<rdf:RDF xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dcterms="http://purl.org/dc/terms/">
<rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/598">
    <dcterms:title><![CDATA[TÜRK SAĞININ İDEOLOJİK BAGAJI: NİHAL ATSIZ  ROMANLARINDA MİTLER VE MİLLET]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Milliyetçi elit, milli kimliğin yaratılması sürecinde, var olan tarihsel ve siyasi  koşulların da etkisiyle bazı mitler, efsaneler, semboller kullanır. Buradaki esas  amaç milli kimliği kimliğe meşruiyet kazandırarak devamlılığını  sağlayabilmektir. Edebiyat kitleleri etkileyebilme gücü açısından bu ideolojik  bagajın yaratılmasında önemli rol oynar. Bu doğrultuda bakıldığında;  Türkiye’de sağ düşüncenin şekillenmesinde Nihal Atsız’ın yarattığı birikimin  önemli katkıları bulunduğu görülebilir. Atsız’ın sunduğu ya da yeniden  ürettiği mitler, semboller, düşman imgeleri sağın milliyetçi ideolojik bagajını  tamamlamıştır. İşte, bu çalışmada yazarın Bozkurtlar Diriliyor, Bozkurtların  Ölümü ve Deli Kurt romanlarında Türklük imgesi, düşman, ve devlet  kavramlarına bakış açısı anlatılmaya çalışılacaktır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2675]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/597">
    <dcterms:title><![CDATA[GÖSTERGEBİLİMSEL YÖNTEMLE BİR MASAL ÇÖZÜMLEMESİ:  &quot;ALTIN ARABA&quot; MASALI ÖRNEĞİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Dil ve edebiyat alanında olduğu kadar resimden sinemaya, mimariden  antropolojiye kadar birçok farklı alanda da uygulama alanı genişleyen  göstergebilim, kuramsal yaklaşımlar ve dilbilimin yöntemleriyle metin  çözümlemelerinde farklı bakış açıları ortaya koyar. Yazın eleştirisi ve metin  incelemelerine işlevsel açıdan yaklaşan göstergebilim, anlamın metin içinde  nasıl oluştuğu ve nasıl iletildiği ile ilgilenir. Göstergebilimsel yaklaşımla ele  alınan metin çözümlemelerinde birtakım araçlardan yararlanılır. Algirdas  Julien Greimas tarafından geliştirilen Eyleyenler Modeli de bunlardan biridir.  Bu çözümleme yönteminde, metindeki anlam evreninin oluşumunu ortaya  koymak amacıyla aşamalı bir süreç izlenir. Bu yazıda Greimas’ın geliştirdiği  Eyleyenler Modeli’nden yararlanılarak Naki Tezel’in Türk Masalları adlı  eserindeki “Altın Araba” adlı masalı çözümlenmiştir. Çözümleme sürecinde  öncelikle metin belirli ölçütlerle kesitlere ayrılmış; sonrasında bu kesitler  söylemsel, anlatısal ve mantıksal-anlamsal düzeylerde çözümlenerek metnin  derin yapısına ulaşmak amaçlanmıştır.    AN ANALYSIS OF A TALE WITH SEMIOLOGICAL METHOD: AN  EXAMPLE OF A TALE “ALTIN ARABA”  Key Words: Semiological Analysis, Actantial Model, Tale, Meaning.  ABSTRACT  Semiotics, which has expanding field of application in such different areas as  cinema, art, architecture and anthropology as well as language and literature,  suggests different point of view for textual analysis by using theoretical  approaches and methods of linguistics. Semiotics, which approach literary  criticism and textual analysis as functional, deals with how meaning is formed  and conveyed in the text. There are some tools for textual analysis which is  examined by semiotic approach. The Actantial Model, developed by Algirdas  Julien Greimas, is one of them. In this analysis method, in order to reveal the  formation of universe of meaning, a gradual process is followed. In this  article, the tale called “Altın Araba”, which is in the book of Naki Tezel called  “Türk Masalları”, is analyzed. In the process of analysis first, the text is  divided into sections with specific criteria, then it is aimed to reach the deep  structure of the text by analysing these sections at the levels of discursive,  narrative and logical-semantic.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2732]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/596">
    <dcterms:title><![CDATA[MEHMET AKİF VE TEVFİK FİKRET’İN ŞİİRLERİNDE MAZİNİN  KİMLİK İNŞASINDAKİ YERİ ÜZERİNE MUKAYESELİ BİR  DEĞERLENDİRME]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Osmanlı’nın çöküşüyle ortaya çıkan medeniyet karmaşası sorunu dönemin  aydınlarınca üzerinde çokça durulan bir konudur. Aidiyet probleminin  yaşandığı bu dönemde Türk milletine diriliş ruhunu aşılayacak ve Batı ile  uyum sağlayacak kurtarıcı reçetelere ihtiyaç vardır. Kimliksel bir bunalımın  yaşandığı yeni Türkiye’nin oluşumu döneminde Mehmet Akif ve Tevfik  Fikret kimlik inşasını sorun edinmiş şairlerdir. Değişen dünya düzeninde  oluşacak kimlik adına titiz birer fikir işçisi gibi çalışan bu iki şahsiyet  şiirlerine ele aldıkları temalar vasıtasıyla görüşlerini yansıtma gayreti içinde  olmuşlardır. Dünya görüşleri farklı olan Mehmet Akif ve Tevfik Fikret  toplumda sağlanacak ideal birliğe dikkat çekmiş, şiirleriyle ideal dünya ve  gelecek tasarımı sunmuşlardır. Çalışmanın amacı farklı ideolojiye sahip bu iki  şairi yeni bir ülke düzeni kurma noktasında birleştiren ve ayrıştıran noktaları  ortaya çıkarmaktır. A COMPERATIVE İNTERPRETATION ON PLACE IN  ‘DEVELELOPMENT IDENTITY’ OF THE PAST IN POEMS OF  MEHMET AKIF AND TEVFIK FIKRET  Key Words: Mehmet Akif, Tevfik Fikret, Identity, develelopment identity.  ABSTRACT  By the collapse of Ottoman Empire, the issue of complexity of civilization has  become the most popular issue to emphasize on by the intellectuals. Early  periods of Turkiye were the stage of identical crisis. Mehmet Akif and Tevfik  Fikret are poets who were ready and willing to be part of delelopment of new  nation`s identity. During the formation of new world order, these two figures  were very meticulous to contribute for the identity of nation when it is taking  its shape. The themes of their poems were an effort to reflect their ideas.  Despite having different worldview and philosophy of life Mehmet Akif and  Tevfik Fikret they both emphasized on ideal unity of the community and they  introduced a dream world and future designs with their poems. The aim of this  study is to investigate similarities and dissimilarities of these two different  philosophies on the point of building process of the new order of the nation.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2727]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/595">
    <dcterms:title><![CDATA[İBNÜ’L-FARIZ VE KASİDE-İ HAMRİYYE’Sİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Büyük mutasavvıf İbnü’l-Farız (1181-1235), şiirleri geniş yankılar uyandıran,  “Sultanü’l-âşıkîn” olarak tanınan bir şairdir. Divanı ve şiirleri, takipçileri  tarafından defalarca tercüme-şerh edilmiştir. İbnü’l-Farız şiirlerinde tasavvufî  ve ilâhî aşkı dile getirmiş, çoğu şiirini sekr halinde irticalen söylemiştir.  Bildiri metnimize konu olan şiir ise, İbnü’l-Farız’ın en meşhur iki şiirinden  biri olan Kaside-i Hamriyye’sidir. Şarabın ilâhî aşkı temsil etmesi sebebiyle  bu isimle anılmıştır. Ayrıca kafiye harfi mim olması dolayısıyla Kaside-i  Mimiyye olarak da tanınan bu şiir, başta Molla Cami ve İdris-i Bitlisî olmak  üzere birçok şarih tarafından şerh edilmiştir, şerh edilme ihtiyacı duyulmuştur.  Bildirimizde İbnü’l-Farız’ın şarap etrafında şekillenen 41 beyitlik bu tasavvufi  şiiri, yapı ve şekil bakımından incelenip şarihlerin dikkat çektiği hususlar  sunulacaktır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2695]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/594">
    <dcterms:title><![CDATA[YABANCI DİL OLARAK TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDE YAZMA  BECERİSİNİN GELİŞİMİNDE KARŞILAŞILAN SORUNLAR: BOSNA  HERSEK ÖRNEĞİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Bu araştırmanın amacı yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde yazma  becerisinin gelişiminde karşılaşılan sorunları tespit etmektir. Dil öğretiminin  en önemli temel becerilerinden biri de yazma becerisidir. Dolayısı ile yazma  becerisinin gelişiminde yaşanan problemlerin çözülmesi ve dört temel  becerinin paralel olarak geliştirilmesi gerekmektedir. Araştırmanın çalışma  evrenini Bosna Hersek’te Bosna Sema eğitim kurumlarının Saraybosna’daki  Türk Kolejlerinde, Una Sana Koleji ve Saraybosna Yunus Emre merkezinde  okuyan, B2 seviyesi ögrenciler oluşturmaktadır. Çalışma evreninden rasgele  olarak seçilen beş öğrenci ile deney grubu oluşturulmuş ve yazma becerisini  ölçmeye dayalı bir dizi ölçek geliştirilerek veriler toplanmıştır. Verilerin  analizi sonucunda elde edilen bulgulara göre öğrencilerin çoğunlukla ğ, ö, ı, ü,  j, gibi harflerin yazımında sıklıkla sorun yaşadıkları belirlenmiştir. Bununla  birlikte öğrencilere verilen kelimelerden bir paragraf oluşturulması istenmiş  ancak çoğunlukla öğrencilerin kelime hazinelerinin dar olmasından dolayı bu  paragrafı oluşturamadıkları gözlemlenmiştir.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2733]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/593">
    <dcterms:title><![CDATA[PERCEPTIONS OF PSYCHOLOGICAL INTIMIDATION OF TEACHERS THAT WORKING IN SECONDARY SCHOOLS]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[The purpose of this study is to determine the perceptions of the teachers  working in secondary schools about psychological intimidation and to identify  if these perceptions vary in some variables. The way of the study rely upon a  quantitative method. The data is collected by a questionnaire technique  prepared by the data source of the study. The questionnaire was implemented  to 312 teachers working in secondary schools under the Ministry of Education  in the province of Diyarbakir. The data collected through questionnaires was  coded and tabulated values of the data by the statistical program.  According to the survey, the teachers working in secondary schools have low  levels of perceptions of psychological intimidation. Education has been found  to be effective in detecting the status of mobbing. Between psychological  intimidation and sex, marital status, seniority, as well as other variables, a  significant relationship could not be found.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2698]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/592">
    <dcterms:title><![CDATA[ÖĞRETİCİ METİN OLARAK PEND-NÂMELER (NASİHATNÂMELER)  VE AHMED MÜRŞİDÎ EFENDİNİN PEND-NÂMESİNİN  BİLİNMEYEN BİR NÜSHASI]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Nasihat, ya da pend öğüt demektir. Edebiyatta, din, ahlâk, toplumsal yaşam,  meslekler, yönetim hizmetleri konularında öğüt verici veya iyi insan olma ve  yaşamda başarılı olmanın yollarını gösteren eserlere (BL:8548)nasihatname  denir. Nasihatnameler, öğüt kitaplarıdır. İslam dininin emir ve yasakları  doğrultusunda insan hayatına yön veren, toplum içinde iyi insan olmanın  sınırlarını çizen kurallardır. Bu kuralla, dinin emirleri doğrultusunda oluşmuş,  bir bakıma uyulması gerekenler ve yasaklar bütünüdür. Klasik Türk  edebiyatında bu tür eserlerin hemen her dönemde yazıldığı görülmektedir.  İslâmi edebiyatın ilk ürünleri olan Kutadgu Bilig, Atabetü’l-Hakâyık ve  Divan-ı Lügati’t-Türk işlediği konular ve mesajlar bakımından birer nasihat  kitabıdır. Hatta Göktürk yazıtları bile içerdiği mesajlar açısından tarihi bir  tecrübenin nasihatleri niteliğindedir. Bu alanın iki özel eseri; Güvahi ve  Ahmed Mürşidî Efendinin pend-nâmeleridir. Bu eserler; atasözü, deyim, fıkra  ve masalların yanında kelam-ı kibar örneklerinin sıkça kullanıldığı için dil  malzemelerinin önemli kaynaklarıdır. Pendname şairi olarak bilinen Ahmed  Mürşidî Efendi’nin eserinin birçok yazma ve baskı nüshaları mevcuttur. Bu  eserin yazma bir nüshası bir öğrencimiz sayesinde tespit edilmiştir. 201 yk  7265 beyitten müteşekkil olan bu nüsha Burdurlu Muhammed Nuri Efendi  tarafından istinsah edilmiştir. Burdurd’a bir esnafın elinde bulunmaktadır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2719]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/591">
    <dcterms:title><![CDATA[BOSNAVÎ MEHMED NECÎB’İN SÜBHA-YI SIBYÂN ŞERHİ  HEDİYYETÜ&#039;L-İHVÂN&#039;ININ ÜSLÛB VE METOD AÇISINDAN  DEĞERLENDİRİLMESİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler:Klâsik Türk Edebiyatı, manzum sözlük,Sübha-yı  Sıbyân,Hediyyetü’l-İhvân.  ÖZET  Manzum sözlükler genellikle bugünkü ilköğretim seviyesine denk gelen  çocukların Türkçe kelimelerin Arapça ve Farsça karşılıklarını öğrenebilmeleri  için kaleme alınmış eserlerdir. Bu eserlerin faydaları arasında çocukların aruz  bilgisini pekiştirmeleri de bulunmaktadır. Klâsik Türk Edebiyatı alanında  tespit edebildiğimiz kadarıyla 50’den fazla manzum sözlük vardır. Yakın  zamana kadar yapılan çalışmalara baktığımızda manzum sözlük şerhlerinin  göz ardı edildiğini görmekteyiz. Hâlbuki Klâsik Türk Edebiyatı’nda manzum  sözlük şerhleri ayrıca ilgilenilmesi gereken eserlerdir. Bizim bu çalışma ile  amacımız şârihin bir manzum sözlük şerhi olan Hediyyetü’l-İhvân’daki üslûbu  ve metodu hakkında bilgi vermek olacaktır. Çalışma çerçevesinde manzum  sözlüklerden söz edilecek, bunların Klâsik Türk Edebiyatı’ndaki yeri ve önemi  üzerinde durulacaktır. Ardından Hediyyetü’l-İhvân ve şârihi ile ilgili bilgiler  verilecek, Hediyyetü’l-İhvân üslûb ve metod yönünden değerlendirilecektir.  Hediyyetü’l-İhvân manzum sözlüklerimizden Sübha-yı Sıbyân’ın şerhidir.  Türkçe-Arapça manzum sözlüklerimizden Sübha-yı Sıbyân özellikle 19.yy.da  sıbyân mekteplerinde ders kitabı olarak okutulmuştur. Sübha-yı Sıbyân şerhi  olan Hediyyetü’l-İhvân Bosnavî Mehmed Necîb tarafından yazılmış ve 1840-  1903 yılları arasında 6 kez basılmıştır. Eserde yazar geleneksel şerhlerde  olduğu gibi önce metni vermekte, ardından metinle ilgili gramer bilgilerini  sıralamakta ve bu konu ile alâkalı söyleyebileceği başka türlü ne varsa onları  eklemektedir.  Key words: Classical Turkish Literature, verse dictionary, Sübha-yı Sıbyân,  Hediyyetü’l- İhvân.    ABSTRACT  Verse dictionaries were written for primary school students to teach meaning  of Turkish words in Arabic and Persian. This work utilities for children is  giving more prosody knowledge. We saw that the number of verse dictionaries  in Classical Turkish Literature is more than 50. If we look at sources we see  that verse dictionaries’ commentaries are not studied. However, in Turkish  Literature it is important to study verse dictionaries’ commentaries. Our aim  with this study is giving information about Hediyyetü’l-İhvân its author’s  working and method in it. In this study we will be mentioned about verse  dictionaries, we will focus on their places and significance in Classical  Turkish Literature. Then will be given the information about Hediyyetü’lİhvân  and its author, Hediyyetü’l-İhvân will be evaluated in terms of wording  and method. Hediyyetü’l-İhvân is the commentary or verse dictionary Sübhayı  Sıbyân. It is an Turkish- Arabic verse dictionary and used as a text book at  primary schools especially in 19th century. Hediyyetü’l-İhvân, commentary of  Sübha-yı Sıbyân was written by Bosnavî Mehmed Necîb and it was published  6 times between 1840-1903. Writer gives text as in traditional commentary  books then gives information about text grammar knowledge and adds every  thing about this subject.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2721]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/590">
    <dcterms:title><![CDATA[BOSNA HERSEK SİNEMASININ SİNEMATOGRAFİSİNDE TÜRK  KÜLTÜRÜNÜN ETKİLERİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[1992 öncesinde Yugoslavya sineması olarak adlandırılan Bosna Hersek  sineması bu tarihten sonra kendi özgün film dilini yaratma arayışlarına girmiş  ve ulusal bir sinema olarak uluslararası festivallerde boy göstermeye  başlamıştır. Küçük bütçeli ve gelişmekte olan Bosna Hersek sineması,  filmlerde savaşın bireyler üzerinde yarattığı travmaları aktarmakta ve bunlara  ilişkin çözüm arayışlarına girmektedir. Ülke sineması bu anlamda Filistin  sinemasında olduğu gibi yaşananları dünyaya duyurma ve görünür olma arzusunun görsel dille dönüşümünü temsil etmektedir. Filmsel mekanlarda  Bosna Hersek vatandaşları, şehirlerine yönelik olarak sivil toplumun kentsel  aidiyet ve bütünleşme çabalarını sergilemektedir. Öte yandan, filmlerin  senaryoları yazınsal bir ürün olarak drama olgusundan yola çıkmakta,  böylelikle Bosna Hersek sinemasının dili dramatik-trajik anlatılara  dayanmaktadır. Bu anlatıların temellerinden birisi ise Türk kültürüyle ve inanç  sistemiyle olan bağlantılardır. Özellikle Osmanlı’nın dörtyüzelli yıllık izlerini  taşıyan Saraybosna’nın sinemasal mekan olarak kullanımı, bu sinemanın  görsel dilinin Türk kültüründen ayrışık olamayacağını göstermekte ve bu  bölgedeki Osmanlı izleri sinema diline önemli ölçüde katkı sağlamaktadır. Bu  anlamda Bosna Hersek sineması hem dramanın aktarılış biçimi hem de  mekanın yansıtılması anlamında Türk kültürün derin izlerini taşımaktadır.  Tüm bu olguların ışığında bu çalışmada Bosna’lı farklı yönetmenlerin filmleri  anlatısal ve görsel unsurlar bağlamında ele alınarak sinemasal dilleri kültürel  bir çözümlemeye tabi tutulacaktır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2627]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/589">
    <dcterms:title><![CDATA[XVII YÜZYIL AZERBAYCAN ŞAİRİ VAHİD GAZVİNİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[İmaddüdövle Mirza Muhammed Tahir Vahid Gazvini XVII yüzyılın seçkin  devlet adamı, şair ve tarihçisi olmuştur. O, doksan beş yıla kadar ömür sürmüş, beş Safevi şahının hakimiyeti döneminde hükümet idaresinde  çalışmış, muhasebe ve vikayenevişlik (saray tarihçisi) görevinden vezirlik ve  Sadr-ı Azamiliye dek yükselmiştir.  Tahir Vahid Gazvini, siyasi faaliyetinin son dönemlerinde «İmaddüdövle»  lakabı ile Safevi hükümdarı Şah Süleyman&#039;ın (1666-1694) Baş Vezir-Sadri-ı  Azam olarak görev yapmıştır.Azerbaycan alimi Muhammed Terbiyyetin  verdiği bilgiye göre, Vahidin yüz bin beytten fazla Farsça şiirleri, II Şah  Abbas (1642-1666) döneminin tarihine adanmış “Abbasname”si ve münşeatı  vardır. Vahid`in “Halvet-i Raz”, “Nazü niyaz”, “Gülzari-Abbasi”, “Der vasfı  Humayım tepe”, “Der tarifi-nerd”, “Fethnameyi-Kandahar”, “Der zikri ve  masrefi edevati-ceng” isimli poemaları bulunmaktadır. Bunların yanısıra  AMEA Elyazmaları Enstitüsü&#039;nde Muhammed Tahir&#039;in hesap ilmi hakkında 2  bölüm içeren Farsça dersliyinin elyazması tespit edildi. Son devirlerde  Vahid`in Berlin Devlet Kütüphanesi&#039;nde kayıtlı olan Külliyatı&#039;nda şairin  Azerbaycan Türkçesinde yazdığı Divanı bulunmuştur. Türkçe Divan 487  yapraktan oluşan Külliyatı&#039;n ilk 30 yaprağına (1b-30a) nastalik hattı ile Baburi  hükümdarı Bahadur Şah&#039;ın zamanında aktarılmıştır. V.Gazvin&#039;in Tebriz  Merkezi Kütüphanesi&#039;nde saklanan 192 yapraktan oluşan Farsça Divan`ının 4  yaprağına (115a-119a) şairin Türkçe şiirleri aktarılmıştır ki, bunlar toplam 117  Beyttir. Vahidin Azerbaycan Türkçesindeki Divanı 140 beytten oluşan  mesnevi (1b-13b) ile başlıyor. Yaprak 4b-nin sonlarından divanın sonuna  kadar (30B) şairin gazel, kıta, nazım ve tekbeytleri ayrı ayrı değil, alfabetik  sıraya göre aktarılmıştır. Şairin Türkçe şiirlerinin üslubundan anlaşılmaktadır  ki, Fuzuli edebi ekolünün en görkemli temsilcilerindendir, Divanı`nda  Fuzuli&#039;nin gazellerine yazılmış nazireleri vardır. Vahid Gazvininin Türkçe  şiirleri XVII yüzyıl Azerbaycan edebiyatının en güzel poetik örneklerinden  kabul edilebilir. Şiirlerini okurken onun kapsamlı mütalâa alanına sahip,  seleflerinin eserlerini derinlemesine bilen sanatkar olduğunu görmekteyiz.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2632]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description></rdf:RDF>
