<rdf:RDF xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dcterms="http://purl.org/dc/terms/">
<rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1381">
    <dcterms:title><![CDATA[DĠNÎ ġAHSĠYETLER ETRAFINDA OLUġAN ANLATI TÜRLERĠNĠN TASNĠFĠ ÜZERĠNE DÜġÜNCELER: AZĠZ MAHMUD HÜDAYĠ ÖRNEĞĠ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Efsane, Menkıbe, Memorat, Dini Şahsiyet, Aziz Mahmud Hüdayi.  ÖZET  Dini şahsiyetlerin etrafında oluşan sözlü anlatı türlerinin tam anlamıyla ne olduğu ve sınırları hakkında kesin yargıların oluşmadığı; üzerinde ittifak edilmiş bir literatür birliği sağlanamadığı görülmektedir. Bu durum efsanelerin ve alt türlerinin bugün itibarıyla farklı icra ortamlarında anlatılıyor olması ve oluşum süreçlerinin tamamlanmış olmamasının sonucudur. Çeşitli sosyal ortamlarda kutsal sayılan dinî şahsiyetler etrafında birçok sözlü anlatı icra edilmektedir. Bu anlatı türlerinin tarifi, tasnifi üzerinde çeşitli görüşler ortaya konmaktadır. Bu çalışmalar daha çok sözlü kültürden elde edilen yeni anlatı metinleri üzerinde yapılan tespit ve değerlendirmelere dayanmaktadır. Bu da bize folklorun yenilenebilir doğası gereği sözlü kültür ortamından derlenerek ortaya konan yeni çalışmalarla söz konusu tarif ve tasnif gayretlerinin devam edeceğini göstermektedir. Bu çalışmada amaçlanan, Aziz Mahmud Hüdayi etrafında oluşan ve tarafımızdan derlenen sözlü anlatı metinleri üzerinden dinî şahsiyetler etrafında teşekkül eden anlatı türleri üzerine bir tasnif denemesi yapmak ve bu suretle bundan sonra yapılacak çalışmalara katkı sağlamaktır. Çalışmamızda dinî şahsiyetler etrafında oluşan sözlü anlatı türleri üzerine daha önce yapılan tasnifler değerlendirilmiş ve konu ile ilgili düşüncelerimiz ortaya konulmuştur. Aziz Mahmud Hüdayi etrafında teşekkül eden ve tarafımızdan yazılı sözlü ve elektronik ortamdan derleme metoduyla elde edilen “metin”ler, işlevleri doğrultusunda hangi türe dâhil edilmelidir ve bu metinler kaç grupta incelenmelidir sorularına cevap aranmıştır. Ayrıca dinî şahsiyetler etrafında oluşan anlatılar üzerine yapılan çalışmaların kapsamı ve bu çalışmaların nasıl yapılması gerektiği konusu üzerinde de durulmuştur.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2157]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1380">
    <dcterms:title><![CDATA[TÜRKÇE ÖYKÜLERDE TERSİNLEME: AZİZ NESİN ÖYKÜLERİ ÖRNEĞİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Tersinleme (İroni), Aziz Nesin Öyküleri, Tersinleme türleri, Öykü Metin Türü.  ÖZET  Tersinleme (İroni) kabaca “düşündüğünün tam tersini söylemek” biçiminde betimlenebilir. Tersinleme, özellikle kısa öykülerde, niyetlenen iletiyi vurgulamak amacıyla birçok yazar tarafından yeğlenen bir edebi tekniktir. Genel olarak Sözel tersinleme Dramatik tersinleme ve Durum tersinlemesi olmak üç türü bulunmaktadır. Sözel tersinleme en yaygın olarak bilinen türdür ve yazarın ya da öyküdeki bir karakterin söylediğiyle niyetinin farklı olduğu durumları içeririr. “küçültme” ve “abartma” olmak üzere iki alt türü bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, bir şeyin doğası olduğundan daha küçük gösterildiğinde/ küçültüldüğünde; ikincisi ise daha büyük gösterildiğinde/abartıldığında ortaya çıkar. Dramatik tersinlemede, karakter içinde bulunduğu durumun farkında değildir; oysa okur bunu biliyordur. Son olarak Durum tersinlemesinde, verili durumun sonucu okurun ve karakterin beklemediği bir sonuçtur. Bu çalışmada, tersinleme Aziz Nesin’in dört farklı öyküsünde incelenmektedir: Ah, Biz Eşekler, Bunlar Bizim Dertlerimiz, Ne Güzel Memleket ve Fil Hamdi. Araştırmamızda Aziz Nesin öykülerinin seçilmesinin nedeni, kendisinin toplumu ve politikacıları açık, dobra bir biçimde eleşiren bir mizah yazarı olarak bilinmesi ve mizahta da tersinlemenin bir araç olarak sıkça kullanılacağının öngörülmesidir. Çalışmanın bulgularının Aziz Nesin’in ne türden tersinlemeyi daha sık kullanmayı yeğlediğini ortaya koymuş ve yazarın söz konusu tersinleme türünü seçmedeki niyetini ortaya koymayı sağlamıştır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2242]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1379">
    <dcterms:title><![CDATA[DİVAN ŞİİRİNDE SEVGİLİNİN BAKIŞINA DAİR]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: aşk, sevgili, göz, bakış.  ÖZET  Sevgili divan şiirinin kendine özel aşk kurgusu içinde şekillenen en önemli tiptir. Sevgilinin tasviri yapılırken her ne kadar ağzı, dişi, burnu, boynu, gerdanı, boyu, endamı, yürüyüşü çeşitli mazmunlarla ele alınmış olsa da en dikkat çeken uzvu yüzü, yüzünde de gözleridir. Bu açıdan sevgilinin gözleri ve bakışları hemen her şair tarafından en güzel sıfat ve mazmunlarla değerlendirilmiştir. Bu bildiride divan şiirinde âşık-sevgili bağlamında sevgilinin bakışları ele alınmıştır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2207]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1378">
    <dcterms:title><![CDATA[ESKİ TÜRK EDEBİYATINDA ÂŞIĞIN BEĞENME, İMRENME VE KISKANMA HALLERİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Eski Türk Edebiyatı, Şiir, Beğenme, Kıskanma, İmrenme.  ÖZET  Klâsik Türk Edebiyatı, Yüksek Zümre Edebiyatı, Saray Edebiyatı, Eski Türk Edebiyatı ve Divan Edebiyatı gibi çeşitli isimlerle anılan edebiyat dönemi sevgili, âşık ve rakip üçgeni etrafında dönen bir aşk kurgusunu ele almaktadır. Bu aşk kurgusunda âşık; bütün sıkıntıları yaşayan, sevgiliye ulaşamayan, onu her zaman rakibin yakınlarında gören kısacası yenilgilerle donatılmış bir tiptir. İşte bu durum dahilinde, onun farklı; ama birbirine oldukça yakın ruh hallerinden kıskanma, imrenme ve beğenme unsurları üzerinde durulmuştur. Böylece âşığın rakip karşısındaki değişken tutumları tanımlanmıştır. Bu yapılırken de öncelikle geleneğin şiir türünden hareket edilmiş ve şiir örnekleriyle âşığın psikolojik dönüşümleri gösterilmiştir.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2262]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1377">
    <dcterms:title><![CDATA[“ESKİ TÜRK EDEBİYATINDA MAZMUNLAR VE İZAHI” ADLI ESERDE KLASİK TÜRK ŞİİRİ VE ŞAİRLERİYLE İLGİLİ DEĞERLENDİRMELER]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Ahmet Talat Onay, Klasik Şiir, Şair.  ÖZET  Edebiyat alanındaki çalışmalarını halk edebiyatı sahasında yoğunlaştıran Ahmet Talat Onay, klasik Türk edebiyatıyla ilgili eserlere de imza atmıştır. Bunlardan biri ve belki de en önemlisi “Eski Türk Edebiyatında Mazmunlar ve İzahı” adlı ansiklopedik edebiyat lügatidir. Değeri her geçen gün artmakta olan bu eserin asıl hususiyeti klasik edebiyatımızın bazı mazmunları ile anlaşılması güç meseleleri hakkında açıklayıcı bilgiler vermesidir. Bu suretle klasik şiirimize yansımış eski âdetler, inanışlar, yaşam tarzından izler, zamanın ilim ve fenniyle alakalı bilgiler; bu şiirde yer alan kıssa, isim, terim ve kavramlar eserin muhteviyatına dâhil olmuştur. Yazar bu meselelerle ilgili izahatlarda bulunurken bazen de kendi görüşlerine yer vermiştir. Yazarın bu görüşleri arasında klasik edebiyatımızın Tanzimat’tan sonra çok tartışılan birtakım meseleleri de yer almaktadır. Ayrıca yazarın hakkında görüş bildirdiği bazı şairler de bulunmaktadır. Bu çalışmada yazarın bu görüşleri klasik Türk edebiyatı hakkında yapılan tartışmalar bağlamında ele alınmış, hakkında çokça konuşulmuş klasik Türk şiiri ve şairlerine bir de Ahmet Talat Onay’ın penceresinden bakılmıştır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2196]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1376">
    <dcterms:title><![CDATA[TÜRK EDEBİYATI’NDA BALKANLAR]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Balkan, edebiyat, on dokuzuncu yüzyıl, hikâye, roman.  ÖZET  Türkler Balkanlara 1354 yılında geçtiler ve Batı’ya doğru ilerlemeye devam ettiler. Bu ilerleme yüzyıllarca devam etti, fakat on dokuzuncu yüzyılda tersine döndü. Bu yüzyıldan itibaren Türkler, bu sefer beş yüzyıldan fazla süre boyunca yaşadıkları Balkanlardan Anadolu’ya doğru göç etmeye başladılar. Bu uzun dönemde yaptıkları savaşları, barışları, bazen mutlu bazen hüzünlü olayları edebiyatlarına yansıttılar. Türk hikâye, roman, tiyatro ve şiirlerinin büyük bir bölümünde Türklerin Bulgar, Yunan ve Sırplarla ilişkileri anlatılır. Ömer Seyfettin, eserlerinde Balkan halkının sosyal yaşamını konu edinen bir Türk hikâyecisidir. Hikâyelerini 20. yüzyılın başlarında yazmıştır. Eserlerinde Türk hikâye kahramanların yanı sıra Bulgar, Yunan ve Sırp hikâye kahramanlar da vardır. Bundan dolayı eserleri, Balkanların yirminci yüzyılın başlarındaki sosyal hayatını doğrulukla yansıtan bir ayna gibidir.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[1853]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1375">
    <dcterms:title><![CDATA[SEZAİ KARAKOÇ’UN EĞİTİME BAKIŞI: 2 ÜNİVERSİTE]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar kelimeler: Eğitim, eğitim kurumları, edebiyat, edebiyat eğitimi.  ÖZET  Sezai Karakoç, Cumhuriyet döneminde yetişmiş hem şair, hem düşünürlerimizden biridir. Onun şiir kitaplarının yanında deneme, eleştirme ve düşünce yazıları da vardır. Bu tür yazılarında din, dil, edebiyat, sanat, Doğu, Batı, birey, aile, toplum, devlet, kültür ve medeniyet gibi pek çok konunun yanında, eğitim ve öğretim gibi toplumu doğrudan doğruya ilgilendiren kavramları da ele almıştır. Onun ayırıcı özelliği, bu kavramlara ve eğitim kurumlarına gelenekten gelen birikimle yerli ve çağdaş bir açıdan bakabilmesidir. Sezai Karakoç’un eğitim anlayışının temelinde eğitimin “hedefli bir uğraş alanı” olduğu düşüncesi vardır. Onun eğitime dair düşüncelerinin metinlere dayalı olarak tespit edilmesi, hem onun sanatının daha yakından tanınmasına, hem ülkemizde hâlâ sürmekte olan edebiyat eğitimi arayışlarına bir ışık tutulmuştur. Bu çalışmada eğitim sistemimizin daha ziyade üniversite dönemine dair düşünceleri üzerinde durulmuştur.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2303]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1374">
    <dcterms:title><![CDATA[MEHMET AKİF’İN ESERLERİNDE EĞİTİM DEĞERLERİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Safahat, manzum hikâye, eğitim, eğitim değerleri.  ÖZET  Mehmet Akif Ersoy, Türk edebiyatı tarihinde her şeyden önce şair kimliğiyle öne çıkar. Bununla beraber makale, deneme ve eleştiri türlerinde de yazılar yazmıştır. Arapça ve Fransızcadan çevirileri de vardır. Onun şiirleri “Safahat” genel başlığı altında toplanmıştır. “Safahat” yedi kitaptan oluşan bir bütünlüktür. Onun şiirlerinden bazıları manzum hikâye tarzındadır. Bu hikâyelerde ele aldığı konular eserlerinde anlattığı genel düşünceye uygun metinlerdir. Tek farkı duygu ve düşüncelerini burada bir olay örgüsü içinde ortaya koymasıdır. Bu hikâyelerde öne çıkan kavramlardan birisi de eğitimdir. Çalışmada manzum hikâyelerin bu yönü metinlere dayalı olarak ortaya konulmuştur.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2214]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1373">
    <dcterms:title><![CDATA[YUNANİSTAN’IN BATI TRAKYA BÖLGESİ’NDEKİ KOZLUKEBİR VE KÖYLERİNDE KİŞİ İSİMLERİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Kişi isimleri, Kozlukebir, dinî ve millî isimler.  ÖZET  Kişi isimleri Türk kültürü açısından olduğu gibi, dilbilim ve halk bilim çalışmaları için de büyük önem taşır. Yunanistan’ın Batı Trakya Bölgesi’ndeki Rodop İli’nin Kozlukebir Türkleri arasında kişi isimlerin veriliş nedenleri genelde dinî, millî ve aile büyüklerinin isimlerine dayanmakla birlikte çeşitlilik göstermektedir.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2180]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1372">
    <dcterms:title><![CDATA[H. 1261 (M.1845) TARİHLİ KALKANDELEN KAZASI TEMETTUAT DEFTERİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: H. 1261 (m.1845) tarihli, kalkandelen kazası temettuat defteri, değerlendirme.  ÖZET  XIX. Yüzyıl Osmanlı Devleti taşra teşkilatlarının sosyo-ekonomik durumunu ortaya koyan en derli toplu istatistikî veriler; o bölgeyle ilgili olarak tutulan “Temettuat” kayıtlarıdır. Temettü, kazanma, kâr etme, kâr, fayda, menfaat anlamlarına gelmektedir. 1844’ten itibaren tutulmaya başlanan bu kayıtların ortaya konması; bölge ile ilgili yapılacak sosyo-ekonomik çalışmalara ana kaynaklık teşkil edecek niteliktedir. Biz de bu düşüncelerle Rumeli Eyaleti Kalkandelen Kazası temettuatını konu edinen bir çalışma yapmayı uygun gördük. Buna göre 1846’da Kalkandelen Kazasında toplam 1172 hanenin kayıtlı olduğu 9 mahalle vardır. En büyük mahalle 229 hane ile Atik Mahallesi iken, Doğancı ise 28 hane ile en küçük mahalle olarak kaydedilmiştir. Ayrıca bu hanelere kayıtlı 111 hane de kiracı bulunmaktadır. Bunlar müstakil haneler şeklinde olmayıp, ev sahiplerinin haneleri üzerine kaydedilmiştir. Fakat kiracı olmasına rağmen bağımsız hanede olarak da kaydedilenler görülmektedir. Diğer taraftan bu mahallelerden Köprü, Ahmet Bey, Cedid, Atik, Doğancı, Salih Bey ve Şeyh Mahallelerinin çoğunluğu Müslüman iken, Varoş Mahallesi; Varoş Müslim ve Varoş Reaya olarak ayrı ayrı defterlere kaydedilmişse de Müslim ve Gayrimüslimlerin birlikte oturduğu mahalledir. Varoş Cedid ise Gayrimüslimlerin çoğunlukta oldukları mahalledir. Temettüüleri Müslim-Gayrimüslim bazında değerlendirme yapacak olursak; Müslümanların hane başına ortalama temettüü 313 kuruş iken, Gayrimüslimlerin ortalama temettüü 340 kuruştur. Yani Kalkandelen Kazasında azınlıkta olan Gayrimüslimler çoğunlukta olan Müslümanlardan daha zengindi diyebiliriz. Bütün bunlar bize Kalkandelen’de zengin ve fakirin, Müslim ve Gayrimüslimlerin birlikte yaşadıklarını ve sosyal barışın varlığını göstermesi bakımından önemli ipuçları sunmaktadır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2004]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description></rdf:RDF>
