<rdf:RDF xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dcterms="http://purl.org/dc/terms/">
<rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1169">
    <dcterms:title><![CDATA[ORTAÖĞRETİM İKİNCİ YABANCI DİL ALMANCA DERS KİTABINDAKİ ETKİNLİKLERİN YAZMA BECERİSİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Ortaöğretim Kurumları İkinci Yabancı Dil Almanca Dersi Öğretim Programı temel amaçlarından biri öğrencilerin istek duyarak yazma alışkanlığı edinmelerini sağlamaktır. Yabancı dil ediniminde dört temel dil becerilerinden biri olan yazma, bilgilerin kalıcılığını sağlayan önemli bir iletişim aracıdır.Tüm dil becerilerinin geliştirilmesinde ders kitapları büyük rol üstlenmekte ve Yabancı dil olarak Almanca öğretimi için hazırlanan ders kitaplarında okuma, dinleme, konuşma, yazma alanlarına yönelik etkinliklere yer verilmektedir.     Bu çalışmada Ortaöğretim Kurumları İkinci Yabancı Dil Almanca Dersi Öğretim Programında yer alan “yazma becerisi” kazanımına yönelik “Deutsch ist Spitze” adlı ders kitabında ne tür etkinliklere ve alıştırmalara yer verildiğini ve yazma çalışmaları etkinliklerinde hangi yöntemlerin kullanıldığı tespit edilmeye çalışılmıştır.    Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Ortaöğretim Kurumları İkinci Yabancı Dil Almanca Dersi Öğretim Programında kullanılan ders kitabı “doküman incelemesi” yöntemiyle incelenmiştir. Araştırmada durum belirlemesi yapılacağından evren ve örneklem seçimine gidilmemiştir. Araştırmanın sonucunda, Almanca ders kitabının etkinliklerinin, yazma becerisi açısından yeterli düzeyde olmadığı görülmüştür.     Yabancı dil öğretimi sürecinde vazgeçilmez olarak kabul edilen yazma öğretimine yönelik etkinlik çalışmaları arttırılmalıdır. Bu bağlamda, çalışma kitaplarının yanı sıra yalnızca yazma öğretimine yönelik etkinlik kitaplarının hazırlanması önerilebilir.     Anahtar Kelimeler: Yabancı dil, yazma becerisi, etkinlikler, ders kitabı.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:date><![CDATA[2014]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[3540]]></dcterms:extent>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1366">
    <dcterms:title><![CDATA[OSMANLI DEVLETİ DÖNEMİNDE BOSNA HERSEK’TE EĞİTİM VE ÖĞRETİM]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Bosna-Hersek, Osmanlı Devleti, Eğitim, Öğretim.  ÖZET  Bosna Hersek Federasyonu vatandaşlarının Türkiye Cumhuriyeti ile yüzlerce yıllık tarihsel, kültürel bağı ve iyi ilişkileri bulunmaktadır. Türkler ile Bosnalılar 1391’de Üsküp’ün alınmasından sonra komşu olmuşlar, bu tarihten sonra daha sık karşı karşıya gelmişler veya bir arada bulunmuşlardır. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Osmanlı Arşivinde Bosna-Hersek ile ilgili on binlerce belge bulunmaktadır. Bunların önemli bir kısmı Osmanlı Devleti’nin Bosna-Hersek’teki eğitim ve öğretim faaliyetlerini anlatmaktadır. Osmanlı Arşivlerinde Bosna’ya yapılan eğitim yatırımları ile ilgili en eski belge şimdilik Gazi Hüsrev Bey’in 1537’de Saraybosna’da yaptırdığı külliye içindeki medrese ve sıbyan mektebi ile ilgilidir. Osmanlı Devleti Dönemi’nde Bosna’nın vilayetlerine, kazalarına ve köylerine yapılan okullar, okulların tamiri, muallim atamaları, yönetmelikler, ders araç-gereçlerinin karşılanması, okulların mali konuları, okullarda eğitimin düzenli şekilde yürümesi ile ilgili yazışmaları içeren yüzlerce evrak değerlendirilecektir. Ayrıca seyhatnameler, salnameler, maarif salnameleri, Cevdet Paşa’nın Maruzat ile Tezâkir’i ve konuyla ilgili diğer kaynaklar incelenecektir. Başbakanlık Osmanlı Arşivindeki belgelerden anlaşıldığına göre Osmanlı Devleti, 1537-1912 yılları arasında sınırları içerisinde kalan bütün coğrafyada eğitimi modernleştirmek ve çağın gereklerine cevap vermek için bütün zor şartlara rağmen, aşırı gayret göstermiştir. Bosna’nın merkezi Bosna/Saraybosna’da o dönemin çağdaş eğitim kurumları olan Darülmuallim, Mekteb-i Tıbbiyye-i Mülkiye, Mekteb-i Mülkiye, Baytar Mektebi, Mekteb-i Rüştiye, Askerî Rüştiye, Mekteb-i Sultani, Kız Rüştiyesi, Darüşşafaka, Sabah Mektebi, ... gibi okullar açılmıştır. Bu okullara çoğunlukla İstanbul’da iyi yetişmiş muallimler tayin edilmiştir. Öyle görünmektedir ki eğitimin kalitelileşmesi, çağdaşlaşması ve verimliliğinin artması için bizzat sultanlar konu ile ilgilenmişlerdir. Çalışmada, Osmanlı Arşivlerindeki Bosna’da eğitim öğretim konusu ile ilgili arşivlenen belgeleri taranmıştır. Belgeler tek tek incelenmiş, Bosna-Hersek’in vilayetleri, kazaları ve köylerinin eğitim ve öğretim durumu hakkında, daha sonra konu ile ilgili yapılacak çalışmalara da kaynak olabilecek derecede ve özelliklerde, bilgiler verilmiştir. Çalışmamızın dünyanın en yeni devletlerinden biri olan Bosna Hersek Cumhuriyeti’nin eğitim ve öğretimine önemli bir kaynak olacağı düşünükmektedir.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[1864]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/581">
    <dcterms:title><![CDATA[OSMANLI DEVLETİ VE ORTA ASYA HANLIKLARI ARASINDA  YAZMA ESERLER TAKASI: SÖMÜRGECİ GÜÇLERE KARŞI  MANEVİ MİLLİ BİRLİK]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Osmanlı Dönemi Yazma Eserleri, Orta Asya ile alakalar,  kitap takası.  ÖZET  Özbekistan’daki Anadolu sahasına ait yazma eserler ve bazı tercümelerin  çoğunluğu XVIII-XX. Yüzyıllar arasında Osmanlı Devleti Sultanları ve Orta Asya Hanlıkları Hükümdarları tarafından sömürgeci güçlere karşı manevi  milli birleşme, bütünleşme amacıyla talep ve takas edildiği bilinmektedir.  Özbekistan İlimler Akademisi Yazma Eserler kütüphanesi ve çeşitli bölge  kütüphanelerinde yer alan mezkür kitapların büyük bir kısmı XIXXX.  Yüzyıllarda istinsah edilmiş olup, özellikle Harezm Hanı Muhammad  Rahim-Han Firuz talebiyle çoğaltılmıştır.Kardeş Halklar ortasındaki manevi  yakınlığı sağlamak üzere yayğınlaştırılmış kitaplar sırasında Türk Divan  Edebiyatı ustaları İsa Necati Bey, Fitnat-Zübeyde Hanım (Şeyhu’l-İslam  Muhammed Es‘ad kızı), Bâkî Çelebi, Garîbî Çelebi Seyyid Ebu Bekr, Hâtif  Ahmed Efendi, Hâşim (Seyyid Mustafa Hâşim el-Üsküdârî), Hayâlî, Kânî,  Kâimî, Kuddûsî (Ahmed Kuddusi), Leyla Hanım, Mâhir, Mustafa Bey, Sâmî,  Nedim Ahmed Efendi, Nebî Efendi, Niyâzî Şeyh Muhammed Efendi, Pertev  Paşa, Yahya, Zâtî Şeyh Süleyman, Zîver vs. şairlerin divanlarının farklı  nüshaları rastlanmaktadır. Bunun yanı sıra, sonraki yüzyıllarda Orta Asya’ya  getirilen “Târîh-i Feth-i Rûm”, “Şerh-i Mesnevî” gibi mensur, ”Garip-name”,  ”Mevc-ul Bahreyn” gibi nadir eserler de bilinmektedir. Fakat Sovyet Rusyası  döneminde düzenlenmiş olan Yazma Eserler Kataloğlarında söz konusu olan  yüzden fazla yazmanın, sadece sekiz tanesi yer almış olup, diğerleri Türk  Halkları arasındaki milli manevi hareketlerin dile getirilmemesi amacıyla  ihmal edilmiştir. Mezkur bildiride, Orta Asya ve Osmanlı Devleti arasındaki  sosyal ve kültürel alakalar, özellikle Sultanlar ve Hanlar tarafından talep ve  takas edilmiş yazmalar, onların kardeş halklar manevi medeni hayatına etkisi  üzerinde durulacaktır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2722]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/561">
    <dcterms:title><![CDATA[OSMANLI DEVLETİNDE İSTIMÂLET SİYASETİ VE BOSNA]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[İstimâlet Osmanlılar’ın uyguladığı meylettirici ve uzlaştırıcı fetih siyaseti için  kullanılan tabir. Osmanlı kroniklerinde “halkı ve özellikle gayri müslim  tebaayı gözetme, onlara karşı hoşgörülü davranma, raiyyetperverlik”  mânasında kullanılmıştır. Fethedilen yerlerin halkına iyi davranma, onları  himaye etme, dış düşmanlara karşı can ve mal güvenliğini sağlama, dinî  konularda serbestiyet verme, vergi hususunda kolaylık gösterme Osmanlı  istimâletinin başlıca unsurlarıdır.  Osmanlı istimâlet siyasetinin asıl dikkat çekici neticeleri Trakya ve Balkan  fetihlerinde ortaya çıkar. Edirne’nin alınmasından sonra gelişen Balkan  fütuhatının sadece kılıçla değil yerli hıristiyan halkın himayesi, haklarının  iadesi, kendilerine dinî serbestiyet verilmesi, vergi muafiyeti tanınması gibi  ısındırıcı bir politika sonucunda gerçekleştiği bilinmektedir. Osmanlılar’ın  asırlarca Balkanlar’da ve Orta Avrupa’da tutunabilme sebeplerinden biri de bu  uygulamadır. Osmanlılar, istimâlet siyasetini sadece fetihler sırasında değil  yeni idarî yapı kurulduktan sonra da devam ettirmişlerdir. Bu hususta resmî  uygulamayı gösteren birçok belgenin bulunduğu bilinmektedir.  Zaman zaman tüccardan fazla gümrük vergisi alındığına dair şikâyetler veya  cizye tahsili hakkındaki arzlar üzerine çıkan fermanlar bu konuda dikkat  çekici birer örnektir. Devlet bu şikâyetler üzerine müfettişler tayin ederek  takibat başlatır, varsa zulmü önlerdi. XIX. yüzyılda Doğu Anadolu’dan  Rusya’ya göç ettirilen Ermeniler’le Bulgaristan’dan zorla Rusya’ya göçürülen  Bulgarlar’ın perişan durumları üzerine II. Mahmud’un istimâletnâme  yayımlaması son dönemlere ait dikkat çekici bir örnektir. Tarih yazımı  açısından bakıldığında anılan mevzuların çoğu istimâlet siyaseti kavramı  altında incelenebileceğini göstermiştir. En kısa ifade ile istimâlet siyaseti çok  yönlü olarak farklı metot, taktik, araç, yöntem ve tedbirden oluşan ve  kullanılan bir gönül alma ve yönlendirme siyâsetidir. Bu sürecin temel unsuru  Osmanlı merkezi iktidarının devlet idarecilerine, askeri teşkilatına ve halka  karşı göstermiş olduğu ilişkilerden ibarettir. Osmanlı istimâlet siyasetinin izleri devletin hemen hemen her köşesine dayanmakla birlikte Bosna&#039;ya kadar  da uzandığını (yaptığımız araştırmalar 16. asrın sonralarına kadar) tespit  edebilmekteyiz. Nasıl ki herhangi bir siyaset toplumun en önemli kısımlarını  ihtiva eder, aynı şekilde Osmanlı istimâlet siyaseti de Bosna toplumunun  politik, askerî, iktisadî, kültür ve dinî bölümlerine de yansımıştır. Diğer  taraftan Bosna ile ilgili arşiv kaynaklarda somut olarak istimâlet kavramının  bulunması nadir görülen bir hadisedir. Ancak bazılarını tespit edebildik. Buna  dair Bosna sancağının 1488/89. Mufassal Tahrir Defterinde, 1099-1116\1688-  1704. Osmanlı Tarihi başlığında bir anonim kroniğinde, Viyana Bozgunudan  sonraki Saray Bosna Şer&#039;iye Sicillerindeki örnekleri zikredebiliriz. “İnsanı  yaşat ki devlet yaşasın” düsturuyla hareket eden Osmanlı hâkimiyeti bu  durumu çok iyi kavramış ve istimâlet siyâseti ile de bunu genel manada  başarmıştır. Hiç de homojen olmayan bir yapıya sahip olan Osmanlı hâkimiyet  alanı ve toplumlar (Balkanlar gibi) Osmanlı&#039;nın uyguladığı istimâlet siyâseti  sayesinde asırlar boyunca barış ve huzur içinde beraberce yaşamayı  başarmıştır. 15. ve 16. yüzyıl Bosna&#039;sı da bu tarihi bağlamda yer alan bir  bölgeyi temsil etmektedir.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2625]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1338">
    <dcterms:title><![CDATA[OSMANLI DİVÂN EDEBİYATINDA BİR ÂŞK MÜHENDİSİ: FERHÂD]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Osmanlı Şiiri, Divân Edebiyatı, Aşk, Ferhad. ÖZET  Klasik kültürümüzde destan ve savaş kahramanlarımız olduğu gibi, gönül kalelerini fethetmiş ve bizlere kalp vadisinde kılavuzluk yapmış olan aşk kahramanlarımız da vardır. Ferhad, Mecnun, Hüsrev, Cemşid, Hüma, Vamık, Ramin bunlardan meşhur olanlardır. Âşk meydanında, topu çevgenleriyle çalmışlar ve kimseye kaptırmamışlardır. Bu kahramanlar arasında bir âşk mühendisi olan Ferhad’ın, Osmanlı şiir varaklarına yansımış olan âşka bakış ve duyuş portresini klasik edebiyatımızın en bilinen şairlerinden; Şeyhî, Ahmed Paşa, Necatî Bey, Fuzulî, Bakî, Hayalî Bey, Nâbî, Nefî, Neşatî, Şeyhülislam Yahya, Nedim ve Şeyh Galib divânlarını incelemek suretiyle ortaya koymaya çalışıldı. Bir suyolu mühendisi olan Ferhad’ın âşk sahasında da gerçek bir mühendis olduğunu görüldü. Edebiyat tarihimiz boyunca divân şairlerimiz Ferhad’ın ağzından âşka dair sözler söylemiş ve nahif duygularını Ferhad vasıtasıyla dile getirmişlerdir. Seçilerek zikredilen beyitler bu duyguların birer şahididirler.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2274]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1318">
    <dcterms:title><![CDATA[OSMANLININ ROMANYA’DAN ÇEKİLİŞİNDEN GÜNÜMÜZE KADAR ROMANYA TÜRKLERİNCE YAYINLANAN DERGİLER VE MEKTEP VE AİLE MECMUASI]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Journals, Mektep ve Aile, Literary, cultur, Romanian Turks.  ÖZET  Romanya Türkleri, Osmanlının bölgeden çekilmesinden sonra pek çok sayıda dergi çıkarmışlardır. İlk çıkan dergiler, Osmanlıca, sonrakiler ise Türkçe olarak yayımlanmıştır. Örnek olarak Dobruca, Hareket, Sadâkât, Şark, Işık, Emel, Sadây-ı Millet, Türk Birliği gibi dergileri verebiliriz. Mektep ve Aile Mecmuası da bunlardan biridir. Mektep ve Aile Mecmuası, 1915-1916 yılları arasına Romanya’da yayımlanmış aylık bir dergidir. Mehmet Niyazi ve İbrahim Temo gibi yazar ve aydınlar bu dergiye makale yazmışlardır. Mektep ve Aile dergisi, edebi, ilmî ve ictimâî bir dergidir. Bu bildirimizde Romanya Türkleri tarafından yayımlanmış olan dergileri ve Mektep ve Aile dergisi ele alınmıştır. O dönemin edebi ve kültürel durumuna ışık tutulmuştur.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2221]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1079">
    <dcterms:title><![CDATA[OSNOVNE KARAKTERISTIKE NOVOG MALOLJETNIČKOG ZAKONODAVSTVA U BOSNI I HERCEGOVINI]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[U Bosni i Hercegovini procesno postupanje prema maloljetnicima koji  su u sukobu sa zakonom propisano je na četiri zakonodavna nivoa ( BiH, FBiH,  RS i BD BiH). Od 2010. godine pristupilo se izradi teksta posebnog Zakona na  enititetskim nivoima, s obzirom da zbog nepostojanja političke volje nije bilo  moguće usvojiti jedinstveni zakon, na državnom nivou, koji bi rješavao pitanja  maloljetnika koji su u sukobu sa zakonom. Zakon o zaštiti i postupanju sa  djecom i maloljetnicima u krivičnom postupku prvo je donesen u Republici  Srpskoj, zatim u Brčko Distriktu BiH, te na kraju u Federaciji BiH. Bosna i  Hercegovina na normativnom planu potencira izgradnju posebnog odnosa prema  maloljetnicima i načelo najboljeg interesa djeteta je prihvaćeno kao temeljno  načelo u okviru maloljetničkog pravosuđa. U radu je dat pregled osnovnih  karakteristika novog maloljetničkog zakonodavstva u entitetima BiH, objašnjeni  su principi sadržani u Zakonu o zaštiti i postupanju sa djecom i maloljetnicima u  krivičnom postupku FBiH, organi uključeni u postupak, vrste alternativnih mjera  i sankcija koje se izriču maloljetnim učiniocima krivičnih djela, te postupak za  krivična djela na štetu djece i maloljetnika.  Ključne riječi: maloljetnik, najbolji interes djeteta, minimalna prava,  alternativne mjere, policijsko upozorenje]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[Law faculty of University Džemal Bijedić Mostar]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[3049]]></dcterms:extent>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1182">
    <dcterms:title><![CDATA[Ostvarenje zdravstvene zaštite u Bosni i Hercegovini u svjetlu Direktive 2011/24/EU o primjeni prava pacijenata u prekograničnoj zdravstvenoj skrbi]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Europski parlament i Vijeće Europske unije donijeli su 9. 3. 2011. godine Direktivu 2011/24/EU o primjeni prava pacijenata u prekograničnoj zdravstvenoj skrbi, koju su države članice Europske unije bile dužne transponirati u vlastite pravne sustave do 25. 10. 2013. godine. Odredbe Direktive u prvom redu predstavljaju zakonodavni odgovor na višegodišnju praksu i presude Suda pravde Europske unije u području zaštite prava pacijenata, odnosno prava građana država članica Unije na ostvarenje zdravstvene zaštite na cijelom njenom teritoriju. Budući da su se u ostvarenju ovih prava pokazale znatne poteškoće i nedostaci, odnosno ograničenja građana država članica u korištenju prekogranične zdravstvene zaštite, ciljevi Direktive su da omogući svim građanima dostupnu, sigurnu i kvalitetnu prekograničnu zdravstvenu zaštitu, osigura mobilnost pacijenata unutar teritorije Unije te suradnju između država članica na području zdravstvene zaštite, uz poštovanje nacionalnih nadležnosti pri njenoj organizaciji i realizaciji. Njome se ostvaruju neke od temeljnih sloboda na kojima počiva Unija, a prije svih sloboda pružanja usluga, sloboda kretanja osoba i sloboda kretanja roba. Primjena Direktive 2011/24/EU otvara mnogobrojna pitanja o uslovima i načinima korištenja prekogranične zdravstvene zaštite tj. mogućnosti pacijenta da ostvari zdravstvenu zaštitu u nekoj od država članica Europske unije izvan njegove matične države, s pravom na naknadu troškova pruženih zdravstvenih usluga. Zdravstveni sustav u Bosni i Hercegovini odlikuju izuzetno komplicirana struktura i rascjepkanost. Sastoji se od 13 fondova zdravstvenog osiguranja, 13 ministarstava zdravstva i jako velikog broja zdravstvenih institucija. Zapravo se jedva i može nazvati „sustavom“, jer Federacija Bosne i Hercegovine, Republika Srpska i Brčko Distrikt Bosne i Hercegovine imaju odvojene sustave zdravstvene zaštite, organizirane na potpuno različite načine. Pacjenti nemaju slobodu izbora pružatelja zdravstvene usluge, odnosno ne mogu ostvariti besplatnu zdravstvenu zaštitu na teritoriju čitave države, već samo unutar zdravstvenog sustava pod koji potpadaju (entitetski, odnosno kantonalni u Federaciji Bosne i Hercegovine). Imajući u vidu nužnost usklađivanja bosanskohercegovačkog zakonodavstva s pravnom stečevinom Europske unije, jasno je da ovakva organizacija sustava zdravstvene zaštite u Bosni i Hercegovine zahtijeva hitnu, temeljitu reformu. Građani Bosne i Hercegovine trebaju sigurnu i kvalitetnu zdravstvenu zaštitu, svima jednako dostupnu na teritoriji cijele zemlje, pokrivenu obveznim zdravstvenim osiguranjem, odnosno mora im biti priznato pravo na „prekograničnu“ zdravstvenu zaštitu unutar Bosne i Hercegovine. Takvo rješenje de lege ferenda značilo bi tek početni korak u potpunom prilagođavanju propisa iz oblasti zdravstva načelima na kojima počiva sistem zdravstvene zaštite u Europskoj uniji, izraženim i kroz odredbe Direktive 2011/24/EU.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[Pravni fakultet Univerziteta u Bihaću i Centar za društvena istraživanja Internacionalnog Burč univerziteta]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[3101]]></dcterms:extent>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/443">
    <dcterms:title><![CDATA[OSTVARIVANJE IZDRŽAVANJA DJETETA U PREKOGRANIČNIM PREDMETIMA]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Autorica u radu, nakon što ukazuju na značaj kvalitetne međunarodne pravosudne suradnje, analizira akte na snazi u Bosni i Hercegovini koji su nastali kao rezultat te suradnje, a  kojima je uređena oblast ostvarivanja izdržavanja u prekograničnim predmetima. Radi se o Njujorškoj konvenciji o ostvarivanju alimentacijskih zahtjeva u inostranstvu iz 1956. godine i Haškoj konvencija o međunarodnom ostvarivanju izdržavanja djece i ostalih oblika porodičnog izdržavanja iz 2007. godine. Pravilna primjena navedenih konvencija doprinosi efikasnijem ispunjenju obaveze izdržavanja, a upravo ova obaveza ima za cilj osigurati sredstva za život djeteta te je možemo promatrati kao jednu od mjera za suzbijanje siromaštva djece. Posebno se skreće pažnja na potrebu pristupanja i drugim konvencijama, posebice Haškom protokolu o pravu mjerodavnom za izdržavanje iz 2007. godine, ali i na potencijal Uredbe Vijeća (EZ) br. 664/2009 koja regulira postupak za pregovaranje i zaključivanje sporazuma između država članica i trećih država u pitanjima međunarodne nadležnosti, priznanja i izvršenja odluka u bračnoj materiji, materiji roditeljske odgovornosti, materiji izdržavanja, kao i mjerodavno pravo za obavezu izdržavanja, a koji je do sada ostao neprepoznat i nezapažen od strane domaćeg zakonodavca.   Ključne riječi: prekogranično izdržavanje djece, Njujorška konvencija iz 1956, Haška konvencija iz 2007.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[Law faculty of University Džemal Bijedić Mostar]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2015]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2995]]></dcterms:extent>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/461">
    <dcterms:title><![CDATA[OSTVARIVANJE PRAVA NA DJEČJI DODATAK – ANALIZA STANJA U TUZLANSKOM KANTONU]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Nepostojanje jedinstvene implementacije Zakona kojim se reguliše pitanje zaštite porodice sa djecom rezultira nedosljednostima u implementaciji prava djeteta širom Federacije Bosne i Hercegovine, pri čemu su djeca u sličnim situacijama podložna varijacijama u ispunjavanju njihovih prava zavisno od područja na kojima su nastanjeni. Kantonalna ministarstva za rad i socijalnu politiku se uglavnom fokusiraju na poslove koji se odnose na registraciju korisnika i ocjenjivanje formalno pravnih kriterija za ostvarivanje prava na socijalnu pomoć, a ne na pružanje podrške samoj porodici i djeci.   U pogledu dječjeg dodatka, kao vida socijalne pomoći, autor se u radu ograničava na analizu zakonskih propisa koji se odnose na ostvarivanje ovog prava. U tom će pogledu daljnja analiza biti ograničena na ostvarivanje prava na dječji dodatak u Tuzlanskom kantonu.  Ključne riječi: dječji  dodatak, najbolji interes djeteta, siromaštvo.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[Law faculty of University Džemal Bijedić Mostar]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2015]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2999]]></dcterms:extent>
</rdf:Description></rdf:RDF>
