat bu yıllardan sonra Afganistan Sovyetler Birliği’ne yönelince Türk akademisyenleri Türkiye’ye geri dönmüştür. Bildiride Kabil Üniversitesi Türkoloji bölümün ve Afgan-Türk okullarının Afgan halkına Türkçe eğitim ve öğretimi hakkında, bu güne kadar yapmış oldukları kültürel çalışmaları hakkında bilgi verilmiş, ayrıca Afganistan ordusunun askeri liselerinde Türkçe dersleri üzerine durulmuştur.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10187">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10188">
                <text>2013-05-17</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10189">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10190">
                <text>ISSN 2203-4548     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
  </item>
  <item itemId="1301" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="1473">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/2506a8cd1994568bc0908c5a5693858d.docx</src>
        <authentication>a14d67711a40448e11d5f0e41e17f32e</authentication>
      </file>
      <file fileId="1474">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/703236bb28b6ae99821dd547d1aa67fa.pdf</src>
        <authentication>02269da3a8b67ba526b609e83f9374a1</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="10200">
                    <text>YAHYA KEMAL'İN ŞİİRLERİNDE BALKANLAR
Salih GÖZAYDIN
International Burch University, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Bölümü, Saraybosna
/ Bosna Hersek
Anahtar Kelimeler Yahya Kemal, Balkanlar, şiir, Usküp.
ÖZET
Bir başkadır Yahya Kemal de Balkanlar vatandır, candır canandır. Bir başkadır ruhu,
kokusu, rengi Balkanların. Şairimiz vatan mefhumunu farklı hissetmiş farklı yansıtmıştır,
Balkanları şiirlerinde. 1884’ten 1902’ye kadar geçen zamanda Balkanlarda geçen çocukluk ve
gençlik yıllarını sevincini, hüznünü usta anlatımını da katarak cümlelere duygularıyla
harmanlayıp şiirlerinde nakleder. Şair gençliğinde gezdiği gördüğü Balkan şehirlerindeki hayatı
maddi manevi balkanları tüm yönleriyle dile getirmiştir.

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10192">
                <text>2312</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10193">
                <text>YAHYA KEMAL'İN ŞİİRLERİNDE BALKANLAR</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10194">
                <text>GÖZAYDIN, Salih </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10195">
                <text>Anahtar Kelimeler Yahya Kemal, Balkanlar, şiir, Usküp.  ÖZET  Bir başkadır Yahya Kemal de Balkanlar vatandır, candır canandır. Bir başkadır ruhu, kokusu, rengi Balkanların. Şairimiz vatan mefhumunu farklı hissetmiş farklı yansıtmıştır, Balkanları şiirlerinde. 1884’ten 1902’ye kadar geçen zamanda Balkanlarda geçen çocukluk ve gençlik yıllarını sevincini, hüznünü usta anlatımını da katarak cümlelere duygularıyla harmanlayıp şiirlerinde nakleder. Şair gençliğinde gezdiği gördüğü Balkan şehirlerindeki hayatı maddi manevi balkanları tüm yönleriyle dile getirmiştir.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10196">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10197">
                <text>2013-05-17</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10198">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10199">
                <text>ISSN 2203-4548     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
  </item>
  <item itemId="1302" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="1475">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/e73b80519f53f88d73c83d260021c504.docx</src>
        <authentication>d04880ec799f643c57c1eb1e2cf08813</authentication>
      </file>
      <file fileId="1476">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/4bdff04a03b3d27cc7a42b398508015a.pdf</src>
        <authentication>7ef4f9f275f73a9b5d0ca8855a324cd5</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="10209">
                    <text>BUKET UZUNER’İN ÖNCEKİ VE SONRAKİ KADIN HİKÂYESİNE FEMİNİST BİR
BAKIŞ
Ramazan GÜLENDAM - Zübeyde BİLDİRİCİ
International Burch University, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Bölümü, Saraybosna
/ Bosna Hersek
Anahtar Kelimeler: Feminizm, kadın, kadın kimliği.
ÖZET
Okur merkezli kuramlar sınıflamasına giren Feminist eleştiri, psikanaliz, Marksizm,
okuyucu olarak kadına yönelen eleştiri ve yazar olarak kadına yönelen Feminist eleştiri gibi
açılımlarla disiplinlerarası(psikolojik, kültürel, politik, sosyolojik, biyolojik, edebi, dilbilimsel
gibi) bir yaklaşımı içermektedir. Feminist edebiyat eleştirisi, kültür ve edebiyattaki yerleşik ve
dolayısıyla erkeğin bakış açısını yansıtan değerleri, kalıpları sorgular, işin öteki yüzüne dikkat
çeker. Böyle bir amaçla, bu çalışmada, Buket Uzuner’in Önceki ve Sonraki Kadın başlıklı
hikâyesi, feminist okumaya tâbii tutulacaktır.

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10201">
                <text>2316</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10202">
                <text>BUKET UZUNER’İN ÖNCEKİ VE SONRAKİ KADIN HİKÂYESİNE FEMİNİST BİR BAKIŞ</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10203">
                <text>GÜLENDAM , Ramazan 
BİLDİRİCİ, Zübeyde </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10204">
                <text>Anahtar Kelimeler: Feminizm, kadın, kadın kimliği.  ÖZET  Okur merkezli kuramlar sınıflamasına giren Feminist eleştiri, psikanaliz, Marksizm, okuyucu olarak kadına yönelen eleştiri ve yazar olarak kadına yönelen Feminist eleştiri gibi açılımlarla disiplinlerarası(psikolojik, kültürel, politik, sosyolojik, biyolojik, edebi, dilbilimsel gibi) bir yaklaşımı içermektedir. Feminist edebiyat eleştirisi, kültür ve edebiyattaki yerleşik ve dolayısıyla erkeğin bakış açısını yansıtan değerleri, kalıpları sorgular, işin öteki yüzüne dikkat çeker. Böyle bir amaçla, bu çalışmada, Buket Uzuner’in Önceki ve Sonraki Kadın başlıklı hikâyesi, feminist okumaya tâbii tutulacaktır.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10205">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10206">
                <text>2013-05-17</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10207">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10208">
                <text>ISSN 2203-4548     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
  </item>
  <item itemId="1303" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="1477">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/cffdca89b7cb7a2a40fa1b3ceb4434ca.docx</src>
        <authentication>3ddd185458d898e02c7e421713a33fe7</authentication>
      </file>
      <file fileId="1478">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/16cc0b0e3f26b27d97c5f32182d36748.pdf</src>
        <authentication>77a276bcedcd5577d9ddf28af19f0be8</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="10218">
                    <text>TÜRKİYEDE 1992-1995 TARİHLERİ ARASINDA YAYINLANAN DERGİLERDEKİ
BOSNA KONULU ŞİİRLER
Kürşad KARA
Bayburt Üniversitesi, Bayburt / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Türk Edebiyatı, Süreli Yayın, Dergi, Bosna Şiiri.
ÖZET
Bosna Savaşı, Bosna-Herek’te 1 Mart 1992 tarihinden 14 Aralık 1995 tarihine kadar
sürmüş olan bir savaştır. Farklı bir coğrafyada meydana gelen ama aynı kültür coğrafyasında
olan bizlerin bu savaşa karşı duruşumuzu edebiyat açısından ele alarak iki ayrı mekânda bulunan
aynı kültürün insanlarının ortak acısı olan Bosna Savaşını Türk edebiyatındaki yansımasını
ortaya çıkarmaya çalıştık. Türkiye o tarihlerde çıkan süreli yayınlarda (dergi) yayınlanmış Bosna
temalı şiirler tespit edilip Türk Edebiyatında şiir türünde Bosna Savaşı teması ele alınmış ve
süreli yayınlar aracılığıyla Türk halkının Bosna Dramı hakkındaki duyguları açıklanmaya
çalışılmıştır. Edebiyat tarihle ilişki içerisinde olduğu vakit zamanın hem tanıklığını yapar hem de
kaydını tutar. Tutulan bu kayıtlara ulaşıldığında geçmiş günlerin panoraması
gözlemlenebilecektir. Savaşın çirkin yüzünü dile getireceğimiz zaman bu kaynaklara dönülerek
bir bağ kurulmuştur. Bu savaşın etkileri başka bir ülke edebiyatında ne sıklıkla yer bulduğu dile
getirilmiştir. Araştırma yöntemi kullanılarak elde edilen bulgular sayısal veriler izah edilmiş.
Bütün dergilere ulaşmanın zorluğu göz önüne alınarak ortalama bir dergi sayısına ulaşılıp
tümevarım uygulanmış ve toplam kaç adet şiir yayımlandığı veri olarak sunulmuştur. Bir ülkenin
yaşadığı bir savaşın etkilerinin başka bir ülkenin edebiyatında bir tür ele alınarak incelenmiş ve
Bosna halkının Türkiye vatandaşlarına ve Türk edebiyatına karşı ilgisi artırılmaya çalışılmıştır.
Kaynaşan iki halkın ortak değerler üretme adına küçük de olsa bir adım atılması sağlanmıştır.
Şiirlerin yer aldığı süreli yayınlar(dergiler): İcmal Dergisi, Diyanet Aylık Dergi, Çınar Gençlik
Dergisi, Güneysu Dergisi, Ağla Çınarım Ağla, Yedi İklim, Tını, Mürşid Dergisi, Sabır, Türk
Edebiyat Dergisi, Milli Folklor Dergisi, Türk Yurdu Gençlik Dergisi, Seda Dergisi, Palandöken,
Bizim Dergâh Dergisi, Ümit Dergisi, İcmal Dergisi, Sızıntı, İslami Edebiyat Dergisi

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
      <file fileId="1479">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/5a532acaf915e7c9d608bbe5a0dc7ef2.docx</src>
        <authentication>d8ae2ccf84b66726adc060e30a3a4953</authentication>
      </file>
      <file fileId="1480">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/f1dccbd29c7c008822778eb1df565489.pdf</src>
        <authentication>45ab981d105870ded7e9bac547814d32</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="10219">
                    <text>“TÜRKİYE’DE 1992-1995 YILLARI ARALIĞINDA DERGİLERDE YAYINLANAN
BOSNA TEMALI ŞİİRLER”
Kürşad KARA1
Özet
Süreli yayınlar belirli aralıklarla yayımlanan dergi, gazete gibi yayınlardır.
Araştırmacılar için vazgeçilmez kaynaklardır ve yaygın bir okuma aracıdır. Edebiyat tarihi
olaylarla iç içe olduğunda zamanın hem tanıklığını yapar hem de kaydını tutar. Tutulan bu
kaynaklara ulaşıldığında geçmişin panoraması gözlemlenebilir. Bosna savaşı, üç yıldan fazla
sürmüş ve bu süre içinde büyük acılar yaşanmıştır. Savaşın etkileri Türkiye‟de de hissedilmiş
ve derin bir üzüntü duyulmuştur. Türk halkının hissettiği bu derin acıların etkisi şiirlerde de
görülmüştür. Yazılan her şiir Türk halkının belleğinde, vicdanında yer etmiş ve edebiyat
sayesinde, şiir sayesinde halklar arasında ortak bir dayanışma köprüsü kurulmuştur.
Bu çalışmada, Türkiye‟de yayınlanan dergilerin 1992-1995 yılları aralığı eldeki
imkânlar doğrultusunda taranmaya çalışılarak Bosna Savaşının şiirlere nasıl ve ne yoğunlukta
yansıtıldığı incelenecek,

seçilen örnek metinler üzerinden Bosna temalı şiirlerin genel

özellikleri aktarılacaktır. Tarihi olayların edebiyatla ilişkisi açıklanacaktır.
Anahtar Kelimeler: Türk Edebiyatı, Süreli Yayın(dergi), Bosna, Şiir
“BOSNIA-THEMED POETRY IN TURKEY PUBLISHED IN JOURNALS
BETWEEN 1992 and 1995”
Abstract
Periodicals, such as magazines and newspapers, are publications that are published
regularly. They are essential sources for researchers and they provide a common means of
reading. When it is intertwined with history, literature both keeps track and makes witness of
time. Through these resources held, a panorama of the past can be observed. The war in
Bosnia lasted more than three years with great suffering. The effects of the war were also felt
in Turkey with a deep sorrow. The reflections of Turkish people‟s regret can be seen in
poetry. Each and every poem written left a mark in the conscience and memory of Turkish
people, and through literature and poetry a common bridge of solidarity between two peoples
was established.
In this work, journals published in Turkey between 1992-1995 will be scanned within
the avaliable resources, and how and to what extent the war in Bosnia was reflected in poetry

1

Bayburt Üniversitesi, kursadkara08@hotmail.com

�will be examined, and general characteristics of Bosnia-themed poems will be explained
through selected texts. Relationship between historical events and literature will be described.
Key Words: Turkish Literature, Periodicals (magazines), Bosnia, Poetry

Giriş
1992 yılında Sırpların başlattığı savaş, 1995 yılına kadar sürmüş ve büyük trajediler
doğurmuştur. Bu savaş tarihi bir olay olmakla birlikte birçok alanda etkisini göstermiştir.
Tarihi veriler tarihçilere bırakılarak bu çalışmada Türk edebiyatı sahasında şiir türündeki
eserler üzerinde savaşın etkileri irdelenmeye çalışılacaktır. Ünlü edebiyat tarihçisi ve
teorisyeni Lanson, edebiyatı toplumun yansıması olarak düşünür. Lanson, edebiyat tarihinin,
edebiyat-hayat arasındaki bağlantıya da vurgu yaptığını söyler. Bu yargıdan hareketle şairler,
yaşadıkları ruh iklimi itibariyle kolektif kimliğin temsilini üstlenirler. Herkesin hissedip de
anlatamadıklarını onlar dile getirirler ve halkın “işte bu” diye kendisini içinde bulduğu
hissiyatı ortaya koyarlar. (Bostancı, 2007: 18) Dergilerde şiirleri yayınlanan şairler, bizlere o
dönemlerde ekran başında hissedip de anlatamadığımız hisleri anlatarak farklı bir coğrafyada
meydana gelen acıya tercüman olmuşlardır. Coğrafyalarımız farklı olsa da aynı kültür havzası
içinde olduğumuzu hatırlatırcasına şiirlerini yazmıştır.
Dergilerin 1992-1995 yılları aralığındaki sayılarında, yüze yakın Bosna temalı şiir
tespit edilmiştir. Bu şiirlerin varlığı Türk edebiyatının o dönemin şahitliğini yaptığını
göstermektedir. Elde edilen şiirlerde Bosna savaşındaki süreç aktarılmaya çalışılmıştır. Bosna
teması yoğunlukla

“acı”, “hüzün”, “Bosna için yapılan temenniler” “umutsuzluk”

“vefasızlık”, “çaresizlik” bağlamında ele alınmıştır. Ancak savaşın edebiyata kaynak olması
ve nitelikli bir savaş edebiyatının meydana gelmesi, insanların savaşa verdikleri „değerden‟
dolayı zor olmaktadır. Şöyle ki insanlar, tarih içerisinde savaş karşısında tarafsız olamamışlar,
hadise daha ziyade var olma-yok olma meselesi şeklinde cereyan etmiştir. Bu duygusal
konumlanma, malzemeyi öne çıkarmış, estetik anlatım biçimini, arkada bırakmıştır.(Coşkun,
2010:4)
İncelenen dergilerin birçoğu Türkiye‟de bugün bile takip edilen ulusal nitelikte
dergilerdir. Örneğin: Türk Edebiyatı, Yedi İklim, Milli Folklor, İslami Edebiyat, Sızıntı,
İcmal, Türk Yurdu vb. Bunun yanı sıra ulusal hüviyette olmayan ama yayıncıları tarafından
posta yolu ile her bölgeye ulaştırılabilen dergiler de incelenmiştir: Çınar, Gençlik, Mürşid,
Seda, Ağla Çınarım Ağla, Sabır, Palandöken, Ümit, Bizim vb. Üzerinde çalışılan dergilerdeki
şiirlerin niceliğinden daha çok niteliği üzerinde duracağız. Bunların isimlerinin hepsini burada
2

�saymak ve şiirlerin bütününden bahsetmek bildirinin hacmini genişleteceğinden tümevarım
yöntemiyle çıkarımlarda bulunulacaktır.
Tespit edilen şiirlere başlıklarından yola çıkarak bakacak olursak Bosna temasının
hangi detaylarla işlendiğini görebiliriz: Yusuf Hadi Özgün, “Bosna ve Ben” adlı şiirinde “ve”
bağlacıyla adeta Bosna‟ya kendini bağlamış, Bosna ile eş değer öge olmuştur. “Bosnalı
Güzeller”, “Bosnalı Asker”, “Bosnalı Annem” şiirleri, Türkiye‟deki her bir güzelin, askerin,
annenin gönül teline dokunarak Bosna acısını toplumun birçok katmanına nüfus ettirmiştir.
“Bosnalı Çocukların Türküsü” , “Şu Dağın Ardında Bosnalı Çocuk” şiirleri savaşlarda en çok
mağdur olan çocukların, acılarını ve savaştaki durumlarını gözler önüne sermiştir. Savaşta
verilen destansı mücadeleye karşılık “Bosna Hersek Destanı” yazılmıştır. Ayrıca Âşık Hasan
hissettiği acıyı, “Bosna Dramı” adlı şiirinde, Mehmet Çınarlı, içimizdeki yarayı “Bosna
Yarası” adlı şiirinde dile getirmiştir. Hissedilen acılar mısra mısra yüreklere nakşedilmiştir.
Türkülerin kahreder beni
Anarım iki hecelik adını
Bilsen…
Nasıl erir içim
……..
Hissederim acını
Kararır gözümde dünya
Yüklenir ahın kalbimi
Kaldıramam …
Lokma aşmaz boğazımdan
Düşünürüm
Sayıklarım uykumda adını
Bosna
……..( Bütün, 1993: 45)
Şiirlerin genelini bu bağlamda incelediğimizde “Bosna Teması” en ince detaylara
kadar şiirleştirilmiştir.
Saraybosna yanar bağrım kavrulur
Korların üstüne karlar savrulur
Çınarlar fidanlar dallar devrilir
Akan gözyaşımdan arlanıyorum
Feryad kâr etmiyor darlanıyorum ( Akarsu, 1993: 15)

3

�Bosna Savaşı‟nın acısının, adeta savaşa yakılan bir ağıt olarak Türk şiirine taşındığına
şahit oluruz. (Coşkun, 2010:4) Ağıt sözcüğü, ağlamak, “ağmak” fiili ile ilişkilendirildiğinde
acı, feryat, ağlaşma ve haykırışların yükselmesi anlamına gelir. ( Aslan, 2008:155) Acısının
ağıtını yakan şairlerin şiirleri, dergilerde yerini alıyor, okuyan herkesin acısının iniltisi
beliriyordu. Sızılarımızın bin yıllık olduğu özellikle vurgulanarak duygu bağımızın tarihi
yönü de belirtilmek isteniyor, Balkan tarihinin acı yönü de hatırlatılıyordu.
Balkanlar‟dan koparılmış gülümü
Kınarım ahh; mezar gibi sessizim
Leyla bir aldanış Batı ufkundan
Kanarım ahh; çöller kadar ıssızım
Boğar beni bu Leyla‟nın düğümü
Depreşir kalbimde bin yıllık sızım
Çaresizim, kararsızım, yalnızım
Sanki ölesiye ihtiyarım, oyy
Bu benim en kanlı intiharım, oyy (Genç, 1992: 20-21)
Şiir, varlığın ve varoluşun sesidir. Eğer şiir, en derin metafizik kaygıları olduğu kadar
en güncel politik istekleri de dile getirebiliyorsa, bu; hem toplumsal etkinliğimize hem de
tinsel beklentilerimize ait oluşundandır. (Oktay, 2008: 13) Şair içini çektikçe Bosna‟da var
olan acıyı duyar ve yazdığı “Kefaret” adlı şiirle bütün acılara, yaşanmışlara bir bedel olarak
sunar. Her bir dize haykırışın, sıkıntıların adıdır. Yazılan şiirler adeta çaresizliğe bir kefaret
olmuştur.
Bir yarayım ben asla onulmaz
Ara sıra insanların – siz insanların
Meclisine sokulmaya çalışan
Buz tutan soluğum
İçimin üşüyen yanlarını
Resmetmekte zorlanmakta.
Gülümseyen her çocuğun
Kesik kollarını.
Hatta öncesini bilmemesi
Kefaretidir yüzümden silinmeyen zulmün. (Atlansoy, 1993:7)

4

�Bazı şiirler, bazı şarkılar çoğu zaman bilinçsiz, derin bir ortak duygusallığı ifade
edebilirler ve ona bazen törenlerde ya da ortak gösterilerde, bazen köklerinde gerçekten
tarihsel olayların bulunduğu „düşünce akımları‟nda veya „düşünce hareketleri‟nde kendini
ifade etme olanağı verirler. Edebiyat, ruhların çok derinliklerinde bazı ilk örnek imajları
yeniden canlandırdığı için, ortak şuuraltının olasılıklarını güncelleştirir ve onlara bir
dinamizm verir. (Michaud, 2004:66) Savaş boyunca, Türkiye‟de yaşayan insanlar okudukları
şiirlerin etkisiyle kilometrelerce uzaktaki acıları hissetmeye çalışmıştır.

Kalabalıklara

seslerini duyurmaya çalışan şairler, çağın çaresizliğini acizlik içinde karanlıklara
haykırmışlardır.
Açıldı kapandı kanatları
Çırpındı darağacında ufkun
Yaralı bir kuş gibi akşam.
Islak sabahlara yürüdü bulutlar
Büyüdü başım,
Gölgesine sığındım da saçlarımın
Ağladım.
Kalbimdi, kanamıştı.
Ve rüzgârlı gecenin ortasına
Sımsıcak düştü buzdan heykeli acının
Şehrin iniltili yorgun bedenine
Damar damar kasıldı sokaklar,
Ürkmüş bir sessizliğe yayıldı renkleri
Bütün çiçeklerin.
Yerden göğe bir göğüs
Upuzun uyudum.
İçimde uğultusu akıl almaz kalabalıkların. (Budak, 1992:33)
Şiirin bilim ve felsefeden daha çok insani bir faaliyet olduğunu belirtir Heidegger.
Şiirsel edimler dünyaya nevi şahsına mahsus açılımlar getirir. Şiirsel edimler, insanın
dünyadaki duruşunu değiştirir. (Poyraz, 2007:149) Şiirin insani bir faaliyet oluşu, Bosna
temalı şiirlerle yaşanan acıları şairlerin Türkiye gündemine getirmesiyle ispatlanmıştır.
Yaşanan acılar başka yüreklere taşınmış, verilen mücadele destanlaşmış, ortak bir tarihimiz
olduğu dile getirilerek derin bağlar kurulmaya çalışılmıştır.

5

�Savaş döneminde Bosna‟ya yapılan haksız uygulamalar büyük adaletsizlikleri de
beraberinde getirmiştir. Çift taraflı uygulanan yaptırımlar daha çok Bosna aleyhine gelişmiş
ve bu durum büyük sıkıntılar doğurmuştur. Bu haksızlığa karşı şairler Bosna‟nın safında
kendilerini konuşlandırmıştır.
Bir yanım Bosna – Hersek,
Bir yanım Karabağ‟dır
Umut önümde sırat,
Umut önümde dağdır. (Subaşı, 1993:18)
Aliya İzzetbegoviç, 1994 Eylül‟ünde Birleşmiş Milletler Genel Kurul Toplantısında
Bosna‟yı şu cümlelerle tanımlar: Bosna olarak adlandırdığımız şey, yalnızca Balkanlar‟da bir
toprak parçası değildir. Çoğumuz için Bosna sadece vatan değildir, Bosna bir ideolojidir.
Farklı din, millet, farklı kültür ve geleneklere ait insanların beraber yaşayabilme inancıdır,
der. (Trnka, 2008: 47) Bu tanım Türk edebiyatında da anlam kazanmıştır. Şairler Bosna‟yı
özgürlüğün ideolojisi yapmış, özgürlük Bosna üzerinden yeniden tanımlanmıştır.
Biz yani Boşnak bakışlı çocuklar
Rüyalar görürüz cennete dair
Ruhumuzda karanfiller açar
Karanfil bahçesidir Bosna‟mız (Akar, 1993: 25)
Savaşın en acı taraflarından bir tanesi de vefasızlıktır. O dönem Bosna‟ya gereken
yardım yapılamamıştır. Aliya Dedo‟nun savaş döneminde söylediği “Düşmanlarımız burada!
Dostlarımız nerede?” feryadı vefasızlığı gözler önüne sermektedir. Bu vefasızlığı dizelerine
taşıyan şair, bir şehidin diliyle duygularını dile getirmiş ve bir Boşnak‟ın, bütün dünyaya inat,
yaşama sevincini bizlerle paylaşmıştır.
Yıkıldım sıcacık kanım üstüne
İsterim ki, Bosna‟nın gülleri
Damlasın yüzüme, bu
Umutsuzluk değil hüzün
Ellerinizi aradım
Yoktunuz
İşte toprağa koyuyorum canımı
Bütün dünyaya inat gülümsüyorum (Göçer, 1992:23)

6

�Vefasızlık başka bir şiirde daha acı bir lisanla anlatılmaktadır. Bosna‟ya yağan
yağmurların halini gören şairimiz yağmurların tercümanı olup hislerini dile getirir.
Yağmurlar yağıp yağıp geri döndüler
Sığınacak bir yer aradılar yeryüzünde,
evlerin çatılarını, elbiselerini, suratımı,
el değmedik, en görülmedik mağaraları
suların ıslatamadığı karanlıkları yokladılar
kimseler açmadı onlara kapılarını
yağmurlar yağıp yağıp geri döndüler (Uysal, 1992:12)
Bu sessizlik, açılmayan kapılar, suların ıslatamadığı karanlıklar, yeryüzünde
bulunamayan yerler sonuçta bir dramı ortaya koyuyordu.
Dili bağlanmış çocuklara gül yetmez
Kurumuş gözyaşlarına sabır,
Çatlamış ayaklarına acımak,
Sırtına yapışmış karnına dua…
Ellerinden alınan oyuncakları değil barış
Geri gelmeyecek peri masalı… (Ünlü, 1992: 37)
Bu vefasızlık içinde vatanı için şehit olmuş Bosnalılar da unutulmamış, Ali Göçerin
dizeleriyle anılmıştır. Her şehit savaşın gerçek tanığıdır. Onların verdikleri mücadele adeta
resmedilmiştir. Bosna için yapılan fedakârlığın zirve noktasına ulaşılmış ve canlar birer birer
toprağa düşmüştür.
Bosna‟nın dağları dumandır, kardır.
Mü‟minin sükûtu sade vakardır.
Orda Osmanlı‟nın kokusu vardır
Yüksekte olmalı iman yüksekte!
Her şehit bir tohum, Bosna Hersek‟te (Çelen, 1993: 21)
Bosna‟daki feryadı bizlere duyurmaya çalışan Âşık Türki karşılık verilmeyen
çığlıkların şiirini yazar. Sabrı tavsiye eder, bir gün Bosna‟ya kavuşacağımızı söyler. Âşığımız
aslında o dönemde farkında olmadan bir vazifeyi de yapmış olur. Yazdığı şiir, bizim
gönüllerimizden başka gönüllere ulaşan bir yol olur. Bugün burada bulunmamız gönül
köprülerinin işe yaradığını göstermektedir.
7

�Ağlama güzel kız yarını bekle
Evlad-ı fatihan devrini bekle
Çok çağlar değişir sabır ekmekle
Yine ulaşırız Bosna‟ya burdan
Serden geçeriz de geçmeyiz yardan (Türki, 1992:38)
Dramı anlatan şiirlerin yanı sıra geleceğe dair ümitli olmamızı dile getiren şiirler de
yazılır. Bunlar âdete zafere götüren birer reçetedir. Yapılacak ilk iş tarihin derinliklerden
alınacak güç, bugüne taşınmalıdır. Tarihi değerlerimizi zafer adına hatırlama vaktidir.
İbrahimler hatırlanarak mücadeleyi İbrahim‟ce sürdüren “Bilge Kral‟ın yaptıkları, mücadelesi
haykırılmalıdır. Gelecek nesillerin önüne aynı idealin fertleri olduğumuz en açık bir şekilde
konmalıdır.
Nemrut bakışlar keser yolumuzu
Ölüm-kalıma yürür talihimiz
Tut ki binlerce
nemruda
karşı
biz
yapayalnız
birer
İbrahimiz (Şimşek, 1993:11)
Bütün sonlar gibi Bosna‟nın da sonunun hayırlı olması adına dillerde tek bir ses
duyulur. En umutsuz anlarda dua büyük bir ibadet olur. Yazılan şiirler dua makamındadır
artık. Yapılan dirilişe destek olma adına, kendi adına, bütün şairler adına, bütün şehitler
adına, yıkılamayan güzellikler adına, Bosnalılar adına “Son Dua” adlı şiirle duayı şair Yüksel
Peker yapar:
yeter!
demek vakti gelip geçmişse çoktan
şöyle bir silkinip yürüsek altmışmilyon
Endülüsle yaşamış
Endülüsü yaşayan
Son Boşnak düşmeden toprağa (Peker, 1993:19)
8

�Sonuç olarak; savaş yıllarında Türk edebiyatı reflekslerini hayattan yana koymuştur ve
acılara karşı duyarsız kalmamıştır. Ortaya çıkan eseler halklar arasında ortak bir duygu
yoğunluğunu yansıtmaktadır. Edebi eserlerimiz incelendikçe kara sınırı olmayan milletlerin
gönül sınırları gün yüzüne çıkmış olacaktır.

KAYNAKÇA:
AKAR, Ali (1993), “Bakışlı Çocuklar”, Türk Edebiyatı Dergisi, Şubat 1993, S.232, s. 25.
AKARSU, Kamil (1993), “Bosna Bosna”, Çınar Gençlik Dergisi, Temmuz 1993, S. 26, s.15.
ASLAN, Ensar (2008), Türk Halk Edebiyatı, Ankara, Maya Akademi Yayınları, s. 155.
ATLANSOY, Hüseyin (1993), “Kefaret”, Yedi İklim Dergisi, Şubat 1993, S.35, s.7.
BOSTANCI, Naci (2007), “Mehmet Akif Ersoy‟u Bilmek Anlamak” 70 Yıl Sonra Mehmet
Akif Ersoy Bilgi Şöleni, Ankara, Türkiye Yazarlar Birliği Yayınları, s.18.
BUDAK, Ali (1992), “Akşamdan Sabaha Örsünde Zamanın”, Türk Edebiyatı Dergisi, Kasım
1992, S.229, s.33.
BÜTÜN, Zeynep (1993), “Bosna‟yı Yaşarım Düşümde”, Bizim Dergâh Dergisi, Ocak 1993,
S.57, s.45.
COŞKUN, Sezai (2010), “ Savaş-Edebiyat İlişkisi Bağlamında Bosna Savaşı‟nın Türk Şiirine
Yansıması”, International Symposium on Sustainable Development, International Burch
University, (Sunumu Yapılmış Bildiri), Haziran 2010, s.4.
ÇELEN, Ahmet(1993), “Bosna-Hersek Destanı”, Tepe Edebiyat Dergisi, Ocak 1993, S.24,
s.21.
GENÇ, Nurullah (1992), “Bosna- Hersek Ağıdı”, Sabır Dergisi, Eylül 1992, S.3, s:20-21.
GÖÇER, Ali (1992), “Kuşlar Çığlık Attı Ağaçlar Ürperdi Vurdular Balkan Kızını”, Yedi
İklim Dergisi, Eylül 1992, S.30, s.23.
MİCHAUD, Guym (2004), “Bir Disiplin Olarak Edebiyat Sosyolojisinin Kurulması”,
Edebiyat Gönül Kürede, Edebiyat Sosyolojisi, Ankara, Hece Yayınları, s.66.
OKTAY, Ahmet (2008), İmkânsız Poetika, İstanbul, İthaki Yayınları, s.13.
PEKER, Yüksel (1993), “Son Dua”, Yedi İklim Dergisi, Mayıs 1993, S.38, s.19.
POYRAZ, Hakan (2007), “Model ve Teklif”, Mehmet Akif, Türkiye‟de Modernleşme ve
Gençlik Bilgi Şöleni, Ankara, Türkiye Yazarlar Birliği Vakfı Mehmet Akif Araştırmaları
Yayınları, s.149.
SUBAŞI, M. İlyas (1993), “Hüzün Coğrafyası”, Türk Edebiyatı Dergisi, Mart 1993, S.233,
s.18.
9

�TACETTİN, Şimşek (1993),“Kan Ektim Küllerine”, Palandöken Dergisi, Mart 1993,S.4, s.11.
TRNKA, Kasım (2010), “Aliya İzzetbegoviç: Bosna Hersek‟in Devlet Olma Mücadelesi”,
Uluslararası Aliya İzzetbegoviç Sempozyumu, 2010, Bağcılar Belediyesi Yayınları, s.47.
TÜRKİ Âşık (1992), “Çığlıklar Yarım Kaldı”, Milli Folklor Dergisi, Kış 1992, S.16, s,38.
UYSAL, Ali (1992), “Yağmurlara Dair Söz”, Yedi İklim Dergisi, Aralık 1992, S.33, s. 12.
ÜNLÜ, Özcan (1992), “Bosna‟da Dram”, Türk Edebiyatı Dergisi, Kasım 1992, S.229, s. 37.

10

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10210">
                <text>2311</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10211">
                <text>TÜRKİYEDE 1992-1995 TARİHLERİ ARASINDA YAYINLANAN DERGİLERDEKİ BOSNA KONULU ŞİİRLER</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10212">
                <text>KARA, Kürşad </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10213">
                <text>Anahtar Kelimeler: Türk Edebiyatı, Süreli Yayın, Dergi, Bosna Şiiri.  ÖZET  Bosna Savaşı, Bosna-Herek’te 1 Mart 1992 tarihinden 14 Aralık 1995 tarihine kadar sürmüş olan bir savaştır. Farklı bir coğrafyada meydana gelen ama aynı kültür coğrafyasında olan bizlerin bu savaşa karşı duruşumuzu edebiyat açısından ele alarak iki ayrı mekânda bulunan aynı kültürün insanlarının ortak acısı olan Bosna Savaşını Türk edebiyatındaki yansımasını ortaya çıkarmaya çalıştık. Türkiye o tarihlerde çıkan süreli yayınlarda (dergi) yayınlanmış Bosna temalı şiirler tespit edilip Türk Edebiyatında şiir türünde Bosna Savaşı teması ele alınmış ve süreli yayınlar aracılığıyla Türk halkının Bosna Dramı hakkındaki duyguları açıklanmaya çalışılmıştır. Edebiyat tarihle ilişki içerisinde olduğu vakit zamanın hem tanıklığını yapar hem de kaydını tutar. Tutulan bu kayıtlara ulaşıldığında geçmiş günlerin panoraması gözlemlenebilecektir. Savaşın çirkin yüzünü dile getireceğimiz zaman bu kaynaklara dönülerek bir bağ kurulmuştur. Bu savaşın etkileri başka bir ülke edebiyatında ne sıklıkla yer bulduğu dile getirilmiştir. Araştırma yöntemi kullanılarak elde edilen bulgular sayısal veriler izah edilmiş. Bütün dergilere ulaşmanın zorluğu göz önüne alınarak ortalama bir dergi sayısına ulaşılıp tümevarım uygulanmış ve toplam kaç adet şiir yayımlandığı veri olarak sunulmuştur. Bir ülkenin yaşadığı bir savaşın etkilerinin başka bir ülkenin edebiyatında bir tür ele alınarak incelenmiş ve Bosna halkının Türkiye vatandaşlarına ve Türk edebiyatına karşı ilgisi artırılmaya çalışılmıştır. Kaynaşan iki halkın ortak değerler üretme adına küçük de olsa bir adım atılması sağlanmıştır. Şiirlerin yer aldığı süreli yayınlar(dergiler): İcmal Dergisi, Diyanet Aylık Dergi, Çınar Gençlik Dergisi, Güneysu Dergisi, Ağla Çınarım Ağla, Yedi İklim, Tını, Mürşid Dergisi, Sabır, Türk Edebiyat Dergisi, Milli Folklor Dergisi, Türk Yurdu Gençlik Dergisi, Seda Dergisi, Palandöken, Bizim Dergâh Dergisi, Ümit Dergisi, İcmal Dergisi, Sızıntı, İslami Edebiyat Dergisi</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10214">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10215">
                <text>2013-05-17</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10216">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10217">
                <text>ISSN 2203-4548     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
  </item>
  <item itemId="1304" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="1481">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/f53bbf54734d30016a5d386c4ad7cea5.docx</src>
        <authentication>9c13c867e9c201c5a1b8ed82a6d3c069</authentication>
      </file>
      <file fileId="1482">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/2dcaf93f55698a8fd9fa15f7c4633784.pdf</src>
        <authentication>21fe151326f1cb1e03c1ea6a792f18a3</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="10228">
                    <text>HÜNER-NÂME’NİN BOSNA NÜSHASI ÜZERİNE DEĞERLENDİRMELER
Ali Osman SOLMAZ
Gaziosmanpaşa Üniversitesi, Türk Dili Ve Edebiyatı Bölümü, Tokat / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Hümâmî, Sînâme, Hünernâme, Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi.
ÖZET
İranlı Şair Emir Hüseynî’nin Sî-nâme adlı eseri Hümâmî tarafından Hicri 839’da (Miladi
1435 ) Türkçeye tercüme edilmiştir. Eserin üç nüshası, Süleymaniye- Bibliotheque Nationale British Museum (Library), çeşitli çalışmalarda zikredilmiş ve üzerlerinde çalışılmıştır. Ancak
aynı eserin Hüner-nâme olarak da adlandırıldığı bilinmektedir. Eserin H.935’te istinsah edilmiş
bir nüshası da 5822 arşiv numarası ile Bosna Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesinde Hüner-nâme
adıyla yer almaktadır. Bu eser 106 varak olup, her sayfa11 satırdır. Eserin fotokopisi Türk Dil
Kurumu Kitaplığında 445 kayıt numarasıyla yer alır. Bu tebliğde Sî-nâme’nin daha önce
bahsedilmemiş Bosna nüshası tanıtılmış, diğer nüshalarla farkları ortaya konulmuş ve eserin
derkenarında yer alan bazı beyitlerden bahsedilmiştir.

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
      <file fileId="1483">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/f7b8f3143bde2eb45e53c737ee8965f5.docx</src>
        <authentication>89ff798fad7de4ff29b2af91fe2f7b3b</authentication>
      </file>
      <file fileId="1484">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/176ce5383a171dbf3570a12a9bca33d4.pdf</src>
        <authentication>1065ab17d4517c4ebd5144258b9ead59</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="10229">
                    <text>HÜNER-NÂME’NĠN BOSNA NÜSHASI ÜZERĠNE DEĞERLENDĠRMELER
Ali Osman SOLMAZ1

Özet
İranlı Şair Emir Hüseynî’nin Sî-nâme adlı eseri Hümâmî tarafından Hicri 839’da (Miladi
1435 ) Türkçeye tercüme edilmiştir.

Eserin üç nüshası, Süleymaniye- Bibliotheque Nationale -

British Museum (Library), çeşitli çalışmalarda zikredilmiş ve üzerlerinde çalışılmıştır. Ancak aynı
eserin Hüner-nâme olarak da adlandırıldığı bilinmektedir. Eserin H.935’te istinsah edilmiş bir nüshası
da 5822 arşiv numarası ile Bosna Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesinde Hüner-nâme adıyla yer
almaktadır. Bu eser

106 varak olup, her sayfa11 satırdır. Eserin fotokopisi Türk Dil Kurumu

Kitaplığında 445 kayıt numarasıyla yer alır. Bu tebliğde Sî-nâme’nin daha önce bahsedilmemiş
Bosna nüshası tanıtılacak, diğer nüshalarda olmayan beyitlerden örnekler verilecek

ve eserin

derkenarında yer alan bazı beyitlerden bahsedilecektir

EVALUATIONS OF THE BOSNIAN MANUSCRIPT OF HÜNER-NÂME
Abstract
The literary work of Iranian poet Emir Hüseyni’s Sî-nâme, was translated into Turkish by
Hümâmî in 839 Hijri (1435). The three manuscripts of the work (Süleymaniye – Bibliotheque
Nationale – British museum Library) were etamined and citied in various studies. Also, ıt is known
that the same work which replicated manually in A.E. 935 is archieved as Hüner-nâme with the
number of 5822 in the library of Gazi Hüsrev Bey in Bosnia. This work consists of 106 pages, each of
which includes 11 lines. The photostatic copy of that work is archieved with the number of 445 in the
library of Türk Dil Kurumu. In this study, the Bosnian manuscript of Sî-nâme will be introduced and
the difference from the other manuscripts and the verses in the magrin of the work will be discussed.

ĠZNĠKLĠ HÜMÂMÎ
Hümami 15. yüzyıl şairlerinden olup kaynaklarda yer alan bilgiler sınırlıdır.
Tüm kaynaklarda İznikli olduğu, İkinci Murat döneminde yaşadığı, Şeyhi ve Ahmedi
ile çağdaş olduğu belirtilir. (Bursalı Mehmet Tahir: 486, Kınalızâde

Hasan

Çelebi:436 , Beyânî:237 , Latifi Tezkiresi:243 , Sehi Bey Tezkiresi: 120 ) Hümami’
nin

Farsça’dan tercüme ettiği eserinin adı bazı kaynaklarda Sî-nâme (Bursalı

Mehmet Tahir: 486, Latifi Tezkiresi:243 , Sehi Bey Tezkiresi: 120) bazı kaynaklarda
Hüner-nâme (Kınalızâde Hasan Çelebi: 436, Beyânî: 237, Şemsettin Sami: 4746 )
1

Yrd.Doç.Dr. Gaziosmanpaşa Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, aliosman.solmaz@gop.edu.tr

�olarak geçmektedir. Bu çalışmaya konu olan nüsha da Hüner-nâme olarak
adlandırılmıştır. Ancak Hünernâme ve Sî-nâme aynı eserdir. Neredeyse tüm
kaynaklarda Hümami’den bahsederken Selman-ı Saveci’ ye yaptığı nazireden örnek
beyitler yer alır. İlk beyiti şöyledir:
Elâ ey serv-i kadd-i lâle peyker / Mübârek tâli’ ü ferhunde ahter (Bursalı
Mehmet Tahir: 486-487, Kınalızâde Hasan Çelebi:436 , Beyânî:237 , Latifi
Tezkiresi:243 )
Sehi Bey tezkiresinde farklı beyitler ele alınmıştır:
CÀn cemÀluñi senüñ cümle neôardan güniler Görmesün
diyü òayÀlüñi baãardan güniler
Dilemez gölgeni kim yanına düşe yüriye Bu göñül gör
ki seni daha nelerden güniler (Sehi Bey Tezkiresi:120)
Hümami’nin Oynamak redifli bir gazeli Ömer bin Mezid’in MecmûèÀtü’nnezÀir’inde yer alır ancak bu gazel Hüner-nâme’ de yoktur. (MecmûèÀtü’nnezÀir: s.189)
Sî-nâme’nin bilinen nüshaları şunlardır:
1.

British Museum Nüshası, İngiltere Milli Kütüphanesi Türkçe Yazmaları

koleksiyonunda Or. 11234 arşiv numarası ile kayıtlı olup istinsah tarihi ve
müstensihi bilinmemektedir.(www.yazmalar.org). Eserin başı ve sonu eksiktir.
(Çelebioğlu: 271)
2.

Bibliotheque Nationale nüshası, Ancien Fond Turc, 304 numarada kayıtlı olup

Süleymaniye Kütüphanesinde mikrofilmi bulunmaktadır. Mikrofilm no: 3233.
Müstensihi ve istinsah tarihi bilinmemekte olup 139 varak, 1987 beyittir.( Altun, s.11).
Eserin fotokopisinin Atatürk Üni. Seyfettin Özege Kitaplığı nu: 634’te kayıtlı olduğu
belirtilmiştir. (Çelebioğlu: 271)

3.

Süleymaniye Nüshası, Hacı Mahmud Efendi Koleksiyonu 3961-I numarada

kayıtlı olup 54 varaktır, her sayfa 13 satırdır. İstinsah tarihi: 998 Hicrî / 1589 Milâdî olup
1311 beyittir. (Altun: s.10)
4.

Kahire Nüshası, Mısır Milli Kütüphanesi Türkçe Yazmaları bölümünde Edebi

Türki 57 kayıt numarasıyla, Terceme-i Si-nâme adıyla kayıtlıdır. (www.yazmalar.org)

5.

Bosna Hersek Nüshası, Hünername adıyla Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesinde

5822 numarada kayıtlıdır. İstinsah tarihi 935/1528 olup 106 varak, 2241 beyittir.
Nesih yazıyla yazılmıştır. Türk Dil Kurumu Kitaplığında 455 kayıt numarasıyla

�fotokopisi mevcuttur. İstinsah tarihi bilinen nüshaların içinde en eski tarihli ve en
kapsamlı nüshadır. Eserin Paris ve Süleymaniye nüshaları ele alınarak yapılan
çalışmada 1992 beyit yer alır (Altun: 133).
almayan 350’nin üzerinde beyit

yer alır.

Bosna nüshasında ise burada yer
Eser Osman Asaf Sokoloviç

koleksiyonundan alınmıştır. Bu nüshanın derkenarında şairi ve yazılış tarihi
bilinmeyen 700’ün üzerinde beyit vardır. Aşağıda bazı örnek beyitler verilecektir.
İznikli Hümami’nin bu eseri Acem Hümami’ sinden Halil Paşa (öl. 1453)
adına tercüme ettiği belirtilir. (Latifi:241, Bursalı Mehmet Tahir: 486-487) Ancak
Paris ve Süleymaniye nüshalarında iki farklı isimle karşılaşılmış olması bu konuda
bazı şüpheleri doğurmuştur. Süleymaniye nüshasından eserin İbrahim bin
Hayrettin’in oğlu Halil Paşa adına, Paris nüshasından ise Süleyman İbn-i Davut
adına yazıldığı anlaşılmaktadır. Buradan hareketle eserin iki kişiye ayrı ayrı takdim
edildiği düşünülmüştür (Altun: 10). Bosna nüshası burada Paris nüshasıyla benzerlik
gösterir:
Ki atası oldı paşalıúda meşhûr / Ol İlyÀs ibn-i
Òayreddìn düstÿr
ÒiãÀli Aómed ü efèÀli Maómûd / MüsemmÀsı
SüleymÀn ibn-i DÀvûd
Atası gerçi úuvvet oldı selefden / Bu òoş
dürdÀne úaldı ol ãadefden
(22a 2-3-4)
İlyas ibn-i Hayrettin ve İbrahim ibn-i Hayrettin kardeş olup Çandarlı Kara
Halil Paşa’nın çocuklarıdır.(M. Süreyya: 2.C-662-663) İbrahim bin Hayrettin Fatih
dönemi sadrazamı Çandarlı Halil Paşa (öl. 1453)’nın babasıdır. Eserin dönemin
sadrazamına sunulmuş olması kuvvetle muhtemeldir.
Bosna nüshasında 5b-6a sayfalarında art arda gelen 14 beyit diğer çalışmada
1462-1474 numaralı beyitleri oluşturur. Metnin başında olması gereken bir sayfa
sanki sona kaymış gibidir. Anlam açısından metin incelendiğinde Bosna nüshasının
dizilişine göre beyitlerin devam etmesinin daha uygun olacağı görülmektedir:
Ġkinci bu ki çün vâhiddür ismi Vücûdınuñ gerek olmaya cismi
……
Üçünci bu gerek Bârî Ta'âlâ Ne misl-i sûret ola ne heyûlâ

�……
Bu dördünci k' ayırur feyz-i cûdı Degül mümkin çü vâcibdür vücûdı
……
Beşinci bu gerekmez vech çün yok K' o gayra tuta gayr aña ta'alluk
Yukarıda yer alan beyitlerden ikinci ve beşinci kelimeleriyle başlayan
beyitlerin arasına üçüncü ve dördünci ile başlayan beyitlerin yer aldığı on dört beyit
yerleştirilmelidir.
Si-name üzerinde yapılan çalışmada yer alan ilk beyitler Bosna nüshasında
yoktur:
- Bi-ismi' l-Vâhidi' r-Rabbi' r-Rahîmi Ta'âla' llâhu zü' l-menni' l-Kerîmi

- Kadîm ü Kâdir ü Settâr u Mü'min Şehîd ü Mâlik ü Hayy u Müheymin
- 'Azîz ü 'Âlim ü Rahmân u Hallâk Mü'în ü Nâzır u Hallâk u Rezzâk
Buradan hareketle Bosna nüshasının baştan 20 beyit kadar

eksik olduğunu

düşündürmektedir ki bu da bir sayfaya denk gelmektedir. Bosna nüshasında,
Bibloteque National nüshasının esas alınıp, Süleymaniye nüshasının tamamlayıcı
olarak kullanıldığı çalışmada yer almayan 370

beyit tespit ettik. Örnek olması

bakımından bunlardan bir kısmı şöyledir:
Bosna nüshasında yer alıp diğer nüshalarda bulunmayan beyitlerden seçmeler
45b
3.Ùapuñ egerçi ki cevr u cefÀdan uãanmaz
Ben ol úulam kim yoluñda vefÀdan uãanmaz
4.Göñül úapuñı ne uãana kaèbe idinmekden
Kimse merve óaúúıçün ãafÀdan uãanmaz
5.Úapuñda itlerüñi òíş idindügüm budur
Ki àurbet içre àarìb ÀşinÀdan uãanmaz
6.VefÀñiçün ne bulubdur cefÀñ içinde göñül
Kim ol hevesden olur bu hevÀdan uãanmaz
7.Benüm teşevvuúum artar yüzüñi gördükçe
Faúìr olan belì òocam èatÀdan uãanmaz

�8.Senüñ rıøÀñile dökerse úanumı àamzeñ
Buyur ki cÀn u göñül bu rıøÀdan uãanmaz
9.ViãÀlüñiçün erinmez hümÀmì hicrüñden
Kişi ki bal umar ola belÀdan usanmaz

61b
2.Gamzeñ úaçan kim úaãd-ı dil ü cÀn u dín ider
NÀzile úaşlaruñ òamini çìn be çìn ider
3.Naúş-ı cemÀlüñi nice naúúÀş yazdı kim
Her kim görürse baş

úoyuben Àferìn ider

4.Her ãubòı dem dem olursa ãaçuñdan nesìm ãubó
Ol gün hevÀ dimÀàın eser –i èanberin ider
5.èÁrø itseler baña sekiz uçmaà óûrisin
Göñlüm

arada seni úamudan güzìn ider

6.Her úanda olsa èaks-i cemÀlüñi görmege
Yaşını gözlerüm aúıdur

naúş-ı bìn ider

7.İtsem úaçan kim diliyle şìrìn lebüñi şeró
Aàzumda sözümi şeker –engübìn ider
8.NÀz itse yÀr kesme HümÀmì niyÀzuñı
NÀzuñ düşer ne nÀz kim ol nÀzenìn ider
77-a
Görmeyelden yüzüñi ben kim nigārı sensedüm
Ah u zÀrıla geçer bu rūzigārum sensedüm
Gel cemālüñ gülşenin gül gibi ‛arż it baña kim
Bülbül-i şūrīde-vār iy gül-‛ızārum sensedüm
Göñlümüñ şehrini kim vīrān idübdür ôulm-ı àam
Gel yine ma‛mūr úıl iy şehriyārum sensedüm

�äoóbetinden ayru vaãluñuñ düşüñden ni gibi
Göklere irgürmişem feryād u zārum sensedüm
Şevúuñ odına beküñ gibi úarāra yanmalı
Úara zülfüñ gibi gitmişdür úarārum sensedüm
Fürúatüñ yolında ben ùopraú anuñçün olmışam
Ki eyledi senden baña yeller àubārum sensedüm
Beñsemezseñ sen n’ola ben sensiz iy ārām-ı dil
Óaú bilür nice geçer bu rūzigārum sensedüm
Gel berü cānum gibi iki cihāndan sevgülü
Senden özge yoúdur ‛âlemde varum sensedüm
Ben hümÀmí düşmişem derdüñe niteki Süheyl
Úandesin dermÀn irür iy NevbahÀrum sensedüm

85-a
Yaraludur yüregüm yara àamuñdan yār gel
Senden olur yine bu derde hemīn tīmār gel
İştiyāúından cemalüñüñ giceler ãubóa dek
Bülbüli-vār olmışam gül óasretinden zār gel
Cān u dil naúd itmişdür kim úılam yoluñda òarc
Müşterīyem vaãluña ùur görmegin bāzār gel
Gideli gice gibi hicrüñ úarartdı göñlümi
Gün yüzüñden irişür gündüz gibi envār gel
Şol ümīde kim görem güneş yüzüñi her gice
Şem‛i gibi oluram tā ãubóa dek bī-dār gel
Yüzüñe úarşu baña cān virmek āsāndur velī
Senden ayru dirlik iletmek igen şerār gel

�Öldürem varam Hümāmīyi dimişsin iy ãanem
Òayra gir úurtar anı bu varùadan zinhār gel
Eserin Derkenarında Yer Alan Beyitlerden Örnekler
İsteyen derde ùabíbin kimesne
Komasun elden óabíbin kimesne
Óaú seni úıldıyısa bana naãíb
Kimsenüñ almaz naãíbüñ kimesne (2a)
Ya raóm eylerdi bana illÀ menè eyler raúíb
Úandeyise bir muòÀlíf ketòudÀ eksük degül (2b)
İlÀhí dilerem óaúdan bu òaùùuma baúan dilber
Virürse isine püse òudÀ olsun aña rehber (2b)
Gül gibi òaste sinemi ãÀd-pÀre eyledüñ
Ben dil şikeste bülbüli ÀvÀre eyledüñ
Salmadıñ belÀ denizine gönlüm gemisin aòir
Seng-i cefÀya urdun vü ãÀd pÀre eyledüñ (3b)
Gamze tíàın çekdi çemüñ milketi cÀndan yaña
Pes açuú merdÀndur èazm itdi meydandan yaña
Havf idüp laèlüñden iy şeh lÀle tÀcı
Başın alup gitdi tebríz ü bedahşÀndan yaña
Bir delü èuryÀn meğer abdÀl olmışdur bugün
Ger belÀ èazmin idüp gider òorasandan yana (4b)
Benüm servüm yücedür el irişmez
Anuñçün irmege kimse dürişmez
Elüñ çek benden iy èÀúíl óazer úıl
Bu işden saña aããı yoú güzer úıl (5b)
Sebebsüz cevr idersin baña sen
Seni reddeylesün ceddüñ muóammed
GünÀhum varise sevmekden artuú
Beni reddeylesün şÀhum muóammed (5b)
Kendümi kendüm yitürdüm kendüm ister kendümi
Kendüme kendüm gerekse bula kendüm kendümi (5a)
YÀr işiginde raúíbi öldürürdüm it gibi

�CÀyiz olmaz kaèbede òınzırı úurbÀn eylemek
Veh ki yoúdur şevúi laèlüñle mecÀlüm dostum
Haú bilür kim úalmamışdur úÀle óÀlüm dostum (6a)
İy úara yüzli felek gül yüzli yÀrümi neyledüñ
Hey yoà olası benüm èÀlemde varum neyledüñ
Komaduñ ben nÀ-murÀdı kim murÀduma irem
Hasretile niçe yıllık intiôÀrumı neyledüñ (6b)
Ol úıyÀmet

serv-i úadd cevrin firÀvÀn itmesün

Haşr olıcaú óaú úatına varasın añmaz mı híç
Sanma iy sÀúí şarÀbı òoş güvÀr anlar beni
Bezm-i mihnetde óayÀli lÀ’l-i yÀr anlar beni
Gurbetde bil baàlayuban çoúdan eylerdün sefer
Ah kim bir çeşm-i Àfet ne yañar

añlar beni

Cevrüñe a pÀdişÀhum bende ùÀúat úalmadı
Şimden girü hemÀn terk-i diyÀr añlar beni
Óasretüñden bu dil-i bülbül helÀú olur velÀkín
Gülşen-i kuyuñda bu feryÀd u zÀr añlar

beni (11a)

Gel gül ki gülistÀnda hemÀn bir sen ü bir men
Seyr idelüm iy serv-i revÀn bir sen ü bir men
Yiyüp içelüm nuúl u mey vü seròoş olalum
İllÀ ki eyÀ şÀh-ı cihÀn bir sen ü bir men (11b)
Ah kim bir dilber-i nÀ-mihribÀnum var benüm
Ölmişem hicrinde il sanur ki cÀnum var benüm
Boyuñ ùubÀ yüzün cennet gülidür
Saña óurí perí disem yiridür (14b)
İy güzeller serveri billahi ki òÀnumsın menüm
Göñlüñ taòtında salùanatda cÀnumsun menüm(16a)
Nedür bu úadd ü úÀmet bu letÀfet
Kimüñsin úande úopduñ hey úıyÀmet (16b)

�Firúatüñden yandı baàrum

çÀre bilmem neyleyim

TÀúatüm tÀú oldı àamdan vara bilmem neyleyim
Gelgil iy dilber ki göñül milki vírÀn oldı gel
Her ser-i muyuñ gibi òÀlüm períşÀn oldı gel (23b)
Veh ki úaldum yÀrsuz hiç kimse yÀr olmaz baña
Sensüzin iy gül òazÀn vü àam bahar olmaz bana (29b)
Bu cihÀn baàında her kimüñ bir àam-òÀrı bar
Salùanat taòtı anuñdur devlet-i bídÀrı bar
diñlegil efàanumı bir laóôa iy sulùÀn-ı óüsn
Kim felek gerdişlerinden göñlümüñ efkÀrı bar (30b)
Dilberüñ biñ yÀrı varise

èÀşıúuñ Allahı var

Bunda niçe ôulm iderse anda óaú dergÀhı var

Sonuç
15. Yüzyıl şairi Hümami’nin kaynaklarda Sî-nâme ya
da Hüner-nÀme olarak bahsedilen eseri aynı eserdir.
Eserin
Bosna nüshası Hüner-nÀme olarak adlandırılmış
olup H. 935 tarihinde istinsah edilmiştir. Esere Bosna
nüshası denme sebebi Bosna Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesinde
yer alıyor olmasındandır.
Bosna nüshasının diğer
nüshalardan daha hacimli olması ve istinsah tarihi
bilinen
nüshaların
en
eskisi
oluşu
kıymetini
artırmaktadır. Eserin müstensihi tespit edilememiştir.
Eserin sayfa kenarlarında
şairi belli olmayan 700’ün
üzerinde beyit yer alır.

Kaynakça
Altun

Mustafa, Si-name-i

Hümami,

(http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/dosya/1-

219058/h/giris.pdf )
Beyânî, Tezkiretü’ş-Şu`arâ, Hazırlayan: Aysun Sungurhan Eyduran, Ankara 2008

�(http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/dosya/1-215418/h/metin.pdf)
Bursalı Mehmet Tahir, Osmanlı Müellifleri I-II-III, Bizim Büro Basımevi, Ankara,
2000
Çelebioğlu Amil, Türk Edebiyatında Mesnevi(15.yy’a kadar), Kitabevi , İstanbul
1999
Kınalızâde Hasan Çelebi Tezkiretü’ş-Şu`arâ , Hazırlayan: Aysun SungurhanEyduran,

Ankara2009(http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/dosya/1219122/h/tsmetina.

pdf)
Latifi Tezkiresi, Hazırlayan:Mustafa İsen, Akçağ Yay.,Ankara 1999
Ömer Bin Mezîd, Mecmû'atu'n-Nezâ'ir, Hazırlayan: Mustafa Canpolat, TDK, Ankara
1995
Sehi Bey Tezkiresi Heşt Behişt, Hazırlayan:Mustafa İsen, Akçağ Yay.,Ankara 1998
Şemsettin Sami, Kâmusu’l-a’lâm, C.6, İstanbul 1312
Mehmet Süreyya, Sicill-i Osmani C.I-VI, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul 1996

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10220">
                <text>2321</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10221">
                <text>HÜNER-NÂME’NİN BOSNA NÜSHASI ÜZERİNE DEĞERLENDİRMELER</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10222">
                <text>SOLMAZ, Ali Osman </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10223">
                <text>Anahtar Kelimeler: Hümâmî, Sînâme, Hünernâme, Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi.  ÖZET  İranlı Şair Emir Hüseynî’nin Sî-nâme adlı eseri Hümâmî tarafından Hicri 839’da (Miladi 1435 ) Türkçeye tercüme edilmiştir. Eserin üç nüshası, Süleymaniye- Bibliotheque Nationale - British Museum (Library), çeşitli çalışmalarda zikredilmiş ve üzerlerinde çalışılmıştır. Ancak aynı eserin Hüner-nâme olarak da adlandırıldığı bilinmektedir. Eserin H.935’te istinsah edilmiş bir nüshası da 5822 arşiv numarası ile Bosna Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesinde Hüner-nâme adıyla yer almaktadır. Bu eser 106 varak olup, her sayfa11 satırdır. Eserin fotokopisi Türk Dil Kurumu Kitaplığında 445 kayıt numarasıyla yer alır. Bu tebliğde Sî-nâme’nin daha önce bahsedilmemiş Bosna nüshası tanıtılmış, diğer nüshalarla farkları ortaya konulmuş ve eserin derkenarında yer alan bazı beyitlerden bahsedilmiştir.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10224">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10225">
                <text>2013-05-17</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10226">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10227">
                <text>ISSN 2203-4548     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
  </item>
  <item itemId="1305" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="1485">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/34cc342e5233d7a30847be1b8a82b2da.docx</src>
        <authentication>72e396a730de118408a9e71e21f83c74</authentication>
      </file>
      <file fileId="1486">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/d90eb69a021af7b73432a02e5b1c5305.pdf</src>
        <authentication>ef813f506434d52a8e51d6cbd98d03d0</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="10238">
                    <text>CEYHUN ATUF KANSU ÜZERİNE BİR ÇALIŞMA
Zeliha TUĞUZ
Mersin Üniversitesi, Türk Dili Ve Edebiyatı, Mersin / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Ceyhun Atuf Kansu, Kansu’nun şiirleri, nesirleri.
ÖZET
Bu çalışmada Ceyhun Atuf Kansu’nun hayatı, edebi şahsiyeti, eserleri ve Türk Edebiyatına
katkısı incelenmiştir. Ceyhun Atuf Kansu’nun gerek kişiliği gerekse edebi yönü hakkında pek
fazla çalışma yapılmamıştır. Bu sebeple Kansu’nun eserlerinden yola çıkılarak onun kişiliği,
edebi anlayışı, eserlerindeki konular gün yüzüne çıkarılmaya çalışılmıştır. Çalışma üç bölümden
oluşmaktadır. Birinci bölümde kısaca Kansu’nun hayatı anlatılmıştır. İkinci bölümde edebi
şahsiyeti, edebiyata, şiire bakış açısı incelenmiştir. Kansu’ya göre aydının, şairin nasıl olması
gerektiği konusu üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde de eserleri iki başlık altında
incelenmiştir. Çalışma henüz düşünce aşamasındayken Kansu’nun sadece nesirlerinin
incelenmesi amaçlanmıştı; fakat kelimenin tam anlamıyla bir ozan olan Kansu’nun nesirlerini
şiirlerinden, şiirlerini nesirlerinden ayırmak imkânsız olduğundan ilk bölümde nesirleri, ikinci
bölümde şiirleri incelenmiştir.

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10230">
                <text>2317</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10231">
                <text>CEYHUN ATUF KANSU ÜZERİNE BİR ÇALIŞMA</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10232">
                <text>TUĞUZ, Zeliha </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10233">
                <text>Anahtar Kelimeler: Ceyhun Atuf Kansu, Kansu’nun şiirleri, nesirleri.  ÖZET  Bu çalışmada Ceyhun Atuf Kansu’nun hayatı, edebi şahsiyeti, eserleri ve Türk Edebiyatına katkısı incelenmiştir. Ceyhun Atuf Kansu’nun gerek kişiliği gerekse edebi yönü hakkında pek fazla çalışma yapılmamıştır. Bu sebeple Kansu’nun eserlerinden yola çıkılarak onun kişiliği, edebi anlayışı, eserlerindeki konular gün yüzüne çıkarılmaya çalışılmıştır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde kısaca Kansu’nun hayatı anlatılmıştır. İkinci bölümde edebi şahsiyeti, edebiyata, şiire bakış açısı incelenmiştir. Kansu’ya göre aydının, şairin nasıl olması gerektiği konusu üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde de eserleri iki başlık altında incelenmiştir. Çalışma henüz düşünce aşamasındayken Kansu’nun sadece nesirlerinin incelenmesi amaçlanmıştı; fakat kelimenin tam anlamıyla bir ozan olan Kansu’nun nesirlerini şiirlerinden, şiirlerini nesirlerinden ayırmak imkânsız olduğundan ilk bölümde nesirleri, ikinci bölümde şiirleri incelenmiştir.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10234">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10235">
                <text>2013-05-17</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10236">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10237">
                <text>ISSN 2203-4548     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
  </item>
  <item itemId="1306" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="1487">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/8adae0354a87d72d6b508bf063d6f0a6.docx</src>
        <authentication>6521f6b72329478f2e7c1fb4464b78d0</authentication>
      </file>
      <file fileId="1488">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/d66efc6b919874b315e1bec167f23bfc.pdf</src>
        <authentication>5818badc16e8e508f3701f3ac5221f93</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="10247">
                    <text>ÇİNCEDEN ESKİ UYGURCAYA TERCÜME EDİLEN METİNLERDEKİ
PROBLEMLER ÜZERİNE
Erdem UÇAR
Gediz Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Türk Dili Ve Edebiyatı Bölümü, İzmir / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Uygurca, Budist Türk Edebiyatı, Tercüme.
ÖZET
Budist Türk edebiyatının en temel özelliklerinden biri, bu edebiyatın bir tercüme
edebiyatı olmasıdır. Tercümeler, Hint dillerinden (Sanskritçe, Prākritçe), Toharcadan ve daha
ziyade de Çinceden yapılmıştır. Bildirimizde, Çinceden tercüme edilen metinler ele alınmış ve
Uygur mütercimlerin, eserleri nasıl tercüme ettikleri ve karşılaştıkları problemler incelenmiştir.

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10239">
                <text>2319</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10240">
                <text>ÇİNCEDEN ESKİ UYGURCAYA TERCÜME EDİLEN METİNLERDEKİ PROBLEMLER ÜZERİNE</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10241">
                <text>UÇAR, Erdem </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10242">
                <text>Anahtar Kelimeler: Uygurca, Budist Türk Edebiyatı, Tercüme.  ÖZET  Budist Türk edebiyatının en temel özelliklerinden biri, bu edebiyatın bir tercüme edebiyatı olmasıdır. Tercümeler, Hint dillerinden (Sanskritçe, Prākritçe), Toharcadan ve daha ziyade de Çinceden yapılmıştır. Bildirimizde, Çinceden tercüme edilen metinler ele alınmış ve Uygur mütercimlerin, eserleri nasıl tercüme ettikleri ve karşılaştıkları problemler incelenmiştir.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10243">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10244">
                <text>2013-05-17</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10245">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10246">
                <text>ISSN 2203-4548     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
  </item>
  <item itemId="1307" public="1" featured="0">
    <fileContainer>
      <file fileId="1489">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/ca1d9dc82e20eeb8ee1c627a66f4b9ca.docx</src>
        <authentication>3aca5abb4ed7ba628a0f721f54dd257f</authentication>
      </file>
      <file fileId="1490">
        <src>https://omeka.ibu.edu.ba/files/original/e6b5c89a9079325040433a85871da33b.pdf</src>
        <authentication>315ad73ca6fe28f4d7bb6c73d7377dc0</authentication>
        <elementSetContainer>
          <elementSet elementSetId="4">
            <name>PDF Text</name>
            <description/>
            <elementContainer>
              <element elementId="52">
                <name>Text</name>
                <description/>
                <elementTextContainer>
                  <elementText elementTextId="10256">
                    <text>TÜRKİYE’DE HALKEVLERİ’NİN KÜLTÜREL POLİTİKASI VE FAALİYETLERİ
Kemal ÇELİK
Başkent Üniversitesi, Atatürk Uygulama Ve Araştırma Merkezi, Ankara / Türkiye
Anahtar Kelimeler: Türkiye, Halkevleri, Kültürel Politika.
ÖZET
Türkiye’de, Halkevleri’nin açılmasında amaçlanan kültürel politika ve faaliyetler,
cumhuriyet Türkiyesi açısından önemli bir adım olmuştur. Avrupa’da ve Osmanlı Devleti’ne
bağlı topraklarda milliyetçilik ideali giderek yükselmişti. Osmanlı Türkleri arasında da Türk
halkının kültürel birliğini ortaya koymak ve uygarlıkta ilerlemesini sağlamak düşüncesiyle, 25
Mart 1912’de, İstanbul’da ve yurt genelinde Türk Ocakları şubeleri açıldı. Cumhuriyetin
ilanından Halkevleri’nin kurulduğu 1932’ye kadar geçen dönemde; Türk Ocakları’nın aşırı
milliyetçi tutumu rahatsızlık vermiş, rejimi değiştirmeyi amaçlayan ve Türkiye’nin bütünlüğünü
tehlikeye düşürebilecek bir takım siyasi gelişmeler yaşanmıştı. Serbest Cumhuriyet Fırka
(SCF)’nın kuruluşunu takiben, iktidar adayı bir siyasi parti haline geldiği o günlerde, Cumhuriyet
Halk Fırkası (CHF)’nın kültür faaliyetlerini yürüten ve CHF yönetimiyle uyuşmazlığa düşen
Türk Ocakları kapatılmıştır. Bu arada CHF yönetimi, o zamana kadar kültürel alandaki
inkılâpların gereken etkiyi sağlayamadığını görmüş; Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik ve Laiklik
konuları başta olmak üzere, inkılâpların halka benimsetilmesi, halkın eğitilmesi amacıyla, 19
Şubat 1932’de, ilk olarak 14 ilde Halkevleri kurulmuştur. Halkevleri kurulmasında temel amaç;
Toplumsal dönüşümü sağlamak, önceki sosyal yapıdan farklı olarak dil, din ve ırk ayrımı
gözetmeksizin, soyut bir halk kavramı gütmek, toplumsal entegrasyonu oluşturmak hedefidir.
Böylece, kültürel faaliyetler devlet kontrolü altında yürütülecekti. Bu düşünceyle; Halkevleri
yöneticileri, Kültür, Dil ve Edebiyat, Güzel Sanatlar, Halk Dershaneleri ve Kurslar, Temsil
(Tiyatro), Tarih ve Müze, Sosyal Yardım, Kütüphane ve Yayın, Spor ve Folklor gibi kollar
oluşturmuş, çalışmalar yürütmüşlerdi. Yazıda, bu kültürel faaliyetlerin nasıl yürütüldüğü ve
ulaşılan sonuçlara yer verilmiştir. Yararlanılacak kaynaklar; TBMM Arşivi, dönemin Gazete ve
Dergileri, Halkevleri’nin yayınları ve bu konudaki bilimsel kitap ve makalelerdir.

�</text>
                  </elementText>
                </elementTextContainer>
              </element>
            </elementContainer>
          </elementSet>
        </elementSetContainer>
      </file>
    </fileContainer>
    <elementSetContainer>
      <elementSet elementSetId="1">
        <name>Dublin Core</name>
        <description>The Dublin Core metadata element set is common to all Omeka records, including items, files, and collections. For more information see, http://dublincore.org/documents/dces/.</description>
        <elementContainer>
          <element elementId="79">
            <name>Extent</name>
            <description>The size or duration of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10248">
                <text>2310</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="50">
            <name>Title</name>
            <description>A name given to the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10249">
                <text>TÜRKİYE’DE HALKEVLERİ’NİN KÜLTÜREL POLİTİKASI VE FAALİYETLERİ</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="96">
            <name>Author</name>
            <description>Author</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10250">
                <text>ÇELİK, Kemal </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="94">
            <name>Abstract</name>
            <description>A summary of the resource.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10251">
                <text>Anahtar Kelimeler: Türkiye, Halkevleri, Kültürel Politika.  ÖZET  Türkiye’de, Halkevleri’nin açılmasında amaçlanan kültürel politika ve faaliyetler, cumhuriyet Türkiyesi açısından önemli bir adım olmuştur. Avrupa’da ve Osmanlı Devleti’ne bağlı topraklarda milliyetçilik ideali giderek yükselmişti. Osmanlı Türkleri arasında da Türk halkının kültürel birliğini ortaya koymak ve uygarlıkta ilerlemesini sağlamak düşüncesiyle, 25 Mart 1912’de, İstanbul’da ve yurt genelinde Türk Ocakları şubeleri açıldı. Cumhuriyetin ilanından Halkevleri’nin kurulduğu 1932’ye kadar geçen dönemde; Türk Ocakları’nın aşırı milliyetçi tutumu rahatsızlık vermiş, rejimi değiştirmeyi amaçlayan ve Türkiye’nin bütünlüğünü tehlikeye düşürebilecek bir takım siyasi gelişmeler yaşanmıştı. Serbest Cumhuriyet Fırka (SCF)’nın kuruluşunu takiben, iktidar adayı bir siyasi parti haline geldiği o günlerde, Cumhuriyet Halk Fırkası (CHF)’nın kültür faaliyetlerini yürüten ve CHF yönetimiyle uyuşmazlığa düşen Türk Ocakları kapatılmıştır. Bu arada CHF yönetimi, o zamana kadar kültürel alandaki inkılâpların gereken etkiyi sağlayamadığını görmüş; Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik ve Laiklik konuları başta olmak üzere, inkılâpların halka benimsetilmesi, halkın eğitilmesi amacıyla, 19 Şubat 1932’de, ilk olarak 14 ilde Halkevleri kurulmuştur. Halkevleri kurulmasında temel amaç; Toplumsal dönüşümü sağlamak, önceki sosyal yapıdan farklı olarak dil, din ve ırk ayrımı gözetmeksizin, soyut bir halk kavramı gütmek, toplumsal entegrasyonu oluşturmak hedefidir. Böylece, kültürel faaliyetler devlet kontrolü altında yürütülecekti. Bu düşünceyle; Halkevleri yöneticileri, Kültür, Dil ve Edebiyat, Güzel Sanatlar, Halk Dershaneleri ve Kurslar, Temsil (Tiyatro), Tarih ve Müze, Sosyal Yardım, Kütüphane ve Yayın, Spor ve Folklor gibi kollar oluşturmuş, çalışmalar yürütmüşlerdi. Yazıda, bu kültürel faaliyetlerin nasıl yürütüldüğü ve ulaşılan sonuçlara yer verilmiştir. Yararlanılacak kaynaklar; TBMM Arşivi, dönemin Gazete ve Dergileri, Halkevleri’nin yayınları ve bu konudaki bilimsel kitap ve makalelerdir.</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="45">
            <name>Publisher</name>
            <description>An entity responsible for making the resource available</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10252">
                <text>International Burch University</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="40">
            <name>Date</name>
            <description>A point or period of time associated with an event in the lifecycle of the resource</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10253">
                <text>2013-05-17</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="97">
            <name>Keywords</name>
            <description>Keywords.</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10254">
                <text>Article
PeerReviewed</text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
          <element elementId="43">
            <name>Identifier</name>
            <description>An unambiguous reference to the resource within a given context</description>
            <elementTextContainer>
              <elementText elementTextId="10255">
                <text>ISSN 2203-4548     </text>
              </elementText>
            </elementTextContainer>
          </element>
        </elementContainer>
      </elementSet>
    </elementSetContainer>
  </item>
</itemContainer>
