<rdf:RDF xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dcterms="http://purl.org/dc/terms/">
<rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1924">
    <dcterms:title><![CDATA[&quot;Prezi&quot; - an Online Presentation Tool and Some Possibilities of Its Use in Creating ESP Courses]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Key words: Prezi, presentation tool, ESP, tuition, Internet  ABSTRACT  In creating an ESP course at a university level, one of the important things at a teacher&#039;s side is to make adequate visualizations of the matter that is taught and, in such a way, to make it clear, understandable and logic to students. The Internet of today, with the increasing speed, low cost and innumerous multimedia and interaction options offered by the Web 2.0 technologies, is an excellent place for creating and posting both teaching and extracurricular materials with the purpose to facilitate the students&#039; progress and understanding of the matter. &quot;Prezi&quot; is a presentation tool that works in online environment (having, under certain circumstances, also, the possibility to be used offline) and offers a new and innovative way of visualization and presenting of teaching units and sharing the presentations with students. In the beginning, the paper will briefly deal with some general concepts and use of multimedia presentations in an English language classroom, and then the concept and main features of &quot;Prezi&quot; will be described. After that, some practical possibilities of the use of &quot;Prezi&quot; in specific ESP courses at two different faculties (English for ICT and English for Musicians) will be given, together with practical examples.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[IBU Publishing]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-03]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[1718]]></dcterms:extent>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1193">
    <dcterms:title><![CDATA[“AKIL İLEAHMAK” KONSEPTLERİNİN KAZAK ATASÖZLERİNDE LİNGUAKÜLTÜREL YANSIMASI]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Thе studies of the early XXI century is characterized by the increasing attention to linguistic concepts inevitably raising the issues of mental human abilities. Obviously, there is not such sphere of human activity, wherever thet characteristic of cleverness or stupidity of a person isn’t met. Being a complex interweaving of intentional, cognitive and moral aspects, cleverness and stupidity accompany communication and are implemented in it. Quite understandable is the interest of researchers to the age-old problems of intelligence and stupidity. In the framework of cognitive linguistics, many changes in the semantic space of language are clear, they are derived from innovations in conceptual sphere, from the changes of human conceptions of the world. People often think by associations, focusing on the life  experience the circumstances important for the sustenance, as well as focusing on sensory experience, on mythological ideas, and many other things not fitting logical syllogisms.Anthropological orientation of modern linguistics leading to the research, implemented at its junction with other disciplines determines the interdisciplinary status of the category of the concept used in two new paradigms: cognitive linguistics, and linguocultural studies, as well as structural and semantic direction.     In addition, as a result of the review of the existing in domestic linguistics methods and techniques to identify and the describe the concepts, we conclude that cognitive scienc is stile a new direction and only develops the methodology of the study.This paper deals with the concept of objectification of cleverness and stupidity concepts in the Kazakh language world image and their paremiological analysis. The theme of the work is at the crossroads of the major subject areas of modern linguistics: cognitive linguistics, linguocultural studies, and linguoconceptology, and touches upon verbalized ideas of the inner world of a man as a carrier of the certain culture within the anthropocentric paradigm of humanities    Keywords: Cleverness, Stupidity, Concept, Proverb]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:date><![CDATA[2014]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[3561]]></dcterms:extent>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1445">
    <dcterms:title><![CDATA[“ARZU-KAMBER” ÜZERİNE MUKAYESELİ BİR ARAŞTIRMA]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: “Arzu Kamber”, halk hikâyesi, aşk, ortak yapı, bayatı-mani  ÖZET  Türk epik geleneğinde kendine özgü yeri olan ve sevilen destanlardan biri “Arzu Kamber”dir. Azerbaycan edebiyat bilimciliğinde “bayatılı destan” (manili destan) gibi sunulan bu folklor metni diğer Türk halklarında “hikâye”, “masal”, “halk hikayesi” adı altında ele alınmaktadır. İlginçtir ki, hacimce çok büyük olmayan bu destan hemen hemen bütün Oğuz Türkleri - Azerbaycanlılar, Türkler, Gagavuzlar, Türkmenler, Kerkük Türkmanları, Nogaylar, Kırım tatarları, aynı zamanda Urumlar ve diğer Türk milletleri arasında bugüne dek de yaşamaktadır. Bizim tarafımızdan bu destanın Türk halkları arasından 40`dan fazla varyantı derlenmiştir. “Arzu-Kamber”in kapsadığı coğrafi bölge de çok geniştir –Rumınya`dan Gagavuz iline dek, Azerbaycan`dan Türkmenistan`a, Türkiye`den Güney Azerbaycan`a kadar uzanan geniş bir arazide yayılmış bu destanın benzersizliği onun poetik metinlerinin genel Türk folklorunun lirik türlerinden olan manilerden oluşmasıdır. “Arzu Kamber”in çeşitli varyantlarında yer alan şiirler-bayatılar, maniler vs. genellikle ortak veya benzerdir. “Arzu Kamber”in konusu bir aşk hikâyesidir. Bildiride “Arzu Kamber”le ilgili aşağıdaki hususlara dikkat çekilmiştir: “Arzu-Kamber” masalının-destanının yayılma coğrafyası, “Arzu-Kamber”in yayılmış ve yayımlanmış varyantlarının istatistiği, “Arzu-Kamber”in varyantlarının yapı bakımından mukayesesi, ortak olan bir yapının tespiti.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2254]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1482">
    <dcterms:title><![CDATA[“BOSNA HİKÂYELERİ” İZİNDE BOSNA’YA YOLCULUK]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Bosna Edebiyatı, İvo Andriç, Bosna hikâyeleri.  ÖZET  Bir edebî eserin şekillenmesinde eseri kaleme alan yazarın kültür birikimi, yetiştiği ortam, hayata bakışı, gözlem yeteneği gibi pek çok unsur etkili olmaktadır. Bu durum açık veya kapalı bir biçimde yazarın kurgu dünyasını etkilemektedir. İvo Andriç de gözlemlerini başarılı bir şekilde eserlerine aktaran Yugoslav edebiyatının önemli sanatçılarından biridir. Türkçeye çevrilen “Drina Köprüsü, Irgat Siman, Travnik Günlüğü, Uğursuz Avlu, Ver Elini Çocukluk” adlı eserleriyle Bosna edebiyatını Türk dünyasına tanıtarak katkı sağlayan Ardviç’in “Bosna Hikayeleri” adlı eseri de Bosna’ya dair izler taşıması ve Bosna edebiyatını yansıtması açısından oldukça önemlidir. Bu çalışmada, İvo Andriç’in pek çok eserinde konu edindiği gibi “Bosna Hikayeleri”nde hem mekan olarak Bosna’yı ele alışı hem de satır aralarında Bosna kültürüne ait unsurlara yer verilişi incelenmiştir.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2112]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1377">
    <dcterms:title><![CDATA[“ESKİ TÜRK EDEBİYATINDA MAZMUNLAR VE İZAHI” ADLI ESERDE KLASİK TÜRK ŞİİRİ VE ŞAİRLERİYLE İLGİLİ DEĞERLENDİRMELER]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Ahmet Talat Onay, Klasik Şiir, Şair.  ÖZET  Edebiyat alanındaki çalışmalarını halk edebiyatı sahasında yoğunlaştıran Ahmet Talat Onay, klasik Türk edebiyatıyla ilgili eserlere de imza atmıştır. Bunlardan biri ve belki de en önemlisi “Eski Türk Edebiyatında Mazmunlar ve İzahı” adlı ansiklopedik edebiyat lügatidir. Değeri her geçen gün artmakta olan bu eserin asıl hususiyeti klasik edebiyatımızın bazı mazmunları ile anlaşılması güç meseleleri hakkında açıklayıcı bilgiler vermesidir. Bu suretle klasik şiirimize yansımış eski âdetler, inanışlar, yaşam tarzından izler, zamanın ilim ve fenniyle alakalı bilgiler; bu şiirde yer alan kıssa, isim, terim ve kavramlar eserin muhteviyatına dâhil olmuştur. Yazar bu meselelerle ilgili izahatlarda bulunurken bazen de kendi görüşlerine yer vermiştir. Yazarın bu görüşleri arasında klasik edebiyatımızın Tanzimat’tan sonra çok tartışılan birtakım meseleleri de yer almaktadır. Ayrıca yazarın hakkında görüş bildirdiği bazı şairler de bulunmaktadır. Bu çalışmada yazarın bu görüşleri klasik Türk edebiyatı hakkında yapılan tartışmalar bağlamında ele alınmış, hakkında çokça konuşulmuş klasik Türk şiiri ve şairlerine bir de Ahmet Talat Onay’ın penceresinden bakılmıştır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2196]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/623">
    <dcterms:title><![CDATA[“GEBERMEK” FİİLİ NEREDEN GELİYOR]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Türkiye Türkçesinde, sevilmeyen insanlar ile değer verilmeyen hayvanların  ölümünü anlatan gebermek fiilinin oluşumu hakkında değişik görüşler öne  sürülmüştür. Bu görüşler iki noktada yoğunlaşmaktadır. İlki, geber-’in “şişkin,  kabarık; hamile” manasındaki kébe / kebe ~ gebe sözünden geldiğidir. İkinci  görüş ise sözcüğün kabar- fiilinin ikili biçimi olduğudur. Bildirimizde  sözcüğün türeyişi üzerinde duran araştırmacıların yaklaşımları zikredildikten sonra bunların eleştirileri yapılacaktır. Eski Türkçede kéber- ~ képer- fiilini  ölüm haliyle ilgili olarak değişik metinlerde tanıklamak mümkünken kébe  sözcüğüne hiç rastlanılmamasına dikkat çekilecektir. Türev (képer-), defalarca  tespit edilebilirken tabana (kébe-) ancak XIV. yüzyıldan sonra rastlanılmasının  çelişki olduğu ifade edilecektir. képer- &gt; geber- fiilini Eski Türkçede saymaca  olarak nitelendirebileceğimiz képe ~ kébe sözü yerine kép “biçim, tarz”  köküne götürebileceğimiz dile getirilecektir. kép “biçim, tarz” kökü ile  kébermek türevi arasındaki ilişkide kép+er- şeklinde bir genişlemenin söz  konusu olduğu vurgulanacaktır. Anlam boyutunda ise “(bilinenin dışında) bir  biçim almak” ile bedenin şişmesinin kastedildiği ifade edilecektir. kép’in Eski  Türkçede kapalı e (é) ile uzun ünlülü oluşunun geber- fiiline taban teşkil  etmesini imkân sağladığı eldeki bulgularla desteklenecektir. Anlam geçişlerini  göstermek üzere örnek bağlamlardan olabildiğince yararlanılacaktır.  WHERE DOES THE VERB “GEBER-” COME FROM  Key words: To die, pregnant, etymology, Old Turkish, Turkey Turkish.  ABSTRACT  There are different opinions about formation of “geber-” verb that is described  unloveble people and animals’ death in Turkey Turkish. These opinions  focuse on two points. First opinion is that geber- “to die” comes from kébe /  kebe ~ gebe “swollen, puffy, pregnant”. Second opinion is that geber is kabarverb’s  binary format. In this paper, after it will be mentioned opinions of  researchers that research this word’s etymology, it will be criticized them. It  will be pointed it’s possible to prove that in Old Turkish kéber- ~ képer- is  about death case in different texts, it is not encountered kébe. It will be refered  to the contradiction that altough derivative (képer-) can be determined  recurrently, base (kébe-) was seen only after XIV. century. It will be  mentioned that képer- &gt; geber- can be come from kép “style, form” base not  from képe ~ kébe that can be described as a conventional in Old Turkish. It  will be underlined there is opening like kép+er- in relatonship with base of kép  “style, form” and derivative of kébermek. In the meaning dimension, it will be  expressed that “(known outside) get a form” means that swelling of the body.  It will be supported that kép is base of geber- because of there are closed  vowel e (é) and long wovel in kép in Old Turkish by available evidence. It will be utilized for showing meaning semantic changes by context examples as  much as possible.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2717]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1298">
    <dcterms:title><![CDATA[“HAYAT, YOLCULUKTUR” ALGISINDAN DİLE YANSIYANLAR]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Hayat, yol, yolculuk, metafor.  ÖZET  Bir dilsel metaforun hangi kavramsal metafora dayandığını bulmak, onu anlamak için çoğunlukla daha dolaysız bir yoldur. Çünkü dildeki metaforlar, soyut fikirlerin dönüşümleri olarak bir zihinsel süreçten, bir algılama biçiminden geçerek ortaya çıkarlar. Bu bakımdan dilin ardındaki düşünceye ulaşmak, konuşurun ve ait olduğu toplumun dünyayı nasıl algıladığı, olgular karşısında nasıl tavırlar aldığı hakkında da çok şey anlatır. Ancak tersten okumalar yapmak da mümkündür. Yani metaforik bir kavramın nasıl ve ne tür metaforik ifadelere dönüştüğünün de izi sürülebilir. Nitekim bu bildiride de aynı noktadan yola çıkılmış ve hayat kavramının yolculuk kavramı ile birleştirilmesinden doğan hayat yolculuktur fikrinin dile nasıl yansıdığı üzerinde durulmuştur. Hayat, yolun başına gelmekle başlar, yolda yürümekle devam eder, yolu tamamlamakla sona erer. Yol biterse hayat da biter. Yolun da hayatın da uzunluğu değişkendir. Dümdüz, inişli çıkışlı, dolambaçlı olması veya engeller içerip içermemesinin beraberinde getirdiği dil malzemesi de çeşitlidir. “Dünyaya geldiğim anda / Yürüdüm aynı zamanda / İki kapılı bir handa / Gidiyorum gündüz gece” sözlerinde özet ifadesini bulan bu algılama biçiminin geçmişten bugüne Türk dili tarihi içinde dikkati çeken başka hangi örnekleri bulunmaktadır? Bu bildiri bunun üzerine kuruludur.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2313]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1456">
    <dcterms:title><![CDATA[“ISSIZLIĞIN ORTASINDA GEÇ KALMIŞ ÖLÜ”NÜN KİMLİK ARAYIŞI VE AİT OLAMAMA DİYALEKTİĞİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Mehmet Eroğlu, yabancılaşma, kimlik arayışı.  ÖZET  Türkiye’de 1960’lı ve 1970’li yıllar arasında yaşanan siyasal ve toplumsal durum ile bağlantılı olarak, kendini Sosyalist kökenli Marksist olarak gören Mehmet Eroğlu; toplumda meydana gelen “yabancılaşma” ile doğru orantılı olarak gelişen gerçeklik ve bu gerçekliğin karşısında, kimlik arayışına giren bireyin ruhsal açmazlarını irdeler. Mehmet Eroğlu, “Issızlığın Ortası” ve “Geç Kalmış Ölü” romanlarında dış dünyaya yabancılaşan bireyin modern dünyanın olgularına yenilişini, edilgen hâle gelişini ele alır. Bireyin, “kimlik arayışı” nı, “kendinden kaçış” ını, yaşama ve kendine olan inancını yitirişini ve sonuçta da “kendini bir yere ait hissedememe” sini; karakterlerin ruhsal çözümlemelerini yaparak ifade eder. Çalışma iki ana bölümden meydana gelmektedir. Birinci bölümde, yazarın hayatı ve edebî kişiliği ele alınmıştır. İkinci bölümde, ait olamama ve kimlik arayışı izlekleri temel alınarak belli başlıklar halinde açımlanmıştır. Çıkarım bölümünde ise, çalışma ile ilgili toparlayıcı, genel yargılara yer verilerek, çalışma tamamlanmıştır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2182]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1044">
    <dcterms:title><![CDATA[“ISTOČNO PITANJE” I BOSNA I HERCEGOVINA PERIOD RAVNOTEŽE (1699-1774)*]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[U ovom radu se pokušava dati historiografski odgovor o počecima  problematike „Istočno pitanje“. Autor obrađuje navedeno pitanje u periodu  tzv. „perioda ravnoteže“ jer u navedenom periodu iako je prisutno konstantno  slabljenje Osmanskog carstva, ona organizacijom svojih unutarnjih snaga  uspjeva u velikoj mjeri odoliti najezdama svjetskih sila, Habsburškog i  Ruskog carstva, sve do Kučuk Kajnardžijskog mirovnog sporazuma iz 1774.  godine. Poslije ovog rata, u ambicijama dvorova ova dva suparnika  Osmanskog carstva pitanje zaostavštine je glavno političko pitanje obje  monarhije, te se stvaraju planovi za konačnu likvidaciju Osmanskog carstva.  Dakle, opsada Beča i“Veliki rat” (1683-1699) koji je uslijedio predstavljaju  ujedno i početak jednog dekadentnog perioda osmanske historije, ali gotovo  jedno stoljeće je prisutna teorija „nekog čuda“ koje će Osmanlijama vratiti  „staru slavu“.  Ključne riječi: Istočno pitanje, Osmansko carstvo, Bosanski ejalet,  Habsburško carstvo, Rusija, demografija, pravo.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[Pravni fakultet Univerziteta u Tuzli i Centar za društvena istraživanja Internacionalnog Burč univerziteta]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[3069]]></dcterms:extent>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1331">
    <dcterms:title><![CDATA[“KİTAB-I DEDEM KORKUT” İLE ÇAĞDAŞ KIRGIZCADAKİ BAZI ORTAK KELİMELER HAKKINDA]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Kitab-ı Dedem Korkut, Türkiye Türkçesi, Kırgız Türkçesi, kültür, genetik benzerlik.  ÖZET  XV. asrın sonlarında yazıya geçirildiği söylenen “Kitab-ı Dedem Korkut” adlı eser, sadece Türk dilinin ve edebiyatının değil aynı zamanda Türk kültürünün de en önemli kaynaklarından biridir. Oğuz Türkçesiyle yazıya geçirildiği belirtilen bu eser, Anadolu dışında yaşayan diğer Türk halklarında da mevcuttur. Türkmen, Azeri, Gagauz gibi Oğuz gruplarında eserin kendisi mevcutken Kazak (Kıpçak), Özbek (Karluk), Altay (Sibirya) gibi Türk halklarında ise eserdeki Bamsı Beyrek boyu farklı isimlerle yaşamaktadır. Ayrıca Kazaklarda “Korkut Ata” adı altında anlatılar da kayda geçirilmiştir. Bununla birlikte Kazaklarda bağımsız bir destan olarak kaydedilen “Alpamıs”ın Özbeklerde “Alpomiş”, Altaylarda “Alıp-Manaş” olduğu ve bunların prototipinin Bamsı Beyrek olabileceği de ifade edilmiştir. Hatta Kırgızlara ait olan “Manas Destanı”ndaki başkahraman Manas’ın “Kitab-ı Dedem Korkut”taki Bamsı Beyrek’le ilişkisi kurulmuştur. Ayrıca “Kitab-ı Dedem Korkut”ta geçen “Segrek” isminin, “Manas Destanı”ndaki “Sırgak” adlı kahramanın prototipi olduğu da ileri sürülmüştür. Bu bağlamda “Kitab-ı Dedem Korkut”, Türk destancılık geleneğinde bir merkez görevi üstlenebileceği gibi Türk lehçelerindeki kelimelerin kültürel açıdan mukayesesinde de temel bir kaynak olarak kullanılabilir. Özellikle de “atlı bozkır medeniyeti”nin en önemli temsilcilerinden olan Türk halklarının hayvancılık, akrabalık, organ terimleri bakımından mukayesesi değerli veriler ortaya koyacaktır. Bu noktada ise Türk halklarının genetik benzerlikleri devreye girecektir. Genetik benzerlik ise bilim adamlarının köken olarak aynı ırka dayalı olan toplumlar için kullandığı bir terimdir. Bu bildiride ise “Korkut Ata Kitebi” adıyla Kırgızcaya aktarılan eser de göz önünde bulundurulmak suretiyle Çağdaş Kırgız Türkçesi ile “Kitab-ı Dedem Korkut”taki ortak kelimeler tespit edilmeye ve bu kelimelerin kültürel arka planı hakkında bilgi verilmiştir.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[1879]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description></rdf:RDF>
