<rdf:RDF xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dcterms="http://purl.org/dc/terms/">
<rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1417">
    <dcterms:title><![CDATA[BOSNA HERSEK’TE TÜRK VARLIĞININ SÖZLÜ KÜLTÜR ORTAMINDAKİ İZLERİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Sözlü Tarih, Yazılı Tarih, Türkü, Balkan Sahası, Bosna Hersek, Sözlü Vesika.  ÖZET  Kültürel mirasın, tecrübe edilmiş bilginin, törelerin ve davranışların tarihi vakalara dair belleğin sözlü kültür ortamı ürünlerinden halk türküleri içinde ezgi eşliğinde arşivlendiği bilinen bir gerçektir. Bu bağlamda halk türkülerinin temel işlevlerinden birinin, türkü metni ve icrası aracılığıyla sözlü tarihi birikimin kuşaktan kuşağa aktarılması olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Türkü metninin ve metnin ihtiva ettiği sözlü tarihe dair bilginin bir ezgi eşliğinde söylenmesiyle toplumsal bellekte bilgi canlı bir şekilde kalabilmektedir. Türküler bu özelliğiyle ritmik bir arşiv belgesi özelliğine haiz olup türkü metinlerinden hareketle hem halkbilimsel verilere hem de, kaydı sözlü bellek tarafından tutulmuş tarihsel malumata ulaşmak mümkündür. Bu çalışmada Bosna tarihinin bir bölümünü ihtiva eden örnek bir türkü metninden hareketle Bosna’daki Türklük tarihinin izleri sürülmüştür.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2192]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1337">
    <dcterms:title><![CDATA[BOSNA HERSEK’TEN ORTA ANADOLU’YA UZANAN KÜLTÜR KÖPRÜSÜ: KONYA SELÇUKLU BOSNA HERSEK MAHALLESĠ ÖRNEĞĠ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Bosna Hersek, Türkiye, Konya, Bosna Herkek Mahallesi, kültürel ilişkiler.  ÖZET  Türk kültür tarihinin izlerini taşıyan Bosna Hersek’le Türkiye arasındaki bağlar, 1909’da resmî anlamda kesilse de sosyo-kültürel anlamda hâlâ güçlü bir şekilde devam etmektedir. Asırlarca birlikte yaşama tecrübesinin getirdiği bu bağların yansımaları Anadolu’da farklı şekillerde görülebilmektedir. Konya’nın Selçuklu ilçesindeki Bosna Hersek Mahallesi’nin bu açıdan ayrı bir önem teşkil ettiği düşünülmektedir. Bosna Hersek Savaşı ardından Selçuklu Belediyesi tarafından kurulan bu mahalleye Bosna Hersek adı verilmiş ve yapılan okul, park, cami, köprü, sokak vs. yapılara da Bosna Hersek ve bu ülkeyle bütünleşmiş olan adlar verilerek adetâ küçük bir Bosna Hersek oluşturulmuştur. 4 Kasım 1994 tarihinde her iki tarafın isteğiyle Selçuklu ve Teşanj Belediyeleri arasında kardeşlik ve işbirliğinin, ihtiyaç ve imkânlar dâhilinde tüm konularda Bosna Hersek’teki savaş sırasında ve sonrasında da devam edeceğinin bildirildiği anlaşmanın ardından; 24 Ağustos 2011 tarihinde Saray Bosna Stari Grad Belediyesi arasında ‘KardeĢ ġehir’ protokolü imzalanarak tarihî ve kültürel bağ iliĢkilerini geliĢtirecek konferans, panel, çevre, sanat, sağlık, spor gibi etkinliklerin ynaında turizm ve görsel programların sivil toplum kuruluĢlarının katkılarıyla destekleneceği mesajı verilmiĢtir. Bosna Hersek Mahallesi örneğinin temel alındığı bildiride, bahsi geçen anlaşmalar, yapılar, belge ve çeşitli görsel malzemelerle de desteklenerek ortaya konulmuş ve sosyal, tarihî, kültürel yapının korunup yaşatılması bağlamında ele alınarak birtakım değerlendirmeler yapılmıştır]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2153]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/3493">
    <dcterms:title><![CDATA[Bosna i Hercegovina - država ili protektorat?]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[U ovom radu ćemo, kroz analizu normativnog okvira za djelovanje ovih<br />
institucija, ali i njihov sam aktivitet, te aplikaciju međunarodnih standarda u BiH,<br />
pokušati doći do odgovora na pitanje da li je Bosna i Hercegovina država ili<br />
protektorat. Kroz implementaciju Daytonskog sporazuma se postiglo dosta, ali<br />
većinom je zaslužan bio aktivitet međunarodne zajednice. Taja aktivitet ni, prema<br />
Općem okvirnom sporazumu za mir, ne predviđa protektorat. Ipak, posebno u<br />
prvim godinama funkcioniranja post-Daytonske Bosne i Hercegovine, brojni<br />
ustavno-pravni teoretičari su pokušavali definirati pravnu prirodu odnosa<br />
ovisnosti Bosne i Hercegovine prema međunarodnoj zajednici u određenim<br />
elementima (koja se kasnije sve više ublažavala). Rezultati su pokazali da nema<br />
jednoznačnog odgovora. Ovo pitanje je u posljednjih petnaest godina u domaćoj<br />
ali i regionalnoj ustavno-pravnoj nauci prešlo na periferiju interesiranja. Ali, čini<br />
se da je vrijeme da ga se ponovo postavi, posebno u svjetlu najave promjena<br />
odnosa ključnih subjekata međunarodne zajednice prema Bosni i Hercegovini.<br />
Takođe nas interesuje i pitanje koje je povezano s ovim centralnim istraživačkim,<br />
a to je stepen suvereniteta države Bosne i Hercegovine unutra, ali i prema vani,<br />
imajući u vidu Daytonski konstrukt uključenosti međunarodne zajednice u<br />
ustavno-politički sistem Bosne i Hercegovine. / In this paper, through the analysis of the normative framework for the<br />
operation of these institutions, but also their activity, and the application of<br />
international standards in BiH, we will try to find an answer to the question of<br />
whether Bosnia and Herzegovina is a state or a protectorate. A lot has been<br />
achieved through the implementation of the Dayton Agreement, but most of it was<br />
due to the activity of the international community. According to the General<br />
Framework Agreement for Peace, this activity does not envisage a protectorate.<br />
However, especially in the first years of the functioning of post-Dayton Bosnia and<br />
Herzegovina, many constitutional and legal theorists tried to define the legal<br />
nature of Bosnia and Herzegovina&#039;s dependence on the international community<br />
in certain elements (which later softened). The results showed no unambiguous<br />
answer. In the last fifteen years, this issue has moved to the periphery of interest<br />
in domestic and regional constitutional and legal science. But it seems the time to<br />
re-establish it has come, especially in light of the announcement of changes in the<br />
attitudes of key actors in the international community towards Bosnia and<br />
Herzegovina. We are also interested in the issue related to this central research,<br />
which is the degree of sovereignty of the state of Bosnia and Herzegovina inside<br />
and outside, given the Dayton construct of the international community&#039;s<br />
involvement in the constitutional and political system of Bosnia and Herzegovina.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:identifier><![CDATA[2566-4638]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/950">
    <dcterms:title><![CDATA[BOSNA I HERCEGOVINA IZMEĐU PARTOKRATIJE I DEMOKRATIJE]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[The topic of this paper is a particracy as a feature of social - political  order in the BiH.  In the first part reviewed the attempt to define particracy. The second  part od topic deals with particracy in the BiH. Accordingly, the topic  explained that the parties control process of nomination (proposing) of  candidates for public functions almost always and everywhere. Elections for  parliament and government, or president of the state, are unimaginable  without them. Without parties, it would be much more difficult for voters to  recognize which options are offered and which (whose) candidates pretend to  public functions. Parties, therefore, control human resource policy, political  agenda and decision – making process.  Key words: particracy, polity, parliament, government, presidency]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[Pravni fakultet Univerziteta u Tuzli i Centar za društvena istraživanja Internacionalnog Burč univerziteta]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[3059]]></dcterms:extent>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1335">
    <dcterms:title><![CDATA[BOSNA MECMUASI ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Bosna Mecmuası, Osmanlı Devleti, Balkanlar, Basın-Yayın.  ÖZET  Osmanlı Devleti’ndeki basın hayatı incelendiğinde, II. Abdülhamit Dönemi’nin (1876-1909) çok önemli bir konuma sahip olduğu görülür. Çünkü bu dönemde basın-yayın sansüre uğramış, birçok dergi ve gazete kapatılmıştır. İşte bu dönemde basın hayatına başlayan ve çok kısa bir süre hayatta kalan bir gazete incelenecek: Bosna Mecmuası. Bosna Mecmuası, Ekim 1908 tarihinde iki sayı olarak çıkan bir gazetedir. İstanbul’da basılmış ve tamamı Osmanlıcadır. Gazetenin imtiyaz sahibi Bosnalı Mehmed Nureddin’dir. Bu çalışmada Bosna Mecmuası tanıtılmış ve onun gözüyle Osmanlı ve Balkanlar incelenmiştir.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2193]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1502">
    <dcterms:title><![CDATA[BOSNA VE HERSEK CEMİYET-İ İLMİYESİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler; Bosna-Hersek, Cemiyet-i İlmiye, Misbah.  ÖZET  Her ne kadar Tanzimat Fermanı, daha çok siyasi, sosyal, idari ve hukuki yapıda değişimi öngören bir metin olsa da, Tanzimatçılar yenileşmenin temel şartının eğitim ve yeniliklere öncülük edecek aydınları yetiştirmek gerektiğini kavramışlardır. Tanzimatçıların bu tutumu, Tanzimat sürecini bir aydınlanma süreci olarak karşımıza çıkarmaktadır. Bu dönemde yenileşme davası, yukardan lütfedilen bir dava olmaktan çıkmış, aydınların savunduğu bir davaya dönüşmüştür. Aydınlar çeşitli cemiyetler kurarak toplumu aydınlatmayı kendilerine bir görev saymışlardır. 1861’de kurulan “Cemiyet-i İlmiye-i Osmaniye” ve 1879’da kurulan “Cemiyet-i İlmiye” halk eğitimi amacıyla kurulan bu türden cemiyetlerdir. Bosna-Hersek Osmanlı Devleti’nden ayrıldıktan sonra, özellikle İstanbul’da yetişmiş, Osmanlı aydını diye tabir edebileceğimiz bir takım aydınlar, 28 Eylül 1912’de “Bosna ve Hersek Cemiyet-i İlmiyesi”ni kurarlar. Tıpkı Osmanlıdaki örneğinde olduğu gibi bir de “Misbah” adıyla dergi çıkarırlar. Bu çalışmada cemiyetin kurucuları, üyelik esasları, cemiyetin amacı, faaliyetleri tespit edilerek, Bosna ve Hersek halkının eğitimine katkısı ortaya konmuştur.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2285]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/3306">
    <dcterms:title><![CDATA[Bosna-Hersek ve Türkiye Arasındaki Kültürel Etkileşim ile Türkçeden  Kalan Sözcüklerin Anlambilimi]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Even before the times when Ottoman Empire arrived to the Balkans area, words  have been borrowed through trading of goods and cultural interaction from Avarian Tatars,  who have borrowed lexemes not only to Bosnian language, but also to the whole teritory of  languages that have Slavic origin (Serbian, Croatian, Bulgarian, Hungarian etc.). Because of  direct contact and interaction of Turks and Bosnians, majority of words were borrowed  during the time of long-term existance of Ottomans on the teritory of Bosnia-Herzegovina.  For native speakers of Bosnian language, those words are not felt as borrowed, but they  became part of Bosnians’ national, intelectual and spiritual being. After many centuries and  numerous linguistic changes that have occured, these words have gone through various  processes on semantical level, which is described in this paper.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:date><![CDATA[2009-06]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[377]]></dcterms:extent>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/2762">
    <dcterms:title><![CDATA[Bosna-Hersek‘te Türkçe]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Bosna-Hersek‘te Tùrkçenin varlığı bu bôlgenin Osmanlılar tarafından  fethedilmesine dayanır. Fetihten sonra devletin resmi dili olması ve din birliğinden  dolayı Tùrkçe, varlığını artırarak sùrdùrmùĢtùr. Bu sùreçte Osmanlıların fetih, iskân,  eğitim ve kùltùr politikaları ôzellikle etkili olmuĢtur. XIX. yùzyılın son çeyreğinden  baĢlamak ùzere bôlgedeki Tùrk varlığı giderek zayıflamıĢtır. Tùrkçe ise varlığını az  da olsa sùrdùrebilmiĢtir. Bu yazıda Tùrkçenin Tùrk-Ġslam kùltùrù çerçevesinde  Bosna-Hersek‘te ilk varlık gôsterdiği dônemlerden baĢlayarak gùnùmùze kadarki  durumu ele alınmıĢtır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:date><![CDATA[2011-05]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[94]]></dcterms:extent>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1390">
    <dcterms:title><![CDATA[BOSNA-HERSEK’TE MEHMET AKİF ETKİSİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Bosna-Hersek, Mehmet Akif, Sebilürreşat, Misbah/Yeni Misbah.  ÖZET  Türk edebiyatı tarihinde çok az sayıda yazar hem yaşadığı dönemde hem de öldükten sonra doğup yetiştiği ülke sınırlarının dışında da tanınıp bilinmiş, fikirleri ve sanat anlayışı uzak coğrafyalara ulaşmak suretiyle geniş bir alanda etkili olabilmiştir. Mehmet Akif Ersoy daha hayatta iken bu geniş etki alanına ulaşmış ve başta İstanbul olmak üzere fikirleri ve sanat anlayışı bugünkü Anadolu sınırlarını aşarak geniş Türk kültür coğrafyasına yayılmıştır. Bu kültür coğrafyalarından biri de Bosna-Hersek’tir.1878’de Bosna-Hersek’in Avusturya-Macaristan Devleti tarafından işgali, bu ülkede başta siyaset olmak üzere, kültürel alanda da çok ciddi sorunların doğmasına neden olmuştur. Daha önce yüzünü İstanbul’a dönük tutan ve her anlamda buradan beslenen Bosna-Hersek aydını yüzünü Viyana başta olmak üzere Batı’ya çevirmiştir. Bu dönüş, Bosna-Hersek’in en geniş manada Osmanlı kültür dairesinden çıkmaya başladığının ifadesi olmuştur. Bu kopuştan rahatsızlık duyan ve ilişkileri güçlendirmek isteyen bazı Boşnak aydınları İstanbul ile yeniden temasa geçmeye başlamışlardır. Bunların başında Salih Safvet Başiç gelmektedir. Başiç, tahsil hayatını İstanbul’da tamamlamış ve 1910 yılında Bosna-Hersek’e dönmüştür. 1912 yılında Bosna-Hersek Cemiyeti İlmiyesi tarafından çıkarılmaya başlanan Misbah, sonradan Yeni Misbah adını alan mecmuada Türkçe makaleler yazmış; makalelerinde sık sık Akif’e atıfta bulunmuştur. Misbah ve Yeni Misbah sadece Başiç’in makaleleriyle değil aynı zamanda Sebilürreşat’ta yayınlanan Akif’in makalelerini “Akif’ten Bir Vaaz” genel başlığı altında Arap harfli Boşnakça olarak tercüme etmek suretiyle okuyucularına ulaştırmıştır. Mehmet Akif Ersoy’un Bosna-Hersek’te tanıtılması ve dolayısıyla geniş bir etki alanı oluşturması hem Sebilürreşat aracılığı ile hem de İstanbul’da tahsil görmüş Boşnak aydınları vasıtasıyla olmuştur. Bu sayede Akif sınırlarımızın çok uzağındaki Müslümanların uyanışına vesile olmuştur. Boşnakları da çilesine ortak eden Akif Türkiye’deki kadar etkili olmuştur.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2194]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1407">
    <dcterms:title><![CDATA[BOSNALI ALAEDDİN SABİT]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Sabit, Divan, kaside.  ÖZET  Asıl adı Alaaddin Ali olan Alaaddin Sabit Bosnalı Bosnanın Uzica kasabasında doğmuştur. Doğduğu yıl tam olarak belli değil. Fakat Sabit hakkında ilk araştırmayı yapan Y.Ripka’ya göre o, 1650 yılında doğmuştur. Kendi memleketinde ilk eğitimini Halil efendiden aldıktan sonra tahsilini daha da ilerletmek için İstanbul’a gelmiş, Seydizade Mehmet Paşa’nın dairesine imam olmuştur. Bundan sonra bazı medreselerde müderrislik yapmış, bazı vilayetlerde de kadılık etmiştir. 1712 yılında İstanbulda vefat etmiştir. Divan, Zafername, Berbername, Derename, Amrü ül-Leys, Edhem ü Hüma gibi eserleri vardır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2258]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description></rdf:RDF>
