<rdf:RDF xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dcterms="http://purl.org/dc/terms/">
<rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1793">
    <dcterms:title><![CDATA[Kreativni Postupci u Nastavi Književnosti]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Key words: Creativity, Literature, Teaching  ABSTRACT  In this paper authors are writing about possibilities of using creative methods in teaching literature using multiple intelligence system, mind mapping, and creativity of the pupils. These authors wrote a book &quot;Kreativni postupci u nastavi književnosti&quot; (Creative approach in teaching Literature) and the paper presents the theoretical aspects of approaching creativity. Main question is: how we can make teaching Literature better and more interesting, and in the same time using Gardner&#039;s models and mind mapping? How we can use creativity as a process of teaching? How pupils and students can use simple workshops and combine all the methodical and didactical, pedagogical as well as psychical methods in understanding Literature? Is it possible to use logical-mathematical and spacial type of intelligence with linguistic or musical in teaching Literature? And how we can develope creativity we already have. Author&#039;s are trying to answer to these questions]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[IBU Publishing]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-03]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[1876]]></dcterms:extent>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/449">
    <dcterms:title><![CDATA[KRIVIČNOPRAVNA ZAŠTITA PRAVA DJETETA NA IZDRŽAVANJE U FEDERACIJI BOSNE I HERCEGOVINE]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[U slučaju neispunjena dužnosti roditelja da izdržavaju svoje maloljetno dijete, država se nije ograničila samo na primjenu sredstava u okviru porodičnog prava, već je, radi ostvarivanja prava na izdržavanje djeteta zagarantovanog međunarodnim dokumentima i nacionalnim zakonima, predvidjela i sredstva iz drugih pravnih područja. Krivično djelo Izbjegavanje izdržavanja predstavlja jedno od krivičnih djela iz glave XX Krivičnog zakona Federacije Bosne i Hercegovine: Krivična djela protiv braka, porodice i mladeži. U sklopu razmatranja ovog krivičnog djela sa kriminološkog aspekta,  u ovom radu bit će obrađena fenomenologija krivičnog djela izbjegavanja izdržavanja izvršenog u periodu od 2008. do 2013. godine na području Federacije Bosne i Hercegovine. Poseban osvrt će biti dat na  razloge ili motive zbog kojih je djelo izvršeno. Izvor podataka su pravomoćne presude Općinskih sudova u Federaciji Bosne i Hercegovine.   Ključne riječi: izdržavanje, najbolji interes djeteta, krivičnopravna zaštita]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[Law faculty of University Džemal Bijedić Mostar]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2015]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[3001]]></dcterms:extent>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1459">
    <dcterms:title><![CDATA[KÜLTÜR AKTARIMINDA EDEBİYAT EĞİTİMİNİN ÖNEMİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Edebiyat, Dil, Kültür, Eğitim, Kültür Aktarımı.  ÖZET  Kültür, bir insan topluluğunun kendi tarihi ve ilerlemesi konusunda sahip olduğu bireysel ve toplumsal bilinç demektir. Ülkemizde günümüzde karşılaşılan problemlerin temelinde sosyal ve kültürel değerler itibariyle yaratılan çok ciddi ve tutarsız değerler yapısının gençlerin zihnine benimsetilme çabası yatmaktadır. Bunun sonucunda ise bireyler arasında iletişimsizlikten kaynaklanan birtakım sorunların ortaya çıktığı görülmektedir. Dil kültürün, en büyük, en başta gelen unsurudur. Dil, kültürün ilk ve temel unsuru olduğu gibi, diğer kültür unsurlarının da başlıca taşıyıcısı ve hazinesi durumundadır. Kültür varlığımızın büyük bir kısmını dil taşır. Kültür varlıklarının dil ile anlatılması, onların nesilden nesle geçmesini ve milletin ortak bir kültür etrafında şekillenmesini sağlar. Edebiyat dile dayanır. Bir şiirde, hikâyede, romanda bize heyecan veren o derin ve ulvi hisler kafamızın içinde bir dünya yaratan hayaller ve tasvirler, varlıklarını ve tesirlerini kelimelere borçludur. Çalışmamızda kültür aktarımında edebiyat eğitimi ve edebi metinlerin önemi üzerinde duruldu. Başlangıç olarak kültürün tanımı yapıldı ve daha sonra kültürün dil ile olan münasebetine değinildi. Edebiyat “Dil” e dayanan bir sanat dalı olduğu için çalışmamızda genelde edebiyatın özelde ise edebi metinlerin kültür aktarımında çok önemli bir yerinin olduğu sonucuna ulaşıldı.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[1865]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1351">
    <dcterms:title><![CDATA[KÜLTÜR TARİHİMİZ AÇISINDAN BLAGAY (ALP-ERENLER ) TEKKESİNİN ÖNEMİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Tekke, Blagay Tekkesi, Bosna-Hersek.  ÖZET  Kültür tarihimiz açısından kültürümüzün yayılmasında ve yayılan bölgelerde derin izler bırakan alp-erenler ve kurdukları tekkeler önemli bir yere sahiptir. Alp-erenler, sahip oldukları sağlam kültür anlayışlarını dini değerlerle harmanlayıp kurmuş oldukları tekkeler sayesinde önemli fonksiyonlar ifa etmişlerdir. Sadece yerleşim alanlarıyla sınırlı kalmayıp Anadolu, Rumeli ve Avrupa’ya kadar uzanan bir ağ içerisinde birbirlerinden destek alıp sağlam bir kültür anlayışı ortaya koymuşlardır. Bu çalışmada XIII. Yüzyıl’da bir Horasan eri olarak Anadolu’ya gelen, Anadolu ve Rumeli&#039;nin fethi esnasında gazalara katılan, kahramanlığı ile bilinen bir Türk ereni Sarı Saltuk ve Blagay Tekkesi’nin (Alp-erenler Tekkesi) öneminden bahsedilecektir. Tekkeler kültür tarihi açısından önemli yere sahiptirler. Sarı Saltuğ’un Anadolu’da yaşadığı dönem, Selçukluların en karışık zamanı ve yıkılma sürecine girdiği dönemdir. Bu dönemde dağılmaya başlayan Türk Kültürünü yeniden bir araya getirme, yaşatma dervişler ve tekkeler sayesinde olmuştur. Bosna-Hersek’te Blagay Tekkesi, Alp-erenler Tekkesi olarak da bilinmektedir. Bu tekke dini, tasavvufi değerlerin yanı sıra sosyal ve kültürel anlamda önemli bir yere sahipti. Çünkü dini değerlerle birlikte yaşanan milli değerler bu bölgelerin fetihleri sırasında çok önemli görevler üstlenmiştir. Balkan Coğrafyası’nda Tekkeler, genellikle yerleşim yerleri dışında tabir yerinde ise kuş uçmaz kervan geçmez yerlerde kurulmuşlardır. Öncelikle iç âleme hitap eden dünyanın cazibesinden uzak adeta gönülleri feth eden mekânlar tercih edilmiştir. Bu mekânlar ve münzevi hayat insanların manevi çekim alanları olup cazibe merkezleri haline gelmiştir. Böylece gönülleri fethedilen insanların dini ve kültürel etkileşimleri daha kolay olmuştur. Osmanlı İmparatorluğu’nun Balkanlardaki fetih hareketlerinden kısa sürede sonuç alması bunun bir göstergesidir. Tekkenin kuruluş mekânı, mimarisi, iç donanımı adeta kültürümüzün bir parçası olduğunu gösteriyor. Özellikle son dönmelerde ziyaretçi sayısının artması buraya verilen önemi de beraberinde getirmiştir. Tekkenin bakım ve onarımının ülkemiz tarafından yapılmış olması bizim için ayrı bir önem arz eder. Çalışma üç bölümden müteşekkil olup; birinci bölümde; tekkeler ve fonksiyonları, ikinci bölümde; Saltuk-name destanı ve Sarı Saltuk, üçüncü bölümde; Blagay Tekkesi ve kültür tarihi açısından önemi değerlendirilmiştir.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2023]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1437">
    <dcterms:title><![CDATA[KÜLTÜREL SÜRECE KATKILARI BAĞLAMINDA TÜRKİYE’DE EDEBİYAT-SİNEMA İLİŞKİSİNİN ÖNEMİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Türk Edebiyatı, Türk Sineması, Kültürel Kimlik, Kültürel Yapı.  ÖZET  Kültür bir toplumun tarihsel süreç içerisinde ürettiği ve kuşaktan kuşağa aktardığı maddi ve manevi özellikler bütünüdür. Sanat ise gerek yaratım gerekse sunum süreçleri boyutuyla kültürel kimlik verilerinden hem faydalanan hem de bunun aktarımını ya da yeniden şekillenmesini sağlayan en prestijli araçtır. Tüm sanatların bileşkesi konumunda olan sinema ise görsel ve işitsel boyutuyla bunu sağlayan en hızlı ve en etkili araçtır. Dünya sinemasında da köklü bir tarihe dayanan sinema- edebiyat ilişkisi, ülkemizde adeta olmazsa olmaz boyutuyla günümüze kadar süreklilik arz etmiştir. Türk sinema tarihi başlangıcından günümüze kadar Türk edebiyatını kendisine kaynak edinmiştir. Sosyal- siyasal ve ekonomik unsurların sıklıkla değiştirdiği ve yeniden biçimlendirdiği Türk toplumsal yapısıyla beraber, kültürel unsurlar da sürekli yeniden şekillenmiştir. Türk kültürel tarihini maddi manevi tüm unsurlarıyla başarılı bir şekilde kendisine konu edinerek yansıtan Türk edebiyatından yapılan uyarlama filmler Türk sinema tarihinde ayrı bir önem oluşturur. Toplumsal yapısı gereği görsel unsurların yazınsal unsurlardan daha çabuk algılanıp özümsendiği ülkemizde, sinema geniş ve farklı yapılardaki kitlelere ulaşabilen bir sanattır. Edebi eserlerin görsel bir sanat olan sinema filmlerine dönüştürülmesi gerek sinema sanatına olan ilgi gerekse filme kaynak olan metne duyulan merak boyutunda daha ilgi çekici konuma gelmiştir. Bu bağlamda sinema Türk edebiyatında konu edinilen kültürel yapı öğelerini daha geniş kitlelere ulaştırma başarısını sağlamıştır. Bildiri metni bu bilgiler ışığında özellikle Türk sinemasının edebi eserleri kaynak edinme yoluyla kültürel kimlik oluşturma ve kültürel mirası aktarma üzerindeki rolünü ve önemini incelemeyi amaçlamaktadır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[1859]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1816">
    <dcterms:title><![CDATA[Kültürlerarasi Adaptasyonun Demografik Değişkenler Bağlaminda Incelenmesi]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar sözcükler: Kültürlerarası Adaptasyon, Çok Kültürlü Eğitim, Program Geliştirme  Bireysel farklılıklar ve adaptasyon, hayatın tüm alanlarında yönetilmesi gereken bir olgu olarak değerlendirilmekte ve üniversite yaşamı içinde daha da önem kazanmaktadır. Belirli amaçlar doğrultusunda bir araya gelmiş bireylerin sahip oldukları adaptasyon, bireysel ve örgütsel çıktılar / sonuçlar üzerinde önemli rol oynamaktadır. Örgütsel amaçların gerçekleştirilmesi için bir araya gelen bireyler aynı ortamda birbirlerine uyum sağlamaya çalışmaktadırlar (Sürgevil ve Budak, 2008). Bu bağlamda farklı kültürlerden gelen bireylerin uyumu ve yönetimi, birçok disiplinin kesişim noktasında yer almaktadır. Eğitim bilimleri, sosyoloji, psikoloji, sosyal psikoloji, endüstri ve örgüt psikolojisi, antropoloji, hukuk, işletme, yönetim bilimleri ve insan kaynakları yönetimi bu disiplinlerden bazılarıdır.  Kültürlerarası etkileşimin ve çok kültürlü eğitim örgütlerinin sayısının her geçen gün arttığı ortamda, en önemli konulardan bir tanesi kültürel farklılıklar ve bu farklılıkların örgütler açısından etkin şekilde yönetilebilmesidir. Kültürel farklılıkların örgütlere ve özellikle üniversitelere çeşitli stratejik faydalar sağlayabileceği düşünülebilir. Bu yüzden de kültürel farklılıkların en iyi şekilde yönetilmesi ve örgütlerin yararına kullanılması gerekmektedir (Yeşil, 2009).]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[IBU Publishing]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-03]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2070]]></dcterms:extent>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/569">
    <dcterms:title><![CDATA[KUZEYDOĞU BULGARİSTAN AĞIZLARINDA ŞİMDİKİ ZAMAN  EKİNİN VARYANTLARI]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Kuzeydoğu Bulgaristan ağızları şu ana kadar fazla çalışılmayan bakir bir saha  olup bu konuda müracaat edilecek kaynak sayısı da yetersizdir.Şimdiki zaman  eki ise ağız bölgelerinin belirlenmesi hususunda kriter alınan konulardan  biridir. Ekin bu öneminin yanında Kuzeydoğu Bulgaristan ağızlarında  göstermiş olduğu çeşitlilik çalışma konumuzun belirlenmesini etkilemiştir.  Çalışmamızda, bahsedilen bölge ile ilgili yapılmış ağız çalışmalarından ve  kendi mülakat kayıtlarımızından faydalanılarak şimdiki zaman ekinin değişikşekilleri diğer ağız bölgeleriyle karşılaştırmalı olarak ortaya konulmaya  çalışılacaktır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2014-05-23]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2681]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2303-582X     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/2632">
    <dcterms:title><![CDATA[L&#039;Académie française (the French Academy) and the Encumen-i Danis]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[The Hatt-ı Sherif of Gülhâne (Imperial Decree of the Rose Chamber) is the confirmation of the impact of Western influence in social and political realms to the Ottomans. The influence of French culture and literature on Turkish culture and literature up to the present has been analyzed and studied from various perspectives. However, the Encumen-i Danis has not drawn the attention of researches perhaps due to its short existence.   In this study L&#039;Académie française or the French Academy that acted as an official authority on the French language, and the Encumen-i Danis is juxtaposed, their emphasis on mother tongue is analyzed.  ]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:date><![CDATA[2012]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[946]]></dcterms:extent>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/2435">
    <dcterms:title><![CDATA[L2 and FL Listeners’ metacognitive awareness: which strategies are reported? A cross-cultural comparative study]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[During the last few decades, understanding the processes and strategies involved in L2/FL listening comprehension has received a firmly increasing attention. More specifically, the roles played by certain variables and the variance they might explain/account for in English speech comprehension have been the center of attention. Grounded in cognitive theory of learning, the present paper focuses on metacognition and its significant role in second-language (L2) listening comprehension. Metacognition refers to thinking about one’s own cognition and its regulation. Awareness and control of cognitive processes have proved to be necessary for successful listening. After the piloting and validation of a 23-item questionnaire designed to investigate listeners’ metacognitive knowledge, and to examine the degree of L2 and FL students’ metacognitive awareness while listening and report on the strategies commonly used, this instrument was administered to two groups of different cultural backgrounds: French (L2) and Tunisian (FL) students of English. The findings showed that the participants were generally aware of their difficulties as listeners. Yet, not all of them were fully conscious about the cognitive processes involved in listening comprehension. Some differences between the groups were also discovered. The analysis of strategy use demonstrated that Tunisian learners, unlike the French ones, believed more in the usefulness and importance of two kinds of strategies; those pertaining to the metacognitive processes of problem-solving and planning and evaluation. The paper ends by outlining the importance of metacognitve instruction for successful second language listening and self-regulated learning and pointing that this instruction needs to be culturally bound. The paper also considers the limitations of the study and offers some suggestions for future research. ]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:date><![CDATA[2012-05-04]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[975]]></dcterms:extent>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/3151">
    <dcterms:title><![CDATA[Laboratory Animals and Experimental Research in a Sustainable Scientific  Development]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Laboratory animals are used and the experimental research is run in various  scientific fields such as human and animal health, disease control, sustainable environmental  health, health industry and product innovation, and biosafety planning. The experimental  research includes those studies that are not yet proven to be completely safe or those not  possible to be run on humans. Rats, mice and rabbits are commonly used in these studies.  Based on the kind of the study, cats, dogs, guinea pigs, hamsters, sheep, cattle, chicken,  sparrows, goats, horses, nonhuman primates, invertebrates, fish and fly species can be used.  Though labaratory animals provide significant contributions to the humans and development  in science, they require protection by humans and require to be protected from unfair use.  Ethical boards and rules are formed to accomplish those goals prohibited the use of the  laboratory animals in experimental research under unethical conditions and ruled that any  research shall use methods that require the least amount of pain and suffering. The boards  ruled not only on research methods but also on feeding and management practices to uphold  the main principles of animal welfare. It is obvious that these rulings are the already late  responsibility of human kind.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:date><![CDATA[2010-06]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[442]]></dcterms:extent>
</rdf:Description></rdf:RDF>
