<rdf:RDF xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dcterms="http://purl.org/dc/terms/">
<rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1326">
    <dcterms:title><![CDATA[SAFAHAT’TAN HİKÂYELER ADLI KİTABIN ÇOCUK EDEBİYATININ HEDEFLERİ AÇISINDAN İNCELENMESİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Safahat, çocuk edebiyatı, manzum şiir.  ÖZET  Manzum şiirler hikâye ile aynı özellikleri gösteren metinlerdir. Mehmet Akif ERSOY „un Safahat adlı eserinin birinci kitabı toplum hayatı ve tarih konulu manzum hikâyelerden oluşmaktadır. Bu hikâyelerden 22 tanesi Yıldız YILMAZ tarafından “Safahattan Hikâyeler” adlı kitapta sadeleştirilerek düz yazı haline getirilmiştir. Bu çalışmada düz yazı haline getirilen hikâyelerden üçü -Küfe, Kocakarı ile Ömer ve Seyfi Baba adlı hikâyeler- hikâye haritaları çıkarılarak çocuk edebiyatının hedefleri açısından değerlendirilmiştir. Edebiyat ustalarının geçmişte ürettiği eserlerin çocuğa görelik ilkesi göz önünde bulundurularak yeni nesillerin anlayabileceği seviyede yeniden düzenlenmesinin Türkçe eğitimi ve geçmişteki edebî zenginliklerimizle çocukların tanıştırılması açısından gerekli olduğu görülmüştür.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2231]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1496">
    <dcterms:title><![CDATA[ŞAİR TEZKİRELERİNDE BOSNA TASVİRLERİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Klâsik Türk Edebiyatı, Şair Tezkireleri, Bosna. ÖZET  Klâsik Türk edebiyatında şair biyografileri hakkında bilgi veren şuara tezkireleri, içerdikleri biyografik bilgilerin yanında edebî açıdan da bazı malzemeler ihtiva eden eserler durumundadır. Bunlardan biri de tezkire müelliflerinin şairleri tanıtırken onların doğdukları, yaşadıkları veya herhangi bir vesileyle bulundukları mekânları da söz konusu etmeleridir. Tezkireciler, bazen sadece bahsi geçen yerin adını vermekle yetinirlerken bazen de benzetme unsurlarından yararlanmak suretiyle o mekânı tasvir ederler. Böylece şairlerin hayatlarına dair bilgiler verirken aynı zamanda devrin edebî ve kültürel merkezleri durumundaki coğrafî mekânları da kendi bakış açılarıyla tanıtmış olurlar. Bu tebliğde, Türk edebiyatında XVI. yüzyıl ile XVIII. yüzyıl arasında kaleme alındığı ifade edilen şair tezkirelerinde, şairlerin hayatlarına dair bilgi verilirken Bosna’nın hangi ifadelerle ele alınıp tasvir edildiği ortaya konmaya çalışılmıştır. Böylelikle tezkire müelliflerinin Bosna’ya bakışları kronolojik olarak dikkatlere sunulmuştur.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2037]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1833">
    <dcterms:title><![CDATA[ŞAİR TEZKİRELERİNDE BOSNA TASVİRLERİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Klâsik Türk Edebiyatı, Şair Tezkireleri, Bosna.  ÖZET  Klâsik Türk edebiyatında şair biyografileri hakkında bilgi veren şuara tezkireleri, içerdikleri biyografik bilgilerin yanında edebî açıdan da bazı malzemeler ihtiva eden eserler durumundadır. Bunlardan biri de tezkire müelliflerinin şairleri tanıtırken onların doğdukları, yaşadıkları veya herhangi bir vesileyle bulundukları mekânları da söz konusu etmeleridir. Tezkireciler, bazen sadece bahsi geçen yerin adını vermekle yetinirlerken bazen de benzetme unsurlarından yararlanmak suretiyle o mekânı tasvir ederler. Böylece şairlerin hayatlarına dair bilgiler verirken aynı zamanda devrin edebî ve kültürel merkezleri durumundaki coğrafî mekânları da kendi bakış açılarıyla tanıtmış olurlar. Bu tebliğde, Türk edebiyatında XVI. yüzyıl ile XVIII. yüzyıl arasında kaleme alındığı ifade edilen şair tezkirelerinde, şairlerin hayatlarına dair bilgi verilirken Bosna’nın hangi ifadelerle ele alınıp tasvir edildiği ortaya konmaya çalışılmıştır. Böylelikle tezkire müelliflerinin Bosna’ya bakışları kronolojik olarak dikkatlere sunulmuştur.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[IBU Publishing]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-03]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[1954]]></dcterms:extent>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/603">
    <dcterms:title><![CDATA[SAİT FAİK ABASIYANIK’IN KÜÇÜREK (KISA) ÖYKÜSÜ “BEN VE  ONLAR”IN ROLAND BARTHES’İN S/Z ADLI ESERİNDE YER ALAN  “SEMANTİK KOD” BAKIMINDAN YENİDEN OKUMA DENEMESİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Öykü, kendine ait özellikleriyle, yeni yorumlara açık ve derin boşluklar  taşıyan bir anlatı türüdür. Bu çalışma, öykünün bu derin boşluklarında,  imgesel ve semantik unsurlarla satır aralarını yeniden okuma denemesidir. Bu  çalışmada Sait Faik Abasıyanık’ın “Ben ve Onlar” adlı kısa öyküsünün  taşıdığı anlam yükü, Roland Barthes’in S/Z adlı eserindeki beş koddan ( 1.  Deneyin Sesi ( Özgür seçim edimleri)EYL.2. Kişinin Sesi  (Anlambirimcikler)ANL. 3. Bilimin Sesi (Ekinsel düzgüler)GÖN. 4. Gerçeğin  Sesi (yorumlar)YOR. 5. Simgenin Sesi (Karşısav) SİM.), birisi olan “Kişinin  Sesi /Semantik Kod” bakımından yeniden okunmuştur. Değerlendirmede, Sait  Faik Abasıyanık’ın kısa öykülerinden biri olan “Ben ve Onlar”ı seçilmesinin  nedeni, dünya edebiyatında “short short story” veya “flash fiction” gibi  adlandırmalarla bilinen, Küçürek (kısa) öykü tarzında olmasıdır. Ramazan  Kaplan’a göre yüz sözcüğü geçmeyen bu anlatılar beş yüz sayfalık bir  romanda, anlatılmak isteneni birkaç tümceyle anlatır. Hızlı iletişim çağında,  her şeyin parçalanıp küçüldüğü, dost sohbetleriyle saatlerce süren sofraların  yerini, kısa sürede tüketilen Fast- Food’un alması, özlem sözcüklerinin  sayfalarca sürdüğü mektupların yerini ise birkaç harfe sıkıştırılarak yazılan  kısa mesajların aldığı, tüketim çağında yaşayan insanın, günün yirmi dört  saatinin bir dakikasına sığdırabileceği bu öyküler, çağın bir aynası gibidir.  Yoruma açık ve yananlam öğelerinin fazlasıyla bulunduğu bu öyküler,  “Semantik Kod” bakımından incelemeye değerdir. Metni temel olarak  yazınsal yapıttan ayıran, onu estetik bir ürün değil, anlam aktarıcı bir kılgı,  olarak gören Barthes, S/Z adlı eserinde, metni anlambirimlere ayırarak  incelemiştir. Bu çalışmada, Anlambilimin gönderme yaptığı yananlam veya  anlambirimcikler, Roland Barthes’in izlediği yöntem dâhilinde bir sözcük veya sözcükler dizisi ile belirtilip, ANL. kısaltmasıyla gösterilmiştir. Seçilen  öykü metninin çoğulluğu ise anlambirimciklerin çeşitli şekillerde  yorumlanmasına olanak sağlamıştır. Anlam derinliği olan bu öykülerde,  herkesin kendinden bir şeyler bulması mümkündür. Bu makalede, yaşam  mücadelesi içinde, ait olmadığı bir ortamdan çıkmaya çalışan bir aydının, içsel  mücadelesi açıklanmaya çalışılmıştır. Toplum yaşamından aile yaşamına  doğru perspektif bir yapıda aktarılan bu öykü çalışması, toplumsallıktan  bireyselliğe uzanan bir yolculuk niteliğindedir.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2731]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1346">
    <dcterms:title><![CDATA[SAİT FAİK VE MİLJENKO JERGOVİÇ’İN HİKÂYELERİNDEKİ ÇEVRESEL ETMENLERİN ANLAMSALLIĞI]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Günlük hayat, uyum, sıradanlık, küçük insanlar.  ÖZET  Modern Tür hikâyeciliğin kurucusu olarak kabul edilen Sait Faik, klasik hikâye kurallarını yıkmış getirdiği yeniliklerle &quot;kökü kendisinde olan&quot; bir yazar olarak kabul edilir. Daha çok kendisinden yola çıkarak çevresindeki izlenimlerini anlatan yazar, insan gerçeğini anlamaya çalışmıştır. İnsanların yaşama biçimlerini, isteklerini, tasalarını, korkularını ve sevinçlerini irdeleyerek kendisine özgü bir tarz oluşturmayı başarmıştır. Hikayelerinde küçük insanı şiir kokusunda anlatır. Saraybosna&#039;da doğan Miljenko Jergoviç adlı yazar da Sait Faik gibi hikâyelerinde hayatı aşırılıklara kaçmadan şiir tadında ifade etmiştir. Akıcı bir dille olayları anlatırken başka insanların dikkat etmediği küçük unsurlara farklı anlamlar yükler. Farklı milletlere ait olmakla birlikte iki yazarın tekniği ve bakış açıları arasında benzerlikler gösterilmektedir. İkisi de çevredeki canlı cansız unsurları kullanarak hikâyelerinin temasını oluştururlar. Eserlerinde trajediler görülmez. Miljenko Jergoviç, Bosna savaşını hikâyelerinde konu ederken dahi savaşın arka planındaki sıradan günlük hayatın fotoğrafını bize verir. Sait Faik ve Miljenko Jergoviç, yaşamın sahnelerini küçük fotoğraflarla betimler.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2301]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1018">
    <dcterms:title><![CDATA[SAME ENGLISH - DIFFERENT PURPOSES]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[What is specific when teaching English for specific purposes to the students of entrepreneurial economics, tourism and journalism? Similarities and differences between teaching general English and English for specific purposes are fairly straightforward focusing on who our target audience is and their purpose of learning English. Through appropriate choice of content, language and text types our teaching inevitably becomes more goal-oriented. However, when it comes to the analysis of teaching English for various specific purposes, the distinctions are much more subtle, yet meaningful.    This paper describes and compares the content and methodology that we apply in teaching English to the undergraduate students of entrepreneurship, tourism and journalism at the University of Applied Sciences VERN’ in Zagreb, Croatia. The focus is on the comparison of teaching, revising and practicing vocabulary, grammar and skills which are fundamental for each area of study. Regarding vocabulary work special attention is given to specific word partnerships and collocations that are integral to mastering the core vocabulary of any profession. Additionally, the fact that words collocate differently in English than in the students’ mother tongue is emphasized.  It is significant that the importance of certain grammar points varies considerably according to the specific purpose in question. Therefore, in our language work we concentrate on the areas that are pertinent to the particular professional register. Despite the fact that there are certain generic business skills such as presentation skills, participating in a meeting, making a pitch or writing an email, they also vary according to the students’ professional careers.     Raising awareness of just how specific the specific purposes of our pre-service and in-service students at different study programmes really are has helped us provide them with the accuracy and fluency required in their professions.     Keywords: english for specific purposes, business, tourism, journalism]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:date><![CDATA[2014]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[3545]]></dcterms:extent>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1820">
    <dcterms:title><![CDATA[Same Structure, Different Disciplines]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Key words:templates, concordances, &quot;moves,&quot; ,collaboration, academic writing  ABSTRACT  Few would challenge the statement that the hallmark of success for any university student or professional person is mastery of academic writing. Yet most student writers, particularly those with linguistic, cultural, and academic diversity, have great difficulties entering any intellectual debate because they cannot generate or even understand the rhetorical patterns of academic prose.These difficulties often remain if they enter the professions and must write for publication. Templates (stock words and phrases) provide accessible ways for academic writers to generate research papers because despite discipline-specific variations, most academic writing is rigidly structured, especially in the sciences.Templates help writers create sentences from a “bottom-up,” or inductive perspective; and at the same time to grasp the “moves,” or basic sections of a research paper, from a “top-down,” or deductive perspective. Although they pivot on the “They say/I say” paradigm, templates also help generate summarizing, paraphrasing, quoting, and other functions of academic discourse. Grounded in classical topoi, templates harmonize with current classroom and writing center perspectives of writing as collaboration, rather than inspiration or regurgitation.They receive strong support from Writing Across the Curriculum and English for Special Purposes. As a corollary to facilitating writing, templates can enhance skills in reading academic prose and in all-important critical thinking. They can also be applied to the currently popular corpus linguistics.Participants in this hands-on session will identify and analyze the function of templates in an excerpt from a treatise about language policy, and then find types of templates in their own or another piece of academic writing which they are encouraged to bring to the session. Lastly, they will see a demonstration of concordance software used to analyze templates on both the phrasal level and the “moves” level, using two excerpts from juried journals in applied linguistics and biology.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[IBU Publishing]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-03]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[1883]]></dcterms:extent>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/3216">
    <dcterms:title><![CDATA[Sanat, Ahlâk Ve Eğitim İlişkisine Dair]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Sanat, ahlâk ve eğitim üç toplumsal etkinlik alanıdır. Bunlardan sanat “güzelçirkin”,  ahlâk ise “iyi-kötü” kavram ikilisine dayanır ve kendi ilkeleri ve zeminleri  üzerinde oluşur. Ancak her iki alan da birbirleri hakkında kendileri açısından değer  yargıları geliştirebilirler. Dolayısıyla bu durum, “ahlâk açısından sanat” yahut “sanatın  gözüyle ahlâk” gibi yaklaşımları mümkün kılar. Bu iki alanın aralarındaki bu ilişki, eğitim  için de geçerlidir. Bilhassa ahlâk ve eğitimin kesiştiği “ahlâk eğitimi” alanında sanattan  faydalanma gereklidir. Bu “iyi”nin “güzel”le örtüşmesi olacaktır ki, etkisi de daha kuvvetli  ve kalıcıdır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:date><![CDATA[2009-06]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[420]]></dcterms:extent>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/234">
    <dcterms:title><![CDATA[Şanlıurfa Kültürünü Koruma ve Gelecek Nesillere Aktarma Bakımından Sıra Gecelerinin Yapı, İşleyiş ve İçerik Olarak İncelenmesi]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Abstract    A study on the research for ‘Sıra Geceleri’ considering its structure, mechanism and contents  in terms of maintaining the conservation of Sanliurfa Culture and its transfer to the next generation.  This study presents the research that remarks the significance of the conservation of the unequalled city culture, which is called Urfa Sıra Geceleri, which is still current but began to disappear rapidly in today’s global world and its major role for the next generations. The study comprises the history of “Urfa Sıra Geceleri” and its attribute provided with conceptual words, the music and literature, especially ‘Divan Edebiyatı’ and ‘ghazel’ at those nights. When considered socially and culturally, the nights, which are dating back to very old ages, are understood to have a great role in the city culture although nowadays they are seen as a means of entertainment. Especially nowadays, whilst social media causes diversity and gaps between the generations, this cultural event, which is still active, has an important role in terms of minimizing the differences.     Key Words: Sıra Gecesi, Culture, Ghazel-Ghazelhânlık, Urfa    Özet     Bu çalışmanın amacı, kültür miraslarımızdan olan ve hâlâ tertip edilen “Urfa Sıra Geceleri”nin  günümüzde hızla yok olmaya başlayan veya küresel bir kimlik kazanan şehir kültürlerinin korunması ve gelecek nesillere aktarılmasındaki rolü; bu gecelerin tarihçesi, mahiyeti, bu gecelere ait kavramlar, bu gecelerde müzik ve edebiyatın  -özellikle divan edebiyatı ve gazel- incelenmesidir. Sosyal ve kültürel açıdan ele alındığında çok eski bir gelenek olan bu geceler, her ne kadar günümüzde bir eğlence aracı olarak görülse de şehir kültüründe çok ciddi bir yer aldığı anlaşılacaktır. Özellikle sosyal medyanın kuşaklar arasında meydana getirdiği farklılık ve uçurumların çok belirgin olduğu günümüzde, hâlâ faal olan bu kültür kurumu kuşaklar arasındaki farklılıkları minimize etme açısından da ayrıca bir öneme sahiptir.    Anahtar Sözcükler: Sıra Gecesi, Kültür, Gazel-Gazelhânlık, Urfa]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:date><![CDATA[2016]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[3590]]></dcterms:extent>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1486">
    <dcterms:title><![CDATA[SARAYBOSNA HALKININ BATIL İNANIŞLARI HAKKINDA BİR DERLEME-İNCELEME]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Batıl, İnanç, Batıl İnanış.  ÖZET  Kültürel etkileşim, psikolojik ve çevresel faktörler sonucunda ortaya çıkan batıl inanışlar artık hayatın bir parçası olmuştur. Daha çok ileri yaştaki insanların bilip uyguladığı batıl inanışlar, çok hızlı yayılan ve gelişen küresel bilgi toplumunda kaybolmaya yüz tutmuştur. Bu çalışmada, Saraybosna’nın muhtelif yerlerinde yaşayan Müslüman Boşnak kadın ve erkeklerle görüşülüp, batıl inançları hakkında bilgi toplanılmıştır. Batıl inançları daha çok duyma ve yaşama ihtimali olan insanlar orta yaş ve üzeri kitle olduğu için, görüştüğümüz kişileri buna göre seçilmiştir. Yapılan görüşmeler sonucu elde edilen bulgular; çocuk sahibi olamayan kadınlarla ilgili inanışlar, hamile, lohusa kadın ve çocukla ilgili inanışlar, hayvanlar, ölümler ve diğer batıl inanışlar olmak üzere konularına göre derlenmiştir.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2170]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description></rdf:RDF>
