<rdf:RDF xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dcterms="http://purl.org/dc/terms/">
<rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1521">
    <dcterms:title><![CDATA[T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI’NIN “100 TEMEL ESER” LİSTESİNİN KANON AÇISINDAN İNCELENMESİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Kanon, Türk Edebiyatı’nda Kanon, Kanonik Metinler, 100 Temel Eser.  ÖZET  Yunanca kanon (“değnek, cetvel; daha sonra “ölçü, kural”) ile Latince canon (“kural, norm”) sözcüklerinden Batı dillerine geçen kanon sözcüğü çoğu zaman “klasik” kavramı yerine kullanılmıştır. Kanon, bu basit sözlük anlamları dışında, bugün Türk Edebiyatı’nda “klasik” ya da “büyük yazarların ölümsüz eserleri” anlamlarını da taşıyacak şekilde kullanılmaktadır. Sözcüğün farklı anlamları ve tarihsel gelişimi göz önünde bulundurularak “100 Temel Eser Listesi” bu bakımdan incelenecektir. Bu listeye 73 Türk Edebiyatı sanatçısı alınmıştır. Türk Edebiyatı’nda kanon meselesi ele alınarak, listeye alınan eserler birer kanonik metin midir sorusuna bu bildiride cevap aranacaktır. Bu bağlamda yazarlar ve metinler kendi içlerinde, öncelikle yazıldıkları dönem açısından, ardından listeye alınmalarında etkili olan unsurlar ve nitelikleri açısından incelenmiş, Türk Edebiyatı’nda kanonun varlığı; kanonik ve kanon dışı metinler tespit edilmiştir]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2235]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1520">
    <dcterms:title><![CDATA[KARSLI BİLİNMEYEN BİR DİVAN ŞAİRİ: HACI RIFAT]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Kars, divan, Hacı Rıfat, şiir, edebiyat, Osmanlı. ÖZET  Bu çalışma, edebiyat tarihlerinde yer almamış bir şair; Hacı Rıfat ve Divan’ı üzerinedir. Elimizde Divan’ın tek ve asıl nüshası mevcuttur. Çalışmada Hacı Rıfat’ın hayatı hakkında bilgi verilmiş, Divan’ındaki bazı şiirler günümüz harflerine aktarılmış, örnekler sunulmuştur.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2265]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1519">
    <dcterms:title><![CDATA[TÜRK ŞİİRİNDE SPOR VE SULTAN 3. SELİM’İN BİR GAZELİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Sultan 3.Selim, divan, spor, şiir, futbol, edebiyat, Osmanlı. ÖZET  Günümüzde spor insan yaşamının önemli bir parçası olarak önem arz etmektedir. Futbol ise sporun en çok ilgi duyulan dalıdır. Toplumla bütünlesmiş yapısı itibariyle siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik gelişmeleri etkileyip yönlendirebilen sporun özellikle de futbolun edebiyata da konu olması kaçınılmazdır. Bu çalışmada Türk şiirinde spor, özellikle de futbol ele alınacak, konu ile ilgili olarak da Sultan 3. Selim’in İlhami mahlası ile yazdığı Divan’ında bulunan bir gazeli dikkatlere sunulmuştur.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2277]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1518">
    <dcterms:title><![CDATA[ABDÜLHAK ŞİNASİ HİSAR’IN ELEŞTİRMEN KİMLİĞİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Abdülhak Şinasi Hisar, eleştiri, roman, kurmaca.  ÖZET  Bu yıl Abdülhak Şinasi Hisar’ın doğumunun 125. ölümünün 50. yıl dönümüdür. Bundan ötürü Türkiye’de sempozyumlar, anma geceleri gibi etkinlikler yapılmaktadır. Bu münasebetle Bosna Hersek’te az bilinen ama Türk edebiyatında önemli yer tutan Hisar’ın eserlerine değinmek aydınlatıcı olacaktır. Türk edebiyatı tarihinde A.Ş. Hisar daha çok anı yazarı kimliği ile bilinmektedir. Ancak zamanının dergilerinde yayınladığı eleştiri türüne yaklaşan makaleleri şimdiye kadar yeterince incelenmemiştir. Halbuki edebi eserlerini anlamak eleştiri yazılarını dikkate almadan mümkün olmayacaktır. Özellikle Türk edebiyatına Hisar’ın döneminde yeni giren roman türü konusundaki görüşleri Batı roman kuramı açısından değerlendirilmiştir. Bu bağlamda Bakhtin’in destan ve roman arasındaki ayrımı Hisar’ın görüşlerini incelerken kuramsal temel oluşturmuştur. Ayrıca kurmaca ile kurmaca dışı metinlerin modernite içerisindeki yeri saptanarak Hisar’ın bu konuya yaklaşımı anlamlandırılmıştır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2184]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1517">
    <dcterms:title><![CDATA[GÜRCÜ TÜRKOLOJİSİNİN TEMEL KOYUCUSU SERGİ CİKİA’NIN TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ÇALIŞMALARI]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Gürcistan’da Türkoloji, Sergi Cikia, Türk Dili ve Edebiyatı Çalışmaları.  ÖZET  Türkoloji’nin kendi tarihi içinde odaklandığı alanlar zamanla değer yitimi-kazanımı sarmalında bazı değişimlere uğra(tıl)mıştır. Bu değişimlerin ana motifi Türkoloji çalışmalarının hangi dönemde, coğrafyada ve hangi motivasyonla yürütüldüğü ile yakından ilgilidir. Fiili çalışmaları 19. yüzyıla dek uzanmasına rağmen 20. yüzyılın ikinci yarısında resmî olarak kurulan Gürcü Türkoloji’sinde, Türk dünyasının değişik sorunları, olguları araştırma konusu yapılmış ve bu alanda birçok çalışma bilim dünyasına kazandırılmıştır. Türkoloji sahasının birçok alanında akademik çalışmalar yapan Gürcü Türkolog Sergi Cika’nın Türk Dili ve Edebiyatı alanındaki çalışmaları; a. Bu çalışmaların Gürcistan’daki Türkoloji çalışmaları arasındaki yeri, b. Söz konusu çalışmalara yüklenen işlevsellik, açısından önem taşımaktadır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2208]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1516">
    <dcterms:title><![CDATA[LATÎFÎ TEZKİRESİNDE OSMANLI SARAY HAYATI VE SULTAN ŞAİRLERİN TASVİRİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Latîfî, tezkire, Osmanlı Saray Hayatı, Sultan Şairler. ÖZET  XV. yüzyılda başlayan tezkire geleneği XX. yüzyıla kadar devam etmiştir. Şairlerin hayat hikâyeleri açısından vazgeçilmez birer kaynak olarak kabul edilen tezkireler, XVI. yüzyıldan itibaren Anadolu sahasında da görülmeye başlamıştır. Anadolu coğrafyasında yazılan ilk tezkire Sehî Bey‟in Heşt Bihişt‟inden sonra Latîfî tarafından yazılan Tezkiretü‟ş-şu‟arâ ve Tabsıratü‟n- nuzamâ isimli eserdir. Tezkiretü‟ş-şu‟arâ ve Tabsıratü‟n-nuzamâ, 1546‟da Latîfî tarafından tamamlanarak dönemin hükümdarı Kanuni Sultan Süleyman‟a sunulmuştur. Latîfî Tezkiresi 3 fasıl ve hatimeden meydana gelmiştir. “Fasl-ı evvel” adı verilen ilk bölümde, Anadolu‟da yetişen ya da sonradan buraya gelip yerleşen 13 şeyh şaire, ikinci bölümde, “El-Faslu‟s-sânî Fî-Beyân-ı Şu‟arâ-i Selâtîn-i Âl-i „Osmâniyân” başlığı altında şiir yazan Osmanlı padişah ve şehzadelerine yer verilmektedir. Son fasıl ise II. Murad devrinden H. 953 / M. 1546 yılına kadar Osmanlı ülkesinde yaşamış olan 334 şaire ait bazı biyografik bilgileri, bazı anekdotları ve şiir örneklerini ihtiva etmektedir. Latîfî, şiir üzerinde yaptığı objektif ve isabetli değerlendirmelerle çağdaşlarından ayrı bir yere konularak, tezkiresinde makam ve mevkileri ne olursa olsun, şairlere layık oldukları kadar değer vermesi, bazılarını ise çekinmeden eleştirmesi sebebiyle edebiyat araştırmacıları tarafından takdir edilmektedir. Bu çalışmada, tezkirede adları geçen II. Sultan Murad, Fatih Sultan Mehmed, II. Bayezid, Şehzade Cem, Şehzade Korkut, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman‟ın, Osmanlı hanedanının bir mensubu ve tarihe mal olmuş şahsiyetler olarak nasıl tasvir edildikleri, hangi yönlerinin öne çıkarılıp, hangi yönlerinin yüzeysel olarak anlatıldığı, askeri, siyasi başarılarına veya başarısızlıklarına nasıl bakıldığı ve şairliklerinin nasıl değerlendirildiği üzerinde durulmuştur. Tezkirenin bütünü incelenerek Osmanlının her bakımdan en ihtişamlı dönemini yaşadığı XVI. yüzyıldaki saray hayatının tezkirede nasıl tasvir edildiği tespit edilerek Latîfî‟nin bu dönem için kullandığı ifadeler, takındığı tutum ve zihniyeti tenkidî olarak incelenmiştir.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2233]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1515">
    <dcterms:title><![CDATA[NABİ&#039;NİN &quot;BU&quot; REDİFLİ GAZELİNİN TASAVVUFİ ŞERHİ VE YAPISALCILIK AÇISINDAN İNCELENMESİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Bu çalışmada, XVII.yüzyıl Klasik Türk Edebiyatı şairlerinden &quot;hikemi tarz&quot;ın temsilcisi kabul edilen Nabi&#039;nin &quot;bu&quot; redifli gazeli incelenmiştir.Gazel, tasavvufi bakış açısıyla hem anlam bakımından hem de dilbilimi yöntemiyle yapısalcılık açısından incelenmiştir. Sonuç olarak,gönlü &quot;ma&#039;na&quot;dan yana olan Nabi&#039;nin gazelinin şekil ve muhteva bakımından aynı güzellikte olduğu ortaya konularak estetik değeri belirtilmiştir.  Anahtar Kelimeler: Nabi, “Bu” Redifli Gazel, Tasavvufi Şerh, Yapısalcılık açısında inceleme]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2241]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1514">
    <dcterms:title><![CDATA[MURADİ „NİN “AŞKAM YİNE” REDİFLİ GAZELİNİN YAPISALCILIK YÖNTEMİNE GÖRE İNCELENMESİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Yapısalcılık, Muradi, Geleneksel Şerh. ÖZET  Bu çalışmada sultan şairlerimizden olan III.Murad„ın “aşkam yine” redifli gazeli, geleneksel şerh yönteminin yanında yapısalcılık yöntemi ile incelenmiştir. Çalışmanın giriş bölümünde yöntem olarak yapısalcılık hakkında kısaca bilgi verilmiştir.İlk aşamada geleneksel şerh yöntemi ile çözümlenen gazel, daha sonra yapısalcılık yöntemine göre incelenmiştir. Gazelin yapısalcılık anlayışı ile incelenecek olması Klasik Edebiyat şairlerinin sözde ve özdeki ustalıklarını daha anlaşılır kılmaktadır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2268]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1513">
    <dcterms:title><![CDATA[ENVER KADİÇ VE TARİH-İ ENVERİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Muhammed Enver Kadiç, Bosna, Kronik, Tarih, Edebiyat .  ÖZET  Bosnalı bir tarihçi ve edebiyatçı olan Muhammed Enver Kadiç, 19.yüzyıl sonları ile 20.yüzyıl başlarında yaşamış önemli bir şahsiyet olarak karşımıza çıkmaktadır. M. Enver Kadiç, Bosna’da Türkçe yazma geleneğini sürdürmüştür. Döneminde Bosna edebiyatına ve tarihine ışık tutacak olan ‘’Tarih-i Enveri ‘’veya ‘’Enver Kadiç Kroniği’’ adlı eseri ile tanınmıştır. Eser 1364- 1927 yılları arasında Bosna tarihi ve edebiyatına ait bilgileri kapsamaktadır. Bosna arşiv merkezi olan Evrak-ı Kalemi’de çalışan Enver Kadiç; 28 ciltte ilannameler, yıllara göre vefatlar, hüccetler, ferman suretleri, paşa buyrukları, Saraybosna şehrindeki önemli yapıları ve edebiyatla alakalı bütün bilgileri kronolojik olarak kaydetmiştir. Bu çalışamızda Enver Kadiç’in hayatı ve Kroniğine dair bilgiler vermeyi amaçladık.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2261]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1512">
    <dcterms:title><![CDATA[KLASİK TÜRK EDEBİYATINDA NERGİS]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Klasik Türk şiiri, çiçek, nergis, çağrışımlar.  ÖZET  Klasik Türk Edebiyatında şairler sevgiliyi tasvir ederken gül, nergis, lale, servi, sümbül gibi birçok çiçek isminden ve bu çiçeklerin özeliklerinden faydalanırlar. Söz konusu çiçeklerden biri de nergistir. Edebiyatımızda en çok göz ile ilgili olarak kullanılmıştır. Taç yaprakları arasındaki sarı nokta nergise yorgun ve uykusuzluk hali verir. Bu yüzden gözün uykulu, mest ve hasta olması nergise benzetilir. Şekil ve renk bakımından piyale, kadeh, şamdan ve sarı taca benzetilmiştir. Çalışmamızda önce nergis hakkında genel bilgi verilmiş, Klasik şiirimizden seçtiğimiz beyitlerle şairlerimizin ne gibi çağrışımlar içinde şiirlerini yazdıklarına değinilmiştir.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2226]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description></rdf:RDF>
