<rdf:RDF xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dcterms="http://purl.org/dc/terms/">
<rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/565">
    <dcterms:title><![CDATA[TÜRK DİLİ VE EDEBİYATININ ÖĞRETİMİ ÜZERİNE ÖNERİLER]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Bu bildiride, Türkiye’deki yirmi beş üniversitenin Türk Dili ve Edebiyatı  Bölümleri örneklemiyle, Türk dili ve edebiyatı öğretim programlarını  değerlendirmeye ve bu çerçevede bazı önerilerde bulunmaya çalışacağım. Bu  üniversitelerden on dördü devlet ve on biri vakıf üniversitesi statüsündedir.  Örneklem olarak ele aldığım üniversiteleri, şu ölçütlere göre seçtim :  1. Türk Dili ve Edebiyatı bölümüne yüksek puanla öğrenci alan üniversiteler,  2. Köklü geçmişe sahip tanınmış üniversiteler,  3. Yeni kurulan bazı Vakıf Üniversitelerindeki bölümler,  4. Bölgesel temsil özelliğine sahip üniversiteler,  5. Eğitim Fakülteleri dışındaki Fen-Edebiyat, Edebiyat ve İnsan Toplum  Bilimleri gibi fakülteler bünyesindeki bölümler.  Konu bütünlüğü bakımından önce sözkonusu örnek bölümlerin mevcut  programlarındaki ana dersleri gruplandırmaya çalışınca, karşımıza şu iki tip  program çıkmaktadır :  1. Gazi, Marmara, Hacettepe, Atatürk, İstanbul, Ege, Çukurova, Selçuk,  Ondokuzmayıs, İnönü, Dicle, Uludağ, Dokuz Eylül, Fatih, Başkent, Erciyes,  Aydın, Kültür üniversiteleri.  2. Boğaziçi, Şehir, TOBB ETÜ, Süleyman Şah, Beykent, Fatih Sultan Mehmet  üniversiteler..]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2621]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/566">
    <dcterms:title><![CDATA[SEVİM BURAK VE MİNÖR EDEBİYAT]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Cumhuriyet ile inşa edilen Türkiye ulus devletinde özellikle farklı etnik ve  dini kimliğe sahip olmak ve bu kimlikleri ifade edebilmek her zaman sorunlu  olmuştur. Bu bildiride ele alacağımız Sevim Burak, Türk bir baba ile Yahudi  bir annenin kızı olarak bu ülkede yaşamış, yazdıklarıyla döneminde ses  getirmiş, bir o kadar da görmezden gelinmiş bir yazardır. Bu farklılığı  nedeniyle onu, yazdıklarının yanında önemli kılan bir unsur da ‘’öteki olarak  yazması’’dır. Şüphesiz onu öteki kılan sadece taşıdığı etnik unsurlar değildi, o  aynı zamanda bir ‘’kadın yazar’’ olarak da edebiyat dünyasında tutunmaya  çalışmış, yani bir anlamda ‘’çifte ötekilik’’ yaşamıştır. Bununla beraber  annesinden gelen bu Yahudi kimliğini tam olarak ne kadar benimseyebildiğini  bilemediğimiz Sevim Burak’ın, eserlerinde kurduğu kadın karakterleri  yansıtma biçimi annesine duyduğu nefret veya tam tersi acıma olabilir miydi?  İşte bu bildirinin amacı hikâye, roman, oyun metni gibi kurgu olan eserlerinin  yanında mektuplar ve röportajlarını da ele alarak Sevim Burak’ın hayatını  annesi ve anne-kız ilişkisi üzerinden okumak, eserlerinde annesi üzerinden  kurguladığı hayatın kendi hayatındaki izlerine bakmak, bunları yaparken de  bir öteki olarak majör dilin içinde kurduğu minör dile tanıklık edebilmektir.  Key Word: Sevim Burak, Minor Literature, The Other and Minor Literature.  ABSTRACT  It has always been notably problematic to have a different ethnic and religious  identity, and to be able to express it in the nation state of Turkey, which was  built with Republic. Sevim Burak, whom we are going to analyze in this  proceeding, is a writer who lived as the daughter of a Turkish father and a  Jewish mother in this country, did good work in her time with her writings,  but was ignored as well. Due to this difference of her, besides her writings,  one factor that makes her remarkable is her “writing as the other”. Certainly  what makes her “the other” was not only her ethnic features; she struggled to survive in the literary world as a “female writer” at the same time, due to  which she experienced “a double otherness”. In addition, it is not possible to  know exactly whether Sevim Burak, who had a Jewish identity coming from  her mother, was able to adopt this Jewish identity or to what extent, or was her  reflecting the female characters in her literary works influenced by her hatred  towards her mother or her pity for her? Briefly, the purpose of this proceeding  is to read Sevim Burak’s biography with the help of her fictions such as her  stories, novels, and plays as well as her letters and interviews, and her life and  relationship with her mother, and to look at the traces of the lives that she  constructed in her works keeping her mother in mind on her real life, and,  while doing all these, to witness the minor language that she created in the  major language as “the other”.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2713]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/567">
    <dcterms:title><![CDATA[YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU&#039;NUN YABAN ADLI  ROMANINDAKİ ULUS İNŞA ETME AMACI]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerine ve  Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarına şahitlik etmiş bir Türk aydınıdır.  Karaosmanoğlu, Yaban adlı eserinde Türk Kurtuluş Savaşı ile ilgili gözlemlerini yazmıştır. Yazar bu eserinde, toplumun aksak yönlerini  göstererek, bir ulus inşa etme amacı gütmektedir. Ona göre, toplumdaki aydın  insanlar ulus inşa etmede önemli bir role sahiptir ve aydınlar ulus bilincinden  yoksun insanlara öncülük etmelidir. Karaosmanoğlu Yaban’da, Ahmet Celal  isimli Türk aydını ile Anadolu köylüleri arasında yaşanan kültür ve fikir  çatışmasını anlatır. Ahmet Celal, bir yandan Türk Kurtuluş Savaşı ile ilgili  haberleri takip ederken, diğer yandan yaşadığı köyde, ulusal bilinç  oluşturmaya çalışır. Fakat bu amacına ulaşamaz. Romanın sonunda, köy  düşmanlar tarafından işgal edilir ve köylüler acı bir felaketle karşı karşıya  kalırlar. Bu çalışmada, Yaban’da toplumun aksak yönleri anlatılarak  yapılmaya çalışılan ulus inşa etme amacı irdelenecektir. Ulus inşa etme süreci,  köylülerin yaşam şekillerini, düşmana verdikleri desteği ve Türk askerleri  hakkındaki düşüncelerini eleştirilerek, onları eğitmekten ibarettir.  THE AIM OF NATION-BUILDING IN YAKUP KADRI  KARAOSMANOĞLU’S NOVEL “YABAN”  Keywords:Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Yaban, nation-building, national  consciousness.  ABSTRACT  Yakup Kadri Karaosmanoğlu who witnessed late Ottoman period and  foundation of the Republic of Turkey was a Turkish intellectual.  Karaosmanoğlu wrote a novel whose name was Yaban and he told about his  observation in the Turkish Independence War. In this novel, he intends nationbuilding  by showing the disadvantages of the society. He thinks that  intellectuals have an important role for nation-building and they should lead to  the people who have no national consciousness. Karaosmanoglu tells about the  conflict of cultures and ideas between Ahmet Celal who is a Turkish  intellectual and peasants in Anatolia in Yaban. On the one hand, Ahmet Celal  follows the news about the Turkish Independent War. On the other hand, he  wants to build national consciousness of the peasants. However, he cannot  achieve the purpose. At the end of the novel, the village is occupied by enemy  soldiers and this becomes a disaster for the peasants. This study will examine  the depiction of nation-building in Yaban by showing disadvantages of the  society. The nation-building process consists of education of the peasants by criticizing their lifestyle, supports of the enemy soldiers and thoughts about  Turkish army.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2726]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/568">
    <dcterms:title><![CDATA[ZȂTI’NIN “HAZER ET” REDİFLİ GAZELİNİN YAPISALCILIK  AÇISINDAN İNCELENMESİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Bu çalışmada, 16. yüzyıl Klâsik Türk şairlerinden Zȃti’nin “hazer et” redifli  gazelinin yapısalcılık yöntem ile incelenmesi oluşturacaktır.Çalışmada  öncelikle yapısalcılık hakkında bilgi verilecek, sonrasında ise gazel klasik  yöntemle çözümlenecektir.Gazelin biçim ve özünde gizli kalan başka yönleri  de ortaya konularak şairin dünyası, günümüzde gazellerinin yeri ve  popülaritesi sunulacak, bu hedef doğrultusunda Zati’nin gazeli şekil, anlam ve  yapısal açıdan ortaya konulacaktır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2634]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/569">
    <dcterms:title><![CDATA[KUZEYDOĞU BULGARİSTAN AĞIZLARINDA ŞİMDİKİ ZAMAN  EKİNİN VARYANTLARI]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Kuzeydoğu Bulgaristan ağızları şu ana kadar fazla çalışılmayan bakir bir saha  olup bu konuda müracaat edilecek kaynak sayısı da yetersizdir.Şimdiki zaman  eki ise ağız bölgelerinin belirlenmesi hususunda kriter alınan konulardan  biridir. Ekin bu öneminin yanında Kuzeydoğu Bulgaristan ağızlarında  göstermiş olduğu çeşitlilik çalışma konumuzun belirlenmesini etkilemiştir.  Çalışmamızda, bahsedilen bölge ile ilgili yapılmış ağız çalışmalarından ve  kendi mülakat kayıtlarımızından faydalanılarak şimdiki zaman ekinin değişikşekilleri diğer ağız bölgeleriyle karşılaştırmalı olarak ortaya konulmaya  çalışılacaktır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2681]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/570">
    <dcterms:title><![CDATA[SEZAİ KARAKOÇ’UN ŞİİRLERİNDE TOPRAK UNSURU]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Sezai Karakoç, 1950’lerden itibaren dȃhil olduğu şiir dünyamızda şairliği ve  mütefekkir kimliği ile kendine has bir yer edinmiştir. Karakoç’un diriliş  düşüncesi Allah’a inanma etrafında örgülenmiş ve Karakoç şiirini bu temel  üzerinde yükseltmiştir. Kelimeyi güçlü bir silah gibi kullanarak kurduğu  şiirlerinde her kelime ayrı bir öneme sahiptir. Bu bağlamda Karakoç’un şiirlerinde yer alan toprak ve toprakla ilgili  kelimeler belli bir dünya görüşünün ifadesidir. Sezai Karakoç’un şiirlerinde  tabiata ait unsurlara sıkça rastlamak mümkündür. Karakoç, yoğun bir şekilde  eleştirisini yaptığı modernizmin karşısına tabiîliği, tabiatla iç içe olma  durumunu koyar. Modernizmin karşısında yenilmiş, kendini ve aslını  kaybetmiş olan insan ancak tabiatla yeniden buluştuğu, onunla iç içe olduğu  zaman gerçek kimliğine geri dönebilecek ve olması gereken yerde  durabilecektir. Kȃinatı meydana getiren dört ana unsurdan biri olan toprak ise  Karakoç’un şiirine zaman zaman insanın aslını temsil eden bir öz yahut da  tabiîliğe ait bir unsur olarak doğal ortamdaki haliyle yansımıştır. Bu çalışmada  Sezai Karakoç’un şiirlerinde yer alan toprak unsuru incelenmiş ve şiirin iç  realitesi etrafında oluşturduğu anlam dünyası bakımından irdelenmiştir.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2677]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/571">
    <dcterms:title><![CDATA[GAZÂYÎ-İ BOSNAVÎ’NİN MAKSAD-I AKSÂ ADLI ESERİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Gazâyî-i Bosnavî’nin künyesi “İbni Hasan Dede Şa’bân Gazâyî el-Bosnavî el-  Yayçevî olup, şair kimliğiyle Gazâyî olarak şöhret bulmuştur. Mensup olduğu  yer Bosna, oturduğu yer ise Yayçe (Jajce)’dir. Yayçe, bugün Bosna-Hersek  merkezinde Vrbas nehrinin kenarında, Banya Luka, Mrkonjiç Grad ve Donji  Vakuf yollarının kesişim noktasında bir yerleşim yeridir. Gazâyî-i Bosnavî,  1022/1613 tarihinde Kanice ve çevresine kadı olmuş ve buranın gazilerini  ibadete düşkün dindar insanlar görerek bir ilmihal ve va’z u nasihat kitabı  yazmak istemiştir. Ancak, içine bir şeyhe bağlanmanın gerekliliği doğmuş ve  o sırada tarikat halifesi olarak Leskofça’dan Peçuy’a gelip yerleşmiş bulunan  Halvetî şeyhlerinden Şeyh Hasan Efendi’nin manevi terbiyesine girmiştir.  Arkadaşlarıyla birlikte bu şeyhe bağlanan Gazâyî insanlara faydalı olmak için  Maveraünnehrli ünlü velîlerden Aziz bin Muhammed Nesefî (ö.1300)‘nin Maksad-ı Aksâ adlı nasihat kitabını şerhetmiş ve ortaya güzel bir öğüt kitabı  koymuştur. Mensur olmakla birlikte içinde birçok manzum parça, vecize, şiir  vb. yer alan eser edebî yönden çok değerlidir. Bir şerh eserinden ziyade, telifî  bir tercüme özelliği gösteren eserde anlatılan konular sıkça meşhur beyitlerle  verilmiş ve böylece akıcı ve çekici bir üslup sağlanmıştır. Bu bildiride bu eser  edebî yönden analitik biçimde incelenip tanıtılacaktır.  ABSTRACT  Gazayi-i Bosnavi&#039;s the identifier is Ibn al-Hasan Dede Şa&#039;bân Bosnavî Gaza is  al-Yaycevî. He has found fame as a poet identity Gazai. In Bosna in Jajce  lived. Yaychi, Bosnia and Herzegovina is a settlement on the edge of the river  Vrbas. Gazayi-i Bosnavî, in 1613 in Kanice and its around been the kadi and  for the veterans of this place asked to write an advice book. However, he felt  the need to connect to a sheikh and Halveti sheikh entered to spiritual training  of Shaykh Hasan Efendi. Gazi was connected to this the sheikh; and Maksad-  Aqsa which was written by Aziz bin Muhammad Nasafi (d. 1300) announced  to be beneficial to the people. This work which was written as prose, many  poems, aphorism etc. contains and by literary aspects are very valuable. In this  paper will be examined and be introduced this work in analytical form, and  literary aspects will be assessed.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2712]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/572">
    <dcterms:title><![CDATA[AVRASYA’DA TÜRKLERİN İLK ÇAĞLARI]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Bildiride ilk önce Doğu Avrupaya Orta Çağda göç etmiş olan Türk boyları,  Doğu Avrupa’da kurulan Türk devletleri teker teker tanıtılacak, özellikle  Göktürklerin müttefikleri olan Hazarlar üzerinde durulacaktır. Sonra  Kaşgarlının, haritasında Doğu Avrupa boylarını nasıl gösterdiği anlatılacaktır.  Üçüncü konu Volga (İdil) Bulgarları, yazıtları ve dilleri ve bu dilin Çuvaşça  ile olan gramer ilişkileri olacaktır. Volga Bulgarcası ve Çuvaşçanın özellikleri  diğer Türk dillerinden nasıl ayrılmaktadır? Tuna Bulgarlarının dili hakkında  ne biliyoruz? Macarcaya ulaşan en eski Türk etkisi ne olmuştur? Hazarların  dili Bulgar-Çuvaş tipinden miydi, Genel Türkçe tipinden mi? Moğolcanın  Türk dillerine uyan sözcükleri ve ekleri acaba hangi Türk diline en yakındır?  Burada r / l konusundan başka diğer Çuvaş-Bulgar-Moğol dil bağlantıları  üzerinde de durulacaktır.  Altay akrabalığı yanlısı olan araştırmacılar Çuvaş-Bulgar kolunun Türk ve  Moğol dil grupları arasında bir köprü teşkil ettiği düşüncesindeydiler. Türkçe  ve Moğolca ortak unsurları çeşitli evrelere bölmek mümkündür. Evrelerin  birinde Eski Uygurca Moğolcayı etkilemiş, Cengiz Han’dan itibaren  Moğolcanın Türk dillerine etkisi güçlü olmuştur. Türk-Moğol etkileşmelerinin  en önemli çağı Eski Uygurcanın etkisinden öncedir. Bu etkinin genellikle Ana  Türkçeden değil, Çuvaş-Bulgar tipi bir Türk dilinden geldiğini görüyoruz.  Değindiğimiz çağda Moğolların dillerini bu şekilde etkileyebilecek tek toplum  Orta Asya Hunlarıdır. Bunlar MÖ 3. yy. ve MS 2. yy. arasında Çin’in  kuzeyinde ve kuzey doğusunda en önemli güç olmuş, MS 2. yy.da Çin ve  Hint-Avrupalı, Tohar oldukları düşünülen müttefikleri tarafından yenilgilere  uğratılınca batıya göç etmiş, Hun konfederasyonunun bir kısmı MS 350  yılında Volga nehrine varmış, 370’te bu nehri geçip Avrupanın tümünü  karıştırmıştır. Buna göre Ana Türkçenin lehçeleşmesi Orta Asya Hunlarından  önce olmuş, Hunları yöneten Türk boyu Çuvaş-Bulgar tipinden bir dili  konuşmuştur. Eğer Altay dilleri akrabalığı varsa, bu akrabalığın bu Hunların öncesine rastlaması gerekmektedir ve bunu kanıtlamak daha mümkün  olmamıştır.  Eğer vakit olursa veya bu konuda soru sorulursa Uygur Bozkır Kağanlığı’nda  1250 yıl önce milli din kabul edilen ve Doğu Türkistan Uygurlarının  birçoğunun inandığı Mani dini ile Bosnalıların Bogomil dini arasındaki  muhtemel ilişki konusunda da birkaç söz söyleyebilirim: Manicilik Mısır’da  da önemli bir din olmuş, Orta Çağda Akdeniz’de Tunus’a, Fransa’ya kadar  yayılmıştır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2622]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/573">
    <dcterms:title><![CDATA[YABANCILARA TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDE KULLANILAN YÖNTEM  VE MATERYALLERE GENEL BİR BAKIŞ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Dünyada yaşayan en köklü dillerden biri olan Türkçe, özellikle son yıllardaki  siyasi gelişmelerin paralelinde öğrenilmek için oldukça talep edilen bir dil  halini almıştır. Bu talep doğrultusunda, dünyanın çeşitli ülkelerinde Türkçe  öğretim merkezleri yaygınlaşmıştır. Türkçe özellikle Hint Avrupa dil ailesine  mensup dillerden oldukça farklı bir gramer yapısına sahiptir. Bu farklılık  Türkçe&#039;nin öğrenilmesini ve öğretilmesini zorlaştırmaktadır. Bu çalışmada biz Türkçe&#039;nin öğretiminde kullanılabilecek yararlı öğretim tekniklerinden;  Dilbilgisi Tercüme Yöntemi, İşitsel-Görsel Yöntem, İşitsel-Dilsel  Yöntem,Doğrudan Yöntem, Grupla Dil Öğretim Yöntemi, Telkin Yöntemi,  Kültürler Arası iletişim odaklı yöntem,Göreve Dayalı yöntem ele alacağız.  Aynı zamanda yabancılara Türkçe öğretiminde karşılaşılan zorlukları,var olan  öğretim merkezlerinin yeterliliğini ve mevcut materyallerin içeriklerini de  incelemeye çalışacağız.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2635]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/574">
    <dcterms:title><![CDATA[ÖZBEK HALK EDEBİYATINDA DEVLET KIPTAN DESTANI]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Afganistan’ın Kuzeyinde yaşayan Özbek Türkleri bu gün bölge Güney  Türkistan adıyla anılmaktadır. Özbek Türkleri arasından çıkan Devlet Kıptan  destanı sözlü olarak günümüze kadar varlığını sürdürmektedir. Devlet Kıptan  yiğit, Cesur bir Özbek kahramanı olarak 20. yüz yılın başlarında Güney  Türkistan’da bağımsızlık mücadelesi veren Özbekler arasından çıkmış, olağan  üstü başarılar göstererek meşhur olmuştur. Dönemin Afgan devleti tarafından  fecih şekilde şehit edilir. Ölüsü üç gün boyunca şehirde asılı kalır.  Bildirimizde Devlet kıptan destanı ve bu yiğit kahramanın halk tarafından  söylenen duygulu şiirleri hakkında durulacaktır. Ayrıca Devlet Kıptan  hakkında yazılan kitaplar ve araştırmalar hakkında bilgi verilecektir.  Afganistan Özbek Türklerinin destanları hakkında kısaca bilgi verilecektir.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2703]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description></rdf:RDF>
