<rdf:RDF xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dcterms="http://purl.org/dc/terms/">
<rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1458">
    <dcterms:title><![CDATA[EDEBİYAT TARİH ÇALIŞMALARINDA KURAM VE YÖNTEM MESELESİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Edebiyat tarihi, disiplinler arasılık, edebiyat kuramı, edebiyat metodolojisi, sanat tarihi.  ÖZET  19. yüzyıl bilimciliği, edebiyat tarihini edebiyat ve tarih ilişkisi arakesitinde yer alan ancak tarihten çok edebiyat biliminin bir şubesi olarak telakki eder. Dilthey’in tüm sosyal bilimleri tarihçilik olarak gören sınıflandırmasından hareket eden bu gelenek, tüm edebiyat çalışmalarını da bir çeşit tarihçilik olarak tanımlama eğilimindedir. Sanat tarihçiliği ise onu edebiyat sanatının tarihi olması hasebiyle -mimari, heykel, resim veya dekoratif sanatların tarihi gibi- sanat tarihinin bir alt şubesi sayar. Edebiyat tarihi çalışmalarına etki edeni bir başka kuramsal zemin de onun milli karakteri yani İngiliz veya Türk Edebiyatı Tarihi gibi daha çok mili bir edebiyatla sınırlandırılmış olmasıdır. Tüm mili edebiyatların evrensel bir akışla bir araya getirmeye çalışan karşılaştırmalı edebiyat tarihçiliği (veya dünya edebiyatı tarihçiliği) ise uluslar üstü bir bakışın milli edebiyat tarihçiliğine yapacağı katkıya dikkat çeker. Sosyolojik yaklaşım ise edebiyat tarihini bir eserler, isimler, akımlar, topluluklar kalabalığı olmaktan çıkarıp belli bir sosyokültürel yapının ürünü olarak tanımlama eğilimindedir. Bu çalışmada edebiyat tarihi çalışmalarına etki eden farklı kuramsal ve dolayısıyla metodolojik yaklaşımlar ele alınmıştır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[1856]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1459">
    <dcterms:title><![CDATA[KÜLTÜR AKTARIMINDA EDEBİYAT EĞİTİMİNİN ÖNEMİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Edebiyat, Dil, Kültür, Eğitim, Kültür Aktarımı.  ÖZET  Kültür, bir insan topluluğunun kendi tarihi ve ilerlemesi konusunda sahip olduğu bireysel ve toplumsal bilinç demektir. Ülkemizde günümüzde karşılaşılan problemlerin temelinde sosyal ve kültürel değerler itibariyle yaratılan çok ciddi ve tutarsız değerler yapısının gençlerin zihnine benimsetilme çabası yatmaktadır. Bunun sonucunda ise bireyler arasında iletişimsizlikten kaynaklanan birtakım sorunların ortaya çıktığı görülmektedir. Dil kültürün, en büyük, en başta gelen unsurudur. Dil, kültürün ilk ve temel unsuru olduğu gibi, diğer kültür unsurlarının da başlıca taşıyıcısı ve hazinesi durumundadır. Kültür varlığımızın büyük bir kısmını dil taşır. Kültür varlıklarının dil ile anlatılması, onların nesilden nesle geçmesini ve milletin ortak bir kültür etrafında şekillenmesini sağlar. Edebiyat dile dayanır. Bir şiirde, hikâyede, romanda bize heyecan veren o derin ve ulvi hisler kafamızın içinde bir dünya yaratan hayaller ve tasvirler, varlıklarını ve tesirlerini kelimelere borçludur. Çalışmamızda kültür aktarımında edebiyat eğitimi ve edebi metinlerin önemi üzerinde duruldu. Başlangıç olarak kültürün tanımı yapıldı ve daha sonra kültürün dil ile olan münasebetine değinildi. Edebiyat “Dil” e dayanan bir sanat dalı olduğu için çalışmamızda genelde edebiyatın özelde ise edebi metinlerin kültür aktarımında çok önemli bir yerinin olduğu sonucuna ulaşıldı.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[1865]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1460">
    <dcterms:title><![CDATA[BOSNALI SÂBİT DİVANI’NDA RAMAZAN VE KURBAN BAYRAMI]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Klâsik Türk Edebiyatı, Bosnalı Sâbit, idiyye / bayram şiirleri, Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı.  ÖZET  Klâsik Türk Edebiyatı şairleri, şiirlerinde içinde yaşadıkları toplumun sosyal ve kültürel hayatını, bağlı bulundukları edebiyatın kurallarına uyarak sanatsal bir üslûpla işlemişlerdir. Türk toplumunda önemli bir yere sahip olan Ramazan ve Kurban Bayramı, özellikle kasidelerin nesib bölümlerinde olmak üzere gazel, kıta gibi nazım şekilleriyle yazılan idiyyelerde (bayram şiirlerinde) belli başlı bir tema olarak ele alınmaktadır. XVII. yüzyıl şairi Bosnalı Alaeddin Sâbit’in Divanı’nda da Ramazan ve Kurban Bayramıyla ilgili bilgiler vardır. Bildirinin amacı, eski dönemlerdeki bayram anlayışının, düzenlenen tören, oyun ve eğlencelerin bayram şiirlerine nasıl yansıdığını belirlemektir.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2000]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1461">
    <dcterms:title><![CDATA[SEZAİ KARAKOÇ’UN YAZ ŞİİRİNDE MİLLET ANLAYIŞI]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Sezai Karakoç, Millet, Osmanlı Devleti, Yaz, Diriliş.  ÖZET  Sezai Karakoç, 1950&#039;den itibaren Türk şiirine dâhil olan modern Türk şiirinin öncü şairlerinden biridir. Ancak o sadece şairliğiyle değil entelektüel kimliğiyle ve kurduğu Diriliş Düşüncesiyle de Türk düşünce tarihi içerisinde önemli bir yere sahiptir. Toplum yaşamının her safhasına ait bir düşüncesi olan ve bir medeniyet tasavvuru geliştiren Karakoç, milleti aynı ideale sahip insanların meydana getirdiği bir toplum olarak tanımlar. Her millet mevsimsel bir döngü içerisinde varlığını devam ettirir ve bazen kış bazen de yaz yaşar. Ona göre Türk milleti bin yıldan beri varlığını devam ettiren bir millettir ve Osmanlı Dönemi bu milletin &#039;yaz mevsimi&#039;ni ifade etmektedir. Milletin üzerinden şu an içinde bulunulan kış örtüsü kaldırıldığında ise &#039;diriliş&#039; gerçekleşecek ve yeniden bir yaz mevsimi yaşanacaktır. Buradan hareketle bu çalışmada Sezai Karakoç&#039;un &#039;Yaz&#039; isimli şiiri onun millet anlayışı bağlamında ve sembolik şiir dili irdelenerek incelenmiştir.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2304]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1462">
    <dcterms:title><![CDATA[FATİH SULTAN MEHMET’İN DİVANİNDA GÖNÜL]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Gönül, Dil, Ask.  ÖZET  Gönül edebiyatımızın varoluşundan beri ele alınan en önemli konulardan biridir. Özellikle klasik edebiyatımız açısından çok önemli bir mazmundur. Gönül Arapça; kalp, hatır farsça; dil, derûn Türkçe’ de ise yürek kelimesi anlamına gelir.  teşbih ve mecaza konu olmuştur. Bazen sevgilinin evi, ibadethanesi hükmünde olur. Bazense aşk ateşinde harap olmuş bir viranedir. Bazen padişahın bir ülkesi, tacı, tahtı bazense hiç değer vermediği bir mefhumdur. Gönül bazen sevgilinin aynası bazense aşkın ateşiyle eriyen bir mumdur. Bu teşbihlerin benzetmelerin edebiyatımızda sonu yoktur. Bilhassa divan edebiyatımız açısından gönül mefhumu çok önemlidir. Bu mefhuma değinmemiş bir şairimiz yoktur. İnsan bu önemli mazmunu anlatmadan hislerini duygularını nasıl anlatabilir ki. Özellikle divan şiiri dünyasında gönül birçok farklı yönleriyle ele alınmıştır. 15. Yüzyıl edebiyatımızda gönül mefhumunu en güzel işleyen şairlerimizden biriside Fatih Sultan Mehmet’tir. Bu bildirimizde Fatih Sultan Mehmet’in kısaca hayatından bahsedilmiş ve divanında gönül mefhumunu nasıl işlediği ele alınmıştır. Klasik Edebiyatımızda ‘Avnî’ mahlasıyla tanınan Sultanımızın devlet  Edebiyatımızda gönül birçok  yönetiminde çok güçlü olduğu gibi divanı da oldukça başarılı ve güçlüdür.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2003]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1463">
    <dcterms:title><![CDATA[ANADOLU TIBBİ FOLKLORÜNDE TELKİNLE TEDAVİ VE BU ÇERÇEVEDE ŞEKİLLENEN EDEBİ VERİMLER]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Tedavi, telkin, tıbbi folklor, gelenek, alternatif tıp.  ÖZET  Geleneksel tıbbi uygulamalar, yüzyıllarca insanlığa hizmet etmiştir. Modern tıpla birlikte gelişen tedavi imkânlarının çokluğu, geleneksel tedavileri yok edememiştir. Bu uygulamalar Anadolu coğrafyasında varlığını hala devam ettirmektedir. İyi ve kötü telkinin hastalık üzerine tesiri modern tıbbın da kabul ettiği bir gerçektir. Folklorumuzda telkinle tedavi, kuralları kısmen çizilmiş bir gelenek aktarımı sayesinde belirli kişiler tarafından yapılmaktadır. İlk dönem Türkçe el yazması tıp kitaplarında da bahsi geçen bu uygulamalar dikkat çekicidir. Bu bildiride, bağlam merkezli halkbilimi kuramlarından performans teori yardımıyla son bir yıl içinde Anadolu coğrafyasından Ordu, Bilecik, Samsun, Hatay, Elazığ illerinden derleme örnekleri ve yazılı kaynaklar ışığında telkinle tedavi uygulamaları hakkında bilgiler verilmiştir. Amaç, Türk kültürünün izlerini taşıyan halkbiliminin bu alanının tanınmasına katkı sağlamaktır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2116]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1464">
    <dcterms:title><![CDATA[YUNUS EMRE ÜZERİNE YENİ DİKKATLER]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Yunus Emre ve Kaynakları, Türk Kültür Tarihi, Tasavvuf, Hallac-ı Mansur.  ÖZET  Yunus Emre; Türkçenin varlığını koruması, yaşaması, bir edebiyat ve kültür dili olup gelişmesi yolunda çaba sarf etmiş büyük şairlerin başında gelir. Birden çok şairin katkılarıyla oluştuğu anlaşılan Yunus külliyatının tefrik edilmesini sağlamak, Yunus’un hayatı hakkında yanlış bilinen ve karanlıkta kalan noktaları aydınlatmak ve Yunus’un beslendiği kaynakları değerlendirerek bugünle bağlantısını kurmak, bu çalışmanın amaçları arasındadır. Bununla birlikte temel amaç; mevcut ve yeni belgeler ışığında Yunus’la ilgili düşünce dağarcığımızı geliştirmek ve yanlış anlamaları düzelterek Yunus külliyatına yeni katkılar yapmaktır. Yapılan çalışmalarda “Yunus Emre”, “Kadirî”, “Nakşî” ve “Alevî Bektaşi” olmak üzere dört farklı Yunus ile karşılaşılmaktadır. Yunus Emre ile diğer Yunuslar arasındaki en büyük farklılık; şairlerin eğitim düzeyi, dünya görüşleri, hayat standartları, çevreleri gibi faktörlerin ortaya koyduğu üsluplarından anlaşılmaktadır. Ayrıca mezarının Orta Anadolu, Konya, Kırşehir ve Eskişehir civarında olduğuna ilişkin bilgiler verilmektedir. Bu durum, Yunus’un düşünce ve gönül dünyasının genişliği ile açıklanabilir. Ne var ki yeni bilgiler, Yunus’un mezarının Aksaray’da olduğunu göstermektedir. Yunus Emre’nin şiirlerine bakıldığında şairin, İslam tasavvufu, mahallî unsurlar, dinler tarihi, hadisler gibi çeşitli kaynaklardan beslendiği görülmektedir.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2181]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1465">
    <dcterms:title><![CDATA[GAZETELERE YANSI(MA)YAN KÜLTÜR, SANAT VE EDEBİYAT]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Kültür, sanat, haber, gazete.  ÖZET  Gazeteler, siyasetten ekonomiye, spordan magazine kadar çok çeşitli haberlerle okurlarını aydınlatmaya çalışmaktadır. Türk basınının anılan alanlara ilişkin zengin bir içerik sunduğu gözlenmektedir. Gazetelerin kültür, sanat ve edebiyata ilişkin haber, yazı ve yorumlarının yeterli, tatmin edici ve bilgilendirici olduğunu söylemek ise mümkün değildir. Gazetelerin kültür, sanat ve edebiyatla ilgili haber, yazı ve yorumlar için ayırdığı alan çok sınırlı ve içerik açısından çok yetersiz kalmaktadır; bu durum ekonomi, siyaset, spor gibi alanlarla karşılaştırınca daha belirgin bir hal almaktadır. Üstelik bazı gazetelerin “kültür-sanat” sayfalarının bulunmadığı ya da bazı günler diğer alanlarla ilgili haberlerin fazlalığı durumunda bu sayfaların iptal edildiği de bilinmektedir. Bu durum, kültür, sanat ve edebiyat ile ilgisi “yüzeysel” olan ortalama gazete okuru için ciddi bir sorundur; bu alanlara ilişkin haber, bilgi ve tartışmaları gazeteler aracılığıyla takip edenler bu imkândan da mahrum kalmaktadır. Bu çalışmada Türk basınını temsilen gazetelerin kültür, sanat ve edebiyatla ilgili sayfaları/haberleri içerik çözümlemesi ve söylem analizi ile tahkik edilmiş ve yukarıda dile getirilen varsayımın doğruluğu sınanmıştır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2205]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1466">
    <dcterms:title><![CDATA[AYVAZ DEDE’NİN İSLAMİ YÖNDEN BOŞNAKLARA ETKİSİ VE AYVAZ DEDE ŞENLİKLERİNE GENEL BAKIŞ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Boşnak Halk Edebiyatı, Ayvaz Dede, Ayvaz Dede Şenlikleri.  ÖZET  Yüzyıllar boyu Osmanlı Devleti’nin hâkimiyetinde kalmış olan, Balkanların içinde bize en yakın olanı Bosna’da Türk kültürünün tesiri çok fazla olmuştur. Yüzyıllar boyu bu etkileşimde İslamiyet’in önemli bir rolü vardır. İslamiyet Boşnaklarla aramızda gönül bağı kurmuştur. Bu bağlamda Bosna-Hersek’in Yunus Emre’si sayılan Horasan erenlerinden Ayvaz Dede’nin de Bogomilizm dini’ni yaşayan Boşnaklarla gönül bağı vardır. Bu çalışmada Bogomilizm dinini yaşayan Boşnaklara Ayvaz Dede’nin İslami yaşamının etkisi araştırılmıştır. Bununla birlikte Boşnak halkının gönlünde taht kuran, Yugoslavya Devleti’nin varlık gösterdiği zamanda kutlanmayan veya kutlanamayan lakin unutulmayan kendi devletlerini kurduklarında anılan Ayvaz Dede Şenliklerine genel bir bakışıda ele almaktadır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2188]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1467">
    <dcterms:title><![CDATA[ADNÎ RECEB DEDE DİVÂNI’NDA MEVLÂNA]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Mevlânâ, Divân şiiri, Adnî. ÖZET  Türk İslam medeniyetinin yetiştirdiği en önemli isimlerden biri olan Mevlânâ, derin fikirleri, dehâsı, eşsiz sevgi ve hoşgörüsüyle gerek yaşamı gerekse ölümünden sonra pek çok topluluğu etkilemiş büyük bir mutasavvıf, âlim ve şairdir. Birçok divan şairi Mevlânâ’nın düşünceleri çevresinde kurulan Mevlevîlik tarikatına intisap etmiş, Mevlevîliğe sevgi duymuş ve Mevlânâ’ya duydukları sevgiyi şiirlerinde sıkça dile getirmiştir. Zamanla Mevlevîlik adeta şair yetiştiren bir ocak haline gelmiştir. Bu ocakta yetişen şairlerden biri de 17.yüzyıl Mevlevî şairlerinden Adnî Receb Dede’dir. Adnî’nin Divânı tarandığında 7’si Mevlânâ’ya, 1’i Şems-i Tebrîzî’ye, 1’i de Mesnevî’ye yazılmış 9 na’t ve Mevlâna’ya ait birçok unsur görülmektedir. Bu çalışmada tespit edilen unsurlardan hareketle Mevlevî bir divan şairi olan Adnî’nin gözünden Mevlânâ’ya bakmaya çalışılmıştır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[1994]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description></rdf:RDF>
