<rdf:RDF xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dcterms="http://purl.org/dc/terms/">
<rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1501">
    <dcterms:title><![CDATA[1946 “YUGOSLAVYA’SINA” TÜRKİYE’DEN BAKIŞ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Bosna-Hersek, Hırvatistan, Sırbistan, Makedonya, Karadağ, Slovenya Balkanlar, Yugoslavya, Türk Basını.  ÖZET  Balkanlar, genel olarak Türk Tarihi değerlendirilmek istendiğinde göz ardı edilmesi mümkün olmayan bir coğrafya bir kültür sahasıdır. Yüzlerce yıl devam eden ortak bağların izleri, bu gün siyasi çizgiler ile ayrılmış olsa da kültürel hatlar için bu durum söz konusu olamamıştır. Siyasi çizgilerin oluştuğu dönemlerde de Türkiye Balkanlarda yaşanan olaylara duyarsız kalmamış gerek Türkiye Büyük Millet Meclisinde resmi yollarla gerekse basın yayın organları ile Balkan halkları ile Türk halkının iletişimi sürdürülmüştür. Bu noktada çalışmanın amacı tüm dünya gibi Türkiye ve Balkanlar için önemli bir tarih olan 1946 senesi gelişmelerini, özellikle Türkiye de çok partili hayata geçilirken Yugoslavya’da oluşturulan yeni anayasayı Türkiye Büyük Millet Meclisi zabıtları ve dönemin Türk basınını göz önünde bulundurarak değerlendirmektir.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2022]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1500">
    <dcterms:title><![CDATA[TARİHE SIR OLAN SIRRİ BABA HAZRETLERİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Bosna hersek, Abdurrahman Sırri Baba Hazretleri, Nakşibendi tarikatı, Sırri Baba ilahileri, tasavvufi terimler.  ÖZET  Tarihler 1463’e geldiği zaman Bosna-Hersek büyük bir değişim evresine hazırlanmaktaydı. Zemini hazırlanmış olan Bosna-Hersek 1463 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından Bosna kısmı feth edildi. 1482 yılında ise fethin yarıda kalan Hersek kısmı, II. Sultan Bayezid tarafından feth edilerek Bosna-Hersek’in fethi tamanlanmştır. Fakat bu fetihler diğer fetihler den çok daha farklıdır. Çünkü bu topraklar 200 yıla aşkın tıpkı bir nazlı gelin edasıyla alınmıştı. Fatih Sultan Mehmet’in Bosna fethi gerçekleşmeden, 200 yıl önce giden Tarikat şeyhlerinin İslam anlayışıyla insanlara aşıladıkları karşılıksız hizmet ve hoşgörüleriyle halkın büyük çoğunluğu bu fethe hazırdı. Sarı Saltuk, Ayvaz Dede gibi bir çok Tarikat ehlilerin attıkları tohumların meyvelerinden biri de Sırri Baba Hazretleridir. Nakşibendi tarikat şeyhlerinden biri olan Abdurrahman Sırri Baba Hazretleri ‘nin mürşidi ona Sırları bilen anlamında ‘’Sırrı Baba’’ lakabını vermiştir. Bu lakabı ona veren Sırrı Baba’nın Mürşidi Şeyh Hüseyin Zukıc’tir. Mürşidinden almış olduğu feyizle,Sırrı Baba Oglavak’ta Nakşi Tekke’si kurar. Burada halkın dini boyutu dışında, fakirlere, yolculara ve yolda kalanlara tekkenin kapılarını açarak halka gösterdiği cömert ve samimi davranışlarıyla kısa sürede halkın gönüllerini fetheder. Aynı zamanda Osmanlı gelmeden tarikat şeyhlerimizin yapmış oldukları geleneğin, canlı tutulmasına ve gönüller de İslam şuurunun her yönden temsil boyutunu yaşayarak örnek olur. Sırri Baba Hazretleri, Oglavaktaki tekkesiyle sadece o bölgenin halkına değil Bosna Valisi Mehmet Vecihi paşa gibi bir çok devlet büyüklerinin gönüllerini feth ederek tekkeyi ziyarette bulunmuşlardır. Yazmış olduğu Arapça ve Osmanlıca ilahilerle insanların Allaha olan yakınlığının artmasına ve o zaman da insanlar arasındaki kardeşlik bağlarının kuvvetlenmesine vesile olur. Bu çalışmada, yöntem olarak Bosna Enstitüsü, Tarih Enstitüsü ve Gazi Hüsrev kütüphaneler taranıp, alan ve Sırri Baba hakkında bilgisi olan kişilerin görüşlerine başvuruldu. Bu çalışma da, Abdurrahman Sırrı Baba hazretlerin sırlarına ortak olmak, onu tanımak ve basılan Arapça ilahilerinin yanı sıra farklı mecmualarda olan bugüne kadar basılmamış, Osmalıca yazılan ilahilerini toplamak amaçlanmıştır. Sırrı Baba’nın İslam Tasavvuf anlayışını, elde edilen Osmanlıca ilahileriyle tahlil edilmeye çalışılır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2175]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1499">
    <dcterms:title><![CDATA[MAHMUT RAGIP GAZİMİHAL’İN VARLIK DERGİSİNDE YAYINLADIĞI YAZILAR ÜZERİNE]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Mahmut Ragıp, Varlık dergisi müzik, edebiyat, kültür, sanat.  ÖZET  Mahmut Ragıp Gazimihal 1921 yılında Berlin’de başladığı müzik çalışmalarını İsai Barmas ve Walter Detlefz’le sürdürmüştür. Prof. C. Sachs ve Prof. Von Horn Boster gibi müzikologlarla tanışmış, müzik çalışmalarına Paris’te devam ettiği yıllarda Le Monde Musical Societe Française de Musicologie gibi yayın organlarında yayınlar yapmış ve 1932’den itibaren Ankara Musiki Muallim Mektebi’nde ve başka eğitim kurumlarında 1961 yılına kadar kesintisiz hoca olarak çalışmıştır. Bu bildiri Türkiye’nin ilk müzikologlarından sayılan ve yaklaşık 40 yıllık yazı hayatına malik olan müzik adamı, eğitimci ve araştırmacı Mahmut Ragıp Gazimihal’in Varlık dergisinde muhtelif konularda yazdığı yazılarına hasredilmiştir.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2294]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1498">
    <dcterms:title><![CDATA[ÂŞIK TARZI EDEBİYAT GELENEĞİ VE BOŞNAK GUSLARİ GELENEĞİ ARASINDA BİR KARŞILATIRMA]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Türk âşık tarzı edebiyatı, Boşnak guslari tarzı edebiyatı, benzerlik-farklılık.  ÖZET Türk Âşık Tarzı Edebiyat geleneği ile Boşnak Guslari Tarzı Edebiyat gelenekleri arasında pek çok müşterek unsurlar vardır. Çalışmamızın amacı iki edebiyat geleneği arasındaki müşterek unsurları ortaya koymaktır. Bu amaca uygun olarak çalışmamızda Boşnak Guslari Tarzı Edebiyat geleneği ile Âşık Tarzı Edebiyat geleneği arasında tematik, yapısal, işlevsel ve bağlamsal bakımlarda karşılaştırmalar yapılarak benzer ve aynı olan unsurlar ortaya konulmuştur.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2187]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1497">
    <dcterms:title><![CDATA[IRAK TÜRKMENLERİNİN HORYAT GELENEĞINDE SAZLAMALAR]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Irak Türkmenleri, Türkmen halk kültürü, hoyrat, sazlamalar.  ÖZET  Irak’taki Türkmen halkı kuzeyden güneye doğru Telafer, Musul, Erbil, Altunköprü, Kerkük, Tuzhurmatu, Tazehurmatu, Kifri gibi şehir ve kasabalarla, Bağdat’a kadar bunların etrafındaki köylerde yaşamaktadır. Bağdat’ta da bulunan Türkmenler, daha güneyde hakim nüfusa sahip değillerdir. Halk şiirlerinden sayılan hoyrat (horyat) türü, duygu ve düşüncelerin kalbi etkilemesi ile dışa yansıyan türlerinden ölüm, acı olaylar, hastalık, hasret çekme, sel felaketi, deprem felaketi, esir olma durumu, yangın gibi doğal veya sonradan insan kaynaklı acıya sebep hadiseler beraberinde dilin, kalbe tercüman olmasını dile getirir. Bu da acı ve etkileyici bir tondur. Her toplumda duygu yüklü hadiseler vardır. Grup halinde yaşayan insanların tamamında ağıt görülmektedir. Edebiyat ilminde bu tür, şifahî ürünlerdendir. Ağıt türüne, İslâmiyetten önceki Türklerde “Sagu” denirken; Divan edebiyatı zümresinde bu adın karşılığı olarak, “Mersiye” kullanılmaktadır. Hoyratları, Türkmen kadınları mevlitlerde, düğünlerde, kına gecelerinde söyledikleri gibi cenazelerde de söylenmektedirler. Horyatın ağıt şeklini de genelde kadınlar terennüm etmektedir. Bildirimizde Erbil ve daha güneyde yerleşen Türkmenlerin anonim ve söyleyeni belli örneklerinden derlediğimiz ağıt şeklindeki horyatları gösterirken; horyat içerikli ağıtlarda görülen, anne ve baba için kız evlatların; kız kardeşlerin hem erkek kardeşi, hem de kız kardeşi için; ananın kız ve erkek çocuğu için, koca için; öksüzlük ve yetimlik kavramlarıyla bezetilerek ve çoğu zaman ölenin ağzından konuşarak oluşturulan şekilleri üzerinde duracağız. Aynı zamanda ağıtların karakteristik özelliğinin horyat tarzına ve ölçüsüne uydurulduğu üzerinde durulacaktır. Ağıt şeklindeki var olan bu türü araştırmamızdaki amacımız, Türk Dünyasında ortak değer yargılarımızdan olan, şifahî ürünlerimizden saydığımız ağıtların Oğuz boylarından gelip kendini nasıl muhafaza ettiği, Türk edebiyatında hoyrat olarak bilinen horyatların adlandırmadaki hataları bertaraf ederek, horyatın edebî alanda zenginliğini göstermektir. Yöntem olarak alan araştırması yapılmış, horyatın anonim ve söyleyeni belli örnekleri dikkate alınmıştır]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2164]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1496">
    <dcterms:title><![CDATA[ŞAİR TEZKİRELERİNDE BOSNA TASVİRLERİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Klâsik Türk Edebiyatı, Şair Tezkireleri, Bosna. ÖZET  Klâsik Türk edebiyatında şair biyografileri hakkında bilgi veren şuara tezkireleri, içerdikleri biyografik bilgilerin yanında edebî açıdan da bazı malzemeler ihtiva eden eserler durumundadır. Bunlardan biri de tezkire müelliflerinin şairleri tanıtırken onların doğdukları, yaşadıkları veya herhangi bir vesileyle bulundukları mekânları da söz konusu etmeleridir. Tezkireciler, bazen sadece bahsi geçen yerin adını vermekle yetinirlerken bazen de benzetme unsurlarından yararlanmak suretiyle o mekânı tasvir ederler. Böylece şairlerin hayatlarına dair bilgiler verirken aynı zamanda devrin edebî ve kültürel merkezleri durumundaki coğrafî mekânları da kendi bakış açılarıyla tanıtmış olurlar. Bu tebliğde, Türk edebiyatında XVI. yüzyıl ile XVIII. yüzyıl arasında kaleme alındığı ifade edilen şair tezkirelerinde, şairlerin hayatlarına dair bilgi verilirken Bosna’nın hangi ifadelerle ele alınıp tasvir edildiği ortaya konmaya çalışılmıştır. Böylelikle tezkire müelliflerinin Bosna’ya bakışları kronolojik olarak dikkatlere sunulmuştur.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2037]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1495">
    <dcterms:title><![CDATA[ELEŞTİREL DÜŞÜNME BECERİSİNİ KAZANDIRMADA BİR YOL GÜNLÜĞÜ: BALKANLARA DÖNÜŞ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Eleştirel düşünme, Balkanlara Dönüş, Nedim Gürsel.  ÖZET  Bu çalışmada literatür taraması yöntemiyle Balkanlara Dönüş adlı romanın eleştirel düşünme becerisini geliştirmeye etkisi tespit edilmeye çalışılmıştır. Eleştirel düşünme; sanat ve edebiyatla geliştirilmesi mümkün olan bir beceridir. Okullarda eleştirel düşünme becerisini ezberci anlayışla öğretmeye çalışmak yerine, bu tür romanlarla kazandırmak çok daha etkili olacaktır. Balkanlar doğasıyla, zengin tarihiyle ve kültürel çeşitliliğiyle insanlık için çok büyük bir mirastır. Değeri yüksek olan diğer her toprak gibi, Balkan toprakları da yıllarca savaşların, mücadelelerin ortasında kalmıştır. Saraybosna’da yaşanan acılar, savaşın soğuk yüzü aslında tüm insanlık için bir yaradır. Nedim Gürsel Balkanlara Dönüş adlı romanında Saraybosna dramını içten ve gerçekçi bir dille okura sunmaktadır. Yazar şiirsel üslûbuyla Makedonya’da geçirdiği günleri anlatırken, Balkanlardaki Türk mirasının önemi hakkında da bilgi vermektedir. Türk-Yunan ilişkilerine farklı bir bakışla yaklaşmaktadır. Balkanlara Dönüş bir gezi kitabı, anı kitabı hem de tarihe kaynaklık edecek bir güncedir. Romanı okuduğumuz zaman, savaşın geride bıraktıklarını görürüz. Yaşananları sorgulamamızı, yeniden düşünmemizi ve farklı bakış açısıyla olaylara bakmamızı sağlayan bir anlatım mevcuttur. Bilgi çağını yaşadığımız günümüzde kazanmamız gereken eleştirel bakış açısının gelişmesi için, bu gezi izlenimleri iyi bir yol gösterici olacaktır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2200]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1494">
    <dcterms:title><![CDATA[NAZİM DİVANINDA İSTEK ÜZERİNE YAZILAN GAZELLER]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: ısmarlama şiir, şiir yazma sebebi, şiir başlığı. ÖZET  Bir işin yapılmasına yol açan gizli veya açık bir sebep vardır. Şairleri de şiir yazmaya sevk eden sebepler bulunması tabiidir. Her şiir için farklı bir durum veya olay o şiirin yazılması için şairi harekete geçirir. Bu sebeplerin bilinmesi şiirde yer alan ifadelere şairin kastettiği yönde mana verilmesinde yardımcı olur. Bazı şairler eserlerinin dibacelerinde şiir hakkındaki genel görüşlerini açıklar. Mesnevilerin sebeb-i telif bölümlerinde şairi o eseri yazmaya teşvik eden sebeplerin belirtildiği örnekler vardır. Şura tezkirelerinde şairlere ayrılan bölümlerde bazı şiirlerinin yazılış sebepleri ile ilgili bilgilere de rastlayabiliyoruz. Nazım şekli veya türü bir şiirin neden yazıldığı konusunda bir fikir vermesi bakımından yardımcı olur. Bazı şiirlerin daha yakından incelenmesi net olmasa bile yazılış sebebi hakkında tahminde bulunmamıza yarayabilir. Bazı şiirlerin başında neden yazıldıklarına dair açıklamalara nadir olarak yer verilir. Yazılanların tamamı dikkate alındığında bu bilgilere ulaşılabilen şiir sayısı oldukça azdır. Divan şairleri şahsi sayılabilecek bilgileri açıklamamayı tercih ederler. Var olan notlar da müellif hattı olan nüshalar veya müsveddelerde bulunur. 18. yüzyıl divan şairi Nazim Divanı’nda birçok şiirin başında yazılış sebeplerini açıklayan açıklamalar yer alır. Bunlardan bazıları uzun sayılacak ölçüdedir. Şair dört gazelinin başında o şiirlerini arkadaşlarının isteği üzerine yazdığını belirten açıklamalara yer verir. Ismarlama kabul edilen bu durumu şairin açıkça belirtmekden çekinmemesi önemlidir. Çalışmamızda Nazim Divanında istek üzerine yazılan şiirlerin şairin diğer şiirlerine kıyasla sanat değeri üzerinde durulmuş ve istenen hedeften sapmalar olup olmadığı ortaya konulmaya çalışılmıştır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2032]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1493">
    <dcterms:title><![CDATA[MEHMET AKİF’İN HERSEKLİ ARİF HİKMET İÇİN YAZDIĞI BİR MERSİYE]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Mehmet Akif, Hersekli Arif Hikmet, Mersiye.  ÖZET  Mehmet Akif Ersoy’un şiirlerini topladığı eserin adının Safahat olduğu malumdur. Akif bu esere sağlığında bazı şiirleri almamıştır. İşte bunlardan biri (Bosna) Hersekli Arif Hikmet Bey için yazdığı bir mersiyedir. Arif Hikmet Bey İslam edebiyatında Bosna Hersekli şairler arasında önde gelen isimlerden biridir. Söz konusu mersiye, Akif’in vefatından sonra hazırlanmış olan bazı Safahat baskılarında bulunmakla beraber çoğu Safahat’ta yer almamaktadır. O sebeple de pek fazla bilinmemektedir. Akif, son derece sevdiği ve saydığı Arif Hikmet’i “Milletin oydu hakikatte hele Sâdî’si” diye nitelendirmektedir. Mersiye, her ne kadar Herseklinin vefat ettiği 1903 yılında yazılmış olsa da ilk defa matbuatta Sırat-ı Müstakim mecmuasında 12 Şubat 1324(1908) tarihinde yayımlanmıştır. Şiir, 246 beyitlik uzunca bir metindir. Mersiyenin Herseklinin hayatı, devri içindeki yeri ve önemi, Akif’in Arif Hikmet Bey ve yaşadığı dönemle ilgili düşünceleri, onun vefatı münasebetiyle dile getirdiği sosyal eleştiriler bakımından önemi büyüktür. Diğer yandan, söz konusu mersiye Türk edebiyatı tarihinde Divan edebiyatında önemli yeri olan mersiye türünün Tanzimat sonrası yazılmış örneklerden bir olması bakımından da dikkat çekicidir. Bildiride bu mersiye şekil, muhteva dil ve üslup açısından ele alınıp değerlendirilecektir.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2295]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1492">
    <dcterms:title><![CDATA[TÜRKİYE’DE SÖZLÜ KÜLTÜRÜN SANAL ORTAMA AKTARIM ÖRNEĞİ: “FACEBOOK VE BOŞNAK KÜLTÜRÜ”]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Türkiye, Boşnaklar, Halkbilim, Kültür, Facebook  ÖZET  Halkbilimi araştırıcılarının yıllardır algıladıkları alan/sahası kavramı teknolojik gelişme ve değişmelerle birlikte bağlamsal bir dönüşüm süreci içindedir. Teknolojik gelişmelerin başında gelen ve küreseli bir tuşla yerelle, yereli ise evrenselle buluşturan internet, “ikinci sözlü kültür” bağlamı olarak kültürün yaratıldığı ve yaşatıldığı, kuşaktan kuşağa aktarıldığı elektronik bağlam olarak değerlendirilebilir. İnternet site/ köyler, çeşitli grup ve hemşehri dernekleri gibi toplulukların elektronik ortama taşındığı göstermektedir. Sanal ortama taşınan grup ve dernekler beraberinde kültürel öğelerini yeniden kurgulama fırsatı yakalamışlardır. Yeme-içme kültürü, giyim-kuşam, gelenek görenekler, halk müziği ve dansları, sözlü kültür ürünleri gibi birçok halkbilimi kadrosu bunlara dahil edilebilir. Çalışma, Türkiye’de daha çok Bosna kültürünü yayma ve yaşatma odaklı grup ve derneklerin uzantısı olan sanal site ve gruplar üzerinden Türkiye’de Bosna/Boşnak kültürünün elektronik bağlamdaki durumu incelenerek kültürel aktarımın özellikle hangi halkbilim kadrolarında yoğunlaştığı tespit edilmiştir.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2243]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description></rdf:RDF>
