<rdf:RDF xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dcterms="http://purl.org/dc/terms/">
<rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1481">
    <dcterms:title><![CDATA[MUSTAFA KUTLU’NUN HİKÂYELERİNDE ZAMAN İFADELERİ VE BU İFADELERE YANSIYAN ZİHNİYET ÜZERİNE BAZI DİKKATLER]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Mustafa Kutlu, Modern Türk Hikâyesi, Zaman, Zihniyet.  ÖZET  Bütün hikâye ve roman yazarlarının yaptığı iş esasında bir “öykü/hikâye” anlatmaktır. Bir anlatıcı/yazar, “anlatıcı, öykü, yer, zaman, kişiler” vb. unsurlar etrafında hikâyeyi anlatır. Bu hikâye anlatmanın doğasında vardır. Bir yazarı özgün yapan hikâyedeki bu unsurlar değil, bu unsurları düzenleme tarzıdır. Düzenlenen bu unsurlar dil ile anlatılır, hayat kazanırlar. Her anlatımda bir bakış açısı vardır. Bakış açısı bir zihniyeti de gösterir. Edebi metinde okura verilmek istenen mesajlara giderken bakış açısını göz ardı edemeyiz. Hikâye/romanın unsurlarından birisi olan “zaman” değişik zaman ifadeleriyle anlatılır. Metindeki zaman ifadelerine de bir zihniyet yansıyabilir. Modern Türk hikâyeciliğinin en önemli isimlerinden birisi olan Mustafa Kutlu’nun hikâyeleri bu açıdan zengin zaman ifadeleri ile doludur. Bu bildiride, Mustafa Kutlu’nun hikâyelerindeki zaman ifadelerine yansıyan “zihniyet” konusu üzerinde durulmuştur.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2219]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1480">
    <dcterms:title><![CDATA[BİR YOLCUNUN HİKÂYESİ: YOLCU NEREYE GİDİYORSUN]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Samiha Ayverdi, Yolcu, ideal karakter.  ÖZET  Yolcu Nereye Gidiyorsun Samiha Ayverdi’nin tezli romanıdır. Ayverdi, eserde insanın hayatını bir yolculuğa benzetir. Buna göre her insanın ölümü ve yeni doğanlar yolda gelip giden kafileler gibidir. Eserin temel düşüncesi başkahraman söylediği “Kendimi bildim bileli seferde olan bir yolcuyum” sözünde özetlenir. İnsanların hem mekânsal hem de ruhsal dünyada yaşadığı değişikler dolayısıyla her insan bir yolcudur. Yazar, bu eserde, ilk romanlarına göre biraz daha memleket meselelerine toplumsal sorunlara değinir. Batılı yaşam tarzının kadınlarda ve gençlerde oluşturduğu olumlu ve menfi etkiler, İkinci Abdülhamit döneminin sıkıntılı yılları işlenen başlıca iki konudur. Bu çalışma, Adli’nin kişiliğinden yola çıkarak Samiha Ayverdi’nin düşünce dünyasını, problemlere bakışını ortaya çıkarmayı hedeflemektedir. Ayverdi, problemli bir gençliğin karşısına Adli’nin olumlu dünyasını çıkarır. Adli’yi idealize ederek kanayan yaraya neşter vurur. Roman, güncel gençliğin sorunlarına da ayrı bir bakış açısı sunmaktadır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2190]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1479">
    <dcterms:title><![CDATA[ORHUN YAZITLARI’NDA KADINLA İLGİLİ SÖZ VARLIĞI]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Orhun Yazıtları, Kadın, Söz Varlığı.  ÖZET  Türk dilinin tarihî sözvarlığı içerisinde, zengin bir biçimde karşılanan &quot;kadın&quot; kavramı, doğrudan &quot;kadın&quot; sözcüğünü karşılamasının yanı sıra çeşitli adlandırmalarla kadının o toplumdaki yerini, sosyal statüsünü ve yaşantısını yansıtmaktadır. Türkçenin çeşitli adlandırmalar, birleşmeler ve ekleşmelerle zengin bir şekilde oluşturduğu “kadın”la ilgili söz varlığı, kadının tarihî görünümünü ve dil kültür değişim sürecini göstermektedir. Türk dilinin ilk yazılı belgeleri olan Orhun Yazıtları da Türkçenin yazılı olarak takip edebildiğimiz dönemi içinde &quot;kadın&quot; kavramı ile ilgili söz varlığını görebilmemiz, kadının sosyal statüsünü ve yaşantısının izlerini bulabilmemiz açısından oldukça önemlidir. Bu bildiride, Orhun Yazıtları&#039;nda &quot;kadın&quot;la ilgili söz varlığı tespit edilmiş, ifade ettikleri ve tarihî süreç içerisinde kazandıkları anlamlarına göre incelenmiştir. Söz konusu kavramların -tespit edebildiğimiz ölçüde- tarihî metinlerdeki kullanılışı ve kazandığı anlamlar ele alınarak çağdaş Türk dillerinde bu sözcüklerin uzantıları ortaya konulmaya çalışılmıştır]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2168]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1478">
    <dcterms:title><![CDATA[AHİRET KÜLTÜRÜ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Ahiret, ölüm, mezarlık, kültür, mezartaşı.  ÖZET  Mezarlıklar, bir toplumun inancının olduğu kadar duygularının da yansıdığı mekânlardır. Geleneksel olanın dışında mezarların inşasında, süslemelerinde, kitâbelerinde söylenememiş sözler, dile getirilememiş duygular yansımıştır. İnsanlar, mahallelerindeki veya şehir merkezlerindeki mezarlıklar sayesinde ecdadıyla birlikte olmaya devam etmiş, bir bakıma hatıralarıyla iç içe yaşamıştır. Tanımlanan bu yaşam biçiminin aynı inanca mensup olan bütün toplumlarda aynı olduğu söylenemez; nitekim Müslüman olmakla beraber kimi toplumlarda mezar geleneği ve buna bağlı olarak gelişen edebiyat, sanat ve süsleme geleneği birbirlerinden çok farklıdır. Bu çalışmada ise, Ünye ilçesindeki Elmalık ve Türbe mezarlıkları incelenmiştir. Mezartaşlarının mevtayı tanımlayıcı özellikleri, süslemeleri ve edebî metin özellikleri üzerinde durulmuştur. Böylece toplumun hayatı ve ahireti algılayış biçimi ortaya konmaya çalışılmıştır. Ortak inanç İslâmiyet olmakla beraber farklı milletlerin ahireti algılamada farklılıkları ve ortak yanları da böyle bir çalışma ile görülmüş ve âdeta bir gönül haritası ortaya çıkarılmıştır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2114]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1477">
    <dcterms:title><![CDATA[ROMANCI KEMAL TAHİR’İN BİR DÜŞÜNÜR OLARAK TÜRK SİNEMASINA İLİŞKİN KURAMSAL TARTIŞMALARA KATKISI]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Türk Edebiyatı, Türk Sineması, Kemal Tahir, Halit Refiğ.  ÖZET  Kemal Tahir, Türk edebiyatının önde gelen yazarlarından birisidir. 1930’lı yıllarda başlayan sanat yaşamı özellikle 1950’li yıllardan itibaren yazdığı romanlarla ölüm tarihi olan 1973 yılına kadar çok yoğun bir şekilde geçmiştir. Bir anlamda Türk edebiyatının belli bir döneminin başat figürlerinden birisi olarak döneminin edebiyatını derinden etkilemiştir. Kemal Tahir sadece bir yazar değil, aynı zamanda büyük bir fikir ve düşünce adamıdır da. Romanlarını daha çok fikirlerini dile getirmek, topluma, tarihe, kültüre, insana dair temel yaklaşımlarını ortaya koymak için kullanmıştır. Özgün fikirleriyle sadece Türk edebiyatını değil, Türkiye’nin bilim ve politika dünyasını da etkilemiştir. Bu etkilemelerin uzandığı alanlardan birisi de Türk sinemasıdır. Kemal Tahir hem yazmış olduğu özgün senaryolar hem de filme alınan öykü ve romanlarıyla Türk sinemasına katkıda bulunmuştur. Bunun dışında Kemal Tahir’in asıl etkisi Halit Refiğ, Metin Erksan, Lütfi Akad, Duygu Sağıroğlu, Atıf Yılmaz gibi Türk sinemasının önde gelen yönetmenlerini düşünsel anlamda da etkilemesidir. Özellikle 27 Mayıs hareketinden sonra Türkiye’deki düşünce dünyasında kristalize olmaya ve ayrışmaya başlayan toplum görüşleri o dönemde Türk sinemasında yaşanan kuramsal tartışmaları da etkilemiştir. Özellikle Halit Refiğ, Halk Sineması ve Ulusal Sinema tartışmalarında Kemal Tahir’in düşünce dünyasından ve görüşlerinden etkilenmiştir. Türk toplumunun maddi ve düşünsel özgünlüklerine vurgu yapan Kemal Tahir, Türk sinemasının kuramsal açıdan da biçimlenişine katkıda bulunmuştur. Bu bağlamda bu bildirinin amacı, Kemal Tahir’in tarih ve toplum görüşleri çerçevesinde Halit Refiğ’in dünya görüşünün ve sinema anlayışının oluşmasındaki düşünsel katkılarını tarihsel bir yaklaşımla nitel olarak analiz etmektir. Bunun için öncelikle Kemal Tahir’in tarih ve toplum görüşü ele alınmakta daha sonra bu görüşlerin sinema anlayışını nasıl etkilediği, Halit Refiğ tarafından geliştirilen “Halk Sineması” ve “Ulusal Sinema” gibi kuramsal yaklaşımlar çerçevesinde irdelenmektedir.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2299]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1476">
    <dcterms:title><![CDATA[İSMAİL HABİP SEVÜK’ÜN BİLİNMEYEN BİR ESERİ: TARİH-İ EDEBİYAT-I OSMANİYE ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: İsmail Habib, Tarih-i Edebiyat-ı Osmaniye.  ÖZET  İsmail Habip Sevük Cumhuriyet döneminde yayımlanan ilk edebiyat tarihi yazarı olarak kayıtlara geçmiş bir yazardır. Genellikle yeni Türk edebiyatı çalışmaları ile tanınan yazarın yayımlanmış 17 eseri vardır. Tarih-i Edebiyat-ı Osmaniye adıyla Osmanlı Türkçesiyle kaleme aldığı eseri, yazar hakkında yayımlanmış makale ve kitaplarda geçmemektedir. Üzerine yapılan yüksek lisans ve doktora tezlerinde de bu eserden bahsedilmemektedir. Bu bildiri de Milli Kütüphane Yz A 9256 numarada kayıtlı ve 79 varaktan meydana gelen yazma eser tanıtılacak ve eser üzerine edebiyat tarihi bağlamında bir değerlendirme yapılacaktır. Eser “Fatih Devrinde Terakkiyat-ı Fikriye Ve Medeniye” başlığı altında Fatih devri Osmanlı edebiyatının geniş bir tahlili ile başlamaktadır. Daha sonra Ahmet Paşa, Sinan Paşa, Cem Sultan, Hamdullah Hamdi, Necati Bey, Zati ve Fuzuli hakkında kapsamlı açıklamalar yapılmaktadır. Hayat-ı edebiyyesi, hayat-ı şahsiyyesi başlıkları altında şairlerin biyografi ve eserlerinden bahsedilmektedir]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2212]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1475">
    <dcterms:title><![CDATA[DEDE KORKUT DESTANLARINDA GEÇEN DEYİMLER VE ATASÖZLERİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Dede Korkut Destanları, kalıp sözler, deyim ve atasözleri.  ÖZET  Türkçenin ve Türk Edebiyatının önemli başyapıtlarından biri olan Dede Korkut Destanları aynı zamanda sözlü anlatım geleneğimizin de en zengin içerikli metinlerindendir. Türkçe konuşulan geniş bir coğrafyada asırlar boyu dilden dile dolaşan bu anlatıları zengin kılan iki önemli unsurdan birincisi muhtevası, diğeri ise dilidir. Yarı mensur yarı manzum bu hikâyelerde geçen kalıp sözler anlatıma şiirsel bir hususiyet kazandırarak bunların daha çok anlatılmasına/okunmasına aracılık etmiştir. Bu bildiride destanlardaki kalıp sözlerden deyimler ve atasözleri ele alınıp incelenmiştir.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2155]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1474">
    <dcterms:title><![CDATA[NEDİM’İN ŞİİRLERİNDE ÖLÜM KAVRAMI]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Nedim, Ölüm, Şiir.  ÖZET  “Ölüm ve zaman”, hayatın başlangıcından bugüne dek gerek dinî gerekse felsefî düzlemde insanı düşündüren, çokça meşgul eden iki önemli kavram olarak görülebilir. Her kültür, din ve felsefî bakış açısına göre farklı boyutlarıyla karşımıza çıkan bu kavramlar, doğrudan hayatın anlamıyla ilişkilendirilebilir. Ölüm gerçeği ile ilk yüzleşen insan ile günümüz insanı arasında ölümden korkma, acı duyma ve dehşete kapılma açılarından ciddi bir ayrım söz konusu değildir. Kimilerine göre ölüm gerçeği, bir yok oluş, tükeniş, bitiş anlamına gelirken ilahi dinler noktasından bakıldığında yeniden doğuş, ebedi âleme bir yolculuk, sevgiliye kavuşma gibi imajlarla tatlı ve güzel gösterilmeye çalışılmıştır. Bu kavramların edebî sahadaki kullanımları hiç şüphesiz şair ve yazarların dünya görüşleri, içinde yaşadıkları din ve kültür ortamı ile doğrudan ilişkilidir. Bu çalışmada, “Gülelim oynayalım kâm alalım dünyâdan” diyen klasik şairimiz Nedîm’in şiirlerinde bu kavramların kullanımı ile şairin hayat algısını irdelemeye gayret edilmiştir. Nedîm’in hayat algısı ile ölüm kavramı arasındaki paradoksal ilişki bu çalışmanın temelini oluşturmaktadır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2272]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1473">
    <dcterms:title><![CDATA[DEDE KORKUT HİKÂYELERİNDE KADIN STATÜSÜ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Destan, Dede Korkut, Kadın, Alp Tipi.  ÖZET  Dede Korkut destansı hikâyelerinde kadın statüsü üzerine yapılan bu çalışmada Türk kadının sosyal hayat içerisindeki yeri ve tarihsel süreç içindeki işlevi üzerinde durulmuştur. Dresden nüshasındaki hikâyeler temel alınarak hikâyelerdeki kadınlar, kadınların konumları, işlevleri ortaya konmuştur. Türk edebiyatında çok önemli bir yere sahip olan Dede Korkut hikâyeleri ve bu hikâyelerde yer alan kadın tipleri tasnif edilmiştir. Türk aile yapısını yansıtan Dede Korkut hikâyelerinin oluşum zamanı göz önüne alındığında kadına verilen önem ve değer ortaya çıkmaktadır. Metin merkezli yapılacak çalışmada Dede Korkut destansı hikâyelerinde yer alan kadın kahramanlar açısından konuya yaklaşılmıştır. Böylece geçmişten günümüze erkek egemen anlayışının kadına bakış örnek metin üzerinden tartışılmıştır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2156]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1472">
    <dcterms:title><![CDATA[ELİF ŞAFAK’IN ROMANLARINDA ANNELİK SORUNSALI]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Elif Şafak, roman, annelik, feminist edebi eleştiri.  ÖZET  Elif Şafak günümüzün hem Türkiye’de hem dünyada en çok okunan Türk kadın yazarlarından birisidir. Bosna Hersek’te dar bir kesim dışında henüz bilinmeyen bir yazar olması nedeniyle yazarın akademik çevrelerden başlayarak daha geniş kitlelere tanıtılması ihtiyacı bulunmaktadır. Bu çalışma böyle bir amaç gütmenin yanısıra, Elif Şafak’ın eserlerinde en çok işlediği konuların başında gelen kadın meselesine annelik sorunsalı üzerinden ışık tutmayı hedeflemektedir. Elif Şafak’ın son üç romanı olan Siyah Süt, Aşk ve İskender annelik olgusunun değişik açılarıyla ele alındığı, sorgulandığı eserler olarak bu çalışmanın temelini oluşturur. Çalışmada Doğu ve Batı’daki annelik rolleri, annenin toplum inşasındaki etkisi, farklı anne ve çocuk ilişkileri romanlardaki kadın karakterler üzerinden irdelenmiştir. Annelik sorunsalı bağlamındaki karakter ve durum analizleri feminist eleştiri kuramının teorik çerçevesi içinde yapılmıştır]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2202]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description></rdf:RDF>
