<rdf:RDF xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dcterms="http://purl.org/dc/terms/">
<rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1149">
    <dcterms:title><![CDATA[AYDIN GÖÇÜ, SÜRGÜN YAHUT YURT DIŞININ ÇEKIMI: MISIR]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Voluntary or compulsory exiles are important events that affect the future of communities. Especially politic exiles have hardly been in every era subject. In Turkish history are encountered such exiles.   The exiles that had been lived in Turkish literature, caused in a lot of ways changes and improvements. Of course exile places are important beside exile and banisher. In other words exile places have a different meaning according to exile and banisher. More importantly exile places of voluntary exiles are more important. In this announcement will we shortly mention about exile literature and we will discuss Egypt more where is an exile place.    Keywords: Turkish Literature, Enlightened Immigration, Voluntary and compulsory Exile, Egypt.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:date><![CDATA[2014]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[3490]]></dcterms:extent>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/2131">
    <dcterms:title><![CDATA[AYVAZ DEDE]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Ayvaz Dede, Bosna-Hersek’te yaşamış en ünlü kişilerden biridir. Hakkında  çok fazla bilgi bulunmamaktadır. 15. yüzyılda, Manisa-Akhisar’dan Bosna’nın  Prusats bölgesine gelmiştir. Fatih Sultan Mehmet’in Bosna’yı fethi sırasında  (1463), İslamiyeti yaymak için getirdiği 40 şeyhten biridir. Türkçe kaynaklara  göre; 500 yıl önce Akhisar’dan gelmiş ve bugünde hala şenliklerle anılan Donyi  Vakuf kentinin Prusats kasabasına gelmiştir. Halkın kıtlık çektiği bir dönemde  kente su gelmesini önleyen dağın önünde 40 gün 40 gece ibadet edip Allah’a  yalvarmıştır. İnanışa göre, 40. gece rüyasında iki koçun birbiriyle çarpıştığını  gören Ayvaz Dede, uyandığında dağın yarıldığını ve oradan suyun aktığını  görmüştür. Böylece, halk suya kavuşmuştur. Ayvaz Dede’nin doğum günü ve  hayatı hakkında ortak bir fikir yoktur. Nereli olduğuna dair kesin olmamakla  birlikte çok değişik rivayetler vardır. Bosna’nın kalbini kazanan değerli, saygı gören bir derviştir. Ağzında kötü bir söz duyan olmamıştır. Allah’a karşı  yakınlığından ve itinasından dolayı ‘Dede’ lakabı verilmiştir. Dağın yarılması  hadisesinden sonra vefat ettiği söylenir. Bosna’da yaptığımız bu çalışma da  Gazi Hüsrev Bey kütüphanesinden ve Tarih Enstitüsü’nden çıkardığımız  kaynaklar 11 gazete haberi ve bir kitap olmak üzere toplam 12 kaynaktır.  Türk-Boşnak kaynaklarında bilgi bununla kısıtlı olup; Bosna’da onun anısına  her yıl anma şenlikleri düzenlenir. Haziranın son haftasında gerçekleştirilen bu  şenlikler on binlerce kişiye her yıl ev sahipliği yapmaktadır. Bu şenlik  kapsamında ülkenin her tarafından, ellerinde Osmanlı’yı temsil eden  sancaklar, başlarında feslerle çok sayıda kişi Prusats’a gelmektedir. Boşnaklar  Ayvaz Dede’ye ve bu şenliklere öyle önem vermiştir ki, Ayvaz Dede  Şenlikleri’ni küçük Hac olarak nitelendirirler. Çalışımızın amacı, hakkında  ortaya çıkan yanlış görüşleri Ayvaz Dede’den ayırıp doğru olan Ayvaz Dede’yi  bilimsel âleme tanıtmaktır. Bosna’ya bıraktığı milli ve manevi duyguların  insanlar tarafından daha iyi anlaşılmasını sağlamaktır. Yapılan röportajlarla,  bölgede önemli bir insan olmasına rağmen, sadece etkinlik kapsamında  tanınan bu büyük zatın bu çalışmayla Bosna’da ve Dünya’da daha iyi  anlaşılmasını sağlamaktır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:date><![CDATA[2013]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[1411]]></dcterms:extent>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1466">
    <dcterms:title><![CDATA[AYVAZ DEDE’NİN İSLAMİ YÖNDEN BOŞNAKLARA ETKİSİ VE AYVAZ DEDE ŞENLİKLERİNE GENEL BAKIŞ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Boşnak Halk Edebiyatı, Ayvaz Dede, Ayvaz Dede Şenlikleri.  ÖZET  Yüzyıllar boyu Osmanlı Devleti’nin hâkimiyetinde kalmış olan, Balkanların içinde bize en yakın olanı Bosna’da Türk kültürünün tesiri çok fazla olmuştur. Yüzyıllar boyu bu etkileşimde İslamiyet’in önemli bir rolü vardır. İslamiyet Boşnaklarla aramızda gönül bağı kurmuştur. Bu bağlamda Bosna-Hersek’in Yunus Emre’si sayılan Horasan erenlerinden Ayvaz Dede’nin de Bogomilizm dini’ni yaşayan Boşnaklarla gönül bağı vardır. Bu çalışmada Bogomilizm dinini yaşayan Boşnaklara Ayvaz Dede’nin İslami yaşamının etkisi araştırılmıştır. Bununla birlikte Boşnak halkının gönlünde taht kuran, Yugoslavya Devleti’nin varlık gösterdiği zamanda kutlanmayan veya kutlanamayan lakin unutulmayan kendi devletlerini kurduklarında anılan Ayvaz Dede Şenliklerine genel bir bakışıda ele almaktadır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2188]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/600">
    <dcterms:title><![CDATA[AZERBAYCANIN GEDEBEY YÖRESİNİN TÜRK MENŞELİ  ETNOTOPONİMLERİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Malumdur ki, etnotoponimler halkın tarihini, etnogenezini, onun yayılma  areallarını öğrenmek açısından son derece büyük önem kesb edir.  Etnotoponimlerin müeyyen qrupu halqın teşekkülünde hansı kabile, tayfaların  iştirak etdiyini, bu prosesin özünün ne zaman baş verdiyini  müeyyenleşdirmeye imkan verir ve halkın tarih boyu yaşadığı ve yayıldığı  arazini müeyyenleşdirmek için tutarlı kaynakdır. Her bir yer adı ait olduğu  halkın dili, tarihi, etnoqrafiyası, dünya görüşleri, teşeklülû, etnogenetik yapısı,  medeniyeti gibi özellikier hakkında çokyönlü bilgi verir. Yer adları sadece  belirli bir yerin adını bildirmekle yanısıra, o yerlerde yaşayan halkın etnik  yapısı gibi çeşitli özellikleri de bildirmektedir. Türk dünyasının ayrılmaz bir  parçasi olan Azerbeycan insanların yerlesmiş olduklan en eski yerlerden  biridir. Azerbaycan&#039;ın tarihi geçmişi, cografi konumu ve halkların etnik  menşeyi hakkrnda bilgi veren yer adları (toponimler) zaman zaman  parçalanarak bir birinden ayrı kalmış Türk dünyasının büyük geçmisinin  ögrenilmesi için degerli bir kaynaktır. Azerbaycanda tarihin eski devirlerinden baslamış günümüze kadar korunmuş Türk menşeli yer adları mevcuttur. Tarihi  milattan öncelere ait bu yer adları eski yazılı kaynaklar ve folktor  arastrmalarında açık bir sekide ifade olunmuşdur.Azerbaycan türklerinin  etnogenezinde bir çok kadim türk kavimleri iştirak etmişler. Bu kavimlerin her  biri Azerbaycann arazisindeki toponimlerde adlarını koruya bilmişlerdir.  Azebaycanın Gedebey yöresi tarih boyunca birçok türk kavimlerinin göç  etdiyi arazilrden olmuştur. Bu kavimlerden Hun, Katak, Qarqar, Kıpçak ve b.  bölgenin etnotoponimlerinin formalaşmasında mühüm rolu olmuşdur.  Sunulan çalışmada Azerbaycan&#039;nın zengin tarihe malik olan arazilerinden  Gedebey yöresindeki yer adları incelenmiştir. Gedebey yöresi Azerbaycan  Türk köklerinin daha derin katlarını, ümumtürk tarihinin eski çağlarını  öyrenmek üçün misilsiz hazinedir. Makalede Azerbaycan&#039;nın Gedebey  yöresindeki mevcut olan bazı yer adları ve bu yerlere adlarını vermiş eski  Türk menşeli tayfalarla bağlı bilgiler verilmiş, türk halklarının soy kökünde  bulunan etnik tayfa ve kabile birlesmeleri ile bağlı tahliller aparılmıştır. Yer  adları ile ilgili yöre halkı arasında dolaşan efsane ve rivayetlerde eski türk  kültürünün izleri araştırılmış, zaman-zaman bu topraklara göç eden eski türk  tayfalarından söz edilmis, bazı yer adlarının menseyi hakkında bilgi  verilmiştir.    ETHNO TOPONYMS OF THE TURKISH ORIGIN OF GEDEBEY  REGION OF AZERBAIJAN  One of the oldest places where people settled is the Azerbaijan is an integral  part of the Turkish community. In Azerbaijan names of Turkish origin from  the ancient times of history has been preserved until today. Toponyms which  give information about Azerbaijani history, geographial position and origin of  people. It is known that the ethno toponyms assume extremely important for  studing history, ethnogenesis of nation. Some turkish communities took part in  the formation of the ethnogenesis of Azerbaijani turks They kept their names  in the toponyms of Azerbaijani ground. Gedebey region of Azerbaijan  throughout the history of Azerbaijan has been one of regions of the migration  of Turkish tribes. These tribes Huns, Kataks, Qarqars and etc. played an  important role in the formation of the ethnonymis of the region. In present  work investigated the land names of Gedebey region of Azerbaijan. Gedebey  region is the unique treasure for studing the ancient history of Azerbaijani. In the present article were given information about place names of Gedebey  region of Azerbaijan.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2630]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1444">
    <dcterms:title><![CDATA[AZERBAYCANIN ŞEKİ-ZAKATALA YÖRESİNİN TÜRK MENŞELİ ETNOTOPONİMLERİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Etnotoponim, Kabile, Halk, Tarih, Söykökü.  ÖZET  Insanların yerlesmiş olduklan en eski yerlerden biri de hiç süphe yok ki, Türk dünyasının ayrılmaz bir parçasi olan Azerbeycandır. Azerbaycanda tarihin eski devirlerinden baslamış günümüze kadar korunmuş Türk menşeli yer adları mevcuttur. Tarihi milattan öncelere ait bu yer adları eski yazılı kaynaklar ve folktor arastrmalarında açık bir sekide ifade olunmuşdur. Azerbaycan&#039;ın tarihi geçmişi, cografi konumu ve halkların etnik menşeyi hakkrnda bilgi veren yer adları (toponimler) zaman zaman parçalanarak bir birinden ayrı kalmış Türk dünyasının büyük geçmisinin ögrenilmesi için degerli bir kaynaktır. Her bir yer adı ait olduğu halkın dili, tarihi, etnoqrafiyası, dünya görüşleri, teşeklülû, etnogenetik yapısı, medeniyeti gibi özellikier hakkında çokyönlü bilgi verir. Yer adları sadece belirli bir yerin adını bildirmekle yanısıra, o yerlerde yaşayan halkın etnik yapısı gibi çeşitli özellikleri de bildirmektedir. Malumdur ki, etnotoponimler halkın tarihini, etnogenezini, onun yayılma areallarını öğrenmek açısından son derece büyük önem kesb edir. Etnotoponimlerin müeyyen qrupu halqın teşekkülünde hansı kabile, tayfaların iştirak etdiyini, bu prosesin özünün ne zaman baş verdiyini müeyyenleşdirmeye imkan verir ve halkın tarih boyu yaşadığı ve yayıldığı arazini müeyyenleşdirmek için tutarlı kaynakdır. Azerbaycan türklerinin etnogenezinde bir çok kadim türk kavimleri iştirak etmişler. Bu kavimlerin her biri Azerbaycann arazisindeki toponimlerde adlarını koruya bilmişlerdir. Azebaycanın Şeki-Zakatala yöresi tarih boyunca birçok türk kavimlerinin göç etdiyi arazilrden olmuştur. Bu kavimlerden Hun, Avar, Savir, Katak, Bulqar, Hazar, Kıpçak, Tele, Muğal, Bucaq ve b. bölgenin etnotoponimlerinin formalaşmasında mühüm rolu olmuşdur. Sunulan çalışmada Azerbaycan&#039;nın zengin tarihe malik olan arazilerinden Şeki-Zaqatala yöresindeki yer adları incelenmiştir. Şeki-Zakatala yöresi Azerbaycan Türk köklerinin daha derin katlarını, ümumtürk tarihinin eski çağlarını öyrenmek üçün misilsiz hazinedir. Makalede Azerbaycan&#039;nın Şeki-Zaqatala yöresindeki mevcut olan bazı yer adları ve bu yerlere adlarını vermiş eski Türk menşeli tayfalarla bağlı bilgiler verilmiş, türk halklarının soy kökünde bulunan etnik tayfa ve kabile birlesmeleri ile bağlı tahliller aparılmıştır. Yer adları ile ilgili yöre halkı arasında dolaşan efsane ve rivayetlerde eski türk kültürünün izleri araştırılmış, zaman-zaman bu topraklara göç eden eski türk tayfalarından söz edilmis, bazı yer adlarının menseyi hakkında bilgi verilmiştir.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[1873]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1429">
    <dcterms:title><![CDATA[AZERİ AĞIZLARI VE ÇAĞDAŞ TATAR DİLİNDE KULLANILAN BİR KISIM ESKİ TÜRK KÖKENLİ KELİMELERİN DİLBİLİM VE KÖKENBİLİM AÇISINDAN AÇIKLIANMASI]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Ağızlar, dil tarihi, dilbilmsel analiz, kökenbilimsel araştırma. ÖZET  Dilin tarihinin eskiliyi halkın, onun bulunduğu coğrafi mekanın eskiliği demektir. Fakat o eskiliği koruyan ve tespit eden maddesel esasın da önemli etmen olduğunu unutmamak gerek. Dillerin öğrenilmesinde böyle bir esas olarak ağızlar ele alınmaktadır. Ağızlar canlı tarihtir, çünkü dil tarihinin öğrenilmesinde yazılı kaynakların yanısıra ağızlarda bulunan dil olgularının değeri büyüktür. Ağızlar eski dil ve kelime birimlerinin ilk yazılı anıtlarla karşılaştırılması, kelimelerin oluşum ve gelişim tarihinin izlenilmesi, araştırılması, onların yeniden yapılandırılması suretiyle eski biçimlerinin bulunmasına olanak sağlıyor. Türk dillerinin teşekkül ve biçimlenme dönemlerinden yüzyıllar geçmesine rağmen ağızlar yüzlerce eski sesbilgisel, dilbilgisel ve biçimbilgisel unsurların korunmasına imkan sağlamış, söz varlığının zenginleşmesinde rol oynamıştır. Azeri dili ve tarihinin biçimlenmesinde rolü olan kıpçak, oğuz- selcuk boylarının dil özelliklerini, dilbilgisel ve biçimbilimsel unsurlarını ağızlar hala da yansıtmaktadır. Günümüz ağızlarda değişik Türk dillerinde, ayrıca Tatarcada kullanılan pek fazla kelimeye rastlamaktayız. Bu kelimeler Azericede ağız seviyesinde korunmasına rağmen Tatarcada edebi dilde kullanılıyor. Bunlara abzar, küp, adaş, baytal, aru, bike, xatın, əytü, təmiq ve diger kelimeleri örnek verebiliriz. Bu kelimelerin kökenbilim açısından araştırılması Azeri ve Tatar dilleriyle beraber tüm Türk dillerinin dil tarihinin öğrenilmesi için önem taşır. Şunu da kaydedelim ki, ağızlarda taşlaşarak kalan kelimelerin açıklanması günümüzün sorunlarından birine dönüşen bir meseleyi - halkımızın bu toprakların asıl sakinleri olgusunu da ortaya koymaktadır. Ağızlar eski boyların her türlü özelliklerini iyi şekilde koruyabilen yegane kaynaktır. Bu yüzden de yazılı kaynaklarda rastlanan özellikler ümumhalk dilinde bulunmasa bile, ağızlarda yaşayabilir ki, bu da araştırmalar için en değerli özelliktir.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[1995]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/604">
    <dcterms:title><![CDATA[BABUR-NÂME’DE KADINLA İLGİLİ SÖZ VARLIĞI]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Türk dilinin tarihî söz varlığı içerisinde “kadın” kavramı, kadının tarihî  görünümü ve dil kültür değişim sürecini göstermesi açısından oldukça  önemlidir. Çeşitli adlandırmalar, benzetmeler-ilişkilendirmeler ve  ekleşmelerle oluşan &quot;kadın&quot;la ilgili söz varlığı Türk dilinin kavram  zenginliğini vurgulamasının yanı sıra sosyal bir statü göstergesi olarak kadının  o toplumdaki yerini, temsilini ve yaşantısını yansıtması açısından da ayrıca  önem taşımaktadır.  Bu bağlamda, Türk ve dünya tarihindeki hatırat türünün öncü ve en önemli  örneğini veren Babur’un (1483-1530) 16. yüzyılda kaleme aldığı Babur-nâme  adlı eserinde, “kadın”la ilgili söz varlığı tespit edilecektir. “Kadın”la ilgili  belirlenen kavramlar, tarihî süreç içerisinde kazandıkları anlamlarına göre  incelenerek sınfılandırılacaktır. Söz konusu kavramların -tespit edebildiğimiz  ölçüde- tarihî metinlerdeki kullanılışı ve çağdaş Türk dillerindeki uzantıları  ortaya konulacaktır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2689]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/586">
    <dcterms:title><![CDATA[BAĞDATLI RÛHÎ DİVANI’NDA RUMELİ ESİNTİLERİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[XVI. yüzyılın önde gelen şairlerinden biri olan Rûhî, Bağdat’ta dünyaya  gelmiş ancak asıl itibariyle Rumelili bir şairdir. Ahdî ve Esrar Dede,  tezkirelerinde onun Bağdat seferi sonrasında gönüllü olarak Bağdat’a yerleşen  Rumelili bir Türkün oğlu olduğunu ifade etmişlerdir. Rûhî her ne kadar  Bağdat doğumlu olsa da, onun şiirlerinde Rumeli’ye ait izler bulmak  mümkündür. Bu bildiride, Bağdatlı olarak tanınan şairin, şiirlerinden  hareketle, Rumeli’ye bakan yönleri ele alınacaktır.  RUMELIAN IMPRESSIONS IN DIVAN OF BAĞDATLI RUHI  ABSTRACT  One of the prominent poets of the 16th century, Ruhi, though born in  Baghdad, was a poet with a Rumelian origin. In their biographies, Ahdi and  Esrarci Dede depict him as son of a Rumelian Turk who settled in Baghdad  following the Baghdad War. Though Ruhi was born in Baghdad, it is possible  to find traces of Rumelia in his poems. This paper will look at those aspects of  the poet influenced by Rumelia based on his poems.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2702]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/2399">
    <dcterms:title><![CDATA[Bağlama Dayalı Dil Öğretimi ve Çağdaş Yöntemler]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Eski çağlarda dil dendiğinde akla gelen ilk ve en önemli yapılar sözcükler olmuştur. Dil öğretimi salt sözcüklerin ezberlenmesi şeklinde algılanıyordu. Sözcükler bağlamdan soyutlanarak ya da akla gelen ilk anlam ve algılarıyla öğretiliyordu. Zamanla düşünce sistemleri her alanda olduğu gibi dilde de değişti ve gelişti. 19. yy’da yapılan tipolojik dil çalışmaları dillerin evrensel yönlerinin ortaya çıkmasına sebep oldu. Tipolojik dil çalışmalarının sonucunda 20.yy’da F. De  Saussure dile sistem düşüncesini getirdi. Dildeki sözcükleri bir sistem içerisinde birbiriyle ilişkilendirerek sözcüklerin muhtevalarının(içerik) kavram ve kapsamını dil içi ve dil dışı bağlamla betimlenmesine kapı araladı.  Saussure’ün ardından gelen dilbilimciler bunu daha da geliştirdi. Dildeki sistem düşüncesi bağlamın ortaya çıkmasına sebep oldu. Bağlam ise en belirgin şekilde dil öğretimi alanını etkilemiştir. Eski yöntemlerle yapılan dil öğretiminde sözcüklerin anlam tasnifi dikkate alınmadan daha çok onların şekli yönleri nazarda tutulurdu. Bu gelenek Saussure’la başlayan dile bakış açısının değişmesine paralel olarak yerini modern yaklaşımlara bırakmıştır. Günümüzde yeni yaklaşımlarla dil öğretim yöntemleri uygulanmakta ve dil öğretim araç gereçleri dil içi ve dil dışı bağlamı dikkate almaktadır. Bu bildiride  bağlama dayalı dil öğretimi, dil öğretim materyalleri ve yöntemleri açısından değerlendirilecektir.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:date><![CDATA[2012-05-04]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[771]]></dcterms:extent>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/301">
    <dcterms:title><![CDATA[BÂKİ`NİN ’’SÖYLEN SÖYLESÜN’’ REDİFLİ GAZELİNİN ŞERHİ VE                                                                    YAPISALCILIK AÇISINDAN İNCELENMESİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Bu çalışmada, XVII.  Yüzyıl Klâsik Türk Edebiyatı şairlerinden Sultanü’ş-şuara (Şairler sultanı) olarak anılan Bâkȋ`nin “söylen söylesün” redifli gazeli incelenmiştir. Gazel; öncelikle klasik şerh metodu ile daha sonra da yapısalcılık açısından incelenmesinden oluşmaktadır. Öncelikle dilbilim ve yapısalcılık hakkında bilgi verilmiştir.  Anahtar Kelimeler : Bâkȋ, Gazel, Şerh, Yapısalcılık]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:date><![CDATA[2016]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[3617]]></dcterms:extent>
</rdf:Description></rdf:RDF>
