<rdf:RDF xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dcterms="http://purl.org/dc/terms/">
<rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1298">
    <dcterms:title><![CDATA[“HAYAT, YOLCULUKTUR” ALGISINDAN DİLE YANSIYANLAR]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Hayat, yol, yolculuk, metafor.  ÖZET  Bir dilsel metaforun hangi kavramsal metafora dayandığını bulmak, onu anlamak için çoğunlukla daha dolaysız bir yoldur. Çünkü dildeki metaforlar, soyut fikirlerin dönüşümleri olarak bir zihinsel süreçten, bir algılama biçiminden geçerek ortaya çıkarlar. Bu bakımdan dilin ardındaki düşünceye ulaşmak, konuşurun ve ait olduğu toplumun dünyayı nasıl algıladığı, olgular karşısında nasıl tavırlar aldığı hakkında da çok şey anlatır. Ancak tersten okumalar yapmak da mümkündür. Yani metaforik bir kavramın nasıl ve ne tür metaforik ifadelere dönüştüğünün de izi sürülebilir. Nitekim bu bildiride de aynı noktadan yola çıkılmış ve hayat kavramının yolculuk kavramı ile birleştirilmesinden doğan hayat yolculuktur fikrinin dile nasıl yansıdığı üzerinde durulmuştur. Hayat, yolun başına gelmekle başlar, yolda yürümekle devam eder, yolu tamamlamakla sona erer. Yol biterse hayat da biter. Yolun da hayatın da uzunluğu değişkendir. Dümdüz, inişli çıkışlı, dolambaçlı olması veya engeller içerip içermemesinin beraberinde getirdiği dil malzemesi de çeşitlidir. “Dünyaya geldiğim anda / Yürüdüm aynı zamanda / İki kapılı bir handa / Gidiyorum gündüz gece” sözlerinde özet ifadesini bulan bu algılama biçiminin geçmişten bugüne Türk dili tarihi içinde dikkati çeken başka hangi örnekleri bulunmaktadır? Bu bildiri bunun üzerine kuruludur.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2313]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1299">
    <dcterms:title><![CDATA[TÜRKÇE KISA ÖYKÜLERDE EĞRETİLEME KULLANIMI]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Eğretileme, Yapısal Eğretileme, Yönelimsel Eğretilme, Varlıkbilimsel Eğretileme, Kısa Öykü Metin Türü.  ÖZET  Eğretileme, iki şey arasında bağlantı kurmak veya bir benzerliği belirtmek için sözcüğün düz anlamından başka bir anlamda kullanılmasıdır. Düşünce ve eylemlerimizin bir parçası olan eğretilemeler kültürel bir olgudur. Bu çalışmada, eğretileme farklı yazarlar tarafından yazılmış dört farklı kısa öyküde incelenmektedir: Karanfiller ve Domates Suyu (Sait Faik Abasıyanık), Keçi (Yaşar Kemal), Bir Orman Hikayesi (Sabahattin Ali), ve Harika Çocuk (Orhan Kemal). Veri tabanımızda yer alan kısa öykü yazarları Türk edebiyatında önemli bir yeri olan yazarlardır. Seçilen yazarlardan Sait Faik Abasıyanık ve Yaşar Kemal şiirsel anlatımları ve gerçeği kurgulama biçimleriyle yine veri tabanımızda yer alan diğer yazarlar Sabahattin Ali ve Orhan Kemal’den farklılaşmaktadır. S. Ali ve O. Kemal ise yalın ve gerçekçi anlatımlarıyla dikkati çekmektedir. Bu çalışmada, söz konusu yazarların öykülerindeki eğretileme kullanımı Lakoff ve Johnson’ın (1980) ‘Kavramsal Eğretileme Kuramı’ kapsamında sınıflandırdığı yapısal, yönelimsel ve varlıkbilimsel eğretileme bağlamında incelenmektedir. Çalışmamızın bulgularının yazarlar arasındaki yalın/şiirsel/gerçekçi biçemsel farklılıkların eğretileme kullanımına sıklığı ve türüne yansıdığı önvarsayılmaktadır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2309]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1300">
    <dcterms:title><![CDATA[AFGANİSTAN’DA TÜRKOLOJİ VE TÜRKÇE ÇALIŞMALARI HAKKINDA BİR ARAŞTIRMA]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar kelimeler: Türkiye, Türkçe, Özbekçe Afganistan, Kabil, Türkoloji.  ÖZET  Türkiye ile Afganistan dostluğu Mustafa Kemal Atatürk döneminde en iyi dönem olarak bilinir. Atatürk Afganistan’ın modern eğitim sistemine ulaşması için askeri, mülki, alanlarında birçok öğretim üyesini göndermiştir. Kabil Üniversitesi’nde ilk Tıp, Hukuk ve Siyasal Bilgiler Fakültelerini kuranlar Türkiye’den gönüllü olarak giden Türk subaylar ve mülki erkânlar olmuştur. Bu Fakültelerde Eğitim ve öğretim yıllarca Türk akademisyenleri tarafından verilmiştir. Türkiye’nin Afganistan’a eğitim ve sağlık alanındaki çalışmaları 1960’lı yıllara kadar devam etmiş, fakat bu yıllardan sonra Afganistan Sovyetler Birliği’ne yönelince Türk akademisyenleri Türkiye’ye geri dönmüştür. Bildiride Kabil Üniversitesi Türkoloji bölümün ve Afgan-Türk okullarının Afgan halkına Türkçe eğitim ve öğretimi hakkında, bu güne kadar yapmış oldukları kültürel çalışmaları hakkında bilgi verilmiş, ayrıca Afganistan ordusunun askeri liselerinde Türkçe dersleri üzerine durulmuştur.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2314]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1301">
    <dcterms:title><![CDATA[YAHYA KEMAL&#039;İN ŞİİRLERİNDE BALKANLAR]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler Yahya Kemal, Balkanlar, şiir, Usküp.  ÖZET  Bir başkadır Yahya Kemal de Balkanlar vatandır, candır canandır. Bir başkadır ruhu, kokusu, rengi Balkanların. Şairimiz vatan mefhumunu farklı hissetmiş farklı yansıtmıştır, Balkanları şiirlerinde. 1884’ten 1902’ye kadar geçen zamanda Balkanlarda geçen çocukluk ve gençlik yıllarını sevincini, hüznünü usta anlatımını da katarak cümlelere duygularıyla harmanlayıp şiirlerinde nakleder. Şair gençliğinde gezdiği gördüğü Balkan şehirlerindeki hayatı maddi manevi balkanları tüm yönleriyle dile getirmiştir.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2312]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1302">
    <dcterms:title><![CDATA[BUKET UZUNER’İN ÖNCEKİ VE SONRAKİ KADIN HİKÂYESİNE FEMİNİST BİR BAKIŞ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Feminizm, kadın, kadın kimliği.  ÖZET  Okur merkezli kuramlar sınıflamasına giren Feminist eleştiri, psikanaliz, Marksizm, okuyucu olarak kadına yönelen eleştiri ve yazar olarak kadına yönelen Feminist eleştiri gibi açılımlarla disiplinlerarası(psikolojik, kültürel, politik, sosyolojik, biyolojik, edebi, dilbilimsel gibi) bir yaklaşımı içermektedir. Feminist edebiyat eleştirisi, kültür ve edebiyattaki yerleşik ve dolayısıyla erkeğin bakış açısını yansıtan değerleri, kalıpları sorgular, işin öteki yüzüne dikkat çeker. Böyle bir amaçla, bu çalışmada, Buket Uzuner’in Önceki ve Sonraki Kadın başlıklı hikâyesi, feminist okumaya tâbii tutulacaktır.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2316]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1303">
    <dcterms:title><![CDATA[TÜRKİYEDE 1992-1995 TARİHLERİ ARASINDA YAYINLANAN DERGİLERDEKİ BOSNA KONULU ŞİİRLER]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Türk Edebiyatı, Süreli Yayın, Dergi, Bosna Şiiri.  ÖZET  Bosna Savaşı, Bosna-Herek’te 1 Mart 1992 tarihinden 14 Aralık 1995 tarihine kadar sürmüş olan bir savaştır. Farklı bir coğrafyada meydana gelen ama aynı kültür coğrafyasında olan bizlerin bu savaşa karşı duruşumuzu edebiyat açısından ele alarak iki ayrı mekânda bulunan aynı kültürün insanlarının ortak acısı olan Bosna Savaşını Türk edebiyatındaki yansımasını ortaya çıkarmaya çalıştık. Türkiye o tarihlerde çıkan süreli yayınlarda (dergi) yayınlanmış Bosna temalı şiirler tespit edilip Türk Edebiyatında şiir türünde Bosna Savaşı teması ele alınmış ve süreli yayınlar aracılığıyla Türk halkının Bosna Dramı hakkındaki duyguları açıklanmaya çalışılmıştır. Edebiyat tarihle ilişki içerisinde olduğu vakit zamanın hem tanıklığını yapar hem de kaydını tutar. Tutulan bu kayıtlara ulaşıldığında geçmiş günlerin panoraması gözlemlenebilecektir. Savaşın çirkin yüzünü dile getireceğimiz zaman bu kaynaklara dönülerek bir bağ kurulmuştur. Bu savaşın etkileri başka bir ülke edebiyatında ne sıklıkla yer bulduğu dile getirilmiştir. Araştırma yöntemi kullanılarak elde edilen bulgular sayısal veriler izah edilmiş. Bütün dergilere ulaşmanın zorluğu göz önüne alınarak ortalama bir dergi sayısına ulaşılıp tümevarım uygulanmış ve toplam kaç adet şiir yayımlandığı veri olarak sunulmuştur. Bir ülkenin yaşadığı bir savaşın etkilerinin başka bir ülkenin edebiyatında bir tür ele alınarak incelenmiş ve Bosna halkının Türkiye vatandaşlarına ve Türk edebiyatına karşı ilgisi artırılmaya çalışılmıştır. Kaynaşan iki halkın ortak değerler üretme adına küçük de olsa bir adım atılması sağlanmıştır. Şiirlerin yer aldığı süreli yayınlar(dergiler): İcmal Dergisi, Diyanet Aylık Dergi, Çınar Gençlik Dergisi, Güneysu Dergisi, Ağla Çınarım Ağla, Yedi İklim, Tını, Mürşid Dergisi, Sabır, Türk Edebiyat Dergisi, Milli Folklor Dergisi, Türk Yurdu Gençlik Dergisi, Seda Dergisi, Palandöken, Bizim Dergâh Dergisi, Ümit Dergisi, İcmal Dergisi, Sızıntı, İslami Edebiyat Dergisi]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2311]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1304">
    <dcterms:title><![CDATA[HÜNER-NÂME’NİN BOSNA NÜSHASI ÜZERİNE DEĞERLENDİRMELER]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Hümâmî, Sînâme, Hünernâme, Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi.  ÖZET  İranlı Şair Emir Hüseynî’nin Sî-nâme adlı eseri Hümâmî tarafından Hicri 839’da (Miladi 1435 ) Türkçeye tercüme edilmiştir. Eserin üç nüshası, Süleymaniye- Bibliotheque Nationale - British Museum (Library), çeşitli çalışmalarda zikredilmiş ve üzerlerinde çalışılmıştır. Ancak aynı eserin Hüner-nâme olarak da adlandırıldığı bilinmektedir. Eserin H.935’te istinsah edilmiş bir nüshası da 5822 arşiv numarası ile Bosna Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesinde Hüner-nâme adıyla yer almaktadır. Bu eser 106 varak olup, her sayfa11 satırdır. Eserin fotokopisi Türk Dil Kurumu Kitaplığında 445 kayıt numarasıyla yer alır. Bu tebliğde Sî-nâme’nin daha önce bahsedilmemiş Bosna nüshası tanıtılmış, diğer nüshalarla farkları ortaya konulmuş ve eserin derkenarında yer alan bazı beyitlerden bahsedilmiştir.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2321]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1305">
    <dcterms:title><![CDATA[CEYHUN ATUF KANSU ÜZERİNE BİR ÇALIŞMA]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Ceyhun Atuf Kansu, Kansu’nun şiirleri, nesirleri.  ÖZET  Bu çalışmada Ceyhun Atuf Kansu’nun hayatı, edebi şahsiyeti, eserleri ve Türk Edebiyatına katkısı incelenmiştir. Ceyhun Atuf Kansu’nun gerek kişiliği gerekse edebi yönü hakkında pek fazla çalışma yapılmamıştır. Bu sebeple Kansu’nun eserlerinden yola çıkılarak onun kişiliği, edebi anlayışı, eserlerindeki konular gün yüzüne çıkarılmaya çalışılmıştır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde kısaca Kansu’nun hayatı anlatılmıştır. İkinci bölümde edebi şahsiyeti, edebiyata, şiire bakış açısı incelenmiştir. Kansu’ya göre aydının, şairin nasıl olması gerektiği konusu üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde de eserleri iki başlık altında incelenmiştir. Çalışma henüz düşünce aşamasındayken Kansu’nun sadece nesirlerinin incelenmesi amaçlanmıştı; fakat kelimenin tam anlamıyla bir ozan olan Kansu’nun nesirlerini şiirlerinden, şiirlerini nesirlerinden ayırmak imkânsız olduğundan ilk bölümde nesirleri, ikinci bölümde şiirleri incelenmiştir.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2317]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1306">
    <dcterms:title><![CDATA[ÇİNCEDEN ESKİ UYGURCAYA TERCÜME EDİLEN METİNLERDEKİ PROBLEMLER ÜZERİNE]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Uygurca, Budist Türk Edebiyatı, Tercüme.  ÖZET  Budist Türk edebiyatının en temel özelliklerinden biri, bu edebiyatın bir tercüme edebiyatı olmasıdır. Tercümeler, Hint dillerinden (Sanskritçe, Prākritçe), Toharcadan ve daha ziyade de Çinceden yapılmıştır. Bildirimizde, Çinceden tercüme edilen metinler ele alınmış ve Uygur mütercimlerin, eserleri nasıl tercüme ettikleri ve karşılaştıkları problemler incelenmiştir.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2319]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description><rdf:Description rdf:about="https://omeka.ibu.edu.ba/items/show/1307">
    <dcterms:title><![CDATA[TÜRKİYE’DE HALKEVLERİ’NİN KÜLTÜREL POLİTİKASI VE FAALİYETLERİ]]></dcterms:title>
    <dcterms:abstract><![CDATA[Anahtar Kelimeler: Türkiye, Halkevleri, Kültürel Politika.  ÖZET  Türkiye’de, Halkevleri’nin açılmasında amaçlanan kültürel politika ve faaliyetler, cumhuriyet Türkiyesi açısından önemli bir adım olmuştur. Avrupa’da ve Osmanlı Devleti’ne bağlı topraklarda milliyetçilik ideali giderek yükselmişti. Osmanlı Türkleri arasında da Türk halkının kültürel birliğini ortaya koymak ve uygarlıkta ilerlemesini sağlamak düşüncesiyle, 25 Mart 1912’de, İstanbul’da ve yurt genelinde Türk Ocakları şubeleri açıldı. Cumhuriyetin ilanından Halkevleri’nin kurulduğu 1932’ye kadar geçen dönemde; Türk Ocakları’nın aşırı milliyetçi tutumu rahatsızlık vermiş, rejimi değiştirmeyi amaçlayan ve Türkiye’nin bütünlüğünü tehlikeye düşürebilecek bir takım siyasi gelişmeler yaşanmıştı. Serbest Cumhuriyet Fırka (SCF)’nın kuruluşunu takiben, iktidar adayı bir siyasi parti haline geldiği o günlerde, Cumhuriyet Halk Fırkası (CHF)’nın kültür faaliyetlerini yürüten ve CHF yönetimiyle uyuşmazlığa düşen Türk Ocakları kapatılmıştır. Bu arada CHF yönetimi, o zamana kadar kültürel alandaki inkılâpların gereken etkiyi sağlayamadığını görmüş; Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik ve Laiklik konuları başta olmak üzere, inkılâpların halka benimsetilmesi, halkın eğitilmesi amacıyla, 19 Şubat 1932’de, ilk olarak 14 ilde Halkevleri kurulmuştur. Halkevleri kurulmasında temel amaç; Toplumsal dönüşümü sağlamak, önceki sosyal yapıdan farklı olarak dil, din ve ırk ayrımı gözetmeksizin, soyut bir halk kavramı gütmek, toplumsal entegrasyonu oluşturmak hedefidir. Böylece, kültürel faaliyetler devlet kontrolü altında yürütülecekti. Bu düşünceyle; Halkevleri yöneticileri, Kültür, Dil ve Edebiyat, Güzel Sanatlar, Halk Dershaneleri ve Kurslar, Temsil (Tiyatro), Tarih ve Müze, Sosyal Yardım, Kütüphane ve Yayın, Spor ve Folklor gibi kollar oluşturmuş, çalışmalar yürütmüşlerdi. Yazıda, bu kültürel faaliyetlerin nasıl yürütüldüğü ve ulaşılan sonuçlara yer verilmiştir. Yararlanılacak kaynaklar; TBMM Arşivi, dönemin Gazete ve Dergileri, Halkevleri’nin yayınları ve bu konudaki bilimsel kitap ve makalelerdir.]]></dcterms:abstract>
    <dcterms:publisher><![CDATA[International Burch University]]></dcterms:publisher>
    <dcterms:date><![CDATA[2013-05-17]]></dcterms:date>
    <dcterms:extent><![CDATA[2310]]></dcterms:extent>
    <dcterms:identifier><![CDATA[ISSN 2203-4548     ]]></dcterms:identifier>
</rdf:Description></rdf:RDF>
