<rdf:RDF xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dcterms="http://purl.org/dc/terms/">
<rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/585">
    <dcterms:title><![CDATA[1908’DEN 1928’E BATI ÇOCUK EDEBİYATI ESERLERİNİ  OSMANLI TÜRKÇESİNE ÇEVİRME ŞEKİLLERİ: DİL VE  EDEBİYATI ÜZERİNE ÇEVİRİ ODAKLI BAZI GÖZLEMLER]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Bu bildirinin amacı, Tanzimat’tan Latin harflerinin kabul edildiği tarih olan  1928’e kadar Batı dillerinden Osmanlı Türkçesine yapılan özellikle çocuk  edebiyatı çevirilerini, bu çevirilere yazılan ön sözler/son sözler tanıklığında  erek-odaklı bir yaklaşım çerçevesinde dil ve edebiyat vurgusuyla irdelemektir.  Bilindiği üzere birçok edebi tür Osmanlı dil ve edebiyat dizgesine çeviri  yoluyla girmiştir. Roman, Batılı anlamda hikâye ve masal da bu edebi  türlerdendir. Böyle bir çalışmanın hazırlanmasına neden olan temel sorunsal,  Osmanlı Türkçesine çevirisi yapılan bu tür edebi eserlerin ön sözlerinin/son  sözlerinin çeviriyazılarının bütünlüklü bir yaklaşımla çağdaş çeviribilim  kuramları ışığında incelenmemiş olmasıdır. Bildirinin temel inceleme  nesnesini oluşturmak amacıyla öncelikle çocuklar için çevirisi yapılmış olan  masal, hikâye ve roman gibi edebi türler kataloglar temel alınarak listelenecek  ve daha sonra bu çeviri romanlarda bulunan ön sözlerden/son sözlerden bazı  örnekler verilecektir. Çeviriyazısı yapılacak bu örnek metinlerden hareketle,  çevirmen ve yayıncıların çocuk edebiyatı oluşturmak için nasıl bir yol  izledikleri, nasıl bir dil kullanmayı tercih ettikleri, neleri amaçladıkları, hangi  yazarları ve eserleri tercih ettikleri vb. sorulara cevap aranarak nasıl bir “kültür  repertuarı” oluşturmaya çalıştıkları betimlenmeye çalışılacaktır.  Key words: Works of Western Children’s Literature, translation, Ottoman  Turkish, Cultural Repertoire, Target-Oriented Approach.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2686]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/586">
    <dcterms:title><![CDATA[BAĞDATLI RÛHÎ DİVANI’NDA RUMELİ ESİNTİLERİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[XVI. yüzyılın önde gelen şairlerinden biri olan Rûhî, Bağdat’ta dünyaya  gelmiş ancak asıl itibariyle Rumelili bir şairdir. Ahdî ve Esrar Dede,  tezkirelerinde onun Bağdat seferi sonrasında gönüllü olarak Bağdat’a yerleşen  Rumelili bir Türkün oğlu olduğunu ifade etmişlerdir. Rûhî her ne kadar  Bağdat doğumlu olsa da, onun şiirlerinde Rumeli’ye ait izler bulmak  mümkündür. Bu bildiride, Bağdatlı olarak tanınan şairin, şiirlerinden  hareketle, Rumeli’ye bakan yönleri ele alınacaktır.  RUMELIAN IMPRESSIONS IN DIVAN OF BAĞDATLI RUHI  ABSTRACT  One of the prominent poets of the 16th century, Ruhi, though born in  Baghdad, was a poet with a Rumelian origin. In their biographies, Ahdi and  Esrarci Dede depict him as son of a Rumelian Turk who settled in Baghdad  following the Baghdad War. Though Ruhi was born in Baghdad, it is possible  to find traces of Rumelia in his poems. This paper will look at those aspects of  the poet influenced by Rumelia based on his poems.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2702]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/587">
    <dcterms:title><![CDATA[TÜRKÇE VE BOŞNAKÇA&#039;DA AYNI ANLAMI TAŞIYAN  SÖZCÜKLERLE İFADE EDILEN ATASÖZLERI VE DEYIMLER]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Ortak kültürel ve dil geçmişine sahip iki ülkenin insanlarının gündelik  yaşamına yansıyan ve daha çok halk dilinde ve konuşma dilinde kullanılan  atasözleri ve deyimlerin Türkçe ve Boşnakça&#039;da aynı anlama gelen sözcüklerle  ifade edilenleri derlenmeye çalışılmıştır. Bu ortak yönün halkın aynı kültürel  zihniyetle düşündüğünün bir göstergesi olacağı beklenmektedir. Atasözleri ve  deyimler bir dilin kültürünün derinliğini ve zenginliğini gösteren en önemli  unsurlardır. Bu çalışmanın birbirinden önemli ölçüde etkilenen bu iki dili  konuşan insanların ne denli benzer düşünce yapısına sahip olduğunu ortaya  koyması beklenmektedir.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2696]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/588">
    <dcterms:title><![CDATA[ÇOCUK TİYATROSU VE GELİŞİMİ AÇISINDAN İLKÖĞRETİM 100  TEMEL ESERİN İNCELENMESİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Çocuk ve tiyatro kavramlarının birleştirilmesi, çocukların tiyatro ile  ilgilenmeleri ve çocukların tiyatro aracılığıyla eğitilebilmeleri düşüncesi ilk  defa Meşrutiyet döneminde ortaya çıkmıştır. Bu dönemin günümüze yönelik  izleri takip edildiğinde verilen değer ve çabanın azaldığı görülmektedir. Bu  çalışma edebiyatımızda çocuklara yönelik hazırlanan edebi eserleri çocuklara  kazandırma; bu edinimin ise tiyatro yoluyla yapılabilirliğini mümkün kılmaya  yöneliktir. Başka bir açıdan ise yerli ve yabancı 100 temel eserin çocuk  düzeyine uygunluğu ölçüsünde tiyatroda sahnelenmesi düşüncesine yanıt  olabilecek çözüm yollarının verilecek olmasıdır.Çalışma için nitel araştırma  yöntemi kullanılmıştır. Araştırma tamamlandığında ; tiyatronun çocuklar için  gerekli olup olmadığı, birtakım değerler ve öğretilerin bu yolla verilip  verilemeyeceği,edebi kültürün çocuklara aktarımında tiyatronun etkisinin ne  kadar olabileceği sorularına yanıt vermesi beklenmektedir.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2734]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/589">
    <dcterms:title><![CDATA[XVII YÜZYIL AZERBAYCAN ŞAİRİ VAHİD GAZVİNİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[İmaddüdövle Mirza Muhammed Tahir Vahid Gazvini XVII yüzyılın seçkin  devlet adamı, şair ve tarihçisi olmuştur. O, doksan beş yıla kadar ömür sürmüş, beş Safevi şahının hakimiyeti döneminde hükümet idaresinde  çalışmış, muhasebe ve vikayenevişlik (saray tarihçisi) görevinden vezirlik ve  Sadr-ı Azamiliye dek yükselmiştir.  Tahir Vahid Gazvini, siyasi faaliyetinin son dönemlerinde «İmaddüdövle»  lakabı ile Safevi hükümdarı Şah Süleyman&#039;ın (1666-1694) Baş Vezir-Sadri-ı  Azam olarak görev yapmıştır.Azerbaycan alimi Muhammed Terbiyyetin  verdiği bilgiye göre, Vahidin yüz bin beytten fazla Farsça şiirleri, II Şah  Abbas (1642-1666) döneminin tarihine adanmış “Abbasname”si ve münşeatı  vardır. Vahid`in “Halvet-i Raz”, “Nazü niyaz”, “Gülzari-Abbasi”, “Der vasfı  Humayım tepe”, “Der tarifi-nerd”, “Fethnameyi-Kandahar”, “Der zikri ve  masrefi edevati-ceng” isimli poemaları bulunmaktadır. Bunların yanısıra  AMEA Elyazmaları Enstitüsü&#039;nde Muhammed Tahir&#039;in hesap ilmi hakkında 2  bölüm içeren Farsça dersliyinin elyazması tespit edildi. Son devirlerde  Vahid`in Berlin Devlet Kütüphanesi&#039;nde kayıtlı olan Külliyatı&#039;nda şairin  Azerbaycan Türkçesinde yazdığı Divanı bulunmuştur. Türkçe Divan 487  yapraktan oluşan Külliyatı&#039;n ilk 30 yaprağına (1b-30a) nastalik hattı ile Baburi  hükümdarı Bahadur Şah&#039;ın zamanında aktarılmıştır. V.Gazvin&#039;in Tebriz  Merkezi Kütüphanesi&#039;nde saklanan 192 yapraktan oluşan Farsça Divan`ının 4  yaprağına (115a-119a) şairin Türkçe şiirleri aktarılmıştır ki, bunlar toplam 117  Beyttir. Vahidin Azerbaycan Türkçesindeki Divanı 140 beytten oluşan  mesnevi (1b-13b) ile başlıyor. Yaprak 4b-nin sonlarından divanın sonuna  kadar (30B) şairin gazel, kıta, nazım ve tekbeytleri ayrı ayrı değil, alfabetik  sıraya göre aktarılmıştır. Şairin Türkçe şiirlerinin üslubundan anlaşılmaktadır  ki, Fuzuli edebi ekolünün en görkemli temsilcilerindendir, Divanı`nda  Fuzuli&#039;nin gazellerine yazılmış nazireleri vardır. Vahid Gazvininin Türkçe  şiirleri XVII yüzyıl Azerbaycan edebiyatının en güzel poetik örneklerinden  kabul edilebilir. Şiirlerini okurken onun kapsamlı mütalâa alanına sahip,  seleflerinin eserlerini derinlemesine bilen sanatkar olduğunu görmekteyiz.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2632]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/590">
    <dcterms:title><![CDATA[BOSNA HERSEK SİNEMASININ SİNEMATOGRAFİSİNDE TÜRK  KÜLTÜRÜNÜN ETKİLERİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[1992 öncesinde Yugoslavya sineması olarak adlandırılan Bosna Hersek  sineması bu tarihten sonra kendi özgün film dilini yaratma arayışlarına girmiş  ve ulusal bir sinema olarak uluslararası festivallerde boy göstermeye  başlamıştır. Küçük bütçeli ve gelişmekte olan Bosna Hersek sineması,  filmlerde savaşın bireyler üzerinde yarattığı travmaları aktarmakta ve bunlara  ilişkin çözüm arayışlarına girmektedir. Ülke sineması bu anlamda Filistin  sinemasında olduğu gibi yaşananları dünyaya duyurma ve görünür olma arzusunun görsel dille dönüşümünü temsil etmektedir. Filmsel mekanlarda  Bosna Hersek vatandaşları, şehirlerine yönelik olarak sivil toplumun kentsel  aidiyet ve bütünleşme çabalarını sergilemektedir. Öte yandan, filmlerin  senaryoları yazınsal bir ürün olarak drama olgusundan yola çıkmakta,  böylelikle Bosna Hersek sinemasının dili dramatik-trajik anlatılara  dayanmaktadır. Bu anlatıların temellerinden birisi ise Türk kültürüyle ve inanç  sistemiyle olan bağlantılardır. Özellikle Osmanlı’nın dörtyüzelli yıllık izlerini  taşıyan Saraybosna’nın sinemasal mekan olarak kullanımı, bu sinemanın  görsel dilinin Türk kültüründen ayrışık olamayacağını göstermekte ve bu  bölgedeki Osmanlı izleri sinema diline önemli ölçüde katkı sağlamaktadır. Bu  anlamda Bosna Hersek sineması hem dramanın aktarılış biçimi hem de  mekanın yansıtılması anlamında Türk kültürün derin izlerini taşımaktadır.  Tüm bu olguların ışığında bu çalışmada Bosna’lı farklı yönetmenlerin filmleri  anlatısal ve görsel unsurlar bağlamında ele alınarak sinemasal dilleri kültürel  bir çözümlemeye tabi tutulacaktır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2627]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/591">
    <dcterms:title><![CDATA[BOSNAVÎ MEHMED NECÎB’İN SÜBHA-YI SIBYÂN ŞERHİ  HEDİYYETÜ&#039;L-İHVÂN&#039;ININ ÜSLÛB VE METOD AÇISINDAN  DEĞERLENDİRİLMESİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler:Klâsik Türk Edebiyatı, manzum sözlük,Sübha-yı  Sıbyân,Hediyyetü’l-İhvân.  ÖZET  Manzum sözlükler genellikle bugünkü ilköğretim seviyesine denk gelen  çocukların Türkçe kelimelerin Arapça ve Farsça karşılıklarını öğrenebilmeleri  için kaleme alınmış eserlerdir. Bu eserlerin faydaları arasında çocukların aruz  bilgisini pekiştirmeleri de bulunmaktadır. Klâsik Türk Edebiyatı alanında  tespit edebildiğimiz kadarıyla 50’den fazla manzum sözlük vardır. Yakın  zamana kadar yapılan çalışmalara baktığımızda manzum sözlük şerhlerinin  göz ardı edildiğini görmekteyiz. Hâlbuki Klâsik Türk Edebiyatı’nda manzum  sözlük şerhleri ayrıca ilgilenilmesi gereken eserlerdir. Bizim bu çalışma ile  amacımız şârihin bir manzum sözlük şerhi olan Hediyyetü’l-İhvân’daki üslûbu  ve metodu hakkında bilgi vermek olacaktır. Çalışma çerçevesinde manzum  sözlüklerden söz edilecek, bunların Klâsik Türk Edebiyatı’ndaki yeri ve önemi  üzerinde durulacaktır. Ardından Hediyyetü’l-İhvân ve şârihi ile ilgili bilgiler  verilecek, Hediyyetü’l-İhvân üslûb ve metod yönünden değerlendirilecektir.  Hediyyetü’l-İhvân manzum sözlüklerimizden Sübha-yı Sıbyân’ın şerhidir.  Türkçe-Arapça manzum sözlüklerimizden Sübha-yı Sıbyân özellikle 19.yy.da  sıbyân mekteplerinde ders kitabı olarak okutulmuştur. Sübha-yı Sıbyân şerhi  olan Hediyyetü’l-İhvân Bosnavî Mehmed Necîb tarafından yazılmış ve 1840-  1903 yılları arasında 6 kez basılmıştır. Eserde yazar geleneksel şerhlerde  olduğu gibi önce metni vermekte, ardından metinle ilgili gramer bilgilerini  sıralamakta ve bu konu ile alâkalı söyleyebileceği başka türlü ne varsa onları  eklemektedir.  Key words: Classical Turkish Literature, verse dictionary, Sübha-yı Sıbyân,  Hediyyetü’l- İhvân.    ABSTRACT  Verse dictionaries were written for primary school students to teach meaning  of Turkish words in Arabic and Persian. This work utilities for children is  giving more prosody knowledge. We saw that the number of verse dictionaries  in Classical Turkish Literature is more than 50. If we look at sources we see  that verse dictionaries’ commentaries are not studied. However, in Turkish  Literature it is important to study verse dictionaries’ commentaries. Our aim  with this study is giving information about Hediyyetü’l-İhvân its author’s  working and method in it. In this study we will be mentioned about verse  dictionaries, we will focus on their places and significance in Classical  Turkish Literature. Then will be given the information about Hediyyetü’lİhvân  and its author, Hediyyetü’l-İhvân will be evaluated in terms of wording  and method. Hediyyetü’l-İhvân is the commentary or verse dictionary Sübhayı  Sıbyân. It is an Turkish- Arabic verse dictionary and used as a text book at  primary schools especially in 19th century. Hediyyetü’l-İhvân, commentary of  Sübha-yı Sıbyân was written by Bosnavî Mehmed Necîb and it was published  6 times between 1840-1903. Writer gives text as in traditional commentary  books then gives information about text grammar knowledge and adds every  thing about this subject.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2721]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/592">
    <dcterms:title><![CDATA[ÖĞRETİCİ METİN OLARAK PEND-NÂMELER (NASİHATNÂMELER)  VE AHMED MÜRŞİDÎ EFENDİNİN PEND-NÂMESİNİN  BİLİNMEYEN BİR NÜSHASI]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Nasihat, ya da pend öğüt demektir. Edebiyatta, din, ahlâk, toplumsal yaşam,  meslekler, yönetim hizmetleri konularında öğüt verici veya iyi insan olma ve  yaşamda başarılı olmanın yollarını gösteren eserlere (BL:8548)nasihatname  denir. Nasihatnameler, öğüt kitaplarıdır. İslam dininin emir ve yasakları  doğrultusunda insan hayatına yön veren, toplum içinde iyi insan olmanın  sınırlarını çizen kurallardır. Bu kuralla, dinin emirleri doğrultusunda oluşmuş,  bir bakıma uyulması gerekenler ve yasaklar bütünüdür. Klasik Türk  edebiyatında bu tür eserlerin hemen her dönemde yazıldığı görülmektedir.  İslâmi edebiyatın ilk ürünleri olan Kutadgu Bilig, Atabetü’l-Hakâyık ve  Divan-ı Lügati’t-Türk işlediği konular ve mesajlar bakımından birer nasihat  kitabıdır. Hatta Göktürk yazıtları bile içerdiği mesajlar açısından tarihi bir  tecrübenin nasihatleri niteliğindedir. Bu alanın iki özel eseri; Güvahi ve  Ahmed Mürşidî Efendinin pend-nâmeleridir. Bu eserler; atasözü, deyim, fıkra  ve masalların yanında kelam-ı kibar örneklerinin sıkça kullanıldığı için dil  malzemelerinin önemli kaynaklarıdır. Pendname şairi olarak bilinen Ahmed  Mürşidî Efendi’nin eserinin birçok yazma ve baskı nüshaları mevcuttur. Bu  eserin yazma bir nüshası bir öğrencimiz sayesinde tespit edilmiştir. 201 yk  7265 beyitten müteşekkil olan bu nüsha Burdurlu Muhammed Nuri Efendi  tarafından istinsah edilmiştir. Burdurd’a bir esnafın elinde bulunmaktadır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2719]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/593">
    <dcterms:title><![CDATA[PERCEPTIONS OF PSYCHOLOGICAL INTIMIDATION OF TEACHERS THAT WORKING IN SECONDARY SCHOOLS]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[The purpose of this study is to determine the perceptions of the teachers  working in secondary schools about psychological intimidation and to identify  if these perceptions vary in some variables. The way of the study rely upon a  quantitative method. The data is collected by a questionnaire technique  prepared by the data source of the study. The questionnaire was implemented  to 312 teachers working in secondary schools under the Ministry of Education  in the province of Diyarbakir. The data collected through questionnaires was  coded and tabulated values of the data by the statistical program.  According to the survey, the teachers working in secondary schools have low  levels of perceptions of psychological intimidation. Education has been found  to be effective in detecting the status of mobbing. Between psychological  intimidation and sex, marital status, seniority, as well as other variables, a  significant relationship could not be found.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2698]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/594">
    <dcterms:title><![CDATA[YABANCI DİL OLARAK TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDE YAZMA  BECERİSİNİN GELİŞİMİNDE KARŞILAŞILAN SORUNLAR: BOSNA  HERSEK ÖRNEĞİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Bu araştırmanın amacı yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde yazma  becerisinin gelişiminde karşılaşılan sorunları tespit etmektir. Dil öğretiminin  en önemli temel becerilerinden biri de yazma becerisidir. Dolayısı ile yazma  becerisinin gelişiminde yaşanan problemlerin çözülmesi ve dört temel  becerinin paralel olarak geliştirilmesi gerekmektedir. Araştırmanın çalışma  evrenini Bosna Hersek’te Bosna Sema eğitim kurumlarının Saraybosna’daki  Türk Kolejlerinde, Una Sana Koleji ve Saraybosna Yunus Emre merkezinde  okuyan, B2 seviyesi ögrenciler oluşturmaktadır. Çalışma evreninden rasgele  olarak seçilen beş öğrenci ile deney grubu oluşturulmuş ve yazma becerisini  ölçmeye dayalı bir dizi ölçek geliştirilerek veriler toplanmıştır. Verilerin  analizi sonucunda elde edilen bulgulara göre öğrencilerin çoğunlukla ğ, ö, ı, ü,  j, gibi harflerin yazımında sıklıkla sorun yaşadıkları belirlenmiştir. Bununla  birlikte öğrencilere verilen kelimelerden bir paragraf oluşturulması istenmiş  ancak çoğunlukla öğrencilerin kelime hazinelerinin dar olmasından dolayı bu  paragrafı oluşturamadıkları gözlemlenmiştir.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2733]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description></rdf:RDF>
